?

Bilgisayar sözlüğü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bilgisayar sözlüğü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Bilgisayar sozlugu - #

Bilgisayar sözlüğü - #

/ : taksim sinyali. web adreslerinde kullanılır.





@ :
e-mail adreslerinde kullanıcı ismini kullanıcının ınternet adresinden ayırmak için kullanılır. örneğin: mehmet@hotmail. com



\ :
ters taksim sinyali. çoğunlukla dos ve windows dizinlerinde kullanılır.



~ : web adreslerinde kullanılır. bir alt klasörü gösterir.



100basefx :
fiber kablo kullanılan 100 mbps'lik fast ethernet spesifikasyonu. 400 metreyi geçmeyen bağlantılar için kullanılır.



100baset :
utp kablo kullanan 100 mbps'lik fast ethernet spesifikasyonu. 100baset bağlantısı, ağ üstünde trafik yokken darbeler gönderir.





100basetx :
utp veya stp kablo kullanılan 100 mbps'lik fast ethernet spesifikasyonu. ilk kablo çifti veriyi almak için, ikincisi iletmek için kullanılır. 100basetx 100 metreyi geçen bağlantılarda kullanılmaz.



3-d (üç boyutlu) :
bilgisayarlarda derinliği algılamayı sağlayan görüntü şeklini tanımlar.



Bilgisayar sozlugu - z

Bilgisayar sözlüğü - z





zero-address instruction:
adressiz komut.



zero-synchronization:
sıfır ayarı.



zig-zag scanning:
zikzak tarama.

Bilgisayar sozlugu - y

Bilgisayar sözlüğü - y

Bilgisayar sözlüğü - y harfi ile başlayan bilgisayar terimleri;





y-intercept: y ekseni kesmesi.











yaw angle: rotadan sapma açısı.

Bilgisayar sozlugu - x

Bilgisayar sözlüğü - x

Xml (extensible markup language) : ınternet üstünde bilgiyi paylaşabilmek için ortak bir bilgi formatı yaratma yolu. html diline benzer.



x-intercept:
x ekseni kesmesi.



x-rays:
radyoloji görüntüsü. röntgen imgesi.



x-windows:
x-penceresi. pekçok unix sistemi tarafından kullanılan grafik nitelikli kullanıcı arayüzü.

Bilgisayar sozlugu - w

Bilgisayar sözlüğü - w

Wait condition: bekleme durumu. bir bilgisayarın hiç bir iş yapmadığı, iki işlem arasında beklemede olduğu durum.



wan (wide area network):
geniş alan ağı. bir bölge ülke ya da yerküreyi kaplayabilen boyutta, bilgisayarları, uçbirimleri, ve yerel alan ağlarını bağlantılayan veri iletişim ağı.



wap (wireless application protocol):
telsiz erişim protokolü. cep telefonu abonelerinin sınırlı bir kanaldan ınternet'e erişimlerini sağlayan protokol.



warping:
bir nesnenin, bir yüzeyin şeklinin kalıcı şekilde bozulması.





wave:
dalga. vakit, uzam ya da her ikisinin birden fonksiyonu olan bir görüngü.



web browser:
ınternet üstünde bilgi kaynaklarını aramaya elveren ve bağlantılı metin ve ortamların olanaklarını kullanan istemci programı.



webmaster:
site şefi. bir örün sitesinin bakımı ve sunucunun iyi işlemesi, yeni örün belgelerinin hazırlanması gibi yükümlülükleri olan uzman.



white paper :
beyaz sayfa. bir kurumun durumunu, felsefesini, ürünlerinde kullandığı teknolojileri açıklayan makale türü yazılar.



wildcard character :
bir veya birkaç karakterin yerine kullanılan özel bir karakter. bu tür bir karakter olarak daha çok (*) sinyali kullanılıyor.





window: pencere. bilgisayar ekranında komutların yazıldığı ya da bilgilerin gösterildiği alan.



winsock (windows socket ınterface) :
pek çok uygulamanın ınternet bağlantısını kullanmasına ve paylaşmasına izin veren bir program arayüzü.



wire speed :
kablo hızı. bir iletişim teknolojisinin fiziksel bir kabloda sağladığı veri transfer hızı.



wireless :
kablosuz. bir sinyali kablo yerine atmosfer ortamını kullanarak taşıyan elektromanyetik dalgalarla yapılan iletişim.



wiring:
kablo bağlantıları. elektriksel bağlantıları sağlamak üzere kablo gibi iletkenlerin düzenleşimi, örneğin kablo bağlantı çizeneği, kablo bağlantı aygıtı, kablo bağlantı yazılımı.





wiring closet :
kablolama odası. bir veri veya ses ağının kablolaması için kullanılan özel tasarımlı oda.



wizard:
sihirbaz, yardımcı yazılım. peş peşe gelen diyalog kutuları sayesinde kullanıcıya zor bir görevin yerine getirilmesinde yardımcı olan ve bir yazılımla tümleşik sunulan yardımcı program.



word:
sözcük. bir tüm olarak değerlendirilen bit dizisi.



workflow :
iş akışı. bir iş prosesinin her bir adımındaki görevler, prosedürel adımlar, lazım bilgi giriş çıkışı ve araçlardan oluşur. bir iş prosesinin analizinde ve yönetilmesindeki iş akış yaklaşımı, dokümanlara, veriye ve veritabanına odaklanan nesne yönelimli bir yaklaşımla birleştirilir. genel olarak iş akışı yönetimi, dokümanlardan çok proseslere odaklanır.



workgroup :
çalışma grubu. birbiri ile veri alışverişi ve iletişim için tasarlanmış olan yerel bir ağdaki iş istasyonları ve sunucular topluluğu.





workgroup switching :
çalışma grubu anahtarlaması. ethernet ve cddı veya fddı arasında yüksek hızlı çevirici köprüleme ile ethernet ağları arasında yüksek hızlı (100 mbps) şeffaf köprüleme sağlayan anahtarlama yöntemi.



workshop:
çalıştay. belirli bir uzmanlık alanında, bir problemi irdelemek üzer toplanmış kişilerin aktivitesi.



workspace:
çalışma alanı. robotbilimde bir robotun iki ana hareket ekseni boyunca erişebileceği noktaların belirlediği uzay.



workstation :
iş istasyonu. 1) şahsi bilgisayardan daha hızlı ve daha kapasiteli olan ve bir sefer kullanım hedeflenerek tasarlanmış olan bilgisayar. 2) zaman zaman ana bilgisayara bağlı bilgisayarlar için de kullanılır.





worm:
kurt, solucan. başlatıldıktan sonra devamlı kendini kopyalayarak bellek yiyen saldırı yazılımı.



wrap-around:
sarma. bilgisayar grafiğinde ekranın bir ucundan çıkan bir nesnenin ekranın diğer ucundan girmesi.



write-protect:
yazmaya karşı koruma. bir veri saklama ortamında kaza eseri verilerin kaybına yol açacak biçimde yazılmasını engelleyici düzen.



www(world wide web) :
bir browser gibi istemci uygulamaları kullanılarak bağlanılan ve çeşitli servisler sunan, ınternet sunucularının oluşturduğu büyük ağ.



wysıwyg (what you see is what you get) :
ne görürsen onu alırsın. program geliştiricinin bir arabirim veya doküman oluştururken neticesini bire bir görmesini sağlayan editor yazılımı.

Bilgisayar sozlugu - v

Bilgisayar sözlüğü - v

V. 24 : dte ve dce arasındaki fiziksel bir katman arabirimi için ıtu-t standardı.



v. 32 : 4. 8 veya 9. 6 kbps hızlarda çift yönlü veri iletişimini sağlamak için ıtu-t standardı seri hat protokolu.



v. 32bis : v. 32'yi 14. 4 kbps hızına genişleten ıtu-t standardı.





v. 34 : seri bir hat protokolunu belirleyen ıtu-t standardı. v. 34, 28. 8 kbps hızını ve gelişmiş veri sıkıştırma tekniğini de içererek v. 32 standardını genişletiyor.



v. 35 : bir ağ erişim cihazı ile bir paket ağı arasındaki iletişim için kullanılan senkron, fiziksel katman protokolunu tanımlayan ıtu-t standardı. v. 35 daha çok avrupa ve abd'de kullanılır, 48 kbps hız temin eder.



v. 42 : v. 32 ve v. 32bis ile aynı iletişim hızı ve aynı standartları kullanır. fakat daha iyi bir kusur düzeltmeye sahiptir, o nedenle daha güvenli bir standarttır.



validation:
sağlama, geçerlilik sınaması. bir ölçme aracı ya da ölçümün konusuna uygunluğunu ve her türlü dizgeli, dizgesiz yanılgıdan arınmışlığını gösterme.



value:
değer. bir simgeye karşılık gelen nicelik ya da tutar. bir simgeye, parametreye, değişkene atanan değer.





var (value added reseller) :
değer katan satıcı. bilgisayar sektöründe, var olan bir ürünü alıp, ona özel bir uygulama gibi değerler katarak, değişik bir paket olarak satan kurum.



variable:
değişken. değeri değişebilen ve çoğunlukla ölçülebilen bir nicelik ya da özellik. programlama dillerinde gelişi hoş bir anda tek bir tane olmak üzere değişik değerler alabilen dil nesnesi.



vector:
vektör, yöney. sıralı sayı kümesi ile tanımlanan nicelik. bilgisayar grafiğinde yönlü doğru çizgi.



verification:
doğrulama. bir sistem ya da bileşenin geliştirilme sürecinde belirli bir evresinin istenen şartları sağlayıp sağlamadığının saptanması.



version:
versiyon. bir belge ya da program yazılımının başlangıçtaki dağıtımı ya da aradaki düzeltmeleri de içeren ara dağıtımı.





vibration:
titreşim. esnek bir maddenin ya da dalgalanan bir ortamın denge halinden ayrılıp bırakılmasıyla başlayan yinelemeli devinim.



video card:
grafik kartı, video kartı. bilgisayarın ürettiği grafik ve verileri saklayan ve ekrana devamlı tazeleyerek getiren ekleme kart.



video compressor:
video sıkıştırıcısı. video işaretlerini sayısal olarak sıkıştırarak iletim bant genişliği ve bellek hacmini azaltan aygıt ya da yöntem.



video conferencing:
videokonferans. iki ya da daha çok nokta arasında iki yönlü konuşma ve görüntünün aktarımı ile oluşturulan iletişim oturumu.



video streaming:
duraksız video aktarımı. ınternet üstündeki video dosyaların gerçek zamanda okunması.





view:
bakış. veri yönetiminde ilgili alanların, sınıfların, ilişkilerin, özelliklerin, kısımların vb. belirli bir hedefe yönelik olarak derlenmesi.



viewpoint:
bakış açısı.



virtual circuit :
sanal devre. iki ağ cihazı arasında güvenli bir iletişim oluşturmak için kurulan mantıksal devre. sanal devreler, frame relay ve x. 25'de kullanılırlar. atm'de sanal devreye sanal kanal denir.



virtual:
sanal. görünürde gerçek gibi olup, esasında başka araçlarla yaşama geçirilen.



virtual private network (vpn) :
sanal özel ağ. herkese açık olan iletişim altyapısını kullanan özel bir veri ağıdır. tünel protokolu ve çeşitli güvenlik prosedürleri ile izinsiz girişlere karşı korunur.





virus:
virüs. bir bilgisayarda sistem öz kaynaklarını boğacak biçimde belleği bozan yazılım.



visibility:
görünürlük. bilgisayar grafiğinde bir öğrenin ekranda görünüp görünmeyeceğini belirleyen özellik.



visual:
görsel.



vlan (virtual lan) :
sanal yerel ağ. pekçok değişik ağ bölümüne dağılmış olan, ancak aynı kabloya bağlıymışlar gibi birbirleri ile iletişim kurmaları sağlanan, bir veya birkaç yerel ağ üstündeki cihazlar grubu.



voice:
ses





voice over ıp (voıp) :
ıp üstünde ses. ıp (ınternet protocol) protokolunu kullanarak ses bilgisinin yayılmasını yönetme özellikleri.



volume:
gürlük, kazanç. ses genliğinin seviyesi. bir nesnenin uzayda tuttuğu üç boyutlu yer.



vrml (virtual reality modeling language) :
sanal gerçeklik modelleme dili. üç boyutlu görüntü dizilerini tanımlayan ve kullanıcılarının onlarla etkileşim içerisinde olmasını sağlayan bir dil.

