?

Anne ve bebek sağlığı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Anne ve bebek sağlığı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Bebegimin banyosu

Bebeğimin banyosu

Banyo, bebeğin sağlıklı bir cilde sahip olması kadar, anne ile bebek arasında sevgi ve iletişim bağlarının kuvvetlenmesi açısından da mühimdir. banyo için tamamen soyulması, bütün vücudunun çıplak olarak suyla teması, yıkama, kurulama ve giydirme sırasındaki anne ile temas hem fiziksel hemde ruhsal açıdan masaj gibidir. bebek banyodan sonra rahatlar ve daha iyi uyur. anne için de bebeğiyle temas etmiş olması ve onunla birlikte birşey yapması bir rahatlama ve doyum temin eder.
banyo bebek aç iken yaptırılmalı ve vakti uyku saati öncesine denk getirilmelidir.
yıkamaya başlamadan önce ihtiyaç duyabileceğiniz her şeyi elinizin altında hazır bulundurun.
banyo suyunun ideal sıcaklıkta olduğundan emin olmak için dirseğinizle suyun sıcaklığını kontrol edin.
küvet bel hizanızda olsun. böylece hem bebeğe daha iyi hakim olursunuz, hemde bel sağlığınızı korurusunuz.
mevsime, bebeğin ayına ve evin ısıl durmuna göre gerekirse banyo yaptıracağınız odanın ısısını ek ısıtıcılarla ideal dereceye arttırın.
mümkünse bebekler için özel üretilmiş 5. 5 ph'lı veya nötr sabun ve gözleri yakmayan şampuan kullanın.
bebekler 2-3 günlükten başlayarak istenirse hergün yıkanabilirler. şartlara göre haftada 2-3 kez yapılması da yeterlidir.
göbek kordonu düşmemiş ve yeni düşmüş bebekler hiç çekinmeden yıkanabilirler. sadece banyo öncesi ve kurulandıktan sonra göbekleri antiseptik bir solüsyonla (batticon, biocadin, poviod vb) hoşça temizlenmelidir.
vücudunu yıkarken; bebeği kolunuzla omzu ve boynunu destekleyerek, bir elinizle koltuk altından diğer elinizle ya kalçalarından ya da bacaklarından kavrayın ve banyo küveti içerisindeki suya, önce ayak ve bacaklarını daldırarak yavaşça bütün vücudunu başı dışarıda kalacak gibi sokun.
banyo sırasında bebeğin kulağına su kaçmasının hiçbir zararı yoktur. hatta kulak salgılarının ıslanıp yumuşamasını ve daha rahat atılmasını temin eder, tıkaç oluşmasını önler. lütfen kulağına su kaçmasın diye kulaklarını tıkamaya çalışıp banyo işini zorlaştırmayın.
banyo sonrası bütün vücudunu ve cilt boğumlarını pamuklu havlu ile, yumuşak hareketlerle kurulayın. kulağını kurulamak için yalnızca dıştan havlu, tülbent veya bir parça pamuk kullanın. mutlaka kulak yoluna pamuklu çubuklar uygulamayın, emmeyin.
cildi kuru ise dilerseniz bebe yağı ile vücudunu yağlayabilirsiniz.
kaynak: çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanı dr. h. bülent çavuşoğlu

Gobek bakimi

Göbek bakımı

Göbek, ana rahmindeki fetusun, bütün ihtiyaçlarının karşılandığı göbek kordonunun giriş kapısıdır. doğumla birlikte görevi sona erer ve yerinde yaşam boyu devam eden bir çukur kalır. doğum sırasında göbek kordonu, göbeğin birkaç santim üzerinden bağlanarak kesilir. kalan bu parçasıda birkaç günle 2 hafta arasında kuruyarak dibinden düşer.
yenidoğan bir bebeğin mikrop kapma açısından en riskli bölgelerinden biride göbeğidir. göbek kordonu kirli aletlerle kesilmiş ve menenjit vb ölümcül hastalıklar gelişebilir.
tüm bu risklerden korunmak çok basittir. doğum sırasında göbek kordonu kesinlikle steril bir aletle kesilmeli ve hemen ideal bir antiseptikle bakımı yapılmalıdır. göbek kordonunun tertipli olarak hergün 2-3 kez ideal antiseptikle silinip temizlenmesi ve lazım görüldükçe bu işlemin tekrarlanması bütün riskleri ortadan kaldıracaktır. temizleme sırasında göbek çukurundan başlayarak kordonun ucuna kadar tümü ve beraberinde göbek mandalı veya ipide işlemden geçirilmelidir. göbek kordonu düştükten sonraki birkaç gün daha, yeri iyice kuruyuncaya kadar bu işleme devam edilmelidir. göbek temizliği için kullanılacak en ideal malzeme povidon-iyot içeren antiseptik solüsyonlardır (eczanelerde batticon, poviod, biokadin, isosol vb isimlerle bulunmaktadır ).
henüz göbeği düşmeden bebeğe banyo yaptırılmasında hiçbir sakınca yoktur. yeterki banyo öncesi ve banyo sonrası kuruladıktan sonra göbeğini yukarıda anlatıldığı gibi dikkatlice temizleyelim. zaman zaman göbeğin düşme müddeti 10-15 günü bulmakta ve bu sürede bebek yıkanmaktan mahrum kalmaktadır. banyo bebek için temizlik olduğu kadar pozitif bir fizik uyarandır.
kaynak: çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanı dr. h. bülent çavuşoğlu

Bebekte ek gidalara gecis

Bebekte ek gıdalara geçiş

İlk aylarda, bebeğinizi emzirerek beslediniz. onun büyüyüp başka gıdalar alacağı vakti belki de sabırsızlıkla beklediniz. günümüzde bebeklere, ilk 6 ay yalnızca anne sütü ile beslenme öneriyoruz. çoğu bebek, yaklaşık 6 ayda anne sütüyle birlikte ek gıdaları alacak duruma gelir. bebeği takip eden doktorunuz, onun gelişim özelliklerine göre genellikle 6 ayda ek gıdalara geçebileceğinizi söyleyecektir.
peki, bebeğin ek gıda almaya hazır olduğunu nasıl anlayabilirsiniz ?
artık, sizin yedikleriniz bebeğin de ilgisini çekmeye başlamıştır, hatta uzanıp tabaktaki veya elinizdekileri almaya çalışabilir.
ağzına verilen gıdayı veya kaşığı diliyle itmez.
ağzına oyuncak veya kaşık sokulduğunda öğürmez.
destekle de olsa, dik oturabilmektedir.
ek gıdaya geçerken nelere dikkat etmek gerekir ?
bebek yorgunsa, keyfi yoksa beslemeye çalışmayın.
bir kerede tek bir yeni gıda deneyin. böylece, alerjiye neden olan bir gıdayı basitçe saptayabilirsiniz.
küçük miktarlarla başlayın, yavaşça arttırın. bebeğiniz yeterince aldığını size anlatacaktır, bundan sonrası için zorlamayın.
reddettiği bir gıdayı 1-2 hafta kadar ara verip sonra tekrar deneyin.
kaynak: çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanı dr nilüfer toprakçı

4 - 6 ay arasi bebek beslenmesi

4 - 6 ay arası bebek beslenmesi

- 4-6 aylar bebek beslenmesinde çok önemli bir yer tutar, çünkü artık bebeğiniz hızla büyüyordur ve buna bağlı olarak besin ve enerji ihtiyaçları de artmaktadır...







