?

Hareket sistemi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hareket sistemi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Skolyoz

Skolyoz

Bir omurga deformitesi olan, genelde buluğ çağında ortaya çıkan ve dolayısıyla de bir çocuğun omurgasının büyüme tamamlanıncaya kadar tertipli olarak kontrol edilmesini gerektiren skolyoz ile ilgili anne-babalar ne biliyor ? skolyozu yakından tanımak ve erken tespit etmek için...



yandan bakınca boyun ve belde ters c, sırt bölgesinde de c biçimi doğal olandır. bunun artış olanına zayıflık, güçsüzlük; organların gelişmesini de etkilemeye kadar varabilmektedir. bazı hastalarda kamburluk da duruma eşlik etmektedir. skolyoz tedavisi hafif olgularda takip; orta dereceli olgularda korse tedavisi; ileri olgularda son yıllarda geliştirilen, 3 boyutlu düzelme sağlayan, erken dönemde yürümeye imkan tanıyan metallerle yapılmaktadır. ameliyat sırt bölgesinde yapılır ve deneyimli bir ekibe gereksinim gösterir.



skolyoz için gözlem merkezli tavsiyeler



yurt dışında olağan okul taramaları tertipli olarak yapıldığı için başlangıç aşamasında doktorlar tarafından tanınmaktadır. yurdumuzda koruyucu hekimlik gelişmediği için ailelere bu konuda büyük görev düşmektedir. bilhassa anneler çocuklarını banyo yaptırırken çıplak görme şansları olduğu için sırtın orta kısmında ki çıkıntıları yukarıdan aşağıya elle yoklayarak anlayabilirler. bundan başka eğilme pozisyonunda sırt kısmında yükseklik farkının olması, kollardan birisinin kazaklarda uyumsuzluğu veya çanta taşırken bir omuzda askının durmamasından şüphelenerek doktora başvurulmalıdır. kendiliğinden geçmeyeceği, gerilemeyeceği; hatta ilerleyen bir hastalık olduğu unutulmamalıdır.

Sirt agrisi

Sırt ağrısı

Eğer sırtınız ağrıyorsa, bilin ki yalnız değilsiniz. her beş yetişkinden dördü, yaşamlarının bir döneminde en azından bir kere sırt ağrısı çektikleri bir dönem geçirmekteler. esasında, sırtın alt bölgesindeki ağrı, amerika bitişik devletleri nde hekime gidilmesine neden olan sebeplerin beşinci sırasında yer almaktadır.



ayrica, sırt sakatlanmaları işle bağlantılı hastalıkların birinci sırasında yer almaktadır. her ne kadar sırt ağrıları, ender olarak hayati tehlike arz ediyor olsalar da,üretkenlik kaybı, tıbbi masraflar ve çalışanların tazminatları için ödenen meblağlar amerika bitişik devletleri nde on milyarlarca dolara mal olmaktadır.



her ne kadarsırt ağrısı yaygın olarak görülse de egzersiz yapmak, yeni oturuş ve duruş yolları bulmak gibi basit önlemlerle, çoğu sırt ağrısının önüne geçebilmenizoldukça mümkündür.. sırtınızı daha önceden sakatlamış olsanız bile, sakatlanmanın yenilenmesinden sakınmanıza yardım edecek teknikler öğrenebilirsiniz.

Hipoterapi

Hipoterapi

Hipoterapi gereği, spastik çocuklar, çıplak ata eğersiz bindiriliyor. atın vücut sıcaklığının gergin kaslara temas etmesi neticesi çocuklarda büyük bir gevşeme gerçekleşiyor. örneğin bir yıl önce yalnız olarak ayakta bile duramayanlar, bugün kendi başlarına merdiven çıkabiliyor. çocukların kendi kendilerine hareket edebilmelerinden duydukları sevinç de psikolojik bir rahatlama getiriyor.



ilk kez m. ö. 5. yüzyılda yunanlı askerlere uygulanan hipoterapi tedavisi, daha sonraki yüzyıllarda unutulmuş. 19. yüzyıl ingiltere'sinde tekrardan uygulanmaya başlanmış ama o dönemde de devamlı bir tedavi yöntemi olarak kullanılmamış. bugün ingiltere ve avustralya'da iki merkezde uygulanan hipoterapi yöntemi, abd'de bazı özel kliniklerde denileniyor. hipoterapinin batı'da yaygın bir tedavi yöntemi olmamasının en önemli sebebi maliyetinin yüksek olması.



türkiye'de hipoterapiyi ilk kez deneyen ankara'daki pırıl özürlü çocuklar merkezi'nde bu tedavi için bundan başka bir ücret alınmıyor. ancak yöntem, çocukların hepsine uygulanmıyor. hipoterapi tedavisi görecek çocuğun algılamasının gelişmiş olması, komut alabilecek kademede olması gerekiyor.



iyileşme müddeti de yine çocuğa göre değişiyor. atla tedavi uygulamasına başladıktan altı ay sonra bir değerlendirme yapan yöneticiler, kendi başına yürüyemeyen çocukların vücut dengelerini kurabildiklerini görmüşler. yürümeyi başaranlar, hipoterapiden ayrılıp fizik tedavi merkezindeki egzersizlerine dönüyorlar. eğitim görenler yalnızca çocuklar değil. merkez, aileler için iki psikiyatrist eşliğinde haftada bir gün psikolojik destek dersleri veriyor.

Protezler

Protezler

Genellikle 40 yaş, insan organizmasında kemik sistemi için bir dönüm noktasıdır. bu yüzden yaşlılarda bu noktadan sonra, tüm eklemlerde bir dereceye kadar cerrahi tedavi gerekmektedir. ekleme etki eden yükü azaltıcı kemik ameliyatları, eklemin içini temizleyici ameliyatlar (artroskopik yıkama) ve eklem yüzlerinin suni eklemle değiştirilmesi ameliyatları hastaya göre planlanır.



son çare suni eklem: protez



artroz ileri dönemde ise bozulan eklemi protez ile değiştirmek aktif bir tedavi yöntemidir. protez, ameliyatla yerleştirilen ve bir organın işlevini üstlenen malzemeye verilen addır. yeni geliştirilen malzemelerin de varlığı ile protez ameliyatlarında başarı oranı yükselmiştir. eklem yüzlerinin çıkarılarak, özel üretilmiş metal protezlerin eklem yüzeylerine giydirilmesiyle kemik sürtünmesi ortadan kaldırdığı gibi biçim bozukluğu da düzeltilmiş olur. sonuç olarak suni eklem hastaya, ağrısız ve hareket edebilen yeni bir eklem temin eder. protezlerin düzeyinde ağrı, hareket kısıtlılığı ve eklemlerde biçim bozuklukları düzelmekte, hastanın baston ve benzeri yardımcı malzemelere gerek kalmadan yürümeleri olası olmaktadır.

