?

Diyaliz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Diyaliz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Transplantasyon sonrasi ilac kullanimi

Transplantasyon sonrası ilaç kullanımı

Red ataklarının engellemesi için kullanılan ilaçlar

red ataklarının engellemesi için kullanılan ilaçlara immunosupressif (vücut bağııklık sistemini baskılayan) ilaçlar adı verilir. bunların başlıcaları sandimmun neoral, prograf, cellcept, imuran, prednol, deltacortril ve codelton'dur.

organ nakilleri sonrasında takılan organların başarı ile çalışmasındaki en önemli etkenlerden birisi immunosupresyondur. immunosupresyon, vücuda verilen farklı ilaçlarla kabızlık oluşturabilmeleridir.

ace-inhibitörleri ve at-ıı reseptör blokerleri:

bir diğer grup hipertansiyon ilacı ace-inhibitörleri ve at-ıı reseptör blokerleri denilen gruplardır. (enapril, ınhibace, sinopryl, renitec, delix, cozaar, diovan, micardis, pritor). bu ilaçlar da tansi-yonu düşürmenin yanısıra böbrek içerisindeki baskısı da düşürerek böbrek üstüne pozitif tesirler yaratırlar. transplantasyon sonrası dönemde ortaya çıkabilen idrarda protein çıkması (proteinüri) durumlarında da tercih edilen ilaçlardır. ancak önemli yan tesirleri sebebi ile mutlak doktor tavsiyesi ve kontrolü ile kullanılmalıdır.

böbrek fonksiyonlarında bozukluğa yol açabilmeleri, kan potasyum düzeylerini tehlikeli şekilde artırabilmeleri ve kansızlığa yol açabilmeleri önemli yan etkileridir. bilhassa ace-ı grubu ilaçlar bazı hastalarda şiddetli ve inatçı bir öksürüğe neden olmaları sebebi ile kullanılamazlar.

sıkça kullanılan bu iki grup dışında alfa blokerler (cardura, doksura), diüretikler (lasix, furomid, fiudex, fludin), beta blokerler (beloc, prent, dideral, nortan), diğer kalsiyum antagonistleri (adalat crono, norvasc, amlodis, amlocard, vasocard, baypress, dyna-circ) de başarı ile kullanılabilir.

unutulmamalıdır ki her tansiyon ilacının kendine has etki ve yan tesirleri bulunmaktadır. dolayısıyla hiçbir ilaca kendiniz başlamayınız. tansiyonunuzun düzensiz gittiğini gözlemlediğinizde doktorunuza danışınız.

Transplantasyon ile ilgili sikca sorulan sorular

Transplantasyon ile ilgili sıkça sorulan sorular

1. canlı veya kadavra vericilerden transplantasyon yapılacak adayların hazırlıkları arasında bir fark var mıdır ?

hayır, kadavra böbreği bekleme listesindeki adaylar da aynı canlı vericiden transplantasyon yapılacak adaylar gibi incelenir. ancak bir kadavra böbreği bulunma olasılığının ne zaman gerçekleşeceği belli olmadığı için. vakit geçtikçe önceden yapılmış muayene le bazı laboratuar incelemelerinde farklılıklar olabilir. dolayısıyla kadavra böbreği bekleme listesindeki hastaların belli aralıklarla, fizik muayene ve laboratuar incelemeleri yineletmeleri ger eklidir. kısaca; kadavra böbreği bekleyen hastalar ameliyata her an hazır taktirde olabilir.

2. transplantasyon adayı hastaların kendi böbreklerine gelişi hoş bir müdahale yapılır mı ?

genellikle hastaların kendi böbreklerine dokunulmaz. ancak, inatçı hipertansiyon, böbreklerde tedaviye dirençli infeksiyon, idrarın mesaneden böbreğe taşması, çok büyük kistik böbrekler söz konusu ise, hastalıklı böbrekler çıkarılır. bu ameliyat bazı merkezlerde transplantasyondan önce yapılır ve 3-4 hafta sonra yeni böbrek takılır. bazı merkezlerde ise böbrek nakli ameliyatı yapılırken aynı anda hastanın kendi böbrekleri de çıkarılır. yalnız her iki ameliyatın aynı seansta yapılması olabildiğince uzun sürer ve bir miktar daha risklidir.

3. kadavra böbrek listesine kayıtlı hastalar için bekleme müddeti ne kadardır ?

üıkemizde bugün için kesin bir müddet belirtmek imkansızdır. listeye çok yeni giren bir hasta, ideal tipte böbrek çıkması ile kısa zamanda transplantasyon şansına kavuşabileceği gibi zaman zaman de ideal bir böbrek çıkmadığı için uzun müddet beklenebilir. olanaklar elverdiğince, ideal böbrek çıktığında daha uzun müddet beklemiş olan hastaya öncelik tanınır. halkımızın bilinçlenerek daha fazla organ bağışında bulunması bekleme süresini kısaltacaktır.

halkımızın bilinçlenerek daha fazla organ

bağışında bulunması bekleme süresini kısaltacaktır.

4. kadavra böbrek bulunduğunda hastalara nasıl haber verilir ?

transplantasyon ünitesinde bilgisayarda kadavra böbreği bekleyen bütün hastaların telefon numaraları kayıtlıdır. ideal bir kadavra böbreği çıktığında günün gelişi hoş bir saatinde size telefonla haber verilere! ,, transplantasyon ünitesine gelmeniz istenecektir. size daha kolay ve kısa sürede haber verebilmemiz için. varsa, birden çok telefon numaranızı ve yakınlarınızın da telefon numaralarını bildirmeniz yararlıdır.

telefon numaranızda bir değişiklik olduğunda

bunu derhal üniteye bildirmelisiniz.

5. böbrek bulunduğu haberi ile transplantasyon ünitesine çağrılmanız kesinlikle böbreğin size takılacağı anlamına mı gelir ?

hayır. bir kadavradan elde edilen iki böbrek için yaklaşık 10 hasta üniteye çağrılmaktadır. burada, derhal yapılan fizik muayene ve acil laboratuar incelemeleri sonucunda, ünite hekimlerinden meydana gelen bir kurul tarafından karar verilmekte ve durumu en ideal olan 2 hastaya böbrek takılmaktadır. böbrek takılmayanlara ise bunun nedenleri açıklanır ve hastalar evlerine gönderilir.

6. kadavra böbrek, transplantasyon için haber verildiğinde neler yapılmalıdır ?

öncelikle bu saatten başlayarak hiçbir şey yenilmemeli ve içilmemelidir. bekleme listesindeki bu hastanın ufak bir çantada, şahsi eşyaları (pijama, terlik gibi) her an hazır olmalıdır. özelikle şehir dışından gelecek hastaların telaşa kapılmamaları ve hazırlanmakla zaman kaybetmemeleri için mühimdir. çağrıldığınızda yanınıza eşyaları da alarak en hızlı ulaşım aracı ile. uzak bir şehirde oturmaktaysanız olasıysa uçakla, üniteye gelmelisiniz.

7. kadavra böbreğin size takılmasına karar verildiğinde ne tür işlemler yapılacaktır ?

bu karardan sonra, artık hastanede kalacaksınız. o gün diyalize girmediyseniz acil olarak hemodiyalize alınacak ve bitiminde transplantasyon ünitesine yatırılacaksınız. lazım ameliyat hazırlıkları ve transplantasyon öncesi ilaç uygulamalarından sonra böbrek nakli ameliyatına alınacaksınız.

artık

yeni böbreğiniz takılacak ve

sizin için

yeni bir yaşam dönemi

başlayacaktır.