Beslenme otoritelerinin ortak görüşü anne sütü veya benzeri bir mamanın 4.-6. aylardan sonra bebek beslenmesinde yalnız olarak yeterli olmayacağıdır.



İlk 3-4 ay bebeğin emerek beslenme dönemidir.



İlk 4-6 ay anne sütü veya biberon maması ile beslenen bebekler bu dönemden sonra sağlıklı gelişimlerine devam edebilmek için değişik besinlere de gereksinim duyarlar.





Ek gıdalara başlama vakti 4. aydan önce olmamalı ancak ek gıdaya geçiş zorlaşacağından 6. aydan sonraya da bırakılmamalıdır.



Üstelik, anne sütü varsa kesinlikle devam etmelisiniz.



Biberon maması kullanıyorsanız kullandığınız 1 numaralı başlangıç mamalarından 2 numaralı devam mamalarına geçmelisiniz.



2 numaralı devam mamaları bebeğin bu dönemdeki besinsel gereksinimleri göz önünde bulundurularak hazırlanmıştır.





Ek gıdalara geçiş dönemi yavaş ilerleyen bir süreçtir.



4. ayını tamamlayan bebekler daha çabuk acıkmaya başlar; anne sütü veya biberon maması aldıktan sonra halen aç olduklarını size hissetirirler. Bu, bebeğinizin ek besinlere hazır olduğunun göstergesidir. Bu aylardan sonra bebeğinizin sindirim sistemi ve böbrekleri çeşitli besinleri sindirecek ve atıkları vücuttan uzaklaştırabilecek olgunluğa ulaşmıştır.













Gizli açlığa dikkat !



İnsan beyni gelişiminin büyük bir bölümü yaşamın ilk bir yılı içerisinde tamamlanır.



Yeterli ve dengeli beslenemeyen bebekler hem fiziksel hem de zihinsel gelişim açısından geri kalabilirler.



Bazı durumlarda bebeğin açlık problemi yoktur, kilosu da normal limitler içindedir, ancak zihinsel gelişiminde bir aksaklık görülebilir. Bu "gizli açlık" diye tanımlanan özel bir problemi akla getirir.



Bu sorunla karşılaşmamak için katı gıdalara geçildiğinde bebeğin yediklerinin yalnızca miktarına ve bebeği doyurup doyurmadığına değil, içeriğine de önem vermek gerekmektedir.



Dengeli bir protein, karbonhidrat ve yağ karışımı ile vücut için lazım olan yağ asitlerini içeren, başta demir olmak üzere mineral ve vitaminler açısından zengin bir beslenme yazılımı bebeğin sağlıklı gelişim göstermesinde yaşamsal öneme sahiptir.













Ek gıdalara geçiyoruz.



Bebeğinize ilk vereceğiniz gıdanın onun tarafından kabul edilmesini kolaylaştırmak istiyorsanız bu ilk adımı o açken atmalısınız.



Vereceğiniz yiyeceği ufak bir çay kaşığına ya da parmağınızın ucuna yerleştirerek bebeğinizin dudaklarına değdirin.



Bu sayede yeni tattan hoşlanıp hoşlanmadığını basitçe anlayabilirsiniz.



Şayet yiyeceği diliyle iter ve bu tavrını ikinci denemeden sonra halen devam ettirirse onu daha fazla zorlamamanızı ve bu yeni yiyeceği bir daha denemeden önce 3-4 gün beklemenizi öneri ederiz.





Yutma işlevinin gelişmemiş olması kaşıkla beslenmeyi güçleştirir.



Bazı bebekler bu geçişi kolay yapamazlar ve kaşıkla beslenmeyi redderler, geçiş döneminde çok sabırlı olmak gereklidir...









Yeni ve değişik gıdalara birer birer ve en az 3-5 gün ara ile başlanmalıdır.



Yeni verilmeye başlanan gıdaların bebekte alerji ya da sindirim güçlüğü yaratmadığının anlaşılabilmesi için aynı anda birden çok gıda başlanmamalıdır.





Yeni besinler önce az oranda verilmeli zaman geçtikçe miktar bir öğün oluşturacak biçimde artırılmalıdır.





Her yeni gıdada bebeğinizin kakasında bazı farklılıklar olabileceğini bilerek fazla telaşlanmamalısınız.





12. ay sonuna kadar bebek için hazırlanan gıdalara tuz ve şeker ilave edilmemelidir.







Bebeğe verilecek tüm yiyecekler taze ve katkısız olmalıdır.



Kimyasal koruyucu madde içeren konserve ve katkı maddeli hazır yiyecekleri bebeğinizin beslenmesinde kullanmamalısınız.



Aldığınız hazır sebze ve meyvelerin olgunlaşmış olmasına dikkat etmelisiniz.



Tercih ettiğiniz taze ürünlerin hormon ve kimyasal ilaç kullanılmadan üretilmesi de mühimdir.



Mümkünse organik tarımla üretilmiş olanları tercih edin.







Bebek için her öğün taze besin hazırlamalı ve bu besinleri oda sıcaklığında uzun müddet bekletmemelisiniz.





Diş çıkarma dönemi bebeğin iştahsız ve huzursuz olduğu zamanlardır. Bu dönemlerde bebek anne sütü veya biberon mamasını daha fazla almak isteyebilir.

Kaşığı reddetme, bu dönemde karşılaşılabilen bir problemdir, ısrarcı olmamak gerekmektedir.



Doktorunuzla görüşerek bebeğinizin günlük besin gereksinimini karşılayacak kadar beslenip beslenmediğini öğrenebilirsiniz.









Ek gıdalara geçiş aşamasında başlangıç olarak pirinçli bir mama başlanmalıdır.



Bu hedefle hazır pirinçli mama alabilir veya kendiniz evde kullandığınız biberon maması ile muhallebi yapabilirsiniz: 100 ml. (1 çay bardağı) su ile bir tatlı kaşığı pirinç unu pişirilir.

Ocaktan indirdikten sonra içerisine 3 ölçek devam maması ilave edilir.

Muhallebiniz hazırdır.



Muhallebinizi mısır unu ile de pişirebilirsiniz.



Diğer tahılların (buğday, çavdar, yulaf vb.) kullanımına 6. ay sonunda başlanmalıdır.





Pirinçli mamasından sonra bebeğinize sebze çorbası vermeye başlayabilirsiniz: ilk olarak patates havuç ve az oranda pirinç haşlanarak tel süzgeçten geçirilir, salça ve tuz ilave etmeden (çok az oranda sıvı yağ ilave edilebilir) bebeğe verilir.



Yaklaşık 1 hafta sonra sebze çorbasına kabak, taze fasulye, bezelye ve enginar ilavesine başlayabilirsiniz.



Yerelması, kereviz ve patlıcan gibi gıdaları fazla nitrat içerikleri sebebiyle bu aylarda kullanmamanızı öneririz...











Meyve suyu ve meyve püresi de bu aylarda vermeye başlayacağınız ek gıdalardandır ve genelde ara öğünlerde tercih edilir.



Öncelikle elma veya havuç denenmelidir.



Meyveler cam rendeden rendelenir ve ince bir tülbentten geçirilerek suyu bebeğe verilir.



Portakal ve kivi ile de başlanabilir fakat bu meyveler alerji yapabileceği için kontrollü bir biçimde verilmelidir.









Bu gıdalardan sonra yoğurt verilmeye başlanabilir.





