?

Hipnoz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hipnoz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Hipnoz hakkinda sikca sorulan sorular

Hipnoz hakkında sıkça sorulan sorular

01. hipnoz nedir ?



hipnoz, kişinin bilinçaltına dolaysız yönden erişmeye çalışan bir tekniktir. hipnoz, bilinçaltına açılan bir kapı, zihni anlamada bir rehberdir. bir çok insanın hipnozdan korkmasına karşın hipnozda korkulacak esrarengiz bir şey yoktur. tıbbi çalışmalar, hipnozun tedavi edici değerini, kuşkudan uzak apaçık olarak ortaya koymuştur.



02. normal bir insan hipnoz olabilir mi ?



evet daha zeki olanlar ve daha fazla dikkatini toplayabilenlerde hipnoz daha faydalı neticeler verecektir. her normal insan rahatlıkla hipnoz olabilir.



03. hipnoz olabilmek için nasıl bir zekaya sahip olmalıyız ?



başlangıçta daha zeki olanlar, az zeki olanlara kıyasla hipnoza daha çabuk daha kolay, daha yararlı sonuçlarla hipnoza girebilirler. zeka geriliği olmayan hipnoz olmaya istekli hemen hemen herkes hipnoz olabilir ve yararlı neticeler elde edilebilir.



04. hipnoza girmek için ne yapmalıyız ?



en iyi neticesi elde etmek için hipnoterapist'e etkin bir yardım yapmaya çalışılmamalıdır. her şey akışında doğal ve normal olmalıdır. bununla birlikte öneri edilen zihinsel düşüncelere ve imajlara mukavemet edilmediği vakit en iyi netice elde edilecektir.



05. hipnozun bölümleri / aşamaları var mı ?



evet genellikle hipnoz üç sınıfa ayrılır. hafif-orta-derin. tıbbi açıdan derin hipnozun orta hipnoza olan bir avantajı yoktur. genellikle ilk seanstan sonra kişi daha çabuk hipnoz edilir ve birinciden daha fazla ve iyi bir dinleme duygusuyla hipnoz edilir. bu kişiye bağlıdır fakat genellikle daha çok uyum sağlayabilen kişiler ikinci ve üçüncü seans anında tamamen gevşerler.



06. hipnoz anında bilincimi kaybedecek miyim ?



hayır. tamamen hissedebileceksiniz. hipnoz bilinç kaybı değildir. hipnozda geçirdiğiniz vakit süresince ne yaptığınızın ne söylediğinizin genelini hatırlarsınız. hipnoz kendinden geçme hali değildir. koma hali değildir. pekçok danışan ilk seansta hipnoz olmadığını iddia edecek kadar farkındalığın olduğu özel bir trans durumunu ifade eder. hipnoz dizginleri başkasına vermek demek depildir. kontrolü kaybetme duygusu da değildir. tam tersine kendine güven ve inanç duygularınızın arttığını hissedersiniz. hipnozda bulunduğunuz müddet boyunca kendinizi kaybederek istemediğiniz bir şey söylemez ya da yapmasınız.



07. hangi duyguları hipnoz anında yaşayacağım ?



harika duygular içerisinde olacaksınız. sakin, dinlenmiş, huzurlu,dingin ruhsal duygular içerisinde gözleriniz açılacak. genellikle insanların tekrardan yeniden deneyimlemek diledikleri bir duygudur.



08. ya hipnozdan çıkamazsam / uyanamazsam ?



hipnozun tedavide kullanıldığı yaklaşık 250 yıllık tarihinde, hipnozdan uyanamayan yada uyandırılamayan hiçbir vaka rapor edilmemiştir.



09. hipnoz anında olanları sonradan hatırlayacak mıyım ?



evet. ne olduğunu hatırlayacaksınız, seanstaki bilinçli düşüncenizi hatırlayın veya hatırlamayın bu doğaldır ve normaldir.