Transplantasyon sonrasinda sosyal yasam

Transplantasyon sonrasında sosyal yaşam

Böbrek nakli olduktan sonra sizleri artık yeni bir yaşam bekliyor. yeni böbreğinizle ömür boyu sağlıklı yaşamanız olası. diyaliz dönemine göre daha az kısıtlamalı bir yaşam. ancak burada da bazı kurallar var. sağlıklı, kaliteli bir yaşam için pek çok şey sizin elinizde. doktorlarınız, hemşireleriniz ve size yardım edecek diğer sağlık görevlileriyle tam bir işbirliği içerisinde olmanız sizi daha mutlu kılacaktır.

böbrek nakli olduktan sonra hastanın sosyal yaşama dönmesi, normal bir aile ve ev hayatı sürdürmesi, daha önceden yaptığı işini yapması mümkündür.. böbrek naklinden sonra beden gücünün yerine gelmesi bir müddet alabilir. naklin ilk aylarında bilhassa enfeksiyon hastalıklarından korunmak için hasta kısıtlı bir hayat sürdürmek zorundadır; bu yüzden uyulması gereken bazı kurallar vardır. bunlar hem böbreğin, hem de hastanın korunması açısından mühimdir. burada önemli bazı kurallar hatırlatılmıştır.

naklin ilk 3 ayında bir hasta not defteri hazırlamanız, grip gibi enfeksiyon hastalıklarına yakalanma olasılığı fazladır. kış mevsiminde korunmaya dikkat etmek lazımdır. grip aşısı olunmasında fayda vardır.

nakilden sonra seyahat etmenizde sakınca yoktur. ancak uzun mesafeli gezilerden önce hekiminize danışmalı, yanınıza yeterince ilaç almalı, sizi ve hastalığınızı tanıtan bir kart veya rapor bulundurmalı ve gittiğiniz yerde karşılaşacağınız bir sorun olduğunda başvurabileceğiniz nakil merkezi veya hekimin adresi ve telefonunu önceden kaydetmelisiniz.

organ nakilli hastalar ilaçlarını tertipli kullanıp takiplerine tertipli geldikleri takdirde önemli bir problemle karşılaşmadan uzun yıllar sağlıklı olarak yaşayabilirler. bütün hayatınızı nakledilmiş böbreğinize odaklamayınız, çünkü organ kaybetme endişe ve korkusu önemli bir stres sebebidir. stres ise çağımızın en önemli hastalıklarından birisidir.

ayrıca, hususa ve hastalığınızla ilgili olarak gelişigüzel kişilerin bilgilerine itibar etmeyiniz. problemlerinizi doktorunuzla açık seçik olarak konuşunuz. gerekirse psikolojik destek de isteyebilirsiniz.

Periton diyalizinin iyi ve sakincali yonleri

Periton diyalizinin iyi ve sakıncalı yönleri

İyi yönleri:

1. hasta kendi tedavisini kendi yapar, hastaneye bağımlı değildir.

2. gıda ve su alımı hemodiyalizdekine göre daha serbesttir.

3. kan baskısı kontrolü olabildiğince kolaydır.

4. diyaliz işlemine bağlı kan kaybı olmaz.

5. hasta kontrol için genellikle ayda bir kez diyaliz merkezine gider.

6. apd'de genellikle gündüz değişim yapılmadığı için hastanın günlük yaşantısı kesintiye uğramaz.

sakıncalı yönleri:

1. sapd'de günde 4 veya 5 değişim yapmak gerekmektedir.

2. apd'de hasta gece makineye bağımlıdır.

3. hasta karnında devamlı bir kateter taşır.

4. periton zarının iltihaplanması (peritonit) riski vardır.

5. kateter çıkış yerinin iltihaplanması riski vardır.

6. periton diyaliz solüsyonları şeker içerdiği için hasta şişmanlayabilir.

7. hasta en az bir ay yetecek kadar periton diyaliz solüsyonunu evinde depolamak mecburiyetindedir.

Periton diyalizi uygulamasinda karsilasabileceginiz problemler nelerdir ?

Periton diyalizi uygulamasında karşılaşabileceğiniz problemler nelerdir ?

1. peritonit: periton zarının (karın zarının) iltihaplanmasıdır. mikropların periton boşluğuna ulaşmaları değişik yollardan olabilir ve,

a. kateter veya kullanılan diyaliz sistemi set veya torbalarının delinmesi durumunda,

b. kateter çıkış yeri iltihabı tedavi edilmediği vakit,

c. ishal, kabızlık veya genel bir enfeksiyon geçirildiğinde,

d. bağlantı işleminin kurallara göre uygulanmaması durumunda peritonit gelişebilir.

peritonite yakalanmamak için;

a. sıvı değişimini ideal bir ortamda uygulayın.

b. değişim sırasında çok dikkatli olun ve hemşirenizin öğrettiği tekniğe sadık kalın.

c. vücut temizliğine itina gösterin.

d. genel sağlığınıza önem verin.

peritonit belirtileri:

a. drenaj sıvısının (karından boşaltılan sıvı) bulanık olması

b. karın ağrısı

c. ateş

d. bulantı, kusma

e. sıvı akışında yavaşlama veya miktarında azalma

f. sıvıda fibrin görülmesi

her torba değişiminde çıkan sıvının miktarını, görüntüsünü ve akış biçimini dikkatle incelemeniz gerekmektedir.

peritonit belirtileri ortaya çıktığında zaman geçirmeden periton diyalizi merkezinizi aramalısınız! !

peritonit tedavi edilmediği takdirde çok ciddi neticeler doğurabilir, hatta hayatınızı tehlikeye sokabilir.

2. kateter çıkış yeri enfeksiyonu:

a. kızarıklık

b. ağrı

c. çıkış yerinin çevresinde ısı artışı

d. çıkış yerinde ve çevresinde şişlik

e. çıkış yerinin çevresinde akıntı görülmesi

3. tünel enfeksiyonu:

kateterin periton zarına girdiği yer ile çıkış yeri arasında, deri altında, kateter tüneli oluşturulur. bu tünel mikropların vücut derinliğine girmesine bir engeldir ve aynı zamanda kateterin yerinden oynamamasını temin eder. çıkış yeri enfeksiyonunun tedavisi yapılmamışsa veya mikropların vücuda girişi engellenememiş ise tünel enfekte olabilir.

tünel enfeksiyonunun belirtileri:

ciltte tünel boyunca kızarıklık ve ağrıyla birlikte belirgin bir şişlik oluşur. mikroplar tünel boyunca ilerledikçe ateş, şişkinlik, üzerindeki cilt renginin değişmesi ve akıntı görülür.

4. cilt altı sızıntı:

üreme organlarında veya karın duvarında belirgin ve tek bir bölgede cildin şişmesi (portakal kabuğu şeklinde) o bölgede diyaliz sıvısı sızıntısı olabileceğini düşündürür. ağır egzersiz, kabızlık, karın içi basıncının çok yüksek veya karın ön duvarının zayıf olması cilt altı sızıntısına sebep olabilir.

