?

şizofreni etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şizofreni etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Sizofreni tedavi yontemleri ve ilaclar

Şizofreni tedavi yöntemleri ve ilaçlar

Aynı zamanda uyuşturucu ve nöroleptik olarak da bilinen, antifizyotikler, genelde pozitif belirtileri kontrol altında tutmak için yazılırlar. bunların, bilhassa de yüksek dozda alındıklarında güzel olmayan yan tesirleri olabilir. bu ilaçların yan etkileriyle başa çıkmayı ve konuşma tedavilerini zorlaştıran, uyuşturucu etkileri de vardır. başka şeylerin yanında, bu yan tesirlerin arasında, nürokassal tesirler (titreyen eller, kasların tutulması) ve antimuskarinik tesirler (görüşün bulanması, kalp çarpıntısı, kabızlık ve baş dönmesi) vardır.



eski antifizyotikler, klorplamazin (piyasa adı largactil) ve haloperidol (serenace ve haldol) gibi ilaçlar, ağır ve uzun süreli yan tesirler çağırıştırırlar, buna, tardive dyskinesia olarak bilinen, ana sinir merkezine kalıcı zarar da, dahildir. şimdiki öneriler, antifizyotiklerin, yalnızca olası en düşük dozda alınması gerektiği yolundadır. olası olduğu sürece, risperidon, olanzapin, ketiapin, amisulpirit ve zotepin gibi, daha yeni tipik olmayan antifizyotiklerle başlamalılardır. bunlar, nürokassal yan tesirleri azaltmak amacıyla geliştirilmişlerdir. bunlar yalnızca daha güvenli değil, aynı zamanda negatif belirtileri de geliştiricidirler. antifizyotikler, hap, şurup veya şırınga edilebilir biçimde gelirler ve her gün, haftada veya iki haftada bir veya ayda bir alınabilirler.



ilaçlar şizofreninin tekrardan nüksetmesini önleyemezler, ama sıklıklarını ve ağırlıklarını azalttıkları yolunda kanıtlar vardır. belirtilerle baş etmenin ve yan tesirleri azaltmanın en iyi yolu, ilaçları düşük dozda almaktır. şayet, bu ilaçları alıyorsanız, dozajı en düşük ayarda tutmak amacıyla, devamlı aldığınız miktarı gözden geçirtmelisiniz.



herkes ilaçlara değişik tepki gösterdiği için, en iyi gelecek ilacı bulmak deneme yanılma yoluyla olacaktır. bazı kişiler, bir ilacın belirtilerine çok iyi geldiğini düşünürler, bazıları ise hiç faydalı bulmayabilirler, başkaları ise, yan etkilerinden dolayı almaktan vazgeçerler, kimileri ise hiç ihtiyaç duymazlar.



toplum bakımı

ingiltere de psikiatrik servise sevk edilen herkesin ihtiyaçları değerlendirilmeli ve bakım yazılımı yaklaşımı (bpy) (care programme approach (cpa)) dahilinde, bakımları planlanmalıdır, bu, sizin toplumsal ve sağlık gereksinimlerinizin ayrıntılı bir biçimde değerlendirilmesini, bir bakım planı ve durumunuzun devamlı tekrardan gözden geçirilmesini temin eder. sizin dosyanıza bir bakım koordinatörü bakmalıdır. gereksinimlerinizin ne olduğunu söylemeye ve bir temsilci bulundurmaya hakkınız vardır. bu değerlendirme aynı zamanda, akraba ve bakıcıları da kapsar. (aynı sistem galler de de geçerlidir. )



bakım değerlendirmesini, genelde, toplum akıl ve ruh sağlığı ekibi yapar. onların hedefi, sizin bağımsız bir biçimde hayatınızı sürdürmenizdir. ev ve devlet yardımları, veya başka servisler gibi pratik hususlarda yardımcı olabilirler. aynı zamanda bir toplum psikiatri hemşiresinin (cpn) sizi evinizde ziyaret etmesini temin edebilirler. cpn iler, size iğne yapabilir veya daha başka pratik hususlarda yardımcı olabilirler. size yapmak istediğiniz etkinlikleri yapmanız için lazım olan kabiliyetleri kazandırabilecek, bir meslek terapistleri gibi, ulaşabileceğiniz daha değişik kaynaklar da vardır.



