?

Fotoğrafçılık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Fotoğrafçılık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Af assist lamp nedir ?

Af assist lamp nedir ?

Günümüzdeki derhal bütün makineler af yani auto focus (otomatik fokuslama) özelliğine sahiptir. deklanşöre yarım basınca, fokuslama yapılır. bazı durumlarda (özellikle ışığın az olduğu ortamlarda) odaklamanın tam yapılıp yapılmadığını anlamak kolay değildir.



bu sebeple bazı dijital kameralarda, fokuslamanın tamam olduğuna dair bir ışık yanar. buna af assist lamp adı verilir ve fokuslamanın yapıldığını belirtir.



bazı makinelerde fokuslamanın yapıldığı sesli bir uyarı ile de belirtilebilir. gerek ışık ve gerekse sesli uyarı, gerçekten fotoğrafçıya yardımcı olan unsurlardır zira ışığın az olduğu ortamlarda fokuslama kolay değildir...

Artifacts nedir ?

Artifacts nedir ?

Dijital fotoğraftaki bozukluklara verilen genel isimdir. kimi bozukluklar optik sistemden, kimisi ccd den, kimisi makinenin jpeg oluşturma algoritmasından kaynaklanabilir.



bu tip bozulmaların nereden kaynaklandığı çok mühimdir. buna göre çözüm bulunması mümkünleşir veya kolaylaşır.



örneğin ccd veya optik sistemden kaynaklanan bozulmalara çözüm bulmak pek olası olmaz. bu gibi durumlarda, genelde bu sorunla hayata ya da cihaz değişikliği/tamiratı gibi seçenekler gündeme gelir.



makinenin kendi algoritmalarından meydana gelen artifaktların çözümlenmesi ise nispeten daha kolaydır ve makinenin "firmware" denen işletim sistemini değiştirmek, çoğu zaman problemi giderir. kimi üreticiler, raporlanan sorunlara göre firmware üretirler. bazıları bunu kendisi günceller, kimisi ise kullanıcının güncellemesine olanak tanıyacak biçimde dizayn ederler makineleri. örneğin sony 717, kullanıcı tarafından firmware güncellemesi yapılamayan bir cihazdır. ama canon un pekçok modeli, kullanıcı tarafından güncellenebilir. firmware güncelleme, bıos versiyonu yenilemeye çok benzeyen bir işlemdir. makine alırken, firmware ı kullanıcı tarafından güncellenebilenleri tercih etmekte fayda var zira firmware yalnızca bozulmaları (artifacts) değil, diğer pekçok elektronik kabiliyeti de temin eder.



üçüncü tip bozulmalar, kullanıcı tarafından fazla sıkıştırılan dosyalarda yaşanır. örneğin jpeg sıkıştırma modunda, kalite düşürüldükçe, fotoğrafta bozulmalar oluşur.

White balance nedir ?

White balance nedir ?

Dijital kameralarla birlikte fotoğrafçılık gündemine giren kavramlardan birisidir. ne olduğunu anlamak için, önce renkleri ve renk sıcaklıklarını anlamak gerekmektedir. biz bu kadar derine inmeden kısaca değineceğiz hususa.



bir beyaz kartonu sabah gördüğümüzde değişik, öğlen gördüğümüzde değişik, bulutlu havada gördüğümüzde değişik, akşam gün batımında gördüğümüzde değişik tonlar aldığını görürüz. biz onun beyaz olduğunu biliriz devamlı ama ortamdaki ışık kaynağının ona kattığı bir ekstra renk değeri vardır. örneğin evin içerisinde yanan sarı bir lamba, dışarıdan bakıldığında hafif yeşilimtrak ya da buz beyazı havası barındırır. ama aynı ortamda bildiğimiz ampul kullanılırsa, bu defa sarımtırak bir hava sunar.



işte bütün bu "ışık kaynağı farklılıkları", objelerin gerçek renklerini hayli değiştirir ve bu ortam sıcaklığı dikkate alınmadan yapılan çekimlerde, zaman zaman insanların yüzlerinin ölü gibi bembeyaz/hafif yeşilimtrak, zaman zaman de olduğundan çok daha sarı, sıcak, hatta kırmızıya çalan bir halde olduğunu görürüz.



bu sebeple çekim yaptığımız ortamda, white balance denen bir ayar yapmamız gerekmektedir. white balance (beyaz dengesi), ortamdaki beyazın gerçek beyaz, diğer renklerin de gerçek durumuna ideal çekim yapabilmemiz için, makineye "ortamdaki renk sıcaklığını" tanıtmak demektir.



günümüzdeki bir çok makine, ortamdaki renk sıcaklığını kendisi tespit edebilmektedir. bunu da, en beyaz kareyi baz alarak yapar ama şayet ortamda bunu sağlayacak bir renk dağılımı yoksa, otomatik beyaz dengesi doğru yapılamayabilir. bu yüzden, renklerle uğraşıp, ışık kaynaklarına aşina olabildiğince, renk dengesini kendimizin kurması daha doğru bir tercih olacak ve beyaz dengesinin daha doğru yapılmasıyla, daha iyi renk tonları elde edeceğiz.