5. vücutta sıvı birikimi (hiperolemi):

vücuda giren sıvı miktarı çıkan orandan fazla ise vücutta bir birikim oluşur.

sıvı birikiminin belirtileri:

a. tansiyon yükselmesi

b. vücudun çeşitli yerlerinde ödem oluşması

c. kilo artışı

d. nefes darlığı veya öksürme

6. vücuttan aşırı sıvı kaybı (dehidratasyon):

torba değişimi uygulamasında fazla oranda yüksek şekerli sıvı kullanılırsa ve ishal varsa vücuttan aşırı sıvı kaybı oluşur.

buna bağlı olarak

a. vücut ağırlığında azalma

b. tansiyon düşmesi

c. baş dönmesi ve baş ağrısı

d. kramplar, uyuşukluk

e. halsizlik

f. ağız kuruluğu ve susama hissi görülebilir.

7. çıkan sıvının miktarının azalması:

kabızlık, barsaklarda aşırı gaz olması, kateterde katlanma veya kan pıhtısı ile tıkanma, peritonit gibi nedenlerle drenaj sıvısının miktarı azalabilir.

Aletli periton diyalizi (apd)

Aletli periton diyalizi (apd)

Periton diyalizi değişimlerini yapmak için bir makineye (periton diyaliz makinesi) kullanılır. şayet doktorunuz, hemşireniz ve siz, sizin için en ideal tedavinin apd olduğuna karar vermişseniz, gece yatağa yatmadan önce, set ve solüsyon torbalarını periton diyaliz makinesine yerleştirmeniz ve makinenizi doktorunuzun önerdiği biçimde programlamanız gerekmektedir. makineye yerleştirdiğiniz setlerin bir ucu karnınızdaki katetere bağlanır. siz uyurken makine değişimleri yapar. gereksiminize göre sabah karnınızdaki biraz temiz diyaliz solüsyonu bırakılır veya bırakılmaz. uyandığınızda değişim işlemleri bitmiştir. artık karnınızdaki kateteri setlerden ayırabilir ve günlük işlerinizi yapmaya koyulabilirsiniz.

Surekli ayaktan periton diyalizi (sapd)

Sürekli ayaktan periton diyalizi (sapd)

Sürekli ayaktan periton diyalizi, değişim işlemlerinin, bizzat hasta (veya hasta yardımı muhtaçsa eğitilmiş bir yardımcı) tarafından, elle yapıldığı bir periton diyalizi türüdür. yani hasta veya yardımcısı tedaviyi bir makineye ve diyaliz merkezine ihtiyacı olmaksızın, kendi hekim ve hemşiresinin öğrettiği biçimde, kendi evinde veya iş yerinde, kendisi yapar.

günlük değişim sayısı, karna verilen solüsyonun hacmi ve içerdiği şeker miktarı ve her değişimde karna doldurulan solüsyonun karında bekleme müddeti, hastadan hastaya değişir. devamlı ayaktan periton diyalizinde genellikle günde 4 veya 5 değişim yapılır. her değişim işlemi yaklaşık yarım saat sürer. diyaliz solüsyonunun karında bekleme müddeti genellikle gündüz 4-5 saat, gece 8-10 saattir.

Diyaliz tedavisi gereken hastalar

Diyaliz tedavisi gereken hastalar

- Böbrek işlevlerinin % 80 - 90'nı kaybetmiş hastalarda

- böbrek yetmezliğine bağlı tedavisi önlenemeyen kusma,

- tedaviye cevapsız sıvı fazlalığı

- böbrek yetmezliğine bağlı kanama eğilimi,

- böbrek yetmezliğine bağlı bilinç bulanağı

- böbrek yetmezliğine bağlı perikardit



hemodiyaliz uygulamadan önce bir hazırlık aşaması vardır. hasta kanını alıp makineye vermek için büyük bir damar yolu lazımdır. bu hedefle hastanın atardamarı ve toplardamarı cerrahi olarak birleştirilir. buna arterio-venöz fistül denir. ancak acil koşullarda diyaliz uygulanacaksa damar içi kateterizasyon uygulanır.

böbrek yetmezliğinde belirtiler

böbrek yetmezliğinde yakınmalar genellikle böbrek işlevin % 80 - 90 nı kaybettiğinde ortaya çıkar.

Transplantasyon (bobrek nakli)

Transplantasyon (böbrek nakli)

Böbrek transplantasyonu canlı veya kadavra donörlerden yapılır. aralarında kan bağı olan akrabalardan alınan böbrekler genellikle hastanın vücudu ile daha iyi uyum gösterir. bu tür canlı vericilerden yapılan ameliyatlarda, hasta ve böbrek donörü önceden detaylı olarak hazırlanır ve en ideal koşullar oluştuğunda transplantasyon gerçekleştirilir. onun için, canlı vericilerden yapılan transplantasyonun başarı şansı daha fazla, ameliyat riski daha azdır. bununla beraber, kadavra böbreği bekleyen hastaların transplantasyon ünitesine başvurmaları sırasında bütün incelemelerinin detaylı şekilde yapılması ve yeni ilaçların uygulama alanına girmesiyle kadavra donörlerden yapılan transplantasyonların da başarı şansı canlı donörlerden yapılanlara yaklaşmıştır.

ameliyat sırasında nakledilen böbrek, kasığın derhal üstüne, sağ veya sol tarafa yerleştirilir. bu böbreğin atardamarı karın alt kısmında bulunmakta olan büyük bir atardamara, toplardamarı da yine karnın bu kısmında bulunmakta olan büyük bir toplar damara dikilir. idrar borusu ise mesaneye ağızlaştırılır.

uygun koşullarda bütün bu ameliyat 2-4 saat kadar sürer. her ameliyatın kendine göre riski olduğu gibi böbrek nakli ameliyatının da riski vardır. fakat gelişen yeni teknikler sayesinde ameliyat sırasında ölüm oranı %1'in altına inmiştir.

ameliyat sonrasında, genellikle canlı vericilerden alınan böbrekler derhal çalışmaya başlar ve bir daha diyalize girme ihtiyacı kalmaz.

kadavra vericilerden yapılan transplantasyonlardan sonra ise, yeni böbreğin çalışmaya başlaması zaman zaman 2-3 hafta kadar gecikebilir. bu müddet içerisinde destekleyici diyaliz tedavileri uygulanır, böbrek yeterli olarak çalışmaya başladığında ise diyaliz tedavisine son verilir.

ameliyattan sonra hastanede kalma müddeti her şeyin normal geliştiği ve sürdüğü şartlarda, ortalama 2-4 hafta kadardır.

rh kan grubu tipi

organ nakli sırasında önem taşımaz.

a ve b gruplu bireyler kendi gruplarından kan taşıyan bireylere organ verebilirler veya onlardan organ alabilirler.