Bilgisayar sozlugu - u

Bilgisayar sözlüğü - u

Uart (universal asynchronous receiver/transmitter) : bir bilgisayar arabirimini kontrol etmek için seri cihazlara takılan programlanabilir yonga.



uhf band:
3 ghz arasındaki frekansları içeren radyo bandı.



ultrasound:
hızı, ses hızından yüksek olan.



unavailable:
kullanılmayan, yararlanılmayan.





under construction:
kurulmakta olan site, yapım aşamasında. ınternet ortamında bir örün sitesinin henüz kurulmakta olduğunu gösteren deyim.



underline:
altını çizmek.



undo:
geri almak, iptal etmek.



unformatted:
formatlanmamış. bilgi işlemde giriş ya da çıkış işlemlerinden önce hiç bir düzenlemenin yapılmaması.



unicast :
ağdaki tek bir amaca gönderilen mesaj.





unicast address : tek bir ağ cihazını belirten adres.



unicode:
dünyanın tüm dillerini kapsayan, karakter başına 16 bit kullanan, bu nedenle 65. 000 karakteri gösterebilen karakter kodlama sistemi.



uniform:
düzgün, bir şekilli.



union:
ortaklık. c programlama dilinde birden çok tip sahibi olup gelişi hoş bir anda ancak bir tipte olabilen değişken. veritabanında yapılan aramada iki arama anahtarının birlikteliği.



unit:
birim, aygıt. bir işi yapacak olan alet, aygıt, sistem.





universal:
evrensel, genelgeçer.



unix :
ınteraktif vakit paylaşımlı bir sistem olarak 1969'da bell laboratuvarlarında geliştirilmiş bir işletim sistemi.



unpack:
açmak. bilgi işlemde verileri yoğunlaştırılmış şekilden özgün biçimlerine getirmek.



unsigned:
sinyalsiz.



unzip:
zip sıkıştırmasını açmak.





update:
güncelleme. bir bilgi işlem sisteminde yeni bilgiler eklemek, eski bilgileri tazelemek gibi etkinlikler; örneğin dosya güncelleme.



upgrade:
meziyetini iyileştirmek, sınıf atlatmak. bilgisayar program ya da donanımını daha iyisi ve yenisiyle değiştirmek.



uplink :
uydu iletişiminde downlink, uydudan yer istasyonuna veya alıcıya yapılan bağlantıdır. uplink ise yer istasyonundan uyduya yapılan bağlantıdır.



upload:
yukarı yönde yükleme. gelişi hoş bir bilgi depolama yerinden, çoğunlukla şahsi bilgisayardan, genellikle daha üstün bir bilgisayar belleğine veri gönderme.



uploading :
bir sistemden diğerine, büyük bir sisteme yapılan dosya transferi.





ups (uninterruptible power supply) :
kesintisiz güç kaynağı - kgk. elektrik enerjisi kesildiğinde sisteminizin en azından kısa bir müddet de olsa çalışmasını sağlayan cihaz. bundan başka sisteminizi güç dalgalanmalarına karşı da korur.



url (universal resource locator) :
ınternet üstünden ulaşılabilecek bir dosyanın adresi. bu adres bir web sayfasını, bir görüntü dosyasını, cgı uygulaması veya java applet'i gibi bir yazılımı ve http tarafından desteklenen gelişi hoş bir dosyayı gösterebilir.



usability:
kullanılabilirlik. bilgi işlemde kullanımı kolay ve anlaşılır olan program veya donanım.



user:
kullanıcı. bir sistemin hizmetlerine gereksinen gelişi hoş biri. örneğin kullanıcı erişimi, kullanıcı kodu, kullanıcı arayüzü, kullanıcı etiketi, kullanıcı terminali.



userid:
kullanıcı adı. bir bilgisayar sisteminde bir kullanıcıyı tanıtan özel karakter dizgisi.





utility :
yardımcı program. bilgisayarda, işletim sisteminin sağladıklarına ek özellikler getiren ufak yazılım.



utp (unshielded twisted-pair) :
en fazla kullanılan bakır telefon kablosu.

Bilgisayar sozlugu - t

Bilgisayar sözlüğü - t

T1 : servis sağlayıcıları ınternet'e bağlamakta kullanılan t1 hattının hızı 1. 544 mbps'dır.



t3 : ınternet servis sağlayıcılar tarafından kullanılan t3 hattının hızı 44. 736 mbps'dır.



tab:
sekme. yazılan sayfa üstünde yazıcının ya da sayfanın konumunu ekran ise imlecin konumunu önceden saptanmış belirli bir yere atlatmak.



table:
çizelge, tablo. kullanıma elverişli şekilde sıralanan sayısal bilgiler dizgesi.





tablet:
düz bir yüzey üstünde bir kalemin konumunu koordinat verilerine dönüştüren bilgisayar giriş birimi.



tag:
bir veri kümesi ile ilgili kimlik ve diğer bilgileri taşıyan karakter kümesi.



tag switching :
etiket anahtarlama. ağ katmanı (3. katman) yönlendirmesi ile veri link katmanı anahtarlamasını entegre eden, ağ çekirdeğinde ölçeklenebilir ve yüksek hızlı anahtarlama sağlayan, yüksek performanslı paket iletme teknolojisi.



tape:
manyetik bant. manyetik özellikli ve kayıt amacıyla kullanılan bant. örneğin manyetik bant sürücüsü, manyetik bant etiketleri.



target:
hedef. bilgisayarda verilerin yazıldığı bellek aygıtına ait. bir komutun gönderilmiş olduğu yazılım ya da sistem. gönderilen bilginin amaçlandığı alıcı.





task:
görev. çoklu programlamalı ya da çoklu-işlemcili bir ortamda bilgisayar tarafından bir iş unsuru olarak ele alınan bir ya da daha çok komut dizesi. yönetim tarafından muhasebesi yapılabilen en ufak iş parçası.



task bar:
görev çubuğu. windows işletim sisteminde sık sık kullanılan farklı programların başlatma simgelerini içeren dikdörtgen alan.



tcp (transmission control protocol) :
ınternet üstünde bilgisayarlar arasında mesaj birimleri şeklinde veri göndermek için, ınternet protokolu (ıp) ile birlikte kullanılan bir protokol.



tcp/ıp (transmission control protocol/ınternet protocol) : ınternet'in esas iletişim dili veya protokolu. ıntranet ve extranet gibi özel ağlarda da iletişim protokolu olarak kullanılır.



tdm (time-division multiplexing) :
tek bir iletişim hattı veya kanalı üstünde iletişim için düzenlenen çeşitli işaretlerin düzeni. her bir işaret, müddeti çok kısa olan çeşitli bölümlere ayrılır.





telecommunication :
iletişim. telefon ağları üstünden yapılan iletişim (genellikle bilgisayarları da kapsar).



telephony :
telefona bağlı cihazlar kullanan değişik taraflar arasında ses, faks veya diğer bilgilerin elektronik iletişimle birleştirildiği teknoloji.



telephone network: telefon ağı. birincil olarak telefon hizmeti vermek üzere kurulmuş teleiletişim ağı.



telnet :
izin verdikleri ölçüde başkalarının bilgisayarına erişme yolu. uzaktaki bilgisayarlara erişmek için, bir komut ve onun altındaki tcp/ıp protokolu.



temperature sensor:
sıcaklık algılayıcısı. sıcaklığa tepki veren ve elektriksel bir çıktı ya da mekanik bir eylemle sonuçlanan algılayıcı.





template:
şablon. ortak özellikleri olan nesneleri yaratmakta ya da bulmakta kullanılan model.



temporary data:
geçici veriler. yalnızca ilgili sürecin hayatı boyunca tutulan veriler.



terabit:
veri hızı ölçü birimi, onlu gösterimde 10'nun 12. kuvveti. 1 trilyon bit.



terabyte :
bilgisayarın depolama alanı ölçü birimi, 2'nin 40. kuvveti, bin adet milyar byte.



terminal : 1) veri iletişiminde, iletilen bir sinyali bir uçta (alıcı veya verici) sona erdiren cihaz. 2) telefonda, bilgisayar ve modem arasında dte-to dce (data communications equipment) iletişimdeki bilgisayar ucunu tanımlayan dte (data terminal equipment) terimi. 3) bilgisayarda, bir ana bilgisayarın veya başka bir bilgisayarın aklını kullanan, üstünde hiç program olmayan veya ufak bir program bulunmakta olan, çoğunlukla bir klavye ve monitörden meydana gelen cihaz, aptal terminal de denir. 4) vakit vakit, bir ağa bağlanan gelişi hoş bir şahsi bilgisayar ve iş istasyonu içerisinde kullanılır.





terminal adapter (ta) :
terminal kartı. bir bilgisayar ve ısdn hattı arasındaki donanım arabirimi.



terminal emulation : bir şahsi bilgisayarın, özel bağlantı arabirimleri ile bir ana bilgisayara veya başka bir bilgisayara bağlanmak için aptal terminal gibi davranabilme özelliği.



terminal server : terminal sunucusu. terminalleri ortak bir bağlantı noktasından yerel veya geniş alan ağlarına bağlayan sunucu.



text:
metin, yazı. iki boyutlu ve basitçe anlaşılmak amacıyla düzenlenmiş (örneğin kağıda basılı ya da ekranda görünür biçimde) bilgi. bu bilgi simgeler, tümceler, resimler, çizenekler, çizelgeler biçiminde olabilir.





texture:
doku. imge işlemede bir bölgedeki piksellerin gri tonlamalarının uzamsal düzenleşimi.



thin client :
ince istemci. netpc veya network computer (nc) için kullanılan terim. bu cihazlar merkezi olarak yönetilmek üzere esas konfigürasyonu oluşturacak parçalarla tasarlanmışlardır, cd sürücü, disket sürücüsü ve genişleme yuvaları bulunmaz.



thread:
izlek. bir elektronik forumda tartışmanın çizgisi. bir bilgi işleme sürecinde gerçekleştirilebilecek en ufak işlem birimi. bir süreçte tek bir kontrol akışı.



threat:
tehdit. bilgisayar güvenliğinde bilgi sistemini örseleyebilecek, bilgileri açığa çıkarabilecek, hizmet vermeyi engelleyebilecek, gelişi hoş bir durum.



threshold:
eşik. üzerinde olunduğunda bir şeyin doğru ya da çalışır duruma geçtiği, altında olunduğunda da tersinin geçerli olduğu değer, seviye ya da nokta. bir fizyolojik ya da psikolojik etkinin kendini göstermeye başladığı durum.





throughput :
1) bilgisayarın belli bir sürede yaptığı iş. 2) veri iletişiminde, bir yerden başka bir yere belli bir sürede taşınan veri miktarı.



thumbnail :
grafik tasarımcılar ve fotoğrafçılar tarafından büyük bir resmin küçültülmüş durumuna denir.



tick mark:
işaret çentikleri. bir grafiğin eksenleri üstünde değerleri, kategorileri vb. göstermek üzere kullanılan kısa dik çizgiler.



tıff (tag ımage file format) :
tıff. bazı şahsi bilgisayarlarda kullanılan ve taranmış imgeleri saklamak ya da alıp vermek için faydalanılan grafik dosya formatı.





time alignment:
zamanlama ayarı. iki sürecin görece vakit referanslarının uyumlu kılınması.



timeout :
başka bir ağ cihazından belirli bir sürede cevap bekleyen ağ cihazının bu yanıtı alamaması halinde meydana gelen olay. sonunda ya bilgi tekrardan gönderilmeye çalışılır, ya da iki cihaz arasındaki bağlantı koparılır.



timer:
zamanlayıcı. vakti ölçmek üzere içeriği dönemli olarak değiştirilen yazmaç.



token ring :
ıbm tarafından geliştirilmiş ve desteklenen jeton (token) geçişli yerel ağ. token ring, bir halka topolojisi üstünde 4 veya 16 mbps'de çalışır.



toner:
toner, toz mürekkep. lazer yazıcılarda ya da fotokopi makinelerinde kullanılan toz durumundaki mürekkep.





tool:
araç. bir uygulama yazılımını geleneksel programlama dillerini kullanmak gerekmeden geliştirmelisine elveren program.



toolbox:
araç kutusu. bilgisayarda kullanıcının fare tıklaması ile harekete geçirebileceği işlevleri bir arada belirten kutu ya da palet.



topology :
topoloji. bir kurumsal ağda, ağ noktalarının ve ortamın fiziksel olarak düzenlenmiş hali.



trackball :
iz topu. pek çok taşınabilir bilgisayarda kullanılan bilgisayar imleci kontrol cihazıdır. esasında mouse'un ters dönmüş durumudur.



trafic management : trafik yönetimi. çakışmayı önlenme, ağ trafiğini şekillendirip yönlendirme teknikleri.





trafic policing :
trafiği yönlendirme. belirli bir bağlantıdan geçen trafiği ölçüp, onu o bağlantı için ideal bir konuma çekme işlemi.



trafic shaping :
trafil şekillendirmek. bir ağı tıkayacak olan ani dalgalanmaları sınırlandırmak için kuyrukları kullanmak.



transaction :
işlem. bir dizi bilgi alışverişi.



transducer : enerjiyi bir şekilden diğerine çeviren elektronik cihaz. en iyi örnekleri mikrofonlarda, hoparlörlerde ve antenlerde görülür.



transfer rate :
tarnsfer hızı. belirli bir sürede bir yerden başka bir yere iletilen sayısal veri miktarı.





transport layer :
taşıma katmanı. osı referans modelinin 4. katmanı. bu katman iki nokta arasında güvenli bir iletişim gereksinimini karşılar.



transmission:
iletim. iletilerin bir noktadan bir ya da birkaç noktaya taşınması eylemi.