"Bebek için evde kendi yaptığınız yoğurdu kullanmalısınız."





Devam mamaları ile yoğurt yapımı ise şöyledir: 100 ml hazırlanmış devam maması içerisine ılık iken 1 tatlı kaşığı yoğurt konularak mayalanmaya bırakılır.

Daha sonra buzdolabında dinlendirilmelidir.



Bebeğin alabileceği sıcaklığa getirilip bebeğe verilir.



İsteğe göre içersine meyve püresi de ilave edilebilir...









Sebze ve meyve kullanımınızda aldığınız sebze ve meyvelerin organik tarımla yetiştirilmiş olması önemli bir detaydır.



Organik tarımla yetiştirilen ürünler kimyasal ilaç ve hormon kullanılmadan, doğal gübre ile toprağı, suyu kontrollü özel çiftliklerde yetiştirilirler.





Bu dönem için hazırlanmış hazır sütlü kaşık mamaları, tahıllı kaşık mamaları ve kavanoz mamaları, bebeğin beslenmesinde evde hazırlanan besinlere en iyi alternatiftir.



Tamamen bebeğinizin özel ihtiyaçlarına gore hazırlanmış bu ürünler hijyenik doğal ve katkısızdır.



Hazırlanımları da son derece pratik olan bu ürünler bebek beslenmesinde kompğle bir öğün oluştururlar, bebeğin katı gıdalara geçişini de kolaylaştırırlar.











6. ay sonunda;



Bebeğinize sebzeleri püre durumunda verebilirsiniz ve ince çekilmiş kıyma ilavesine başlayabilirsiniz.





Yine 6. ay sonunda sabah kahvaltılarına başlanmalıdır.



İyi haşlanmış yumurtanın sarısını 1 çay kaşığından itibaren yavaş yavaş artırarak gün aşırı verebilirsiniz.





Yumurtanın beyazı 12. ay sonuna kadar kullanılmamalıdır.



Yumurta ile birlikte akşamdan suda bekleterek tuzu alınmış peynir verilebilir, tahıl mamaları da bebeğin kahvaltısına ilave edilmelidir.



















7 – 8 aylarda ;



Tarhana şehriye gibi unlu çorbaları et, tavuk ve kıyma ilavesiyle vermeye başlayabilirsiniz.





Sıvı besinleri (meyve suyu, biberon maması) sulukta veya bardakta verebilirsiniz...











9 – 12 aylarda ;



Artık bebeğinize verebileceğiniz gıdalar olabildiğince çeşitlenmiştir.





Beslenme programına ek olarak haftada 1 kez ciğer ve 1-2 kez haşlanmış veya ızgara taze balık verilmeye başlanabilir.



Bundan başka baharatsız ve soğansız ızgara köfte verilebilir.



Baklagiller besin değeri yüksek gıdalar olduğu için tercih edilmelidir, haşlayıp tel süzgeçten geçirilerek bebeğin çorbalarına ilave edilebilir.





11-12. aylarda bebeğe çok yağlı ve tuzlu olmamak şartıyla ev yemeklerinden iyice ezerek vermeye başlayabilirsiniz...











- Anneye önemli not :



Ek besin döneminde varsa anne sütü yoksa veya yetersizse devam mamaları kullanılmaya devam edilmelidir.



Günde 300-500 ml. devam maması kesinlikle bebeğe verilmelidir.







Evde hazırlanan besinlere dikkat !



Eğer vaktiniz çok, pazardan aldığınız ürünlere güveniniz tam ve elinizde iyi bir liste, mutfağınızda tartı aletiniz varsa bebeğinize evde yemek hazırlayabilirsiniz.





Aldığınız ürünlere güveninizin tam olması lazımdır, çünkü yetiştirme sırasında pekçok sebze ve meyve tam olgunlaşmadan toplanır.



Erken dönemde toplanan meyve ve sebzeler topraktan alması gereken bütün vitamin ve mineralleri alamaz.

Bunun yanında sizin pişirme işleminiz sırasında da bazı vitamin ve mineral değerleri kaybolur.



Endüstriyel olarak üretilen ürünlerde oluşabilecek bu kayıplar göz önünde bulundurularak lazım ilaveler yapılmaktadır, bu ürünlerde vakum altında yapılan pişirme işlemi ile kayıplar en aza indirilmektedir.







Aldığınız ürünlerin hormon ve kimyasal ilaç kullanılmadan üretilmiş olması da dikkat etmeniz gereken önemli bir noktadır.





Elinizde iyi bir liste, tarif ve tartı olmalıdır, çünkü bebeğinize hazırladığınız besinleri şayet kendi damak tadınıza göre hazırlarsanız, bebeğinizi yanlış beslemiş olursunuz...

0 - 4 ay arasi bebek beslenmesi

0 - 4 ay arası bebek beslenmesi

- 0-4 ay arası bebek beslenmesinde yalnızca anne sütü kullanılmalıdır.



Anne sütü yeterli ise bebeğin su da dahil olmak üzere hiç bir besine gereksinimi yoktur.





Yalnızca hekim tavsiyesi ile D vitamini kullanılabilir.



Bebek her ağladığında ve istediğinde emzirilmelidir.

Anne sütü yoksa, verilemiyorsa ya da yetersizse bebeğinizin beslenmesi kesinlikle doktorunuzun önerdiği anne sütüne yakınlaştırılmış bir biberon maması ile desteklenmelidir.

- Bu biberon mamasını aşağıdaki tablo çerçevesinde kullanmalısınız.

Biberon maması seçiminde bebeğin bağışıklık sistemini güçlendiren ve sindirim sistemini düzenleyen "prebiyotik lif" içerenler tercih edilmelidir.



Anne sütü ve/veya biberon maması ile beslenen bir bebeğin ilk 4 ay başka hiçbir ek besine gereksinimi yoktur. Ancak sindirim sisteminin tam olgunlaşmamış olması nedeniyle bebeklerde bu aylarda sık sık gaz sancısı görülür. Bu hem bebeği hem de ailesini huzursuz edebilir...

Bu gibi durumlarda hem gaz sancısını hafifletmek hem de rahat uyutabilmek için bebekler için özel olarak hazırlanmış bitki (rezene, papatya gibi) çaylarını bebeğinizin beslenmesine engel olmayacak biçimde, beslenme aralarında istenilen sıklık ve oranlarda verebilirsiniz...