Osteoporoz

Osteoporoz

Osteoporoz en sık görülen metabolik kemik hastalığı. hastalıkta kemik kitlesinin ilerleyici olarak azaldığı, trabeküllerin (kemik dokusu bağlantılarının) inceldiği, yer yer ufak kırıkların meydana geldiği bir hastalıktır. geride kalan kemik dokusunun, kalite olarak tamamen normal olması da hastalığın bir diğer önemli özelliğidir. en sık, adetten kesilmiş kadınlarda, daha sonra da yaşlı erkeklerde görülür. normalde insanın kemik kitlesi 35 yaşına kadar çoğalır. 40 yaşından sonra yeni kemik yapma yeteneği azalır, yaşla bu durum ilerler. normalde, osteoporozlu kemikler ağrıya hassas değildir. ancak ileri deneylerde incelen kemikte kırıklar meydana gelince, ağrılar dikkati çekmeye başlar. osteoporoz ya bu kırıklardan dolayı ortaya çıkan ağrıların araştırılmasında veya çekilen bir röntgen filminin incelenmesi sırasında tesadüfen ortaya çıkar. ağrısı sebebiyle sandalyede sabit oturan sırtının kamburu çıkmış yaşlı kadın tipi, osteoporozlu hastaların tipik örneğini teşkil eder. bu hastaların hareketten kaçınmaları, osteoporozlarını daha da arttırır. eğilip kalkarken, eşya kaldırırken belde ortaya çıkan ağrı ve bel filmlerinde kemiklerde yoğunluk azalması tespit edilince, hastalık teşhisi konulur. yetersiz beslenme, kalsiyum azlığı, hareketsizlik, steroid hormonların kullanımı ve cushing hastalığı, osteoporozun ortaya çıkışında önemli faktörlerdir.



tedavisinde en önemli nokta, kilo vermek ve hareketsizlikten korunmadır. çeşitli fizik tedavi ajanlarıyla sırt ve bel kaslarının gevşetilmesi, bel-kalça korseleri, ani-sert hareketlerden kaçınma, eğilirken beli değil, dizleri kullanma alışkanlığının kazanılması çok faydalı hususlardır. ağrı kesiciler hasta tarafından çok faydalı gibi görünürlerse de esasında zararlı olabilmektedirler. çünkü ağrıları hissetmeyen hastalar sağlamlaştıklarını zannederek hareketlerine dikkat etmezler ve zaten mevcut olan ufak kemik kırıkları büyük boyutlara varabilir. bunların yanısıra proteince zengin bir beslenme, kalsiyum, fosfor ve d vitaminini ihtiva eden ilaçlar faydalı olabilir.



kaynak: rehber ansiklopedisi

Omuz agrilari

Omuz ağrıları

Omuz hastalarına yönelik modern tedavi yöntemleri planlanır. omuz artroskopisi bu yöntemlerden biridir. bu yöntem; yırtık, hareket engelleyen hasar, yaralanma, biopsi, eklem içerisinden yabancı cisim çıkarma, oluşmuş doku sıkışmalarında gevşetme gibi olgularda başarı ile uygulanmaktadır. omuz artroskopisi ile kireçlenme tedavisi de yapılabilmektedir. kırık geçirmiş, iyi tedavi edilememiş, hareket kısıtlılığı oluşmuş olgularda, cerrahiyle fayda görüp görmeyeceği bu yöntemle tetkik edilir. fayda beklenmeyenlerde luzumsuz bir işlemden de bu sayede kurtulmuş olunur.



omuz çıkığı nedir ? kimlerde görülür ?



eklemi oluşturan kemiklerin eklem kapsülünün dışında olmasıdır. sıklıkla genç erişkin çağda nadiren de yaşlılarda görünür. yüksekten düşme, zorlama gibi büyük bir yaralanma omuzda şiddetli ağrı ve hareket kısıtlılığına yol açar. bu ilk çıkıkta iyi tedavi edilmeyen hastalarda çıkık sıklıkla tekrarlar.



omuz çıkığının nedenleri nelerdir ?



spor müsabakaları kolun geriye doğru zorlanması, taş fırlatma, vuruşlar ile düşme ve çarpma gibi daha küçük enerjili hareketlerle çıkma ile karşılaşırlar. ilerleyen dönemde dokulardaki gevşeklik o boyuta ulaşır ki; hasta omuzunu kendi çıkarıp kendi yerine koyabilir.



omuz çıkıklarında ne yapılması gerekir ?



ülkemizde " sınıkçı" adı ile bilinen bir grup insan tarafından tedavi edilmeye çalışılan omuz çıkığı yalnızca omuzun yerine konmasından ibarettir. tekrardan çıkık ile karşılaşılmaması için hiçbir koruyucu hekimlik faaliyetini içermez. bir çok defa omuzu çıkmış hastalar mutlak ultrasonografi kullanmaktadır. omuz ultrasonografisi mrı yakın netice bildirmesi pratik olması, hızlı ve hareketli bir inceleme olması nedeniyle tüm dünyada kullanılıyor. omuz hastalıklarının, romatizmal yakınmalar, şişlik eklem içi kanama ve lif yırtıklarında aktif inceleme metodudur.



artroskopik tedavi başarı belirten netice verir



tedavi yöntemleri



inceleme sonucunda verilen karara ideal olarak hastalar gruplara ayrılmakta ve bulduğu gruba ideal modern tedavi yöntemi (yaklaşımı) planlanmaktadır. omuz artroskopisi; yine yırtık, hareket engelleyen hasar, yaralanma, biopsi, eklem içerisinden yabancı cisim çıkarma, oluşmuş doku sıkışmalarında gevşetme gibi olgularda başarı ile uygulanmaktadır. omuz artroskopisi ile kireçlenme tedavisi de yapılabilmektedir. kırık geçirmiş, iyi tedavi edilememiş, hareket kısıtlılığı oluşmuş olgularda, cerrahiyle fayda görüp görmeyeceği bu yöntemle tetkik edilir. fayda beklenmeyenlerde luzumsuz bir işlemden de bu sayede kurtulmuş olunur.



omuz artroskopisinin avantajları nelerdir ?



bu durum hastaya;



hastanede kısa kalış süreci



az ağrılı bir yaklaşım



olabilecek en az hasarda dokuya azami saygı ile tetkik ve tedavi



erken dönemde rehabilitasyona başlama



kısa nekah & acirc; t dönemi anlamını taşır.

