?

Uyku apnesi fizyolojisi

Uyku apnesi fizyolojisi

Venturi etkisine göre; daralmış üst havayolundan geçen hava akımı normale göre daha hızlıdır ve bernoulli prensibine göre hızlanmış olan bu hava havayolu çeperine normalden daha fazla olumsuz baskı tesiri yapar. artmış olan bu olumsuz baskı, bilhassa derin uykuda iyice gevşemiş olan havayolunu açan kasların olumlu basıncını aşınca, yani transmural baskı negatifleşirse, havayolu daraldığı bölgede kollabe olarak kalp yetmezliği, polisitemi, gün boyu uyuklama hali, kişilik ve davranış bozuklukları ve huzursuz uyku görülebilir.

kaynak: op. dr. feyzi elez

Uyku apnesinin sebepleri nelerdir ?

Uyku apnesinin sebepleri nelerdir ?

Olayın ortaya çıkışı, üst solunum yolunda burun, yumuşak damak ve dil kökü düzeyindeki sorunlara bağlıdır.
burunda tıkanmaya neden olabilecek kıkırdak eğriliği, burun etlerinin büyümüş olması, geniz eti, burun içinde mukoza bölümlerinin fazlalığı, dil kökünün iri olması, çenenin ufak ve geri yerleşimli olması, bu hastalığın gelişimini kolaylaştırır. insanlar kilo aldıklarında yağ dokuları yalnızca göbek etrafı, bel gibi görünen bölgelere yığılmazlar. üst solunum yollarında, boğaz ve etrafında de birikerek hava yolunu daraltırlar. bu durum mr tetkikleri ile ıspatlanmıştır. üst solunum yolunu; kemik yapılı bir kanal ve bu kemik yapının içindeki yumuşak dokular olarak düşünelim. üst solunum yolu üstündeki kasların solunum yolunu devamlı açık tutma görevi vardır. solunum sırasında meydana gelen emme baskısı, boğazda yumuşak dokuları orta hatta çekmeye çalışırken, kaslar bu basınca karşı direnç göstermeye çalışır. ancak, çevredeki doku fazlalığı sebebi ile kaslar zaman zaman direnç gösteremez ve kısa süreli olarak üst solunum yolu tıkanır. alkol alımı, uyku ilaçları, kaslarda gevşemeye neden olduklarından apnelerin sayısını ve süresini arttırırlar.

kaynak: op. dr. feyzi elez

Alzheimer hastaligi ve adli psikiyatrik uygulamalar

Alzheimer hastalığı ve adli psikiyatrik uygulamalar

Alzheimer hakkında olarak ortaya çıkabilecek hukuki problemler konusunda ön planda düşünülmesi gereken medeni kanunun vesayet ve müşavirlik ile ilgili maddeleridir.

her vatandaş erişkin yaşa (18 yaş) geldikten sonra, oy kullanma, alıp satma, vasiyetname düzenleme, evlenme gibi medeni kanunla düzenlenmiş her türlü işleri bizzat kendi başına yapabilme hakkını kazanmış olur. bir erişkinin medeni haklarını kullanabilmesi için mümeyyiz (temyiz edebilme kabiliyeti) olması gerekmektedir. bir kişinin mümeyyiz kabul edilmesi için yalnızca 18 yaşını bitirmiş olması yetmez. aynı zamanda tam bir zihinsel ve ruhsal sağlamlık içerisinde olması gerekmektedir.

alzheimer gibi entelektüel ve ruhsal faaliyetleri etkileyen bir bozukluk, bilhassa hastalığın ilerlemiş dönemlerinde kişinin temyiz edebilme yeteneğini tesirler.  alzheimer hastalığına tutulmuş bir kişinin hafızası, olayları sağlıklı değerlendirme kabiliyeti, telkine dayanıklılığı gibi medeni hakları kullanmak için gereken türlü özelliklere gelişi güzel bir insan kadar sahip olmayabileceğini unutmamak gerekmektedir. bunun yanında hasta olan kişi bu yeteneklerine artık sahip olmadığının ya da eskisi kadar sahip olmadığının tam olarak ayırdında olmayabilir. bu durum, onu bazı hukuk işlemlerinde kendisi, ailesi ve yakınlarının menfaatlerini koruma konusunda yetersiz kılabilir. özetle bir alzheimer hastası, hastalığının derecesine bağlı olarak, türlü finansal hususlarda istismar edilmeye olabildiğince açık birisidir. kendisinin finansal istismara açık olması gibi, esasında istismar etmek niyetinde olmadığı halde başkalarını da mağdur duruma düşürebilir.



