?

Cilt bakımı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Cilt bakımı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cilt bakimi hakkinda sikca sorulan sorular

Cilt bakımı hakkında sıkça sorulan sorular

Sitemize gelen ve en sık sorulan sorulara verdiğimiz yanıtları

dosya konumuzda toplayalım istedik.



işte sizden en sık gelen 10 soru ve yanıtları...



doğru fondöten nasıl seçilir ?



rengi: ten renginize en yakın olan ton, renk açısından en doğru tercihtir. fondöten seçerken şayet makyajlı değilseniz rengi alın ortası veya çene ucunuzda; makyajlı iseniz elinizin üzerinde deneyin.



yapısı: kullandığınız fondötenin yapısı cilt tipinize ideal olmalı: cildiniz normal veya karma ise sıvı (akıcı) ve hafif yapıda olanları; kuru ise krem yapıda olanları seçmelisiniz.



dikkat! fondötenlerinizi olasıysa güneş koruma etkeni içerenler arasından seçin.



nemlendiricili fondötenle günlük nemlendiricimi de kullanmalı mıyım ?



elbette. cildin ilk olarak bakıma ihtiyaç duymaktadır. temizlik ve nemlendirme cilt bakımının vazgeçilmez kuralıdır. nemlendiricili fondötenler bu bakımın yalnızca gücünü ve tesirini artırırlar.



hangi renk rimel sürmeliyim ?



bu seçim esasında makyajınızda arzu ettiğiniz sonuca göre değişir. genellikle göz rengi esas alınsa da, bu tamamen elde etmek istediğiniz makyaj tarzına bağlıdır.



eğer gözlerinize ışıltı vermek ve göz makyajınızı daha belirgin hale getirmek istiyorsanız, göz renginiz ne olursa olsun siyah renk rimel kullanmalısınız.



eğer göz renginizi ortaya çıkarmak ve renklerle oynamak istiyorsanız:

- gözleriniz yeşilse, yeşil veya lal kırmızısı bir rimel

- gözleriniz mavi veya griyse, mavi veya kahverengi bir rimel,

- gözleriniz kahverengiyse, mavi, yeşil veya kahverengi bir rimel tercih edin.



rujumun kalıcılığını nasıl artırabilirim ?



dudaklarınızı pudralayarak işe başlayın. daha sonra rujunuzla aynı tonlarda bir dudak kalemiyle dudak çevrenizi hafifçe belirginleştirin. çizgiyi daima dudak dışından başlayıp ortaya doğru çizin. dudak çevrenizi düzgünce belirledikten sonra, aynı dudak kalemiyle dudaklarınızın tümünü doldurun. en yeni rujunuzu sürün, şayet rujunuzu bir fırça ile uygularsanız daha kalıcı olacaktır. rujunuzu uyguladıktan sonra bir kağıt mendille fazlasını alın ve rujunuzu tekrardan sürün. olabildiğince kalıcı olduğunu göreceksiniz.



ruj ve allık renklerinin birbiriyle uyumlu olması gerekmektedir mi ?



doğal bir makyaj istiyorsanız, allık renginizin ten renginizle ve rujunuzla uyumlu olması gerekmektedir. örneğin, pembe veya şeftali tonlarında bir allık ile kıpkırmızı bir ruj kullanırsanız hem makyajınız göze güzel gelmez hem de dudaklarınız gereğinden fazla öne çıkar. ama pembe veya şeftali tonlarında bir ruj tercih ederseniz makyajınız uyumlu, görünümünüz ise daha sade ve doğal olur.



makyajda pudra zorunlu mudur ?



elbette bir zorunluluk yok ama pudra teninize ve makyajınıza bir tül gibi yumuşaklık ve hafiflik kazandırır. bundan başka sürdüğünüz renklerin birbirleriyle kaynaşmasına ve makyajınızın kalıcı olmasına yardım eder. doğru ve hoş bir makyaj neticesi istiyorsanız pudra kullanmanız daha doğru olur.



nemsiz ciltle kuru cilt arasında bir fark var mıdır ?



kesinlikle vardır!



nemsiz ciltler su eksiği olan ciltlerdir. nemsizlik daha çok çevresel koşullardan belirir; güneş, soğuk hava, klimalı ortamlar gibi. yaş da cildin neminin azalması için bir etkendir. nem kaybı, yüzde daha çok yanak bölgelerinde görülür. cildinde nemsizlik yaşayanlar, ürün seçerken su bazlı ürünleri tercih etmelidir.



kuru cilt ise bir cilt türüdür. başlıca eksiği su değil, yağdır. iyi beslenmesi gerekmektedir. duyarlı bir yapısı vardır, devamlı gerilme hissi verir, pul pul kalkar ve tahriş olmaya çok açıktır. bu cilt tipine sahip olanlar yağ bazlı ve yoğun yapılı ürünlerle ciltlerini beslemeli, güneş ışınlarından olası olduğunca korunmalıdır.



göz çevresi neden özel bir bakım gerektirir ?



aynanın karşısına geçin ve gözlerinize dikkatle bakın. ne görüyorsunuz ? incecik, ipek gibi göz kapakları, değil mi ? göz etrafındaki deri yüzün diğer bölgelerindeki deriden 10 kat daha incedir ve kan damarlarıyla daha az beslenir. bütün bunlar yetmiyormuş gibi en fazla mimik yaptığımız bölgedir: gülerken, ağlarken, konuşurken... sonuç: göz çevresi yüzde çizgilenmelerin başladığı ilk bölgedir. dolayısıyla özel bakıma gerçekten ihtiyaç duymaktadır.



çizgi karşıtı bakımlara başlamanın uygun yaşı kaçtır ?



25 yaşından başlayarak sonbahar ve/veya ilkbahar başlangıçlarında olmak üzere, yılda 1 ve/veya 2 kez çizgi karşıtı (anti-rides) bakımlar uygulamak ileriki yıllar açısından son derece yararlıdır.

yaşlanma karşıtı (anti-aging) ürünlerin devamlı kullanımına ise genellikle 40 yaş civarında başlamak daha doğrudur.



gündüz ve gece neden değişik ürünler kullanmak zorundayız ?



derimiz gece ve gündüz değişik biçimlerde çalıştığı için.



- gündüz, deri çevresel şartlarla savaşmak zorundadır: ona yardım edecek, güçlendirecek ve koruyacak bakımlara ihtiyaç duymaktadır. seçeceğiniz ürünlerde kesinlikle uva/uvb filtreleri olmasına dikkat edin.



- gece, hücre tazelenmesi daha hızlıdır, cildin beslenmeye ihtiyaç duymaktadır. gece bakım ürünleri cilde bu gereksinimini veren ve serbest radikallerle savaşan bakımlardır.

Cildiniz ve vitaminler

Cildiniz ve vitaminler

Vitaminlerin cilde yararı uzun zamandır bilinen bir gerçek.



vitamin eksikliği cildin cansız, kuru veya fazla yağlı olmasına sebep olabilir. cilt sağlığını korumak için a, e, c, d vitaminleri gibi vitaminlere gereksinim duyar. e ve c vitaminleri en basit antioksidan türleridir. antioksidanlar sayesinde cilt kendini güneş ışınları ve çevre kirliliği gibi etkenlerden korur. c vitamini ise cildin kendini tedavi etmesi için lazımdır.

cildiniz ve vitaminler konusunda daha geniş ve yararlı bilgiler için dosyamızın hususlarını okuyun, faydasını göreceksiniz...



beslenme, cilt bakımı ve vitaminler

gazetelerde sağlıklı cilt ya da cilde sağlığını kavuşturma konusunda sayısız yorum ve makale okuyoruz. sağlıklı cilt, yeterli biçimde nemlendirilmiş sağlıklı bir "epiderm" ile birlikte dengeli beslenme ve güneş ışınlarından korunmakla olası olur. yorgun, stresli ve yanlış beslenen kişilerin cildi bunu derhal yansıtır.



günlük vitamin kullanımının faydası senelerden beri biliniyor; ancak sağlıklı beslenme ile cilt sağlığı arasındaki bağlantı ancak son senelerde dikkate alınmaya başlandı. vitaminlerin antioksidan tesirleri cilde direkt uygulanan ürünlerle senelerdir kullanılmaktadır. ama sindirim yoluyla alınan vitaminlerin yararına yakın zamana kadar önem verilmemişti.



yapılan araştırmalar belli vitamin ve minerallerin sindirim yoluyla alındığında cilt, hoşluk ve bir kadının genel sağlığı için faydaları olduğunu kanıtlamıştır. bu nedenle hoş ve sağlıklı bir cildin sırrı, ilk önce doğru, dengeli bir beslenme ile birlikte lazım vitaminlerin desteğiyle sağlanabilir.



sigara ve cildiniz

sigaradan uzak durmak akıllıca bir hareket olacaktır. sayısız zararının yanı sıra cilde de zararı büyüktür. sigara dumanı ve katran cildin gereksinimi olan oksijeni almasına ve besin emilimine mani olarak kuru ve cansız görünmesine sebep olur. bundan başka sigara tüketimi zararlı serbest radikallerin oluşmasına sebep olarak ciltteki kolajen ve elastin liflerini zayıflatarak cildin vakitsiz yaşlanmasına sebep olur.



sigara içiyorsanız cildinizin sağlığı açısından vitamin kullanımına daha da fazla önem vermeniz gerekecektir. çünkü sigaranın cildinize verdiği zararları azaltmak ancak vitamin katkısıyla olası olabilir.



vitaminleri karışıma dahil etmek

günlük vitamin gereksinimini karşılamak için her gün multi-vitamin almak ve/veya bolca meyve, sebze tüketmek tek yol değil: artık nemlendiriciler ve bakım kremleri gibi kozmetik ürünlerinin çoğunun içeriğinde cilt sağlığına faydalı olan vitaminler kullanılmaktadır. çarpıcı bir istatistik: 1991 senesinden günümüze, içeriğinde vitamin bulunduran ürünlerin sayısı 3 misli artmış taktirde.



ancak dikkate alınması gereken önemli bir nokta var. bu ürünleri kullanan tüketicilerin hangi faydayı sağlamak için hangi vitaminin kullanılması gerektiğini öğrenmiş olması gerekiyor. örneğin amaç kırışıkları azaltmak mı, akneden kurtulmak mı ? hedefe göre seçilecek kozmetik ürününün doğru olması önemli.



a vitamini ve beta karotenler, sarı, turuncu ve yeşil renkli sebzeler, yumurta akı, ciğer, tereyağı ve balık yağlarında bulunur ve yaşlanmayı geciktirici tesirleri için kullanılır.



c vitamini, antioksidan tesirleri ve yara tedavisindeki etkileriyle mühimdir. yüzeysel olarak kullanıldığında ince çizgi ve kırışıkların yok edilmesinde yardımcı olduğu gibi güneş yanıklarının tedavisinde de kullanılır.



e vitamini, bir antioksidandır ve cilt üstünde iltihap giderici tesirleri vardır. yüzeysel olarak uygulandığında cildin nemlenmesine yardımcı olur, yumuşaklık ve pürüzsüzlük temin eder.



b vitamini çeşitlerinden olan niasin'in bir türü olan niasinamit uzmanlar tarafından yıldızı parlamaya başlamış bir vitamin olarak gösterilmekte. akne tedavisinde inanılmaz tesirleri saptandığı gibi anti tümör karakteristikleri ve cilt kanseri tedavisindeki başarıları da var.



vitaminler konusunda yapılan araştırmalar bütün hızıyla devam ediyor. gelecek yıllarda vitaminlerin daha pekçok faydalarından yararlanacağımız da bir gerçek. şimdilik bilinçli olmak ve vücudumuza gereken oranda vitamini sağlamaya devam etmek için sağlıklı ve dengeli beslenmek; yüzeysel kullanımda da hedefe yönelik bilinçli seçimler yapmak en doğrusu olacaktır.



vitamin tanımları

vitaminler metabolizma için lazım olan maddelerdir. hücre büyümesi, gelişmesi ve işleyişi üstünde direkt tesirleri vardır. enzimler ve sağlıklı yaşam için lazım olan diğer bazı maddelerle etkileşim içindedirler.



a vitamini

sağlıklı cilt için lazımdır. yetersiz olması veya fazla alınması ciltte kuruluk, pütürlük gibi problemlere sebep olur. retinoid adı verilen sentetik a vitamini bileşikleri cilde direkt uygulanarak akne, kırışıklık veya güneşe fazla maruz kalmaktan oluşabilen rahatsızlıkların tedavisinde kullanılır.

a vitamini sağlıklı diş, kemik, cilt ve yumuşak dokular için de lazımdır. bilhassa az ışıkta iyi görmeyi temin eder. emziren anneler için elzemdir.



b vitamini

tiamin-b1 karbonhidratların enerjiye dönüştürülmesine yardımcı olur. kalbin sağlıklı işleyişi ve sinir sistemi için de lazımdır.

riboflavin-b2 diğer b vitaminleriyle birlikte çalışarak büyüme ve alyuvar üretiminde tesiri vardır. b1 gibi karbonhidratların enerjiye dönüştürülmesine yardımcı olur.

niasin sağlıklı cilt ve sinir sistemi için lazımdır. kolesterolü düşürücü etkileri de bulunur.

piridoksin-b6'nın protein kullanımıyla ilişkisi vardır: kişi ne kadar protein tüketiyorsa bu proteini kullanabilmek için b6 vitamininin de o kadar alınması gerekmektedir. b6 alyuvar üretiminde de etkilidir, bundan başka beyin işlevlerini düzenler. b6'nın bağışıklık sistemine yararları da bulunur.

b12'nin de diğer b vitaminleri gibi metabolizmaya faydaları vardır: alyuvar üretimine yardımcı olur, merkezi sinir sistemine faydaları vardır.



c vitamini

kimya adı askorbik asit olan c vitamininin yara tedavisinde rolü büyüktür. cilde yüzeysel olarak uygulandığında gençleştirici tesirleri olduğu da söylenmektedir. cilt için lazım bir antioksidandır.

sağlıklı diş ve dişetleri için lazımdır. demir emilimine yardımcı olur. bağ dokularının sağlığı için etkilidir.



d vitamini

"güneş vitamini" olarak da bilinen d vitamini vücutta güneş ışığıyla etkileşerek oluşur. vücudun gereksinimi olan d vitamini haftada 3 kez 10-15 dakika güneş ışığı alarak yeterli olarak sağlanabilir. d vitamini de bir antioksidandır ve cilt pigmantasyonunda (renklenmesinde) rol oynar. d vitamini yüzeysel olarak kullanıldığında çok dikkatli olunmalıdır çünkü fazlasının toksik yani zehirleyici tesiri vardır. bundan başka d vitamini kemik ve kemik gelişimi için lazım olan kalsiyumun ve fosforun emilim oranını artırır.



e vitamini

e vitamini bir antioksidandır. serbest radikallerin yol açtığı zararların önlenmesinde yardımcı olur. güneş ve çevre kirliliği gibi sebeplerle meydana gelen serbest radikallerin ortaya çıkardığı sorunları önlemesi ve tedavi etmesi açısından cilt için mühimdir. bu özelliği nedeniyle e vitamini kozmetik ürünlerinde gittikçe artan bir miktarda kullanılıyor.



k vitamini

"pıhtılaştırıcı vitamin" olarak da bilinir, çünkü k vitamini olmadan kan pıhtılaşamaz. bazı araştırmalar k vitamininin yaşlı kişilerde kemik sağlığı açısından yararlı olduğunu da göstermektedir.



besin kaynakları

vücut işlevleri için lazım olan 13 tane vitamin bulunur. bunlar a, c, d, e, k ve b (tiamin, riboflavin, niasin, pantotenik asit, biotin, b6, b12) vitaminleridir. bunların tamamı besinlerden sağlanabilir. d ve k vitaminleri de vücutta bireşim edilir.



yağda eriyen vitaminler

- a vitamini süt, peynir, krema, ciğer, böbrek ve balık yağı gibi besinlerde bulunmasına karşın bunlar yoğun yağ ve kolesteroldür. dolayısıyla a vitaminini beta karotenlerden elde etmek daha doğru olabilir. beta karoten havuç, kabak, patates, kayısı, brokoli ve ıspanak gibi besinlerden elde edilebilir. sebze veya meyvenin rengi yoğunlaştıkça beta karoten içeriği de çoğalır.