Masaj

Masaj

Masaj, sabit durumdaki vücut yüzeyine el ile yapılan tedavi. masajı mekanik tedavi ya da tıbbi jimnastik ile karıştırmamak gerekmektedir. sağlık kuralları ve tedavi yönünden tesirleri ilk çağlardan beri bilinen masaj, masaj yapılan bölgenin dokuları üstünde bilhassa mekanik ve dolaysız bir etki yapar. bu etki masaj uygulayan kişinin enerjisi ile orantılı olarak ya da çok derine ulaşır. masaj bundan başka sinirsel reflekslerle uygulandığı bölgenin etrafında de dolaylı bir etki yapar. bu etki, masajın uygulandığı deri yüzeyinin genişliğine bağlı olarak, kan damarlarının genleşme ve büzülmesini şaftlar.



masaj ya bir tek vücut bölgesine (kısmi masaj) ya da tüm vücut üstüne uygulanır, (genel ya da tam masaj) ve kuru elle ya da özel yağlı maddeler ya da kremlerle yağlanmış elle yapılır. şayet masaj el yerine özel araçlarla yapılacak olursa mekanik masaj adını alır.



el masajı ilk çağlardan beridir bilinen bir tedavi usulüdür. yunanlılar masajı neredeyse her gün estetik hedefle (lüzumsuz yağların vücuttan atılması) ve sağlık amacıyla, bilhassa yarışmalardan önce ve sonra kasların çözülmesi ve gerginleşmesi için uygularlardı. masajın hem sağlık kuralları hem de tedavi yönünden sağladığı büyük yararlan ilk kez tanınmış yunan doktoru hippokrates tespit edilmiştir.



masaj yalnızca kas kütleleri ve bunların kasılma kabiliyetleri üstünde değil, fakat diğer dokular ve organik fonksiyonlar üstünde de etki yapar. masajın sağladığı yararlar şu şekilde sıralanabilir: deri yumuşar, daha fazla kanla beslenir, ölü hücrelerin (boynuzsu üst deri parçalan) dökülmesi ve yağ bezlerinin salgıladığı yağın vücuttan atılması kolaylaşır. böylece deri hem daha fazla kanla beslenir hem de hücre metabolizması hızlanır. bundan başka organik zehirli maddeler derideki delikler yolu ile vücuttan dışarı atılır.



deri altında da kan ve lenf akımı artar. dolayısıyla ödemler tekrardan soğurulur ve morartılar geçer. ayrıca deri altı yağları da harekete geçer ve dolaşım içerisindeki tekrardan soğurulmaları kolaylaştırır. dolayısıyla masaj, şişman insanlardaki yağ birikintilerini çözer.



masaj kasların gerginliğini ve kasılabilirliğini artırır. çünkü masaj hareketleri mekanik yolla dolaysız olarak kas tellerinin kasılmalarını kamçılar, beslenmeyi ve bunun neticesi gelişimi artırırlar. sertleşmiş bağ ve kirişler masaj sayesinde tekrardan esneklik kazanırlar.



gevşemiş eklemler, çevresel eklem kaslarının gerginliklerinin artması ile sağlamladırlar. sen ve oynaklığını yitirmiş eklemler ise gev şer ve hareket kazanırlar. ayrıca masaj eklem boşluğunda bulunabilen sıvıların tekrardan soğurulmasını temin eder. bu arada eklemlerin serbest hareket etmelerini önleyen ya da sınırlayan eklem yapışıklıktan giderilir.



kan ve lenf dolaşımı pozitif bir biçimde etkilenir ve hız kazanır. masaj daha iyi beslenen çevresel dokularda atardamar kanının daha çok toplanmasına yol açarak toplardamarların ve yüzeysel lenf damarlarının boşalmasını hızlandırır. hareket sinirlen bulunduktan kaslara beyinden gelen emirleri çok daha süratli bir biçimde iletirler. duyu sinirleri de aşın hassasiyet kazanırlar. karın zarı çeperi üstüne uygulanan masaj mide salgılarını artırır mide ve bağırsak çeperlerinin sığamsal kasılmasını tesirler. masaj tekniği elle yapılan birkaç esas manevraya dayanır. bunlar sürtünme, bastırma, ovma, vurma, yoğurma ve titreşimdir. titreşim, titreşim veren elektrikli aygıtlarla (vibratör) da sağlanabilir.



sporcuların yarışmalardan önce yaptıkları masaj, kasları en yüksek güce ulaştırma amacını güder. estetik masaj yüzdeki yağ birikimlerini, kırışıklıkları, yanaklardaki gevşekliği ve gözaltındaki sarkıklıkları gidermek için yapılır. tedavi edici masaja ise birtakım hastalıklarda (ivegen lumbago, kas tıkanıklıkları, çıkıklar, eklem kaynaşması ve sertleşmesi, oburluk, artrit, damla hastalığı, mide genişlemesi, kabızlık) başvurulur.

Kulunc

Kulunç

Kulunç kol, bacak ve gövdede nedeni tam açıklanmayan ağrılı durum. tıp dilindeki ismi fibrositis olan kulunç, olabildiğince sık rastlanan bir durumdur. sıklıkla boyun ve sırt ağrısı olarak karşımıza çıkar. fakat adalenin bulunduğu her yerde bulunabilir.



romatizmal şikayetlerle gelen hastaların % 11 kadarını kulunçlu hastalar teşkil eder. primer (birincil) fibrositiste yalnızca ağrı vardır. sekonder (ikincil) fibrositis ise, müzmin enfeksiyonların ve bağ dokusu hastalıklarının seyri anında görülür. yalnızca kulunç denince primer fibrositis anlaşılmaktadır.



kulunç ağrısı, tetik nokta denen bazı bölgelerde daha fazla duyulur. tetik noktaya basmakla ağrı çoğalır. hareketsizlikle de ağrı çoğalır. hafif egzersizle ağrı azalır, ağır egzersizle çoğalır.



kulunç, psikosomatik bir hastalık olarak düşünülmekte ve şahsın psişik gerilim neticesi kasılmış adalelerini şuurlu olarak gevşetmemesi sebep olarak görülmektedir: adale içerisinde sert düğümcükler ve şeritler ele gelir. nodüllerin (düğümcükler) bulunduğu yerler, tetik noktalara uyar. bu düğümcüklerin, adale içerisinde birikmiş olan sümüksü maddelere veya daha sık olarak yerleşmiş olan normal adale hücrelerine bağlı olarak meydana geldiği düşünülmektedir.



kuluncun ağrı dışında hiçbir tehlikesi ve zararı yoktur. hastaların bu yönden rahat olması gerekmektedir. tedavide, lokal sıcak tatbikatı, sinir ve adale gevşetici ilaçlar kullanılır. adaleyi hastanın şuurlu olarak gevşetmesini sağlayacak gevşeme egzersizleri belki de tedavinin en önemli bölümünü teşkil eder. elektronik akupunktur cihazı ile yapılacak uygulamalar da çok yararlıdır. bundan başka halk arasında " şişe çekmek" diye bilinen uygulama da fayda temin eder.



kaynak: rehber ansiklopedisi

Kireclenme

Kireçlenme

Kireçlenme, ileri yaşlarda, eklemlerde tekrarlayan mekanik zorlanmalarla meydana gelir. kireçlenmenin en önemli özelliği, eklem yüzeyinde kalsiyum tuzlarının birikmesidir. bu farklılıklar, ağırlık yüklenen eklemlerde daha sık görülürler. genellikle 40 yaş, insan organizmasında kemik sistemi için bir dönüm noktasıdır. bu yüzden, yaşlılarda bu dönemden sonra, tüm eklemlerde bir dereceye kadar kireçlenme mevcuttur.



tedavi hastalığın evresi ve şiddetine göre ideal biçimde planlanır. eklem kireçlemesi ileri dönemde ise bozulan eklemi protez ile değiştirmek aktif bir tedavi yöntemidir. protez ameliyatla yerleştirilen ve bir organın işlevini üstlenen malzemeye verilen addır. yeni geliştirilen malzemelerin de yardımı ile protez ameliyatlarında başarı oranı yükselmiştir. protezlerin düzeyinde ağrı, hareket kısıtlılığı ve eklemlerde biçim bozuklukları düzelmekte, hastaların baston ve benzeri yardımcı malzemelere gerek duymadan yürümeleri olası olmaktadır.