ışık değeri calvin (kelvin) ile ölçülür. aşağıda muhtelif ışık sıcaklık değerlerinin kelvin cinsinden karşılığı ve günlük hayattaki ışık kaynakları karşılığı yer almaktadır.



ışık kaynağı kelvin karşılığı

akkor: 2500k - 3500k

alacakaranlık: 4000k

florasan: 4000k - 4800k

güneş ışığı: 4800k - 5400k

bulutlu gün ışığı: 5400k - 6200k

gölgelik bölge: 6200k - 7800k

Image stabilisation nedir ?

İmage stabilisation nedir ?

Yüksek optik zoom sağlayan "zoom" ve "telefoto" lenslerde, objeye iyice yakınlaşma halinde, en küçük bir titreme bile, kadrajda (çerçevelenen alan) çok ciddi sapmalara yol açabilmektedir. bu yüzden, yüksek zoom değerlerinde tripod kullanılması önerilir.



günümüzün yüksek zoom sağlayan dijital kameralarının ve kimyasal slr makine lenslerinin bazıları, bu küçük titreşimleri absorbe etmek için mekanizmalar içerir. bu titreşim engelleyip, objeyi düzgün çekilde çekebilmemize yarayan mekanizmaya ımage stabilisation denir.



eğer sahip olduğumuz lens, 3-4x in üstünde optik zoom sağlıyorsa, genellikle "image stabilisation" özelliğine de sahiptir ama böyle bir seçenek vermeyen makineler de vardır. bu stil makinelerde, eldeki minör titremeler yani tripodsuz çekimler, zaman zaman sıkıntıya yol açar ve objenin çekim sırasında titrediği, bozuk odaklandığı durumlarla karşılaşılabilir.



eğer yüksek zoom yeteneğine sahip bir lens kullanmak istiyorsak, o lensin ıs özelliğine sahip olmasını beklemeli, cihaz alırken bu olanağı sağlayıp sağlamadığını kontrol etmeliyiz. aksi takdirde maksimum zoomda pekçok çekimimiz "çöp" olarak kalabilir..

Contrast (kontrast) nedir ?

Contrast (kontrast) nedir ?

Kontrast da, aynı sharpening gibi bir parametredir ve oluşacak netice görüntüde renklerin birbirine zıtlığını belirlemek amacıyla, kullanıcı tarafından değiştirilir. kontrastı artırılmış fotolarda objeler ve renkler birbirlerinden daha ayrı ve farklılığı gayet belirgin biçimde sunarken, düşük kontrastta renkler birbirine daha yakınca olur ve fotoğrafa soft (yumuşak) bir hava katar.



kontrast parametresini de varsayılan ayarlarda tutup, bu stil çalışmaları foto editörü yazılımlarla yapmak daha doğru bir harekettir zira bu yazılımlarda kontrastı dilediğimiz gibi artırabilir veya azaltabiliriz.



raw kayıtlarda, contrast parametresi değerlendirmeye alınmaz ve imaj, ham haliyle kullanıcıya sunulur. raw editör yazılımlarıyla dilediğimiz kontrast uygulanıp, jpeg e nihai biçimi verilebilir.

Sharpening (keskinlik) nedir ?

Sharpening (keskinlik) nedir ?

Bir görüntünün keskinliği tanımlamak/değiştirmek için kullanılır. derhal bütün dijital fotoğraf makineleri, kullanıcıya bu konuda parametreler sunar ve bu parametrelerde yapacağınız değişikliklere göre, medyaya kaydedeceğiniz jpeg dosyası, daha da keskinleştirilir veya keskinleştirilmez.



keskin görüntülerde objeler, birbirlerinden daha kolay ayrılır, limitler daha belirgindir. fotoğrafı keskinleştirme işi, photoshop gibi görüntü editörü programlar tarafından da yapılabilir. bu arada yeri gelmişken şunu belirtelim, photoshop ta keskinleştirme işi, en efektif olarak "unsharpen mask" ile yapılmaktadır.



keskinlik bir oran da tercih meselesidir ve kimi kullanıcı çok keskin görüntülerden hoşlanırken, kimisi de bir miktar daha yumuşatılmış hatları seviyor olabilir.



keskinlik ile "out of focus" yani odaklanma problemi birbirine karıştırılmamalıdır. keskinlik parametresi ne kadar artırılırsa artırılsın, doğru odaklanma yapılmamış bir fotoğraf, boğuk ve flu görünecektir.



raw kayıtlarda, sharpening uygulanmaz ve imaj, ham haliyle kullanıcıya sunulur. raw editör yazılımlarıyla dilediğimiz sharpening uygulanıp, jpeg e nihai biçimi verilebilir.