- d vitamini peynir, tereyağı, margarin, krema, balık, kabuklu deniz mahsulleri ve tahıllarda bulunur. bundan başka vücut güneş ışınları aldığında d vitamini bireşimi yapabilir.

- e vitamini mısır, çerez, bakliyat, zeytin, ıspanak, kuş konmaz, yeşil yapraklı sebzeler, nebati yağ ve nebati yağ ürünlerinden elde edilir.

- k vitamini lahana, karnı bahar, ıspanak, soya ve tahıllarda bulunur. bağırsaklardaki bakteriler de k vitamini üretir.



suda eriyen vitaminler

- tiamin-b1 ekmekler, tahıllar, makarnalar, bakliyat, süt ürünleri, sebze ve meyvelerde bulunur.

- niasin-b3 süt ürünleri, kümes hayvanları, balık, çerez ve yumurtada bulunur. bazı sebzeler de b3 vitamini içerir.

- b12 vitamini yumurta, et, kümes hayvanları, süt ve süt ürünlerinde bulunur.

- pantotenik asit ve biotin yumurta, balık, süt ürünleri, tahıllar, sebzeler, maya, brokoli ve patates ve dana eti gibi besinlerde bulunur.

- c vitamini narenciye ürünleri ve sularında, çilek, domates, brokoli, maydanoz ve patateste bulunur. çoğu diğer sebze ve meyve de miktar c vitamini bulundurur. balık ve sütte az oranda c vitamini vardır.



tavsiyeler

günlük lazım vitamin miktarının en doğru biçimde alınması tam ve dengeli beslenme ile mümkündür.. ancak bunu yaparken aşırıya da kaçılmamalıdır. zannedilenin tersine vitaminlerden birçoğunun fazlası vücut için zararlı hatta toksik yani zehirleyici olabilir. örneğin c vitamini içeren narenciye ürünlerinden aşırı oranda tüketilmesi vücut ve ciltte alerjilere sebep olabilir. sağlığınız en değerli hazinenizdir: dengeli beslenin, şüpheye düştüğünüz anda da hekiminize baş vurun.

Dogal bakim - sac

Doğal bakım - saç

Besleyici yağ

özelliği:

kuru saçları besler ve korur; kolay biçim almalarını temin eder.



gerekenler:

- 50 ml zeytinyağı

- 25 damla biberiye öz yağı



hazırlanışı:

iki yağı birbirine karıştırın ve elde ettiğiniz karışımı ışık geçirmeyen (boyalı) cam bir şişeye aktarın.



uygulama:

köklere fazla yaklaşmadan, saçınızın tümüne sürün. daha sonra, saçınızı sıcak bir havlu ile çevreleyin. 1 saat beklettikten sonra şampuanlayarak yıkayın.



parlaklık verici losyon

özelliği:

saça parlaklık, hacim ve ipeksi bir görünüm kazandırır.



gerekenler:

- 1 demet maydanoz



hazırlanışı:

maydanozları saplarını koparmadan ayıklayıp yıkayın. 1/2 litre su ısıtıp maydanozları içerisine atın. 15 dakika kaynattıktan sonra soğumaya bırakın. soğuduktan sonra çay süzgeciyle süzün.



uygulama:

ayda 1 kez, şampuan sonrası bütün saçınıza uygulayın. parmaklarınızla hafif masaj yaparak iyice yedirin. bir kaç dakika bekleyin ve bol suyla durulayın.



güçlendirici maske

özelliği:

yıpranmış saçları onarır ve güçlendirir.



gerekenler:

- 2 yumurta sarısı

- 1 çay bardağı rom



hazırlanışı:

malzemeleri cam bir kase içerisinde karıştırın.



uygulama:

ayda 1 kez, şampuandan önce, ıslak saça uygulayın. 15 dakika beklettikten sonra durulayın ve saçınızı şampuanlayın.

Dogal bakim - vucut

Doğal bakım - vücut

Arındırıcı

özelliği:

cildi ölü hücrelerden arındırır, yumuşaklık ve pürüzsüzlük kazandırır.



gerekenler:

- 1 çorba kaşığı kaya tuzu

- 3 çorba kaşığı zeytinyağı



hazırlanışı:

akıcı kıvamlı bir karışım elde edene dek malzemeleri karıştırın.



uygulama:

ayda 1 kez uygulayın. önce sıcak bir duş alın (çok sıcak olmasın). banyodayken kurulanıp, hazırladığınız karışımı vücudunuza dairesel hareketlerle ve hafifçe sürterek uygulayın. dirsek, diz, topuk gibi pürtüklü bölgelerde daha ısrarcı olun. uygulama sonunda iyice durulanın.



rahatlatıcı yağ

özelliği:

stres ve gerginliği alır, rahatlık verir.



gerekenler:

- 20 ml buğday tohumu yağı

- 10 damla nane yağı



hazırlanışı:

her iki yağı (verilen ölçülerde!) iyice karıştırın. elde ettiğiniz karışımı, ışık geçirmeyen, cam bir şişeye (eczanelerden bulabilirsiniz) boşaltın.



uygulama:

stresli ve gergin olduğunuz zamanlarda, geceleri uygulayın. önce sıcak bir duş alın, daha sonra hazırlamış olduğunuz yağı hafif masaj hareketleriyle alın, şakaklar ve ensenize uygulayın.



ballı ağda

özelliği:

cilde ipeksi bir yumuşaklık ve pürüzsüz bir epilasyon temin eder.



gerekenler:

- 1 kavanoz bal

- 1 limon

- esnemeyen kumaş bantlar



hazırlanışı:

balı bir tencereye boşaltın ve kısık ateşte eritin. yumuşayınca (sıvılaşmamalı) bir kaç damla limon sıkın. ateşten alın ve soğumaya bırakın.



uygulama:

temizlemek istediğiniz bölgeye ağdadan bir parça sürün, üstüne kumaş bantı bastırarak yerleştirin ve tüylerin ters yönünde hızla çekin.

Dogal bakim - yuz

Doğal bakım - yüz

Önemli uyarı: doğal malzemelerle evde yapılan cilt maskeleri cildinizin ph dengesiyle uyuşmayabilir. şayet cildiniz akneli, duyarlı veya alerjik ise uygulamamanızı öneririz



besleyici madde

özelliği:

badem yağının yatıştırıcı,

yumurta sarısının besleyici özellikleri sayesinde cilde pürüzsüz bir görünüm ve kadifemsi

bir yumuşaklık temin eder.



gerekenler:

- 3 kahve kaşığı çok ince dövülmüş badem

- 1 kahve kaşığı badem yağı

- 1 kahve kaşığı taze krema

- 1 yumurta sarısı



hazırlanışı:

tüm malzemeyi cam bir kase içerisinde ve yumuşak bir krem kıvamına gelinceye dek iyice karıştırın.



uygulama:

ayda 1 kez, göz çevresi hariç bütün yüzünüze sürün. 15-20 dakika beklettikten sonra ılık suyla yıkayarak çıkarın.



bronzlaşmayı arttırıcı madde

özelliği:

cildi hafifçe boyar ve güneşin zararlarına karşı güçlendirir.

önemli hatırlatma: güneşlenme sırasında kullanılmamalıdır. güneşlenirken kesinlikle koruma faktörlü bir ürün kullanın.



gerekenler:

- 1 yumurta sarısı

- 2 kahve kaşığı yoğurt

- 1 kahve kaşığı zeytinyağı

- 5 damla havuç öz yağı



hazırlanışı:

yumurta sarısını yoğurt ile iyice çırpın. zeytinyağını ve 5 damla (daha fazla değil!) havuç öz yağını ekleyip tekrar karıştırın.



uygulama:

güneşlenmeye çıkmadan yarım saat önce yüz ve boynunuza uygulayın. 20 dakika bekletip ılık suyla yıkayarak çıkarın.



güneş sonrası için maske

özelliği:

gliserinin koruyucu, balın yatıştırıcı tesiri sayesinde cildi onarır, rahatlatır ve nemlendirir.



gerekenler:

- 1/2 limon

- 3 çorba kaşığı bal

- 15 gram gliserin



hazırlanışı:

yarım limon suyunu balla iyice karıştırın. 15 gram gliserin ekleyip homojen hale gelinceye dek tekrar karıştırın.



uygulama:

güneşlenme sonrası, masaj yapmadan yüzünüze uygulayın. 15 dakika bekletip ılık suyla yıkayarak çıkarın.

Koyu tenlilerde bakim ve makyaj

Koyu tenlilerde bakım ve makyaj

Ten renkleri koyu olan kişilerin ciltleri ancak kendilerine has

bir cilt bakımı ve makyaj ile değerlendirilebilir.

nasıl mı ?



cilt bakımı

diğer ten renklerine öneri edilen bakımlarla ortak bazı özellikler taşımakla beraber, koyu tenlilerin bilhassa uygulamaları gereken rutin bakımlar vardır. bunların özel olmasının nedenleri arasında koyu renkteki ciltlerin salgı dengelerinin değişik olması ve düzensiz pigmentasyona daha yatkın olmalarıdır.



hassasiyete dikkat !



melanin olarak zengin olan koyu tenli ciltlerin ana sorunu düzensiz pigmentasyondur yani renk hücrelerinin dağılımının düzensizliğidir. cildi yaralayan veya tahriş eden her şey ciltte koyu nokta veya lekelere neden olan "melanosit"leri uyarır. bu arada koyu renkli ciltler açık olanlara kıyasla daha geç kırışır ama daha duyarlı ve tepkilidir.



bir dermatolag tarafından takip edilmiyorsanız, güçlü ürünlerin kullanılmasıyla cildin üst tabakalarını yenilemeyi amaçlayan tedavileri uygulamamanız, aha, tretinoine, glikolik asit, laktik veya salisilik asit, hidrokinon veya retinol içeren ürünler kullanmamanız tavsiye edilir. bu arada beyazlatıcı veya renk açıcı bütün ürünlerden uzak durmanız önemle öneri edilir çünkü bu tarz ürünlerin kullanılması ciltte geri dönülmez pigmantasyon sorunlarına sebep olabilir.



gündelik bakım ürünlerinizi "hipoalerjenik" ürünlerden seçin. aşırı pigmentasyona neden olabilen güneşten kendinizi koruyun. koyu tenlerin uv ışınlarından etkilenmediği yanlış bir kanıdır. koyu tenli kimselerin de güneşe karşı kendilerini dikkatle korumaları gerekmektedir.



fazla sebum



koyu tenlerde cilt genellikle yağlıdır, akne ve siyah noktalara eğilimlidir. tıkanan gözeneklerde minik kistler de oluşabilir. bu problemi düzeltmek gerekmektedir çünkü sivilce ve kistler cildinizde koyu izler bırakır.



her şeyden önce sivilcelerinizi sıkma isteğinize gem vurun. yağlı kozmetik ve saç şekillendirici ürünlerden de uzak durun. mineral yağlar, lanolin ve vazelin gibi ağır yumuşatıcılar içeren her şey düşmanınızdır.



sabah ve akşam cildinizi itinayla temizleyin. makyajınızı tamamen temizledikten sonra yumuşak tüylü bir fırça yardımıyla yağsız ve yumuşak bir temizleme jeli veya sütü kullanarak cildinize hafifçe masaj yapın. temizleme ürünü fazlalıklarını, arzunuza göre suyla veya bir pamuk yardımıyla, temizledikten sonra, cildinizi dengelemek için bir tonik uygulayın. haftada bir yumuşak bir peeling ürünü kullanarak ölü cilt hücrelerinizi temizleyin: bilhassa parçacıkları olmayan, duyarlı ciltler için üretilmiş ve gözeneklere zarar vermeyen peeling ürünlerinden seçin. ayda 1 veya 2 kez sebumu düzenleyecek temizleyici bir maske uygulayın. geceleri yatarken gece kremi sürmeyi de ihmal etmeyin.



nemlendirme



cildiniz yağlı da olsa nemlendirilme gereksinimi vardır! rutubet, rüzgar, klimalı ortam, çevre kirliliği ve stres gibi faktörlere karşı zayıf olan cilt, bütün bu olumsuzluklara nemini kaybederek tepki verir. bu da cildin soluklaşmasına, matlaşmasına ve pul pul olmasına sebep olur.

cildinizin ışıltılı, sağlıklı ve dış faktörlere karşı kuvvetli olması için en doğru yol, hipoalerjenik ve yağlı olmayan bir nemlendirme sütü kullanmanızdır. nemlendirici ürününüzü seçerken bilinen ve iyi bir marka olmasına dikkat edin ve uzmanlardan yardım alabileceğiniz parfümeri veya mağazaları tercih edin.



makyaj



koyu tenlilerde beyaz tenlilere oranla daha fazla renk nüansı vardır. olasıysa bilhassa koyu tenliler için tasarlanmış makyaj ürünleri arasından tercihinizi yapın. bunlar hem renk, hem cilt tipinize ideal ürünler sunar. satın alacağınız ürünlerin yumuşak, yağsız, alkol ve parfüm içermeyen, kaliteli ürünler olduğundan emin olun. cildinize zarar verebilecek olan duyulmamış ürünlerden sakının.



fondöten



fondötenin cilt renginden değişik bir renk elde etmek için kullanılmaması, ten rengini eşitlemek ve vurgulamak için kullanılması gerekmektedir. yani fondötenin kendi ten renginizde yok olması doğrudur! koyu veya açık bütün tenlerde genellikle çene ve boyun bölgesi daha koyu, elmacık kemiklerinin üstü daha açıktır. yakalanması gereken nüans cildin daha koyu kısımlarının rengiyle daha açık olan kısımlarının arasında uyumu yakalamaktır. koyu tenli ciltlerin sıcak alt tonları bulunur. dolayısıyla bakır, turuncu veya bronz renk bazlı fondötenleri tercih edin. hatları sertleştiren kırmızı ve pembe; sağlıksız bir görünüm veren bej tonlardan uzak durun.



eğer cildinizde leke veya renk değişiklikleri varsa iki değişik fondöten kullanarak bunları düzeltin: biri daha açık olmalı ki koyu bölgeleri açsın, diğeri daha koyu olmalı ki soluk bölgeleri canlandırsın. önemli olan cildinizin eşit ve aynı tonda görüntü kazanmasıdır. kolay bir çözüm: kapatıcı özelliği yüksek olan bir fondöteni bir lateks makyaj süngeri yardımıyla cildinize uygulayın. bunun üstüne uygulayacağınız daha açık fondöten, hem eşit olmayan renk dağılımlarını yok edecek, hem de yüzünüze vermek istediğiniz etkiyi kolay elde etmenize yardımcı olacaktır. fondöteni burnunuzun ucuna, elmacık kemiklerinize, kaşlarınızın arasına ve çenenize sürerek işleme başlayıp istediğiniz etkiyi elde edinceye kadar dağıtın.



cilt renginizin sarı veya yeşile kaçtığını mı düşünüyorsunuz ? bu defoların düzeltilmesi için tasarlanmış düzeltici farlar vardır: yeşile kaçan tenler için turuncu ve sarıya kaçan tenler için mavi. genellikle bunların fondötenin üstüne uygulanması tavsiye edilir ama zaman zaman bunu yapmak ciltte meydana gelen kalınlık nedeniyle zor olabilir. o nedenle alternatif olarak düzelticiyi fondötene karıştırmak da düşünülebilir.



pudra



doğal ışıltıyı ciltten az da olsa yok etmesine karşın fazla yağı önlemesi ve makyajı sabitlemesi nedeniyle lazımdır. hafif parlaklığı olan bir pudrayı tercih edin veya mat bir pudrayı sedefli bir bronzlaştırıcı pudrayla ya da parlak bir göz farıyla (bakır veya bronz) karıştırarak kullanın.



allık



biri açık, diğeri daha koyu iki ayrı allık kullanırsanız netice daha güzel olur. daha koyu renk olan allığı burnunuzun iki parmak yan tarafından yukarı doğru uygulayarak şakaklara kadar sürün. bu uygulama yanaklarınızın çukurlaşmasına neden olacak, elmacık kemiklerinizi ortaya çıkaracaktır. daha açık allığı ise yalnızca elmacık kemiklerinizin üstüne uygulayın.



ruj



beyaz tenli kadınlara sık öneri edilen bir hile olan dudakları kapatıcı uygulayarak homojen hale getirme yöntemi koyu tenlilere önerilmez. onun yerine, dudak yüzeyinin tümünü kuru uçlu bir dudak kalemiyle boyamanız, hem eşit renklenmelerine, hem de ruju daha uzun tutmalarına sebep olur. genellikle koyu tenli insanların doğal bir dudak hattı olduğundan dudak kalemiyle çevrelemeniz gerekmez. şayet dudaklarınızı fazla belirginleşmiş buluyorsanız daha mat bir ruj sürerek silikleştirin. canlı renkler ve parıltılı parlatıcılar dudakların daha çekici görünmesine sebep olur.

son bir ipucu: ruj renginizin allığınızla uyumlu olmasına daima itina gösterin!