transparent:
saydam. kullanıcı tarafından yürütümü, çalışması, gerçekleştirimi algılanmayan alet, işlem, yazılım. veri iletiminde kontrol karakterleri içermeyen veriler. ışığı olduğu gibi geçiren, varlığı gözle ayırt edilmesi zor olan madde.



tree topology :
ağaç topolojisi. veri yolu topolojisine benzer bir topoloji. yalnız ağaç topolojisi birden çok ağ noktasını taşıyan dalları içerir.



trial:
deneme. bir olayı oluşturmak üzere olasılıksal bir tasarımla yapılan deney.





true color:
gerçek renk. bilgisayar ekranlarındaki yeşil, kırmızı ve mavi renklerin sekizer bitle, toplam 24 bitle gösterildiğinden elde edilen renkler.



trunk :
telefon sistemlerinde, iki santral anahtarlama sistemi arasında pekçok veri ve ses kanalı taşıyan bir hat.



tuner:
radyo alıcısı. audio yükselticisini içermeyen radyo ya da bir alıcı kanal ayar mekanizması.



tuning:
ayarlama. bir aygıtın bir ya da daha çok sayıda parametresini ayarlayarak çınlama frekanslarından birini uyumlama. en iyi başarımı elde edebilmek için bir sistem ya da devrenin frekansa göre uyumlanması.



tunneling :
özel güvenli bir ağın parçası olarak ınternet'i kullanmak. "tünel", belirli bir şirketin mesaj ve dosyalarının ınternet üstünde taşındığı belirli bir yoldur.





tutorial:
eğitim kursu. eğitim hedefli sunulan bilgi. bir programı kavramak için verilen eğitim bilgileri.



twisted pair :
bükümlü çift. evde veya işyerinde bilgisayarları telefon hattına bağladığımız sıradan bakır kablo. kabloların birbirlerini manyetik olarak etkileyerek yarattıkları hat gürültüsünü azaltmak için, bir kılıf içerisine birbirine sarılarak yerleştirilirler.



type:
tip. örneğin tip öznitelikleri, tip bildirimi.

Bilgisayar sozlugu - s

Bilgisayar sözlüğü - s

Safety: güvenlik. bir şeyin koruma güvencesi vermesi. bel bağlanabilir olması.



safety factor:
güvenlik katsayısı. bir öğenin doğru çalışmasını sağlamak üzere tasarımda öngörülen güvenlik payı.



sample:
numune, örnek. bir evrenin belirli bir özelliğini incelemek için o evreden seçilen birimler topluluğu. örnekleme yöntemiyle yürütülecek gelişi hoş bir çözümleme çalışmasında kullanılmak üzere seçilen örnek unsurlar kümesi.



san (storage area network) :
depolama alanı ağı. büyük ağ kullanıcılarına hizmet vermek üzere veri sunucuları ile birlikte değişik tipte veri depolama cihazini birbirine bağlayan, özel hedefli, yüksek hızlı bir ağ.





sanitizing:
bir manyetik ortama yazılmış her türlü bilginin tümüyle silinmesi için gereken işlemler.



satellite communication :
uydu iletişimi. dünya üstündeki çeşitli istasyonlar arasında veri iletişimi sağlamak için dünya yörüngesindeki uyduların kullanılması.



satellite access protocol: uydu erişim protokolü. dağıtılmış vsat terminallerinin paylaşılan uydu kanalına erişmelerini düzenleyen kurallar.



satellite bandwidth:
uydu bant genişliği. uydu kanallarının frekans bant genişliği.



satellite-cellular telephone:
uydulu telsiz telefon. uydu üstünden hücresel telefon. hem uydu sistemine göre hem de karadaki hücresel sisteme göre işleyebilen iki kipli telefon.





save to:
saklamak, belleğe atmak. yazı işlemede bir metin parçasını dosyada saklama işlemi. verileri ana bellekten ikincil belleğe kopyalama.



scalability :
ölçeklenebilirlik. bir uygulama veya ürünün, farklı boyutlardaki kullanıcıların ihtiyaçlarını karşılayabilmesi.



scan:
taramak, gözden geçirmek. parça parça gözden geçirmek. bilgisayar ekranında yazılmış metni gözden geçirmek.



scanner :
tarayıcı. basılı dokümanlardaki resimleri, bilgisayarda işleyebilmek ve ekranda gösterebilmek amacıyla tarayan cihaz.



scannability:
kolay okunurluk. bir göz atmayla amaç ve içeriğinin basitçe algılanabilir olması.





scheduled maintenance :
programlı bakım. belirli bir vakit programına göre yürütülen koruyucu bakım.



screen:
ekran. imgelerin yansıtıldığı yüzey.



screen saver:
ekran koruyucu. belirli bir müddet kullanılmadığında ekranı karartan ya da seyrek hareketli görüntülerle kaplayan yazılım.



script :
bilgisayar programcılığında, bilgisayar işlemcisi tarafından değil başka bir yazılım tarafından kullanılan bir dizi komut veya yazılım.



scripted message:
hazır mesaj. belirli bir taktirde bir insanı bilgilendirmek amacıyla önceden tasarlanıp hazırlanmış mesaj.





scroll bar:
kaydırma çubuğu. bir parametrenin değerini kaydırma çubuğunun yatay ya da dikey oynatılması ile değiştirmeye yarayan grafik arayüz unsuru.



scrolling menu: akıtmalı menü. bir fare ya da tuşla açılan, ancak açıldığında tamamı ekranda gösterilmeyip akıtma ile devamı görülebilen menü.



scrolling mouse:
ruletli fare. tıklama tuşlarından başka ekranda akıtma eylemini gerçekleştiren bir tekerciği olan fare.



scsı (small computer system ınterface) :
ufak bilgisayar sistem arabirimi. bilgisayarın çevre birimleri ile iletişimini sağlayan ansı standardında elektronik arabirim.



sealable equipment:
sızdırmaz donanım. kutu ya da muhafazası içerisine kapatılarak ya da kilitlenerek korunan donanım.





seamless network:
saydam ağ. tele iletişim ağı içerisinde bir noktadan diğerine problemsizce iletişim kurulmasına engel olabilecek veriler üstünde gelişi hoş bir değişikliğin yer almadığı ağ.



search directory:
arama klasörü. gönderme yapılan sitelerin kategorilere ayrıldığı, bağlantılı metin bağları ile ulaşılan ve bu sitelerin envanterinin tutulduğu örün sitesi.



search engine :
arama motoru. ınternet'te istenen bilgileri aramak için kullanılan arama motorunun üç bölümü vardır. örümcek denen bölümü, aramak için girdiği web sitesinin diğer sayfalarını da bulmak ve okumak için linkleri kullanır. bir başkası, okunabilen sayfalardan oluşturulan büyük bir indeks yaratır. üçüncüsü ise, sizin talep ettiğiniz bilgiyi alır, indeksle karşılaştırır ve bulduğu neticeleri size sunar.



secondery bus: ikincil veriyolu. bilgisayar donanımında, birincil veriyolu arızalandığında kartlar arasında veri iletişimini sağlayan veriyolu.



secret key:
gizli anahtar, şahsi anahtar. bilgisayar güvenliğinde yalnızca kişinin bildiği ve başkalarının eline geçtiğinde güvenlik tehdidinin oluşacağı anahtar.





secure http:
güvenli http. bilgisayar ağları üstünde, bilhassa kredi kartı ile ödemelerde kullanılan güvenli http protokolü.



secure voice equipment:
şifreli ses donatımı. güvenli ses donatımı.



security classification:
güvenlik sınıflaması. bir bilgi öğesine gereksindiği korumaya göre verilen güvenlik oranı.



security counter - measures:
güvenlik tedbiri. bir bilgisayar sisteminde bilgi güvenliğini tehdit eden tehlikelere karşı savunma tedbirleri.



security management :
güvenlik yönetimi. osı ağlarının yönetimi için ıso tarafından belirlenmiş olan beş ağ yönetim kategorisinden biri. güvenlik yönetimi alt sistemi, ağ kaynaklarına erişimi kontrol eder.





seed router :
çekirdek yönlendirici. ağ numarası veya kablo dizisi, port'unda tanımlanmış olan, appletalk ağı üstündeki bir router.



segment : bölüm. 1) köprüler, router'lar veya anahtarlarla sınırlanmış olan ağın bir bölümü. 2) bir veri yolu topolojisi kullanılan lan'da, tekrarlayıcılarla diğer bölümlere sıkça bağlanan devamlı bir elektronik devre. 3) tcp spesifikasyonunda, tek bir iletim katman birimini tanımlamak için kullanılır.



selection:
bir unsurlar topluluğunda belirli ölçüleri sağlayan nesneleri tanılama. bir veritabanında belirli ilişkileri sağlayan grupları bulma.



selector switch:
seçici anahtar. pekçok kontrol devresinden birini seçmekte kullanılan ve elle işletilen çok konumlu anahtar.



self-extracting file :
kendini açabilen dosya. dışardan sağlanan bir programa gereksinmeden sıkıştırılmış durumundan kendi kendine açabilen dosya.





serial port:
seri kapı. dış modem ya da fare aygıtı örneklerinde olduğu gibi seri kipte çalışan aygıtları bağlamak için kullanılan ve bitlerin her saat darbesiyle birer birer iletildiği kapı.



serial transmission :
seri iletim. veri karakter bit'lerinin tek bir kanal üstünden sırayla iletildiği veri iletim yöntemi.



server :
sunucu. 1) aynı veya değişik bilgisayarlarda bulunmakta olan uygulamalara servis sunan bir bilgisayar yazılımı. 2) sunucu yazılımının çalıştığı bilgisayar. 3) i stemci/sunucu yapıda, istemci pc'lere dosya erişimi, basınç kuyruğu veya uzaktan uygulama çalıştırma gibi servisler sunan bir ağ noktası.



server application:
sunucu uygulaması. dinamik bir link ile istemci uygulamasındaki bir hedef belgeye bağlanacak veriler ya da hedef belgedeki bir nesneye gömülecek nesne içeren belge yaratan uygulama.



session :
oturum. iki veya daha fazla ağ noktası arasındaki iletişim işlemleri.





session layer : oturum katmanı. osı referans modelinin 5. katmanı. uygulamalar arasında oturumu başlatır, yönetir ve bitirir. sunu katmanındaki cihazlar arasında da veri değişimini yönetir.



set-top box :
tv cihazının ınternet'te kullanılması ve sayısal tv yayınlarını alabilmesini sağlayan cihaz.



shared access:
paylaşımlı erişim. verilere aynı anda birden çok kullanıcının erişebilmesi.



shareware :
kullanıcının ihtiyaçlarını tanıması ve daha sonra ödeme yapması amacıyla bedava dağıtılan yazılım.



shell: bir bilgisayarın işletim sistemi ile kullanıcı arasında yer alan ve klavye, dokunmalı ekran ya da işaretçiyle yapılan kullanıcı girişlerini yorumlayıp işletim sistemine ileten arayüz.





signaling :
işaretleşme. iletişim amacıyla fiziksel bir ortamdan bir iletişim sinyali gönderme işlemi.



signaling packet :
işaretleşme paketi. başka bir cihazla iletişim kurmak isteyen atm ağına bağlı bir cihazın gönderdiği paket.



simplex : alıcı ve verici istasyon arasında, yalnızca tek yönlü iletişim yapabilme özelliği.



single mode fiber : tek modlu fiber. ışığın yalnızca tek bir açıdan girmesine izin veren dar çekirdekli fiber optik kablolama. çok modlu fiberden daha yüksek bant genişliğine sahiptir, fakat lazer gibi dar bir spektruma sahip ışık kaynağı gerektirir.



smart card : üstünde gömülü olarak veri yüklü bir mikroyonga bulunmakta olan, kredi kartı boyutlarında plastik kart. periyodik olarak doldurulabilen kart, telefon görüşmelerinde, para ödemelerinde ve benzeri uygulamalarda kullanılmaktadır.





smtp (simple mail transfer protocol) : elektronik posta servisi sunan ınternet protokolu.



sna (systems network architecture) :
ıbm tarafından 1970'lerde geliştirilen, büyük, karmaşık ve zengin özellikleri bulunmakta olan bir ağ mimarisi.



snmp (simple network management protocol) : bilhassa tcp/ıp ağlarında kullanılan ağ yönetim protokolu. ağ cihazlarının izlenmesi ve kontrolünü, konfigürasyonların, istatistik işlemlerinin, performansın ve güvenliğin yönetimini temin eder.



socket : yuva. 1) bir ağ cihazında, uç nokta ile iletişim için çalıştırılan program yapısı. 2) appletalk ağına bağlı bir ağ noktasındaki adreslenebilen varlık.





socket 7 : ıntel pentium işlemcinin ana karta takılma şeklini tanımlar.



soho (small office home office) : ufak ofis/ev ofisi. bilgi teknolojisinde, ufak işyerlerini ve ev ofislerini tanımlayan terim.