Enterpolasyon (interpolation) nedir ?

Enterpolasyon (interpolation) nedir ?

Fotoğrafın megapiksel bazında çözünürlüğünü, lojik olarak artıran sistemdir. esasında daha düşük bir elektronik/optik çözünürlüğe sahip kameraların, görüntüyü kaydederken bazı algoritmalar kullanarak, onu daha yüksek çözünürlükmüş gibi kaydetmesi önceden sık kullanılan bir yöntemdi.



günümüzde bu stil çalışmalar, görüntü editörleri tarafından da basitçe ve çok daha etkili olarak yapılabilmektedir. bu yüzden enterpolasyon ile çözünürlük artırımı, pek de "hoş karşılanan" bir durum değildir.



bu sebeple dijital kamera alırken, pazarlama tekniği ile "kutuların üstüne yazan" değerleri değil, efektif sensörlerini baz almak gerekmektedir. genelde fuji, enterpolasyon yöntemlerini kullanarak, yüksek çözünürlüklü görüntü elde etmektedir. bu şekilde elde edilen görüntü, özel teknolojiler yardımıyla geliştirdiğinden, efektif mp değerinden daha iyi netice verse de, vadettiği çözünürlüğün optik kalitesini sunamamaktadır.



tercihlerde bu stil hususlara dikkat etmek gerekmektedir zira 6 mp diye aldığınız bir makinenin yalnızca 3 mp reel çözünürlüğü olması, pek de "hoş" bir durum olmaz. hele ki o cihaza 6mp bandında bir fiyat ödemişseniz. buna karşılık ikisi 3mp makinenin fiyat dahil bütün özellikleri benzer olurken, birisi enterpolasyonla 6mp e çıkabiliyorsa, bu elbette bir avantaj olarak değerlendirilmelidir.

Digital zoom (lojik zoom) nedir ?

Digital zoom (lojik zoom) nedir ?

Gerçekte optik olarak yapılmayan ve pc de makine başında yaptığımız zoom a benzer bir mantıkla, uzaktaki objeyi yakına getirmeyi amaçlayan ve yalnızca dijital kameralarda olan bir zoom türüdür. esasında buna bir zoom demek zor olmakla birlikte, nadiren işe yarayan neticeleri olabilir.



dijital zoom, optik zoomun bittiği noktada devreye girer ve aynı pc de olduğu gibi, bir görüntü geliştirme tekniği uygulanarak yakınlaştırmayı temin eder.



dijital zoomun işe yaradığı alanlar, kadrajı temizleme (açıyı rakamsal olarak artırma), görülmeyen/seçilmeyen objeleri vizörden seçilir hale getirme ve objeyi büyütülmüş haliyle fotoğraflama gibi işlere yarayabilir. ama pek "önerilen" bir zoom değildir ve çoğu dijital kamera sahibi, dijital zoom u derhal hiç kullanmaz, hatta alır almaz, djital zoom özelliğini kapatır.

Buffer nedir ?

Buffer nedir ?

Buffer, bir tampon bellektir ve çekilen fotoğrafın karta aktarılmadan önce bulunduğu alandır. esas olarak kayıt işlemi şu şekilde yürür.



bir fotoğraf çekilir ve onun ccd üstündeki hali, buffer dediğimiz alana aktarılır. bundan sonra (makinenin ayarlarına göre) bir dizi prosesten geçer ve nihai jpeg (veya raw) oluştuktan sonra, o dosya, karta aktarılır.



buffer lar genelde birkaç kareyi ardarda çekebilecek kadar büyüktür. zaten fonksiyonları de, fotoğrafçıya bu şansı vermektir zira buffer olmasa, her çekilen görüntü önce prosesten geçecek, sonra karta yazılacaktır. bu ciddi bir süredir ve bu müddet boyunca yeni fotoğraf çekme şansımız olmaz.



oysa buffer, ardarda çekilen birkaç fotoğrafı hızla hafızaya alır ve biz yeni kareyi çekmeye çalışırken, onu cf kart üstüne yazan süreç, arka planda devam eder.



makinelerin burst modda (seri çekim) yapabilecekleri çekim sayısı, buffer büyüklüğüne bağlıdır. şayet buffer küçükse, seri çekim sayısı azalır, buffer büyükse, seri çekim sayısı çoğalır.

Hafiza karti nedir ?

Hafıza kartı nedir ?