eklem kireçlenmesi (osteoartrit) nedir ?



eklem kireçlenmesi, eklemlerde kıkırdak kaybına bağlı olarak meydana gelen iltihabi hastalığın adıdır. insanda en sık rastlanan eklem rahatsızlığıdır.



nedenleri nelerdir ?



yaşla eklemlere binen stresin oluşturduğu deformasyonlar, eklem içi kırıklar, yaralanmalar ve geçirilen iltihaplar bu hastalığa yol açan etmenlerdir. bu yüzden de " yaşlılık romatizması" olarak da bilinmektedir. kalça çıkığı da ilerleyen dönemde kireçlenme sebebidir. zorlamanın hastalığı arttırdığı kesin olduğu kadar egzersiz ve sporun azalttığı da o kadar kesin bir bilgidir.



eklem kireçlenmesi neden yaşla ilgilidir ?



yaşlanan bedenimizde ömrünü tamamlayan veya yaralanma neticesinde ölen hücreler çoğunlukla yerini yenilerine bırakırlar. fakat eklem kıkırdağı (yenilenme-rejenerasyon) potansiyeli olmayan bir dokudur. hastalığın seyri buna paralel olarak daralan eklem uzaklığı, eklemi oluşturan kemiklerin birbirine yakınlaşması ve yakın temasına sebep olur.



kireçlenmenin neden olduğu şikayetler nelerdir ?



eklemi oluşturan kemiklerin yakın temas ve sürtünmesi ağrı ile belirti verir. dökülen kıkırdak dokusunu ortamdan uzaklaştırılmak için meydana gelen iltihap ve şişlikle karşılaşılır. bu dönemi eklemden gelen kıtırtı (sürtünme sesleri), şişlik, çarpılma ve biçim bozukluğunun oluştuğu dönem takip eder. topallama ve ağrı sebebiyle farklı yürüyüş biçimleri oluşur.



kireçlenmenin en sık görüldüğü yerler nereleridir ?



sıklıkla bel, diz, ayak bileği, kalça eklemi gibi yük altında çalışan eklemlerde olsa da omuz, dirsek, el bileği, el eklemleri hatta çene eklemi de tutulabilir.



tedavi yöntemleri



tedavi, hastalığın evresi ve şiddetine göre ideal biçimde planlanır. erken dönem hastalarda eklemlerin içini temizleme (debridman) hedefli artroskopik işlemler uygulanır. eklemlerde çarpılma, biçim bozukluğu olanlar, basit kemik ameliyatları ile düzeltilir.



tedavi yöntemleri içerisinde protezin yeri...



protez ile tedavi ne zaman lazım olur ?



eklem kireçlemesi ileri dönemde ise bozulan eklemi protez ile değiştirmek aktif bir tedavi yöntemidir. protez, ameliyatla yerleştirilen ve bir organın işlevini üstlenen malzemeye verilen addır. yeni geliştirilen malzemelerin de yardımı ile protez ameliyatlarında başarı oranı yükselmiştir. protezlerin düzeyinde ağrı, hareket kısıtlılığı ve eklemlerde biçim bozuklukları düzelmekte, hastanın baston ve benzeri yardımcı malzemelere gerek kalmadan yürümeleri olası olmaktadır.

Kemik iltihaplari

Kemik iltihapları

Kemik iltihapları genellikle çocuklarda görülen ve tıpta cerrahi olarak iltihabın boşaltılmasını temin etmek yanısıra güçlü antibiyotikler vermek gerekmektedir. fakat müzminleşen kemik iltihabının tedavisi olabildiğince kolay değildir. yıllarca devam ederler ve genellikle deriye açılıp iltihabi akıntıya yol açarlar. müzmin kemik iltihabında organlarda, amiloit denen madde birikimi de sözkonusu olabilir ve neticede böbrek yetmezliği de yerleşebilir.



kaynak: rehber ansiklopedisi

Kemik erimesi

Kemik erimesi

Osteoporoz diye isimlendirilen kemik erimesi, dünyanın her yerinde milyonlarca yaşlı insanı yataklara, tekerlekli sandalyelere bağlıyor. ancak, bir hormonun, kemikleri canlı tutmasının sırlarını keşfeden bir grup araştırmacı, soruna çare bulduklarını düşünüyorlar.



araştırmacılar, paratiroid hormonu (pth) denilen ve kanda kalsiyum miktarını kontrol eden bir maddeyle devamlı aşılanan hayvanların, daha iri kemikli duruma geldiklerini son 50 yıldır bilmekteydiler. ancak bu hormonun, hangi mekanizmayla etki yaptığını bilmediklerinden osteoporoz tedavisi için başka yöntemlere ve genellikle kemik yitimini yavaşlatan hormonlar ve ilaçlara başvuruyorlardı. bunlardan bazılarının kemik yoğunluğunu bile yükseltmelerine rağmen, yaşlılarda zaman zaman ölümle bile sonuçlanan kemik kırıklarının tedavisinde aciz kalıyorlardı.



abd'nin little rock kenti'ndeki arkansas tıp bilimleri üniversitesi'nde bir grup araştırmacı ise, pth'nin yeni kemik yapma becerisinin sırrını ortaya çıkarmış bulunuyorlar.



araştırmacılara göre pth, " osteoblast" denilen ve yeni kemik dokusu oluşturan uzmanlaşmış hücrelerin intiharını önlüyor. " apoptoz" denilen programlanmış ölüm, hücrelerin çoğalmasını normal bir kademede tutuyor.



araştırmacılar, her gün tertipli olarak insan pth'si aşılanan farelerde hücre intiharının 10 kat azaldığını gözlemişler. bunun pratik anlamı da, daha fazla " işgücü" ve bu sayede de daha sağlıklı kemik dokuları.



üniversite'nin osteoporoz bölümü başkanı profesör stavros managolas, " eskiden kemik kaybını önlemekten sözederdik; şimdiyse yaptığımız kemik kütlesini arttırmak" diyor. " anlayacağınız, artık ilk kez, süreci tersine çevirmekten, yani tedaviden sözedebiliriz. "



managolas ve ekip arkadaşı robert jilka, insan osteoblastlarının da intihar için programlandıklarını kaydederek, gerek pth'nin, gerekse inceledikleri başka bazı maddelerin hücrelerin daha uzun müddet çalışmalarını sağlayarak, insan kemiklerini güçlendireceği konusunda güvenliler.

Karpal tunel sendromu

Karpal tünel sendromu

El-bilek kanalı hastalığı (karpal tünel sendromu)



karpal tünel sendromu, el bileğinin bir hastalığıdır. bilekteki karpal tünelden geçen median sinirin sıkışması neticesi ortaya çıkar.

el-bilek kanalı hastalığı belirtileri nelerdir ?



# geceleri ellerde ortaya çıkan ve vakit içerisinde giderek şiddetlenen uyuşmalar ve ağrılar. uykudan uyandırcak kadar kötü olabilir ve kola, omuza yayılabilir.