* 0 kan grubu 0 kan grubundan organ alabilir

0-a-b-ab kan grubuna organ bağışlayabilir

* a kan grubu a-0 kan gru. dan organ alabilir

a -ab kan grubuna organ bağışlayabilir

* b kan grubu b-0 kan gru. dan organ alabilir

b -ab kan grubuna organ bağışlayabilir

* ab kan grubu 0-a-b-ab g. dan organ alabilir

ab kan grubuna organ bağışlayabilir

transplantasyonlarda kan grubu dışında, bundan başka organları oluşturan hücre ve dokular arasında da iyi bir uyum olması şarttır. doku uygunluğu testleri; bireyin vücudundaki doku ve organların yapı olarak bir diğer bireyin doku ve organlarına benzer olup olmadığını araştırır. iki bireyin dokuları birbirine ne kadar benziyorsa nakledilen organın, hastanın vücudu tarafından reddedilmesi ihtimali da o kadar azdır. tek yumurta (birbirinin tıpatıp aynı olan) ikizlerin arasında yapılan organ nakillerinde red söz konusu değildir. genellikle anne ve babaların dokuları, çocukları ile kısmi bir uyum gösterir. kardeşler arasında ise; tam uyum, veya orta derecede uyum gözlenebilir, zaman zaman de tam bir doku uyumsuzluğu ile karşılaşılabilir.

organ bağışından önce donörlerde yapılan incelemeler

1. fizik muayene: sadece böbrekleriniz değil, bütün organ ve sistemleriniz detaylı bir muayene ile gözden geçirilecektir. bu muayene sırasında gelişi hoş bir hastalık saptandığında olasıysa tedavi edilecek, ancak daha sonra organ bağışlamanız gündeme gelecektir.

2. idrar incelemesi ve böbrek fonksiyon testleri: böbrekleriniz mutlaka sağlıklı olduğundan emin olmak için, başvurunuzun ilk günlerinde arka arkaya pek çok kez idrar incelemeleri ve böbrek işlevi testleri yapılacaktır. böbreklerinizin görevinde gelişi hoş bir aksama varsa, sağlığınızı tehlikeye atmamak için, organ bağışında bulunmamanız önerilecektir.

3. kan incelemeleri: yapılacak çeşitli kan tahlillerinin normal bulunması; sağlıklı olduğunuz, organ bağışında bulunabileceğiniz ve dolayısıyla ileride daha az sorunla karşılaşabileceğiniz belirtmesi açısından mühimdir.

4. bakteriyolojik incelemeler: bulaşıcı bir hasta-lığınız varsa, bu hastalığa neden olan mikroplar, böbrek nakli sırasında alıcıya da geçerek ameliyat sonrasında sorunlara yol açabilir. dolayısıyla idrar ve boğaz kültürleri yanısıra, farklı kan tahlilleri de yapılarak bulaşıcı bir hastalığınızın olmadığından emin olunmalıdır. bu tür bir hastalık saptandığında, tedaviye başlanacak ve sağlığınızı tekrar kazandığınızda organ bağışınız kabul edilecektir.

5. radyolojik incelemeler:

göğüs filmleri: akciğerinizde gelişi hoş bir hastalığın varlığını ortaya koymak için çekilir.

böbrek filmleri: damardan özel bir ilaç verilerek çekilen bu filmler, böbreklerinizin yapısını, normalin dışında bir durumun olup olmadığını gösterir ve hangi böbreğin alınacağı konusunda hekiminizi bilgilendirir.

anjiografi: kasıktan sokulan ince bir boru yardımı ile, böbrek damarlarını görebilmek için çekilen bir filmdir. bu filmde alınacak böbrek ve ameliyatın yönlendirilmesi konusunda doktora yardımcı olur.

6. diğer incelemeler: sağlığınızı genel anlamda gözden geçirmek ve ameliyat anında gelişi hoş bir sorunla karşılaşmamanızı sağlamak için, bu sıraladığımız incelemeler yanısıra sarılık ya da başka bulaşıcı hastalıklara yol açabilen virüslerin varlığı ile ilgili doktorunuza bilgi verecektir.

3. bakteriyolojik incelemeler: ameliyattan sonra ve reddi önlemeye yönelik tedavilerin vücut direncinizi azaltabileceği daha önce belirtilmişti. yapılan bakteriyolojik incelemeler, mümkün bir infeksiyon kaynağını bulmaya yöneliktir. alınan kültürlerde mikrop üremesi durumunda lazım tedaviler yapılır ve ancak vücudunuz infeksiyondan arındırıldıktan sonra transplantasyon yapılmasına izin verilir.

4. radyolojik incelemeler:

göğüs filmi: kalbinizin görünümü, akciğerlerinizde gelişi hoş bir hastalık bulunup bulunmadığını kontrol etmek açısından lazımdır.

mide filmi: midede gelişi hoş bir rahatsızlığın varlığını saptamak ve gerektiğinde transplantasyon öncesinde tedavi edebilmek için mühimdir.

çünkü ameliyat sonrasında uygulanan ilaçlardan bazıları mideye zarar verebilir ve var olan bir ülserin kanamasına sebep olabilir.

mesane filmi: bazı hastalarda idrar yaparken, mesaneden idrar borularına ve böbreğe doğru bir taşma ortaya çıkabilir. bu durum idrar yolu iltihabına yol açabilir. onun için hastalara idrar sondası takılarak çekilen filmler ameliyat öncesi değerlendirmede önem taşır ve zaman zaman hastanın kendi böbreklerinin çıkarılmasını gündeme getirebilir.

anlatılanlar dışında, genel sağlık durumunu kontrol etmek için ekg, ultrasonografi, bilgisayarlı tomografi gibi başka testler de gerekebilir. bu tür incelemeler söz konusu olduğunda hekiminiz size daha detaylı bilgi verecektir.

Diyaliz hastalari ve suyun onemi

Diyaliz hastaları ve suyun önemi

- Sabah kalkınca, o gün içeceğiniz ölçülü suyu bir kaba doldurun ve gün boyunca aynı kaptan kullanın.

- buzdolabının kapağına bir kağıt yapıştırıp her su içişinizi ve miktarınızı yazın ki ne kadar su içtiğinizi anlayın.

- her tür sıvıyı ufak bir bardakta için.

- tuz içeriği fazla gıdalardan uzak durun.

- yemekler arasında diyetisyenin izin verdiği meyvelerden yiyin.

- ağız kuruluğuna karşı, ince kesilmiş limon kabuğu çiğneyin.

- ilaçları yemek sırasında içtiğiniz su ile için.

- olası olduğunca oyalayıcı işler yapın.

- ağzınızda suyu çalkalayın fakat içmeyin.

- sakız çiğneyin.

- kışın ağız kuruluğunu önlemek için soba veya kalorifer üstüne bir kap su koyun.

- normalde suyu içtiğiniz evdeki bölümlerden uzak durun.

Periton diyalizi tedavisinden ayrilma nedenleri

Periton diyalizi tedavisinden ayrılma nedenleri

Peritonit (karın zarı iltihabı):

sık geçirilen, iyileşmeyen karın zarı iltihaplan karın zarında yapışıklıklara sebep olur, karın zan kandaki atık maddeleri süzme işlevini tam anlamıyla yerine getiremez. (resim 18/1)

peritonit sırasında kandan protein kaybı daha çok çoğalır.

hastada ciddi beslenme problemleri ortaya çıkar.

protein kaybının artması ile vücut direnci azalır.

enfeksiyonlara eğilim çoğalır.

bir müddet sonra peritonit (karın zan iltihabı) meydana gelir. bu da hastanın tedavisini aksatır ve tedaviye ara vermesine neden olabilir.

fıtıklar:

karın boşluğuna verilen diyaliz sıvısının, karın duvarına yaptığı baskı sonucunda fıtık gelişebilir. genellikle göbek çevresinde, kasıkta ve ameliyat yerinde görülebilir. fıtık gelişmesi durumunda hastanın belirli bir müddet için veya tamamen tedaviden ayrılması gerekebilir.

beslenme sorunları:

periton diyalizi ile günde belirli oranda protein kaybı olmaktadır. protein kaybının beslenme ile yerine konulmaması halinde;

* vücut direnci azalır

* enfeksiyona eğilim çoğalır

* vücutta sıvı yeterli oranda uzaklaştırılamaz, vücutta ödem (şişme) meydana gelir.

bütün bunların sonucunda hasta tedaviden ayrılmak veya ara vermek zorunda kalabilir.