hatalı finansal kararlar, vasiyetname düzenlemeleri gibi hukuki işlemlerle bir anlık kızgınlık ve mahkeme hataları neticesi esasında çok sevdiği yakınlarının ciddi boyutlarda mağduriyetlerine yol açabilir.

finansal istismar riski kadar önemli bir yer tutmasa da, ülkemizin kültürel özellikleri nedeniyle seyrek rastlanmayan bir durum olarak evlenmeyi istemesi ayrı bir problem olarak karşımıza çıkabilir. unutmamalıdır ki evlenme de mendi kanunla korunmuş bir haktır ve mümeyyiz olmadığı düşünülen kişilerin evlilikleri ancak bilirkişi doktorların raporları sonrasında olası olabilir.

türk ceza kanunu hakkında olarak, yakınları suçlama, bir şeylerin çalındığını iddia etme, kıskançlık fikirleri, kendisine kötülük yapılacağı gibi aşırı değerlendirmelerden varsanılara kadar giden boyuttaki muhakeme kusurları da alzheimer hastalığına tutulmuş olan bir kişinin dava açabilme ehliyetini etkileyebileceğinden ve çeşitli tatsız sosyal sorunlara yol açabileceğinden dikkatli olunması gerekmektedir. yaşı ve fiziksel yetersizliği nedeniyle fiziksel şiddet içeren suçlara kalkışmaları çok kolay olmasa da, özellikle düşünce bozuklukları ile seyreden durumlarda yine de tedbirli olunmasında fayda vardır. delirium ya da diğer organik sebeplerle mekan oryantasyonu bozulmuş kişilerin evlerini, bulundukları ortamları karıştırmaları olası olabileceğinden (bu durumun yabancı ortamlarda ve geceleri daha sık olabileceği unutulmamalıdır) kayıp vakaları için çok dikkatli olunması gerekir.

Uyku apnesinde patofizyoloji

Uyku apnesinde patofizyoloji

Uyku apnesinin patogenezi basit olmaktan uzaktır. lokal obstriksiyon yaratan büyümüş tonsil dokusu gibi bir çok bilinen patojenik faktör olmasına karşın diğer etkenler açıkça mühimdir, hormonal ve nöral tesirleri içerir.
solunumun inspirasyon fazında meydana gelen olumsuz baskı üst solunum yolunu tesirler. bununla birlikte, üst solunum yolu kaslarının sinirsel özelliği önemli rol oynar. dildeki genioglossus kası inspirasyon anında aktive olur ve pasterior hava alanının hacmini artıracak biçimde öne doğru hareket eder. son zamanlardaki araştırmalar gevşeme halinde üst solunum kaslarının cerrahi yardımcı olabilir.

