ilkbahar : gidilebilir
yaz : tam sezonu
sonbahar : gidilebilir
kış : gidilebilir
hava bozsa, ağaçlar yapraklarını dökse, rüzgar esip, yağmur yağsa da, maşukiye her vakit cennet gibi.
nasıl gidilir ?
maşukiye'ye gitmek için özel aracınızla istanbul'dan yola çıktığınız vakit iki yönden gidebilirsiniz. ilk olarak bilinen klasik yöntemle, yeni adıyla d-100 karayolu eski adıyla e-5 karayolunu izleyebilirsiniz. ancak bilhassa haftasonu için maşukiye'ye gezi planladıysanız yapacağınız tek şey, otobanı kullanmaktır.
eğer avrupa yakasından gidiyorsanız, fatih sultan mehmet köprüsü'nü geçtikten sonnra, ankara yoluna, tem otobanına gireceksiniz. istikametiniz, bundan sonra çok kolay. otobanda 120 kilometre olan hız sınırlamasına uyarak yolculuk yaparsanız, yaklaşık 1.5 saatte maşukiye'ye ulaşabiliyorsunuz.
bu sırada etrafınızda sonbaharda yavaş yavaş sararan yeşillikler, istanbul'un çirkin betonları bitince karşınıza çıkacak. bunları seyretmeye doyamayacaksınız.
özellikle izmit'i geçtikten sonra, sapanca gölü kenarındaki yeşil doku sizi biranda kendinizi tatilin kucağında hissettirecek.
otobanda adapazarı'na gelirken, sapanca gölü çıkışı tabelasını görünce hemen
yavaşlayın. gideceğiniz yere çok az müddet kalmış demektir. sağ şeride geçin ve sapanca çıkışında, otoban için 600 bin lira ödeyin. gişelerden çıkınca yol ikiye ayrılıyor. siz derhal sola dönüş sinyalini verin ve yola devam edin. maşukiye'ye kadar yaklaşık dört kilometre yolunuz var.
bu arada dört küçük köy geçeceksiniz. derhal hepsi birbirlerinden hoş köy evleri beton denizinden sonra (istanbul'daki çirkinliklerden bahsediyorum) gözlerinizi dinlendirecek.peşinden maşukiye'ye güzel geldiniz tabelası sizi karşılıyor.
yolda sola dönüş işareti verin ve maşukiye'nin içerisine girin. burada kartepe tabelasını takip edin. aracınızla giderken, karşınıza birden bire yolun sağ tarafında alabalık vadisine geliyor. aracınızı güvenle lokantalara giden yolun kenarına park edin.
nerede kalınır ?
maşukiye'de gecelemek için kalacak çok yer yok. burasının en büyük eksikliği bu. ancak bilhassa son yıllarda bölgeye karşı yoğun bir talep var. bilhassa istanbul'dan belli gelir grubunun üzerindeki insanlar burada konut sahibi oluyor. sapanca gölü'nün etrafı ve buranın en yüksek tepesi olan kartepe yoğun yerleşim içerisinde... derhal her yerde gecekondu değil ama lüks, kaliteli malzemeden evler yapılıyor. bu evler gerçekten her göreni imrendirecek kademede.
kartepe’de the green park kartepe resort
kartepe’de yapımı yılan hikayesine dönen, 17 yıl boyunca yapımı bekleyen tesisler nihayet bitti. kayak tesislerinin en büyük özelliği, istanbul’a en yakın kayak tesisi olması. 1 saat 15 dakikada otobandan buraya ulaşabiliyorsunuz. tesislerdeki kayak pistleri 42 km uzunluğunda. kar kalınlığı mevsiminde 80 ile 120 cm kalınlığında.
istanbul’a 150 km mesafede yer alan ve 1600 metre yükseklikte bulunmakta olan otel ve tesisleri hem yaz hem de kış için uygun.
kartepe’deki oteli ulaşmak için yapmanız gereken tek şey, maşukiye’de bulunmakta olan bağlantı merkezine gitmek. her şartta, siste, aşırı kar yağışında bile size bu tesise götürecek özel araçları var. onlarla 17 km yukarıda bulunmakta olan tesislere gidiyorsunuz. yol kışın en ağır şartlarında bile açık. 30-35 dakika içerisinde 4 yıldızlı tesise ulaşıyorsunuz.
tesislerin içerisinde her türlü kayak seviyesine göre, kayaklar, elbiseler yer alıyor. bunları kiralayarak kayak da yapabiliyorsunuz. kayak hocaları da var. onlardan da ders alma imkanınız var.