source code : kaynak kod. kaynak kodu ve nesne kodu, bir yazılım kodunun derlenmeden önceki ve sonraki durumunu gösterir. kaynak kod, bir programcının bir editor yazılımı kullanarak yazdığı yazılım komutlarını içerir. bu kod derlenerek nesne kodu durumuna getirilir.



spam : ınternet üstündeki istenmeyen e-postalar.



span : iki sayısal nokta arasında tamamen duplex sayısal iletişim hattı.





speech recognition : ses tanıma. bir makine veya programın ses komutlarını anlama özelliği.



spelling checker:
yazım denetleyicisi. bilgisayardaki metinlerin yazım denetimini, bir yazım sözlüğü aracılığı ile gerçekleştirilen yazılım.



sql (structured query language) :
bir veritabanından bilgi almak ve güncellemek için kullanılan standart bir programlama dili.



ssl (secure sockets layer) :
ağ üstündeki mesaj iletişiminin güvenliğinin yönetimi için netscape tarafından oluşturulmuş bir yazılım katmanı.



stack :
yığın. 1) tcp/ıp, sık sık bir "yığın" olarak gösterilir. veri değiş tokuşunda hem istemci hem de sunucu tarafında tüm veri geçişlerinin yapıldığı katmanlar (tcp, ıp ve diğerleri). 2) programcılıkta, yönetilmesi gereken gereksinimlerin saklandığı veri alanı veya tampon bellektir.





stackable hub :
istiflenebilir hub. genişleyebilen bir yığın biçiminde üst üste dizilebilmek ve birbirine bağlanabilmek için tasarlanmış hub'lar.



starter diskette:
başlatma disketi.



star topology :
yıldız topolojisi. ağ üstündeki bir uç noktanın, noktadan noktaya bağlantılarla anahtarlandığı ortak bir merkeze bağlanması biçimindeki ağ yapısı.



static ıp number:
statik ıp adresi. bir servis sağlayıcı tarafından bilhassa sunuculara ve veritabanlarına verilen değişmez ıp adresi.



statistical multiplexing :
istatistik çoklama. bir çok mantıksal kanaldan gelen bilginin tek bir fiziksel kanal üstünden iletilmesini sağlayan teknik. bant genişliği yalnızca etkin kanallara ayrılır.





status code:
bilgisayarda bir işlemin, örneğin taşıma, eşlik denetim kusuru, elde, vb gibi neticesini gösteren kod.



store and forward packet switching :
saklayan ve ileten paket anahtarlama. frame'lerin özel port'lara gönderilmeden önce işlendiği paket anahtarlama tekniği.



storage structrure: bellek yapısı. verilerin bellekteki, ilişkilerini koruyacak biçimde tasarlanmış saklatım yapısı.



streaming data:
duraksız veriler. çoklu ortam içerikli ve sunucudan istemci terminaline devamlı iletim durumunda gönderilip okutulabilen veri.



streaming media :
ınternet üstünden videonun sıkıştırılarak gönderilmesini ve ulaştığı noktada kullanıcılar tarafından seyredilmesini sağlayan ortam.





streaming media player: akıtmalı çoklu ortam okuyucusu. bir çoklu ortam sunucusundan gelen verileri açıp gerçek zamanda okuyabilen bu nedenle ekrana görüntü, hoparlöre ses olarak gönderebilen, istemcinin terminaliyle bütünleşik program.



subchannel :
alt kanal. ayrı iletişim kanalları yaratmak için frekanslara göre ayrılmış alt bölümler.



subinterface : alt arabirim. tek bir fiziksel arabirimdeki pek çok sanal arabirimden biri.



subnet adress : alt ağ adresi. alt ağ maskesi tarafından alt ağ olarak tanımlanan, ıp adresi bölümü.



subnet mask : alt ağ maskesi. alt ağ adresi için kullanılan ıp adresinin bit'lerini göstermek için ıp'de kullanılan 32-bit adres maskesi.





subnetwork :
alt ağ. 1) ıp ağlarında, belirli bir alt ağ adresini paylaşan ağ. 2) osı ağlarında, tek bir yönetim alanının kontrolu altında olan ve tek bir ağ erişim protokolunu kullanan, uç ve ara sistemler topluluğu.



subscriber groupe: abone grubu. aynı tür hizmeti kullanan abonelerin grubu.



supervisor:
bir işlemin, yazılımın vb. yürütümünü izleyen yazılım.



surf :
sörf. ınternet'te belirli bir plana bağlı olmadan serbest bir şekilde gezinmek.





surround sound:
dörtlü stereo, çok hoparlörlü ses.



swap image:
bukelamun imge. bir örün sayfasındaki imgenin, farenin üstünden geçirilmesi neticesi biçimini ya da rengini değiştirmesi.



switch :
anahtar. her frame'in hedef adresine dayanarak frame'leri filtreleyen ve ileten ağ cihazı. anahtar, osı modelinin veri bağlantı katmanı olarak çalışır.



switched lan : anahtarlı yerel ağ. lan anahtarları ile oluşturulmuş yerel ağ.



synchronous transmission :
senkron iletişim. çok dakik bir biçimde iletilen sayısal işaretleri belirtir.





system clock:
sistem saati. mikroişlemcilerde gerek dışarısı ile veri alış verişini gerekse de içerisindeki veri alışını işlemeye ürettiği darberlerle eşzamanla bilgi sağlayan elektronik devre.



system configuration:
sistem düzenleşimi. genellikle bir bilgisayar sistemini oluşturan birimleri, alt sistemleri de göstererek belirleyen gelişi hoş bir çizim ya da liste.



system disk:
sistem diski. bilgisayarın çalışmaya başlaması için işletim sisteminin yalnızca lazım kısımlarını barındıran disk.



system maintance:
sistem bakımı. bir bilgisayar sisteminde, sistemin değişen koşullara ya da isterlere uyarlanması, hataların düzeltimi, başarımın iyileştirilmesi gibi işler.



system resource:
sistem özkaynakları. bilgisayar sistemi tarafından kontrol edilen yazılımlar, aygıtlar ve işlere ayrılan bellek alanları.

Bilgisayar sozlugu - r

Bilgisayar sözlüğü - r

Ragged: metin isleme yazılımlarında kenara yanaştırılmış anlamında kullanılır.



ram (random-access memory) :
rastgele erişimli bellek. işlemci tarafından okunup yazılabilen, üstünde bilgilerin geçici olarak tutulduğu bellek.



rad(rapid application development) :
hızlı uygulama geliştirme. daha hızlı ve daha kaliteli uygulama geliştirilmesini sağlayan ürünleri anlatan kavram.



ram disk:
disk gibi kullanılmak için ayarlanmış ram tipine verilen isimdir.





random access:
rasgele erişim. verilere direkt erişimi sağlayan yöntemdir.



range:
kelime işlem uygulamalarında tablo üstündeki bir yada daha fazla komşu hücre topluluğudur.



raster :
bir ekranın, görüntüyü oluşturma özelliğine sahip olan bölgesi.



raster graphics :
belirli bir alanda oluşturulmuş sayısal görüntü. raster, ekranın görüntü alanının x ve y koordinatlarının oluşturduğu ızgara tipi yapıdır. bir raster görüntü dosyası, tek renkli veya renkli noktaları göstermek için bu koordinatları kullanır.



raster image processor (rıp) : vektör ifadeleri biçiminde tanımlanmış görüntüyü oluşturan donanım veya donanım/yazılım kombinasyonu. örneğin lazer yazıcılar, vektör formunda gelen görüntüyü basılı hale getirmek için rıp'leri kullanırlar.





rdbms (relational database management system) : ilişkisel veritabanı yönetim sistemi. ilişkisel bir veritabanının oluşturulmasına, güncellenmesine ve yönetilmesine izin veren bir yazılım. rdbms, kullanıcının girdiği veya bir uygulamadan gelen sql (structured query language) komutlarını alır, veritabanını oluşturur, günceller veya ona erişim temin eder.



read:
okuma. disk üstündeki verileri islemek için yapılan işlemdir.



readme file:
beni oku dosyası. programlar ile ilgili bilgi edinmek için üretici firma tarafından hazırlanmış dosya.



read only:
salt okunur. yalnızca görüntülenebilen üstünde değişiklik yapılamayan anlamına gelir.



read write:
okunur yazılır. hem görüntülenebilen hem de üstünde değişiklik yapılabilen anlamına gelir.





real time :
gerçek vakit. kullanıcının yeterince hızlı bulduğu bilgisayarın cevap verme düzeyi. gerçek zamanda çalışan işlemler ve bilgisayarlar için kullanılır. gerçek vakit, makineye bağımlı bir vakti değil insan için geçerli olan vakti gösterir.



real-time clock (rtc) :
gerçek zamanlı saat. bilgisayarın anakartındaki bir mikroyonganın parçası olarak kullanılan, pille beslenen saat. bu işlemciyi, mikroişlemci ve diğer işlemcilerden ayırd etmek için cmos da denir. bu yonga üstündeki ufak bir bellek, sistemle ilgili bazı değerleri saklar.



real time operating system (rtos) :
gerçek zamanlı işletim sistemi. belirli bir vakit limiti içerisinde belirli özellikleri garanti eden işletim sistemi.



reboot:
tekrardan indirmek. bilgisayarı kapatıp açma işlemine verilen isimdir.



recalculate:
tekrardan hesaplama. kelime işlem uygulamalarında tablolar üstündeki formül değiştirildiğinde yeni durumu göstermek için hesaplamaları tekrardan yapar.





record :
kayıt. veri işlemede, bir yazılım tarafından işlenmek üzere bir araya getirilmiş veri parçaları topluluğu. bir dosyada bir çok kayıt yer alır.



recover:
geri almak, kurtarmak. silenen bir dosyanın tekrar kullanılabilir hale getirilmesi işlemidir.



redundancy :
yedek. bir ağda, cihazların veya servislerin çift olma durumu. bunlardan biri etkisiz kaldığında yedeği aynı işi yapmaya devam eder.



redundant system : yedekli sistem. iki hareketsiz disk, iki işlemci veya iki güç kaynağı gibi önemli sistemlerin çoğundan iki veya daha fazlasını içeren, bilgisayar, router, anahtar veya diğer sistemler.



refresh:
bir aygıtı yenileme işlemidir. bu işlem program ile yapılır.





register:
merkezi işlem biriminin üstündeki veri depolama alanı.



relational database :
ilişkisel veritabanı. veritabanı tablolarının tekrardan düzenlenmesini gerektirmeksizin, erişilebilen ve çeşitli biçimlerde kullanılabilen verilerin oluşturduğu, belirli bir biçimde tanımlanmış tablo dizisi olarak düzenlenen veri topluluğu. ilişkisel veritabanı, önceden belirlenmiş kategorilere uyan verilerden oluşturulur.



relational operator:
karsılaştırma operatörü. iki değer arasında karsılaştırma yapan operatör türüdür.



reliable :
güvenilir. bir bağlantıdan devamlı alınması beklenen hız. bu hız yüksekse hattın güvenilir olduğundan bahsedilebilir. bir yönlendirme ölçüsü olarak kullanılır.



remote:
uzak. ağ ortamında bulunmayan kaynak veya bilgisayarlar için kullanılır.





remote access server :
uzaktan erişim sunucusu. uzaktan erişim, uzak bir noktadan bir bilgisayara veya bir ağa erişimdir. büyük kurumlarda, şubelerde çalışan veya seyyar çalışan insanların merkezdeki ağa bağlanma gereksinimleri olur. ev kullanıcıları da ınternet'e, uzaktan erişim yoluyla bağlanırlar. uzaktan erişim sunucusu da, kurumun ağına uzaktan erişmek isteyenleri yöneten bir program ve bunu çalıştıran bilgisayardır.



remote bridge : uzak köprüsü. wan linkleri yoluyla değişik yerlerdeki ağ bölümlerini fiziksel olarak birbirine bağlayan köprü.



remote control:
uzaktan kontrol. dışarıdan bir program yardımı ile bilgisayarı yönetme işlemidir.



rename:
yeni isim verme işlemi.



repeater :
tekrarlayıcı. trafiği bir ağ bölümünden diğerine rastgele ileten ağ cihazı.





repaginate:
kelime işlem yazılımlarında sayfaya ekleme çıkarma yapıldıkça sayfaları otomatik olarak ayarlar.



replace:
bir nesnenin yerine yeni bir nesne koyma işlemidir.



replication :
kopyalama. bir şeyin kopyasını çıkarma işlemi. ınternet'te, tümüyle kopyalanarak ayna site denen başka bir siteye yerleştirilmiş web sitesi. lotus notes gibi groupware ürünleri kullanılarak kopyalama, bir sunucudan diğerine periyodik olarak yapılır.



report:
verilerin belli bir biçme göre düzenlenmiş durumuna denir.



reserved word:
programlama dillerinde özel bir anlamı olan sözcük.





reset button:
bilgisayar kilitlendiğinde tekrardan başlatmak için kullanılan düğme.



resolution :
çözünürlük. bir monitörün içerdiği piksel sayısı. bir görüntünün keskinliği, ekranın çözünürlüğüne bağlıdır.



resource:
kaynak. kullanılabilir veriler için kullanılır.



