istanbul
istanbul ilinin merkezi olan şehir. 1.479.528 e varan nüfusu ile türkiye'nin en kalabalık şehridir. avrupa'da ve asya kıtalarının, derhal birleşecek kadar birbirine yaklaştığı noktada, karadenizle akdeniz'in, marmara denizi aracılığı ile kavuştukları yerde kurulmuştur. yüzölçümü 253 kilometrekaredir. deniz, derhal her tarafına girmiştir. denizin bu özelliği ile oluşan çok hoş tabiat görünüşü, sularının, ikliminin her bakımdan yaşamaya elverişli olması istanbul'un yeryüzünde benzeri az bulunmakta olan bir şehir olma özelliğini kazanmasını sağlamıştır.
osmanlı imparatorluğu'nun 470 yıl başşehirliğini yapmış olan istanbul, bugün de yurdumuzun bir kültür, sanat ve sanayi merkezi durumundadır.
kuruluş : istanbul'un kuruluşu, milâttan çok yıllar öncedir. şimdiki istanbul adı, eski yunanca istinbolin (şehre gidiyorum) sözünden gelmedir.
şehrin bilinen en eski adı bizantion'dı daha sonraları, halk arasındaki deyim ile konstantinopolis adım almıştır. türkler tarafından alındıktan sonra islâmbol denmiştir. fakat, istanbul'u anlatmak için der-i saadet, der-i devli bârü'l islâm gibi adlar kullanılmıştır.bugün istanbul yerleşmiş adıdır.coğrafya: istanbul şehri, avrupa ve asya kıtalarının birleştiği yerde kurulmuştur. bizanslılar devrinden beri yedi tepe üstünde kurulduğu söylen bu yedi tepenin yerleri şöyledir: 1 -topkapı sarayı, ayasofya ve sultan ahmet'in bulunduğu kesim, 2 - çemberli taş ve nuruosmaniye, 3 - üniversite merkez binası ve süleymaniye camii
4 - fatih camisi'nin bulunduğu kesim
5 - sultan selim camisi, 6 - tekfur sarayı ve eğrikapı bölgesi, 7 -samatya ve çevresi.
bu yedi tepe kesimi, haliç'in güneyinde ancak 25 kilometrekarelik bir alan kaplar. halbuki istanbul'un tüm alanı 253 kilometrekaredir. bu durum da istanbul'un, çok geniş bir alana yayılmış olduğunu gösterir. buna karşın türkiye'nin, yüzölçümü bakımından ufak illerinden biridir.
türkiye'nin her bakımdan en büyük şehri olan istanbul şehri, başlıca dört bölümden meydana gelmiştir.
a - asıl istanbul saray burnunda başlayıp haliç ve marmara boyunu bir taraftan eyüb'e, öte taraftan bakırköy'e doğru uzanır. bir yarımada biçimindedir. eski ve tarihi istanbulun tüm sanat eserleri bu bölgede toplamıştır.
b - avrupa yakasındaki geri kalan bölüm: asü istanbul'dan haliç'i ayrılmış ve galata ile beyoğlu'na köprü ile bağlanmıştır. buralardan şişli, mecidiye köye kadar uzanır. haliç taraflarında da kasımpaşa, hasköy yörelerini içerisine alır. boğaz yönünde de tophane, fındıklı, kabataş, beşiktaş ve mahallelerini içerisine alır.
c - anadolu yakası: ayrı birer şehir özelliğinde olan asya yani an dolu yakasındaki üsküdar ve kadıköy semtlerini içerisine alır. bunların banliyöleri olan pendik, çamlıca, bulgurlu, anadolu yakası semtleridir.
d - boğaziçi: anadolu ve rumeli kıyılarından kavaklara kadar devam eden bölümdür. tabiat güzelliği bakımından istanbul şehrinin en değerli yerleri buralarıdır.
bu kadar geniş bir alana ve her yanı dolmuş bir biçimde yayılmış bulunmakta olan istanbul şehri, çeşitli sanat ve mimarî eserleriyle, bu sanat eserlerinin, uzun yüzyıllardan beri kalan tarihî ederler olmaları özelliği ile, türkiye'nin en hoş ve önemli bir şehri olma meziyetini kazanmıştır.
istanbul ili
avrupa ve asya kıtalarının kara-bulunan ve türkiye'nin en kalabalık şehrini içerisine alan türkiye'nin en kalabalık ili. yüzölçümü 5.711 kilometrekare, nüfusu 1.931.910 dur. kuzenini karadeniz, güneyini marmara denizi çevirir. doğusunda kocaeli, batısında, tekirdağ ve kırklareli vardır. yalova ilçesi ile de bursa'ya komşudur. nüfus bakımından türkiye'nin en kalabalık ili olmasına karşın, yüzölçümü bakımından türkiye'nin en ufak illerinden biridir.
