?

Diyabet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Diyabet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Insulin direnc sendromu nedir ?

İnsülin direnç sendromu nedir ?

Diyabetik olmayan bireylerde, insülin direncinin, ileride gelişebilecek tip 2 diyabetin önceden tahmin edilebilmesinde önemli bir rolü vardır. buna ek olarak insülin direnci, artan kardiyovasküler risklere işaret olarak kabul edilen, metabolik bozukluklarla birliktelik göstermektedir.



" insülin direnç sendromu" veya " sendrom x" olarak bilinen bu durum, hiperinsülinemi, hiperglisemi, hipertansiyon ve dislipidemiyi (düşük hdl seviyeleri, artmış serbest yağ asidi seviyeleri ve hipertrigliseridemi) içermektedir.



insülin direnci sendromuyla birlikte olan bu metabolik bozuklukların ve hipertansiyon ile dislipidemi gibi makrovasküler durumların,tıpkı zamanda tip 2 diyabetli hastalarda kardiyovasküler komplikasyonlar için bağımsız risk etkenleri olduğu gösterilmiştir.

Agiz yolu ile alinan ilaclar

Ağız yolu ile alınan ilaçlar

Bir hap tip 2 diyabette nasıl faydalı olabilir ?



daha kısa müddet önce, günlük insülin enjeksiyonları tip 2 diyabet tedavisinde tek seçenek idi. günümüzde ise, kan şekeri rejim ve egzersiz yoluyla kontrol altına alınamayan tip 2 diyabet hastaları için daha fazla alternatif bulunmaktadır. tip 2 diyabeti olan pek çok insan kan şekerini kontrol altında tutmada çeşitli biçimlerde fayda sağlaması için oral ilaçlar kullanmaktadır.

tip 2 diyabette kullanılan bazı oral diyabet ilaçları pankreasın insülin salgılamasını sağlamakta veya karaciğerinizdeki şeker üretimini azaltmaktadır.

tiazolidindionlar gibi ilaç çeşitlerine insülin duyarlaştırıcıları denmektedir. bunların amacı insülin direncidir ve vücuda kendi doğal insülinini daha aktif biçimde kullanmasında yardım eder.

ağızdan alınan diyabet ilaçlarının çeşitli sınıflara ayrılan pek çok türü vardır. aşağıdaki bilgiler ilaçları sınıf adlarıyla bölümlere ayırmakta ve nasıl çalıştıklarını açıklamaktadır:

tiazolidindionlar (tzd'ler) insülin duyarlaştırıcıları

tzd'ler belli hücrelerin merkezlerindeki özel bir " reseptör bölgeyi" hedef alır. hücrelerin insülin direncini azaltır ve daha fazla şekerin girmesine izin verir. hücreye daha fazla şeker girdikçe, kandaki şeker ve insülin seviyeleri düşmeye başlar. bunun sonucunda kan şekeri seviyeleri düşer.

sülfonilüreler

pankreasın daha fazla insülin salgılamasını sağlayarak kan şekeri düzeyini düşürür.

diğer insülin salgılattırıcıları (secretagog'lar)

pankreasın daha fazla insülin salgılamasını temin ederler (meglitinide, d-phenylalanine türevleri).

biguanidler

öncelikle karaciğer tarafından şeker üretimini azaltır.

alfa-glukozidaz ınhibitörleri

gıdaların şekere dönüşümünü yavaşlatarak şekerin vücuda daha yavaş girmesini temin eder.

iki ya da daha fazla diyabet hapının alınması

eğer bir hap yalnız olarak kan şekerinizi kontrol altında tutmuyorsa, doktorunuz iki ilaç almanızı öneri edebilir, bunları ayrı ayrı veya tek bir hap olarak almanızı önerebilir. bir kişinin 2 veya hatta 3 ilaç alması alışılmadık bir durum değildir. bunun anlamı, bir ilaç kombinasyonu kan şekerinizi kontrol altına alabilir ve diyabetle mücadelenizde size yardımcı olabilir.

kombine ilaçlar

kombine ilaçlar iki değişik ilacı tek bir hap içerisinde birleştirir. bu ilaçlar birden çok ilaç alması gereken insanlar için kolaylık amacıyla sunulmaktadır. aşağıda ilaçlar sınıf adlarıyla tarif edilmekte ve nasıl çalıştıkları izah edilmektedir:

tiazolidindion ve biguanid

tiazolidindionler (tzd'ler) insülin duyarlaştırıcılarıdır. tzd'ler belli hücrelerin merkezlerindeki özel bir " reseptör bölgeyi" hedef alır. hücrelerin insülin direncini azaltır ve daha fazla şekerin girmesine izin verir. hücreye daha fazla şeker girdikçe, kandaki şeker ve insülin seviyeleri düşmeye başlar. bunun sonucunda kan şekeri seviyeleri düşer.

sülfonilüre ve biguanid

sülfonilüreler pankreasın daha fazla insülin salgılamasını sağlayarak kan şekeri düzeyini düşürür.

Tedavi secenekleri

Tedavi seçenekleri

Tip 2 diyabet tedavisinin öncelikli hedefi normal kan şekeri düzeyinin sürdürülmesidir. bunu başarmanın çeşitli yolları vardır.

diyet, kilo verme ve fiziksel aktivite

sağlık ve/ veya beslenme uzmanınız ile işbirliği yaparak ve azminizi koruyarak, rejim değişikliklerinizi kan şekerinizi kontrol altında tutmak için kullanabilirsiniz. yapılan araştırmalar belli gıda çeşitlerinin kan şekeri düzeyini yükselttiğini göstermiştir. diyetinizde bu yiyecekleri sınırladığınızda, kan şekeri düzeyinizi kontrol altında tutabilirsiniz.

ne yazık ki, tip 2 diyabet hastalarının pekçoğu aşırı kilolu veya obezdir. genellikle, yalnızca kilo vermek bile kan şekeri düzeyini iyileştirebilmektedir.