response time :
cevap müddeti. bir bilgisayarda bir sorgunun veya talebin bitmesi ile yanıtın alınmaya başladığı an arasında geçen müddet.





restore:
yedeklenen dosyaları tekrardan bilgisayara yükleme işlemidir.



return on investment (roı) :
yatırımın geri dönüşü. bir yatırımda kullanılan paranın, kar veya maliyet tasarrufu biçiminde dönüşü.



rf (radio frequency) :
telsiz frekansı. telsiz iletişimine ideal frekansları gösterir. kablolu tv ve yayın ağları rf teknolojisini kullanırlar.



rmon (remote monitoring) :
uzaktan izleme. bir ağ yöneticisinin, bir grup dağıtık lan'ı birbirine ve merkeze bağlayan t-1/e-1 ve t-2/e-2 bağlantılarını izlemesini, analiz etmesini ve arızalarını tespit edip gidermesini sağlayan standart bilgileri verir.



ring :
halka. mantıksal devre topolojisinde iki veya daha fazla istasyonun birbirine bağlanması. bilgi etkin istasyonlar arasında gider gelir.





ring group :
halka grubu. tek köprülü bir token ring ağının parçası olan bir veya daha fazla router üstündeki token ring arabirimleri topluluğu.



ring topology : halka topolojisi. tek bir kapalı çevrim oluşturmak için, tek yönlü iletim bağlantıları tarafından birbirine bağlanmış bir dizi tekrarlayıcıyı içeren ağ topolojisi.



rısc (reduced instruction set computer) : daha az sayıda bilgisayar komut tipini işlemek üzere tasarlanmış işlemci. yüksek hızlarda çalışırlar.



robotics:
robot ve robot teknolojileri üstünde çalışan bilgisayar bilimleri ve mühendislik alanı.



rom (read only memory) :
yalnızca okunabilen bellek. geçici olmayan bellek. işlemci tarafından okunabilir, ancak üstüne yazılamaz.





root directory : esas klasör. hiyerarşik veya ağaç yapısında düzenlenmiş bir bilgisayar dosya sisteminde, tüm diğer dizinleri içeren ana klasör.



route : yol. ağ üstünde yol.



route map :
yol haritası. yönlendirme alanları arasında tekrardan dağıtılan yolları kontrol etme yöntemi.



router :
birden çok ağı birbirine bağlayan cihaz; ağlar arasında paketleri akıllı bir biçimde yönlendirir.



routing : hedef bilgisayara doğru bir yol bulma işlemi.





routing domain : yönlendirme alanı. uç sistemler ve ara sistemler grubu, aynı yönetim kuralları altında çalışır.



routing metric : yönlendirme ölçüsü. bir yolun diğerinden daha iyi olduğunu belirleyen yönlendirme algoritması tarafından kullanılan yöntem.



routing protocol : yönlendirme protokolu. belirli bir yönlendirme algoritmasının kurulumu ile yönlendirmeyi tamamlayan protokol.



routing table : yönlendirme tablosu. belirli ağ hedeflerine giden yolların bulunduğu, router veya başka ağ cihazlarında saklanan tablo.



routıne:
rutin. bir yazılımın belli bir isi üstlenen bölümün denir.





rs 232c
: seri aygıtları bilgisayara bağlamak için kullanılan bir arayüz standardıdır.



rtf/rich text format:
microsoft firması tarafından geliştirilen bir belge biçimlendirme standardıdır.



ruler:
cetvel. kelime işlem yazılımlarında ekranda düşey yada yatay olarak yer alan ölçek alınacak çizgiye verilen isimdir.



run:
çalıştırmak. bir yazılımı çalıştırmak için kullanılır.



runtime error:
bir yazılımın çalışması sırasında ortaya çıkan kusur.

Bilgisayar sozlugu - q

Bilgisayar sözlüğü - q



qos (quality of service) :
servis kalitesi. iletişim kalitesi ve servisin devamlılığını göstermek amacıyla, iletişim sistemi için kullanılan performans ölçüsü.



quadbit :
bazı iletişim işaretlerinde kullanılan, dört bit kombinasyonunun olası olan 16'sından biri. bir işaret, her keresinde bir bit gönderilecek biçimde değil de, quadbit birimleri biçiminde kodlanmış olabilir.



queue : kuyruk. 1) genel olarak, işlenmeyi bekleyen elemanların sıralı listesi. 2) ağda yönlendirme işleminde, bir router arabirimi üstünden yönlendirilmeyi bekleyen paket yığını.

Bilgisayar sozlugu - p

Bilgisayar sözlüğü - p

Packet : paket. ınternet veya gelişi hoş bir paket anahtarlamalı ağ üstünde, bir kaynak ve bir hedef arasında gidip gelen veri birimi. bir veri dosyası ağ üstünde kolay gönderilebilecek boyutta parçalara bölünür. bu paketlerden her biri ayrı ayrı numaralanırlar ve her biri hedef ınternet adresini içerir. hepsi ağ üstünde değişik yollardan gider, amaca vardıklarında tekrar birleştirilip ana veri dosyası oluşturulur.



packet switching :
paket anahtarlama. paket diye isimlendirilen ufak veri paketlerinin, her bir pakette hedef adresin bulunmasına dayanan ağ yapısı üstünden yönlendirildiği bir ağ tipi.



pad character: doldurma karakteri. boşlukların doldurulmasında kullanılan karakter.



padding:
boşlukları doldurmak.





page:
metin sayfaları.



pager :
kısa mesajları alan ve genellikle devamlı yer değiştiren, derhal telefonla cevap vermesi gerekmeyen kişiler tarafından kullanılan çağrı cihazı.



page break:
sayfa sonu.



pdl/page description language:
sayfa tanımlama dili. sayfaların yerleşimini ve içeriğini tanımlamakta kullanılan dil.



page down :
basıldığında imleci bir sonraki ekran sayfasına götüren klavye tuşudur.





page printer:
sayfa yazıcı. bir kerede bütün sayfayı yazabilen yazıcı türüdür.



page up :
basıldığında imleci bir önceki ekran sayfasına götüren klavye tuşudur.



pagination:
sayfalara bölme. bir belgeyi sayfalara ayırarak düzenleme işlemi.



palette:
grafik programlarında bir dizi renk içeren boyama aracıdır.



paperless office:
kağıtsız ofis. bilgi ve belgelerin elektronik ortamda saklandığı ve elektronik olarak taşındığı varsayılan uygun ofis.





parallel:
paralel. aynı anda meydana gelen anlamında kullanılır.



parallel ınterface:
paralel arayüz. aynı anda birden çok bit aktarabilme özelliğine sahip arayüz.



parallel port:
bazı donanımların bilgisayara bağlanabilmesi için kullandıkları paralel arabirim.



parallel processing :
paralel işlem. bir bilgisayar yazılımının daha kısa bir sürede çalıştırabilmek için, yazılım komutlarının birden çok işlemci arasında bölüştürülmesi işlemi.



parameter:
argüman. bir komuta ya da fonksiyona eklenen değere denir.





parity :
eşitlik. verinin, bir diskte bir yerden başka bir yere taşınması veya bilgisayarlar arasında iletilmesi sırasında kayba uğrayıp uğramadığını kontrol etme tekniği.



parity checking:
mesajların doğru iletilip iletilmediğini denetleyen yöntem.



park:
sabit diskimizin kafası çalışmadığı zamanlarda kendisini korumak için güvenli bir yerde sabit halde durması işlemi.



partititon :
bölümleme. şahsi bilgisayarlarda hareketsiz diski mantıksal bölümlere ayırma işlemi. böylece aynı hareketsiz diske değişik işletim sistemleri yükleyebilir veya dosya yönetimi, çoklu kullanım veya diğer amaçlarla kullanılmak üzere birden çok disk yaratmış olursunuz.



pascal:
bir programlama dili.





password :
şifre. bir bilgisayar sistemine erişmeye çalışan kişinin gerçekten o kişi olup olmadığını belirlemeye yarayan ve bir dizi karakterden meydana gelen şifre.



paste:
yapıştır. daha önceden kopyala görevi yapılmış nesnenin kopyalama işlemini tamamlamak için yapılan işlemdir.



path :
yol. 1) bilgisayar işletim sistemlerinde, bir dosyaya erişmek için dosya sistemi tarafından çizilmiş olan yoldur. her işletim sisteminin kendine özel bir yol formatı vardır. 2) ağ üstündeki iki nokta arasında yönlendirme yapılan yol.





pathname:
bir dosyayı nitelemek için kullanılan semboller dizisidir.



payload :
yük. bir hücrenin, çatının veya paketin, üst katman bilgisini içeren kısmı.



pbx (private branch exchange) :
abone sistemine dayanan sayısal veya analog telefon santralı, özel veya herkese açık telefon ağlarını birbirine bağlamak için kullanılır.



pcı (peripheral component ınterconnect) : bilgisayarın işlemcisi ile, genişleme yuvalarına takılmış olan kartlar arasındaki bir bağlantı sistemi.



pcl/printer control language: yazıcı kontrol dili. hewlett packard tarafından üretilen ve pek çok yazıcıda kullanılan kontrol diline verilen isim.





pcmcıa/personal computer memory card ınternational association:
uluslararası şahsi bilgisayar bellek kartı kurumu.



pcx:
pc paintbrush yazılımı tarafından kullanılan grafik dosya formatı.



peak rate :
en yüksek hız. sanal bir devrede gerçekleşen, kbps cinsinden maksimum hız.



peer to peer architecture:
bire bir bağlantı. her bilgisayarın aynı zamanda server olarak da kullanılabildiği ağ ortamına verilen isimdir.



peer-to-peer computing :
bir uygulamanın hem istemci hem de sunucu kısmını çalıştıran ağ cihazlarının oluşturduğu yapı. aynı zamanda, değişik iki ağ cihazında, aynı osı referans modeli katmanı arasındaki iletişimi tanımlar.





performance management :
performans yönetimi. osı ağlarının yönetimi için ıso tarafından belirlenmiş olan beş ağ yönetim kategorisinden biri. performans yönetimi altsistemleri, ağ hızı ve kusur oranını içeren ağ performansının analizini ve kontrolünü yapar.



peripheral device :
çevre birimi. bilgisayarın ana parçalarından olmayan, ancak bilgisayara takılarak kullanılan cihazlar. bunlardan bazıları bilgisayarın içerisine takılır: hareketsiz disk, cd-rom sürücü ve ağ adaptörü gibi. bazıları ise bilgisayara dışardan bağlanırlar: yazıcı ve tarayıcı gibi.



personel computer:
şahsi bilgisayar. bir kişi tarafından kullanılmak üzere tasarlanmış bilgisayar türü.



petabyte :
bellek veya depolama cihazları için kullanılan ölçü birimi. terabyte'ın bin katı.



physical layer :
fiziksel katman. osı referans modelinin birinci katmanı. uç sistemler arasında fiziksel bağlantının kurulması için, elektriksel, mekanik ve fonksiyonel özellikleri belirler.





photocd:
kodak firması tarafından geliştirilen bir dijital fotoğraf saklama yöntemi.



pie chart:
değerlerin bir pastanın dilimleri biçiminde gösterildiği sunum biçimine verilen isim.



pin:
konektörler üstündeki ince çıkıntı.



pipeline :
işlemcinin bir komutu uygulamak için attığı aritmetik adımlar. pipeline kullanılmadan, işlemci önce bellekteki komutu alır, onu uygular ve bellekte ondan sonra gelen komuta geçer. pipeline ile, işlemci aritmetik işlemleri yaparken bir sonraki komut alınır ve işlemciye yakın bir tampon bellekte tutulur. böylece belirli bir sürede işlenen komut sayısı çoğalır.



piracy :
korsan. bir programı illegal bir biçimde kopyalayan, dağıtan veya kullanan.





pixel :
piksel. bir bilgisayar ekranında veya görüntüsünde programlanabilen esas renk birimi. fiziksel değil mantıksal bir birimdir. bir piksel'in boyutu, ekranın ayarladığınız çözünürlüğüne bağlıdır.



pkzip:
bir dosya sıkıştırma programıdır.



platform:
bir sistemin donanım ve program altyapısının oluşturulduğu ortam.



plother:
çizici. grafik özellikleri gelişmiş bir yazıcı türü.



plug-and-play (pnp) :
tak çalıştır. bilgisayara bir cihaz taktığınızda, bilgisayarın o cihazı otomatik olarak tanımasını sağlayan standart.





plug-in :
kolaylıkla kurulabilen ve web browser'ın bir parçası olarak kullanılan uygulamalar.



pointer:
fare imleci. grafik arayüzüne sahip sistemlerde, farenin hareketine bağlı olarak yeri değişen imleç.



pointing device:
işaretleyici. imlecin hareketini ve ekrandaki yerini kontrol etmek için kullanılan araç.



policy :
politika. politika temelli ağ, ağ kaynaklarının istemciler arasında nasıl dağıtılacağını belirleyen bir yapıdır. istemciler; yalnız olarak kullanıcılar, bölümler, bilgisayarlar veya uygulamalar olabilir. kaynaklar, günün içerisinde bulunulan zamanına göre, istemciye tanınan önceliğe göre, kaynakların haline ve diğer etkenlere göre dağıtılabilir.