# avuç içerisinde ve parmaklarda his kaybı veya elektrik çarpması hissi. bilhassa baş, işaret ve orta parmaklarda görülür.

# elde kuvvet kaybı, tutamama, tutulan şeyleri düşürme.

# eli sallamakla bu ağrıların hafiflemesi.



neden olur ?



el-bilek kanalı hastalığı doktorlar tarafından çok eskiden beri bilinmesine karşın başka hastalıklarla karışabilmekte ve çoğu zaman hastalar doğru tanı alamadığı için hekim-hekim dolaşmaktadır. el-bilek kanalı hastalığı yerine boyun fıtığı tanısı alarak ameliyat olmuş ancak şikayetlerinden kurtulamamış hastalara sık rastlanmaktadır.



el bileği karışık bir anatomik yapıya sahiptir. parmak ve el hareketlerini sağlayan adele-sinir-damar kompleksi buradan geçerek, dağılır. median sinir dediğimiz, başparmak ve işaret parmağının hareket ve duyusunu sağlayan bir sinirde bileğin iç yüzünün ortasından geçerek el içerisinde dallara ayrılır. bu sinirin üstü, el bileği hizasında ve kısmen de avuç içerisinde kalın koruyucu özelliği olan bir bandla kaplıdır. bu koruyucu band, orta yaşlara doğru çeşitli nedenlerle kalınlaşarak, altında kalan ve koruduğu siniri sıkıştırır.



karpal tünel ve median sinir.



en sık sebebi aşırı kullanmaya bağlı bant kalınlaşmasıdır. bilhassa bileğine yük vererek senelerce çalışan kimselerde, daktilo-bilgisayar kullanlarda, örgü ören ve yoğun ev işleri yapan ev hanımlarında, oto tamircileri gibi el bileğini çok kullanan kişilerde sık ortaya çıkar.



bazen bu hastalık başka bir hastalığın parçası olarak karşımıza çıkabilir.

# diabetes mellitus

# anestezi altında, mikroskop kullanılarak el bileğinden avuç içerisine doğru yapılan 1-2 santimlik bir kesiyle, sinirin üzerindeki band kesilerek, sinirin sıkışması ortadan kaldırılır. bu yöntem kalıcı bir rahatlamaya sebep olur. ameliyat sonrası 3-5 gün el bileği istirahatini takiben, hasta normal yaşantısına döner.



önerilerimiz:

# daktilo ve bilgisayar kullanırken, zaman zaman ellerinizi istirahat ettiriniz.

# ev işlerinde bileğe çok güç binen durumlarda dikkatli olunuz.

# gece uykuda bileğinizin üzerine yatmayınız.

# bilhassa geceleri ellerinizde uyuşmalarla uyanıyorsanız, uykunuz bölünüyorsa el-bileği kanalı hastalığı başlıyor demektir.

# tedavisi olası olan bu hastalıkta basit bir cerrahi girişim kalıcı çözüm temin eder.



kaynak: op. dr. levent akduygu

Kalca cikigi

Kalça çıkığı

Kalça çıkığı uyluk kemiği başının kalça eklemindeki yuvasından çıkması.



yetişkin kişide, normal olarak, kalça ekleminde uyluk kemiğinin başı eklem yuvasına sıkıca yerleşmiştir ve ancak çok ciddi zedelenme olaylarında yerinden çıkabilir. bu çıkık öne veya arkaya olabileceği gibi uyluk kemiği istikametinde gelecek travmalarda uyluk kemiğinin başı eklem yuvasını kırarak çıkık kalça boşluğuna doğru da gelişebilir. çıkık sıklıkla arkaya doğru olur ve o vakit siyatik sinirinin zedelenmesine bağlı bacak felci veya kanlanma yetmezliğine bağlı uyluk kemiği başının hayatiyetini yitirmesi gibi komplikasyonlar gelişebilir. çıkık, genel anastezi (narkoz) altında yerine konur ve bacak, alçı veya alımlı tarzda askıya alınarak, eklem, dört hafta sabit tutulur. bu müddet, eklem kapsülü yırtıklarının şifasına imkan verir. bazı vakalarda çıkığın cerrahi olarak yerine konması gerekebilir. öne doğru çıkıklarda komplikasyonlar daha azdır. tedavi bir önceki gibidir. kalça boşluğu içerisine doğru olan çıkıklarda olay hafif ise uyluğun alımlı tarzda askıya alınması yeterli olabilir. şayet ciddi ise ameliyatla eklemin hareketinin dondurulması veya sun'i eklem protezi takılması gerekmektedir.



kalça çıkığının özel meziyet taşıyan bir biçimi " doğuştan kalça çıkığı" dır. 250-300 canlı doğumda bir görülür ve kızlarda erkeklerden 8-10 misli daha sıktır. vaktinde teşhis ve koruyucu tedavi yaptırmakta gecikildiğinden memleketimizde hala ciddi sakatlıklarla neticelenebilmektedir. oysa bebek yürümeden uygulanacak koruyucu önlem ve tedavilerin sonucu genellikle yüz güldürücüdür.



doğuştan kalça çıkıklığının başlıca sebepleri arasında anne hormonlarının çocuk kalça ekleminde gevşeklik yapması, genetik etkenler ve anne karnındaki kötü duruşlar yer alır. tipik biçimde doğumda çıkık yoktur, fakat çıkığı hazırlayıcı eklem gevşekliği vardır. çıkık genellikle ilk kundağın uygulanması ile gelişir. birkaç saatlik kundak uygulanması bile çıkığın meydana gelmesi için yeterli olabilmektedir. bazı basit arazlar (belirtiler) aileyi ikaz etmelidir. şayet bebek sırtüstü yatarken bacaklarını kurbağa gibi iki yana açamıyorsa, dizler bitiştiğinde biri daha aşağıda kalıyorsa, uyluktaki çizgiler simetrik ve aynı sayıda değilse, bir bacağına basarken diğerine basamıyorsa, iki uyluk arası anormal derecede açıksa mutlak bir doktora gösterilmelidir. yürüyen çocuktaki belirtiler ise, zaten aileyi doktora götürecek kadar bariz aksamalar şeklindedir.



tedavi: yeni doğanda, doğuştan kalça çıkığı tesbit edilirse kundak yasaklanır ve bacakları iyice açacak kadar bol arabezi konur. iki aylığa kadar özel frejka yastığı da kullanılabilir. bebek 3-18 ay arasındayken tesbit edilen çıkıklarda özel cihazlar ve alçı teknikleri gerekmektedir. 18 ay-6 yaş arasında iyi neticeler veren ameliyatlar vardır. altı yaştan, hele 10 yaştan sonra ameliyatlar bile anatomik hatası tam düzeltemez, ancak yine de hastanın faydasınadır.