tüm tip 2 diyabet hastaları için belli kademede fiziksel etkinlik iyi gelir. kilo kaybına katkıda bulunur ve vücudun kendi doğal insülinine tepkisini artırdığı ispat edilmiştir. tertipli fiziksel etkinlik, kan şekerinizi kontrol altında tutmanız için lazım olan, vücudunuzun kendi doğal insülinini kullanma etkinliğini iyileştirebilir. elbette, egzersize başlamadan veya egzersiz programınızın yoğunluğunu artırmadan önce doktorunuz ile konuşmalısınız.

ilaçlar

diyabet hastalarının bir kısmı kan şekerlerini rejim ve egzersiz kombinasyonuyla kontrol altında tutabilmektedir. bununla birlikte, siz kan şekerinizi kontrol altında tutmak için - rejim ve egzersize ek olarak - ağız yoluyla alınan ilaç(lar)a, insülin enjeksiyonuna veya her ikisine birden gereksinim duyuyor olabilirsiniz. kan şekeri düzeyini düşüren diyabet tedavilerinin sağlıklı beslenme ve egzersizin yerini hiçbir zaman alamayacağını unutmayınız. tip 2 diyabeti olan herkes sağlıklı beslenmek ve, olası olduğunda, her gün bir miktar fiziksel aktivitede bulunmak mecburiyetindedir - diyabet ilaçları alınıp alınmamasına bakılmaksızın.

Oneriler

Öneriler

Diyet, egzersiz ve ilacın diyabetle mücadelede önemli olduğunu muhtemel biliyorsunuz. aşağıda bu önemli hususlar ile ilgili birkaç özel öneri sunulmaktadır.

beslenme

diyabetli insanlar için hangi yiyeceklerin ideal olduğunu öğreniniz.

ilişkinizde yiyeceklerin oynadığı rolün önemini azaltmaya çalışınız - en azından iyi bir yiyecek planı oturtulana kadar.

onun yüksek yağ ve kalori oranlarına sahip yiyecekleri yemesini teşvik etmeyiniz.

kendiniz için daha sağlıklı bir rejime geçmeye açık olunuz. her biriniz yemekte her zaman değişik yiyecekleri tercih ediyorsanız, bu bir miktar daha kolay değildir.

yemek yemeden önce kan şekeri düzeyini ölçmek zorunda kaldığında, sabırsız ya da utangaç hissetmemeye çalışınız.

öğün geciktirmekten ya da atlamaktan siz sorumlu olmayınız - çok meşgul olsanız bile.

egzersiz

egzersizi teşvik ediniz - sevdiğiniz kişinin ne tür fiziksel etkinliğin kendisi için ideal olduğu konusunda doktoruyla konuşmasını sağlayınız.

her ikinizin bir ömür boyu birlikte etkin ve sağlıklı olmanız için daha fazla vakit ayırmaya gayret ediniz.

hafta sonlarının ve tatillerin geç uyumak ve televizyon seyretmekten ibaret olduğunu düşünüyorsanız - başka bir şey düşünün!

dışarıda yürüyüş yapmayı veya birlikte egzersiz yapmayı öneri ediniz.

dışarıda alışveriş yaparken yürüyen merdiven ya da asansörler yerine merdivenleri kullanmayı öneri ediniz.

diyabetli insanlara yönelik fiziksel etkinlik seçenekleri ile ilgili daha fazla bilgi için bkz. etkin olmak.

ilaçlar

doktorun reçete ettiği ilaçlar ile ilgili bilgi edininiz ve ilaçların reçete edildiği biçimde alınmasının önemini pekiştirmeye çalışınız.

Nasil yardim edebilirsiniz ?

Nasıl yardım edebilirsiniz ?

Bunlar size çok esas görünebilir, esasında öyledir de. fakat, burada size gereksinimi olan bir kişiye destek olmanın ne demek olduğu çabucak gözden geçirilmektedir.

dinleme

" dinlenmek" insana çok iyi hissettirir. ve diyabet hastaları kendi hastalıklarından ya da duygularından bahsetmekte zaman zaman zorlandıkları için, dinlemek daha da önem kazanır. bu nedenle, değer verdiğiniz birisi diyabet ile ilgili konuşmak istediğinde, gerçekten dinleyiniz. tv ya da radyoyu kapatınız, bütün dikkatinizi ona veriniz, açıklamalar almak için sorular sorunuz ve sözünü kesmeyiniz.

sabır ve kabullenme

diyabetli insan bazı sınırlamalara sahip olabilir - örneğin, hastalıkla iyi bir mücadele sağlanmadan önce, enerji seviyesi düşük olabilir. ve, yeni rutinler olabilir; kan şekerinin ölçülmesi - zaman zaman sıkça - egzersize vakit ayrılması, hekime daha sık gidilmesi, ya da hastalık ve tedavi seçenekleri ile ilgili öğrenme sorumluluğu. siz de bu " öğrenme döneminin" bir parçası olabilirsiniz. aslına bakılırsa, siz diyabet ile ilgili bilgi edinme konusunda sevdiğiniz kişiden daha fazla sorumluluk alabilirsiniz.

bu durumların her biri sabır ve kabullenmeyi gerektirir. aynı biçimde, olumlu, cesaretlendirici tutum en önemli şeydir. düş ya da hayal kırıklığı olmaya çalıştığınız destekleyici kişi imajına ters düşer. bundan başka, sabırlı olmanız sevdiğiniz kişinin diyabet ile yüz yüze gelirken karşılaşmak zorunda olduğu her türlü sürece saygı duymanız demektir.

cesaretlendirme

cesaretlendirici olabilmenin pek çok direkt ve dolaylı yolu vardır. sizin ve diğer insanların zor durumlarda nasıl cesaretli olduğunu sevdiğiniz kişiye hatırlatınız. moralini düzelterek davranışları ayarlamaya çalışınız - kahkaha büyük bir ilaç olabilir. komik bir hikaye ya da fıkra tam da onun gereksinimi olan eğlence olabilir. ya da, öğleden sonrası için bazı eğlenceli planlar öneri ediniz. neşeli ve iyimser olarak gereken moral yükselişini sağlayabilirsiniz.