policy routing :
yönlendirme politikası. paketlerin, kullanıcılara göre belirlenmiş politikalara dayanan özel arayüzlere yönlendirmek için düzenlenen yönlendirme tablosu.





polling:
bir araçtan devamlı veri silme işlemi.



pop :
1) point of presence. ınternet'e erişim noktasının bulunduğu yer. pop, tek bir ınternet adresi gerektirir. 2) post office protocol. istemci e-posta uygulamalarının, bir posta sunucudan postayı almak için kullandıkları protokol.



pop up window:
bir işlev tuşuna basıldığında birden ortaya çıkan pencere.



port :
bağlantı noktası. 1) diğer cihazlara fiziksel bağlantı yapmak için kullanılan arabirim. 2) programlamada, mantıksal bağlantı noktasıdır. 3) programlamada, bir uygulamanın bir işletim sistemi üstünde çalışmak üzere o platforma taşınması. 4) ıp terminolojide, alt katmandan bilgiyi alan üst katmanın yaptığı iş.





port numbers : bağlantı noktası sayıları. ınternet veya diğer ağ mesajlarının, bir sunucuya vardıklarında yönlendirilmeleri için uygulanan özel bir işlem biçimi.



portal : liman. kullanıcıların ınternet'e erişmek için kullandıkları ana siteyi gösteren terim.



portable:
taşınabilir. aşınabilir bilgisayarlara verilen isim.



portrait:
dikey yönlendirme. belgenin dikey olarak düzenlendiğini belirten ifade.



postscript:
adobe firması tarafından geliştirilen bir sayfa tanımlama dilidir.





powerpc:
ıbm, apple ve motorola tarafından geliştirilen rısc tabanlı bilgisayar mimarisidir.



power supply:
güç kaynağı.



ppm/pages per minute:
yazıcıların hızını ölçmekte kullanılan birim.



ppp (point-to-point protokol) :
seri bir arabirim kullanan iki bilgisayar arasındaki iletişim protokolu. örneğin şahsi bir bilgisayarın bir telefon hattı ile sunucuya bağlanması sırasında kullanılır.



precision:
kayan noktalı sayılarda noktadan sonra yer alan rakam sayısını belirtmek için kullanılır.





presentation layer :
sunu katmanı. osı referans modelinin 6. katmanı. bu katman, başka bir sistemin uygulama katmanı tarafından okunabilen, bir sistemin uygulama katmanı tarafından gönderilen bilgiyi temin eder.



presentation graphics:
sunum grafiği. verilerin görsel olarak sunumunu sağlayan program çeşidi.



presentation software :
sunu programı. bir hikayeyi anlatmak için kullanılan resim ve kelime dizilerini oluşturan veya seyircilere karşı yapılan sunu ve konuşmalara yardımcı olan uygulama yazılımı.



preview:
ön izleme. belgenin kağıt üstüne basıldığında nasıl görüneceğini önceden görmek için kullanılır.



prı (primary rate ınterface) :
ısdn'de iki seviyeli servis vardır: ev ve ufak kurumlarda kullanılan brı (basic rate ınterface) ve büyük kurumlar tarafından kullanılan prı. her ikisi de çeşitli b kanalına, bir adet de d kanalına sahiptir. b kanalları, veriyi, sesi ve diğer servisleri taşırken, d kanalı, kontrol ve işaret bilgisini taşır.





printed circuit board:
basılı devre kartı. üstünde elektronik elemanların bulunduğu tabakaya verilen isim.



printer:
yazıcı. bilgisayar üstünden metin ve resimleri kağıda basmak için kullanılan araç.



printout:
çıktı. kağıt üstüne basılmış verileri ifade etmek için kullanılır.



print screen:
klavye üstünden bu tuşa basıldığında ekran görüntüsünün resmini hafızaya alır. bir grafik programı açıp yapıştır yaptığınızda, ekran görüntüsünün resmini elde etmiş olursunuz.



print server :
yazıcı sunucusu. diğer ağ cihazlarından gelen basınç taleplerini, yöneten ve uygulayan ağa bağlı bilgisayar sistemi.





procudere:
bir yazılımın belli bir işi yapan bölümüne verilen isim.



program:
belli bir işi yapmak için hazırlanmış komutlar topluluğuna verilen isim.



programmer:
programlama dillerini kullanarak yazılım yazan kişiye denir.



prom/programmable read only memory:
programlanabilir salt okunur bellek. yalnızca bir kere, üstüne yazılım yazılan belleklerdir.



prompt:
bilgisayarın giriş yapılmasını beklediğini belirten sembol.





property:
bir nesnenin özelliklerine verilen isim.



protocol :
protokol. bir ağ üstündeki cihazların aralarında nasıl iletişim kuracağını belirleyen kurallar dizisi.



protocol converter : protokol dönüştürücü. bir cihazın veri iletişim kodunu diğer cihazınkine dönüştürerek, değişik veri formatlarına sahip cihazların iletişimini temin eder.



protocol stack :
protokol yığını. osı referans modelinin yedi katmanının bazılarında veya hepsinde iletişimi sağlayan ve bir arada çalışan iletişim protokollarına ait set.



protocol translator : protokol çevirici. bir protokolu diğerine çeviren ağ cihazı veya program.





proxy server :
proxy sunucu. ınternet kullanan bir kurumda, iş istasyonu kullanıcıları ile ınternet arasında aracılık yapan sunucu. böylece güvenlik sağlanır ve yönetim kontrolü elde tutulur.



pstn (public switched telephone network) :
dünyadaki çeşitli telefon ağlarını ve servislerini gösterir.



pull down menu:
açılan menü. bir menü çubuğundaki seçeneklerin altında beliren ek seçenekleri içeren menü.



public domain software :
herkesin kullanımına açık program. yazarı herkesin kullanmasını istediğinden, telif hakkı problemi olmayan yazılım.



purge:
eski ve kullanılmayan verilerin tertipli bir şekilde silinmesi işlemi.





push : itme. istemci tarafından değil, bilgiyi sağlayan sunucu tarafından web üstünden bilgi gönderimi.

Bilgisayar sozlugu - o

Bilgisayar sözlüğü - o

Object: nesne. yalnız olarak seçilebilen ya da üstünde işlem yapılabilen elemana verilen ad.



object code :
nesne kodu. kaynak kod ve nesne kodu, bir yazılımın bilgisayarda çalıştırılmaya hazır olması için derlenmesinden önceki ve sonraki durumlarıdır. kaynak kod, bir metin editöründe yazılmış yazılım komutlarını içerir. bu metin dosyası derlenerek nesne dosyası durumuna dönüşür. nesne kodu, insanların anlayamayacakları ancak bilgisayarın anlayabileceği şekildeki komut dizilerini içerir.



object oriented:
nesne yönelimli. nesneler üstünde işlem yapmamıza imkan sağlayan programların ortak ismidir.



object oriented graphics:
nesne yönelimli grafik. grafik nesnelerin matematik formülleri ile ifade edilmesi işlemidir.



object oriented programming (oop) :
nesne yönelimli programlama. bilgisayar programlamasında yeni bir anlayış. daha önce programlara, veriler üstünde çalışan prosedürler olarak bakılıyordu. oop bu görüşü, yazılımın önce veriyi düşünerek başlaması gerektiği biçiminde değiştirdi. sonunda ana amaç, prosedürün kendisi değil netice idi. veri modelleme kavramını ve tekniklerini kullanan programcılar, veri nesnelerini ve birbiri ile ilişkilerini belirleyebiliyorlar. bir veri nesnesinin, olası veri değişkenler ve yöntemleri ile genelleştirilmesi, bir veri nesneleri sınıfını oluşturur. bir sınıfın gerçek örneği, bir nesnedir.





ocr (optical character recognition) :
optik karakter tanıma. basılı veya yazılı metinlerin bilgisayar tarafından tanınması. metnin taranmasını, taranan görünütünün analizini ve karakter görüntülerinin, çoğunlukla veri işlemede kullanılan ascıı gibi karakter kodlarına dönüştürülmesini kapsar.



octal:
sekizli sayı sistemi. 0'dan 8'e kadar olan sayıların kullanıldığı sayı sistemine denir.



odbc (open database connectivity) :
bir veritabanına erişmek için, açık uygulama programlama arayüzü (apı). odbc komutlarını kullanarak, pek çok değişik veritabanındaki dosyalara erişebilirsiniz.



odd parity:
tek eşlik. her bir byte veri içerisinde, tek sayıda 1 değeri olması gerektiğini ifade eden eşlik kontrolü modu.



oem (original equipment manufacturer) :
orijinal ekipman üreticisi. bir ürünü oluşturan parçaları başka şirketlerden alarak oluşturduğu ürünü kendi markası altında satan şirket.





office automation:
ofis otomasyonu. kelime işlem, haberleşme, iş akışı düzenlenmesi, belge takibi gibi günlük ofis işlemlerinin bilgisayar sistemleri yardımı ile yapılmasına denir.



off-line:
kapalı olma durumu. bir network üstünde o sırada açık olmayan bir makineye verilen isimdir.



offset:
masaüstü yayıncılıkta kağıdın kenarı boyunca bırakılan boşluğa denir.



ole (object linking and embedding) :
bitişik doküman teknolojisi için microsoft'un framework'ü. bitişik bir doküman, her tür sanal nesneyle bilgi nesnelerini içeren bir masaüstüne benzer. bunların arasında metin, takvim, animasyon, ses, video ve üç boyut gibi nesneler vardır. her bir masaüstü nesnesi de bağımsız bir yazılımdır. ole, bitişik dokümanı oluşturmak ve göstermek için lazım apı'lardan oluşur.



ole db :
değişik veri kaynaklarına erişmek için, microsoft'un stratejik alt düzey uygulama yazılım arayüzü (apı). ole db, veriyi okumak ve yazmak için bir yöntemler setidir.





oltp (online transaction processing) :
veri girişi veya bankacılık ve havayolları gibi sektörlerde işlem (transaction) yapmak için kullanılan uygulamaları yöneten bir yazılım türü.



on-board:
kart üstünde. devre kartlarının üstüne başka bir işi yapması için ilave edilmiş elemanlar için kullanılır.



on-line:
bağlı ve çalışır taktirde. çalışmaya hazır olan birimler için kullanılır. açık.



on-line help:
bir yazılımla çalışırken aynı ortamda yardım alabilme özelliğine verilen isimdir.



on-line service:
kullanıcıların iletişim hatları üstünden geniş çaplı bilgiye ulaştıkları sistemlere denir.





open:
açmak. bir kaynağı kullanıma sunma işlemidir.



open architecture:
açık mimari. bir ürünün özelliklerinin isteyen herkese açık olması.



open circuit :
açık devre. iletim yolunda, ağ iletişimini engelleyen açık yol.



opengl (open graphics library) :
açık grafik kütüphanesi. bilgisayar endüstrisinin, iki ve üç boyutlu görüntüleri belirlemek için kullandığı uygulama yazılım arabirimi (apı).



operand:
işlenen. üstünde işlem yapılan ifade ya da nesne.





operating system:
işletim sistemi. bilgisayarların çalışabilmesi ve bizim isteklerimize cevap verebilmeleri için gereken esas yazılımlardır.



operator:
bilgisayarı kullanan kişilere verilen isimdir.



optical disk:
optik disk. disk üstündeki yazma ve okuma işlemlerini lazer ışınları ile yapan disk çeşidi.



optical fiber :
cam, plastik veya fiber bir kablo üstünde ışık darbeleri ile bilgi iletiminin yapıldığı ortam ve teknoloji.



optical scanner:
optik tarayıcı. kağıda basılı yazı ve resimleri okuyup bilgisayarın anlayacağı şekile çeviren aygıt.





optimize:
programcılıkta bir yazılımın en iyi hali ile çalışması için yapılan ayarlardır.



option:
seçenek. bir komutun yanısıra kullanılan ve o komutun belli bir kullanımına yönelik ek ifade.



option key:
macintosh bilgisayarlarda başka tuşlar ile kullanılan bir tuş. tuşlara değişik fonksiyon kazandırır.



os (operating system) :
işletim sistemi. bilgisayarın açılması ile bilgisayar belleğine yüklenen ve bilgisayardaki bütün yazılımları yöneten yazılım. diğer programlara uygulama adı verilir.



osı (open systems ınterconnection) :
bir iletişim ağındaki gelişi hoş iki nokta arasında mesajların nasıl iletileceğini belirleyen standart veya referans model.





outline font:
dış çizgi font. her karakterin dış çizgilerinin matematiksel formüller ile tanımlandığı font türüdür.



output: çıktı. bilgisayar tarafından üretilen gelişi hoş bir şey.



output device:
çıktı aracı. bilgisayarın bilgi sunma kapasitesine sahip.



outsourcing :
dış kaynak kullanımı. bir şirketin, bir başka şirkete onun yerinde servis verme düzeni. bazı durumlarda bütün bilgi sisteminin yönetimi başka şirketlere devredilir.



overclocking :
bilgisayarın işlemcisinin, üreticinin belirlediği hızdan daha yüksek bir hızda çalıştırılması.