Hafıza kartları, dijital fotoğraf makinesinin filmleri gibidir. bir elektronik bellektir ve makinenin içerisine takılır. çok az enerji tüketirler ve onbinlerce kez yazılıp silinebildikleri için, limitsiz çekim olanağı temin ederler.



günümüzde compact flash (cf) en yaygın olanıdır ama memory stick (ms), smart media gibi türleri vardır.



hafıza kartları, makineniz hangilerini destekliyorsa o yapıda olmalıdır. bazı makineler, birden çok tipte hafıza kartını destekleyebilmektedir.



günümüzde hafızaların ücretleri olabildiğince düşmüştür. bilhassa cf kartı ücretleri, son derece ucuzlamış, hızları da çok artmıştır. hızlı bir hafıza kartı, fotoğrafların hızla aktarılmasını sağlayacağı için, hem çekim sırasında ve hem de pc ye aktarırken avantaj temin eder.



yukarıdakilerin dışında, değişik bir hafıza tipi daha vardır ama bir kart biçiminde değildir. lisansı ıbm e ilişkin olan "microdrive", esasında cf kartı büyüklüğünde bir mini disktir. genel olarak mb başına maliyeti daha düşüktür ve bazı modelleri hızlıdır ama bazı avantajsız tarafları da vardır. örneğin fazla enerji harcarlar ve ilk açılışı bir miktar yavaşlatabilirler. tabi bir manyetik disk ve hareketli bir ünite olduğundan, düşme/çarpma gibi durumlara hafıza kartlarından daha duyarlıdır.

Exif bilgileri nedir ?

Exif bilgileri nedir ?

Bir dijital fotoğraf, yalnızca görüntü imajından oluşmaz. içerisinde, o fotoğraf ile ilgili diğer bilgileri de barındırır. bu bilgilere exıf (exchangeable ımage file) adı verilir.



exıf bilgileri, fotoğrafın hangi makineyle, ne zaman, hangi fotografik detaylarla çekildiğini, pozlama süresini, diyafram açıklığını ve diğer pekçok bilgiyi barındırır. bu bilgiler, pekçok fotoğrafçı için çok mühimdir ve fotoğraf anını kağıda not almak yerine, bu bilgilerden yararlanılır.



günümüzde derhal bütün dijital kameralar, exıf bilgilerini kaydedebilmektedir. exıf bilgileri, fotoğrafın büyüklüğünü bir miktar artırdığı için, web ortamında yayımlanan fotoğraflarda bu bilgiler genelde temizlenerek, alan kazancı sağlanır. buna karşılık makineden çıkan haliyle jpeg içerisine gömülüdür ve fotoğraf ile ilgili bütün ayrıntısı sakladığı için, çok büyük rahatlık temin eder. günümüzün ciddi foto editör yazılımları ile bu ayrıntı bilgileri görülebildiği gibi, windows xp ortamında bile, dosya özelliklerinden inceleme yapılabilir.

Olu piksel nedir ?

Ölü piksel nedir ?

Makinedeki ccd/cmos sensörlerinden birisinin arızalı olması halidir. bu taktirde ilgili piksele karşılık gelen alanda hiçbirşey olmaz. ölü pikseller zaman zaman beyaz bir nokta, zaman zaman renkli bir nokta biçiminde belirir ve her fotoğrafta bulunur.



bu bir hatadır. aynı lcd ekranlarda olduğu gibi, ölü piksellerin fazlalığı çok rahatsız edicidir. fazla sayıda ise, cihaz değiştirilmelidir. hatta yüksek kaliteli profesyonel cihazlarda, tek bir ölü piksele bile tahammül olmaz ve garanti kapsamındadır.



ölü piksellerin giderilmesi, photoshop gibi yazılımlarla çok kolay yapılabilir ama çok fazla ölü piksel olursa, bu iş çok yorucu bir hale gelebilir.



bu sebeple, cihazı almadan önce ölü piksel testinizi iyice yapın ki, sonra bu "baş ağrısı" ile uğraşmak halinde kalmayın.

Noise nedir ?

Noise nedir ?

Noise, bir fotoğraftaki istenmeyen noktacıklardır. film dünyasında buna grain adı verilirken, dijital dünyada noise (gürültü) denmektedir. sensörlerin kendisine düşen ışığı doğru analiz edememesi hakkında bir durumdur ve noise düzeyi yükseldikçe, görüntü kalitesi düşer.



günümüzde iyi makineler, çok az noise üretmeleriyle tanınmışdır. buna karşılık daha düşük kalite makineler, daha fazla gürültü üretirler ve görüntü kalitesini bozarlar. bu noktacıklar, bilhassa açık renk alanlarda iyice çekilmezleşebilir.











noise düzeyi, muhtelif parametrelerle ilgilidir. ortak noise sorunları, yüksek ıso değerlerinde ve az ışıklı ortamlarda kendisini gösterir. buna karşılık ortak olmayan noise sorunları de vardır ve makineden makineye farklılık gösterebilir.