Sizin de hayatiniz

Sizin de hayatınız

Sevdiğiniz biri tip 2 diyabete yakalandığında, bu sizin hayatınızı da tesirler. bir diyabet tanısının peşinden gelmesi gereken yaşam stili farklılıkları her ikinizin de alışması için vakit alacaktır. bunlar arasında, yeme alışkanlıklarında ve programlarındaki farklılıklar, normal rutinlerin bozulması (özellikle, şu ana kadar sabit bir yaşam sürdüyseniz) ve belki de moral farklılıkları ve hastalığının muhasebesini yapmakta olan kişiden yeni duygusal tepkiler alınması yer alabilir.

hayatınızdaki diyabetli kişiyi desteklemek için yapabileceğiniz şeyler vardır. bu taktirde azın çok olduğunu öğrenecek ve şaşıracaksınız: kişinin " kulvardan çıktığını" hissediyorsanız, daha az öneride bulunun, daha az endişelenin, daha az yargıda veya eleştiride bulunun. unutmayın ki, tip 2 diyabet yaşam boyu süren bir hastalıktır ve ciddi tıbbi komplikasyonların çıkmasına sebep olabilir. ne kadar cesaretlendirici ve olumlu olursanız, her ikiniz için de o kadar iyi olur!

kendinize bakın

sevdiğiniz kişinin diyabete yakalandığını öğrendiğinizdeki ilk tepkiniz derhal harekete geçip " ilgilenmek" biçiminde gerçekleşebilir. fakat, ilgilenmek, bakmak zorunda olduğunuz ilk kişi kendinizsiniz. sevdiğiniz kişinin hastalığı ile ilgili aşırı üzüntü ya da öfke hissediyorsanız, kendi duygusal ihtiyaçlarınızla ilgilenmeniz gerekmektedir. netice olarak, kendiniz yıkılmış durumdayken veya niye oldu diye hayıflanırken nasıl iyimser ve olumlu olabilirsiniz ki ? o halde, kendinize bakınız - duygu ve düşüncelerinizi bir arkadaşınız ile paylaşınız, bir destek grubuna katılınız veya gerekiyorsa bir danışmana başvurunuz.

kontrolünüz dışında gerçekleşen önemli bir yaşam değişikliğinde, kabullenmek ilk adımdır. arkadaşınızın ya da ailenizin bir üyesinin diyabete sahip olduğunu kabullendiğinizde, ve sağlıklı kalmak ve gelecekte komplikasyonlardan kaçınmak için atılması gereken bazı adımların olduğunu gördüğünüzde, ihtiyaç duydukları takviyesi sağlama işine koyulabilirsiniz.

diyabeti öğrenin





hastalık ile ilgili eğitim alın. bu web sitesinde yer verilen tip 2 diyabet adlı bölüme göz atınız. semptomlar, sebepleri, tedavi seçenekleri, mümkün komplikasyonlar ve diyabetli kişinin hastalıkla mücadeleye başlarken neler yapabileceği konusunda bilgi alabilirsiniz. bundan başka, tıbbi yardım gerektiğinde ortaya çıkacak uyarı işaretleri ile ilgili da bilgi sahibi olacaksınız.

ayrıca, diyabetle yaşam bölümünü de okuyunuz. diyabetli bir kişinin rejim ve yaşam tarzında gerçekleşen farklılıkları anlayacaksınız. akılda bulundurunuz: bilgi edinilmiş olması kişiyi hastalıkla mücadele etme sorumluluğundan kurtarmaz. veya bu yaşam stili değişikliklerini dikte etmenizi de gerektirmez. yalnızca kendinizi eğiterek iyi bir yardımcı olmanız için bir fırsattır. bu bundan başka büyük bir destek gösterisidir - öğrenebileceğiniz her şeyi öğrenmek için vakit harcayacak kadar ilgili olduğunuzu gösterir.

diyabet eğitiminizin bir sonraki aşaması kendiniz ile ilgili bilgi sahibi olmanızdır -sağlıkla ilgili kendi inanç ve alışkanlıklarınız. hastalık, sağlık ve yaşam ile ilgili sahip olduğunuz değer ve görüşleri hissetmeye başladığınızda, görüşlerinizin nasıl değiştiğini ya da destek olmak istediğiniz kişininkiler ile nasıl eşleştiğini göreceksiniz.

Saglikli kalmak

Sağlıklı kalmak

Tip 2 diyabeti olanlar hastalığı olmayan insanlara göre belli tıbbi komplikasyonlar yönünden daha büyük risk taşırlar. iyi haber, özel bir bakım ve birkaç ekstra tedbir alırsanız, gelecekte sorunların çıkmasını önlersiniz.

bu bölümde, karşınıza çıkabilecek bazı komplikasyonları gözden geçireceğiz ve gelecekte sorunlarla karşılaşmamanız için ipuçları vereceğiz.

sağlığınızı iyileştirmenin dört göstergesi

istatistiksel bilgilerinizi bilin

amerikan diyabet derneğine (ada) göre, hastalar kolesterollerini en az yılda bir kez, ancak gereksinim duyulduğunda daha fazla, test ettirmelidir.

kan şekerinizi test edin

tip 2 diyabet tedavisinin hedefi " normal" kan şekeri düzeyini sürdürmektir. bu seviye ne olmalıdır ? bunu nasıl ölçebilirsiniz ?

kan şekerini ölçmek için iki test yaygın olarak kullanılır:

doktorunuz tarafından gerçekleştirilen hemoglobin a1c testi geçen üç ay içerisindeki kan şekeri kontrolünüzü ölçer.