Boyun bakimi

Boyun bakımı

Boyun bakımını gözardı edenlerdenseniz, etmeyin!

hatta, özel bakım uygulayın.



neden mi ?

boyundaki deri hem ince hem de damar ve yağ bezleri açısından olabildiğince zayıftır. bunun yanında son derece dayanıksızdır. yüzümüzden daha önce sıkılığını yitirir, sarkar, yaşlanır ve kırışır.

ne yapmalı ?

30 yaşına kadar boyun için özel bir bakım ürünü kullanmanız gerekmez. yüzünüze uyguladığınız günlük bakımları boynunuza da uygulamanız yeterli: nemlendirici kremler, makyaj temizleyicileri, maskeler gibi.

daha ileri yaşlarda iseniz, sıkılaştırıcı ve kırışık engelleyici bakımları kullanın. boyun için özel olarak hazırlanmış ürünleri tercih edebileceğiniz gibi yüzünüze uyguladığınız bakım ürünlerini de kullanabilirsiniz.

güzellik enstitülerinde tamamen boyun bakımına yönelik programlardan yararlanmanız da olası.

Cildiniz ve hava kirliligi

Cildiniz ve hava kirliliği

"şehir yaşamı" olarak isimlendirilen yeni hayat stili, modern kadının cildini tam anlamıyla hırpalar. halbuki gündelik koşuşturmanın arasında her kadın, sağlık ve alımlılığın koşulu, hatta göstergesi olan pürüzsüz, canlı ve kadifemsi bir ten hayal eder.



cildi oldukça korumak için, düşmanı iyi tanımak ve lazım bakımın her adımını önemsemek şarttır. metropollerin çılgın ritminde cildinize bir "nefes" vermek için hususu bir miktar daha yakından inceleyin...



şehrin zehrinden arının!



hava kirliliği nedir ve nasıl zarar verir ?

hava kirliliği, saf havada meydana gelen bir değişiklik ya da dengesizlik veya değişik bir söylemle, saf havanın içeriklerinin dengesizliğiyle birlikte havaya eklenen yabancı maddelerdir.



çevreyle direkt etkileşimi bulunmakta olan cilt, çevrede gaz durumunda ve mikro partiküller formunda bulunmakta olan bütün toksik (zehirli) maddelere maruz kalan organımızdır.



daha basit bir söylemle, hava kirliliğinde bulunmakta olan ve serbest radikal olarak isimlendirilen zararlı maddeler, ciltte bulunmakta olan kolajen ve elastine saldırarak kolajen liflerinin gerilmesine ve kırışıkların oluşmasına sebep olur.



şehir ortamında bulunmakta olan atmosferik kirlilikler gün boyu cilde sabitlenir. kir, sebum ve makyaj artıklarıyla birleşir ve uv ışınlarının da etkisiyle serbest radikaller üretir.





bu toksinler cildin derinliklerine nüfuz ederek dağılır. burada cildin doğal korunma ve arındırma sistemlerine sızarak toksinlerin daha fazla birikmesine ve cildin boğulmasına sebep olurlar.





birçok değişik atmosfer kirliliği vardır. havada bulunmakta olan toz partiküllerinin 1-5 mikron büyüklüğünde olanları en zararlı olanlarıdır. fikir vermek gerekirse, ortalama olarak, metropollerde açık havada 3-7 mg/m3, bir tiyatro salonunda 16 mg/m3, çimento atölyesinde 105 mg/m3 toz bulunur.



büyük şehirlerde kirliliğin belirleyicisi genellikle fabrika atığı olan sülfür dioksittir. araç egzozlarından havaya pompalanan nitrojen dioksit ise nitrojen monoksitten 4 kat, karbon monoksitten de 10 kat zararlıdır.



normal taktirde 30 mg/m3 olan karbon monoksit oranı, trafiğin yoğun olduğu saatlerde, tehlike limiti olan 100 mg/m3 oranının bile üstündedir. bu yüksek oran, cilde verdiği zararın dışında, baş ağrısı, yorgunluk ve konsantrasyon bozukluklarına da sebep olur.



atmosfer en çok 50 ppm konsantrasyonda karbon dioksiti kaldırabilir. ozon ise atmosferin üst katmanlarında tehlikeli uv ışınlarını emmesi nedeniyle faydalı olmakla birlikte, yeryüzü düzeyinde ciddi solunum problemlerine sebep olduğu gibi cildin yoğun olarak hırpalanmasında da rol oynar.



hava kirliliğinin cilde tesirleri nelerdir ?

dermatologlar incelemeleri sonucunda, sağlıklı cildin kirlilik olan ortamlarda yoğun olarak hassaslaştığını ve tahriş olduğunu net olarak tespit edilmiştir.



riskler aşağıdaki etkenlerden kaynaklanır:



- kirliliği oluşturan maddenin yapısı,

- bu maddenin havadaki miktarı,

- kirliliğe maruz kalınan müddet,

- kirlilikteki toksinlerin karışımı,

- iklim ve hava şartları,

- yaşam stili,

- kişinin metabolizması ve hassasiyetleri.



hava kirliliğinin cilde yaptığı saptanan mümkün tesirler şunlardır:

benzin soluklaşması, sertleşmesi, cildin nemini kaybetmesi, kuruluk, vakitsiz yaşlanma, gerginlik hissi, kaşıntı, tahriş ve iltihaplanma, yanma hissi, gözeneklerin açılması, cildin parlaması, akne, hassasiyetin artması, alerjik reaksiyonlar, bazı tür deri hastalıklarının yoğunlaşarak artması.



cilt kendini nasıl korur

cildin dış saldırılardan kendini korumak için çok etkili bir korunma mekanizması vardır. hücresel solunum, cildin ana ve doğal detoksifikasyon yani zehirden kendini arındırma sistemidir:

bu işlem, her hücrenin kendi içerisinde gelişen ya da dış etkilerle oluşmuş toksin ve serbest radikallerden kendini temizlemesidir.



ancak, bu doğal işlem her zaman tam korumayı sağlayacak etkinlikte olmayabilir. bu durum, dış faktörlerin oluşturduğu stresin yoğunluğundan dolayı korunma sistemine ağır gelmesinden, ya da cildin tam olarak sağlıklı işlememesinden kaynaklanabilir. cildin işlevini tam olarak yerine getirememesinin ise kuruluk, fazla nemlilik, dokuların yaşlanması, fiziksel zararlar (kesikler, yaralar), deri inceliği, ph dengesi gibi bir çok değişik sebebi olabilir.



korunmak için neler yapılmalıdır ?

cildi hırpalamadan temizlemek...

sağlıklı cilt için ilk adım temizliktir: her gün tertipli olarak, cildi gündelik kirden ve makyaj artıklarından temizlemek gerekmektedir. bu şekilde cilt oksijen alır. piyasada bulunmakta olan ürünlerden birçoğunun temizleme işlevinin yanı sıra ferahlatıcı ve sakinleştirici etkileri de vardır. günün yoğunluğunun peşinden, genellikle yorgunluk bahane edilerek atlanan temizlik, cilt hücreleri için hayati önem taşır. sabah-akşam uygulanacak bir temizlik rutini en doğrusudur.



hava kirliliğinden korunmaya çalışmak...

hava kirliliğine karşı, serbest radikallere kalkan görevi yapan ve hücre yenilenmesine yardımcı olan ürünlerle daha yoğun olarak savaşılabilir. dolayısıyla içeriğinde koruma etkenleri ve filtre içeren gündüz kremleri kullanılması tavsiye edilir. şehrin bu kötü etkilerine karşı direnmek üzere, bazı markaların genç yaştan başlayarak kullanılmasını önerdiği kremler vardır.



toksinleri elimine etmek...

bu bakımın da tertipli olarak haftada bir veya iki kez yapılması çok mühimdir. bunun için cildi ölü hücrelerden temizleyecek, nefes almasını ve canlanmasını sağlayacak bir arındırma yapmak gerekmektedir. maskeler, cildin besleyici ve tamamlayıcılarıdır. bunlar sayesinde sağlıklı olduğu kadar canlı, kendini yenileyebilen ve dış etkilere karşı dirençli bir cilt elde etmek mümkündür..



doğru beslenmek...

cilde bu denli zarar verebilen serbest radikaller a, c ve e vitaminlerinde bulunmakta olan antioksidanlardan nefret eder. bu vitaminlerin bulunduğu besinleri tüketmek, hatta buna ek olarak a,c ve e vitamin katkısı almak hava kirliliğine karşı cildi korumakta çok faydalı olacaktır.

Kis ve dudaklariniz

Kış ve dudaklarınız

Havalar soğuyunca dudaklarımız derhal kurumaya başlar... çatlar, hatta kanar... bu durum hem kötü bir görüntü hem de acı ve rahatsızlık verir. tek çözüm onları iyi korumaktır.



neden ?

dudak derisi ince, duyarlı ve dayanıksızdır; yüzeyinde ölü hücrelerden meydana gelen kabuklaşma vardır. yalnızca, onlara kırmızı rengini veren kılcal damarlar önünden zengindir. deriyi koruyan yağ bezlerinden ve ısı dengelenmesini sağlayan ter salgılayıcı bezlerden; kısaca dış faktörlere karşı kendini koruyabilecek silahlardan mahrumdur. bu durum onun dış faktörlere karşı savunmasız kalmasına sebep olur.



kışın, soğuktan ve rüzgardan dolayı saldırı daha çoktur. nezle, grip gibi hastalıklara yakalanma riski daha yüksektir. bu tarz hastalıklarda ağızdan nefes alırız, bu da dudakların iyice kurumasına sebep olur. etkili bir bakım ve tertipli bir koruma yapılmazsa kısa zamanda kurur, çatlar ve rahatsızlık hissi verecek biçimde gerilir. gülmek gibi dudakları geren hareketler sonucunda da acı veren ince çatlaklar oluşur.



ne yapmalı ?

her şeyden önce uygulayacağınız bakımın tertipli olması gerekmektedir.

ölü hücrelerden arındırma:



haftada 2 kez iyice temizlediğiniz diş fırçanız ile dudaklarınızı hafif ve dairesel hareketlerle fırçalayın. bu işlem dudaklarınızın üzerinde birikmeye başlayan ve kısa sürede kabuksu bir yapıya dönüşecek olan ölü hücrelerden derinizi arındırmanızı ve uygulayacağınız diğer bakımların daha etkili olarak deriye nüfuz etmesini temin eder.

nemlendirme:



her sabah, günlük temizliğinizin peşinden, makyaj öncesi kesinlikle nemlendirici bir krem ile dudaklarınızı nemlendirin. hafif yapıda bir krem seçin ve uygularken dudaklarınıza iyice yedirin. özel olarak dudaklar için üretilmiş "baume" adı verilen dudak nemlendiricilerinden kullanabileceğiniz gibi, hafif yapılı ise yüzünüz için kullandığınız nemlendiricinizi de uygulama yapabilirsiniz.

rujunuzu içerisinde nemlendirici içerik bulunduranlar arasından seçmeye itina gösterin. sıcaktan soğuk bir ortama çıkarken veya soğuktan sıcak bir ortama girdiğinizde nemlendirici kreminizi tekrar uygulayın. kreminizi yanınızda taşımak zor geliyorsa kolay taşınabilir bir nemlendirici "stick" de aynı işi görecektir.

besleme:



soğuk dudak çevresindeki ince çizgilerin oluşmasını da çabuklaştıran bir etkendir. o nedenle dudakları ve dudak çevresini besleyici bir ürünle güçlendirmek gerekmektedir.

besleyici bakımın gece yatmadan önce uygulanması daha doğrudur. besleyiciler nemlendiricilere göre daha yağlı ve yapı olarak daha kalın oldukları için gündüz kullanımında konfor açısından ideal değildir. özel dudak besleyicileri satın alabileceğiniz gibi, gece için besleyici özelliklere sahip bir "gece kremi" kullanıyorsanız, dudaklarınıza da aynı kremi uygulama yapabilirsiniz. gece kreminiz yoksa, dudaklarınız için yağ bazlı ve koyu kıvamlı bir krem tercih edin.

masaj:



banyo veya duştan sonra e vitamini yağı ile ortadan başlayıp kenarlara doğru, dudaklarınızı gererek ve yağı yedirene dek masaj yapın. e vitamini yağını eczanelerde rahatlıkla bulabilirsiniz.



dikkat!

özellikle dışarıda ve soğuktayken dudaklarınızın kuruduğunu hissederseniz onları dilinizle ıslatmayın, bu hareket daha da fazla kurumalarına sebep olur.



doğal bir reçete

işte size evde basitçe hazırlayabileceğiniz, olabildiğince etkili bir dudak kremi:



- 2 çay kaşığı rendelenmiş bal mumu

- 8 çay kaşığı zeytinyağı veya badem yağı

- 1 çay kaşığı karite yağı (isteğe bağlı)

- 1 çay kaşığı süzme bal

- 5 damla arzu edilen bir öz yağı (nane, mandalina, limon gibi)



balmumunu, zeytinyağını ve karite yağını benmari usulü veya çok kısık ateşte, balmumu tam olarak eriyene kadar ısıtın. ateşten alın ve karıştırarak balı ekleyin. karışım ılıyınca içerisine öz yağınızı ilave edin. kreminiz hazır! cam bir kavanoza koyun ve serin bir yerde koruyun. faydasını göreceksiniz.