Bilgisayar sozlugu - n

Bilgisayar sözlüğü - n

Name: isim. bir dosyayı, nesneyi, değişkeni ya da gelişi hoş bir bütünü gösteren bir dizi karakterdir.



name server :
isim sunucusu. ağ adreslerine ağ isimleri atayan, ağa bağlı sunucu.



nanosecond:
nanosaniye. saniyenin milyarda biri gibi ölçülecek ufak hızları belirtmekte kullanılan birime verilen isimdir.



native:
kendine özgü anlamı da kullanılır. programların kendine özgü dosyaları saklama biçminede denilir.



natural language:
insanlar arasında konuşulan dillere denir.





navigation:
bilgisayar içerisinde veya network üstünde bir verinin yolunu bulması anlamına gelir.



near letter quality:
nokta vuruşlu yazıcıların yazdırabilme özelliğine verilen isimdir. yazıcının yazdığı karakterler daktilo yazısına benzer.



netbıos (network basic ınput/output system) :
değişik bilgisayarlardaki uygulamaların bir yerel alan ağı ile iletişim kurabilmelerini sağlayan yazılım.



netware :
novell tarafından geliştirilmiş, yaygın olarak kullanılan dağıtık ağ işletim sistemi.



network : ağ. bilgi teknolojisinde, iletişim yolları ile birbirine bağlanmış bir dizi noktadan oluşur. ağlar, diğer ağlarla iletişim kurabildikleri gibi alt ağları da içerirler. ağı oluşturan noktalar, bilgisayarlar, yazıcılar, router'lar, anahtarlar ve diğer cihazlardan oluşur.





network address : ağ adresi. fiziksel bir ağ cihazından çok sanal bir cihazı belirten ağ katmanı adresi. protokol adresi de denir.



network administrator : ağ yöneticisi. bir ağın çalışmasından, bakımından ve yönetiminden sorumlu kişi.



network analyzer : ağ analizörü. çeşitli ağ arızalarının saptanıp giderilmesinde kullanılan program veya donanım cihazı.



network computer : ağ bilgisayarı. oracle ve sun şirketlerinin ortaya attığı, ağlarda kullanılabilecek ucuz şahsi bilgisayar kavramı. esas parçaları içerir, cd sürücüsü, disket sürücüsü ve genişleme yuvaları yoktur, merkezi olarak yönetilip bakımı yapılabilir. ıntel'in dışındaki işlemcilerle de gerçekleştirilebilir, windows'un dışında java temelli bir işletim sistemi ile de çalışabilir. zaman zaman ince istemci (thin client) da denir.



network file system (nfs) :
ağ dosya sistemi. bir kullanıcının uzaktaki bir bilgisayarda, kendi bilgisayarındaymışcasına dosyaları kullanması, kaydetmesi ve yenilemesini sağalayan bir istemci/sunucu (client/server) yazılımıdır. kullanıcının bilgisayarının bir nfs istemcisi, diğer taraftaki bilgisayarında bir nfs sunucusu olması gerekmektedir. sun microsystems tarafından geliştirilen nfs, bir dosya sunucu standardı olarak tasarlandı.





network ınterface card (nıc) : ağ arabirim kartı. ağa bağlanması için bilgisayara takılan bir kart.



network layer : ağ katmanı. osı referans modelinin 3. katmanı. bu katman, iki uç sistem arasında bağlantı ve yol tercihini temin eder.



network management : ağ yönetimi. bir ağın, bakımı, yönetimi, arızalarının tespiti ve giderilmesi için yardımcı olan sistem veya işlemler.



network management system (nms) :
ağ yönetim sistemi. ağın en azından bir bölümünün yönetiminden sorunludur.



network number : ağ sayısı. bilgisayarın ilişkin olduğu ağı tanımlayan ıp adresinin bir parçası.





network operating system (nos) :
ağ işletim sistemi. ağa bağlı iş istasyonlarını, pc'leri ve diğer cihazları desteklemek üzere tasarlanmış işletim sistemi. bir ağ işletim sistemi, yazıcı paylaşımını, ortak dosya sisteminin ve veritabanının paylaşımını, uygulama paylaşımını, bir ağ isim dizinini yönetme özelliğini ve güvenliğini temin eder.



network operator :
ağ operatörü. bir ağı devamlı olarak gözleyip kontrol eden kişi.



neural network :
sinirsel ağ. bilgi teknolojisinde, insan beyni gibi çalışan yazılımlar ve veri yapıları sistemidir. çok sayıda işlemcinin birbirine paralel çalışmasını gerektirir. bunların herbirinin bir bilgi alanı vardır ve yerel bellekteki verilere erişirler.



newsgroup : haber grubu. bir haber grubu, merkezi bir ınternet sitesine yazılan ve haber tartışma gruplarının oluşturduğu dünya çapında bir ağ olan usenet üstünden dağıtılan belirli hususlar üstünde tartışır.



nıc/network ınterface card:
ağ arabirim kartı. bilgisayarları ağa bağlamak için kullanılan kartlardan birine verilen isimdir.





nicad battery pack:
nickel cadmium pil. taşınabilir bilgisayarlar üstünde kullanılan tekrardan doldurulabilir pillerdir.



nlq/near letter quality:
nokta vuruşlu yazıcıların yazdırabilme özelliğine verilen isimdir. yazıcının yazdığı karakterler daktilo yazısına benzer.



node :
ağdaki bir bağlantı noktasıdır. veri iletiminin tekrardan dağıtıldığı bir nokta veya son nokta olabilir.



noise :
gürültü. sinyalin ve verinin kalitesini düşüren, istenmeyen elektriksel veya elektromanyetik enerji. sayısal veya analog sistemlerde oluşur, her tip dosya ve iletişimi tesirler.



non-ımpact printer:
vuruşsuz yazıcı. nokta vuruşlu yazıcılar dışın kalan yazıcıların girdiği sınıftır. örnek; mürekkep püskürtmeli yazıcı, lazer yazıcı.





non-volatile memory:
uçmayan bellek türü. elektrik kesildiğinde üstündeki bilgilerin silinmediği bellek türüne verilen isimdir.



nos:
network operating system



notebook computer:
hafif ve taşınabilir bilgisayar cinslerine verilen isimdir. genellikle seyahat eden ve devamlı şirket dışında çalışan kullanıcılar için tasarlanır.



not operator:
değil operatorü. operatöre gelen ifadelerden en az biri doğru ise doğru, diğer durumlarda yanlış olarak değer alır.



ntsc/national television standards comittee:
amerika bitişik devletlerinde televizyon standartlarını belirleyen bir kuruluş.





null character:
boş karakter. hiçbir değeri olmayan karaktere verilen isimdir.



null modem cable:
iki bilgisayarı seri portlarından birbirlerine bağlamak için kullanılan kablo tipidir.



numeric keypad:
sayısal tuş takımı. klavye üstündeki sayıların ve dört işlem karakterlerinin bulunduğu tuş gurubudur.



numlock:
klavye üstündeki iki durumlu bir tuşa verilen isimdir. tuş etkin olduğunda klavye üstündeki sayıların ve dört işlem karakterlerinin bulunduğu tuş gurubu da etkin olur.

Bilgisayar sozlugu - m

Bilgisayar sözlüğü - m

Mac adress : bir ağa bağlı her bir port veya cihaza verilen adres. ağdaki diğer cihazlar, yönlendirme tablolarını ve veri yapılarını yenilemek için bu adresleri kullanırlar.



machine dependent:
makine bağımlı. bir programın yalnızca belli özelliklere sahip bilgisayar modeli üstünde çalışabileceğini belirten terimdir.



machine ındependent:
makineden bağımsız. üstündeki bilgisayarlara bağımlı olmayan çok değişik bilgisayar modellerinde çalışan programlar için kullanılan terim.



machine language:
makine dili. bilgisayardan ne istediğimizi belirtmek için kullanılan dil.





macintosh:
apple firması tarafından geliştirilmiş bir tür bilgisayardır, aynı zamanda mac olarak da adlandırılır. bu bilgisayarlar çok yaygın olarak kullanılan pc türü cihazlarla uyumlu değildirler ve kendilerine has programları vardır.



macro:
makro. bir programı kullanırken çok sık tekrar edilen işleri basitçe halledebilmek için kullanılan yüksek düzey bir programlama aracıdır.



mail box:
posta kutusu. e-posta yazılımlarında her kullanıcıya gelen mesajların içerisinde tutulduğu yapıdır.



mail merge:
adres-mektup birleştirme. bir çok kelime işlem programı tarafından bir kerede birden çok alıcıya gönderilecek tipte mektupları düzen vermek için kullanılan sisteme verilen isimdir.



mailing list :
postalama listesi. belirli bir konuda periyodik e-posta dağıtımı yapılan insanların oluşturduğu liste.





mainframe :
ana bilgisayar. ıbm gibi şirketler tarafından üretilen büyük ölçekli bilgisayarlar için kullanılır.



main memory:
ana bellek. bilgisayarın çalışması sırasında işleyeceği bütün verilerin toplandığı bellek alanı. (ram)



map:
bir yazılımın çalışmaya hazır halinin yapısını içeren dosyadır.



margin:
kenar boşluğu. bir sayfanın gelişi hoş bir kenarı ile metin arasında yer alan boşluğa verilen isimdir.



mass storage:
depolama. büyük oranda verinin kalıcı olarak depolanmasına olanak sağlayan araçlar için kullanılır.





maximize:
büyütmek. grafik arayüzüne sahip ortamlarda bir pencereyi ekranı kaplayacak biçimde görüntülemek için kullanılan komuttur.



maximum rate :
en yüksek hız. sanal bir devreden geçmesine izin verilen maksimum veri hızı.



mb (megabyte) :
bilgisayar belleği veya depolama alanı için kullanılan bir ölçü. 1. 048. 576 byte'ı gösterir.



mbps (megabits per second) :
veri iletiminde bant genişliği ölçüsü.



mca/micro channel architecture:
ıbmps/2 bilgisayarlar ile piyasaya sunulan yeni bir veri yolu mimarisi.





mean time between failure (mtbf) :
arıza arası çalışma müddeti. bir donanımın ne kadar güvenilir olduğunu belirten bir ölçü. bu ölçü pek çok donanım için bin hatta onbin saatler mertebesindedir. örneğin bir hareketsiz disk için bu ölçü 300 bin saat olabilir.



media :
ortam. iletişim işaretlerinin üstünden geçtiği çeşitli fiziksel ortamlar. genel olarak ağ ortamı çift bükümlü, koaksiyel ve fiber optik kablolar ile atmosferden oluşur.



media rate :
ortam hızı. belirli bir ortam tipi için maksimum trafik hızı.



megabit : veri iletişiminde 1 milyon bit'dir.



megahertz (mhz) : bilgisayar işlemcilerinin saat hızı ölçüsü olarak kullanılır.





memory:
bellek. veri saklama alanlarına verilen isimdir.



memory reident:
devamlı bellekte duran anlamına gelen terimdir.



menu:
bir komut ya da seçenek listesi. bir programı oluştururken verilecek komutların çeşitli guruplar durumunda bir araya getirilmesi ile meydana gelen yardımcı araçlardır.



merge:
birleştirmek, kaynaştırmak. aynı yapıya sahip iki dosyayı tek bir dosya durumuna getirmek.



message :
mesaj. 1) e-posta kullanımında, postanın bir parçasıdır. 2) genel olarak bilgisayar kullanımında, bilgisayarın bir işlem, kusur veya gelişi hoş gelişen bir koşulun durumunu kullanıcıya veya sistem operatörüne bildirmek için gönderdiği bilgi. 3) bazı iletişim yöntemlerinde bir programdan veya kullanıcıdan diğerine iletilen bilgi veya veri birimidir. 4) nesne yönelimli programlamada, bir nesnenin bir başkasından bir işlem talep etme yolu.





message queueing : mesaj kuyruklama. programlamada, işlemlerin veriyi bir arayüz kullanarak sistemin yönettiği mesaj kuyruğuna alması yöntemi.



message switching : mesaj anahtarlama. mesajların ağ üstündeki bir noktadan diğerine aktarılmasında kullanılan anahtarlama tekniği. mesaj, iletim yolu hazır olana kadar her bir noktada bekletilir.



metropolitan area network (man) :
yerel alan ağından daha geniş bir bölgedeki bilgisayar kaynakları ile kullanıcıları birbirine bağlayan ağ. geniş alan ağından (wan) daha dar bir bölgeyi kapsar.



microcode :
mikro kod. makine komutları ve bir bilgisayarın esas işlemleri arasındaki iletim katmanı. rom'da saklanır.



microprocessor : bir bilgisayarın ana işlemcisi.





microsegmentation :
bir ağın daha ufak parçalara bölünmesi. genellikle ağ cihazlarının toplam bant genişliğini artırmak için kullanılır.



microwave :
1-30 ghz arasındaki elektromanyetik dalgalar. büyük bant genişliğine sahip işaretlerin kablosuz iletiminde kullanılırlar.