bpy nin bir uzantısı veya ayrı olarak, sosyal servislerin, sizin, toplum bakım servisleriniz konusunda bir değerlendirme yapmasını isteyebilirsiniz. bu günlük bakım servislerinden, ev sorununuza kadar, kendi evinizde bir servise ulaşmak veya evlerde destek sağlama hedefi taşıyan herşeyi kapsar.



bir bakıcıya ihtiyaç duyabilirsiniz, bu günlerde pekçok kuruluş bu servis için ücret talep ettiğinden, bu masraflar da değerlendirmenize dahil edilmelidir. bakım gereksiniminiz tesbit edildikten sonra, kendi bakıcınızı işe alabilmek için, direk ödeme talebinde bulunabilir veya sosyal servislerin sağladığı bakımdan faydalanmak yerine, birgünlük bakım servisini seçebilirsiniz.



aile doktorunuzdan, sosyal servislerden, yerel akıl birliğinden (mind association), toplum akıl ve ruh sağlığı ekibinden, toplum sağlık kurumundan veya gönüllü servislerle çalışan kurumlardan, yakınınızdaki akıl ve ruh sağlığı ile ilgilenen merkezler ile ilgili bilgi alabilirsiniz. bu konuda ayrıntılar, telefon rehberinde bulunmalıdır.



hastaneye kabul

eğer, bilhassa çok stresliyseniz, güvenli ve sizden bişeyler beklenmeyen bir yere gitmek isteyebilirsiniz. bu zamanlarda, bu genelde hastane anlamına gelir. hastanede, diğer stresli kişilerle beraber olmak, yalnız olarak kalamamak ve destek azlığı gibi şeyler de size sıkıntı verebilir. ancak, servisi kullananlar veya hastanedeki hastalar, çok yardımcı ve destekleyici olabilirler. hastaneden ayrılmadan önce, sizin bağımsız yaşamanızı sağlayacak gereksinmelerinizin değerlendirilmesi gerekmektedir.



eğer hastaneye gitmeye gönüllü değilseniz, 1983 akıl ve ruh sağlığı kanunu altında, zorla hataneye yatırılabilirisniz. bu konuda bilgi için mind ın yasal bölümüne danışın.



acil servisler

bazı alanlarda, hastanelere alternatif olarak, acil servisler geliştirilmiştir. bunlardan bazıları, acil durumlarda ev temin eder, bazıları ise kişileri kendi evlerinde destekler. pekçoğu, hastaneye yatma ihtiyacını azaltmayı amaçlar. bu servisler daha az ilaç kullanımına dayanırlar ve daha çok resmi olmayan bir biçimde konuşma yoluyla destek sağlamaya çalışırllar.



temsilcilik

temsilciler, görevleri, kişilere, istek ve gereksinimlerini anlatmada yardımcı olmak, tarafsız bilgilere ulaşmalarını sağlamak ve fikirlerini diğer insanlara anlatmak için uğraşan, eğitimli ve deneyimli kimselerdir.



hastanenizde, yerel akıl ve ruh sağlığı guruplarında, buna mind da dahildir, bulunmakta olan, temsilciler, size, ilaç ve tedavilerle baş etmek, bunlara alternatif tedavilere ulaşmak, konularında destek ve danışmanlık sağlayabilirler. aynı zamanda toplum bakım servislerine de ulaşmanızı sağlayabilirler.



destekli ev

destekli ev, ihtiyaç duyulduğunda, hem diğer kiracılardan, hem de görevlilerden yardım almak üzere düzenlenmiş ev anlamındadır. bu desteğin düzeyleri, evden eve değişebilir, ancak, tüm takviyeli ev görevlilerinin görevi, sizin olası olduğunca bağımsız bir hayat sağlamanızı temin etmektir. takviyeli evler, sosyal servisler ve bazı yerel mind birlikleri de, dahil olmak üzere, akıl ve ruh sağlığı projeleri, tarafından yerel olarak sunulur.



sosyal ve mesleki eğitim

eğitim kişilerin, iş bulmasına, parayı idare edebilmelerine, toplu ulaşım araçlarını kullanmalarına, sorun çözmelerine ve toplumsal olaylarla başa çıkmalarında yardımcı olabilir. bu konuda bilgi almak için bakım koordinatörünüze danışın.