Periton diyalizinde anemi (kansizlik)

Periton diyalizinde anemi (kansızlık)

Nedenleri:

sağlıklı böbreğin en önemli görevlerinden birisi de kan yapımında lazım olan eritropoetin hormonunun yapımıdır. böbreklerin çalışmaması nedeniyle bu hormonun üretiminin azalması, kansızlığa sebep olabilir.

bunun yanında;

* demir eksikliği

* b12 vitamininin eksikliği

* enfeksiyon varlığı

* diyetle yeterli oranda demir içeren besinlerin alınamaması da kansızlığa sebep olabilir.

kansızlığı nasıl tanıyabiliriz ?

belirtiler:

* halsizlik ve çabuk yorulma,

* renk solukluğu,

* kalp atım hızında artış olması (taşikardi),

* uyku hali ve üşüme,

neler yapılabilir ?

yeterli ve doğru beslenilmeli, (yeterli protein alınmalı, çay kahve, sigara, alkol vb. demirin değerini azaltan yiyeceklerden uzak durulmalı)

demir eksikliği saptanmışsa merkezinizce öneri edilen, demir içeren ilaçlar tertipli kullanılmalıdır.

Hemodiyalize giren hastalarda diyet

Hemodiyalize giren hastalarda diyet

Böbrek yetersizliği ilerledikçe başta proteinler olmak üzere farklı besin maddelerinde kısıtlanmaya gidileceği önceden yazılmıştı. böbrekler görevlerini iyice yitirdikten ve hastalar diyalize girmeye başladıktan sonra alınan gıdaların tekrardan düzenlenmesi gerekecektir.

kalori:

diyaliz hastalarında alınması lazım kalori miktarı hastanın beslenme durumu ile yakından ilgilidir. hasta şişman ise kabızlık önlenir, barsak kanseri önlenebilir. diyaliz hastalarında kabızlık sık olduğu için bu tür gıdaların alınması faydalıdır. ancak bu yiyeceklerdeki potasyum miktarına her zaman dikkat etmelidir.

demir:

diyaliz sırasında biraz demir vücuttan kaybedilir. demir eksikliğine bağlı kansızlığı önleyebilmek amacıyla derhal bütün diyaliz hastalarına ağızdan demir hapları veya diyaliz sırasında demir iğneleri uygulanır.

diğer vitamin ve mineraller:

demire benzer biçimde pek çok vitamin ve mineral de diyaliz sırasında kaybedildiği için bütün hastaların çok sayıda vitamini birarada içeren tabletleri kullanmaları lazımdır. diyaliz hastalarında böbrekler d vitamini yapamadığı için kemik ağrıları, zayıflığı ve zaman zaman de kemik kırıkları görülebilir. o nedenle hekiminiz size sık olarak özel d vitamini içeren ilaçları (rocaltrol, alpha d3, one-alpha, calcijex gibi) verecektir. bu ilaçlar kan kalsiyumunu normale getirir ve kemiklerinizi kuvvetlendirir.

diyaliz hastalarında a vitamini zararlı olabilir; dolayısıyla doktor kontrolü olmaksızın vitamin ilaçlan rastgele kullanılmamalıdır.

diyaliz hastalarının bir günde almaları lazım vitamin oranları aşağıda verilmiştir.

vitamin bir günde alınması lazım miktar

vitamin a luzumsuz

vitamin c 60 mg

vitamin b1 l. 5 mg

vitamin b2 1. 8 mg

vitamin b3 20 mg

vitamin b6 1o mg

vitamin b12 3 mcg

vitamin d 0. 25 - 1 mcg

vitamin e 15 ünite

vitamin k luzumsuz

Bobrek transplantasyonu yapilmis hastalarda diyet

Böbrek transplantasyonu yapılmış hastalarda diyet

Diyetteki kısıtlamalar transplantasyon yapıldıktan sonra diyaliz dönemine oranla çok azalacaktır. ancak, bu dönemde de uyulması lazım kurallar vardır.

yeni takılan böbreğin reddedilmesini önlemek hedefi ile kullanılan ilaçlardan biri olan kortizon iştahı açar, doyma hissin azaltır ve şişmanlık sebebi olabilir. kortizon, bundan başka vücutta su ve tuz tutulmasına yol açar, diğer ilaçlarla birlikte vücutta protein yıkımını artırır ve kan şekerini yükseltir. transplantasyon sonrası dönemde devamlı kortizon kullanıldığı için aşağıdaki noktalara dikkat etmek gereklidir:

1. iştahı oldukça frenlemelidir. bunun için iştah açacak çok detaylı ve itinalı sofralar hazırlanmamalıdır. yemekten yarım saat önce yeşil salata, salatalık, domates gibi kalorisi az sebzeler yiyerek açlık bastırılmalıdır. yemek ufak tabaklara konulmalı ve ufak lokmalarla, uzun müddet çiğneyerek yenmelidir. yemek sırasında su veya kalorisiz içecekler içilmelidir. tertipli egzersizlerin yapılması ile hem kilo fazlalığı önlenir, hem de alınan ilaçların yol açabileceği adale zayıflığının önüne geçilir.

2. diyetteki gıdalar kilo başına en az 1 ile 1. 5 gr protein içermelidir. geri kalan kalorinin yarısı karbonhidratlardan, diğer yarısı da yağlardan temin edilmelidir.

3. kullanılan ilaçlardan hem kortizon hem de cyclosporin-a, kan kolesterol düzeyini artırabilir. dolayısıyla kolesterolden zengin gıdalar yenmemeli, yemeklerde katı değil, sıvı yağları tercih etmelidir.

4. yemeğin az tuzlu olmasına dikkat edilmelidir. bazı özel durumlarda hekiminiz normal, hatta normalden de tuzlu yemenizi önerebilir.

şişmanlık:

diyaliz dönemine oranla rejimin olabildiğince serbest olmasına ve kortizonun yan etkilerine bağlı olarak transplantasyon sonrasında genellikle kilo almaya eğilim vardır. halbuki, şişmanlık nakledilen böbreğin ve diğer bütün organların yükünü artırır, kan şekerini yükseltir ve tansiyonun kontrolünü daha güçleştirir. dolayısıyla, kilo alımını önlemek amacıyla hem tertipli egzersizler yapmalı, hem de diyette aşağıda belirtilen noktalara dikkat edilmelidir:

a. kızartma ve aşırı yağlı gıdalar az yenilmelidir.

b. seker ve şekerli gıdalar oldukça az alınmalıdır.

c. çerezler ve yemek arası yenen yiyecekler gözden uzak yerlere kaldırılmalı ve yüksek kalorili yiyecekler satın alınmamalıdır.

d. haftalık kilo takipleri yapılmalıdır.

e. açlığı unutmak için tatil günlerinde yeni uğraşılar bulunmalıdır.

f. ideal olan bir egzersiz yazılımı tertipli olarak yapılmalıdır.

