bilgi ara

psikolojik sözleşmenin oluşumu hakkında bilgi psikolojik sözleşmenin oluşumu




rousseau (1989) psikolojik sözleşmelerin oluşturulmasında kullanılan pekçok bilginin, algılar ve yorumlara dayalı olduğunu ve bu yönüyle düşünüldüğünde psikolojik sözleşmenin oluşma aşamasında sözleşmedeki detayların pek çoğu eksik olacağını belirtmiştir. psikolojik sözleşmeler, resmi sözleşmelerden değişik olarak bir kerede belirlenmezler, bunun yerine örgütte çalışılan müddet boyunca tekrar tekrar gözden geçirilirler, bireyler örgütten daha fazla bilgi edindikçe psikolojik sözleşmelerine ilave yaparlar ve onları yenilerler, ilişkiler uzadıkça sözleşmeye yeni koşullar ilave ederler (rousseau ve parks, 1992).

rousseau (1995) çalışanların, psikolojik sözleşmenin koşullarını üç esas yolla belirlediklerini ileri sürmüştür. öncelikle bireyler işe başvurma sürecinde, iletişimde olduğu diğer kişilerden örgütle ilgili ikna edici bilgiler alabilirler. işe alım sürecine geçildiğinde, adaylar görüşmecilerden açık veya örtük ‘söz’ler alabilirler. işe alındıklarından sonra ise çalışma arkadaşları veya üstleri, çalışan ve işveren arasında var olan yükümlülüklere dair kendi bakış açılarını yansıtarak bireyin kendi psikolojik sözleşmesinin belirlenmesinde rol oynayabilir.

ikinci olarak, çalışanların, çalışma arkadaşlarının ve üstlerinin nasıl davrandığını ve örgüt tarafından nasıl bir muamele gördüklerini gözlemlemeleri, çalışanların kendi sözleşme yükümlülükleri konusunda sosyal ipuçları temin eder.

üçüncü olarak da örgüt, çalışanların psikolojik sözleşmelerinin yaratılmasında önemli rol oynayan resmi ücret, ek olanaklar (fringe benefits), performans değerlendirmeleri, örgütü tanıtıcı belgeler ve örgütün misyonunu içeren örgütsel literatür ile, çalışanlara psikolojik sözleşme oluşturma yolunda yapısal sinyaller sunar.

çalışan, bu süreçte, anılan çeşitli yollardan topladığı bilgilerden yola çıkarak kendi psikolojik sözleşmesini oluşturmaya başlar. sözleşmelerin oluşturulmasında ne söylendiğinden çok ne yapıldığına dikkat edilir. hatta ne söylendiğinden ziyade, bunun nasıl söylendiği daha mühimdir. dolayısıyla psikolojik sözleşmeler, resmi politika ve sözleşmelerden daha gerçekçidir (morrison, 1994).

robinson, kraatz ve rousseau (1994) yeni mezunların ilk işlerindeki deneyimlerini ve bu süreçte psikolojik sözleşmelerindeki gelişmeleri araştırmışlardır. çalışanların zamanla, örgütün kendilerine olan yükümlülüklerinde bir artış hissederken, kendilerinin örgüte olan yükümlülüklerinde azalma hissettiklerini bulmuşlardır. ­çalışanlar, örgütte yaptıkları işleri örgüt için bir yatırım olarak görmüşler ve sonuçta örgüt yükümlülüklerinde bir artış algılamışlardır.



etiketler etiketler [3]

bilgi ara / www.bilgiara.com