Soguk havalarda bakim

Soğuk havalarda bakım

Özellikle soğuk kış günlerinde dudaklarımız çatlıyor,

ellerimiz kuruyor.

kısaca, cildimizin soğuktan korunmaya gereksinimi oluyor.

o halde, tıklayın ve bakımlı bir kış geçirin...



yüzünüz...



kızarıyor

cildiniz olabildiğince duyarlı ve tepkili. nemlendirmeniz gerekiyor. anti-alerjenik ürünler kullanın. yüz temizliğinizde yağlı temizleyicileri tercih edin. yüzünüzü temizledikten sonra yatıştırıcı bir losyon kullanın. makyaj ürünlerinizi de nemlendirici özelliğe sahip olanlardan seçin ki cildiniz gün boyu zarar görmesin. beslenmenizde havuç gibi beta-karoten yönünden zengin yiyeceklere, süt ürünlerine, lahanaya ağırlık verin. alkol, kafein ve baharatlı yiyeceklerden olası olduğunca uzak durun. soğuğa çıkarken, yüzünüzü, bir atkı veya eşarp ile koruma altına alın.



geriliyor

kırışıkların erken oluşmasını önlenmek için cildinizi hiç bir vakit nemlendiricisiz bırakmayın. geceleri uyumadan önce ve sabahları yüzünüzü temizledikten sonra kesinlikle nemlendiricinizi uygulayın. yüzünüzde sivilceler bile varsa, bu sizi yanıltmasın, gerilme hissi, cildinizin nemlendirilmeye gereksinimi olduğunun göstergesidir. sudaki kalkerin tesirini azaltmak için geleneksel sabunlardan çok, dermatolojik olanları ya da bir makyaj temizleyicisini tercih edin. duşta en çok 10 dakika kalın ve ılık su (37°c) ile yıkanın. bakım ürünleri seçerken gliserin, vazelin ve bitkisel yağlar (karite yağı, fındık yağı vb.) bakımından zengin olanları tercih edin.



sivilceli ve çizgiler var

cildinizin neme gereksinimi var. sivilcelerinizin nedeni hormonal veya yağlı beslenme olsa da cildinizi beslemelisiniz. yoksa soğuk, cildinizin iyice kurumasına sebep olur ve sivilceleriniz yüzünüzde estetik olmayan izler bırakır. çok yağlı olmayan nemlendiriciler tercih edin. sivilceleriniz için tedavi edici özelliklere sahip kremler kullanabilirsiniz. yağlı yiyeceklerle beslenmemeye dikkat edin.



elleriniz...



kuruyor

suyla her temastan sonra krem sürün. buna vaktiniz yoksa veya unutuyorsanız en azından günde 2 kez (sabah ve akşam) kremleyin. haftada bir kez bir kaç damla badem yağı ile masaj uygulayın. dışarı çıkarken eldiven giyin. ellerin devamlı kuru olmasının nedenlerinden biri de yanlış beslenmeden kaynaklanan lipid eksikliğidir. bol bol balık ve kayısı tüketin.



çatlıyor

suyla her temastan sonra kesinlikle nemlendirici krem kullanın. geceleri yatmadan önce zengin içerikli besleyici bir kremi ellerinize bolca sürün. daha sonra pamuk bir eldiven giyin ve sabaha kadar çıkarmayın.



kızarıyor ve kaşınıyor

tamamen soğukla ilgili bir durum. eldivensiz soğuğa çıkmayın. duyarlı ciltler için hazırlanmış olan kremlerle ellerinizi nemlendirin. banyodan sonra gül suyu ile gliserini karıştırarak ellerinize sürün.



dudaklarınız...



kuruyor

nemlendiricinizi yüzünüze uygularken dudaklarınızı unutmayın. onların da beslenmeye gereksinimi var. gün içerisinde ise stick nemlendiricilerden yararlanın.



çatlıyor

dudaklarınızın üstündeki ölü deriyi hafifçe peeling yaparak veya bir diş fırçası yardımı ile temizleyin. daha sonra a vitamini içeren bir krem sürün. gün içerisinde stick nemlendirici kullanın.



saçınız...



kuruyor

kuru saçın kullanımı olabildiğince kolay değildir. diğer saç tiplerine göre daha kapsamlı bir bakıma ihtiyaç duyarlar. şampuan olarak besleyici olanları kullanın. haftada 1 kez serum uygulayın. olası olduğunca kurutma makinesi ile kurutmamaya itina gösterin. beslenmenizde a vitamini yönünden zengin yiyecekleri tercih edin; yumurta sarısı, yeşil sebzeler, domates gibi.



ince ve kırılıyor

mevsim değişimlerinde saçta kırılmalar daha fazla görülür. şu sıralar çok gerekmiyorsa saçınıza boya, balyaj gibi kimyasal işlemler yaptırmayın. doğal içerikli ve nemlendirici özellikli bakım ürünleri kullanın.

Cildiniz kisa hazir mi ?

Cildiniz kışa hazır mı ?

Yaz aylarının sonunda cilt genellikle kurumaya,

nemini yitirmeye eğilimlidir. kuruluğun oluşması,

yağ bezlerinin yeterli sebum veya yağ üretememesinin sonucudur. nemin yitirilmesi ise

cildin su gereksiniminin yeterince karşılanmamasından kaynaklanır. ne yazık ki su bazlı ürünlerin kullanımı, su buharlaşma nedeniyle deriye nüfuz edemeyeceğinden, cildi daha da çok kurutur. netice olarak kuru cilt gerilir, tabakalı bir hal alarak donuk ve bozuk bir görünüme bürünür. bu taktirde cildin kırışık, çizgili ve damarlı durması hatta kaşıntı

vermesi kaçınılmazdır.

yıl boyu ılıman iklimi olan bir bölgede yaşamıyorsanız, kış aylarının soğuk, sert ve acımasız etkileri kendini hissettirmeden almanız gereken tedbirler var demektir.

kuru veya nemini kaybetmiş cildin ihtiyaçlarını anlamak

ve bunları doğru biçimde karşılamak yazımızı okuyun...



nasıl teşhis edilir ?

kuru cilt yeterli yağı olmayan cilttir. nemini kaybetmiş cilt ise susuz kalmış demektir. ilk olarak bu ikisinin karıştırılmaması gerekmektedir. cilt kuruysa yağ bezleri cildin gereksinimi kadar yağı sağlayamıyor demektir.



cildinizin nemini kaybetmiş olup olmadığını anlamak için aynaya bakarak abartılı bir biçimde gülümseyin. cildiniz burnunuzdan yanağınıza doğru pekçok ince yüzey çizgisiyle geriliyor mu ?



şimdi de yüzünüzü serbest bırakın. işaret parmağınızı yanağınızdan burnunuzu gösteriyormuş gibi yüzünüze yerleştirin. parmağınızla cildinizi hafifçe yukarı kaldırın. cildinizin yüzeyinde kağıt

hissi veren pekçok ufak çizgi görüyor musunuz ?



bu iki soruya "evet" cevabını verdiyseniz cildiniz muhtemelen nemini yitirmiştir. diğer belirtilerden bazıları ise, cildin tabakalara ayrılması ve tenin mat, sağlıksız bir görünüm almasıdır.



neler, sebep olur ?

cildin nemini yitirmesinin pekçok sebebi olabilir.

söz konusu nedenlerden bazıları kullandığınız ürünler, bazıları da çevreden kaynaklanan tesirler

veya yaşam şeklinizle ilgilidir.



güneş

cildin nem kaybetmesine neden olan en önemli etkenlerden biri güneştir. bilhassa yaz aylarındaki yoğun güneş ışınlarının ciltte yarattığı hasarları gidermek için nemlendirici, besleyici, onarıcı ve yenileyici bakımlar ve kürler uygulayın.



temizleme losyonunuz

cilt neminin yitirilmesinde sık sık etkili olan bir neden, güçlü bir temizleme losyonunun kullanılmasıdır. örneğin sabun bazlı temizleyiciler çok alkali olduklarından cildin doğal nem dengesini korumakla görevli olan asidik koruyucu tabakaya zarar verirler. dolayısıyla sabun içermeyen temizleme ürünleri kullanmaya itina gösterin.



klimalar

klimalar bulunduğunuz ortamı sıcaklık anlamında daha yaşanır hale getirse de cilt, klimaların pompaladığı kuru havadan zarar görür. bu gibi

bir durumu uzun bir uçak yolculuğu sırasında basitçe hissedebilirsiniz çünkü basınçlı kabin ortamı cildinizin nem kaybını kolaylaştırır. uzun bir uçuş yapacaksanız veya devamlı klimalı bir ortamda bulunuyorsanız yapılacak en iyi şey, içebildiğiniz kadar çok su içmektir. kaybedilen nemin geri kazanılması için günde en az 8 bardak su içilmelidir. bunun dışında, gün boyu cildinizi nemlendirmek için sprey nemlendiriciler de kullanabilirsiniz.



sigara

diğer pekçok zararının yanı sıra, sigara cildin nemini yitirip canlılığını kaybetmesine sebep olur. sigara içmiyorsanız bile, restoran-bar gibi mekanlarda duman altında kalmanın cildinize negatif etkileri vardır. bu gibi yerlerde sigara içilmeyen bölümlerde oturmayı tercih edin ve çevrenizdeki sigara tiryakilerini bu alışkanlıklarından vazgeçiremeseniz dahi en azından kendi çevrenizden uzaklaştırın.



ilaç kullanımı

tedavi hedefli aldığınız ilaçların cildinize pekçok etkileri olabilir. ilaç kullanmadan önce, kesinlikle doktorunuzdan ilacın yan etkileri konusunda bilgi isteyin. bazı akne tedavisi ilaçlarının cildin nemini yok eden yan etkileri vardır. şayet dermatolog

veya doktorunuz cilt için ilaç tedavisi vermişse, tedavi süresince hangi bakım ürünlerini kullanabileceğinizi önceden sormanız yerinde olacaktır.



nasıl giderilir ?

temizleme losyonunuzun etkilerini ve içeriğini kontrol ederek fazla sert veya sabun bazlı olmamasına itina gösterin. şayet cildiniz temizlik yaptıktan sonra (nemlendirilmeden önce) sertse, kaşınıyorsa temizleme ürününüzü değiştirin.



düzenli aralıklarla cildinizi arındırın. cilt yüzeyindeki ölü hücrelerden kurtulmak cildin canlanmasına da yardımcı olacaktır.



alkol içermeyen bir tonik kullanın. aloe vera

veya gliserin gibi içerikler alkolün aksine cildin su tutmasına yardımcı olur.



cilt temizliğinden sonra kesinlikle bir nemlendirici kullanın. kuru cilt tipleri için krem nemlendiriciler, yağlı ciltler için ise yağ vermeden nem sunan jel nemlendiriciler daha uygundur. nemlendiriciyi cildiniz hafifçe ıslakken uygulayın. bu yolla cildinize daha fazla su hapsetmiş olmanın yanı sıra nemlendiricinin daha derinlere ulaşmasına da yardımcı olursunuz.



kuru ve nemini kaybetmiş ciltler genellikle duyarlı

ve kırılgan olduğundan alman (mavi) papatyası, neroli, gül, sardunya, lavanta, sandal ağacı, ylang ylang öz yağları öneri edilebilir. öz yağlar birer doğal nemlendiricidir.



bol ve devamlı su için.

Sonbahara hos girin

Sonbahara hoş girin

Sonbahar geldi!

artık, yaz aylarının cildimizde ve saçımızda bıraktığı kötü izleri onarım etme, tenimizde bıraktığı güzel bronzluğu ise elimizden geldiğince uzatma zamanı!

aslında okuyacaklarınızın hepsini biliyorsunuz !. .. yalnızca kısa kısa hatırlatalım istedik...



cilt

ölü hücrelerden ve siyah noktalardan arının!

cildinize peeling yapın. pelling sanıldığını gibi cildinizdeki bronzluğu almaz tersine cilt yüzeyinizi ölü hücrelerden temizleyerek cildinize netlik kazandırır. daha net ve yumuşak bir cilt görünümünüze doğal bir parlaklık kazandırır. peeling ürününüzü yumuşak dokulular arasından seçin. bronzluğunuz süresince haftada 1 kez uygulamanız yeterli olacaktır.



cildinizi iyice nemlendirin!

yaz güneşi cildinizin nem kaybetmesine sebep olur, bronzluğunuzun sonbahara da uzamasını istiyorsanız hem yüzünüzü hem de vücudunuzu tertipli olarak nemlendirmeniz gerekmektedir. temizliğiniz sırasında deterjanlı ve sabunlu temizleyiciler kullanmayın, yağsız barlar veya nemlendiricili duş jelleri tercih edin. duş veya banyodan sonra cildinizi bastırmadan kurulayın. cildinizin soyulmasını bu nedenle bronzluğunuzun kaybolmasını önlemek için sabah ve akşam bütün vücudunuza nemlendirici süt sürün.



biraz otobronzan ekleyin!

yüzünüzde güneşin harelerinin devam etmesi için uygun bir yoldur. 2-3 güne bir yüzünüze uygulamaya devam edin ya da gündüz sürdüğünüz nemlendiricinizin içerisine ufak biraz otobronzan krem ilave edin ve iyice karıştırdıktan sonra yüzünüze uygulayın: doğal netice garantidir!



makyaj

bronz ten efektleri!

bronz ten için hafif makyajlar uygulamaya devam edin. hafif renkler bronzluğunuzu daha da göz önüne çıkaracaktır. dudaklarınızı pastel ve sedefli tonlarla boyayın. pudra olarak bronz efektli güneş pudraları veya "terra cota"ları tercih edin. pudranızı geniş fırçalarla yanaklarınıza, alnınıza, burun ucu ve çenenize hafif dokunuşlarla uygulamanız yeterli olacaktır.

fondöten kullanmayın, bronzluğunuzun ışıltısını yok eder.



saçlar da kurur!

yaz güneşi, deniz suyu, havuz kloru ve rüzgar saçlarda güzel olmayan izler bırakır; kurutur, yıpratır ve canlılıklarını yok eder. sonbaharda bakım kürleri uygulamayı ihmal etmeyin. şok bir kürle bakıma başlayın: haftada 2 veya 3 kez şampuan öncesi bir besleyici uygulayın. saçınız eski kuvvetini ve parlaklığını yakalayana dek küre devam edin.

şampuan olarak, kuru ve yıpranmış saçlar veya boyalı saçlar için olanları kullanın. saçınız eski formuna kavuşunca saç yapınıza ideal olana dönebilirsiniz. şampuan sonrası ise bir bakım maskesi veya serum uygulayın.

yaz dönüşü yeni bir kesim veya yeni bir renk uygulayarak onlara canlı bir görünüm kazandırmanız da mümkündür..



beslenme

vitamin! vitamin! vitamin!

yemek tabağınızın içeriği bronzluğunuzun devamlılığında ve kalitesinde çok etkendir. a, c ve e vitaminleri ile selenyum ve beta karoten kürü uygulayın. bu vitaminlerin antioksidan değerleri çok yüksektir. güneşin cilde verdiği zararlara karşı savaşır ve cilt hasarlarını onararak erken yaşlanmaya karşı direnç temin ederler. bundan başka, beta karotenin bronzluğu artırıcı özelliği de vardır; taze havuç, kayısı ve domates beta karoten yönünden çok zengindir.

yaz sonu her zaman yediğinizden daha fazla taze meyve ve sebze yemeye gayret edin. hem bronzluğu koruyucu vitaminlerle donanmışlardır hem de yaz güneşinin yorgunluğunu giderme de çok etkilidirler.

sonbaharda da rahatlıkla bulunmakta olan yaz meyve ve sebzelerini tüketmeye devam edin. yaz sebze ve meyveleri vitamin ve mineral yönünden çok zengindir, aynı vakit da bol sulu olduklarından vücudumuzu nemlendirici özelliğe de sahiptirler: kavun, karpuz, patlıcan, kabak gibi.