Periton diyalizinde sivi dengesi ve beslenme

Periton diyalizinde sıvı dengesi ve beslenme

Sağlıklı böbreklerin en önemli görevlerinden biri, vücudumuzda bulunmakta olan, yiyecek ve içeceklerle aldığımız sıvının fazlasını, vücudumuzdan uzaklaştırmaktır.

böbreklerimiz çalışamaz hale geldiğinde, gıdalarla aldığımız sıvı, vücutta birikmeye başlar.

bu nedenle diyaliz tedavisi sırasında, aldığımız ve çıkardığımız sıvıyı dengelememiz çok mühimdir.

periton diyalizi ile biraz sıvı vücudumuzdan uzaklaştırılır. ancak bu sıvının ne kadar olduğunu ölçmemiz ve alacağımız sıvının ne kadar olması gerektiğini hesaplamamız lazımdır.

her gün vücut kilonuzu ölçün

vücut ağırlığımız iki kısımdan meydana gelir.

* kuru ağırlık ve

* su

kuru ağırlık denilince akla kemiklerimiz, kaslarımız gelir.

kuru ağırlık genellikle sabittir, ancak, çok fazla yemek yenildiği vakit belirli bir müddet sonra çoğalır.

su kilosu vücudumuzda bulunmakta olan kan, plazma, idrar gibi kısımlardan ibarettir.

su kilosu çok fazla sıvı gıdalar alındığında çoğalır.

vücut ağırlığınız her gün yaklaşık olarak aynı olmalıdır. vakit içinde biraz kilo alabilirsiniz. bu kuru ağırlığınızın arttığını gösterir.

1- her sabah, olası olduğunca aynı tür giysilerle tartılıp, defterinize kaydedin. kilonuzda ani değişmelerin olması vücudunuzda sıvı toplandığını işaret eder. bu taktirde merkezinizi bilgilendirmeyi ihmal etmeyin.

2- her gün ödem kontrolü yapılmalıdır;

vücutta aşırı sıvı birikmesi ellerde, ayaklarda, yüzde şişmeye (ödem) sebep olur.

3- her gün en az bir kez tansiyonunuzu ölçün. yüksek kabızlık çekiyorsanız, sabah ük önce bir çay bardağı kadar ılık, az şekerli (l çay kaşığı) su içiniz. yiyebildiğiniz sebze ve meyvaları olası olduğu kadar kabuğuyla yiyiniz.

unutmayınız! !

pd uygularken

bol proteinli bol lifli gıdalar yiyin

ancak

tuzu çok olan

şişmanlatıcı (karbonhidratlı,yağlı) gıdalardan uzak durun.

Diyaliz ve yasam

Diyaliz ve yaşam

1- diyaliz hastaları işlerine devam edebilir mi ?

evet, diyalize başladıktan kısa bir müddet sonra tekrardan işinize dönebilirsiniz. sağlık ekibinize danışıp ne zaman işe başlayabileceğiniz ile ilgili bilgi edinebilirsiniz. bundan başka işvereninizle konuşarak çalışma saatlerinizi ve iş yoğunluğunuzu düzenleyebilirsiniz. şayet çiftli torba değişimi yapıyorsanız, iş yerinizde değişim yapabileceğiniz ideal bir yer ayarlamalısınız.

2- diyaliz hastaları eğitimlerine devam edebilir mi ?

evet, böbrek yetmezliği olan okul çağı çocukları veya üniversite öğrencileri diyalize başladıktan kısa bir müddet sonra tekrardan eğitimlerine devam edebilirler. şayet çiftli torba değişimi yapıyorsanız okul idaresi ile konuşarak değişim yapabileceğiniz ideal bir yer ayarlayabilirsiniz.

3- diyaliz hastaları seyahat edebilirler mi ?

evet, diyaliz hastası olmanız seyahat yapmanıza engel değildir. bir seyahat planı yaparken dikkat edecekleriniz,

* hekim ve hemşirenizin onayını alınız.

* gideceğiniz yerde, ulaşabileceğiniz sağlık merkezlerini öğreniniz.

* yanınıza kesinlikle yeterli oranda kullandığınız diyaliz malzemesini alınız.

4- diyaliz hastaları seks hayatlarına devam edebilirler mi ?

evet, diyaliz hastası olmak seks yaşantınızda pek fazla sınırlama getirmez. bayan hastaların gebe kalmamaları için doğum kontrol yöntemlerinden birini kullanmaları uygundur. bu husus hakkında problemlerinizi ve merak ettiklerinizi doktorunuz ve de hemşireniz ile konuşabilirsiniz.

5- diyaliz hastaları yüzebilirler mi ?

evet, kateter çıkış yerinizde gelişi hoş bir sorun yoksa, temizliğinden emin olduğunuz denizde (sabahları) kalabalık olmayan yerlerde yüzebilirsiniz. doktorunuz ve hemşirenizle görüşerek bu husus hakkında almanız gereken tedbirleri ve yapmanız gerekenleri detaylı olarak öğreniniz

6- diyaliz hastaları egzersiz yapabilirler mi ?

evet, hekim ve hemşirenizin onayını alarak egzersiz planı yapabilirsiniz. yapacağınız egzersiz planında dikkat edecekleriniz,

* devamlı yapabileceğiniz bir etkinlik olması ör: yürüyüş, yüzme, bisiklete binme,

* en az haftada üç gün egzersiz yapmalısınız. (pazartesi, çarşamba, cuma)

* egzersiz süresini 5 dakika ile başlayıp yavaş yavaş arttırarak 30-45 dakikaya yükseltebilirsiniz.

* egzersize başladığınız ilk günlerde yanınızda bir arkadaş bulundurunuz.

ne zaman egzersiz yapmalıyım ?

* yemekten sonra bir saat bekleyiniz

* çok sıcak günlerde egzersizden sakınınız.

* sabah ve akşam saatleri egzersiz için en ideal saatlerdir.

* uyku vaktinden bir saat önce egzersiz yapmayınız.

ne zaman egzersiz yapmayı durdurmalıyım ?

* kendinizi çok yorulmuş hissediyorsanız,

* kısa kısa nefes alıyorsanız,

* kalp atışlarınız hızlı ve düzensiz ise,

* midenizde ağrı hissediyorsanız,

* bacaklarınızda kramp oluşmuşsa

* göz kararması varsa, egzersiz yapmayı durdurmalısınız.

egzersiz yapmamamız gereken zamanlar var mıdır ?

* ateşiniz varsa,

* diyaliz programınız değişmişse,

* ilaç alımları değişmişse,

* karnınız açsa,

* kemik hastalığı probleminiz varsa, egzersiz yapmamalısınız.

egzersiz yaparak fazla kilo alımınız engellenir ve kan dolaşımınız düzene girer.

Periton diyalizi nasil yapilir ?

Periton diyalizi nasıl yapılır ?

1. malzemeler hazırlanır. ısıtılmış diyaliz sıvısı, mini kapak, maske, fibrin olup olmadığına bakılır.

13. yeşil nokta kırılır.

14. mavi klemp kapatılır. 100 mi. kadar sıvı boşaltılır.