kayak ile ilgili bir miktar bilgi de öğrenmek arzu ederseniz aşağıdaki notlara bakın derim. böncelikle kayağa yeni başlayanlar için önleri daha geniş olan kayak takımları veriliyor. hocalarınız kayak takımlarını giyerken ilk olarak botlarınızda bulunmakta olan karların temizlenmesi gerektiğini ifade ediyorlar. çünkü böylece kayaklara tam anlamıyla hakim oluyorsunuz.
ilk ders.
kayağa ilk kez başladıysanız ilk olarak size kayak takımlarını nasıl giyeceğiniz öğretiliyor. sonra da butonlarla güç alarak düz yerde kaymaya başlıyorsunuz.
durmak içinse, kayaklar arka taraftan dışa doğru açılıyor. yani ayaklarınızla “ters v” yapıyorsunuz. bu şekilde durabiliyorsunuz.
dönmek içinse, botunlarla güç alıp dönme yönünün tersine ayaklar eğiliyor. dönüş bu şekilde gerçekleşiyor.
kartepe'nin en iyi yanı, yılın derhal her mevsiminde eşsiz güzellikte olan manzarası. zaten bölge damar tıkanıklığı olanların yürüyüş yaptığı yer olarak da biliniyor.gerek yemeklerden sonra, gerekse spor için buraya yapacağınız yürüyüşle keyifli saatler geçirebilirsiniz.
diğer konaklama merkezleri ise, izmit ve adapazarı gibi merkezlerde yer alıyor. bölgede devamlı oturmayı düşünüyorsanız, sayıları hayli fazla olan emlakçılarla temasa geçin. göl manzaralı evleri gerek yazın gerekse kışın kiralayarak şehir yaşantısından uzakta hafta sonları ve boş vakitlerinizi geçirebilirsiniz.
ne yenir ?
maşukiye'de yemek yemek gerçekten çok keyifli. alabalık vadisi'nde ise zevkli yemek yiyeceğiniz garanti. ilk olarak buraya adını veren alabalıkların tadına kesinlikle bakmalısınız. bu alabalıkların bir de özelliği var. bu bölgede satılan alabalıkların büyük bölümü, derhal vadi içerisinde bulunmakta olan mersu alabalık üretme havuzlarından alınıyor. bu havuzlar da balıklar toprak kokmasın diye, özel olarak yapılan beton havuzlarda yetiştiriliyor. burada bulunmakta olan içkisiz yayla alabalık tesisleri, gerek yiyecekleri, gerekse sunumuyla gidenleri pişman etmeyecek kalitede bir lokanta. buranın en büyük özelliği, derhal yanıbaşından kartepe'den gelen suların birleştiği, nehirin akması. yemek yediğiniz yer ise masallardaki gibi. yaz ya da kış hiç farketmiyor. nehir üstüne uzanan tahtadan setler üstüne, yine yöreden elde edilen ağaç ürünlerinden masalara oturuyorsunuz.
öyle derhal her yerde gördüğünüz plastik sandalyeler yok. masaya oturduğunuz vakit size öncelikle yörede taze olarak toplanan ürünlerden meydana gelen mevsim salatası getiriliyor. bunu seyretmek bile göz zevkinizi okşuyor. peşinden toprak testi içerisinde kartepe'nin suyu geliyor. suyu kana kana içebilirsiniz. gerçekten tadı doyumsuz.
burada kiremitte alabalık, kiremitte peynir ve kiremitte mantar ile kiremitte köftenin tadına kesinlikle bakmanızı öneriyoruz. bu yemekler derhal her damak tadına ideal kalitede...
fiyatlarına gelince... bu tesislerde yiyeceğiniz yemeklerin tadı yanısıra ücretleri da istanbul'daki lokantalarla kıyaslanamayacak kademede. istanbul'da kebapçıda iki kişi için ödeyeceğiniz fiyata burada dört kişi her şeyiyle yemek yiyip kalkmanız olası.
alışveriş
maşukiye'de alışveriş yapmak için çok çeşitli ürünler var. ilk olarak kartepe'den gelen suyla beslenen alabalıklar geliyor.
ardından bölgenin halkı çerkez ağırlık olduğu için lokantalarda da kullanılan çerkez peynirleri'ni unutmamak gerekiyor. daha sonra ise çeşit bol.
bölge sulak olduğu için mevsimine göre her çeşit meyveyi bulmak olası.
maşukiye'ye iki kilometre mesafede bulunmakta olan mantar çiftliklerini de unutmamak gerekiyor.