middleware : iki ayrı yazılım arasında aracılık eden gelişi hoş bir yazılım için kullanılır. genel olarak, belirli bir veritabanına erişmek üzere yazılmış uygulamaların başka veritabanlarına erişmesini sağlamak için kullanılırlar.



mıdı (musical ınstrument digital ınterface) : şahsi bilgisayar ses kartları tarafından desteklenen sayısal bir sentezleyici ile müzikleri kaydetmek ve tekrardan çalmak için tasarlanmış protokol.



minicomputer:
mini bilgisayar. büyüklük ve kapasite açısından ana bilgisayarlarla iş istasyonları arasında yer alan bilgisayar tipi.





minimize:
grafik kullanıcı yüzüne sahip ortamlarda bir pencereyi simge haline indirme işlemidir.



mıps (millions of instructions per second) :
bir işlemcinin bir saniyede işlediği komut sayısı.



mirror site :
ayna (kopya) site. bir web sitesinin veya bir sunucudaki dosyaların, ağ trafiğini azaltmak için başka bir ağ sunucusuna kopyalanması.



mıs (management information systems) : bir kurumda iş operasyonları ile ilgili bilgi sağlayan bilgisayar sistemi.



mode:
durum. bir yazılım ya da bir aracın içerisinde bulunduğu duruma denir.





modem (modulator-demodulator) :
bir bilgisayardan başka bir bilgisayar veya sayısal cihaza gidecek olan sayısal işaretleri telefon kablosundan gidecek biçimde analog işaret durumuna getiren, gelen analog işaretleri de sayısal işarete çeviren cihaz.



modula-2:
pascal programlama dilini yazan niklaus wirth tarafından, bu dilde bulunmayan bazı özellikleri de içerecek biçimde yaratılan programlama dili.



modulation :
modülasyon. bir elektronik veya optik işaret taşıyıcıya bilginin eklenmesi. modülasyon, doğru akıma (açma kapama şeklinde), alternatif akıma ve optik işaretlere tatbik edilebilir.



module:
program parçasına verilen isimdir, modül.



monitor:
ekran. bilgisayarlar ile kullanıcılar arasındaki görsel bağlantıyı sağlayan birimdir.





monochrome:
tek renk. bir zemin ya da yüzey rengi kullanılarak oluşturulan görüntü ya da baskılar için kullanılır.



monospacing:
her karakterin aynı genişliğe sahip olduğu fontlar için kullanılan terimdir.



morphing:
bir animasyon yöntemi. bir şeklin yavaşça başka bir şekle dönüştürülmesi işlemidir.



motherboard:
anakart. bilgisayardaki esas devre ve bileşenleri üstünde bulunduran kart.



motion jpeg:
bir dijital görüntü saklama ve sıkıştırma standardı.





mause:
fare. imlecin ekran üstündeki hareketlerini kontrol eden araç.



mp3 (mpeg-1 audio layer-3) :
orijinal ses kalitesini koruyarak, bir ses dizisini ufak bir dosyaya sıkıştırmak için geliştirilen standart bir teknoloji ve format.



mpeg (moving picture experts group) : ıso'nin (ınternational organization of standardization) himayesinde çalışan mpeg, sayısal video ve sayısal ses sıkıştırma standartlarını geliştiriyor. mpeg standartlarının her biri değişik amaçlar için geliştiriliyor.



multiaccess network :
çok erişimli ağ. birden çok cihazın aynı anda bağlanarak iletişim kurmasına izin veren ağ.



multicast :
bir gönderici ile ağ üstünde birden çok alıcı arasında kurulan iletişim.





multicast adress : bir çok ağ cihazını belirten tek adres.



multilayer switch : çok katmanlı anahtar. mac adreslerine ve ağ adreslerine dayanan paketleri filtreden geçiren ve ileten anahtar.



multimedia : metin, ses ve video'nun birleşimi için kullanılır.



multimode fiber :
çok modlu fiber. değişik frekanslardaki ışığı yayabilen optik fiber.



multimedia kit:
çoklu ortam paketi. bir pc'nin çoklu ortam uygulamalarını çalıştırabilmek için sahip olması gereken donanım ve program ürünlerini içeren paket.





multimedia pc:
çoklu ortam uygulamalarını çalıştırabilen pc'ler için kullanılan terim.



multiplexing :
çoklama. birden çok sinyalin veya bilgi dizisinin aynı anda tek bir ortamdan iletilmesinin sağlanması. analog işaretler genellikle fdm (frequency-division multiplexing) ile çoklanırken, sayısal işaretler tdm (time-division multiplexing) ile çoklanırlar.



multiprocessing :
bir yazılımın işlemlerinin birden çok işlemci tarafından koordine edilmesi.



multitasking :
çok görevlilik. bilgisayar programcılığında bir görev, işletim sistemi tarafından kontrol edilen programlamanın esas birimidir. bugünün işletim sistemlerinin çoğu birden çok görevin aynı anda yapılmasına izin verir.



multithreading : thread, birden çok kullanıcıyı aynı anda idare edebilen bir yazılımın tek bir kullanımına ait bilginin tutulduğu yerdir. yazılım açısından ise, bir kullanıcıya hizmet vermek için gereken bilgidir. bugünün işletim sistemleri her bir kullanıcı için yer ayırıp multithreading'e izin veriyorlar.





multi-user:
çok kullanıcılı. birden çok kullanıcının aynı anda kullanabildiği sistemleri belirtmek için kullanılır.



multivendor network :
çok üreticili ağ. birden çok üreticinin ekipmanından oluşturulan ağ. bu stil ağlarda tek üreticili ağlardan daha çok uyumluluk sorunu yaşanır.



mux : çoklayıcı (multiplexing) cihazı. tek bir hat üstünden birden çok sinyalin iletilmesini temin eder.

Bilgisayar sozlugu - l

Bilgisayar sözlüğü - l

Label: etiket. saklama aygıtları için her bir saklama birimine verilen isimdir.



lan/local area network:
yerel ağ. belli bir alan içerisinde yer alan bilgisayarların kablolar aracılığı ile birbirlerine bağlanarak bir ağ oluşturmasıdır.



landspace:
kelime işlem yazılımlarında belgenin yatay olarak düzenlendiğini belirten ifadedir.



language:
dil. iletişim kurmak için kullanılan sembollerden oluşmuş sisteme denir. semboller belli kurallara göre bir araya getirilerek sözcük ve cümleleri oluştururlar.





laptop:
dizüstü. ufak ve taşınabilir bilgisayar tiplerine verilen isimdir.



laser (light amplification by stimulated emission radiation) :
uyarılmış radyasyon yayımı ile arttırılmış ışık. veriyi taşımak için, modüle edilmiş darbeler üreten dar bir ışık hüzmesi yaratabilen cihaz.



laser printer:
lazer yazıcı. yüksek hızda ve kalitede basınç almak için kullanılan yazıcı.



layout:
yerleşim. kelime işlem yazılımlarında metin ve grafiğin yerleştiriliş düzenine verilen isimdir.



lcd/ liquid crystal display:
sıvı kristal ekran teknolojisine denir. kullandığımız ekranlara göre ince ve hafiftirler.





leased line :
kiralık hat. telekom taşıyıcı şirket tarafından bir müşteri için ayrılmış özel hat. anahtarlamalı hat veya dial-up hattın karşıtı olarak kullanılır.



led/light emitting diode:
içerisinden elektrik akımı geçtiğinde yanan ufak elektronik parçadır.



left justify:
sola yanaşık. kelime işlem yazılımlarında metnin sayfanın sol kenarına dayalı olduğu yanaştırma biçimidir.



legacy :
şu anki teknolojiye önceki dillerden, platformlardan ve tekniklerden kalan veri ve uygulamalar. bazı büyük kurumlarda kritik iş görevlerini yerine getiren eski uygulama ve veritabanları hala kullanılıyor.



legend:
sunumlarda renk ve desenlerin hangi veri tipini belirttiğini göstermek için kullanılan kısa açıklamalardır.





lq/letter quality:
yazıcıdan basılan metnin harflerinin daktilo kalitesinde göründüğü basınç özelliğidir.



library:
kütüphane. çalışmaya hazır kod parçalarının içerisinde bulunduğu dosya yapısıdır.



light pen:
ışıklı kalem. ışığa hassas bir parça yardımı ile nesnelerin direkt bilgisayar ekranından seçilmesine yarayan kalem görünümündeki alettir.



line graph:
çizgi grafik. veri noktalarını çizgiler ile birleştirerek iniş çıkışları belirten bir grafik türüdür.



line printer:
satır yazıcı. bir seferde bir satırı yazabilen, çok hızlı ama düşük kaliteli bir yazıcı türüdür.





line spacing:
satır aralama. kelime işlem yazılımlarında bir metni oluşturan satırlar arasına boşluk koyma işlemidir.



link :
1) ınternet'te, bir kelime, resim veya bilgiden bir başkasına yapılan bağlantı. 2) iletişimde, alıcı ve verici arasındaki bir devre veya iletim yolu ile bunlara ait ekipmanları içeren kanal.



linker:
bağlayıcı. yazılımı çalışır hale getirmeden önce, bütün kodları bağlayarak yazılımı bütünleyen adım.



linux :
pc kullanıcılarına bedava veya ucuz bir işletim sistemi sağlamayı hedefleyen unix benzeri bir işletim sistemi. çekirdeği, finlandiya'da helsinki üniversitesi'nde linus torvalds tarafından geliştirildi.





lısp/list processing:
bilhassa yapay zeka araştırmalarında kullanılan yüksek düzey programlama dilidir.



list box:
liste kutusu. grafik kullanıcı arayüzüne sahip ortamlarda, bilgi girişine yardımcı olmak için mümkün değerler içeren ve bir liste ile görüntülenen kutu.



listing:
programcıların yazdıkları kodu kağıt üstünde görmeleri için bastıkları dokümana verilen isimdir.



load:
indirmek. bir yazılımı saklama aygıtından alıp bilgisayar üstüne kurma işlemidir.



load balancing :
yük dengeleme. bir router'ın, trafiği hedef adrese aynı mesafede olan bütün ağ port'larına dağıtması özelliği. ağ bant genişliğinin verimli kullanılabilmesı için mühimdir.





logical channel : mantıksal kanal. iki veya daha fazla ağ noktası arasında özel olmayan, paket anahtarlamalı veri iletim yolu. paket anahtarlama, bir fiziksel kanal üstünde aynı anda pek çok mantıksal kanalın oluşturulmasına izin verir.



local:
yerel. ağ üstündeki iş istasyonuna ilişkin kaynakları ifade ederken kullanılır.



local area wireless network:
kablosuz yerel ağ. kullanıcılar arasındaki bağlantının kablolar ile değil, radyo dalgalarıyla kurulduğu bağlantı şeklidir.



local bus:
yerel veri yolu. merkezi işlemciye daha hızlı erişim sağlayan veri yolu türüdür.





lock:
kilit. dosya veya verinin ulaşımını önlenmek veya sınırlamak için kullanılan metoda verilen isimdir.



logical drive:
kullanıcı tarafından bir sürücü gibi göründüğü halde sürücü alanının bir bölümünü ifade eden sürücü yapısıdır.



logon ve login :
genel olarak bilgisayar kullanımında, genellikle uzaktaki bir bilgisayardaki işletim sistemine veya uygulamaya erişmek için kullanılan işlem. unix işletim sisteminde login olarak kullanılır.



log out:
kullanıcı tarafından kullanılan bilgisayar sisteminin kullanımını sona erdirmek için yapılan işleme denir.



look up table:
biri diğerine çevrilebilen ve karşılıklı değerler içeren tablolardır.





loop :
çevrim. 1) bilgisayar programlamasında, belirli koşullar sağlanana kadar devamlı tekrarlanan komut dizisidir. 2) iletişimde, veri paketlerinin amaca varamadığı yönlendirme işleminde, belli bir ağ noktası dizisi arasında işlem devamlı tekrarlanır.



loopback :
geri çevrim. telefon sistemlerinde, ağdaki amaca gönderilen bir test işaretidir, mesaj alındığında işaret göndericiye döner. çıkabilecek gelişi hoş bir problemin teşhisine yardımcı olur.



lost cluster:
disk üstünde verilerin saklandığı en ufak birime cluster denir. bu cluster'lar bilgi içerdiği halde, hiçbir dosya tarafından kullanılmaktadır görünmüyorsa lost cluster olur.





lotus 1-2-3:
ilki 1982 yılında çıkartılmış bir hesap tablosu programıdır.



low level format:
düşük düzey format. sabitdisklerin kullanıma açılmadan önce sektörlerinin düzenlenmesi için geçirdikleri formatlama tipi.



low level language:
düşük düzey dil. içerisindeki komutlar direkt donanım üstünde yapılan işlemleri ifade eden programlama dilidir.



lpt:
işletim sistemleri tarafından yazıcıları adlandırmakta kullanılan ifadedir.



lu (logical unit) :
ıbm'in sna'inde (systems network architecture), bir son kullanıcıyı gösterir.