Fizik tedavi

Fizik tedavi

Hastalıkların ted & acirc; visinde fizik ajanların (ısı, hareket ışın, elektrik) kullanıldığı bir tıp dalı. fizik ted & acirc; vi, vücudun motor (hareketle ilgili) işlevlerini etkileyen hastalık veya ağrıların ted & acirc; visini, hastaların rehabilitasyonunu (eski h & acirc; le getirilmesini) sağlayarak yapan bir uzmanlık dalıdır. bu yüzden " fizik ted & acirc; vi-rehabilitasyon" bilim dalı olarak da adlandırılır. fizik ted & acirc; vi hastaların daha rahat ve verimli bir hay & acirc; ta dönmesini g & acirc; ye edinir.



esas & icirc; tib & acirc; riyle insan vücudu muhtelif enerji şekillerinin hus & ucirc; le geldiği muazzam bir yapıdır. bu muazzam yapı içerisinde oluşan fizik & icirc; ve kimyev & icirc; olaylar, sıcaklık, mekanik hareket gibi sonuçlar temin eder. organizmanın kendi içerisinde oluşan bu fizik enerji şekillerinin yanısıra dışarıdan da fizik & icirc; enerjilerin verilmesi ve enerji biçimi ve dozuna göre vücutta çeşitli farklılıkların meydana getirilmesi mümkündür..



fizik ted & acirc; vi v & acirc; sıtalarının derhal hepsi, insan vücuduna cilt yoluyla tatbik edilen v & acirc; sıtalardır. derimiz s & acirc; dece koruyucu değil, daha pekçok vazifesi olan bir organımızdır. iç organların bir kısmı, derhal üzerlerindeki bir kısmı da daha uzak noktalardaki deriyle, sinirleri v & acirc; sıtasıyla sıkı bir temas ve mün & acirc; sebet h & acirc; lindedir. deriden yapılan etkiler ile iç organlarda ortaya çıkan olaylara " revülsiyon" denir. genel olarak fizik ted & acirc; vi, deri ve derialtı dokusunda, damarlarda farklılıklar hus & ucirc; le getirip, metabolizmaya tesir etmek için kullanılır.



t & acirc; rihin çok eski devirlerinden beri insanlar, fizik & icirc; ajanları, hastalıkların ted & acirc; visinde kullanmışlardır. başlangıçta güneş, tabi & icirc; sıcak su kaynakları, torpidobalığının elektrik deşarjları gibi tabi & icirc; fizik enerji kaynaklarını ted & acirc; vi v & acirc; sıtası olarak kullanan insanlar, teknik ilerledikçe yeni fizik & icirc; kaynakları hastaların istif & acirc; desine sunmuşlardır. sun' & icirc; fizik v & acirc; sıtalarının ted & acirc; vi sahasında kullanılmaya başlanmasındaki en mühim & acirc; mil, elektrik enerjisinin keşfi ve kullanılmaya başlanmasıdır. elektriğin hastalıkların ted & acirc; visinde kullanılmaya başlanılması ise 18. yüzyılda benjamin franklin tarafından gerçekleştirilmiştir.



fizik ted & acirc; vi bir tıbb & icirc; servis olarak birinci düny & acirc; savaşından sonra gelişti. bu gelişmeye çocuk felci salgınları ve savaşların sonucunda ortaya çıkan sakatlanmış genç insan yığınları sebep oldu. daha sonraları fizik ted & acirc; vi, kırık, yanık, düşük akımlar uygulanarak kasılma sağlanabilir. bu metod zayıflamış kasların alıştırılması ve sinirlerin sağlam olup olmadığını anlamada kullanılır.



fonksiyonel eğitim: bu yolla hastanın sakat h & acirc; line karşın rahat ve güvenilir bir hayat sürmesi ve ihtiyaçlarını karşılayabilmesi sağlanır. bu stil bir eğitim uzun vakit alır. hastaya s & acirc; dece sakat kısımlarını değil, diğer uzuvlarını da kullanmasını gerektiren çeşitli meşguliyetler öğretilir.



kaynak: rehber ansiklopedisi

El hastaliklarinda mikrocerrahi

El hastalıklarında mikrocerrahi

Yaygın kanaatin aksine el cerrahisi yalnızca el yaralanmaları ya da kopmaları ile ilgilenmez. doğumsal el ve kol sakatlıklarından felçlere, romatoid el hastalıklarına ve tümörlere kadar uzanan geniş bir ilgi alanı vardır.



el hastalıkları yaş dönemlerine göre ayrılır. bu yaş dönemleri; bebeklik, çocukluk - gençlik ve orta - ileri yaş olmak üzere üç bölümden meydana gelir.



bebeklik dönemi



yeni doğmuş bir bebeğin elinin biçimi, parmakların sayısı, uzunluğu ya da kısalığı, parmaklardaki yapışıklık derhal ilk göze çarpan bulgulardır. hareketlerini gözlemek, gücünü tartmak sinir yapısını ölçmede önemli bilgiler verir. esasında sık sık karşılaşılan ama çocukların ellerini yumruk gibi yapmaları yüzünden gözden kaçan bir başka bulgu da başparmağın (diğerlerinde de olabilir) tendonun sıkışmasıdır. bu hastalıkta başparmak tam açılamaz ve avuç içerisinde sertlik ele gelir. bütün bu hastalıkların bu çağda yapılacak tedavisi, kolay ve neticesi en hoş olandır. doğum sonrası ve ileride de çeşitli sebeplerle meydana gelen felçler, hareket ve güç kayıpları. ... ile birlikte tedavisi yapılarak başarı gösteren olunmaktadır.



çocukluk ve gençlik



bu çağda yaşın da tesiri ile başlayan yaramazlıklar neticesinde yaralanmalar ilk sırayı alır. abse ve iltihaplanmalara sık sık rastlamaktayız.



tümörler nadir de olsa gördüğümüz; ancak erken müdahale ile tedavide başarı elde ettiğimiz hastalıklardır.



orta ve ileri yaşlar



bu grup hastalarda yaralanmalar, iltihap ve tümörlerin yanı sıra diğer kendine has hastalıklara da rastlamaktayız. şu şekilde ki, romatizmal yakınmalar ön plana çıkmaktadır. biçim bozukluğuna dek yol açacak romatizmalarda müdahale sakat kalmanın önüne geçecektir.



özellikle hanımlarda karşılaştığımız bir diğer hastalık da parmak uçlarında uyuşma, his kaybı ve başparmakta güçsüzlükle başlayan sinir sıkışmalarıdır. sıkışan doku hele de sinir gibi önemli bir yapı ise mutlak incelenmelidir. erken dönemde tedavi edilerek ileride eli kullanamama, hissetmeme gibi neticeler doğuracak durumlarla karşılaşılmış olur.



guatr, hamile, aşırı kilo alıp verme, bilek kırığı, boyun kireçlenmesi gibi hastalığı olanlar bu hususa daha fazla duyarlılık göstermelidirler.



avuç içerisindeki büzüşmeler, liflerde hareketlerle meydana gelen ağrı, parmakların hareketi ile sıkışıp birden gevşeyen (tetik gibi) olgular yine erken olmaları kaydı ile başarı ile tedavi edilmektedirler.



el bileği kırığı, yaşlı kemik erimesi olan hastalarda sık sık üstüne düşme neticesinde oluşmaktadır. eğri kaynama, geç dönemde ağrı, hareketsizlik ve güçsüzlüğü getirdiğinden kaynamış bile olsa düzeltilmelidir.



sık tekrarlayan hareketlerin (örneğin daktilo, bilgisayar gibi büro makinelerini ya da tornavida gibi el aletlerini kullanma, el işi yapma) vakit geçtikçe yaptığı aşınmaların ağrılarını da burada belirtmek gerekmektedir. tırnak ve parmaklardaki yanlış ve luzumsuz çekimlerin yaptığı kozmetik bozukluklar da el cerrahisinin ilgi alanı içerisindedir.