konuşma terapileri

psikoterapi, psikolojik danışmanlık ve konitiv davranış terapisi (cbt) gibi, konuşma terapileri de, şizofren kişilere, kendi sorunlarını tanımada yardımcı olmak, sonuçlarla baş etmek, başa çıkma stratejileri geliştirmek ve kriz durumlarını önlenmeyi öğrenmek gibi hususlarda, şizofren olarak hayatı kolaylaştımada yardımcı olur. onlara belirtilerin önemlerini anlamada ve onları yenmelerinde yardımcı olur.



tek olarak veya ailece terapiye gitmek için, hekiminize danışın. şayet, fiyatını ödeyemezseniz konuşma terapilerine katılmak zor olabilir. yerel mind birliği de dahil, bazı yerel gönüllü kuruluşlar bedava servis imkanı temin ederler.



kendi-kendine yardım

kendi-kendine yardım gurupları, bireyler ve aileler için, hayatla başa çıkmadaki deneyimlerini paylaşmada, daha iyi servis nimetleri için propogandada, veya yalnızca birbirini desteklemede önemli imkanlar temin ederler.





özellikle gergin bulduğunuz durumlardan uzak durmaya gayret gösterebilirsiniz. şayet, bir işiniz varsa, daha az saat çalışabilir veya gerginliği azaltacak biçimde size daha ideal saatlerde çalışabilirsiniz. 1995 özürlüler ve ayrımcılık kanunları altında, 20 den fazla çalışanı olan işverenler, özürlü kişilerin, akıl ve ruh sağlığı da dahil olmak üzere, durumlarını kolaylaştıracakk tedbirler almak mecburiyetindedir.



alternatif terapiler

şizofren olarak teşhis edilmiş bazı kişilerde, tamamlayıcı terapiler, onların sorunlarla başa çıkmasında faydalı olur. bunlara homopati ve şiir ve hoş sanatlara dayalı, yaratıcı terapiler girer.



t ai chi, yoga ve gevşeme teknikleride, yararlı olabilir, ancak daha önceden bunları eğitimli bir öğretmenle tartışmak faydalı olur.



diyet

son zamanlarda yapılan araştırmalar, şizofren olanların, beslenmelerindeki mümkün yararları üzerinde durmuştur. bazı çalışmalar, sardalyada, ateş balığı ve destekleri gibi, balık yağlarının faydaları olduğunu savunmuştur.



eşler, arkadaşlar ve aileler yardım etmek için ne yapabilirler ?

size yakın olan birisinin şizofren belirtileri göstermesi, sizde şok tesiri yapabilir. ne yapmanız gerektiği konusunda tereddüte düşebilirsiniz. şizofrenlik hakkındaki gerçekleri öğrenmek size yardımcı olabilir.



bu gerçeklere, eş, arkadaş veya akrabanızı da denemesi için ikna etmeniz gereken, değişik başa çıkma yolları öğrenmek, dahildir. belirtileri belirten kişi için, kendini ne zaman iyi hissettiğini, sizden ne beklediğini, ve krizde olup olmadığını, sizinle tartışmak faydalı olabilir. aynı zamanda neyle başa çıkıp, neyle başa çıkamayacağınızı açıkça belirlemek de faydalı olabilir. şizofren belirtileri belirten birisi de, sizin istediğiniz şeyleri ister; birisinin onu düşündüğünü hissetmek, yalnız olmamak ve duygularını ve imkanlarını konuşabilecekleri birisini. belirtileri belirten kişiyi suçlamamak ve ona kendini toparlamasını söylememek çok mühimdir.



bakımla başa çıkmak

sizin kendi duygularınızı, ki buna, kızgınlık, suçluluk, korku ve hüsran da dahil olabilir, anlamada da, destek görmek çok mühimdir. bakıcılar için destek sağlayan bir dizi gönüllü kuruluş vardır, aynı zamanda, sosyal servisler de, şayet bakmakta olduğunuz kişi, toplum bakım değerlendirmesine maruzsa, duygusal ve günlük hayattaki gereksinimlerinizi değerlendirmeye zorunludur (aşağıdaki yararlı kuruluşlar listesine bakınız).



hayal görme konusuna nasıl yanıt verilir

arkadaşınız veya akrabanız sizin görmediğiniz veya inanmadığınız birşey gördüğünde nasıl davranacağınızı ayarlamak zor olabilir. onların bu deneyimlerini onaylamak veya yalanlamak yerine, "böyle sesler duymanı veya hayal görmeni kabul ediyorum ama ben bunları göremiyorum veya duyamıyorum" gibi bir yanıt vermek faydalı olabilir. genelde, kişinin nasıl hissettiği üzerinde yoğunlaşmak daha yapıcıdır ve bu sizin iletişiminize de yapıcı bir biçimde katkıda bulunacaktır.