Kullanilan biberon mamasinda olmasi gereken ozellikler

Kullanılan biberon mamasında olması gereken özellikler

Anne sütünde olduğu gibi bebeğin henüz yeterince olgunlaşmamış böbreklerine fazla yük bindirmemek için ideal protein seviyesinde olmalı ve lazım olan bütün amino asitleri içermelidir.

anne sütündeki gibi sindirimi kolay bir yağ karışımı içermelidir

anne sütünün karbonhidrat kaynağı yalnızca laktozdur. kullanacağınız biberon mamasında da karbonhidrat kaynağı bebeğin sindirim sistemine ideal olmalıdır.

biberon mamasınındaki mineral oranları anne sütündeki gibi olmalıdır.

bebek için lazım kalsiyum, demir, c vitamini ve d vitamini başta olmak üzere, lazım bütün vitamin ve mineralleri içermelidir.

bebeğin sinir sistemi, bağışıklık sistemini güçlendirir ve içten gelen doğal bir koruma temin eder. bundan başka sindirim sistemini düzenler. prebiyotik lifler içeren mamalarla beslenen bebeklerin dışkıları aynı anne sütü ile beslenen bebeklerinki gibi yumuşak olur.

biberon mamalarının hazırlanması ;

biberon mamalarının hazırlanmasında temizliğe ve hijyene çok önem vermelisiniz.



mama hazırlama sırasında kullandığınız bütün araçları ve kapları önceden sterilize edin. biberonun kapağını ve emziğini kullanmadan önce kesinlikle 10 dakika müddet ile kaynatmalısınız.

mama hazırlarken kullandığınız su en az 10 dakika kaynatılmış olmalıdır.

doktorunuzun değişik bir tavsiyesi yoksa kutu üstünde kullanım talimatlarına ve dozlara uyulmalıdır.

biberon emziğinin delik çapı bebeğin beslenmesini engellemeyecek biçimde olmalıdır. deliğin dar olması bebeğin çabuk yorulmasına geniş olması ise mamanın bebeğin genzine (solunum yoluna) kaçmasına sebep olur.

mamayı bebeğe vermeden önce mamanın sıcaklığını bileğinize damlatarak veya yanağınıza dokundurarak kontrol etmelisiniz.

mamayı her zaman taze hazırlayın. mutlaka artık mamayı kullanmayın.

bebeğinizin ağzında biberon varken uyumamasına dikkat edin. bu aynı zamanda diş çürümelerine ve kulak enfeksiyonlarına neden olabilir.

bazı anneler bebekler daha fazla kilo alsın diye mamaları daha konsantre hazırlarlar. bu bebeğin fazla su kaybetmesine sebep olur. bazı durumlarda ise anneler mamayı fazla sulandırarak verirler. bu da bebeğin büyümesini ve gelişimini negatif yönde tesirler. mamalar kesinlikle kutu üstündeki dozajlara göre hazırlanmalıdır.

mamalar mutlaka mikrodalga fırında ısıtılmamalıdır.



kaynak: milupa, nutricia ve bebelac

Bebeginizi emzirirken

Bebeğinizi emzirirken

Annelerin en fazla merak ettikleri husus bebeklerini ne kadar sıklıkla emzirmeleri gerektiğidir. bebek belli saatlerde değil, istedikçe ve acıktıkça emzirilmelidir. anne bebeğinin memeyi aramasından onun ne zaman emmek istediğini çok rahat anlayabilir. bebeğinizi emzirmeden önce ellerinizi kesinlikle iki-üç dakika kadar sabun ve ılık su ile yıkamalısınız. bebeğinizi emzirirken kesinlikle rahat oturmalı ve kendinizi rahat hissetmelisiniz. genellikle ilk zamanlarda 10 dakika emzirmek yeterlidir. bebeğe bir memenizi vererek on dakika emzirdikten sonra diğer memenizi vererek on dakika daha emzirin. bir sonraki emzirmeye bebeğin en yeni aldığı göğüsten başlayın. unutmayınki sütün oluşması ve bollaşması bebeğinizin emmesine bağlıdır. bebek memeyi emerken yalnızca meme ucu değil göğsün koyu renkli bölgesini tamamen almalıdır. bebeğinizi memeye iyice yaklaştırmalısınız ve memenin bebeğinizin nefes almasını engellememesine dikkat etmelisiniz. bazı bebekler ilk günlerde çabuk yorulurlar ve anne göğsünde daha uzun kalmayı tercih ederler. bebeğiniz doyduğuna kendi karar verir ve memeyi bırakır.

emzirme sonrasında kesinlikle bebeğinizin gazını çıkarmalısınız. bazı durumlarda gaz çıkarma işlemi emzirme sırasında da yapılmalıdır. bebeğin gazını çıkarmanın en kolay yolu onun midesinin omzunuza gelecek biçimde kendinize yaslamak ve sırtını hafifçe sıvazlamaktır. bebek gaz çıkarma sırasında emdiği sütün bir kısmını çıkartabilir. gaz sancıları bebeklerin ilk aylarda gelişmemiş sindirim sistemi nedeniyle karşılaştıkları bir sorundur. gaz sancılarını gidermek ve bebeğinizin gazını daha rahat çıkarmasını sağlamak için bebekler için özel olarak üretilmiş doğal bitki (rezene veya papatya) çaylarını kullanabilirsiniz. ekstre miktarları bebeklerin sindirim sistemine göre ayarlanan rezene ve papatya çayları beslenme aralarında veya beslenme sonrasında bebeğe istenilen sıklık ve oranda verilebilir. bu stil bebek çayları, bebeklerin gazını kolay çıkarmasını ve daha rahat uyumalarını temin ederler.

göğüslerin yara olmasını önlenmek ve iltihaplardan korunmak için göğüs ve göğüs uçlarının bakımına itina göstermelisiniz. emzirmeden sonra göğüslerinizi ılık suyla temizleyin ve meme ucu kuruduktan sonra birkaç damla süt boşaltıp göğüs ucunuza hafifçe yayın. bebeğin memeye iyi yerleşmediği durumlarda meme başında hafif çatlaklar oluşabilir. bu taktirde meme başlarına bitkisel yağ sürebilirsiniz.

kaynak: milupa, nutricia ve bebelac

Bebeklerde dogumsal tiroit yetmezligi ve tiroit taramasi

Bebeklerde doğumsal tiroit yetmezliği ve tiroit taraması

Doğumsal tiroit yetmezliğinin dünyada en yaygın sebebi iyot yetmezliğidir. annenin yeteri kadar iyot almaması doğan bebekte tiroit bezi yetmezliğine sebep olur.

bebeğin tiroit bezinin hormon yapması için anne karnındayken anneden göbek kordonuyla yeteri kadar iyot alması gerekmektedir. annede iyot az olunca bebeğe de az iyot geçtiğinden bebek yeteri kadar tiroit hormonu yapamaz.

doğumsal tiroit yetmezliği türkiye' de her 4000 doğumda 1 görülür. kız bebeklerde erkek bebeklere göre 2 kat daha fazla doğumsal tiroit yetmezliği görülmektedir. doğumsal hipotiroidinin diğer nedenleri % 85 hastada tiroit bezinde anormallikler olmasına (bezin tamamen yokluğu veya bir kısmının yokluğu gibi) ya da % 15 hastada hormon yapımındaki genetik bozukluklara bağlıdır.

doğumsal tiroit yetmezliği olup olmadığını anlamak için bütün bebeklerde doğum sonrası topuktan alınan kanda tsh hormonu ölçümünü yapmak gerekmektedir. tsh yüksek çıkarsa bir ay sonra tekrar hormon kontrolü yapılır ve duruma göre tedaviye karar verilir.

doğumsal hipotiroidisi olan ve tedavi edilmemiş bir hastada gelişme geriliği ve yüzde şişlik dikkati çekmektedir

yeni doğan bebeklerde tiroit hormon taraması kesinlikle yapılmalıdır

bebeklerde hipotiroidi doğumsal olarak ortaya çıkabilir. bu bebekler derhal tedavi edilmez ise düşük ve tsh 30' dan yüksek bulunursa hipotiroidi yani tiroit bezi yetmezliği tanısı konarak derhal tiroit ilacı ile tedavisine başlanır. bu çocukların tedavisi için tıp fakültelerinde veya diğer hastanelerde bulunmakta olan çocuk endokrinolojisi bölümüne başvurmanız ve takiplerinin orada yapılması daha uygundur.