ikinci test yemeklerin öncesinde ve sonrasında kendi başınıza yaptığınız kan şekeri testidir.

kan şekeri kontrolünüzü tam olarak anlamanız için her iki teste de ihtiyacınız vardır. kan şekeri hedeflerinizi doktorunuzla görüşünüz ve sonuçlarınızı izleyiniz.

ilacınızı alınız

ilaç almaktan ümidinizi kesmiş olabilirsiniz - belki de neticeleri istediğiniz kadar hızlı alamıyorsunuzdur ya da diyabet semptom veya komplikasyonuna sahip olmadığınızdan dolayı ilaca ihtiyacınızın olmadığını düşünüyorsunuzdur. bu kuşkulara karşın, şayet doktorunuz diyabet için ilaç reçete ettiyse, bunu açıklandığı biçimde almanız çok mühimdir. bunu yapmadığınız takdirde, kendinizi riske atarak kan şekeri düzeyinizin yükselmesine ve potansiyel olarak daha ciddi komplikasyonlara davetiye çıkarırsınız.

unutmayın, hekimler tarafından diyabetli insanlar için reçete edilen ilaçlar, beraberinden rejim ve egzersiz yapıldığında en iyi neticesi verir. sağlıklı rejim ve günlük egzersiz yapmadığınız takdirde, ihtiyacınız olan kan şekeri kontrolünü gerçekleştiremezsiniz.

sonuçta, hastalığınızla mücadele etmekle sorumlusunuz. o halde, kontrolü ele alın, ilaçlarınızı sorumluluk bilinci içerisinde alın ve - en mühimi - yalnızca kendinize bakınız.

sigara kullanıyorsanız, bırakmaya çalışın !

diyabetiniz olduğunda, sigara zaten karşı karşıya olduğunuz pekçok problemi daha da kötüleştirebilir. aslına bakılırsa, diyabeti olan sigara kullanıcılarının kalp hastalığından ölme riskleri diğer diyabetli hastalardan üç kat daha fazladır. sigara kullanımı kan şekeri düzeyinizi yükseltir ve diyabet ile mücadelenizi daha da güçleştirir. tedavinin hedefi kan şekeri düzeyini düşürmek olduğundan, sigara kullanımı çabalarınızla tamamen ters düşmektedir. buna ek olarak, diyabetiniz varsa, sigara kullanımı:

kolesterolünüzü ve kanınızdaki bazı diğer yağ miktarlarını yükselterek düşük yapmaya veya ölü doğumlara sebep olabilir.

kan damarlarında hasara yol açar ve büzer, bu da ayak ülserlerini kötüleştirip bacak ve ayak enfeksiyonlarına yol açabilir.

böbrek hastalığı riskinizi artırır.

eğer diyabetiniz varsa, sigaranın bırakılması yaşınız kaç olursa olsun sağlığınıza fayda temin eder. nefes alma sorunlarının azalması gibi bazı faydalar derhal kendini gösterir. amerikan kalp vakfına göre, sigarayı bıraktıktan bir yıl sonra, sigaranın sebep olduğu ek kalp hastalığı riski yarı yarıya azalır. bıraktıktan on beş yıl sonra, risk hiç sigara içmemiş olan insanlarla aynı düzeye gelir.

dolayısıyla, sigara içiyorsanız - lütfen şu andan başlayarak bırakmaya çalışınız. bu alışkanlığı bırakma yolları konusunda doktorunuz ile görüşün, bir destek grubuna katılın - sizin için neyin işe yarayacağını düşünüyorsanız onu yapın. yaşamınızın sanki sigarayı bırakmaya bağlı olduğunu düşünerek, bırakmaya söz verin - çünkü durum gerçekten de bu.

Egzersiz: hic olmadigi kadar ihtiyaciniz var

Egzersiz: hiç olmadığı kadar ihtiyacınız var

Herkes tarafından bilinir ki: egzersiz ve tertipli fiziksel etkinlik sağlığın korunması için faydalıdır. bu durum bilhassa diyabeti olan insanlar için geçerlidir, fakat gelişi hoş bir insan için, egzersiz:

kilonuzu kontrol altında tutmanıza yardımcı olur

tansiyonunuzu iyileştirir

kalbinizi güçlendirir

kan dolaşımınızı iyileştirir

daha fazla enerji verir

kolesterol ve diğer kan-yağ düzeylerini iyileştirir

vücudun insüline tepkisini iyileştirir

kan şekeri düzeyini düşürebilir

kalp krizi veya felç riskini azaltabilir

bu büyük faydaların yanı sıra, diyabetli insanların egzersiz yapması için iki çok önemli neden daha vardır:

egzersiz sırasında ve sonrasında kan şekerini düşürebilir

vücudunuzun insüline olan duyarlılığını artırır

şu ana kadar artık insülin direnci ile ilgili bilgi sahibi olmuşsunuzdur. tip 2 diyabette vücudunuz kendi doğal insülini üretmeye devam ederken hücrelerinizi bunu etkili şekilde kullanmaz. insülin direncinde, hücrelere yeterli glikoz (vücut tarafından enerji için kullanılan şeker) girmez. bunun sonucunda, kanda çok fazla şeker birikir ve hücrelerin " yakıtı" yetmemeye başlar. yüksek şeker seviyesi bazı ciddi komplikasyonlara yol açar. yani anlayacağınız gibi, insüline olan duyarlılığın yükseltilmesi ve kan şekeri düzeyinin düşülmesi egzersiz ile kazanabileceğinizi önemli faydalardır.

unutmayın, hekimler tarafından diyabet hastaları için reçete edilen bütün ilaçlar rejim ve egzersiz ile alındığı vakit en iyi neticesi verir. ilaçlar istediğiniz her şeyi yemenize izin verecek sihirli haplar değildir. sağlıklı bir rejim ve günlük egzersiz olmadan, ihtiyacınız olan kan şekeri kontrolünü elde etmeniz pek olası olmaz.