bazı makinelerin dijital algoritmaları, noise seviyesini düşürecek biçimde gelişmişken, bazıları değildir. benzer biçimde bazı yüksek mp değerine sahip makinelerde ccd/cmos taki devreler kalitesizdir ve fazla noise üretir.



bu durum, devrelerin birbirine yakınlığı ile de ilgilidir. nasıl işlemcilere daha fazla transistör sığdırdıkça, daha fazla ısı problemi ortaya çıkıyorsa, cmos ve ccd lere de daha fazla piksel koymak, daha çok noise üretmesini sağlamaktadır zira noise, pikseller arası elektronik bir sorundur.



bu sebeple, kaliteli profesyonel cihazlar yüksek mp değerlerine sahip olmalarına karşın, ışık devrecikleri arasındaki mesafe daha fazladır ve sensörler birbirlerini daha az tesirler. buna karşılık daha ucuz makinelerde sensörler daha sıkışık bir alana toplanır ve noise çoğalır zira sensörler birbirine parazit yapar.



pahalı makineler büyük sensörler kullanabilir. büyük sensörler daha pahalı, daha maliyetlidir ve makinenin ebatları da buna müsaittir. halbuki müşteri düzeyi cihazlar daha küçük sensör kullanır ve maliyetten kurtarmaya çalışır. kaldı ki, giriş düzeyi cihazlar genelde ufaktır ve bir de "yer" problemleri vardır.

Dijital kayit formatlari

Dijital kayıt formatları

Dijital dünyada fotografik objeler, bir sıkıştırma formatı ile bilgisayara aktarılır. dijital kameralar, bu işi çekim sırasında halleder. kimyasal fotoğraflar ise, tarama sonrası dijital ortama aktarılırlar.



en yaygın kullanılan fotoğraf formatı jpeg dir.jpeg, kayıplı bir algoritmadır yani jpeg ile sıkıştırılan fotoğraflarda, gözün göremeyeceği veya çok zor göreceği bazı kayıplar oluşur ama yer ve vakit kazancı o kadar fazladır ki, buna göz yumulur.



jpeg formatında, sıkıştırma kalitesi veya algoritmaları seçilebilir. ama jpeg, devamlı okunup yazıldıkça (yeniden kaydedildikçe), her keresinde bir miktar daha fazla kalite kaybettirir. bu yüzden, fotoğraflarımız ile foto editörleri aracılığıyla oynama yaparken, orjinallerini muhafaza etmeli, aynı jpeg i defalarca kaydetmek yerine, bunu önce kayıpsız bir formata dönüştürüp, çalışmaları onun üstünde yapmalı ve nihai aşamada jpeg e geri dönmeliyiz.



dijital dünyada kayıpsız formatlar da vardır. bunlardan en yaygın olanı tıff formatıdır ve kayba izin vermez. eski ve yaygındır. bununla birlikte başka kayıpsız formatlar da vardır. örneğin png gibi. tıff, artık fazla yer tuttuğu için pek önerilmiyor ama yaygınlığı sebebiyle, çok yerde kullanılmaktadır.



en büyük yer tutan format ise bmp formatıdır ve malesef, basit dosyaları devasa boyutlara getirebilir bu format.



raw



raw, dijital fotoğraf makinelerinin negatifi olarak tanımlanır. ccd veya cmos üstündeki ham veriyi, hiçbir görsel işleme tabi tutmadan bilgisayara aktarmayı temin eder. zira aksi belirtilmedikçe dijital kameralar bazı görsel işlemler yaparlar.



çekilen bir foto, jpeg olarak kaydedilmeden önce ona white balance uygulanır, peşinden keskinlik (sharpening) ayarı (makinede vardır, tarafımızdan belirlenen bir değerdir) uygulanır, benzer biçimde kontrast uygulanır ve son olarak, fotoğraf tanımlanan ölçüde kayıplı olarak sıkıştırılarak, belleğe saklanır. raw ise, bunların hiçbirini yapmadan fotoğrafı "ham haliyle" kaydeder ve bir raw editör yazılımıyla, bu ayarları bilgisayar başında kendinizin yapmanızı temin eder. bu bir anlamda "dijital film banyosu" olarak düşünülmelidir.



her dijital fotoğraf makinesi raw formatında kaydedemez. yeni ve gelişmiş makineler bu işlemi yapabilmektedir. raw formatı, kayıplı bir sıkıştırma olmadığından, disk ve dijital bellek üstünde fazla yer tutar, kaydetmesi ve aktarması da fazla vakit alır. ama ciddi fotoğraflar genellikle raw formatıyla çekilir ki, üstünde istenen ayarlamalar yapılabilsin.