Boyun fitigi

Boyun fıtığı

Her yaşta görülebilen tedavi edilebilir bir hastalık: boyun fıtığı her yaşta görülebilir. şiddetli ağrı ve sertlik genellikle birden ortaya çıksa da, başlangıçta hafif olup, günler hatta haftalar süren bir dönem içerisinde şiddeti artabilir. ağır vakalarda kollarda ve ellerde karıncalanma, kuvvetsizlik ve uyuşukluk eşlik edebilir. kaslardan biri veya pek çoğu zayıflayabilir.



bazı boyun hareketleri kol ağrısı ve uyuşmayı artırabilir. yeni başlayan ağrılar, vakit içerisinde destek tedavisi ile iyileşebilir. ancak kısmi ve büyük felçli olanlarda iyileşme cerrahi tedavi gerektirir. toplumda boyun ağrısı şikayetine sık sık rastlanır. çok sık görülmesine karşın bu ağrıların altında yatan nedenleri hiç kimse pek de merak etmez. nasıl olsa bir gün geçer diye düşünülür. ağrılar geçmeyip de rahatsız edici bir h & acirc; l alınca nedenleri sorgulanmaya başlanır. halbuki ki, her hastalıkta olduğu gibi, boyun hastalıkları içerisinde de erken teşhisin önemli olduğu gözardı edilmemelidir. boyun fıtıkları, boyun omurları arasındaki disk denilen yapıların veya bu bölgedeki yumuşak dokuların, omuriliğin ve kollara giden sinir köklerinin çıktığı bölgelere bası yapması neticesi, bir grup klinik bulgu olarak ortaya çıkar.



boyun fıtığı rahatsızlığı olan hastaların çoğu, belirlenebilen travma veya stres olmaksızın, sabahleyin uyanmada ortaya çıkan bir başlangıca sahiptir. boyun hareketlerinde ağrılı kısıtlama vardır. boynun ekstansiyonu, yani ön-arka hareket ekseni boyunca arkaya doğru gerilmesi, boyun fıtığı hastalığı mevcut olduğu vakit genellikle ağrıyı şiddetlendirir. hastalar, kollarını yükseltip başlarının arkasına yerleştirmekle çoğunlukla ağrıda hafifleme temin ederler. bunun yanı sıra sinir basısını saptamada muayene anında yaptığımız bir takım testler vardır. boyun ve omuz bölgesinde olan ve kollara yayılan her ağrı, her rahatsızlık şüphesiz boyun fıtığı demek değildir. bu konuda yukarıdaki şikayetleri devam eden hastanın uzmana başvurmasında fayda vardır. çünkü muayene bulguları gerek hastalığı saptamada, gerekse tedavinin yönlendirilmesinde olabildiğince önem taşımaktadır.



gerekli görüldüğü takdirde düz röntgen incelemesinin yanısıra, boyun omurlarına yönelik tercihen mrı incelemesi ve emg seçkin yöntemlerdir. boyun fıtığına bağlı sinir kökü basısı bulunmakta olan hastaların yüzde 95inden fazlası cerrahi gerekmeksizin iyileşecektir. bu iyileşme periyodunda bazı fizik tedavi yöntemleri faydalı olacaktır. cerrahi tedavi, iyileşme göstermeyenler veya diğer tedavi yöntemlerine karşın ilerleyici nörolojik hasar gelişenler için lazımdır. doğru endikasyon durumunda boyun fıtıklarına cerrahi yaklaşım, neticeleri genellikle iyi olan seçkin bir yöntemdir.

Bel fitigi

Bel fıtığı

Uygun tedavi yönteminin seçilmesi durumunda bel fıtığı hastalarının iyileşme şansı çok yüksektir...



bel fıtığında erken teşhis çok mühimdir. çünkü, erken teşhis en çabuk sürede ideal tedaviye karar verilmesini temin eder. ideal bir zamanlama ile yapılan cerrahiden hastanın faydalanma oranı daha yüksek olur. hastalık belirli bir dönemi geçtikten sonra yapılan tedaviler ağrıyı geçirse de uyuşukluk, kuvvetsizlik gibi hastalığın belirtileri tam olarak düzelmeyebilir. dolayısıyla, erken teşhis ve şayet gerekiyorsa erken rehabilitasyon

epidural kateterizasyon

ameliyat



bel fıtığı cerrahisi nasıldır ?



bel fıtığı ameliyatının esası; omurga kemikleri arasında fıtıklaşıp omurilik ve sinir dokusu üstüne doğru yer değiştirerek sinir dokusunu basınç altında tutan fıtık parçasının çıkartılması, temizlenmesi ve sinir dokusunun rahatlatılmasıdır. fıtıklaşan bu bölgeye ulaşmak için kesinlikle bir cerrahi müdahale lazımdır. cerrahi yöntemler arasında esas olarak yapılan işlem ve netice açısından çok önemli değişiklikler bulunmamaktadır. her bir yöntemin kendine göre endikasyonları, yapılabilme durumları mevcuttur. önemli olan hastanın yapılan işlemden gördüğü neticedir.



bel fıtığı cerrahisindeki başarı yüzdesi nedir ?



uygun endikasyon, yani doğru hasta tercihi durumunda bel fıtığı ameliyatlarından fayda görme oranı yüzde 95tir. yüzde 5 oranında ise doğru ameliyata karşın yakınmaların devam etme riski vardır.



ameliyat olan hasta ne kadar müddet sonra iyileşebilir ?



özellikle son 15-20 yılda bilgisayarlı tomografi ve magnetik rezonans görüntüleme gibi tanı yöntemlerinin kullanılmaya başlaması bel fıtığını tespit etme ve başka hastalıklardan ayırdetmede büyük basitlikler sağlamıştır. buna paralel olarak ameliyat tekniklerinde de gelişmeler olması neticesi bel fıtığı ameliyatları korkulan bir ameliyat olmaktan çıkmıştır. artık hastanede kalma müddeti giderek kısalmakta, hasta en kısa sürüde günlük yaşamına tekrar dönebilmektedir.



bel fıtığı hastalarına tavsiyeler:





bel fıtığı ağrılarının nedeninin tam olarak teşhis edilebileceği bir merkeze ve bu konuda uzmanlaşmış bir doktora başvurulmalıdır.



bel ağrısının sebebi bel fıtığıysa, bunun ameliyat gerektirip gerektirmediği ortaya konmalıdır.



ameliyat gerektirmeyen durumlarda istirahat, ilaç tedavisi ve daha sonra bazı durumlarda fizik tedavi yeterli olmaktadır.



ameliyatın lazım olduğu durumlarda; hem nasıl bir ameliyat yapılacağı ve ameliyatın zamanlaması, hem de ameliyat sonrası dönemde dikkat edilmesi gereken konular konusunda hastaya yardımcı olunmalıdır.