başlamak - en önemli adım

bir egzersiz yazılım veya aktivitesine başlamadan ya da bunun düzeyini artırmadan önce atmanı gereken en önemli adım, hekiminize danışarak bir diyabet eğitmenine sevk edilmenizi istemenizdir. bu egzersizinizin şahsi gereksinimlerinize gereksinim vermesini temin eder. herkesin değişik olduğunu ve egzersiz plan ihtiyaçlarınızın sağlık ihtiyaçlarınıza ve vücudunuzun ihtiyaçlarına dayandırılması gerektiğini unutmayınız. doktorunuzla ve diyabet eğitmeniniz ile birlikte çalışarak egzersizin semerelerini almaya başlarsınız.

ilk adımı atmanın zor olabileceğini biliyoruz. belki de hiç egzersiz yapmadınız. ya da eskiden yapıyordunuz ve şimdi bıraktınız. hareket kabiliyetinizi sınırlayan bazı komplikasyonlarınız olabilir veya egzersiz fikri size çok zor geliyor olabilir.

şevkiniz kırılmasın. fiziksel etkinlik yoğun ve yorucu bir egzersiz yapmanız veya bir spor salonuna yazılmanız anlamına gelmez - ancak şayet doktorunuz bunu istiyorsa, bunu yapmaya da çaba gösterin! çok ufak bir etkinlik bile faydalıdır ve asla başlamak için geç değildir. " çok yaşlı", " çok kilolu" ya da " çok meşgul" olduğunuzu unutun. sahip olduğunuz ekstra enerjiyi fark ettikten sonra, bu mazeretlerin hiçbiri kalmayacaktır. en önemli şey (sadece günlük bir yürüyüş dahi olsa) etkin davranmak ve bunda sebat edebilmektir!

hangi etkinlikler sizin için uygun ?

üç esas etkinlik vardır - aerobik, güç eğitimi ve esneklik - ve bunların her biri kendine göre yararlıdır. bazı egzersizler sizi daha çevikleştirir ve kas gücünüzü artırır. diğerleri ise kalp ve akciğerlerinizin idman yapmasını temin eder ve kalorileri daha hızlı yakar. her bir egzersiz tipinin anlaşılması şahsi hedeflerinize erişmenize yardım edebilir, ancak, hangi tür egzersizin sizin için ideal olduğunu sağlık görevlileri ile konuşunuz.

doğrudan bir spor salonuna koşmanız gerekmediğini unutmayınız. asansör yerine merdivenleri kullanmak, otoparkın en sonuna park etmek, torunlarınız ile oynamak veya bir miktar bahçeyle ilgilenmek gibi basit görünen ancak büyük bir farklılık oluşturabilecek farklılıkları düşününüz. bunlardan bazılarını zaten yapıyor olabilirsiniz. kollarınızı ve bacaklarınızı hareket ettiren ve kanınızı pompalayan her türlü etkinlik etkilidir. fakat bu noktada, bu üç etkinlik tipini inceleyelim.

Iyi beslenme

İyi beslenme

Sağlıklı ve diyabet dostu bir rejim uygulayınız.

diyet ve egzersiz başarı gösteren diyabet yönetiminin esas taşlarıdır. besleyici, " diyabet dostu" bir rejim yemeklerinize enteresanlık katan ve ihtiyacınız olan bütün vitamin ve mineralleri almanıza yardımcı olan çeşitli gıdaların tüketilmesine dayanır. " diyabet dostu" sınırlı sayıda tatsız " sağlık yiyecekleri" anlamına gelmez. size tarifler ve sağlıklı ve yemekten zevk duyacağınız yemekler yapma konusunda öneriler vereceğiz.

sağlıklı bir kiloya ulaşmak veya bu kiloyu sürdürmek için, çok yağlı, çok şekerli gıdalardan uzak durunuz (tatlılar ve yüksek karbonhidratlı nişastalar dahil). bundan başka diyetinizdeki tuzu da azaltmaya çalışınız - bilhassa geçmişte yüksek tansiyonundan yakındıysanız. bu değişikliklere alıştığınızda, aşırı tuzlu, şekerli veya yağlı gıdaları hiç özlemeyeceksiniz.

kötü beslenme ve obezite insanların kan şekerlerini kontrol altında tutamamalarının ana sebeplerinden ikisidir. bu nedenle, görünen o ki, sağlıklı beslenme yönetim planınızda çok önem taşır. pes etmeyiniz! olumlu yaklaşmaya çalışınız. " benim rejim ihtiyaçlarımı karşılayacak bir yemek planını hazırlamak çok zor" gibi düşüncelerin tesiri altındaysanız, olumlu bir eylemde bulunun. doktorunuzdan sizi bir beslenme uzmanına sevk etmesini isteyin ve diyabet-dostu tarifler ve yemek kitapları edininiz.

" artık yemekten zevk almayacağım! " veya " hoşlandığım her şeyden vazgeçmek zorundayım! " biçiminde düşünüyor olabilirsiniz - içiniz rahat olsun, illa da diyetinizden " sevdiğiniz yiyeceklerin" tümünü çıkarmanız gerekmiyor. ölçülü olmak çok önemli ve - tereyağı yerine zeytin yağı, dondurma yerine dondurulmuş yoğurt gibi yedek gıdalara alışmak çok kolay!

başarılı olmak için, diyetinizi bir seferde tamamen değiştirmeye kalmayın - sonunda, yemek vakitleri gününüzün eğlenceli bir parçası olabilir. işe yukarıdaki menüdeki " daha iyi yiyecek seçimleri için ipuçları" ile başlayın ve birkaç gerçeği öğrenerek kendinize ilişkin diyabet-dostu rejimi oluşturma konusunda birkaç öneri alın. bundan başka, kilo kontrol ve rejim ihtiyaçlarınızı karşılayan ve damak zevkinize hitap eden, size özel bir yemek planı oluşturmak için bir diyabet eğitmeni ya da beslenme uzmanı ile konuşun. ne kadar çok şey bilirseniz, her gün nefis ve enteresan yemekler yapma esnekliğiniz de o kadar çoğalır.