ccd ve cmos



ccd veya cmos, bildiğimiz elektronik devreler gibidir devamlı kullanılan "elektronik film" görevi görürler. bu cihazların üstünde, en az cihazın çözünürlüğü kadar sensör/devre vardır ve bu devreler, o noktaya düşen ışığı piksel cinsinden dijital ortama yansıtırlar. yani 5mp bir dijital fotoğraf makinesi üstünde, 2560 x 1920 yani yaklaşık 5 milyon adet mini sensör bulunur.



ccd ler ile cmos lar arasında en genel tanım, birisinin daha iyi, diğerinin eski teknoloji olduğu şeklindedir ama bu doğru bir tanımlama olmaz. günümüzde canon firması, cmos u o kadar geliştirmiştir ki, benim diyen ccd ye taş çıkaracak neticeler üretmektedir.



ama profesyonel üreticileri etkisiz bıraktığımızda ccd teknolojisi, cmos tan bir miktar daha üstün görünmektedir. tabi bu, bir "teknolojik altyapı" anlamına gelmez. yani pc mize alacağımız anakartı seçer gibi, cmos ya da ccd tercih etmek "bütünüyle anlamsız" ve sık yapılan bir hatadır. dijital kameralar, örnek fotoğraflarına yani verdikleri sonuçlara göre seçilir. o makinenin içerisinde nasıl bir devre olduğu, kullanıcıyı hiç ama hiç ilgilendirmemektedir. onun için önemli olan, nihai aşamada elde ettiği fotoğrafın kalitesi ve berraklığıdır.



ccd ile cmos arasında esas farklardan birisi de enerji kullanımıdır. ccd, daha fazla enerji harcar, daha çok ısınır, cmos ise bunun tersidir ama bu da, kullanıcıyı ilgilendiren bir durum değildir. yani burada tartışılan işlemci farkı, pc dünyasındaki "intel mi amd mi" tartışması gibi değildir. kullanıcı sonuçlarla ilgilenir, elektronik devre ile değil. zira bu aletlerde bir "parça upgrade" söz konusu değildir. az enerji veya çok enerji harcaması da kullanıcı açısından "anlamsızdır". onun için anlamlı olan, tam dolu bir pil ile kaç poz çekebildiğidir. ccd li bir kamera, daha yüksek amperli bir pil koyup, daha fazla çekim yapma imkanı verdikten sonra, fotoğrafçıyı neden ilgilendirsin ki, hangisinin daha fazla poz çektiği ?



bu hususu detaylıca anlatmakta fayda var zira dijital kamera kullanımı, pc kullanıcılarına has bir durum değildir. hatta pc kullanıcıları, bu piyasaya en yeni giren kullanıcı kesimidir, asıl dijital kamera kullanıcılarının çoğu bilgisayardan anlamaz bile. buna karşılık pc bazlı kullanıcılar, kameraları "ccd varmış, iyiymiş, bunu alayım" ya da "vaaaay, bunun megapikseli ötekinden daha yüksek, bunu alayım" gibi yanlış değerlendirmeler yapabilmektedir.



elbette ki yüksek mp daha iyidir ama aynı şartlar ve netlik altında yüksek mp daha iyidir. yüksek mp için kalite kaybı veya yüksek fiyat maliyeti söz konusu oluyorsa, düşük olan daha doğru bir tercihtir. donanımcılar iyi bilirler ki, bir bilgisayar sistemini değerlendirmede en büyük kusur, yalnızca işlemcinin hızına bakarak karar vermektir. bu yüzden yalnızca mp e bakarak karar verme veya yalnızca işlemci tipine (cmos/ccd) bakmak da, aynı büyük hatadır.



tercihlerde esas ölçütler sırasıyla, görüntü kalitesi, ergonomi, fiyat/performans, dayanıklılık/uyumluluk olmalıdır. bunu bir kenara not edelim zira bu işle ilgilenenler, aynı pc upgrade eder gibi, 3-5 senede bir kamera upgrade etmeye hazırlıklı olsunlar. yakıcı bir hobidir bu çünkü: )

Film rasyosu nedir ?

Film rasyosu nedir ?

Bir dijital filmin çözünürlüğünde, yatay alanın, dikey alana oranına image ratio veya rasyo denir. profesyonel seri cihazlar, genelde 35mm klasik filmle eşdeğer olarak, 3/2 rasyosunu kullanırlar. yani yataydaki her üç piksele karşılık, dikeyde iki piksel oranını korurlar. örneğin 6mp bir dslr makine, 3072x2048 çözünürlüğünde foto çeker.



buna karşılık consumer ve prosumer serisi cihazlar, uygun ekran rasyosu olan 4/3 ü kullanır. bunlarda, yatayda her 4 piksele karşılık, dikeyde 3 piksel ile orantı kurulur.