Bel agrilari

Bel ağrıları

Vücudu yanlış kullanmaktan fıtığa kadar pekçok etken bel ağrısına neden oluyor. dünyada her 100 kişiden 75-90'ı, türkiye'de ise 14'ünün beli ağrıyor. bilgisayar kullanırken, otururken, gündelik işlerimizi gerçekleştirirken yaptığımız hatalar vücudumuzun en fazla incinme riskine sahip olan bölgesi belimizde sorunların ortaya çıkmasına neden oluyor.



masa başında yapılan işlerin artması, daha az hareketlilik ve ağır sporların yaygınlaşması, bel ağrısını arttıran faktörler olarak karşımıza çıkıyor. yapılan araştırmaya göre türkiye'de her 100 kişiden 14'ü bel ağrısından şikayet ediyor.



ömrümüz uzadı ağrılar arttı



fransa'da, montpellier üniversitesi propara omurilik hastalıkları merkezi'nde, dünyada ilk kez omurilik felçli hastayı yürüten ekip içerisinde yeralan romatizmal hastalıklar ve fiziksel tıp ve operasyon süreleri kısaldı. hastalar ameliyat oldukları gün yürüyebiliyorlar, taburcu olabiliyorlar. bel fıtığı tedavisinde, rehabilitasyon ve hastaların eğitimi önem kazanıyor.

Ayak ve ayak bilegi sorunlari

Ayak ve ayak bileği sorunları

Vücudumuzun yerle olan ilk teması olan ayağımız esasında tarak kemiklerinin de sayesinde yelpaze gibi açılarak dengeli ve eşit bir yük dağılımı temin eder.



liflerin hatasız mimarisi ile de hareket durumunda iken de bir bütünlük oluşturur. ayak bileğinin bilhassa her 2 yanındaki bağlar en sık yaralanan yapılardır. yaralanma günün her saatinde olabilir. sıklıkla futbol oynarken, yüksek topuklu, kalın tabanlıklı ayakkabılarla dikkat edilmeden yürürken meydana gelmektedir. şişlik, ağrı, basamama ile başlayan yakınmaların nedeni zaman geçirilmeden doktora danışılmalıdır.



doğru olmayan, tam yapılmayan tedaviler sık çıkığa ve burkulmaya neden olurlar. bu durum üstünde durulması gereken ileride kireçlenmeye ve güçsüzlüğe yol açabilecek bir sağlık sorununu oluşturur.



ayaklarda biçim bozuklukları:



ayak vücudun yüküne hareket veren bir organdır. hareketleri ile olduğu kadar sabit kaldığı anlarda da görev yapar. biçim bozukluğu yalnızca kozmetik değil, ortopedik bir sorunudur. sıklıkla parmakların üst üste binmesi karşılaşılır. başparmağın iç tarafta belirginleşmesi ve 2. parmağa yaklaşması, üzerine binmesi biçiminde ifade edilecek biçim bozukluğu en sık rastlanan hastalıktır (hıllux valgus).



bu hastalıkta başparmak kendi ekseni çevresinde dönmekte ve üstüne düşen yükü kaldıramamaktadır. buda ayağın itiş gücünü azaltmakta dengemiz yük dağılımına ve ileride kireçlenme ve ağrıya sebep olmaktadır.



çekiç parmak:



parmakların yere paralel değil de dikey konumda olduğu durumdur. genelde sıkı ayakkabı giyilmesi nedeniyle oluşur. hastalar daha ziyade nasır yakınmaları ile doktora başvururlar.



topuk peşindende çıkıntı:



bu hastalıkta ökçesi yüksek ve sıkı ayakkabı giyen hanım ve beylerde ağrı ve nasır yakınması ile başvurmaktadırlar. ön ayağın içe yada dışa dönük olması az da olsa karşılaşılan biçim bozukluklarıdır.

Artroskopi ve meniskus

Artroskopi ve menisküs

Menisküs nedir ? işlevleri nelerdir ?



diz ekleminde c ve o şekliyle uyluk ve baldır kemikleri arasında yer alan kıkırdak kıvamında eklem içi yapılardır. her diz ekleminde iki tane menisküs bulunur. daha ziyade dizide bulunmaları nedeniyle varlığı önlenen menisküsler vücutta eklemleri korumak, işlevlerine yardımcı olmak gibi görevleri üstlenmişler. eklemin uyum ve sıkılığını artırmak, şok emilmesi, kontrol düzeyin artırılması, eklemin beslenmesine yardımcı olmak gibi ayrıntılı vazifeleri vardır.



menisküs yaralanmasının sebepleri nelerdir ?



menisküsün çeşitli sebeplerden dolayı zedelenmelerine, yırtılmalarına, ezilmelerine menisküs yaralanmaları ismi verilir.



küçük de olsa zorlanma, düşme, çarpma,



şiddetli bedensel egzersizler,



dizin uyluk altında aşırı iç ve dış dönmesi ya da aşırı gerilme hareketleri gibi faktörler hemen hemen her zaman yırtığın oluşmasında ön koşuldur. bu bir spor müsabakasında olabileceği gibi düz zemindeki basit düşmelerle dahi oluşabilmektedir. günlük yaşamda sporcularda karşılaşıldığını duyduğumuz bu hastalık, hemen hemen herkesin yaşayabileceği bir sorundur.



menisküs yaralanmasının belirtileri



belirtiler şiddetli ağrı, yırtık, menisküs parçasının iki eklem yüzeyi arasına sıkışması neticesi klasör yarı bükük konumda kilitlenmesi şeklinde ortaya çıkabilir. bu stil yaralanmaya maruz kalmış kişinin klasörde yavaş gelişen şişlik, hareketlerle artan diz ağrısı, zaman zaman de dizde kilitlenme neticesi hareketsizlik hali oluşur.



erken teşhis önemlidir



yırtık bir menisküsle günlük faaliyetine devam eden kişilerde yırtığın oluşturduğu düzensizlik nedeniyle eklem yeterince fonksiyon yapamaz. bu da erken dönemde kıkırdak hasarına, bu nedenle kireçlenme tabir edilen osteoartrite yol açar. dolayısıyla, basit düşme veya spor faaliyetleri sonrasında meydana gelen ağrı ve şişlik basite alınmadan en yakın doktora başvurulmalıdır.



menisküs yaralanmasının teşhis yöntemleri ?



mr (emar)

tanı maksatlı menisküs yırtığı ameliyatından sonra hastanın işine dönme müddeti 1-2 ayı bulurken, artroskopik yöntemle yapıldığında hasta 1 hafta içerisinde işine dönebilmektedir.



klasik yöntemle yapılan ameliyattan sonra hasta 2 hafta koltuk değneği kullanırken, artroskopik ameliyattan sonra hasta hemen yer basabilmekte ve hiç koltuk değneği kullanmamaktadır.



kesi yeri çok ufak olduğu için yara iyileşmesinde sorun olmaz, ameliyat sonrası iltihaplanma riski çok düşüktür.