Sizofren kisilere ne tur yardimlar mevcuttur ?

Şizofren kişilere ne tür yardımlar mevcuttur ?

Dokrorunuza giderseniz, doktorunuz size, bazı ilaçlar yazabilir ve size konuşma terapisi öneri edebilir. ihtiyaç duyarsanız, daha fazla değerlendirme, tedavi ve bakım için sizi, bir psikiatriste ve toplum sağlık görevlisine, gönderebilir.



şizofren kişilerin çoğu, toplum içerisinde yaşar, ancak, belirtileriniz, çok aniden ortaya çıkabilirse ve çok ağırsa, hastaneye gitmeniz gerekebilir.

Sizofrenligin sebepleri nelerdir ?

Şizofrenliğin sebepleri nelerdir ?

Şizofrenliğe sebep olan noktalar konusunda çok değişik fikirler olduğu için, şizofrenliğe neyin sebep oldğunu tanımlamak çok kolay değildir, ancak, bu konuda değişik birtakım fikirler vardır.



kalıtım

belli bir şizofren geni araştıranlar, böyle bir gen bulamamışlardır. ancak, bazı genlerin, bazı kişileri, (bu bu kişiler şizofren olacak demek değildir) daha savunmasız bıraktığı düşünülmektedir.



kişilerin, büyüdükleri çevre, fiziksel gelişmeleri ve nasıl yetiştirildiklerinin bu konuda, psikolojik etkenler kadar tesiri vardır.



vücut kimyası

biyokimyasal araştırmalar, beyinde mesaj taşıyan kimyasallardan biri olan, nörotaşıyıcı, dopamin üzerinde yoğunlaşmıştır. teoriye göre, bu duruma sebep, bir miktar daha fazla dopamin salgılanması olabilir, ancak, bunun şizofren olmada bir rolü olup olmadığı henüz açık değildir.



bununla beraber, güçlü sakinleştiriciler dopamin sistemi üstünde etki göstermektedir.



ailedeki deneyimler

belli aile tiplerinin, şizofrenliğe sebep olup olmadığı ile ilgili bazı teoriler ortaya atılmış, ancak bu kanıtlanamamıştır. bu teoriler de, aile hayatının ilk dönemlerinin kişilik gelişmesinde önemli rol oynamasından kaynaklanmıştır.



stersli hayat koşulları ve olayları

araştırmalar ve şahsi deneyimler, stresli olayların şizofrenliğe sebep olabileceğini göstermiştir. bu olaylara, çok yakın birisini kaybetmek veya iş değiştirmek zorunda kalmanın sıkıntısı gibi, hayatı değiştiren olaylar dahil olabilir. evsizlik, fakirlik, cinsel veya ırksal taciz gibi, devamlı baskılar da, buna katkıda bulunabilir.



bir araştırmaya göre, konuşma sesi duyanların yarısı, sorunlarını cinsel veya fiziksel tacize bağlamıştır. araştırmadakilerin, nerdeyse çeyreği, ise, suçluluk duygusunun bu negatif sesleri duymalarında etken olduğunu söylemiştir.



uyuşturucu bağımlılığı

hiçkimse uyuşturucu bağımlılığının şizofrenliğe neden olduğunu kanıtlayamamıştır. pekçok araştırmacı böyle bir bağ olduğuna inanmaz, ama, söylentiye göre böyle bir bağ vardır. şizofren olarak tanımlanmış kişilerin, bazı uyuşturucu maddelere kötü reaksyon göstermesi mümkündür..



genelde, pekçok uzman, şizofrenliğin, pekçok etkenin biraraya gelmesiyle oluştuğunu düşünmektedirler; kişinin genetik yapısı kişiyi şizofrenliğe daha duyarlı yapabilir, ancak, stresli durumlar veya belli bazı aile veya hayat tecrübeleri, belirtilerde tetiği çeken etken olabilir.

Sizofreni teshisi konmus kisiler tehlikeli midir ?

Şizofreni teşhisi konmuş kişiler tehlikeli midir ?