çocuklarda tedavi edilmeyen tiroit yetmezliği büyümeyi önler, boy kısa kalır ve zeka gelişimi geri kalır. bu çocuklar erken yaşta ergenliğe girebilir.

kaynak:

1. prof. dr. metin özata, tiroit hastalığı nasıl yenilir ?, epsilon yayınevi, 2005

2. prof. dr. metin özata, tiroit hastalıklarına güncel yaklaşım, epsilon ya

Bebeklerde gaz problemi

Bebeklerde gaz problemi

1) bebeklerde gaz sorunu neden olur ?

bebeklerin yaklaşık %20 sinde, 3 hafta-4 ay arasında görülen, sıklıkla akşamları, durdurulamayan ağlama nöbetleri biçiminde kendini belirten ve kolik diye isimlendirilen durumun temel sebebi çok iyi bilinmemektedir. bazı teoriler vardır:

davranışsal: bebeği beslerken doğru pozisyonda tutamamak ve böylece çok hava yutmasına sebep olmak, besledikten sonra gazını iyi çıkaramamak

organik: karbonhidrat sindirimindeki yetersizlikler, barsak hareketlerini sağlayan sinir sisteminin henüz yeteri kadar gelişmemiş olması, mideden yemek borusuna kaçaklar

psikolojik: anne ve babanın acemiliği ve buna bağlı huzursuzluğu, annenin doğum sonrası depresyonu, stres, bebeğin dışarıdan gelen ses, görüntü, hislerle başa çıkmayı becerememesi gibi faktörler sorumlu tutulmaktadır.

ancak genel eğilim, bunun kendiliğinden 3-4 aylıkken geçecek bir gelişim süreci olduğunu kabullenmek yönündedir.

2) anne sütü ile beslenen çocuklarda mı yoksa mama alan bebeklerde mi daha çok görülür ?

- gaz görülme sıklığı anne sütü veya mama alan bebekler arasında fark göstermemektedir.



3) kaç aylık olana kadar bebekler gaz probleminden şikayetçidir ?

- bebeklerin gaz sorunları genellikle 3-4 aylıkken kendiliğinden geçer.



4) anne ve babaların ilk etapta yapmaları gerekenler nelerdir ?

- anne ve babaların gaz için alabilecekleri bazı tedbirler var, fakat gaz, bazı bebeklerde ne yaparsanız yapın oluyor ve 3-4 aylıkken kendiliğinden geçiyor. bunu bir gelişim süreci olduğunu öğrenmiş olmak ve paniğe ve ümitsizliğe kapılmamak en önemli noktadır. alınabilecek önlemlerden bazıları şunlardır:

eğer anne bebeğini emziriyorsa, kendine gaz yapan yiyeceklerden uzak durmalı. örneğin, soğan, kuru fasulye, karnabahar, brokoli, kepekli yiyecekler, lahana, portakal, limon, greyfurt. kafein içeren içecekler, çikolata, çay hem gaz yapar, hem de bebekte uykusuzluğa ve huzursuzluğa neden olur. bundan başka anne nikotin, yani sigara kullanmamalıdır. bazı alerjik bünyeli (özellikle alerjik burun akıntısı, öksürük gibi alerjik belirtiler olabilir. emziren anneler bebeklerinde aşırı gaz olduğunda, kendi diyetlerindeki bu maddeleri gözden geçirmeli ve bir müddet için bunları kesmelidir (özellikle bebek 4 aylık olup, gaz sorunu geçene kadar).

eğer bebek mama ile besleniyorsa, inek sütü bazlı mamalar gaz yapıyor olabilir. bu taktirde, bebeğin hekimi ile görüşüp, mama değişikliği tartışılabilir.

eğer bebek biberonla besleniyorsa, çok ufak veya çok büyük delikli emzikler, bebeğin fazla hava yutmasına ve çok gazı olmasına neden olur.

bazen emzik vermek işe yarayabilir.

beslenme sırasında, her 5-10 dakikada bir veya bir göğüsten diğerine geçerken ve kesinlikle beslenme bittikten sonra bebeğin gazı çıkarılmalıdır.

gaz sanc ıları tuttuğunda, anne-baba sakin olmalı, bebeği kucağına alıp, ninniler mırıldanıp, kucağında gezdirmeli. ritmik hareketler ve sürekli sesler (elektrik süpürgesi veya saç kurutma makinesinin sesi gibi) sakinleştirici olabilir. evde çılgınlar gibi bağıran bebek, hekime gitmek için arabaya biner binmez susar, yani araba ile gezdirmek de iyi bir fikirdir.

bebeğin karnını, sırtını ovmak, anne-baba yanındayken onu yüzüstü yatırmak (dikkat! uyurken kesinlikle sırt üstü yatıyor olmalıdır! ), veya anne-babanın bebeği kendi göğsü üstüne yatırması da işe yarayabilir.

bebeğin, ayakların ve karnına sıcak havlu veya havlu içerisinde yakmayacak sıcaklıkta su torbası konulabilir.

ılık bir banyo, bilhassa de en fazla sancının olduğu akşam saatlerinin derhal öncesinde, bebeği sakinleştirip, sancıları önleyebilir.

anne sütü alan ve 6 aylıktan ufak bebeklerde, anne sütü dışında bir şey verilmesi önerilmese de zaman zaman papatya, rezene çayları işe yarar.

5) gaz sancısı geçmeyen çocuklar için yapılması gerekenler nelerdir ? hekime götürmek gerekmektedir mi ?

- huzursuzluk ve ağlama nöbetleri ilk başladığı vakit, hekime götürüp bütün tablonun gaza bağlı olduğuna, başka bir sorunu olmadığına emin olduktan sonra yukarıda sayılan yöntemler denenebilir. şayet hiçbir şey işe yaramıyorsa, bunun geçici bir olay olduğunu, bebeğin iyi olduğunu düşünerek onu bir miktar yalnız bırakmak veya başkalarından yardım isteyip, bir miktar bebeğin olduğu ortamdan uzaklaşmak anne-baba için yapılabilecek en iyi iştir.

6) gaza karşı ilaç vermek doğru mudur ?

- gaza karşı kullanılabilecek çeşitli ilaçlar vardır. bir kısmı ciddi yan etkilere neden olabilir. ilaç kullanmadan önce kesinlikle hekime danışılmalıdır.

kaynak: çocuk sağlığı, hastalıkları ve yenidoğan uzmanı dr. özlem ekiz yörükalp

Dogumsal kalca cikigi

Doğumsal kalça çıkığı

Bebeklerin bir kısmının kalça ekleminde çıkığına yol açan problemler olabilir. diğer bir söylemle uyluk kemiğinin üst ucu kalça ekleminin kapsülünden dışarı çıkabilir. bebeğinizde böyle bir problem olması halinde bunun erken tespiti ve tedavisi son derece mühimdir.

doğumsal kalça çıkığı 800 yenidoğan bebekten birinde görülür. sebebi tam olarak bilinmemekle birlikte genetik, hormonal, mekanik ve çevresel etkenlerin rol oynadığı düşünülmektedir. bebeklerin % 40' ında çift taraflı çıkık mevcuttur. kızlarda erkeklere oranla altı kat daha sık görülür.

kundaklama, bebeği ayaklarından tutarak baş aşağı sallama gibi uygulamalar eğilimi olan bebeklerde kalça çıkığına yol açabilir. dolayısıyla böyle geleneksel uygulamalardan mutlaka kaçınmak lazımdır.

doğumsal kalça çıkığı açısından riskli bebekler kimlerdir ?