Olasi sorunlar

Olası sorunlar

Tedavi edilmediğinde, tip 2 diyabet hastalarında böbrek yetmezliği, körlük, katarakt geliştirme riski de %60 daha fazladır.

diyabet 20 ile 74 yaşları arasındaki yetişkinler arasında yeni körlük vakalarının önde gelen sebebidir.

diyabetik retinopati her yıl 12,000 ile 24,000 yeni körlük vakasına sebep olmaktadır.

sinir sistemi hasarı ve ampütasyon

diyabeti olan hastaların yaklaşık %60 ile %70'i hafif ile ağır şiddette sinir sistemi hasarına sahiptir. ağır vakalarda bacak ampütasyonu gerekebilir.

cinsiyete özgü hastalıklar

diyabetli bayanların gebelik sırasında vajinal enfeksiyonlara ve komplikasyonlara yakalanma riski çoğalır.

erkeklerde 50 yaşından sonra görülen iktidarsızlık olayının %50'ye kadar çıktığı bildirilmiştir.

önleme: yaşam boyu mücadele

şu an itibariyle, tip 2 diyabetin tam bir tedavisi yoktur. tanı konulmuş ise, bu hastalığı yaşam boyu taşıyacaksınız demektir.

diyabet yaşam boyu süren bir durum olduğundan, diyabet yönetimi bir yaşam-boyu mücadele olmalıdır. diyabet programına harfiyen uyulması ve ilaçların reçete edildiği biçimde alınması kan şekerinin kontrol altında tutulmasına yardım eder ve ciddi komplikasyonlara yakalanma riskinizi azaltır.

Kontrolun ele alinmasi

Kontrolün ele alınması

Kan şekeri düzeyinin kontrol altına alınması



bu noktada, diyabetin çaresi yoktur. ancak, hastalığın neden olduğu ciddi tıbbi sorunların bazılarının önüne geçmeniz için hekimin rejim, egzersiz, kilo kontrolü gibi konulardaki tavsiyelerine uyarak ve reçete edilen ilaçları kullanarak normal kan şekeri düzeyinin sürdürülmesi gibi bazı yollar vardır.

kan şekeri düzeyinin test edilmesi

tip 2 diyabet hastalığı tedavisinin amacı " normal" kan şekeri düzeyinin elde edilerek sürdürülmesidir. " normal" kan şekeri seviyesi günlük kan şekeri testine ek olarak, hemoglobin a1c (veya a1c) testi geçen iki ile üç ay içerisindeki ortalama kan şekerinizi gösterebilir.

tip 2 diyabeti olan hastalar yemeklerden önce ya da sonra evde kan şekeri testi yapabilirler veya hekimin önerileri doğrultusunda o anki kan şekeri düzeyini ölçebilirler. ada'ya göre, yemek öncesi kan şekeri seviyesi 90-130 mg/dl olmalıdır. yemekten yaklaşık 2 saat sonra, kan şekeri 180 mg/dl'den daha az olmalıdır.

neden a1c'nizi bilmeniz gerekir ?

ada tip 2 diyabeti olan hastaların a1c düzeylerini %7'nin altında tutmalarını öneri etmektedir. %7'nin üstündeki her bir %1'lik a1c artışıyla, düşük tutulması için stratejiler

tip 2 diyabeti olan pek çok insan rejim farklılıkları yaparak, kilo vererek ve/veya fiziksel aktiviteyi artırarak kan şekeri düzeylerini sürdürebilmektedir. diğerleri ise, şekerin kanda birikmesini önlemek için ilaca ihtiyaç duyarlar. bu konuda daha fazla bilgiye diyabetle yaşam bölümünden ulaşabilirsiniz.

kan şekeri kontrolünün önemi

diyabetin kısa ve uzun süreli komplikasyonlarından kaçınmak için kan şekeri düzeylerinin devamlı normal aralıkta tutulması mühimdir. günden güne değişen kan şekeri iniş çıkışları hastaların kendilerini iyi hissetmelerini engelleyebilir ve normal olarak günlük işlere konsantre olmasını ve işlev görmesini zorlaştırabilir. doğru strateji kullanılırsa, tip 2 diyabeti olan hastaların bu durumla başa çıkmaları, gelecekte komplikasyon oluşumunun önüne geçmeleri ve diyabetten daha kuvvetli olmaları çok mümkündür.

Insulin direnci

İnsülin direnci

Diyabeti olan insanların çoğunda, vücut hücreleri pankreas tarafından üretilen ve vücut hücrelerine şekeri içeri almalarını söyleyen hormon olan vücudun doğal insülinini her zaman dinlememektedir. pankreas insülin üretir, fakat hücreler her zaman dinlemez. gidecek hiçbir yer olmadığından, şeker sağlıksız olarak kanda birikerek artar.

gıdaların sindirilmesi

birşeyler yediğinizde, yiyecek sindirim sisteminize girer ve orada esas öğelerine ayrılır. bu öğelerden biri de glikoz olarak isimlendirilen önemli bir şekerdir - vücudun esas enerji kaynağı. glikoz genelde " kan şekeri" olarak bilinir.

doğal insülinin çalışma şekli

yiyecekler sindirildikten sonra, insülin (pankreas tarafından üretilen doğal bir hormon) ve şeker kan dolaşımına girer. insülin direnci olmayan insanlarda; insülin, şekerin vücudun kas, yağ ve karaciğer hücrelerine kolay ve verimli biçimde girmesine izin verir.