burada bir önemli noktaya gelmiş oluyoruz. profesyonel cihazlar genelde "kağıt üstüne baskı" alanında çalıştıklarından, kağıt basınç temellerini baz alırlar. halbuki giriş ve orta düzey cihazlarda hedef direkt kağıt değil, ekrandır ve ekran çözünürlüklerindeki yaygın olan 4/3 rasyosunu baz alırlar.



tabi bu durum, giriş düzeyi cihazlarla çekilen fotoların kağıda bastırılamayacağı anlamına gelmez. onlar da fotoğraf kağıdına basılır ve hiçbir problem yaşanmaz. yalnızca kağıt ebatlarına göre sağdan soldan/yukarıdan aşağıdan küçük kırpmalar yapılabilir ki, zaman zaman aynı kırpmalar, profesyonel cihazlar için de yapılmaktadır.

Megapixel nedir ?

Megapixel nedir ?

Dijital fotoğrafçılıkta en sık duyacağımız terimlerden birisidir. çekilen bir fotoğrafın, toplamda ne kadar milyon pikselden oluştuğunu belirtir. bu, yatay ve dikey piksellerin yani çözünürlüğün çarpımı ile elde edilen bir sayıdır ve yaklaşık değere yuvarlanır.



günümüzde megapiksel (mp) tabanı 2 ve üzeridir. yani bugün bir dijital kamera almak arzu ederseniz, 2mp altında bir cihaz bulma şansınız pek yok. 2 mp ise, 1600x1200 çözünürlüğü demektir.



şu sıralar en yaygın çözünürlük, 5 mp ve 6 mp dir. 5mp fotoğraflar genelde consumer serisi cihazlardadır ve 2560x1920 çözünürlüğündedir. 6mp ise, daha çok profesyonel slr cihazların taban çözünürlüğüdür ve 3072x2048 çözünürlüğü temin eder. dikkat edilirse, profesyonel cihazlarda yatay ve dikey çözünürlüklerin oranı, diğerlerine göre bir miktar daha farklıdır ve bunu aşağıda "film rasyosu" bölümünde inceleyeceğiz.



şu sıralar en yüksek megapiksel sunan cihaz, kodak ın dcs14n modelidir ve 14 mp çözünürlük sunar. fakat çok yakın zamanda bu rakamı 20mp gibi görmemiz olası görünüyor. bu iş, giderek gelişiyor ve aynı işlemcilerde olduğu gibi, sensörler de giderek yüksek megapiksel sunuyorlar.

Dijital fotografcilik nedir ?

Dijital fotoğrafçılık nedir ?

Geleneksel film fotoğrafçılığının, bilgisayar takviyeli resim işlemi ile birleştirilmesine, dijital (sayısal) fotoğrafçılık denir.



resimler, artık, bilgisayarda çizilmek veya yaratılmak yerine taranıyor veya dijital bir fotoğraf makinesi ile çekiliyor. resim, bilgisayarın okuyabileceği bir düzenlemede hazır olursa, rahatlıkla değiştirilebilir, düzeltilebilir, yabancılaştırılır, vesaire...



resim işleminin sonunda, hazırlanmış dijital fotoğraf basılabilir, gönderilebilir veya internet sayfalarında kullanılabilir; bunlar, dijital fotoğrafçılığın sunduğu geniş imkânların yalnızca bazılarını oluştururlar. geleneksel fotoğrafçılığın olmazsa olmaz yardımcıları olan retuş boyaları, fırçalar ve bıçaklar yerlerini, program ve donanımların limitsiz olanaklarına bırakıyorlar.



yeni teknolojiler, kullanıcının yaratıcılığını öne çıkarmak için, çok gelişmiş araçlar sunuyorlar.

Dijital fotograf makinesi nedir ?

Dijital fotoğraf makinesi nedir ?

Dijital fotoğraf makineleri, gelişimin doruk noktasını oluştururlar.



teknolojik gelişimler, en son ürünler ve gittikçe câzipleşen fiyatlar, dijital fotoğrafçılığın ve eğlence-tüketim branşının, sağlam esas taşlarını oluşturmakta. eskiden resimler filme çekilir, banyo yapılır ve taranarak bilgisayara aktarılır, kalite kontrolü yapıldıktan sonra belki bir daha çekim yapılması gerekebilir, ve en sonunda istenilen sonuç elde edilirdi.



dijital fotoğraf makineleri, tam bu noktada devreye giriyorlar.



fotoğrafları çekip, esnasında kontrol edip, silip, tekrardan çekip ve bilgisayara yükleyerek, işleyebilirsiniz. dijital fotoğraf makinelerinin filme, fotoğrafların ise kimyasal banyolara gereksinimi yoktur; çünkü direkt hafıza kartına kayıt edilirler.

dijital resimler bilgisayara, daha hızlı aktarılır.

bu nedenler dijital fotoğraf makinelerini, yeni başlayanlardan mesleki kullanıcılara kadar, fotoğraf ile uğraşan herkesin tercih ettiği araçlar hâline getirmişlerdir.