1) ailede veya yakın akrabalarında kalça çıkığı mevcut olanlar. bu durum kesinlikle hekime bildirilmelidir.

2) makat gelişi ile doğan bebekler veya anne karnında gebeliğin sonuna kadar başı yukarıda olacak biçimde kalan bebekler.

3) boynunda bir yana doğru doğumsal eğrilik & lsquo; ' tortikolis' ' olanlar.

4) ayaklarında doğumsal ortopedik biçim bozuklukları olanlar.

doğumsal kalça çıkığı nasıl tespit edilir ?

kalçada mevcut olan bir problemi bakar bakmaz görmek her zaman olası olmayabilir. dolayısıyla doktorunuz kontrol muayeneleri sırasında her defasında bebeğinizin kalçalarını da muayene edecektir.

doktorunuz bebeğinizin kalçalarını muayene ederken uyluk kemiklerini nazikçe çekerek ve iterek kalça ekleminde gevşeklik olup olmadığını saptar. daha büyük bebeklerde bebeğin bacaklarının basitçe açılıp açılmadığını kontrol eder.

eğer bebeğiniz yenidoğan ise ve problem çok ciddi değil ise iki hafta sonra tekrar kontrol muayenesi yapılacaktır. ancak problem daha ciddi ise veya kontrol muayenesinde de bir problem saptanırsa doktorunuz sizi ortopediste yönlendirecektir.

bazen bebeğinizin kalçası ultrason ile görüntülenebilir. dört aylıktan daha büyük bebekler için ise kalça ekleminin görüntülenmesi için röntgen filmi çekilebilir.

doğumsal kalça çıkığı nasıl tedavi edilir ?

kalçadaki sorunların büyük bir kısmı & lsquo; ' pavlik bandajı' ' ile tedavi edilebilir. bu ultrasonografi kontrolü yapılmadıysa.

bebeğinizin bacaklarının boyu birbirine eşit değilse.

yürümeye başlayan bebeğinizde topallama farkediyorsanız hekiminize başvurmalısınız.

kaynak: çocuk sağlığı, hastalıkları ve yenidoğan uzmanı v. hilda çerçi özkan

Yenidogan bebek - sunnet

Yenidoğan bebek - sünnet

Sünnet cerrahi olarak çıkarılmasıdır. yenidoğan sünneti " çan yöntemi" ile dikişsiz olarak, güvenle yapılabilmektedir.

sünnetin faydaları, yapılan araştırmalarda tıbben zorunlu bir işlem olmamakla beraber gösterilmiştir. sünnet ilk bir yaşta daha sık görülen idrar yolları enfeksiyonunu 10 kat azaltmaktadır. hijyen daha kolay sağlanır ve penis ön derisinin yapışıklıkları önlenmiş olur. penis kanseri ve aıds gibi cinsel yolla bulaşan hastalıkların da riski azalmaktadır.

sünnetin komplikasyonları enderdir. yara yerinde kanama, enfeksiyon, derinin az kesilmesi ve hatalı iyileşme gibi problemler görülebilir.

sünnet ağrılı bir işlemdir. dolayısıyla sünnetten yaklaşık bir saat önce penis başına emla denilen ağrı kesici bir krem sürülür.

sünnet sonrası bakımı olabildiğince kolaydır. sünnet işleminden iki üç saat sonra evinize gidebilirsiniz. sünnet sonrasında antibiyotikli bir krem günde üç kez penis etrafına sürülür ve gazlı bezle kapatılır. yara 1 hafta içerisinde iyileşir. penis başında sarımsı bir akıntı ya da tabaka görülmesi normaldir, ancak bir haftadan uzun sürmemelidir.

sünnet kararı alırsanız, çocuk hekiminize haber veriniz. bebeğin kanama yönünden riski olmadığını kanıtlamak için kan örneği alınacaktır. şayet yapılacaksa, ilk bir ay içerisinde sünnet yapılmalıdır.

lütfen bu durumlarda hekiminize haber verin :

- işlem sonrası 8 saat içerisinde idrar yapamama veya damla damla yapma,

- penis başının mor veya siyahımsı renk alması,

- devam eden kanama,

- ateşlenme veya halsizlik

kaynak: dr. pınar dayanıklı

Yenidogan bebek - sarilik

Yenidoğan bebek - sarılık

Her yenidoğan bebekte retina tabakasını yormaması için işlem sırasında bebeğin gözü bantlanır. sarılık düzeyi hızla artış göstermiyorsa fototerapi sırasında annenin emzirmesine izin verilir.

hastaneden taburcu olmadan her bebeğin sarılık seviyesine bakılır. normalden fazla bulunursa fototerapiye alınır. fototerapi sonrası tekrar yükselme olabilir. bunun da kontrol edilmesi gerekmektedir. evde bebeğin rengi gittikçe sararırsa, bekletmeden sarılık seviyesine tekrar bakılmalıdır.

sarılıkla ilgili şu durumlarda doktorunuzu arayabilirsiniz :

bebeğin rengi koyu sarı veya portakal rengine dönüşürse,

ilk haftalarda günde 1-2 kere dışkı yaparsa,

günde yalnızca 3-4 kere idrar yaparsa,

size göre sütünüz azsa, bebek aç, emzirme sonrası ağlıyorsa,

ilk ayın sonunda hala sarı ise

kaynak: dr. özlem ekiz yörükalp

Kolik (aglayan bebek)

Kolik (ağlayan bebek)

Kolik ağlaması nedir ?

bebeklerin % 1o'unda kolik olur. nedeni tam belli olmayan bu taktirde, bebek kucakta tutulmak veya yatmak ister. günde belli aralıklarla 2-3 kez gelebilen, nedeni açlık ya da hastalık olmayan ağlamadır. bebek ağlama krizleri arasında çok iyidir. genellikle kucağa alınınca susar.

2 hafta civarında başlar ve genellikle 3. ayda geçer.

kolik, anne ve babanın kötü bakımı hakkında değildir, kendinizi suçlamayın. kolik fazla gaz yapımı ile de ilgili değildir. kolik anüs kasını tahriş edebilir, pek yararı da yoktur.

eğer ;

* çocuğunuz 2 saatten fazla sürekli ağlamışsa,

* bebeğiniz 1 aydan ufak ve hastaysa,

* bebeğinizi incitmekten korkuyorsanız,

* bebeğiniz çok hasta gibi duruyorsa,

doktorunuzu derhal arayın.

eğer ;

* ağlayan bebeğinizi sakinleştirınek için bir yol bulamadıysanız,

* ağlama 4 aydan daha sonraya ulaşmışsa,

* bebeğiniz yeteri kadar kilo alamıyor veya açsa,

* veya başka şeyler düşünüyorsanız

doktorunuzu arayınız.

kaynak: dr. özlem ekiz yörükalp

Ilk gunler ve evde bakim

İlk günler ve evde bakım

Bebek doğduktan sonra ona nasıl bakacağınız ile ilgili pek çok sorularınız olacaktır. burada, annelerimizin aklına en sık gelen sorulara cevaplar vermeye çalışacağız.