Hamilelik maskesi

Hamilelik maskesi

Nedir ?

hamilelikte görülen yüz lekeleri çoğunlukla 4. veya 5. aya doğru, yüzde düzensiz ve renkli lekeler biçiminde kendini gösterir.

lekeler, pigment üretiminin artması nedeniyle bilhassa alın, yanaklar ve dudak üstünde yoğunlaşır. esmer tenlilerde açık tenlilere oranla daha sık görülür. bu, tamamen hormonal bir olay

olup sizi tedirgin etmemelidir. doğumu takiben kademeli olarak tamamen yok olacaktır.



nasıl hafifletilir ?

işte size 4 sır:

cildinizi temiz tutun. hava kirliliğinin sebep olduğu pisliklerden, makyaj artıklarından ve gece salgılarından kurtulmak için cildinizin günlük temizliğini aksatmamalısınız. bu tertipli temizlik cildinizin açılmasına yardımcı olacaktır.



haftada 1 veya 2 kez yüzünüzü ölü hücre ve pisliklerden arındırarak cildinizin yenilenmesine yardımcı olun. netice mu ? daha açık, pürüzsüz ve yumuşak bir cilt.



güneş filtreli ürünler kullanın. gün ışığında bulunmakta olan ve çok zararlı olan uva ve uvb ışınlarından mutlaka korunmanız gerekir; çünkü bu ışınlar hamilelikteki yüz lekelerini artırır. güneş filtresi olan bir gündüz kremi kullanın veya bir gündüz kremiyle birlikte, en az 15 koruma faktörlü bir kremi birlikte uygulayın.



güneşlenmeyin. şayet tatile gidiyorsanız, bir güneşsiz bronzlaştırıcı kremle hile yapın; böylece bronz bir tene sahip olacak ve güneşe çıkanlara imrenmeyeceksiniz.

Otobronzanlar

Otobronzanlar

Tatile daha bir kaç ay var ama güneş şimdiden bronzlaşma isteği uyandırmaya başladı. güneşlenmeden hafif de olsa bir bronzluğun güzel bir görünüm ve moral vereceği kesin.

uzun lafın kısası, otobronzanların yani güneşsiz bronzlaştırıcıların tam zamanı! kolay kullanımları ve doğal bir görünüm vermelerinden dolayı zaten pek çoğumuzun çoktan tercihleri arasına girdiler;

yine de bir hatırlatalım dedik...



nedir

otobronzanlar, güneşlenmeden hatta güneşe çıkmadan yanık bir ten elde etmeyi temin eder. cilt üstünde işleyişi son derece basittir: otobronzan ürünün içeriğinde bulunmakta olan dha (bir molekül) cilt yüzeyindeki amino asitlerle reaksiyona girer. bu 2 molekül birleşince cilde bronzluk sağlayan kahverengi bir bileşe dönüşür. sonuç: 365 gün güneşsiz bronzluk!



günümüzde dha-eritrüloz (başka bir etkin içerik) ciltlerdeki değişik amino asit kompozisyonlarına ideal biçimde bronzluk sağlayacak geniş bir renk paleti uygulamaya olanak sağlıyor. bundan başka otobronzan ürünler içerdikleri koruyucu vitaminler (e ve c), nemlendirici etkinler ve uv filtreleri ile zenginleştirilerek cilt bakımı da yapar hale gelmiş taktirde.

yine de hala bir çoğu güneş filtresi içermedikleri için güneşin zararlı ışınlarına karşı cildi korumazlar. dolayısıyla güneşe çıktığınız zamanlarda kesinlikle koruyucu filtre içeren bir ürün kullanmayı unutmayın.



seçerken

otobronzan seçmeden önce herkesin cildinin değişik ve neticelerin da her ciltte değişebileceğini unutmayın. bundan başka, ısı, beslenme, stres ve hormonal değişim dönemleri gibi etkenlerle az da olsa, her uygulamada değişik netice almanız da mümkündür..



alerji riskini en aza yüklemek için kesinlikle hipoalerjenik ve parfümsüz bir ürün seçin.



otobronzanları pek çok yapıda bulmanız mümkün: krem, akıcı kıvam, jel, sprey gibi. seçim yaparken kesinlikle nemlendirici etkinler içerenleri tercih edin. sprey, bilhassa yüz için idealdir. jel daha fazla nüanslar elde etmeye yarar ve yağlı ciltlere daha uygundur. krem doku, uygulaması en zor olandır ama daha nemlendirici ve besleyicidir; bu nedenle cildi kuru olanlar tercih edebilir. akıcı kıvamdakiler, bilhassa ilk kullanımda eşit uygulayabilme açısından diğerlerine göre daha pratiktir; uygulaması daha kolaydır.



cilt renginize göre oto seçmeniz de olası. bazı markaların açık renkli tenler için pigmenti sınırlandırılmış, koyu renkli veya daha önce bronzlaşmış ciltler için rengi daha koyulaştırıcı ürünleri vardır.



uygulama öncesi

otobronzanları her zaman temiz, makyajsız ve kuru cilde uygulamalısınız.



ilk kez kullanıyorsanız vücudunuzun ufak bir bölgesinde kesinlikle bir uygulama denemesi yapmalısınız. bu deneme ürünü uygulama yönteminizi, kuruma vaktini, teninizin alacağı rengi test etmenize yardımcı olacaktır.



vücudunuzu tüylerden temizleyin. ağda gibi daha kalıcı yöntemleri tercih ediyorsanız 1 gün önce yapmanız daha doğru olur. şayet tıraş bıçağı kullanıyorsanız, tıraşlama işleminden sonra cildinizin yatışması için 1-2 saat bekleyin. tahriş olmuş bir cilt ürünün eşit olarak etki etmesini önleyebilir.



cildinizi ölü hücrelerden arındırmak için peeling yapın. derinlemesine arınmış bir cilde ürün daha iyi nüfuz eder ve rengin daha eşit dağılmasını temin eder. netice daha net ve daha uzun müddet kalıcı olur.

peeling sonrası bir tonikle cildinizi ürün artıklarından temizleyip, gözenekleri sıkıştırarak cildinizin net hale gelmesini sağlayın.



otobronzanı sürmeden önce yüzünüze ve vücudunuza nemlendirici bir bakım uygulayın. böylece ürün cildinize daha kolay yerleşir. nemlendiricinizin renklendirme işlemini yavaşlatmaması için cilt tarafından tamamen emildiğinden emin olun.



uygulama

avuç içinize ufak biraz ürün alın, ellerinizde ısıtın ve eşit olarak cildinize sürün. ince bir tabaka yeterli olacaktır. ürünü 2 kez ince tabaka durumunda uygulamak bir kalın tabaka durumunda uygulamaktan çok daha iyi netice verir; ürünün eşit dağılımını daha iyi kontrol edebilirsiniz. spray ürün kullanıyorsanız bile eşit dağıtabilmek için kesinlikle avucunuza sıkıp uygulayın.



hızla ve yatay-dikey hareketler uygulayarak cildinizin ürünle tamamen kaplanmasını sağlayın. ürünü uygularken dairesel masaj hareketleri yapmayın ve göz çevrenizden mutlaka sakının. doğal güneşlenme sırasında daha fazla bronzlaşan yanak, burun ve alında bir miktar daha yoğun uygulayabilirsiniz.



parmaklar, dirsekler, dizler, topuklar gibi vücudun kuru bölgelerine dikkat edin. bu bölgeler ürünü daha fazla emer ve diğer bölgelere göre daha koyu bir renk oluşturur, o nedenle bu bölgelere ürünü daha hafif uygulayın.

doğal bir görünüm vermesi ve yüzünüzde boyun, çene altı ve kulak diplerinize de ürünü uygulamayı unutmayın. saçlara ve kaşlara ürünü değdirmemeye çalışın ya da nemli bir pamukla bu bölgeleri nemlendirerek koruyun; sararma yapabilir.



uygulamadan derhal sonra bol sabunla ellerinizi yıkayıp, tırnaklarınızı fırçalayın.



20 dakika kadar ürünün kurumasını bekleyin, vücudunuza uyguladıysanız bu süreyi ayakta geçirin, oturmayın, yatmayın ve giyinmeyin. yüzünüze uyguladıysanız makyaj yapmayın. uygulamayı takip eden 2 saat içinde otobronzan sürdüğünüz bölgeyi suyla temas ettirmemeye çalışın. renk kendini 2 saatte tam olarak ortaya çıkarır. bu durum yalnızca uygulamadan sonraki ilk 2 saat için geçerlidir sonrasında suyun ve terlemenin renge hiçbir negatif tesiri olmaz.



istediğiniz bronzluğa ulaşmak için ürünü ilk günlerde daha sık uygulamanız gerekmektedir. bu sıklık kullandığınız ürünün ambalajında veya prospektüsünde belirtilmiştir. kesinlikle öneri edilen zamanlamaya uyun. daha çok bronzluk hevesinize gem vurup öneri edilen sıklık dışında fazladan uygulama yapmayın. istediğiniz bronzluğa ulaşınca haftada 1 kez uygulamayı yinelemeniz yeterli olacaktır.



otobronzan uygulamasında elde edilen bronzluk her ciltte ve hatta aynı kişide her uygulayışta farklılık gösterebilir. bunun sebebi ısı, beslenme, stress ve regl gibi hormonal değişim dönemleridir.



otobronzanınızı uyguladığınız vakit içinde de haftada 2 kez peeling yapmayı bırakmayın. bu cilt renginizin her bölgede eşit kalmasını sağlayacak, ölü hücrelerin cilt üzerinde birikip renk değişiklikleri yaratmasına ve siyah nokta oluşumuna engel olacaktır.



eğer uygulamada eşit dağılım olmadıysa, cildinizde lekeler ve izler oluştuysa, derhal cildinizi yıkayın ve peeling uygulayın. ürünü bir kez daha uygulayıp, lekeleri kapatmaya çalışmayın, lekelerin daha da koyulaşıp belirginleşmesine neden olursunuz.

Solaryum

Solaryum

Havalar ısınıp kollar, bacaklar ortaya çıkınca hafif de olsa bir bronzluk çekiyor insanın canı. tatile çıkmaya daha vakit var, bunun yanında güneşlenecek yer bulmak da pek kolay değil. bu taktirde devreye yapay güneş ışığı yani solaryum giriyor. sizler için solaryumla ilgili bilgiler derledik. niyetliyseniz, bir göz atmanızda fayda var. bir önemli hatırlatma: bronzlaşma cildimizin ultra viyole ışınlarının zararlı etkilerine karşı kendini korumak için gerçekleştirdiği bir tepkidir. bütün bilimsel araştırma ve deneyler doğal veya yapay olsun ultra viyole ışınlarına uzun müddet maruz kalmanın yaşlanmanın etkilerini artırmanın yanı sıra malign melanoma adı verilen bir tür cilt kanserinin gelişimini de hızlandırdığını göstermektedir.

bu nedenle güneş veya solaryum seanslarınızı dozunda tutup, az bronz ama çok sağlıklı bir cilde sahip olun.



nedir ?



solaryum makineleri, uv ışını üreten lambalardan meydana gelen yapay bronzlaştırıcılardır. güneş ışınları, gün ışığı, enfraruj ve ultraviyole ışınlarından oluşur. bunlardan gün ışığını görebilir, diğerlerini göremeyiz. ultra viyole ışınları uva, uvb ve uvc olarak adlandırılır. uvc ışınları zararlıdır, bu sebeple ozon tabakası tarafından filtre edilir. uva ve uvb ışınları bronzlaşmada en fazla rol oynayan ışınlardır. uva ışınları pigmentlerin renk değiştirmesini yani bronzlaşmayı temin eder. uvb ışınları ise çok kuvvetli ve yakıcı ışınlardır; aynı zamanda yeni pigment oluşumunu ve üst derinin kalınlaşmasını temin ederler. solaryumda kullanılan ışınlar da aynı doğadaki mantıkla çalışmaktadır. uva lamba ve reflektörleri yüze uygulamada kullanılır. uvb lambaları ise uva lambaları ile birlikte solaryum yatakları veya kabinlerinde uygulanır.



güneşle arasındaki fark



solaryumda güneş ışınlarının zararlı etkilerini kontrol altına alabilmek mümkündür.. solaryum makinelerinde ışınlar insan sağlığına en ideal biçimde filtre edilebilir ve ten tipine göre ayarlanabilir. bu nedenle güneşte oluşabilecek aşırı kızarma, soyulma, su toplama gibi durumlar solaryumda söz konusu değildir.

solaryum ile güneş eşit derecede bronzlaşmayı sağlar; bronzluğunun kalıcılık süreleri de aynıdır.



d vitamini bireşimi yapar mı ?



evet, yapar.

d vitamini kemik erimesini önlemede büyük rol oynayan önemli bir vitamindir.

uv ışınları, ister doğal olsun ister yapay, vücutta d vitamini üretimini sağlayan en önemli kaynaktır. d vitamininin esası derinin sentezidir. yani derimiz ultra viyole ışınları ile temas edince d vitamini üretir.

giysiler ve camlar derinin bu üretimini önler. yaşlı insanlar ve ufak çocuklar güneş ışınlarıyla az temas ettikleri için d vitamini eksikliği çekme riski taşır.

d vitamini eksikliği çocuklarda raşitizm, yaşlılarda ise osteomalasi hastalığına sebep olabilir.

d vitamini aynı zamanda hayvansal gıdalarla da alınabilir: somon, sardalya, ringa gibi yağlı balıklar, balık karaciğeri, yumurta sarısı ve sütlü ürünler gibi.



dikkat edilmesi gereken noktalar



- ilk olarak bilinen, temiz, hijyenik ve uzman kişilerin hizmet verdiği bir solaryum salonu tercih edin.



- solaryuma her girişinizin ne kadar süreceği ve ne sıklıkta olacağı uzmanlar tarafından belirlenmelidir. bunun için cilt testi yaptırmanız gerekmektedir. cilt testi sayesinde teninizin rengine ve cildinizin hassasiyetine göre ideal müddet ve seanslar belirlenir. şayet gerekenden fazla müddet veya seans kalırsanız, cildinizde ciddi hasarlar meydana gelebilir.



- doğal bir bronzluğa ulaşmak için toplam 6 ilâ 7 seans yeterli olmaktadır; çabuk bronzlaşmak için seanslar sıkça tekrar edilmemelidir. örneğin bir hafta içerisinde 3 seferden fazla veya aynı gün içerisinde 2 kez solaryuma girmek tehlikelidir. dermatologlar, yılda 20 dakikalık 10 seans veya 10 dakikalık 20 seans olarak bir sınırlama öneri ediyorlar.



- solaryumda ilk seansınız 8 ile10 dakika arasında olmalı daha sonra 5'er dakika artırılarak maksimum 20 dakikaya çıkarılmalıdır.



- solaryum seanslarına başlamadan önce vücut peelingi yapın. böylece cildinizdeki ölü deri hücreleri atılır, gözenekleriniz açılır, daha eşit ve kalıcı bir bronzluk elde edersiniz. devam seanslarından önce ise duş yaparsanız daha iyi netice alırsınız.



- solaryuma girmeden önce cildinizi makyajdan ve diğer kozmetik ürünlerinden kesinlikle arındırın. solaryum için özel olarak üretilen ürünler dışında, hiçbir ürün kullanmayın.



- seans sırasında doğrudan ışığa bakmayın; ya gözlerinizi kapalı tutun ya da koruyucu gözlük takın. lens kullanıyorsanız çıkarmayı unutmayın.



- vücudunuzda dövme varsa, bu bölgeleri koruyun; alerjik reaksiyonlar oluşabilir.



- bazı ilaçlar cildinizi uv ışınlarına karşı duyarlı hale getirir. şayet ilaç kullanma durumundaysanız, solaryuma girmeden önce prospektüsünü okuyun ve şüpheli durumlarda kesinlikle hekiminize danışın.



- bebeklerin ve ufak çocukların tenleri uv ışınlarına karşı duyarlı olduğu için 16 yaşından küçüklerin solaryuma girmesi ideal değildir. bu yaştaki çocuklarda büyüme hormonu salgılanması devam eder ve bu ışınlar hormonun salgılanmasına etki edebilir. güneşte ise, şapka, elbise, şemsiye, yüksek koruma faktörlü güneş ürünleri ile iyi korunmaları gerekmektedir. ufak yaşta alınan güneş yanıkları, ileri yaşlarda ciddi sorunlara yol açabilir.