kaynak: op. dr. feyzi elez

Bebegimin banyosu

Bebeğimin banyosu

Banyo, bebeğin sağlıklı bir cilde sahip olması kadar, anne ile bebek arasında sevgi ve iletişim bağlarının kuvvetlenmesi açısından da mühimdir. banyo için tamamen soyulması, bütün vücudunun çıplak olarak suyla teması, yıkama, kurulama ve giydirme sırasındaki anne ile temas hem fiziksel hemde ruhsal açıdan masaj gibidir. bebek banyodan sonra rahatlar ve daha iyi uyur. anne için de bebeğiyle temas etmiş olması ve onunla birlikte birşey yapması bir rahatlama ve doyum temin eder.
banyo bebek aç iken yaptırılmalı ve vakti uyku saati öncesine denk getirilmelidir.
yıkamaya başlamadan önce ihtiyaç duyabileceğiniz her şeyi elinizin altında hazır bulundurun.
banyo suyunun ideal sıcaklıkta olduğundan emin olmak için dirseğinizle suyun sıcaklığını kontrol edin.
küvet bel hizanızda olsun. böylece hem bebeğe daha iyi hakim olursunuz, hemde bel sağlığınızı korurusunuz.
mevsime, bebeğin ayına ve evin ısıl durmuna göre gerekirse banyo yaptıracağınız odanın ısısını ek ısıtıcılarla ideal dereceye arttırın.
mümkünse bebekler için özel üretilmiş 5. 5 ph'lı veya nötr sabun ve gözleri yakmayan şampuan kullanın.
bebekler 2-3 günlükten başlayarak istenirse hergün yıkanabilirler. şartlara göre haftada 2-3 kez yapılması da yeterlidir.
göbek kordonu düşmemiş ve yeni düşmüş bebekler hiç çekinmeden yıkanabilirler. sadece banyo öncesi ve kurulandıktan sonra göbekleri antiseptik bir solüsyonla (batticon, biocadin, poviod vb) hoşça temizlenmelidir.
vücudunu yıkarken; bebeği kolunuzla omzu ve boynunu destekleyerek, bir elinizle koltuk altından diğer elinizle ya kalçalarından ya da bacaklarından kavrayın ve banyo küveti içerisindeki suya, önce ayak ve bacaklarını daldırarak yavaşça bütün vücudunu başı dışarıda kalacak gibi sokun.
banyo sırasında bebeğin kulağına su kaçmasının hiçbir zararı yoktur. hatta kulak salgılarının ıslanıp yumuşamasını ve daha rahat atılmasını temin eder, tıkaç oluşmasını önler. lütfen kulağına su kaçmasın diye kulaklarını tıkamaya çalışıp banyo işini zorlaştırmayın.
banyo sonrası bütün vücudunu ve cilt boğumlarını pamuklu havlu ile, yumuşak hareketlerle kurulayın. kulağını kurulamak için yalnızca dıştan havlu, tülbent veya bir parça pamuk kullanın. mutlaka kulak yoluna pamuklu çubuklar uygulamayın, emmeyin.
cildi kuru ise dilerseniz bebe yağı ile vücudunu yağlayabilirsiniz.
kaynak: çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanı dr. h. bülent çavuşoğlu

Gobek bakimi

Göbek bakımı

Göbek, ana rahmindeki fetusun, bütün ihtiyaçlarının karşılandığı göbek kordonunun giriş kapısıdır. doğumla birlikte görevi sona erer ve yerinde yaşam boyu devam eden bir çukur kalır. doğum sırasında göbek kordonu, göbeğin birkaç santim üzerinden bağlanarak kesilir. kalan bu parçasıda birkaç günle 2 hafta arasında kuruyarak dibinden düşer.
yenidoğan bir bebeğin mikrop kapma açısından en riskli bölgelerinden biride göbeğidir. göbek kordonu kirli aletlerle kesilmiş ve menenjit vb ölümcül hastalıklar gelişebilir.
tüm bu risklerden korunmak çok basittir. doğum sırasında göbek kordonu kesinlikle steril bir aletle kesilmeli ve hemen ideal bir antiseptikle bakımı yapılmalıdır. göbek kordonunun tertipli olarak hergün 2-3 kez ideal antiseptikle silinip temizlenmesi ve lazım görüldükçe bu işlemin tekrarlanması bütün riskleri ortadan kaldıracaktır. temizleme sırasında göbek çukurundan başlayarak kordonun ucuna kadar tümü ve beraberinde göbek mandalı veya ipide işlemden geçirilmelidir. göbek kordonu düştükten sonraki birkaç gün daha, yeri iyice kuruyuncaya kadar bu işleme devam edilmelidir. göbek temizliği için kullanılacak en ideal malzeme povidon-iyot içeren antiseptik solüsyonlardır (eczanelerde batticon, poviod, biokadin, isosol vb isimlerle bulunmaktadır ).
henüz göbeği düşmeden bebeğe banyo yaptırılmasında hiçbir sakınca yoktur. yeterki banyo öncesi ve banyo sonrası kuruladıktan sonra göbeğini yukarıda anlatıldığı gibi dikkatlice temizleyelim. zaman zaman göbeğin düşme müddeti 10-15 günü bulmakta ve bu sürede bebek yıkanmaktan mahrum kalmaktadır. banyo bebek için temizlik olduğu kadar pozitif bir fizik uyarandır.
kaynak: çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanı dr. h. bülent çavuşoğlu

Horlama ve uykuda nefes kesilmesinin bulgulari

Horlama ve uykuda nefes kesilmesinin bulguları

Normal erişkin insanların en az % 45' ı zaman zaman horlamaktadır. % 25' ı devamlı horlamaktadır. uyku hastalığı durumuna dönüşmüştür. ileri boyutlarda ise hayatı tehdit eder hale gelebilmektedir. biz doktorların asıl mücadele etmemiz lazım olan tablo budur.

kaynak: op. dr. feyzi elez