Şizofrenlik basında en fazla yanlış tanımlanmış psikiatrik teşhislerden biridir. en popüler inanışlardan birisi şizofrenliğin birden fazla kişilik taşıdığıdır, ve şizofren birinin çok sakin olamaktan kontrol edilemez bir kişiliğe dönüşebileceğidir.



genelde basında, sakinleştirici altında veya kapalı enstitülerde tutulmadığı sürece çok tehlikeli olacak şizofrenler ile ilgili haberler vardır. esasında, akıl hastalarının britanya da işlediği cinayetler son on yılda aynı kalırken, işlenen bütün cinayet sayısında bir artış olmuştur.



şizofren olarak teşhis edilmiş kişiler vahşi suçlar işlemediği gibi, vahşi suçlar da şizofrenler tarafından işlenmemektedir. araştırmalra göre, uyuşturucu ve içki kullananlar, şizofren olan birisinin iki katı kadar, daha fazla vahşi suç işlemeye meyillidirler.



şizofrenlik ve önemli suçlar arasındaki ilişkiyi kanıtlayan kanıtlar o kadar azdır ki, şizofreniler ve şiddet ile ilgili tahminlerde bulunmak nerdeyse olası değildir. insanlar genelde konuşma sesi duyanlardan korkarlar. sesler duyan kişilerin, bu seslerin söylediğini yapıp yapmamakta, diğer insanların kendilerine birşey söylendiğinde yapıp yapmamak gibi, bir seçim yapma hakları olduğunu hatırlamak mühimdir. bu konuşma seslerinin başkalarına zarar vermekten çok, kişilere, kendilerini öldürmelerini söyledikleri daha yaygındır.



birçok kişi, bu seslere karşın hergün yaşamda kalma kararı verirler.

Psikologlar nasil teshis koyar ?

Psikologlar nasıl teşhis koyar ?

Bu tip problemler genelde, karışıklık, veya davranışların çok fazla değişmesi ile başlar. burada, bu stil davranışların başka değişik sebepleri de olabileceğini unutmamak gerekmektedir.



bu belirtiler, bipolar bozukluklar ve şizoefektif bozukluklar gibi, değişik akıl veya ruh sağlığı bozukluklarının veya daha başka psikolojik sorunların,belirtisi olabilirler.



psikologlar, şizofreni teşhisi koyarken, pekçok, olumlu ve olumsuz belirtileri göz önüne alırlar.



olumlu belirtiler;



* düşünce bozukluğu

* konuşmalar ve değişik sesler duyma gibi, halisünasyon

* hayal görmedir.

*



olumsuz belirtiler;



* ilgisiz veya duygusal açıdan yanıtsız olma

* konsantre olamama

* insanlardan kaçma

* korunma ihtiyacı duymaktır.



düşünce bozukluğu

bir kişi, şayet, mantıklı bir düşünce dizisini takip edemiyorsa, fikirleri karışık görünüyor ve başkalarına bir anlam ifade etmiyorsa, düşünce bozukluğu olabilir. bu durum, onlarla konuşmayı zorlaştırıp, bu kişilerin, yalnızlık duygularını ve izole edilmiş oldukları hislerini daha da fazlalaştırabilir.



halisünasyonlar

bazı kişiler, çevredeki diğer insanların duymadıkları konuşma sesleri duyarlar. bu sesler, tanıdık, dostça veya eleştirel olabilir. bu sesler, duyanın, düşünce ve davranışlarını tartışabilir veya onlara ne yapmaları gerektiğini söyleyebilirler. konuşma sesi duymak, kesin şizofreni oldunuz anlamına gelmez..



araştırmalara göre, nüfusun yüzde dördü konuşma sesleri duyar ve pekçoğu için de bu bir problem teşkil etmez. ancak, şizofreni tanımı konmuş kişiler genelde, eleştiren, düşmanca sesler duyarlar. belki de, bu kişiler, tüm yaşamları boyunca konuşma sesleri duydular, ancak yaşamda geçirdikleri kötü bir tecrübe, bu sesleri daha da arttırmış ve dayanılamaz hale getirmiş olabilir.



bazan, konuşma sesleri yerine değişik sesler de duyulabilir.



hayal görme

hayal görme başkaları tarafından paylaşılmayan deneyim ve inanışlar olarak tanımlanır. bazı kişiler, örneğin; gizli ajanların onları takip ettiğine veya dış güçler tarafından kontrol edildiklerine, bazı düşüncelerin onların kafalarına yerleştirildiğine inanabililer.