- alkollü olarak solaryuma girmeyin.



- epilasyon, ağda, cilt bakımı sonrasında solaryuma girmeyin.



- kalıcı makyaj ve lazer uygulamalarından sonra solaryuma girmeyin.



hamilelik ve solaryum



hamile bayanların cildi daha hassastır ve güneş yanığına karşı daha korumasızdır. gebelik sırasında pigment yapıcı melanositleri uyaran hormon seviyeleri yükselir. bu durum gebe kadını aşırı pigmentasyona karşı hassas hale getirir. şayet yüzünüzde gebelik maskesi oluşmuşsa yani düzensiz ve koyu renk farklılıkları varsa, ultra viyole ışınlarına karşı aşırı duyarlısınız demektir. bu taktirde cildiniz güneş ışınlarına her zamankinden daha fazla ve daha şiddetli cevap verecektir. bununla birlikte güneş altında uzun müddet geçirmeniz hem vücut sıcaklığınızın aşırı artmasına hem de vücudunuzdaki suyun azalmasına sebep olabilir. her iki durum da gebeliğiniz açısından negatif etkiler yaratabilir. bütün bu nedenlerden dolayı hamileyken uzun müddet güneş altında kalmanız önerilmez.

yapay ultra viyole ışınları yani solaryumun gelişmekte olan bebek üstündeki etkilerini inceleyen yeterli sayıda araştırma ne

yazık ki mevcut değildir. kısıtlı sayıda bazı araştırmalar bu tür uygulamaların folik asit eksikliğine neden olabileceğini düşündürmektedir. bunun sebebi kuvvetli ve uzun müddet maruz kalınan ultra viyole ışınlarının vücuttaki folik asidi parçalayarak aktif bir biçimde kullanımını engellemesidir. kısaca, hamilelikte solaryum konusunda net bir cevap yoktur, dolayısıyla en doğrusu 9 ay beklemek veya hekiminize ciddi olarak bu hususu danışmaktır.

Tabaginizdaki gunes

Tabağınızdaki güneş

Sağlıklı ve hızlı bronzlaşmanın yedikleriniz ve içtikleriniz, kısaca öğünlerinizle de alakalı olduğunu biliyor muydunuz ?

soluklaşmış tenlerimizin güneşle buluşup canlanacağı ve o hoş bronz tonlarına bürüneceği mevsime nihayet geldik. vücudunuza bu süreçte yardımcı olmak arzu ederseniz başlıklarımızı tıklayın.

"tabağınızdaki güneş"i bulmak için yararlı bilgiler

edineceğinize eminiz!



anti oksidanlardan faydalanma

güneşin kızıl ötesi ışınları melanin (cildin pigmenti) üretimini tetikleyerek cildin bronzlaşmasını temin eder. ama aynı zamanda cildin üst tabakalarındaki serbest radikallerin artmasına da sebep olurlar. bu da cildin vakitsiz yaşlanması veya cilt kanseri riskine sebep olabilir. serbest radikallerin sebep olduğu zararı en aza indirgemek ve onlara karşı bir kalkan oluşturmak için yeterli oranda anti-oksidan vitamin tüketmek gerekmektedir. bu muhteşem vitamin üçlüsü a, c ve e vitaminleridir. vücuda ve bu nedenle cilde yeterli

anti-oksidan, selenyum, beta-karoten ve provitamin a sağlayarak organizmanızın daha güçlü olmasını, cildin güneş ışınlarına daha iyi direnmesini ve doğru olan biçimde hafifçe renklenmesini temin eder.



taze yaz meyve ve sebzelerinde c vitamini ve beta-karoten bulunur. bunlardan maksimum biçimde yararlanmak için tercihen çiğ veya meyve suyu olarak tüketin.



c vitamini kaynakları: çilek, biber, domates ve teredir.



beta-karoten kaynakları: mango, kayısı, kavun, karpuz, havuç, şeftali ve teredir.



a vitamini kaynakları: ciğer, yumurta sarısı, yağlı balıklar, tereyağı ve peynirlerdir. ancak bu besinlerin tüketiminin abartılmaması da gerekmektedir.



e vitamini kaynakları: çerezler, taze sebzeler ve nebati (özellikle mısır ve ay çiçek) yağlardır. bu yağları tertipli olarak yemek ve salatalarınızda tüketin.



selenyum kaynakları: kabuklular, deniz mahsulleri, balıklar, mantarlar, tahıllar, sarımsak ve soğandır.



vücudu içten nemlendirme

güneşe tertipli olarak maruz kalındığında cilt hücrelerinin zarındaki yağlı asitler zarar görür; cilt esnekliğini kaybeder ve susuz kalır.

buna mani olmak ve cilde gereksinimini geri vermek için ilk olarak bol su tüketmek gerekmektedir. günde ortalama bir buçuk litre su kesinlikle içilmelidir. suyun temiz, serin ve taze olarak içilmesi öneri edilir. şekerli olmadığı sürece ne çeşit olursa olsun (maden veya kaynak suyu, çeşme veya şişe suyu) vücuda yararı vardır.



ayrıca beslenirken vücuda yeterli oranda yağ almak da gerekmektedir. bunun sağlıklı yolu nebati yağlar ve omega-3 ailesinden olduğu için alfa-linolinik yağ asidi olarak zengin olan yağlı balıklar tüketmektir. günde 1-2 çorba kaşığı ceviz veya soya yağı ya da bir porsiyon yağlı balık (somon, sardalye, ton, uskumru) yeterlidir. diğer besinlerden alacaklarınız da bunu tamamlayacaktır.



nikotin ve alkol cilt sağlığının düşmanıdır: cildi hassaslaştırarak bozar ve yıpratırlar.



bronzlaşmaya yardımcı besinler

sürekli olarak güneş ışınlarının zararları konusunda uyarılsak da aynalar apayrı hikayeler anlatır! hiçbirimiz yazın dekolteler ve askılılarla özdeşleşen o sıcak, bronz güzelliği kaçırıp beyaz kalmak istemez. ancak incelen ozon tabakası güneşin zararlı yönünü daha fazla hatırlamamızı gerektiriyor. bu sebeple güneşe kısa sürelerle çıkmak ve fazla yanmamak en doğrusu.



bazı besinlerin bronzlaşmayı artırıp bazılarının da yavaşlattığını biliyor muydunuz ? örneğin c vitamini bronzluğu geciktirir; yani narenciye, maydanoz, frenk maydanozu veya tere otunu büyük oranda tüketenler daha zor bronzlaşır. ikilem ortada olsa da sağlıklı olanı seçmek elinizde: çabuk bronzlaşmak sağlıksız, yavaş bronzlaşmak sağlıklıdır! a vitamini içeren besinler tüketmeye de çalışın. mango meyveler arasında a vitamini rekorunu elinde tutar.



kızartmalar, soslu yemekler, konserveler, şarküteri ürünleri, sert kahveler ve aperitifler ise "yanmanıza" neden olur; ama sağlığınız için bunlardan uzak durun.



peki hem sağlık hem bronzluk bir arada olmaz mı derseniz... elbette olur:

havuç: havucun yararlarını hepimiz biliyoruz. güneşte veya güneş ortamı olmadan bronzlaştırıcı tesirleri olan pekçok ürün cildin renklenme aşamasını hızlandırmak için karoten içerir. en sağlıklı şekliyse tabii ki çiğ durumudur.



zeytin yağı: canlandırıcı ve yenileştirici etkileriyle beslenme rutininin olmazsa olmazı olmalıdır.



peynirler: bilhassa pişmiş ve beyaz peynirler tüketilmelidir.



yumurta sarısı: yumurtanın sarısında bol a vitamini vardır. yumurta da canlandırıcı ve yenileştiricidir. tuz ve mineral olarak da zengindir.



ızgaralar: etlerinizi bir miktar baharat, balsamik sirke ve zeytinyağında veya kırmızı şarapta veya soya sosunda bekleterek terbiye (marine) ettikten sonra pişirin. buna vaktiniz yoksa ızgaraya atmadan derhal önce zeytinyağıyla sıvayın.



mönü önerileri

sağlıklı bronzlaşmak doğru, ancak en doğrusu sağlıklı yaşamak. bunun için izlenecek kolay yöntemler var. yemek yeme ve gündelik yaşam alışkanlıklarımızı bu yöntemlerle desteklersek sağlıklı yaşar, sağlıklı bronzlaşırız.

- bol su içilmelidir.

- dengeli ve tertipli yemek yenmelidir.

- bronzlaşmanın etkilerinden cildi korumak için bol a, c ve e vitamini tüketilmelidir.

- serbest radikallerin zararına karşı bol anti-oksidan tüketilmelidir.

- güneşe aralıklarla ve kısa süreli çıkılmalıdır.



nihayet "tabağınızdaki güneş"i bulabileceğiniz mönü önerileri:



karışık taze sıkılmış veya çırpılmış meyve suyu: mango, kivi, çilek; tek başlarına ya da kokteyl olarak



salata: ıspanak, havuç veya karışık yeşil salata



buğuda az pişirilmiş veya çiğ sebzeler: renk için havuç, içerdikleri su için kereviz ve salatalık; alternatif olarak sebzeli kiş



ana yemek: sıcak ya da soğuk servis edilebilecek ızgara balık veya tavuk rosto; sıcak servis edilecek ızgara pirzola.



sindirmek için: beyaz peynir tabağı



tatlı olarak: meyve salatası veya erik, papaya, kayısı ve şeftaliden meydana gelen meyve tabağı

Tatilinizi hazirlayin

Tatilinizi hazırlayın

Deniz, güneş, kum, uyku, eğlence... kısaca tatil! hazır mısınız ?



iyi hazırlanmış bir cilt

peeling yapın. güneşe çıkmadan sekiz gün önce yüzünüze ve vücudunuza peeling yapın. ölü hücrelerden temizlenmiş olan teninizde bronzluğunuz daha pürüzsüz ve parlak olacaktır. peeling sert tabakayı yumuşatır.



serum kullanın. yüzünüz için gece kreminizi geçici bir müddet bir serum ile tamamlayın. serum hem cildinizi güçlendirecek hem de cildinizin hassasiyetini azaltacaktır.



güneşe alışın. yapılan istatistiklere göre güneşe hazırlıksız çıkarak şiddetle güneşe maruz kalan bir cilt, devamlı açık havada çalışan birinin cildinin taşıdığı riskten daha ciddi neticeleri olan riskler taşır. sonuç: ilk güneşli günlerden başlayarak cildinizi güneşe alıştırın, yavaş yavaş bronzlaşın.



benlerinizi gözleyin. kaygılanmadan, itinalı davranarak benlerinizi dikkatle gözleyin. yeni meydana gelen, biçim, renk ve boy değiştirenler için bir dermatolog ile görüşmekten kaçınmayın. tertipli olarak kontrole gidin.



sıkıntısız bir tatil

güneş çantası. yüz ve vücut için bir güneş ürünü, bir güneş sonrası ve gerektiğinde kullanmak üzere yüz için özel, koruyucu bir güneş bakımı edinin. ilk günler veya kısa süreli tatiller için yüksek koruma faktörlü ürünler alın. "kabile" durumunda yapılan tatiller için aile boyu tüpler, spor yapanlar için jel dokulular, az vakti olanlar içinse sprey biçiminde olan ürünler tercih edilebilir. tabi ki, en sevdiğiniz oto-bronzanınızı da almayı unutmayın!



bulunduğunuz yerde öğleden sonraları için plan yapın. çok sıcak saatlerde (saat 12'den 16'ya kadar) gölgede kalın. zorunlulukları keyfe dönüştürün. bölgeyi keşfetmek için bir gezi yapın, ormanda dolaşın, çocuklar için etkinlikler düzenleyin: resim, okuma, grup oyunları gibi.



hamile veya genç bir anne iseniz! yalnızca gebelik sırasında değil, doğumdan sonraki birkaç ayda daha güneşe çıkmak çok önerilmez çünkü cildiniz hala hormonal farklılıkların etkisindedir. güneşlenmekten sakının, yüksek korumalı ürünler kullanın ve risksiz bir bronzluk için oto-bronzan kullanın.



bacaklarınızı rahatlatın. plajdan ayrılmadan önce, baldırlarınızın yarısına kadar gelen bir suyun içinde 5 dakika yürüyün, bu hem sıkılaşmak hem de güneşte genleşen damarların daralmasını sağlamak için lazımdır. aynı zamanda varis oluşumunu önlenmek için de olmazsa olmaz bir önlemdir.



yerleşik fikirlere elveda

"ne kadar güneşlenirsem o kadar bronzlaşırım"

iyice korunmuş olsanız bile, uzun müddet güneşte kalmaktan sakının. 45 dakikalık bir güneşlenmenin sonunda bunun yalnızca 20 dakikası teninizi doyuracak. daha çok güneşlendiğinizde daha fazla bronzlaşmayacaksınız fakat güneş çarpma riskiyle karşı karşıya kalacaksınız. bundan başka, hepimizin bir maksimum bronzluk derecesi vardır ve daha fazla güneşlenmek bunu değiştirmeyecektir.



"hava sıcakken daha iyi bronzlaşılır"

sıcaklığın bronzlaştırıcı güçle hiç bir alakası yoktur. doğa bu konuda çok iyi düzenlenmiştir, çünkü en iyi bronzlaşılan saatler daha az sıcak olan ve sağlığımız için en yararlı olan saatlerdir. saat 12: 00'dan 16: 00'ya kadar olan sıcak saatlerde, güneş ışınları dik gelir, yakarlar ama bronzlaştırmazlar. cildinizi korumaya devam ederek gölgede veya güneşliğin altında kalın!



"denize girmek güneş çarpmalarına karşı koruma sağlar"

denize girerek elde edilen ferahlık hissinin getirdiği hiç bir koruma yoktur. ışınlar suya da girerler, bu taktirde suya dayanıklı ürünler tercih etmenin önemi büyüktür!



"gökyüzü kapalı, tehlike yok"

ne yazık ki hayır! gökyüzünün kapalı olması veya soğuk esen rüzgar güneş ışınlarının yoğunluğunu azaltmaz. oluşabilecek kötü sürprizleri önlenmek için, uygulamayı yenileme alışkanlığını ihmal etmeyin.



"güneşliğin gölgesinde harika bir biçimde korunulur"

güneşliğin altındayken bile güneş çarpmasıyla karşı karşıya kalınabilir! yansımaya dikkat edin, kumda % 20, suda % 5. bu rakamları aklınızda tutun, korunmayı ve çocukları korumayı unutmayın, gölgede bile!



yüzünüzü daha da güzelleştirin !

tatildeyken cildinizin gündüz ve gece bakımını ihmal etmeyin. nemlenmiş ve bakımı tam olarak yapılmış teninizde bronzluğunuz daha parlak ve kalıcı olacaktır.



göz çevresi, yüzdeki en duyarlı bölgedir. camlarında güneş filtresi olan gözlükler kullanın, bilhassa gözlerinizin rengi açık ise. böylelikle tahrişleri ve kırışıklıkları önlemiş olacaksınız.



hayalinizdeki vücudu yaratın!

sıkı ve portakal kabuğu görünümünden uzak bir vücudun esas yardımcısı soğuk duş almaktır. bundan başka, topuklarınızdan başlayıp baldırlarınıza kadar çıkarak bacaklarınızda gezinen soğuk su, onlara güneşle geçmiş bir günün peşinden gereksinimleri olan rahatlığı verecektir.



banyodan sonra ıslak kalmayın. yalnızca damlacıkların büyüteç görevi görerek yanık tehlikesiyle karşı karşıya bırakması değil, ayı zamanda vücut üstünden buharlaşan suyun ciltteki kurumayı artırdığını da unutmamak gerekmektedir.



sıkı bir vücuda sahip olabilmek için hafif ve çeşitli besinleri tüketin. alkol ve sigara tüketiminizi en aza indirin; olasıysa tamamen bırakın, 1,5 litre su için ve uykunuzu almaya itina gösterin.