yüzeyi, boğaziçi'nde birbirleri ile karşılaşan iki yarımada halindedir. dağ denebilecek başlıca yükseltileri, kartal, gerisindeki aydos dağı (537 m.), kayış dağı (438 m.) alem dağı (446 m.) dir. avrupa yönünde ise en yüksek yer, çatalca'nın güneyindeki çıplak tepe (320 m.) dir. kıyıları, bilhassa karadeniz kıyıları olabildiğince girintili çıkıntılıdır. öbür kıyıları, karadeniz kıyıları kadar girintili çıkıntılı değildir. karadeniz dolaylarındaki terkos gölü, marmara kıyılarındaki ufak ve büyükçekmece gölleri, körfezler durumunda iken ağızlarının tıkanmasından meydana gelmiştir. önemli akarsuları yoktur. akarsular ufak dereler halindedir. (uludere, kâğıthane, sazlıdere, karasu).
istanbul bir taraftan akdeniz, bir taraftan da kuzey ikliminin tesiri altındadır. bu bakımdan, marmara kıyılarında ayrı, karadeniz kıyılarında ayrı bir özellik gösterir. bitki ve meyveleri bir iklim değişikliği nedeni ile çeşitlilik gösterir. sebze bahçeleri, meyve bahçeleri bakımından zengindir. balıkçılık bakımından da mühimdir.
istanbul'un ilçeleri: istanbul ilinin 19 ilçesi, 59 bucağı, 281 köyü vardır. ilçelerinden belediye sınırlan içerisinde olanlar şunlardır: adalar, bakırköy, beşiktaş, beyoğlu, beykoz, eminönü, eyüp, fatih, gaziosmanpaşa, kadıköy, sarıyer, şişli, üsküdar, zeytinburnu. belediye sınırlan dışında kalan ilçeleri şunlardır: çatalca, kartal, silivri, şile, yalova.
tarihte istanbul: bugünkü istanbul'un çekirdeğinin yani haliç'in güneyinde kalan bölümlerinde ilk oturanlar traklar'dır. fenikeliler ise kadıköy taraflarında yerleşmişlerdi. yunanlılara göre de, m. ö. 658 yılında megara şehrinden byzas'ın yönetiminde bir yunanlı kafilesi, bugünkü sarayburnu taraflarına yerleşmiştir. bundan sonra şehir, bir liman ve ticaret şehri olmaya başlamıştır. m. s. ikinci yüzyılda da, burası bir roma sitesi olmuştur. imparator konstantin, şehri, yeni baştan kurmuş, 11 mayıs 330 yılından başlayarak de burası, roma'nın yerine başşehir olmuş, 395 yılından başlayarak de doğu roma imparatorluğu'nun (bizans imparatorluğu) başşehri olmuştur. istanbul'un altıncı yüzyılda nüfusu bir milyonu aşkın bulunuyordu ve dünyanın en büyük şehri idi.
bizanslıların elindeki istanbul, bir kaç defa saldırıya uğramış, haçlı orduları vaktinde yakılıp yıkılmış tekrardan bizanslıların eline geçtiğin nüfusu yarım milyona kadar düşmüş bulunuyordu.
osmanlı devleti'nin kurulmasından sonra bizans, osmanlı türkleri ile karşı karşıya gelmeye başlamıştır. 1390 yılında yıldırım bayazit şehri kuşatmış fakat kesin bir netice alamamıştır. musa çelebi de, 1411 yılında şehri, sonsuz bir kuşatmada bulunmuştur. 1422 yılında murat ıı. de, istanbul'u almak üzere çetin savaşlara girişmiş bunların hiç biri sonuçta bizansı alamamış, ancak, osmanlı hükümdarı mehmet ıı. uzun bir kuşatmadan sonra 29 mayıs 1453 tarihinde almayı başmış ve ortaçağ'a son vermiştir.
fethedildiğinde bir harabeye dönen şehir, osmanlıların başşehri olmuş vakit geçtikçe, osmanlı imparatorluğu'nun bayındır şehri haline getirilmiş bazen depremler, ayaklanmalar, yangınlarla şehir büyük kayıplara uğramışsa da, tekrardan düzene sokulmuştur.
birinci dünya savaşı'nın bitiminde 16 mart 1920 de, düşman kuvvetleri istilâsına uğramış, 6 ekim 1923 tarihinde de düşman istilâsından kurtarılmıştır.cumhuriyetin kurulmasından beridir da gün geçtikçe modern ve bayındır bir şehir özelliği artan istanbul, her bakımdan türkiye'nin en önemli şehri olmak özelliğini devam ettirmektedir.



yorum ekle