bilgi ara

kastamonu - inebolu hakkında bilgi kastamonu - inebolu




ilkbahar : gidilebilir
yaz : tam sezonu
sonbahar : gidilebilir
kış : ideal değil

karadeniz'in en hoş yerlerinden biri olan inebolu, tarih kokan daracık sokakları ve evleri, yemyeşil bitki dokusu, kilometrelerce uzanan sahiliyle, gerçekten görülmeye değer yerlerden biri...


nasıl gidilir ?
kastamonu'dan ise, seydiler - küre yolunu kullanarak, inebolu'ya ulaşıyorsunuz. kastamonu - seydiler arasında 1210 metre yüksekliğinde olan oyrak geçidi'nde kamyonlara dikkat edin. yol yapım çalışmaları nedeniyle, kastamonu ile inebolu arasında, aracınızı dikkatli sürün.

otobüs

kendi aracınız yoksa, istanbulve diğer büyük şehirlerden, güven şirketi başta olmak üzere, kastamonu'ya giden otobüsleri kullanabilirsiniz. kastamonu inebolu arasında, otobüs ve minübüs seferleriyle inebolu'ya ulaşabilirsiniz.


nerede kalınır ?
inebolu'da kalacak yerler sınırlı. kalacak tesislerin başında sahilde bulunmakta olan yakamoz dinlenme tesisleri geliyor. burası daha önce belediye tarafından işletiliyormuş. motel, bungolov ve ahşap evlerden oluşuyor. şimdi inebolu'lu büyük şehirlerde yaşan işadamlarının kurduğu şirket tarafından işletiliyor. 26 odalı motel, 10 ahşap ev var. 20 tane de ytong evden oluşuyor. tesisin en büyük özelliği denize sıfır konumda olması.yüzme havuzu da var.

denize sıfır olmasına karşın, deniz dalgalı olduğunda, yüzme havuzu tercih ediliyor. ytong evlerde mutfak var. sıcak su devamlı akıyor.

bungolovlar ise kalacak yerler ranza sistemli.motel bölümünde ise çift kişilik ve suit olan yerler bile var. bütün odalar deniz görüyor.

deniz kıyısında bulunmakta olan çardak altı ise bir başka hoşluk sunuyor güneş doğarken ve batarken burada oturanlara...

inebolu'nun karadeniz'de çok az yerde bulunmakta olan bir özelliği var.

güneş denizden doğup denize batıyor...

bu karadeniz'de bir de cide'de olan bir özellik.

öğretmen evi...

inebolu'da kalınacak diğer bir yer ise karadeniz sahili boyunca bir çok şehirde bulunmakta olan öğretmen evi dinlenme tesisleri...

burası sahilde yer alıyor. modern bir tesis... hoş bir yemek salonu var. ücretleri da ideal.

temiz odalarıyla rahatlıkla burada da kalabilirsiniz...


ne yenir ?
kastamonu ve yöresinde tadılacak yenilecek yöresel yiyeceklerin başında etli ekmek geliyor. ama bu konya ve civarından bildiğimiz etli ekmek gibi değil. etli ekmeği tatmak için de gidebileceğiniz en iyi yer, inebolu eski belediye başkanı rahmetli kadir karatay'ın, inebolu'nun en yüksek tepelerinde kurulu olan karaca mahallesi'nde açtığı karaca cafe... latife karatay, mahallede babaannesinden kalan bahçe içerisindeki evi restore ederek burayı açmış...

daha cafenin bulunduğu mahalleye çıkarken yerin güzelliğini tahmin edebiliyorsunuz. tamamen doğal bir ortamda yer alan cafede lütfiye hanım, kendi elleriyle açtığı hamurlarla, kıymalı ve peynirli etli ekmek yapıyor. içtiğiniz ayranın ve yediğiniz etli ekmeğin de tadına doyamayacaksınız...