Yaz sirlari

Yaz sırları

Sıcaklar başlayınca kış aylarında kullandığınız cilt ve saç ürünlerini kullanmak doğru değil çünkü iklim değiştikçe vücudunuzun gereksinimleri da değişiyor.

artık yaz aktivitelerine, yaz sporlarına ve yaz partilerine hazırlanmak için doğru vakit. sıcak hava planına geçtiğinizde cildiniz daha canlı görünecek ve makyajınız uzun yaz günlerine daha dayanıklı olacak.



giyimden makyaja, saçtan cilt bakımına... hoşunuza gideceğini sandığımız yaz sırları!



genel bakım

hava değiştikçe hoşluk rutininizin de değişmesi gerekmektedir. ısı arttıkça cildin reaksiyonları da soğuk iklime kıyasla değişecektir. cildiniz, saçınız ve makyajınızın daha sağlıklı ve muhteşem görünmesi için değişiklik yapma vakti geldi. işte yapılması gerekenler ile ilgili size birkaç ipucu



cilt rutininizi değiştirin



sıcak hava daha fazla nem anlamına geldiğinden cildinizin kışa göre daha az nemlenmeye gereksinimi olacaktır. daha hafif bir nemlendirici kullanmaya itibaren gözeneklerinizi temiz tutun, böylece akne ve sivilcelenme riskini azaltabilirsiniz.



yaz aylarında tamamen ortalıkta olduklarından ayak bakımınıza önem verin: nasır ve sertliklerden kurtularak ayaklarınıza gereksinim duydukları nemi verin, pedikür yaptırın ve hoş bir çift sandalet ile ayaklarınızın keyfini çıkarın.



daha fazla su için



güzel cildin sırrı suda saklıdır. vücudunuzun yaz aylarında daha fazla suya gereksinimi vardır. zaten terlediğiniz için su ihtiyacınız arttığından gerektiği kadar su içmek hayatidir. yanınızda her zaman bir şişe su bulundurmanızı öneri ederiz.



bronzlaşmayı abartmayın



sağlıklı bronzluk bir mittir. yani böyle bir şey yoktur. amacınız bronzlaşmak değil cildinizi güneşin uv ışınlarından korumak ve böylece erken yaşlanma tehlikelerinden sakınmak olmalıdır. en az 15 güneş koruma faktörlü bir kremi dışarıda olacağınız her an kullanın. dudaklarınızı, boynunuzu ve ellerinizi de korumayı unutmayın. bronzlaşma kremleri kullanarak da sağlıklı bir bronzluk elde edebilirsiniz.

daha serin zamanlarda spor yapın

eğer yürüyüş veya jogging yaparken dışarıda olmak zorundaysanız bunu sabahın erken saatlerinde yapmayı tercih edin. bu sizin daha erken uyanmanız anlamına geliyorsa günden kazandığınız saatler hoşunuza bile gidecektir. alternatif olarak evde, spor salonunda yani ısı derecelerinin kontrol edilebildiği yerlerde spor yapmayı tercih edin.



böcek savar spreyi kullanın



sivrisinek ve böcekler bilhassa sabahın erken saatleriyle akşam üstleri yaz aylarının olağan belasıdır. dışarıdayken, bilhassa kamp veya tırmanma gibi etkinlikler yaparken kaşıntılı böcek ısırıklarından kaçınmak için böcek savar ürünlerden kullanın. böylece cildinizde istenmeyen leke veya yaralardan kaçınmış olursunuz.



moda ve saç trendleri



son moda giyim ve saç trendlerini öğrenmiş olmak güne veya geceye hazırlanırken size yardımcı olur. havalar ısındıkça yeni renk ve kumaşlar yaz trendlerini oluşturur. ancak sakın unutmayın: hem saç modellerinde hem de modada bazı klasiklerinin vakti geçmez, kullanın!



saç trendleri



saçınız için bu yaz en doğru model hangisi ? saç modelleri de mevsimlerle değişir. gündüz için pratik ve kullanışlı, gece içini ise romantik modeller seçin.



britney spears ve jessica simpson gibi dalgalı ve dolgun saçlar dağınık ve kadınsı bir görünüm verir. saçınız uzun ve kalın ise bu etkiyi yaratmak kolaydır çünkü dolgun ve biçimli saçlar daha kolay kontrol edilebilir. saçınızı yıkayın, bir miktar köpük uygulayarak fönün düşük hızında kurutun. maşa kullanın ve düzeltmeleri parmaklarınızla yapın. kalın dalgaları ayırmak için saç uçlarına şekillendirici briyantin kullanın. sade, ince ve pürüzsüz bir görünüm için düz saçı tercih edin. düz saç bir klasiktir. doğal dalgalarınız varsa, saçınızı bölüm bölüm ütü ile düzleştirin. saç şeklinize son halini verdikten sonra bir miktar saç spreyi kullanın ve yoğun rutubetli ortamlarla yağmurdan kaçın!



kısa, dalgalı saç modelleri saçıyla daha az uğraşmak isteyenler için bire birdir. hem erkeksi hem feminen bu uğraşılması en kolay saç türüdür. son trendlere ideal olmak istiyorsanız asimetrik bir kesim kullanın.



pek yakında etrafta daha fazla at kuyruğu modeli göreceksiniz. hatırlayın! o kadar pratik bir saç ki hem rahat hem resmi ortamlara hazırlanırken sizi hiç uğraştırmayacak. yumuşak dalgalar basit bir at kuyruğuna seksi bir duygusallık katar. her tür saç için esasında şu an moda olan klasik modeller. gündelik saç olarak elinizle saçınızı arkaya doğru tarayarak hafif dağınık saç modelleri de uygulayın. mükemmel görünecek, iyi hissedeceksiniz.



perçem veya kakül ama bildiğimiz düz olanlar değil! açılı kesimi olan perçemlerle bu yaz olağan dışı hoş olacaksınız. perçemlerin bakımı normalden fazla itina gerektirmesine karşın uzun alın defosunu düzeltmek veya kırışıkları kapatmak için idealdir.



röfleler



seksi, kadınsı röfleler hiçbir vakit demode olmuyor. yaz röfleleri daha ziyade çok tonlu olması nedeniyle saçın görünümüne hacim katıp ışığı daha çok yansıtmasına neden oluyor. iyi bir kesimle birlikte yapılan röfleler özel gecelerde ve bilhassa fotoğraflarda mükemmel görünmenizi garanti edecektir. hem "trendy" hem de şık, bu yaz yıllardır görmediğimiz kadar hoş saç modellerine hamile. sizin de saçlarınıza yeni bir hava vermeniz için uygun bir zaman ne dersiniz ?



saç bakımı



sabah bakımlı hoş saçların öğlene doğru kıvırcıklaşarak sizi delirttiği zamanlar kesinlikle vardır. maalesef bu sorunu çözmek her zaman kolay değil. kıvırcıklaşan saça esasında tam bir çözüm olmamakla beraber bu durumla yaşamanıza yardımcı olabilecek ipuçları mevcut. rutubet oranının yüksek olduğu yaz aylarında kıvırcıklaşan saçlarınızı sakinleştirmek için işte size ipuçları...



kıvırcık saçı kontrol



kıvırcık ve dağınık huylu saçların kontrol edilmesinin zor olduğunu hepimiz biliyoruz. bunun için de saça krem veya yatıştırıcı serum uygulamak bir zorunluluk. işin sırrı uyguladığınız saç kremini durulamadan önce birkaç dakika saçınızda tutmak. hatta zamanınız varsa saçınıza krem sürdükten sonra saçınızı havluyla sararak 10-15 dakika bekleyip sonar durulayın. şayet saçınızı sabahları yıkıyorsanız, saçı havluya sarıp bekleme adımını atlayarak diğer adımları uygulayın.



bu işlemi bitirdikten sonra da saçınızı havluya sürterek kurulamaktansa yine saçınıza havlu sarıp kendi durumunda fazla suyundan kurtulmasına izin verin. kıvırcık saçlarda havluyla kurutmak bile fırçalarken olduğu gibi saçınıza zarar verip kırılmasına sebep olabilir.



saçınıza bir miktar köpük sürüp ondan sonar tarayın. olasıysa fön ile değil kendi durumunda kurumasına izin verin, hatta kuruyana kadar saçınızdan tarak ve parmaklarınızı bile geçirmeyin. dalgalı saçların biçimini kaybedip yaramaz kıvrımlar durumunda sizi utandırmaması için saçınıza fön tutmayı yalnızca saçınızı düzleştirmek için kullanırsanız başarı gösteren olabilirsiniz.



saçınızı her gün yıkamayın, saç derinizdeki doğal yağlar saçınızın yaramaz kıvırcıklarıyla savaşmanızda yardımcı olur.



yaramaz kıvırcıkların ehlileştirilmesi için diğer bir çözüm de iyi bir saç kesimi olabilir. saçlarınız fazla kalınsa kuaförünüzden saçınızı uçlara doğru inceltmesini de isteyebilirsiniz. bu da saçınızın daha kolay kontrol edilebilmesine yardımcı olur.



yaz saç bakım ipuçları



uzun, kısa, kalın veya ince telli, düz veya kıvırcık... hiç fark etmez: saçların parlak ve hoş olması için yaz aylarında değişik bakım gerekmektedir.



yaz aylarında kısa saçlar bakımı en kolay olanlardır. havalar ısınınca daha kısa modelleri tercih edin.



güneşin boyalı saçta tesirleri olacaktır. dışarıda olduğunuz müddet boyunca şapka kullanmaya itina gösterin. bunun olası olmadığı durumlar için güneş koruma faktörlü kalıcı bir saç kremine yatırım yapın!



güneş, rutubet ve klor saçınıza zarar vererek sertleşmesine ve kırılmasına sebep olabilir. saçınızı kremleyerek durulamadan bir miktar bekleterek bu sorunla savaşabilirsiniz. saçı haftada iki kere yıkamak yeterlidir ancak hiçbir taktirde saçınızı kimyasallarla bırakmayın.



deniz suyunun ve havuz suyundaki klorun saç sağlığınız ve boyanıza zararı olduğunu kesinlikle biliyorsunuz. yüzmeden hem önce hem de sonra saçınızı durulayın. olasıysa bir bone kullanın. saçınızın kendi durumunda kurumasına izin verin.



güneş ve güneşlenme



bronz ten sağlık ve güzelliği çağrıştırır. yani bronz ten bilhassa yaz olmak üzere bütün yıl hayal edilen bir tendir. ancak hepimiz güneşin uv ışınlarının zararlarının farkındayız! sizce hızlıca yok olacak bir bronz ten uğruna kalıcı sağlık sorunlarına, kırışıklıklara ve kanser riskine razı olmaya değer mi ? mutlaka hayır!



bilmeniz gerekenler



güneşin esasında düşman olduğu bilinen bir gerçek. kadın veya erkek, cildin yaşlanmasını çabuklaştıran en önemli dış faktör güneştir. şayet yaşlandıkça kötü görünmek istemiyorsanız güneşe maruz kaldığınız süreyi kontrol etmeyi öğrenmelisiniz. unutmayın, güneşin zararlarını azalmak için geç kalmış sayılmazsınız!

en az 15 koruma faktörlü fondöten kullanın.

güneş ışınlarının en dik olduğu 10-15 saatleri arasında güneşte kalmaktan sakının.



yaz-kış en az 15 güneş koruma etkeni içeren krem kullanın. güneş koruma faktörlü ürünler cildin zarar görmemesini garanti etmemesine karşın riski büyük ölçüde azaltır. bu kremleri kullanırken ellerinizi, boynunuzu ve göğsünüzün üst kısmını unutmayın. bu alanlar güneşten çok etkilenir.



uv korumalı gözlük kullanın.



bahçede çalışırken kesinlikle eldiven ve şapka kullanın. olası olduğu kadar gölgede kalmaya itina gösterin.

düzenli aralıklarla cildinizi kontrol edin. normalin dışında görünen lezyonlarla karşılaşırsanız hemen cilt doktoruna baş vurun.



nasıl "bronzmuş gibi" yapılır

güneşsiz bronzlaşma kremleriyle hem zamandan tasarruf edip hem risksiz bir bronzluğa sahip olabilirsiniz. artık bronzlaştırıcı kremler hem güvenli hem de tam istediğiniz bronzluğu verecek biçimde tasarlanıyor.



makyaj



nerden bakarsanız bakın yaz hoşluk rutininizde kozmetik ürünleri büyük bir rol oynayacaktır. çoğunlukla basit hileler nasıl göründüğünüz ve nasıl hissettiğiniz konusunda en büyük etkiyi yaratır. bu yaz hoşluk alışkanlıklarınızın ince ayarını yapın: işinize yarayacak ipuçlarından yararlanın, denemeler yapıp kendiniz için doğru olanı bulun.



fondöten ipuçları



hava sıcakken fondöten katınızı ince tutun. cilt tonunuz yaz aylarında değişeceği için, sevdiğiniz fondötenin bir koyu tonunu kullanın. fondöten fazla koyu ise bir miktar su veya nemlendirici katarak inceltin.



far-gölge ipuçları



koyu bir teni daha hafif bir makyaj vurgulayabilir. seçebileceğiniz parıltılı, ışıltılı farların renkleri hemen hemen sonsuzdur. açık renk ve tercihen krem durumundaki bir farı gözlerinize uyguladıktan sonra aynı açık tonda hafif bir ruj sürüp kendinize bakın: aniden yaz tazeliği kazanmış olacaksınız.



daha uzun soluklu bir makyaj için far kullanmadan önce bölgedeki bütün yağı yok etmek için göz kapaklarınıza pudra sürün. böylece makyajınızın ömrü de uzamış olacaktır.



rimel ipuçları



artık rimeller eskisi kadar muhafazakar değil. her değişik durum için kullanılabilecek fırça, renk ve türde rimel bulmak olası.



yaz ayları "water-proof" yani suya dayanıklı rimel kullanmanız gereken bir dönem. bayanların korkulu rüyası olan "siyah göz sendromu" yaşamamak için yüzdüğünüz veya spor yaptığınızda kesinlikle suya dayanıklı rimel kullanın.



dudak-ruj ipuçları



çekici mor, gül tonları ve pembe renkleri bu yaz çok moda. zayıf dudakların etrafını kesinlikle dudak kalemiyle zenginleştirin. modası hiç geçmeyen seksi kırmızı rujları daha cesur bir görünüm gerektiğinde kullanın. dudaklarınızı yaz ayları boyunca nemlendirmeyi ihmal etmeyin. dolgunluk ve ışıltı için parlatıcılardan yararlanın.



bronzlaştırıcı allık... yaz dostunuz!



yaz - kış kullanabileceğiniz bu mucizevi dostun tek fonksiyonu yüzünüze bronz bir görünüm kazandırmak değil: elmacık kemiklerinin yan taraflarına uygulandığında yüzün ince görünmesine, burnun yan taraflarına uygulandığında da burnun daha ince görünmesi için kullanılabilir. askısız bir bluz giydiğiniz vakit omuzlarınıza uygulamak iyi bir taktiktir.

Gunes nereye kadar dost ?

Güneş nereye kadar dost ?