15. döner başlıklı klemp açılarak diyaliz sıvısı karın boşluğuna verilir. döner başlıklı klemp kapatılır.

16. mavi klemp açılarak 10'a kadar sayılır, setlerdeki hava boşaltma torbasına boşaltılır ve setler yıkanır.

17. ikinci mavi klemp dolu torba hattına takılır.

18. yeni mini kapak hazırlanır.

19. torba -kateter bağlantısı ayrılarak yeni mini kapak transfer set ucuna takılır.

20. ellere antipseptik solüsyon uygulanır.

21. çıkan sıvı kontrol edilir, tartılır ve kaydedilir. atıklar ideal biçimde imha edilir.

kayıt tutmanın önemi tertipli - kayıt tutmanın gerekliliği

1- kontrole geldiğinizde kayıt defterinizi yanınızda getirmeyi ihmal etmeyiniz.

2- kayıt defterinize günlük tansiyonunuzu ve kilonuzu kayıt ediniz.

3- haftada bir, 24 saat müddet ile idrarınızı toplayıp ölçünüz ve defterinize kaydediniz.

4- kullandığınız solüsyonların adlarını doğru yazınız.

5- aldığınız ve çıkardığınız sıvının miktarını ölçüp kaydediniz.

6- sıvının berraklığını, kanlı olup olmadığını, içerisinde fibrin olup olmadığını kontrol edip defterinize kaydediniz.

7- değişim sırasında solüsyon torbasına ilaç uyguladığınızda defterinize kaydediniz.

8- kayıt defterinize işlediğiniz bilgilerin doğru ve günlük olmasına dikkat ediniz.

9- tertipli tutulan kayıtların doğru tedavi seçeneğini belirlediğini unutmayınız.

Periton diyalizi nedir ?

Periton diyalizi nedir ?

Periton; karın boşluğunda bulunmakta olan, karın duvarı ve organları saran bir zardır: peritonit gibi diyalizin ömrünü kısaltan enfeksiyonlardan korunmak için ve sağlıklı diyalizin devamında önemli yer tutar.

temiz teknik denilince neleri anlıyoruz ?

* diyaliz yapılan odanın temizliğine dikkat edilmelidir. diyaliz yapılan oda her gün temizlenmeli, havalandırılmalı, camlar kapatıldıktan sonra toz alınmalıdır.

* diyaliz yapılan odada fazla eşya olmamalıdır.

* diyaliz sırasında kapı ve pencere kapalı olmalıdır.

* diyaliz sırasında odada evcil hayvanların bulunması sakıncalıdır.

* diyaliz malzemelerinin konulduğu masanın temizliğine dikkat edilmelidir.

* diyaliz sırasında odada başka kimse bulunmamalıdır.

* her diyaliz uygulamasından önce eller kesinlikle en az 3 dakika süreyle ve tekniğe ideal şekilde yıkanmalıdır.

* diyaliz sırasında maske takılmalıdır. şayet maske takılmazsa mikroplar peritonit veya kateter çıkış yerinde enfeksiyona sebep olabilir.

* torba bağlantısı en kısa sürede yapılmalıdır.

diyaliz sırasında şahsi temizliğe (hijyene) dikkat edilmelidir:

* vücut temizliğine dikkat edilmelidir.

* banyo duş biçiminde yapılmalıdır.

* iç çamaşırlar her gün değiştirilmelidir.

* kateter pansumanı her gün öğretilen biçimde ve dikkatle yapılmalıdır.

* ağız sağlığını korumak açısından dişler tertipli şekilde fırçalanmalıdır.

* tırnaklar kısa ve temiz tutulmalıdır.

kontaminasyon (kirlenme) nedir ?

diyaliz sıvısı, transfer set ya da bağlantı ucunun, gelişi hoş bir yere temas ettirilerek, hastalık yapan mikroplarla bulaşmasına kontaminasyon (kirlenme) denir.

kontaminasyon hangi yollarla oluşur ? transfer set ile torba bağlantısının dikkatli yapılmaması neticesi kirlenme oluşabilir.

* hava yolu: diyaliz işlemi sırasında odada havada bulunmakta olan ve göremediğimiz mikroplar periton diyalizi sırasında transfer set ve torbanın bağlantı ucunun kirlenmesine sebep olabilir.

* solunum yolu: solunum anında ağız ve burunda bulunmakta olan mikroplar diyaliz bağlantısı yaparken açık uçların kirlenmesine sebep olabilir. aynı mikroplar öksürme ile havaya da karışır.

* kirli eller

* kötü kateter çıkış yeri pansumanı

* transfer set ve titanyum adaptör bağlantısının ayrılmasıyla

* yırtık delik diyaliz torbalarının kullanılmasıyla kontaminasyon oluşur.

dezenfeksiyon nedir ? neden önemlidir ?

* dezenfeksiyon cansız yüzeylerde hastalık yapan mikropların bir kısmının ya da hepsinin öldürülmesidir. masa, sehpa, yer zemini, mavi torba klempi gibi eşyalar cansız yüzeylere örnek olarak gösterilebilir.

* diyaliz yapılan oda ve zemini, masa, sehpa, lavabo çamaşır suyu ile temizlenerek basitçe dezenfekte edilebilir,

* bunların dışında periton diyaliz hemşiresinin önereceği dezenfeksiyon yöntemleri de kullanılır.

çevre dezenfeksiyonu:

* diyaliz yapılan masa: masa üzeri ideal biçimde temizlenmelidir. bir kez silinen yerden bir daha geçilmemelidir.

* diyaliz odası, lavabo ve musluklar: bir kova suya (10-151t) bir çay bardağı çamaşır suyu eklenerek silinmeli ve durulanmalıdır. diyaliz yapılan oda her gün temizlenmelidir.

* diyaliz solüsyonu boşaltılan tuvalet temizliğinde: bu yüzeylere saf çamaşır suyu dökülüp on dakika bekletilmeli. bol suyla durulanmalıdır.

* genel olarak ev temizliğinde: bir kova suya bir çay bardağı çamaşır suyu eklenip haftada iki kez tüm yüzeyler silinmelidir. bundan başka piyasada bulunmakta olan temizlik ürünleri de bu hedefle kullanılabilir.

sterilizasyon nedir ? neden önemlidir ?

* sterilizasyon; hastalık yapan mikropların tamamen öldürülmesidir. karın içerisine verilen diyaliz sıvısı, bu sıvının karın içerisine verilmesini sağlayan torba ve setlerin iç yüzeyi tamamen mikropsuzdur (sterildir).

* diyaliz sırasında kullanılan mini kapak steril malzemelerden birisidir.

* pansuman için kullandığımız gazlı bezler steril olmalıdır. enjektörler de steril olması gereken malzemelerdendir.

* torba değişimi anında ideal teknikle bu steril ortam bozulmadan bağlantı temin edilmelidir.

el yıkamanın önemi

* periton diyalizi uygulayan hastalarda ellerin temizliği olabildiğince mühimdir.

* günlük hayatta kirli ya da temiz, bir çok iş için ellerimizi kullanırız.

* dolayısıyla ellerimiz en fazla kirlenen ve hastalık sebebi olan mikroplan taşıyan organlarımızdır.