çekme helvası

tatlı olarak ise çekme helvası meşhur. başoğlu yöredeki en iyi çekme helvayı satan pastane. o da çarşı içerisinde yer alıyor. pastanenin sahipleri helvanın yapımını şu şekilde anlatıyor. un, yağ, şeker, gram tartar ve limon tuzundan meydana gelen çekme helvayı yapmak için, yağ ve un kavruluyor miyane kıvamına gelene kadar. daha sonra tepsiye diziliyor. oval halka durumuna getiriliyor. 4 kişi karşılıklı olarak 20 dakika kadar çekmeye başlıyor. tel tel durumuna geldiği vakit da satışa ve yenmeye hazır hale geliyor.

güveç

arkasından da türkiye'de derhal herkesin öğlen ya da akşam yemeğinde yediği güveç geliyor. evet güveç... büyük şehirlerde ancak öğlen ya da akşam yemeklerinde yenen güveç, inebolu'da sabahları yeniyor... güveç öylesine meşhur ki, sabah 06.00'da çıkan güveç, en geç 11.00'de bitiyor. inebolular gelen misafirlerini sabah güveç yemeğe götürüyorlar. hatta inebolular, iyi güveç almak için sabahın beşinde lokantalara gidiyor. olur da yolunuz inebolu'ya düşerse çarşı içerisinde bulunmakta olan itimat lokantası'na bir sabah erkenden uğrayın deriz...

bir de kelle paça yemeği de inebolu'da meşhur... o da sabahları yeniyor...


alışveriş
inebolu el işleri

inebolu'nun eski çarşafları , sofra bezleri meşhur. el tezgahlarında dokunan peştamal ve bezleri de alınacaklar arasında. kastamonu yöresinde kadınlar el tezgahlarında yün fanila dokur ve onu satarlar. bu tür ürünleri bulabileceğiniz yerlerin başında kısmet tuhafiye geliyor. çarşıya girdiğinizde kime sorsanız size yardımcı olurlar. kastamonu stili el dokumalı mutfak perdeleri ve bağ işi diye nitelendirilen dokulamalar var. bundan başka kastamonu işi çarşafları da bulabilirsiniz.

inebolu pazarları

inebolu'nun pazarları ise gerçekten yöresel. çoğunlukla köylüler satış yapıyor. satıcıların da çoğu kadın. pek çoğu kendi bahçesinde, tarlasında yetiştirdiği ürünü getirip satıyor. pazara giderken yöresel giysileri giyip, sırtlarına küfelerini alan kadınlar gerçekten görülmeye değer. pazar, salı ve cumartesi günleri kuruluyor. sabah erkenden açılan pazar, öğleden sonra toplanmaya başlıyor. o yüzden şayet bu günlerde oralardaysanız, güne erken başlamanız gerekiyor.


ilginç yerler
tarihçe

inebolu m.ö. 8.yy'da ve karadeniz'in miletliler tarafından kolanizasyonu sırasında koloni olarak kurulmuştur. inebolu'nun eski adı, "abuna teikos" dur. bu da eski dönemlerde buraya hükümdarlık yapan abuno isimli yöneticinin kalesi anlamına gelir. bu kişinin adı internette girildiğinde enteresan bir efsane çıkıyor. efsaneye göre aleksandros adında bir kâhin tanrılığını ilan etmiş. ve daha sonra da romalılar tarafından cezalandırılmış. ve buna bakarak inebolu antik çağlarda da önemli bir rol oynamış.

inebolu denilince derhal hepimizin aklına, karadeniz'de ufak bir sahil kasabası geliyor. şimdilerde bu imajla tanınan inebolu'nun talihi 1880'lerden sonra dönüyor. 1880'lerde yapılan liman inşaatıyla, inebolu vapurlarla saltanata geçmiş ve 1930'larda yapılan çankırı demiryolunun inşaatıyla, kara trenle tarihe gömülmüştür. çünkü inebolu bir ticari mevkiiydi ve tüm karadeniz bölgesinin ticari malları buradan dağıtılırdı. 19. yy sonlarındaki bazı kayıtlarda, her 15 günde bir, 15 biner sandık yumurtanın buradan fransa marsilya'ya gönderildiğini görünce önemi ortaya çıkıyor.