Bilinmesi gereken gerçekler



güneş altında, korunmadan güneş ışınları biriktirilerek geçirilen zamanların acısı ne yazık ki, hayatın ileri aşamalarında kendini hissettirmektedir. hücre işlevlerini ve cildin dna sını bozan bu birikimlerdir.



pek çok hastalığa iyi gelen güneş, korunmasız olarak faydalanıldığında pek çok kötü hastalığın sebebi durumuna gelmekte. işte bilimsel gerçekler: güneş, cilt kanserinin ana nedenidir. çocuklarımızın yaşamları boyunca cilt kanserine yakalanmaları riski 7 de 1 dir. cilt kanseri dışında, güneşe fazla maruz kalmanın ortaya çıkarabileceği sorunlar melanom, kırışıklıklar, koyu ve kötü görünümlü lekeler, cilt pürüzleri ve bağışıklık sisteminin zayıflaması olarak sıralanabilir.



ozon tabakasının devamlı olarak gördüğü zarar uv ışınlarına daha fazla maruz kalınmasına neden olmaktadır. uv ışınları bütün ince giysilerden vücuda nüfuz eder. bağımsız laboratuar testleri, pekçok pamuklu tişört ve yazlık kumaşların, zararlı uvb (yakıcı) ışınlarını kuruyken % 50 oranında, ıslakken ise bundan % 10-20 oranında fazla geçirdiklerini göstermiştir.



tüm bunlar korunmasız olarak güneşe çıkma sürecinin sonucudur. bilinçli güneşlenme, güneşin faydalarını alıp zararlarından uzak durmanıza yardımcı olacaktır.



güneş yanığı



ultra viyole (uv) ışınları güneş tarafından yayılarak dünyaya dalga boyu biçiminde yolculuk eder. uv ışınlarının dalga boyları o kadar kısadır ki nanometre birimiyle ölçülür (1 nano metre milimetrenin milyonda birine eşittir). uv ışınları insan cildine nüfuz eden yüksek kademede enerji içerir. bu ışınlar deriye ulaştığında bir bölümü boynuzsu katmandan geri yansır, kalanı ise kırılır ve emilir.



cilt tonu, derimizde bulunmakta olan ve melanin dediğimiz renkli pigmentlerin varlığından kaynaklanır. melanin, melanosit adlı hücreler tarafından sürekli bireşime uğrar. güneş bu hücrelerin üretimlerini uyarır ve bronzlaşmaya sebep olur.



melanin pigmenti deriye doğal güneş koruması temin eder. ama her deri tipi bu pigmenti güneş ışınlarının zararını engelleyecek oranda üretemeyebilir. koyu tenli insanların açık tenlilere göre daha fazla melanini vardır; dolayısıyla daha fazla doğal korumaları bulunur.



herkes uv ışınlarının zararlı etkilerine açıktır. derinin tipi, kalınlığı, melanin miktarı, ışınların dalga boyu, şiddeti ve yoğunluğu ile rüzgar, nem oranı ve güneşte kalınan müddet bu etkiyi artırır veya azaltır.



güneş ışınlarının yansıması da güneş yanığının şiddetini artırır. yansımadan dolayı, suda % 20 ila % 40 arası; karda % 80; kırda (çimen) ise % 5 daha etkili güneş ışınına maruz kalınır.



güneş koruma etkeni (spf*)



güneş koruma etkeni (spf) içeren ürünler uv ışınlarını emen, kesen, filtre eden veya dağıtan maddeler içerir. uva (bronzlaştırıcı), uvb (yakıcı) ve kızıl ötesi ışınlarına karşı değişen miktarlarda koruma sağlamak üzere hazırlanmışlardır.



güneş koruma etkeni (spf), kişinin yanmadan ne kadar müddet güneşte kalabileceğini gösterir. örneğin, açık tenli bir insan korumasız olarak 10 dakika içerisinde yanmaya başlayacaksa, spf 15 yani 15 koruma faktörlü bir ürün kullandığında bu müddet 15 katı kadar uzayacaktır. bu süreler cildin rengine, tipine ve hassasiyetine göre kişiden kişiye değişmektedir.



güneş kremini her 2 saatte bir tekrar etmek gerekmektedir. yüksek koruma etkeni içerse bile hiç bir krem zamana karşı dayanıklı değildir. ürünün üst üste tekrar tekrar uygulanması başlangıçtaki korumayı kuvvetlendirse de süreyi uzatmayacaktır. güneşte yanma işlemi başlamışsa daha yüksek korumalı bir krem kullanılsa da koruma gerçekleşmeyeceğinden gölge vakti gelmiş demektir!



*ıp olarak da adlandırılır.



güneş koruma etkeni nasıl seçilmeli ?



eskiden 15 koruma faktörünün çoğu durumlarda yeterli uv koruması sağladığına inanılırdı. son birkaç senede bu inanç değişti. artık biliniyor ki çoğunlukla daha fazla koruma gerekiyor.



cilt tipinize ideal sizi uv ışınlarından yeterince koruyacak bir güneş koruması kullanmak idealdir. cilt tipinizi ve doğru etkeni saptamak için "güneş koruma etkeni rehberi" ni kullanın. çok açık, duyarlı bir cildiniz, ailenizde cilt kanseri vakası varsa daha yüksek koruma kullanmanız gerekmektedir. bundan başka, güneşte geçirilecek müddet uzun olacaksa koruma faktörünün de ona göre yüksek olması gerekecektir.



güneş korumasının her gün kullanılması neden öneri edilir ?



uvb ışınları yakıcı ışınlardır ve yaz aylarında daha güçlü olurlar. uva ışınları yıl boyunca etkilidir ve cilde uzun vadede zarar verebilir. ır ışınlarıysa görünmez ısı ışınlarıdır. koruma ürünleri alırken bu ışınların tamamına karşı koruma sağlayan ürünleri tercih edin.



güneş koruma ürünlerinin yalnızca " deniz kenarında birkaç gün " için olmadığını unutmayın. güneşe maruz kaldığınız günlük hayatta da (sokakta dolaştırırken, balkonda çiçeklerinizi sularken, parkta hoş günün keyfini çıkarırken) koruyucu ürün kullanın. makyaj yapıyorsanız, makyaj ürünlerinizi güneş koruma faktörlü olanlardan seçmeye itina gösterin. günlük kullanılacak olan koruma ürünleri uv ışınlarının doğurabileceği uzun dönemli riskleri azımsanmayacak miktarlarda düşürecektir.



güneş kremlerinde son kullanma tarihi bulunmalı mıdır ?



tüm güneş kremleri reçetesiz satılabilecek ürünler olarak sınıflandırılır ve son kullanma tarihi içerme zorunlulukları yoktur.



aldığınız bir güneş ürününü açtığınız ve kullandığınız durumda o sezon içerisinde tüketmeye itina gösterin. hava ve ısıyla temas ürününüzün bozulmasına ve tesirini yitirmesine sebep olabilir.

eğer açmadıysanız, bir kaç sezon bekleme (raf) müddeti tanıyabilirsiniz.



sağlıklı bronzlaşmak için ne yapmalı ?



en uygunu, iyi bir baz rengi elde edilinceye kadar, kısa aralıklarla güneşe çıkmaktır. örneğin ilk gün ideal bir koruma faktörlü ürün kullanarak 15 dakika güneşte kalın. ikinci gün bundan 5-10 dakika fazla kalın. üçüncü gün 5-10 dakika daha artırın. bu işlem cildinizin yanmadan lazım melanini üretmesini temin eder.



güneşe maruz kaldığınız sürede cildinizi beslemeyi ve nemlendirmeyi unutmayın. bronz renginizin daha uzun süreli olmasını sağlamak için de güneş banyosu sonrasında aloe vera içeren bir güneş sonrası losyonu veya kremi kullanmanız gerekmektedir.



çocukları ve bebekleri güneşten korumak niçin çok önemli ?



6 aylıktan ufak çocukların her türlü uv ışını miktarından uzak tutulmaları gerekmektedir. bebeklerin ciltleri daha ince ve kendini koruyacak yeterli melanini üretmekten acizdir. bu nedenle bu yaşta bir güneş yanığı acil müdahale gerektirecek kadar vahim olabilir.



hayat boyu güneşe maruz kalınan müddet göz önüne alındığında, bunun ağırlıklı bölümü 18 yaşından önce gerçekleşir. bu yaşlarda yaşanan ağır güneş yanıkları, çocuğun ileride cilt kanserine yakalanma riskini artırır. yapılan araştırmaların neticelerine göre, 6 aylıktan başlanarak ergenliğin sonuna kadar yüksek güneş koruma etkeni ile korunan bir çocuğun cilt kanseri riski büyük ölçüde azalmaktadır.



güneş yanığını rahatlatmak için ne yapılmalı ?



öncelikle güneş yanığından kaçının! istenmese de bu durum ortaya çıktığında aloe vera içeren ve yanmayı rahatlatan ürünlerden kullanın.

ciddi yanıklarda hekime danışılmalıdır.

tereyağı veya petrol bazlı yağlar kullanılmamalıdır!

ayrıca cildiniz tamamen iyileşinceye kadar güneşe çıkmayın.



ısmarlama güneş: güneşsiz bronzlaştırıcı ürünler



isminden de anlaşıldığı gibi, güneşsiz bronzlaşma ürünleri, güneşe çıkmadan yanık bir ten elde etmeyi temin eder. bu ürünlerde esas olarak 2 sihirli molekül bulunur: dha ve érythrulose. dha cildi sarartır, érythrulose ise kahverengi nüansları yaratır. bu iki molekülün birlikteliği doğal bir netice elde etmeye yardımcı olur. günümüzde pek çok güneşsiz bronzlaştırıcı, koruyucu vitaminler (e ve c), nemlendiriciler ve uv filtreleri ile zenginleştirilerek cilt bakımı da yapar hale gelmiştir.

güneşsiz bronzlaştırıcıları, sprey, jel, süt ve krem gibi değişik dokularda kullanmanız olası. sprey, bilhassa yüz için idealdir.

jel daha fazla nüanslar elde etmeye yarar ve yağlı ciltlere daha uygundur. krem doku, uygulaması en zor olandır ama daha nemlendirici ve besleyicidir; bu nedenle cildi kuru olanlar tercih edebilir. süt, bilhassa ilk kullanımda eşit uygulayabilme açısından diğerlerine göre daha pratiktir.



güneşsiz bronzlaştırıcılar nasıl uygulanmalı ?



ilk adım: cildinizi iyice temizleyin. iki gün üst üste bilhassa sert bölgelere (diz, dirsek, ayak gibi) daha fazla itina göstererek cildinizi arındırın ve nemlendirin. cildiniz ne kadar pürüzsüz olursa, ten renginiz o kadar homojen olacaktır.



ikinci adım: uygulamaya başlamadan önce, cildinizi yağlardan arındırmak için bir tonik uygulayın. şayet bir nemlendirici kullandıysanız, renklendirme işlemini yavaşlatmaması için cilt tarafından tamamen emildiğinden emin olun. az biraz bronzlaştırıcıyı avucunuza dökerek dışa doğru hareketlerle uygulayın. şayet yüzünüze uyguluyorsanız, ortadan başlayıp köşelere doğru sürün. göz etrafından sakının. ürünü mutlaka gözünüzle temas ettirmeyin. kulak memelerinizi, boynunuzu ve dekoltenizi unutmayın. doğal güneşlenme sırasında daha fazla bronzlaşan yanak, burun ve alında bir miktar daha yoğun uygulayabilirsiniz. ürünü ne kadar iyi yedirirseniz, o kadar etkili olacaktır. şayet bir yüz spreyi kullanıyorsanız, yüzünüze uygulamadan önce elinize sıkın. şayet bir vücut spreyi kullanıyorsanız, direkt vücudunuza sıkıp sonra yayın.



üçüncü adım: kuruma evresini hafife almayın. en az 20 dakika giyinmeden, oturmadan veya makyaj uygulamadan sabredin. ellerinizi iyice yıkayın ve tırnaklarınızı fırçalayın, çünkü boyanacaklardır. en iyi neticesi elde etmek için bronzlaştırıcı uygulamasını bir gece önceden yapın, uyandığınızda sonuç sizi mutlu edecektir. aynı tonu elde etmek için bronzlaştırıcıyı 2-3 günde bir uygulayın.



güneşsiz bronzlaşma yok edilebilir mi ?



hayır, güneşsiz bronzlaşma ürünleriyle elde edilen bronz görünüm derhal yok edilemez, ancak kendi kendine belli bir sürede açılarak yok olur. açılma işlemini hızlandırmak istiyorsanız vücudunuzu keselemeyi deneyebilirsiniz.

eğer elde ettiğiniz renkten hoşnutsanız ve daha kalıcı olsun istiyorsanız, sert sabunlardan ve alkollü temizleyicilerden sakının.



ipuçları



güneş ışınlarının dik geldiği saatlerde (10: 00-15: 00 arası) güneşe çıkmaktan sakının. aralıklarla gölgede kalarak güneşe direkt maruz kalınmış süreyi bölebilirsiniz.



su, kum, kar ve bütün zeminler ışınları yansıtır ve yoğunluklarını artırır. dolayısıyla gölgede olsanız veya şapka giyseniz bile güneşten yanabileceğinizi unutmayın.



puslu veya bulutlu günlerde bile güneş koruması kullanın. uv ışınları söz konusu atmosfer olaylarından geçerek güneş yanığı oluşturabilir.



uvb ışınları yazın daha güçlüdür. bu aylar için daha yüksek koruma etkenleri seçin. uva ışınlarıysa yıl boyu aşağı yukarı aynı seviyelerde kalır.



tropikal veya yarı tropikal bölgelerde, ekvatora yaklaşıldıkça ışınların daha dik gelmesi nedeniyle güneş ışınları daha yoğundur. atmosfer tabakasının daha ince olduğu yüksek bölgelerde de yoğunluk fazladır. her iki taktirde da cilt ve gözler için daha yoğun koruma lazımdır. bu bölgelerde kullanmak için daha yüksek koruma faktörlü ürünler seçin.



bazı antibiyotikler, kalp ve tansiyon ilaçları, antihistaminik ve antidepresanlar dahil pekçok ilaç; kişi güneşe maruz kaldığında ortaya çıkabilecek "ışık-hassas" reaksiyonlara sebep olabilir. bu, alışılmışın dışında bir güneş yanığı, tahriş veya ciltte alerjik bir reaksiyona sebep olabilir. şahsi duyarlılıklar çok değişken olabilir veya pekçok etkene göre değişkenlik gösterebilir. ilaç kullanılmaktaysa, güneşe çıkmadan kesinlikle bir hekime danışılmalıdır.



bazı parfümler de sürüldükleri bölgelerde "ışık-hassas" reaksiyonlara sebep olabilir.



güneş koruması yetişkinler için önemli, çocuklar için lazımdır. uv ışınlarının kötü etkileri birikir. güneşten korunma ve güneş bakımını gündelik alışkanlığınız durumuna getirin.



genellikle ürünleri sürülmesi gereken orandan az kullanmak gibi bir eğilim vardır. korumayı bol ve güneşe maruz kalan her yere eşit dağılacak biçimde ve kesinlikle güneşe çıkmadan önce sürün. ürün üstündeki önerilere göre sürmeyi tekrarlayın.



güneş korumanızı güneşe çıkmadan 15 ila 30 dakika kadar önce sürdüğünüz durumda ürünün kuruyup cildinize nüfuz etmesi için fırsat vermiş olursunuz. çok önceden sürmemeye de itina gösterin: kıyafetlerin sürtünmesi gibi nedenler ürünün yok olmasına sebep olabilir.



denize girdikten sonra havluyla kurulanmak, güneş korumasının etkilerini hafifletir. havluyla kurulandıktan sonra güneş korumasını tekrar sürün.



yüz, omuzlar, göğüs ve dudaklar gibi duyarlı bölgeler için yüksek korumalı ürünler kullanın.



güneş yanığının sebep olduğu kızarıklık, 24 saat sonrasına kadar kendini göstermeyebilir. cildiniz kızarmaya başlamışsa güneşten kaçın. bu taktirde güneş yanığı gittikçe daha kötü bir hal alabilir.