insülin direnci

tip 2 diyabeti olan insanların yaklaşık %90'ının insülin direncinden yakındığı tahmin edilmektedir. insülin direnci olan insanlarda, kan şekerinin kas, yağ ve karaciğer hücrelerine girmesi daha kolay değildir ve bu da yüksek kademede şekerin kanda birikmesine neden olur. bu durum hem uzun hem de kısa süreli sorunların ortaya çıkmasına sebep olabilir. çok kısa sürede, hücreler enerjisiz kalacak ve vücut gereken biçimde işleyemeyecek hale gelecektir. tip 2 diyabeti olan hastaların kendilerini yorgun hissetmelerinin sebebi budur. zaman geçtikçe, yüksek kan şekeri seviyesi, göz problemleri, körlük, böbrek hasarı, sinir hasarı, bacağın kesilmesi (ampütasyonu) ve kalp hastalığı gibi daha ciddi komplikasyonlara yol açabilir.

pankreas hücrelere daha fazla şeker almak için daha çok insülin üretmeye ve normalden daha fazla çalışmaya bile başlayabilir. nihayetinde, pankreas " kendini yıpratabilir" - yeterli insülin sağlama kabiliyetini kaybedebilir. bu olduğunda, kan şekeri düzeylerini kontrol altında tutmak için günlük insülin enjeksiyonlarına gereksinim duyabilirsiniz.

genellikle, pankreas biraz insülin üretir, fakat vücut bunu iyi kullanamaz. buna insülin direnci denir.

eğer vücudunuz insülin kullanamazsa, şeker hücrelerinize giremez ve enerji için kullanılamaz.

yine, şeker kanınızda birikerek artar.

pankreas şekerin hücrelere girişine yardım etmek için daha fazla insülin üretmeye çalışır.

bir sebeple - adeta pankreas yorulmuş gibi - sonunda insülin üretimi yavaşlayarak azalmaya başlar.

tip 2 diyabeti olan çoğu hasta ürettiği insülini ve eksik insülin salgısını kullanır.

yani, hem vücutları üretilen insülini düzgünce kullanamaz, hem de vücutları yeterli insülin üretmez.

Tip 1 ve tip 2 diyabetlerin tespit edilmesi

Tip 1 ve tip 2 diyabetlerin tespit edilmesi

Diyabetli 10 hastadan yaklaşık 1'inde, pankreas insülin salgılamayı tamamen bırakmıştır. bu tarz 1 diyabettir. hiç insülin olmaması, vücudun hücrelerine şeker girişine izin vermesini söyleyecek hiçbir mesajın gönderilmemesi anlamına gelir. bu taktirde, şeker kanın içerisinde birikerek artar. tip 1 diyabetin tek tedavi yolu günlük insülin alınmasıdır. tip 1 diyabet genellikle erken dönemde çocuklarda, ergenlerde ve genç yetişkinlerde ortaya çıkar.

10 diyabetli hastadan geri kalan 9'u pek çok nedenden dolayı meydana gelebilen tip 2 diyabet hastalığına sahiptir. en yaygın sebeplerden biri insülin direncidir. aslına bakılacak olursa, tip 2 diyabeti olan hastaların %90'ı insüline dirençlidir. tip 2 diyabeti olan hastalar doğal insülinlerini üretmeye devam eder, fakat vücutları bu insülini ideal bir biçimde kullanmaz. bu ise vücut hücrelerinin, insülinin gönderdiği ve şeker girişine izin vermelerini istediği mesajları her zaman " dinlemediği" anlamına gelir. bu taktirde şekerin hücrelere girişi zorlaşır ve netice olarak şeker sağlıksız bir biçimde kanda birikip çoğalmaya başlar. tip 2 diyabet kuvvetli bir genetik bağlantıya sahiptir - yani " aile içerisinde dolaşma" eğilimindedir. en sık olarak, 45 yaşın üstündeki yetişkinlerde görülür.

Seker ve insulinin diyabetteki rolu

Şeker ve insülinin diyabetteki rolü

Vücudumuz yediğimiz gıdaların çoğunu şekere dönüştürür. şeker vücudumuzun yapması gereken işleri yapmak için gerek duyduğu enerjiyi temin eder. pankreas tarafından üretilen insülin bir sinyal göndererek vücut hücrelerine kandan gelen şekerin girişine izin vermesini söyler. hücrelere giren şeker vücudumuz için gereken enerjiyi sağlar. tip 2 diyabet hastalığında, vücudumuz şekeri gereken biçimde kullanamaz.

tip 2 diyabet hastalığı ya vücut yeterli insülin salgılayamadığında ya da hücreler her zaman insülini " dinlemeyip" yeterli şeker girişine izin vermediğinde gelişir. buna " insülin direnci" denir. her iki taktirde da, kanda gerekenden fazla şeker kalır. kontrol edilmediğinde, kanda çok fazla şeker bulunması diyabet ve ilgili diğer komplikasyonların oluşmasına yol açabilir.

Kimler diyabet olur ?

Kimler diyabet olur ?

Tip 2 diyabet kuvvetli bir genetik bağlantıya sahiptir - " aile içerisinde dolaşma" eğilimindedir. tip 2 diyabet genellikle aşırı kilolu veya obez ve 45 yaşın üzerindeki insanlar üstünde etkili olur - ancak, gençler arasında da gittikçe yaygınlaşmaktadır. bazı diğer tip 2 diyabet risk etkenleri şunlardır:

ailede geçmişte diyabetin görülmesi

düzenli egzersiz yapılmaması

geçmişte gebelik sırasında oluşan bir diyabet biçimi olan gestasyonel diyabetin görülmüş olması

dört kilonun üstünde bir çocuk dünyaya getirilmesi

etnik köken: afrikalı-amerikalılar, latinolar, yerli amerikanlar, asya ve pasifik adalarından gelenler