inebolu evleri

inebolu'da evler taraçalaşmış biçimde akarsu vadisine inen bölgede, bahçelerle çevrili olarak yapılmış. altları taş. buralarda mahzenler, kiler odaları bulunur. bunun üzerine yapılan yerlerde de halkın yaşayacağı yerler bulunur. alttaki ev inebolu'nun en eski evlerinden biridir.

evin bulunduğu yere arkanızı dönerseniz, karşıda görülen tepe abeş tepesidir...

eski dönemde burada tiyatro olduğu sanılıyor. ama bölgede arkeolojik kazı yapılmadığı için hiç bir şey bilinmiyor. buradaki evler genellikle sülalelerin isimleri ile anılır. inebolu evleri 3. derece tarihi eser kapsamında. ve bir çok evde yaşayanlar var. evler yıktırılmıyor ancak restore edilebiliyor.

dantele biçiminde işlenmiş saçakları olan ev, inebolu'da önemli şahsiyetlerden olan şevket tamer'in evi. şevket tamer inebolu'da parti başkanlıkları yapmış. şu an içi restore, 1911 yapımı. inebolu'nun dokusunu yansıtan evlerden biri. inebolu'nun bir başka özelliği de derhal her yerde çeşmelerin bulunması.

1894 yıllığında burası, "akarsuları bol olan yer" olarak da geçiyor.


evlerin çatıları deniz taşı...

inebolu evlerinin çatılarına dikkat etmek gerekiyor. çünkü bunu bir başka yerde görmek olası değil. çatılar taştan yapılmış. bunun birkaç sebebi var. taşlar alelade taşlar değil. özel olarak denizden çıkarılan taşlardır. kalınlıklarının belli bir seviyede olması gerekmektedir. bunlar ısı yapıtımı temin eder. çok ilkel gibi gözükebilir. ama çok iyi ısı yalıttığını söyleyebiliriz. ikinci sebebi inebolu'da çok sert esen poyraz rüzgarları marsilya kiremitlerini uçurduğu için halk doğal yolla böyle bir çözüm bulmuş.. gerçekten taştan yapılan çatılan görülmeye değer. derhal hepsi doğal incelikle olan taşlar evlere bir başka hoşluk veriyor. inebolu'da eski evlerin çoğu hala bu taş çatılarla idare ediyor.


geliş tepesi

inebolu'nun en yüksek ikinci tepesidir. ama çok önemli arkeolojik kalıntılar bulundu burada. çok ufak çapta bulunmakta olan eserler, diğerlerinin onda birinden bile daha az. genellikle şu anda bulunmakta olanlar geç bizans ve osmanlı dönemine ilişkin. fakat daha derine kazılsa roma ve ion dönemine ilişkin buluntular bulunacaktır. atatürk de geliş tepesinden inebolu'yu görmüş.

buraya gelenlerin inebolu ile ilgili bir fikir sahibi olmaları için, ziyaret edebilecekleri yerlerin başında geliyor. ancak buraya çıkmak bir miktar zor. çünkü yolu bozuk. 1897 yılında rumlar geliş tepesine bir kilise yapıyorlar ve burası pontos hareketinin başlangıcı oluyor.

bir iddiaya göre, atatürk de buraya geldiğinde, deniz kıyısından geliş tepesinde bulunmakta olan kiliseyi göstererek, "bu kiliseyi temelinden yıkın. zira fesat yuvasıdır" biçiminde konuşuyor. ve o kilise temelinden yıkılıyor. şu an yalnızca bir temelleri olduğu söyleniyor.