emzirme düzeni : ılk haftalarda emzirme düzensizdir ve bebek her istediğinde emzirilmelidir. her iki göğsü de eşit sürelerde emzirtmek idealdir. ancak bu her zaman gerçekleşmez. bebek bir kerede tek göğsü emerse bir sonraki sefer diğer taraftan emzirmek gerekmektedir. ılk 10 dakikadan sonra gelen süt daha yağlıdır; bebekte doygunluk hissi uyandırır. bir göğsü emmesi dolayısıyla yeterli olabilir. günde yaklaşık 10-12 kere emmesi ve ilk 4-6 ay gece beslenmesi normaldir. emzirilen bebeğe su vermek gerekmez. meyve püresi ve pirinçli mama benzeri ekbesinler 6 aydan sonra verilmelidir.

dışkı ve idrar sıklığı : bebeğinizin ilk ayında dışkı sayısı fazladır (günde 6-8 kez). anne sütüyle beslenen bebeklerin dışkıları cıvık olur. dışkı ilk günler yeşilimsi, daha sonra altın sarısı renk alır. mama ile beslenen bebeklerin dışkıları daha kıvamlı ve sıklığı daha azdır. bu bebeklerde sarılık varsa,

- bezlerinin dışına kadar taşan sıvı tarzında dışkılama (günde 3-4 defa) oluyorsa,

- üst üste fışkırtır tarzda kusuyorsa...

kaynak: çocuk sağlığı, hastalıkları ve yenidoğan uzmanı dr. gülnihal şarman

Anne sutunun sagilmasi ve saklanmasi

Anne sütünün sağılması ve saklanması

Anne sütünün sağılması ve saklanması

bebeğinizden uzak kaldığınız durumlarda da bebeğinizi anne sütü ile besleyebilirsiniz. bunun için önceden göğsünüzü sağıp, lazım olduğunda bebeğe sağılmış sütünüzü verebilirsiniz. göğsünüzü elinizle veya pompayla sağabilirsiniz. pompalar elle, pille veya elektrikle çalışabilir.

uygun sağma teknikleri:

. elle sağma: bebeğiniz vaktinde doğmuş ve sizi iyi emiyorsa, sütünüzün fazlasını almak için veya göğüs ucunu yumuşatmak için elle sağmak uygundur.

. elektrikli pompa: bebeğiniz prematüre doğmuş ve uzun müddet sizi ememeyecekse, hastane tipi elektrikli pompa kiralamalısınız.

. pilli pompa: arada sağım yapacaksanız pilli pompa alabilirsiniz.

hazırlanma ve temizlik:

* göğüslerinizi sağmadan önce kesinlikle ellerinizi yıkayınız.

* göğüslerinizi temiz tutmak için günde bir kez banyo veya duş almak yeterlidir. her kullanımdan önce pompanın setlerini sıcak sabunlu su ile yıkayınız.

* hastaysanız ve bir ilaç almanız gerekiyorsa hekiminize danışınız.

sütün elle sağılması:

- ellerinizi ılık su ve sabun ile yıkayınız.

- göğsünüzün ucunu kaynamış, ılıtılmış su ve pamukla siliniz.

- baş parmağınızı göğsün üstünde saat 12: 00 konumunda, orta ve işaret parmaklarınızı göğsün altına kahverengi kısmın gerisine saat, 6: 00 konumunda yerleştiriniz. bu şekilde süt torbacıkları sağılacaktır.

- önce geriye daha sonra da parmaklarınızı ileriye doğru yuvarlayarak göğsünüzün ucunu sıkmayacak biçimde göğüs duvarından destek alarak öne doğru sağma işlemini bitiriniz.

- elinizin " c" biçimini koruyarak her saat kadranını sağmak üzere göğsünüzde parmaklarınızı dolaştırınız.

sütün toplanması:

sağdığınız sütü temiz bir plastik veya cam şişede veya süt saklama poşetlerinde saklayabilirsiniz. şişeleri tamamen doldurmadan, emziksiz bir biçimde kapak ile sıkıca kapatınız. poşetler ise lastik bir bant ile kapatılabilir. sağdığınız ve poşetlediğiniz her sütün üstüne bebeğinizin ismini ve tarihi yazmayı unutmayın.

sütün ısıtılması:

soğuk süt akan ılık su altında veya bir biberon ısıtıcısında ısıtılabilir. sütü fazla ısıtmayın. bu, sütün kesilmesine ve bazı proteinlerin hasar görmesine sebep olabilir. sütü eritmek veya ısıtmak için mikrodalga fırınların kullanılması mutlaka önerilmemektedir.

donmuş sütü eritme:

buzdolabında, yavaş olarak eritiniz. (100 cc. sütün erimesi birkaç saat sürebilir ).

sıcak suyun altında bir kap içerisinde daha hızlı olarak eritmede yapılabilir. kap içerisinde daha hızlı olarak eritme de yapılabilir.



diğer önerilerimiz:

- sütü bir saatten fazla oda ısısında bırakmayın.

- ikinci kullanımdan sonra kalan sütü atmalısınız.

- eritilmiş sütü tekrar dondurmayın

- sütü buzdolabının kapağına koymayın

- sütler bir termos içerisinde, buz ile birlikte taşınmalıdır.

anne sütünün saklanma süreleri:

- sağdığınız sütü dondurmadan 72 saat ve dondurulmuş sütü erittikten sonra 24 saat buzdolabında (+ 1 ile +4 & deg; c arasında) saklayabilirsiniz.

- süt, tek kapılı buzdolabının buzluğunda (-7 ile -2 & deg; c arasında) 3 haftaya kadar, iki kapılı buzdolaplarının buzluğunda 3 ay saklanabilir.

- sütünüzü derin dondurucuda (-18 & deg; c nin altında) 6 aya kadar saklayabilirsiniz.

kaynak: çocuk sağlığı, hastalıkları ve yenidoğan uzmanı dr. gülnihal şarman

Dogum sonrasi ilk kontroller

Doğum sonrası ilk kontroller

Yenidoğan tarama testleri

yenidoğan tarama testleri, saptandığında tedavisi olası olan bazı hastalıkların tanınması için uygulanan testlerdir. hayatın ilk aylarında zeka geriliği oluşabilir.

tarama testleri bebek 72 saatini doldurduktan sonra yapılmalıdır. şayet bebek normal doğumla doğmuş ve bir iki gün içerisinde de taburcu olacaksa, birinci haftada yapılan kontrol muayenesi sırasında kan örneği alınır. bu testler için topuktan alınan birkaç damla kan yeterlidir. test neticeleri bir, iki hafta içerisinde belli olur.

yenidoğan işitme taraması

bebekler doğdukları andan başlayarak duyarlar. işitme taramasında, bebeğin alın ve kulak arkasına yerleştirilen elektrodlar sayesinde kulağa verilen seslerin, beyinde yarattığı dalgalar ölçülür. tarama yapılmadan ailenin gözlemiyle bebekte işitme kaybı, en erken 18 aylıkken saptanabilmektedir. halbuki işitme kaybı ilk altı ayda tanındığında, işitme cihazları ile işitme ve konuşma yetenekleri normale yakın gelişmektedir. dolayısıyla işitme engelli bebeklerin erken tanınması mühimdir.

bebeğiniz işitme taramasını geçemezse, bir ay sonra yenidoğan servisinde kontrol işitme testi yapılır. en iyi cihazlarla bile, 100 bebekten 4'ü testi geçememektedir. ancak test tekrarlandığında, bu oran 1000 bebekte 3-4'e düşmektedir.