Diyabet

Diyabet

Tip 2 diyabet kanda devamlı yüksek kademede şeker (glikoz) olduğunda oluşan bir hastalıktır. dünyada tahmini 140 milyon insan diyabet hastasıdır ve tahminler, bu rakamın, 2025 yılı itibariyle 300 milyona ulaşacağını ileri sürmektedir. daha da şaşırtıcı olan şey bu insanların üçte birinin hasta olduklarını bilmemeleridir.

bunun birkaç sebebi vardır. öncelikle, çoğu insan tip 2 diyabet için risk altında olup olmadığını bilmemektedir. ikinci olarak, tip 2 diyabet olan pek çok hasta asemptomatiktir - yani hasta olmalarına ve hastalığın ilerliyor olma olasılığına karşın, gözle görülür belirtiler göstermezler. üçüncü olarak, diyabet belirtilerinin yanlış yorumlanması da sık görülen bir durumdur. örneğin, aşırı susuzluk, sık idrara çıkma, halsizlik, kilo kaybı ve hatta bulanık görme gibi rahatsızlıklar tedrici olarak ortaya çıkar ve yaşlanmaya yorulabilir; ancak bunlar esasında tip 2 diyabet hastalığının ilerleyişinin klasik belirtileridir.

Insulin enjeksiyonundaki onemli noktalar

İnsülin enjeksiyonundaki önemli noktalar

İnsülini her zaman aynı saatte ve doktorunuzun istediği oranda kullanın. fazla insülin kan şekerinizi düşürebilir. yetersiz insülin ise kan şekerinizin yükselmesine sebep olur. insülininizi hergün kullanın, her enjeksiyonu vücudunuzun ayrı bir yerine yapın.

insülin yaptıktan sonra kesinlikle yemeğinizi zamanında yiyin. aşırı yürüyüş, spor, ev işi yapacağınız günlerde doktorunuzla görüşüp ya insülininizi o öğüne mahsus azaltın veya ek yiyecek alın ve kesinlikle insülin kullanan bir diyabetli olduğunuzu belirten kimlik kartını yanınızda bulundurun. insülin enjeksiyonu için doktorunuz size yeterli bilgiyi verecektir.

Insulinin kesfi

İnsülinin keşfi

1921 yılında insülinin keşfi ile diyabet tedavisinde yeni bir çığır açıldı. diyabetlilerin gerçek anlamda bir tedavi şansına sahip olmaları yanısıra, insülini keşfedenler de nobel ödülü kazandılar. aradan geçen 70 yıllık dönemde insülin tedavisinde ve tekniğinde büyük ilerlemeler oldu. bugün artık insan insülininin tıpkısı olan insülinler kullanılıyor.

insülin nedir, nasıl kullanılır ?

insülin diyabetlinin vücudunda yapılamayan eksik olan bir maddedir. insülin kan şekerinin hücrelere girmesini temin eder ve şeker hücrede yakılır enerji elde edilir. insülin tedavisi vücutta eksik olanı dışardan yerine koyma tedavisidir. insülin bağımlılık yapan madde değildir. doktorunuz sizin için insülin tedavisini ideal görüyorsa gecikmeden başlamalısınız. insülin hap biçiminde ağızdan verilemez. enjektörle deri altına verilir.

kimler insülin kullanmalıdır ?

tip ı diyabetliler ve vücutta insülin yapımının olduğu ama insülinin etkili olamadığı tip ıı diyabetliler insülin kullanmalıdır. tip ıı diyabetlilerde ilk olarak (kilo kaybına yönelik) beslenme planı egzersiz ve gerekirse haplarla kan şekeri düzenlenir. daha sonraki dönemlerde, haplarla kan şekeri kontrol altına alınamazsa insülin verilir.

Insulin tipleri

İnsülin tipleri

Kullandığınız insülinler domuz, sığır veya insan kaynaklı olabilir. insan insülinleri son yıllarda daha sıklıkla kullanılıyor. tip ı diyabette ve gebelikte şeker hastalığı olanlarda kesinlikle insan insülini kullanılmalıdır. insülinler etki sürelerine göre 2' ye ayrılır:

kısa etkili insülin: kristalize insülin, regüler insülin adları ile de bilinir. berrak görünümlüdür. cilt altına verildikten 30 dakika kadar sonra tesiri başlar ve en iyi tesiri 2-4 saat sonra görünür. tesiri çabuk başladığından bu insülini yaptıktan sonra 30 dakika içerisinde yemeğe başlanmalıdır. aksi halde kan şekeri hızla düşebilir. bu durum çok mühimdir.

orta etkili insülin: nph insülin adı ile de bilinir bulanık görünümdedir. alındıktan 1-2 saat sonra tesiri başlar. en aktif olduğu vakit 6-8 saat sonradır. tesiri 24 saate kadar sürer. kısa ve orta etkili insülinin belli miktarda karıştırıldığı hazır karışım insülinler de vardır.

insülin miktarı ünite ile ölçülür. ülkemizdeki insülin şişelerinin her mililitresinde 100 ünite insülin vardır.

Insulin satin alirken nelere dikkat edilmelidir ?

İnsülin satın alırken nelere dikkat edilmelidir ?

İnsülin alırken, kutusu ve etiketi kontrol edilmelidir. doktorunuzun size verdiği insülinin aynı olduğundan emin olun. bundan başka, son kullanım tarihini kesinlikle kontrol edin. son kullanım tarihi geçmiş insülinleri satın almayın.

insülin şişelerinin alt kısmında birikintiler, insülin parçacıkları varsa veya insülin şişenin alt kısmında birikiyorsa bu şişeleri almayın. insülini buzdolabının kapağında saklayın, buzlukta tutmayın, güneş ışığında bırakmayın. insülin şişenizi kullanmadan önce hafifçe sallayın. yolculuğa çıkarken insülin şişenizi aşırı sıcak ve soğukta bırakmayın. tercihan soğuk bir ortamda (termosta) taşıyabilirsiniz.