* ellerimizin kirli olduğunu gözlerimizle görebiliriz, fakat mikropları göremeyiz. göremediğimiz bu mikroplar periton diyalizi yaparken karın içerisine ulaşarak peritonite sebep olabilir. ellerinizde meydana gelen kirleri su ve sabunla basitçe temizleyebilirsiniz.

* yıkayarak temizlediğimiz ellerimizin üstündeki mikropları yok edemeyiz fakat çok büyük bir kısmını ellerimizden uzaklaştırırız.

Yeni diyaliz hastalari icin ipuclari

Yeni diyaliz hastaları için ipuçları

Sayın yeni diyaliz hastası, diyalizin ne olduğu ile ilgili bilgileriniz ya hiç yoktur veya yeterli değildir. insan bilmediği şeyden bilhassa yaşamını etkileyecekse genellikle korkar. diyalizin korkutucu değil kurtarıcı ve hayatınızın bir parçası durumuna gelmesi vakit alır. burada size bu tedaviye daha kısa zamanda adapte olabilmeniz için bazı ipuçları veriyoruz. bunların bazıları sadece hemodiyalizi ilgilendirirse de bir kısmı tedaviniz ne olursa olsun size hayatı sevmeniz için lazım yardımcı bilgilerdir.

unutmayın sağlınızla ilgilenmek ilk önce gelir. aileniz, doktorunuz, arkadaşlarınız, sizin sağlığınız için gayret etmektedir. onlara yardımcı olun ki size daha faydalı olabilsinler.

1. hayatınızı değiştiren diyaliz tedavisine başlamak dünyanın sonu değil. yaşamdan böyle de zevk alabilirsiniz.

2. şayet daha önceleri fizik & icirc; güç isteyen bir iş yapıyorsanız, artık daha çabuk yorulacaksınız. diyalizle bu yorgunluğun üstesinden kısmen geleceksiniz.

3. işiniz kafa çalışması & icirc; le ilgiliyse, unutmayın kafanız ölmüş değil sadece böbrekleriniz kafi çalışmadığı için diyalize giriyorsunuz. işinize devam.

4. çalışmayan sizi bu duruma getiren organınız böbrekler ile ilgili kesinlikle bilgi sahibi olun. böbrek nedir, nerede bulunur, ne iş yapar, hastalıkları nedir ve sizin böbreğinizin hastalığı nedir.

5. böbreğinizi ve hastalığınızı öğrenmeyi makineyi de öğrenmeyi katın.

6. makine randevularınızı ilgili ile ayarlayın ve randevularınıza uyun

7. kendiniz ile ilgili hekim ve hemşirelerden bilgi alın, tansiyonunuzu problem, laboratuar bulgularınızı öğrenin.

8. size verilen ilacın ne olduğunu, niçin verildiğini, yan etkilerini öğrenin.

9. üzülmektense tedbir almak daha iyidir. tüm ilaçlarınızın adlarını öğrenin. bunlara yeşil oval veya mavi fasulye gibi adlar takmayın.

10. evinizde iyi bir tartı bulundurun. kilonuzu size söylendiği gibi koruyun.

11. diyetinize çok önem verin. bilmediğiniz bir yiyeceğin size iyi mi yoksa zararlı mı olduğunu kesinlikle sorup öğrenin.

12. aylık yapılan rutin laboratuar tetkiklerinizi öğrenin. tahlillerin ne anlama geldiğini ve ne önlem alınması gerektiğini hekim ve diyetisyeninize danışın

13. hiçbir vakit diyaliz seanslarınızın vaktini ve süresini aksatmayın.

14. sosyal güvence (ssk gibi) durumunuzu kontrol altında tutun.

15. diyaliz dışındaki seçenekleri (transplantasyon gibi) hekiminize sormadan karar vermeyin

16. diyaliz ekibine nazik davranın. çünkü onlar sizin için çalışmaktadırlar.

17. tedaviniz veya diyaliz merkeziniz hakkındaki düşüncelerinizi, tenkit ve önerilerini ilgililerle konuşmaktan çekinmeyin

18. diyalize giren tek kişi siz değilsiniz. diğer diyaliz hataları ile arkadaşlık kurun. onların pozitif deneyimlerinden faydalanın.

19. diyalizde genel bilgilerin yanısıra size özel bilgiler de vardır. her hastanın kuru kilosu, rejimi, diyaliz seans sayı ve vakti ayni değildir. size özel diyaliz tedavisinin oturması bir miktar deneme- yanılma ile yapıldığından vakit alır. x hanım şu biçimde rejim yapıyor diye size de ideal değildir. hekim ve diyetisyeniniz tavsiyelerine uyun

20. geçici olara başka bir diyaliz merkezine gitmeniz gerekiyorsa kesinlikle doktorunuzdan o merkezin yazılı veya sözlü olarak temas etmesini ve sizin ve diyaliziniz ile ilgili bilgi verilmesini isteyin

21. daima geleceğe bakın ve hep uzun bir hayat planlayın. okula gidiyorsanız devam edin, işinizi bırakmayın, işsiz iseniz bir iş bulun, kesinlikle üretici bir aktiviteniz olsun.

22. diyaliz ekibinizi sevin. onlara karşı pozitif tutum içerisinde olun.

Diyaliz hastalarinda hepatit ve aids

Diyaliz hastalarında hepatit ve aids

Hepatit nedir ?

hepatit; epidemik düşük olduğu ve kolaylıkla dezenfekte edilebileceği unutulmamalıdır.

56 c ısıda 8 dakika, 60 c ısıda 6 dakika, %70'lik ethanol, isopropanol veya chlorine ile 15-20 sn. de devre dışı hale gelir.

hemodiyaliz personeli ve hastaları için hepatit önlemleri

hastaların ve infeksiyona hassas personelin (yani antikor olumlu olmayanın) her 3-6 ayda bir hbsag, antihbs yönünden takibi.

antihbs olumlu olan hastaların her yıl takibi.

hbsag olumlu hastaların izolasyonu.

bu hastalarla ilgilenen personelin koruyucu giysi kullanması (eldiven, gözlük, elbise gibi).

bütün kontamine materyalin otoklava konması veya yakılması

yüzeylerdeki kan lekelerinin % 0,5-1,0 sodyum hipoklorit solüsyonu ile temizlenmesi

kan almada kullanılan iğnelerin ideal bir kaba koyarak yok edilmesi

dezenfeksiyon ve kan transfüzyonunun kısıtlanması etkili kontrol önlemleridir.

koruyucu önlük ve bir sefer kullanımlık eldivenler, rutin olarak diyaliz ünitesinde kullanılmalıdır. önlükler diyaliz ünitesi dışında kullanılmamalıdır.

standart hasta bakımında eldiven kullanılmalı ve hastaya temas sonrası eller yıkanmalıdır., olasıysa el değmeden kullanılabilecek sabunluklar kullanılmalıdır.

diyaliz hastaları ve personel tertipli olarak hbv'ne karşı aşılanmalıdır.

tüm kontamine materyal otoklavlanmalı veya yakılmalıdır.

kan ile temas eden bütün yüzeyler % 0,5-1,0 sodyum hipoklorit ile temizlenmelidir.

tek kullanımlık olmayan diyaliz materyalinin temizlik ve sterilizasyonuna azami dikkat gösterilmelidir.

makinaların dezenfeksiyonu usulüne ideal ve tam olarak yapılmalıdır.