inebolu'nun kurtuluş savaşındaki etkinliği

inönü ve sakarya savaşları sırasında, inebolu gerçekten çok önemli bir yere sahip. anadolu'ya bütün cephane sevkıyatın çoğunluğu inebolu'dan yapılıyor. limanın şu andaki hali 1940'lardan sonra inşaa edilmiş. 1940 öncesinde buraya gelen cephaneler, yapılan dekovil hattıyla geriye, cephaneliklere doğru taşınırmış. fazla gelen silahlar da yöredeki 7'den 70'e herkes tarafından sırtta taşınıyormuş. böylece denizden gelecek olan bombalamaya karşı da koruma sağlanmış oluyormuş.

inebolu 3 kez bombalanmış kurtuluş savaşında. maddi hasar meydana gelmiş. çok fazla ölüm olayı yok. atışların çoğu isabetsiz kalmış. halk arasında şu şekilde bir rivayet de var. en önemli bombalamalardan biri kurban bayramı sabahı olmuştur. insanlar namaz kılarken bomba derhal cami yanına düşmüş. ama patlamamış şans eseri olarak. onu dine yoranlar olmuş, hatta "allah'ın kudreti sayesinde patlamadı" denilmektedir.


33 kilometrelik çalışmayan teleferik

inebolu yakın zamana kadar gümrük kapısıydı. ama bu özelliği kısa müddet önce alınmış. liman şu anda küre'den gelen pirit madenini taşınması için kullanıyor. mevsiminde şeker ve kereste de taşınıyor. şu an çok canlı bir liman değil. bu arada bakırlık pirit madenini taşıması için yapılan teleferik de yapayalnız gelenleri seyrediyor. teleferik kısa müddet çalışmış. ama kamyoncuların ısrarı üstüne kamyoncular kazandı.

şimdi insanın aklına gelmiyor değil. burası acaba insan kullanımına çevrilemez mi diye. çünkü yük taşıma kapasitesi yüksek. ama sakıncası nedir derseniz. teleferik çok büyük uçurumlardan geçiyor. o nedenle insanların burada seyahat edebileceğin düşünmek belki zor.

ama diğer yandan da yemyeşil zümrüt ormanlarının tepesinden yaz kış değişik manzaralarda, iyileştirilen ve insan taşıma kapasitesine sahip olan bir teleferiği herkes ister diye düşünmek yanlış mı olur bilinmez...

yaklaşık 33 kilometre uzunluğunda olan böyle bir teleferik gerçekten yörenin turizm hareketlerinde bir başka etki yapacaktır.

inebolu'nun en yüksek tepesi islam tepesidir. adını o tepenin en yüksek yerinde yatan yatırın isminden almıştır "islam baba", esasında bir türk mezarından çok bizans mezarına benziyor. ama halk islam baba olarak nitelendiriyor. ile ilgili hiçbir bilgi yok. tıpkı yerde iki tane kar sarnıcı var. bunlar da çok nadir yerlere yapılırdı. kışın oralarda kar birikiyor. ilkbaharda da şekerciler katırlarıyla gidiyorlar karları alıp dondurma yapıyorlardı...


atatürk'ün konuşma yaptığı ev

türkiye'nin çağdaşlaşma sürecinde de kastamonu , önemli rol oynamıştır. atatürk, 23 - 31 ağustos 1925 tarihleri arasında, kastamonu ve inebolu'da, "şapka ve giysi inkılabı"nı başlatmıştır... şu an türkiye büyük millet meclisi milli saraylar genel müdürlüğü'ne ilişkin bina. inebolu'da atatürk'ün şapka nutkunu söylediği bina burası. türkocağı binası. buraya yarbaşı denirmiş. tüm esnaf gelir sabah duasını eder, mendilini bir kere denize doğru sallar, işine dönermiş. bunun uğur getirdiğine , bereket sağladığına inanıyorlar. şimdi turizm derneği burası. cafe olarak işletiyor. alt tarafta ufak bir yer var. mağara gibi.