olumsuz belirtiler

toplumdan uzaklaşma, ilgisizlik, ve konsantrasyon bozukluğu gibi başka belirtiler, olumludan çok olumsuz olarak tanımlanırlar, çünkü daha az mutlaka teşhis konabilir. bu belirtilerle, kişinin, şizofren mi olduğu, yoksa daha başka korkutucu ve stresli durumlara karşı tepki mi gösterdiğini anlamak kolay değildir. örneğin, nasıl bir tecrübeye maruz kaldıklarına bağlı olarak, kişiler, ya saatlerce çok sessiz olup hareket etmeden durabilir veya durmadan yer değiştirip, devamlı hareket durumunda olabilirler.



bu belirtiler başkalarının onlara davranışlarına tepki olabilir. çoğunlukla, akıl veya ruh sağlığı yerinde olmayan birisi, başkaları tarafından ilgi görmez ve değişik davranılırlar, bu da onların kendilerini daha yalnız, daha depresyonlu ve daha umutsuz hissetmelerine yol açar.



bazı kişilerin diğerlerinden daha fazla şizofren olarak teşhis edilme olasılığı var mıdır ?

nerdeyse her yüz kişiden birisi, genellikle de gençlik yıllarında, hayatının bir döneminde şizofren olarak teşhis edilir. bu sayı genelde her iki cinsiyet için de aynıdır, ancak, erkeklerin teşhis konduğunda genelde daha genç olma eğilimleri vardır. şayet, ailenizden birisi daha önce şizofren olarak tanımlandıysa, sizin de tanımlanmanız diğer insanlara göre daha fazla mümkündür.



tahminlere göre, şizofren olarak tanımlanan kişilerin üçte biri, hayatlarında yalnızca bir kere şizofreni tecrübesi yaşarlar. diğer üçte biri, arada sırada şizofreni tecrübesi atlatırlar, son üçte birinin de, şizofrenlik hayatlarında süerkli bir problem teşkil eder.



bir psikololog, hastalarına göre çok değişik bir kültür, din ve toplumdan geldiği vakit, yanlış teşhis riski vardır. örneğin, britanya da yaşayan pekçok genç afrika-karayibli erkeğe bu teşhisin konması, pekçok uzmanın, şizofrenlikle ilgili bütün teorilerin ırkçılığa dayanıp dayanmadığı konusunda şüphelenmesine yol açmıştır. bazı kişiler, psikiatrik uzmanların, şizofrenliğin tanımı, nedenleri, ve ideal tedavileri konusundaki anlaşmazlıklarının, bu konuda bir teşhis kategorisi olarak kullanılmaması gerektiğini savunurlar,

Sizofreni nedir ?

Şizofreni nedir ?

Şizofrenliğin psikiatrik teşhisi ile ilgili çok fazla anlaşmazlık vardır. bu kitapcık, şizofrenliğin teşhisi, nedenleri ve tedavisi hakkındaki faklı teoriler ile ilgili bilgi verecektir. aynı zamanda, böyle bir problemi olan bir kişiye, ailesine ve arkadaşlarına da bir takım öneriler verecektir.



şizofren terimi akıl ve ruh sağlığı alanında sık sık kullanılan bir terimdir.



pisikologlar şizofrenliği bir psikoz olarak sınıflandırırlar. bunun anlamı, psikologlara göre, bir kişinin kendi yoğun düşünce, fikir, tanım ve hayallerini gerçeklerden (toplumdaki, o kültüre ilişkin, gerçek olarak kabul edilmiş, diğer kişilerin paylaştığı tanımlar, fikir kalıpları, ve değer yargıları anlamında) ayıramamasıdır. başka belirtiler arasında, kişinin sesler duyması, ve hatta başkalarının, onların düşüncelerini okuyup, onları kontrol edebildiğine inanması da gelir.



birçok psikolog, bu gibi belirtileri bir psikiatrik bozukluk olarak görür. tedavisi için de, genelde, güçlü sakinleştiriciler verirler. ancak, bu psikolojik vakada herkes, bu görüşü paylaşmaz. bu konuda değişik bir görüş, bunun, hayatın kötü olaylarına karşı akılcı veya doğal bir tepki, başka bir söylemle, stresin çok aşırı bir biçimi olduğudur. pekçok kişi şizofenliğe, "holistik" açıdan bakmayı tercih eder. bu kişiler, kişiye ilişkin özel deneyimleri ve bu deneyimlerin kişiler için ne ifade ettiğini anlama üzerine yoğunlaşırlar.



örneğin; sesler duymak, değişik kültürlerde ve inanışlarda değişik anlamlar taşır.