köy ekmeğini severseniz, dede mesleğini sürdüren taş fırını'ndan alacağınız ekmeğin tadına doyamayacaksınız. ekmeklerin en büyük özelliği ekşi maya ile yapıldıkları için dökülüp dağılmamaları.
taş fırınında asıl ekmeğin yanında, taze çerkez peyniri ve bulabirseniz kesinlikle almanınızı önereceğim füme peyniri var. peynirin özelliği ise şu ; çerkez peyniri imal edildikten sonra, 24 saat ile 3 gün n arasında dinlendiriliyor. gürgen ya da meşe ağaçlarının talaşlarından yakılan ateşin isinin ortasına konuluyor. peynir, 3 günle bir hafta arasında iste füme ediliyor.iste ne kadar kalırsa, peynir o kadar tok ve lezzetli oluyor. peynir gerçekten hiç bir yerde bulamayacağınız bir lezzette.
yapılan çerkez peynirlerinin sütü de özel. belli cinslerdeki ineklerin sütlerinden yapılıyor. sütler dükkan sahibi tarafından yüksek bir fiyatla köylülerden toplanıyor ve işleniyor.
yol kenarında satılan meyveler ise dalından kopartılıp satışa çıkarıldıkları için taptaze. istanbul'un en büyük problemi olan su problemine kendiniz de bir çözüm bulabilirsiniz.
yanınızda götüreceğiniz bidona, akpınar, gümüşpınar, dalar batmaz, meleksuyu gibi pınarlardan su doldurabilirsiniz.
bundan başka afiyet olsun demek kalıyor bize...
görüşmek üzere...
ilginç yerler
maşukiye'de enteresan yerlere gelince. sonbahar gelince yaprakların sararmasını, teker teker yerlere dökülüşünü izlemek diliyorsanız, istanbul'a çok yakın olan maşukiye tam size göre. yemyeşil sık bitki dokusunun içerisine girdiğinizde kendinizi kaybedebilirsiniz. buraya gittiğinizde yapacağınız en iyi şey alabalık vadisinin yukarılarına doğru tırmanmak. tırmanmak dedikse derhal çekinmeyin. lokantaların bittiği yerde toprak yol sizi tırmanmak istediğiniz yere kadar çıkarıyor. yanınızda çocuğunuz varsa da fark etmez. yavaş yavaş tırmanmaya başlıyorsunuz.
etrafınıza göz gezdirmeyi ihmal etmeyin. çünkü birbirlerinden enteresan yeşil dokunun içerisinde kestane, meşe, gibi ulu ağaçları görebilirsiniz.yolun başında sizi güzel bir sürpriz de bekliyor. dağlardan gelen sulardan oluşturulan şelale yazın etrafına gelenleri serinletiyor. kışın da yağan yağışların etkisiyle daha coşarak sizleri karşılıyor. daha da tırmanmak arzu ederseniz suyun ana toplandığı yere çıkabilirsiniz. burası lokantaların bulunduğu yerden yarım saatlik mesafede bulunuyor. ısteyen burada dinlenip yola devam edebilir.isteyen de dönüşe geçebilir.
bir başka yürüyüş rotası ise, kartepe yolu. aracınızla, alabalık vadisine girmeden sol taraftan kartepe yoluna girerseniz, istediğiniz yere gidebilirsiniz. yani aracınızı park ettikten sonra. gerçi, aracınızla zirveye kadar da çıkabilirsiniz.
kartepe
ancak bunu kışın gerçekleştirmek bir miktar zor.çünkü yolun ilk kilometrelerinden sonra ulaşım zorlaşıyor. ekim ayından başlayarak zirveye çıkmak çok zor. en iyisi sıkıca giyinip yürüyüşü gerçekleştirmek.
yol boyunca önce çiçekli yayla'nın sonra da subaşı ve motali restoranlarını görebilirsiniz. daha da devam ederseniz karşınıza günübirlik piknik alanı olarak kullanılan kuzuyayla mesire yeri çıkar. burası tepeye 4 - 5 kilometre mesafede. şayet kışın değil de yazın kartepe'ye çıkıyorsanız, kış turizmi için hazırlanan ama ne yazık ki yıllardır bitirilemeyen zirvedeki oteller bölgesine kadar ulaşabilirsiniz. yol boyunca durup sapaca gölü'nü, adapazarı ovası'nı tepeden seyretmeyi unutmayın.
kısaca buraları görmeden gitmeyin deriz.
telefonlar
yayla restoran
ahmet yazıcı
tel : 0262 3542052
tel : 0262 3543293
köy şarküteri
un ve süt mamülleri
alattin hanca
cep tel : 0532 774 15 83
tel : 0262 354 31 24