kayık.. denk kayığı

orijinal... istiklal savaşından kalma. bir de piyade kayıkları var. cephane taşımada kullanılırmış. bunun sebebi de şu. burada tam bir liman olmadığı için, gemiler açıkta demirliyor. sandallarla kıyıya alınıp, dekovil hattıyla da içerilere cephane taşınıyormuş. binanın önünde duruyor. kaderine boyun eğmiş. sandalyelerin arkasında görülmeyi bekliyor. binanın çevresinde denizden bulunmuş küpler çapalar da var. bir miktar otantik bir hava verilmeye çalışılmış. ama çok elden geçmesi gerekiyor. tamamen amatör anlayışla yönetilen dernek ve cafe.


pembe köşk

inebolu'nun belki de en enteresan yapılarından biri, şehri ve limanı tepeden seyreden pembe köşk... yamaca kurulan ve deniz kenarına kadar inen kademeli bahçelerden meydana gelen köşkün sahibinin istanbullu olduğu biliniyor. bir zamanlar halkın gezisine de açıkmış. ama şimdi kapalı. yine dışarıdan geldiğinizi söylerseniz, varsa ev sahipleri yoksa görevliler size bahçeyi açıyorlar. bunu da iyi ki yapıyorlar. çünkü bahçe gerçekten görülmeye değer...

ortancaların kenarlarda sıralandığı taraçalı bahçeler zinciri sizi karşılıyor. her bahçenin de bir ismi var. evde tamamen pembenin tonları kullanılmış. gül bahçesi, karanfil bahçesi... gibi. her bahçede de bir çeşme var. nar çeşmesi, erik çeşmesi gibi... bir iddiaya göre çeşmelerin isimlerinin yanlarındaki ağaçlardan geldiği söyleniyor. bir başka iddiaya göre ise, çok eskiden çeşmelerin haznelerine, ismini veren meyvelerin suyu konulurmuş. bahçeye ismini veren meyvenin suyu da buralardan akarmış... bağımsız taraçalarda güvercinlikler, oturma grupları, her türlü çiçek yer alıyor. gerçekten enteresan bir yer. limana kadar iniyor. büyük bir arazide yer alıyor.

inebolu çarşısı

inebolu, biri 1880 diğeri de 1885 yıllarında iki yangın geçiriyor. ama şu an çarşının binalar harici orijinal hali aynen duruyor. sokak aralarında dolaşırken kendinizi bir anda yüz yıl öncesinin sokaklarında hissedebilirsiniz... 1885 yılında dönemin kastamonu valisi abdurrahman paşa tarafından dönemin baş mimarı balaneski'ye planları çizdiriliyor. ve tüm sokakların birbirine açılmasını istiyor. binalar ahşap değil kâgir olarak yapılıyor ve bunların bazı örnekleri bugüne kadar geliyor.

sokaklar tıpkı... 1880'li yılların görüntü.. 6,5 yedi metre genişliğinde. çarşıda gezerken önünüze çıkan cami inebolu'nun en eski camisidir. yapım tarihi belli değildir. 1885 yılında onarıldığını söylersek caminin ne kadar eski olduğu gözler önüne serilir... bu caddeden düz olarak tırmanmaya başlarsanız, inebolu'nun eski evlerinin bulunduğu sokaklar karşınıza çıkmaya başlıyor... hepsi birbirlerinden enteresan ve görülmeye değer yerler...

özel aracınızla inebolu çarşısını gezmek arzu ederseniz en iyisi, iyi bir yere park edip gezin. çünkü park yeri bulmak zor.


telefonlar
yakamoz tatil köyü turistik tesisleri
bayram mah. ismet paşa cad.
tel: 0366 811 43 05

başoğlu pastanesi
hacı mehmet aydın cad. no. 7
tel: 0366 811 45 11
inebolu



etiketler etiketler [3]

bilgi ara / www.bilgiara.com