kaynak: dr. özlem ekiz yörükalp

Anne sutu hakkinda

Anne sütü hakkında

Hamilelik süresince büyük bir özlem duyarak bebeğini dünyaya getiren annenin bebeğine verebileceği en hoş armağan anne sütüdür. anne sütü ile beslenmek bebeğin fiziksel ve zihinsel gelişimini en iyi biçimde sağlayacak, bebekle anneyi birbirine yakınlaştıracak ve bu nedenle bebeğin annesinin göğsünde kendini güvende hissetmesini sağlayacak tek yoldur. bunun yanı sıra bebeği anne sütü ile beslemenin en ekonomik yol olduğunu unutmamak gerekmektedir. bu sebeplerle bebeğin doğar doğmaz emzirilmeye başlanması gerekmektedir.

doğumdan derhal sonra bebeğin henüz doğum masasından kalkmadan emzirilmeye başlanması; anne ile bebek arasında ilk temasın sağlanması, uzun süreli ve başarı gösteren bir emzirme için çok mühimdir. bebeğin en geç bir saat içerisinde anne memesine verilerek emzirilmenin teşvik edilmesi lazımdır. bebeğin emmek için en istekli olduğu bu dönem geçirilirse bebekte uzun müddet isteksizlik ve emzirmenin başlamasında gecikme görülür. sezaryanlı annelerin henüz kendilerine tam gelmeden bir başkasının yardımıyla bebeklerini emzirmeleri gerekmektedir.

anne memesinden süt salgılanmasını prolaktin adındaki hormon temin eder. prolaktin hormonun uyarılması ile süt salgılanmaya başlar. bu hormonu uyaran etki bebeğin anne memesini emmesidir. yani bebek ne kadar çok emerse o kadar çok süt salgılanır.

anne sütünün besinsel ve hücresel içeriği hareketsiz kalmayıp sütün üretim basamağına göre, çocuğun erken veya vaktinde doğmasına göre, anneden anneye ve günden güne değişir. anne sütü emzirmenin ilk günlerinde koyu sarımsı bir sıvı olarak salgılanır ve buna kolostrum adı verilir. kolostrum yüksek değerli protein, kalp hastalıkları, kanser, şeker hastalığı, ağız ve diş gelişimi bozuklukları, bağırsak hastalıkları, alerji gibi durumların daha az görüldüğü saptanmıştır.

kaynak: milupa, nutricia ve bebelac

Evin genelinde guvenlik

Evin genelinde güvenlik

Evin genelinde bebeğinizin güvenliği için dikkat etmeniz gereken hususlar;

evde fazla faaliyet ve telaş olduğu saatlerde kaza olma riski daha fazladır, bu tür tehlikenin çok olabileceği saatleri belirleyip daha sakin ve dikkatli olabilirsiniz.

çocuğunuzu asla uzun müddet yalnız bırakmayın. çok meşgul olsanız bile daima onun nerede olduğunu ve nelerle meşgul olduğunu kontrol edin. odasında uyuduğu zamanlar bile sıkça kontrol edin, bebeğinizin odasına bebek telsizi kullanabileceğinizi hatırlayın.

bütün prizlere koruyucu kapak yerleştirin ve olası olduğu kadar mobilya ve eşyalarla çocukların erişemeyeceği biçimde prizlerin önünü kapatın.

küçük elektrikli ev aletlerini prize takılı olarak veya ortada bırakmayın.

pencereleri ve balkon kapılarını daima emniyete alın. bunların önünde çocukların üzerine çıkabileceği iskemle veya başka bir eşya bırakmayın. olasıysa emniyet kilidi takın.

çocuğunuzun asla balkona yalnız olarak çıkmasına izin vermeyin.

camlı kapılar, mobilyalar ve zeminlerin çocuğunuz için tehlike oluşturduğunu unutmayın. buraları kesinlikle güvence altına alın olasıysa camsız olanlarını kullanmaya çalışın.



yer döşemelerinizi fazla kayganlık vermeyen temizlik maddeleri ile temizleyin ve kayganlık vermeyen cila ile cilalayın. kayabilecek bir ayakkabı, terlik veya çoraplarıyla dolaşmasına izin vermeyin. kaymayan çoraplar temin edebileceğinizi unutmayın.

bir yangın söndürücü bulundurun ve çocuğunuzun ulaşamayacağı bir yere koyun.

mutlaka bir ilk yardım dolabı bulundurun.

ilaç, kimyasal ürünler, kozmetikler, yanıcı maddeler ve bunlar gibi ürünleri çocuğunuzun ulaşamayacağı yerlerde olasıysa kilitli tutun.

evin genelinde ve yerlerde çocuğun yutabileceği kadar ufak eşyalar olmamasına dikkat edin. bu tür eşyaları ulaşamayacağı yerlere kaldırın.

Arabada guvenlik

Arabada güvenlik

Arabada bebeğinizin güvenliği için dikkat etmeniz gereken hususlar;

çocuğunuzu arabada hiçbir vakit ama hiçbir vakit yalnız bırakmayın, çok kısa süreli olsa bile.

çocuğunuz arabada iken mutlaka kontak anahtarını arabanın üstünde bırakıp arabadan inmeyin.

çocuğunuz arabada iken mutlaka aracınızı çalışır halde bırakıp arabadan inmeyin.

kapılardaki çocuk emniyet kilitlerini kullanabilirsiniz.

araba koltuğu ile olsa bile çocuğu ön koltuğa mutlaka oturtmayın.

araba kullanırken mutlaka çocuğu kucağınıza almayın.

mutlaka çocuğunuza göre bir oto güvenlik koltuğu kullanın

çocuk oto koltukları hayat kurtarır

çocuklar, pek çok kez araba yolculuğu yapan narin yolculardır. her yıl binlerce çocuk araba kazalarında yaralanmakta hatta zaman zaman yaşamını kaybetmektedir. kazaların çoğu kısa uzaklıkta şehir içi yolculuklarda olmaktadır. çok düşük hızlarda bile, bağlanmamış çocuk öne fırlayarak yaşamını kaybedebilir. daha da önemlisi, emniyet kemeri takılmamış yolcular diğer yolculara da tehlike yaratır. doğru takılmış çocuk oto koltukları, kazalarda büyük ve çocuk ölümleri ile yaralanmalarını önemli ölçüde azaltabilir. dolayısıyla, ne kadar kısa olursa olsun her yolculukta çocuğunuz için ideal bir oto koltuğu kullanmanızı öneririz.

Banyoda guvenlik

Banyoda güvenlik

Evimizin en tehlikeli ve kaza olma ihtimali yüksek yerlerinden biri de banyodur, bilhassa temizlik malzemeleri, kimyasallar ve kayıp düşme açısından çok dikkatli davranmalıdır.

banyoda bebeğinizin güvenliği için dikkat etmeniz gereken hususlar;

kimyasal malzemeleri çocukların erişemeyeceği bir yere kaldırın olasıysa kilitleyin.

çocukların ulaşamayacağı ve açamayacağı bir ilaç dolabı kullanın.

kozmetik ürünlerini çocukların ulaşamayacağı bir yere kaldırın.

duş kabininiz mutlaka cam olmamalıdır, şayet cam kullanılmışsa hemen değiştirin çünkü bütün ev halkı için yüksek tehlike yaratmaktadır.

klozet kapağını açık bırakmayın ve bebek kilidi takın.

tuvaletini yaparken veya yıkanırken çocuğunuzu hiçbir vakit yalnız bırakmayın.