Dijital fotograf makineleri nasil calisir ?

Dijital fotoğraf makineleri nasıl çalışır ?

Bu birim, düşen ışığı, sayısal sinyallere dönüştürür. düşen ışık, rgb-filtreleri (kırmızı-yeşil-mavi süzgeçleri) aracılığı ile esas renk değerlerine ayırılır ve ayrı olarak değerlendirilir.



temel renkler için hesaplanan değerler programlar tarafından birleştirildiğinde, her renk-kesiminin özgün rengini belirlemek mümkündür.. ccd ünitesi, çekilen konunun resmini oluşturduğunda, veriler makinenin dahili elektronik birimlerine aktarılır. burada olan veriler, husus hakkında olan resim-düzenlemelerine çevirilir;

söz konusu olan düzenlemeler genelde, jpeg gibi sıkıştırılmış düzenlemelerdir.



tabiiki, sıkıştırılmamış dosyaları kayıt edebilen makineler de var. daha sonra veriler, makinenin depolama ünitelerinde, hafızaya alınır. burada çok değişik kayıt taşıyıcılar vardır; bazıları makine gövdesine sabitlenmiştir, ancak, çoğu değiştirilebilir hafıza kartlarıdır.



bu iki depolama türünün ortak yanı: makine kapalı olsa bile, resimleriniz hafızada kalır; yani silinmez.

Dijital fotograf makinelerinin siniflari

Dijital fotoğraf makinelerinin sınıfları

Dijital fotoğraf makineleri " 3 " başarım sınıfına ayrılır:



ölçek olarak, dijital makinenin çözünürlüğü ve ücreti temel alınır. tabii ki dijital makinelerin kullanım imkânları, sınıflarüstü olabilir. performans sınıfları bölünmesi, güncel makineler esas alınarak yapılmıştır. ilerde bu sınıfların içerikleri değişebilir veya yeni sınıflar oluşabilir; ancak kullanım orantıları hep aynı kalacaktır.



1. giriş sınıfı:



sadece ara/sıra, amatör ve keyif hedefli fotoğraf merakının ardından gidilirse, dijital fotoğrafçılık dünyasına giriş yapılmak isteniyorsa veya maddi olanaklar limitsiz değilse, bu sınıftaki makinelere yönelmek gerekmektedir. bu sınıfın limiti yakl. 3 milyon çözünürlüktedir. çoğunluk olarak, bu sınıfın makineleri 2 milyon piksel niteliğinde olurlar. bu makinelerin çok zevkli olmalarına karşılık, profesyonel kademede sonuç beklememek gerekmektedir. basınç limiti 10x15 cm olarak belirlenebilir. ancak bu makineleri e-posta iletişimlerinde veya internet sayfalarında da, kullanabilirsiniz. bu sınıfa örnek olarak digital q1, finepix a120, a330 ve a340 ı gösterebiliriz.



2. orta sınıf



burada bağımlılık yapan dijital fotoğrafçılık başlıyor; sonuçlar, geleneksel fotoğrafçılık taraftarlarını bile hayran bırakabiliyor. bu sınıf 2 ilâ 6 milyon çözünürlük arasında belirleniyor. bu makineler, çok iyi bir resim çözünürlüğünün yanında optik zoom, hattâ slr-teknolojisi sunabiliyorlar. en geç basınç sonuçları alındıktan sonra, dijital fotoğrafçılığın hangi kademede olduğu açıkça görülüyor. ortalama 3 milyon standart çözünürlük ile dijital fotoğrafçılık, geleneksel fotoğrafçılığın gerisinde olmadığını ispat ediyor. bu sınıfa örnek olarak finepix s5000, f420, f610 ve f 710 u gösterebiliriz. (finepix s 7000 ve s20 pro yarı-profesyonel sınıfa ilişkin olan makinelerdir. )



3. üst sınıf



üst sınıf makineler, çoğunlukla, meslekî kullanım için tasarlanmışlardır. fiyat olarak bu makineler 2000euro ile 25. 000euro veya daha fazla, aralığında bulunurlar. profesyoneller için istenilen kademede olmakla beraber, normal amatörler için fazla gelebilirler. bazı makineler 12 milyon çözünürlüğe kadar çıkabilmekte; yani 40 70 mb dosyalar oluşmakta. bu boyutlarda çalışabilmek için, ideal bilgisayarların ve hafızaların bulunması gerekmektedir. bu tür makineler, örn. stüdyo ortamında, direkt bilgisayara bağlanarak kullanılır. bu sınıfa örnek olarak finepix s3 pro yu gösterebiliriz.