10. hipnoz irademi zayıflatacak mı ?



hayır, iradenin kuvvetlenmesi ve iradenin zayıflamaması isteği oluşur. bu durum danışanın ızdırap çektiği fonksiyonel ya da organik rahatsızlığın tedavisindeki mücadelede faydalı olur. zihne ilişkin geniş düşünce potansiyelimizin yalnızca ufak bir kısmı normal olarak kullanılır ve hatta bu sıkça stres, moral çöküntüsü ve gerginlik gibi irade ile giderilerek yaşamımız daha da güzel olur. hipnoz içinde biz bu imkandan yararlanmaya çalışırız.



11. beni nasıl hipnotize edebilirsiniz ?



bir çok tekniği vardır. fakat asla iki kişinin trans tekniği herşeyiyle aynı olmaz. sizin şahsi durumunuza ideal olan en hoş metodu seçerim.



12. ben hipnoz olamayacağımı düşünüyorum. bu durum benim problemimin çözümünü olanaksız yapar mı ?



hayır. sizin yalnızca hipnoterapist ile işbirliğine girmeye ve hipnoterapistin talimatlarını yerine getirmeye ihtiyacınız vardır. ilk seanstan sonra hipnotik seansa girme yeteneğinizde hiçbir korku ve şüphe olmayacak rahatça hipnotize olabileceksiniz.



13. tıbbi dernekler hipnozun kullanılmasını onaylarlar mı ?



evet. ingiliz tıp derneği 1775'de tıbbi hipnoz üstüne şahane bir rapor yayınladı. amerikan tıp derneği sözcüleri de 1958'de tıbbi hipnozun kullanılmasını ideal gördüler. türkiye'de henüz yasal bir düzenleme yoktur.



14. hipnoz istenmeyen alışkanlıkların atılmasında yararlı mıdır ?



evet. çok faydalıdır. bunun anlamı bir kişi devamlı bir dinlenme veya rahatlama için ciddi bir arzuya sahiptir. örneğin, sigara içme, tırnak yeme, endişe, korku ve fobiler ortadan kaldırılabilir.



15. hangi şikayetler için hipnozun faydalı olduğu gösterilmiştir ?



genel tıpda hipnoz: ağrılarda, ağrısız doğumda, trigeminal nevraljide, dişci korkusunda, anestezide, migrende, asabi tansiyonda, astımda, ülseratif kolon, irritabl kolonda, alerjik deri hastalıklarında, psoriasisde (sedef), siğillerde



psikiyatride hipnoz: tik, kekemelik, anoreksia nervoza, bulumia nervoza, obesitede, gece idrar kaçırma, sigara - alkol - madde bağımlılığı, depresyon, fobiler, performans anksiyetesi, panik bozukluğu, sosyal fobi, posttravmatik stres bozukluğu, çoğul kişilik bozukluğu, psikolojik bellek kayıpları, psikolojik nedenli bayılmalar, psikolojik ağrı bozuklukları, cinsel işlev bozuklukları, vajinismus, uyku bozukluklarında, diş sıkma



diğer alanlarda hipnoz: spor, eğitim ve endüstride performans arttırmada, yabancı dil eğitiminde



16. hipnoz bilinçaltındaki bilgileri mi ortaya çıkarır mı ?



hipnoza girmek demek özel hayatınızın ortaya çıkması demek değildir. bilinçaltı ise yalnızca hipnozda bulunduğumuz müddet boyunca ortaya çıkmaz. bilinçaltımız biz uyuduğumuz vakit bile etkin ve canlıdır. değişik farklı zamanlarda değişik farklı biçimlerde kendini ortaya koyar. örneğin; evimize gelen misafire 'hoşgeldiniz' yerine 'güle güle' demek bilinçaltının dil sürçmesi yoluyla kendini ifade etmesidir. bilinçaltına bir biçimde yerleşmiş olan yanlış ve hatalı öğrenme ürünleri bincimizi de etkileyerek rahatsızlıkları ve hastalıkları oluşturur. hipnoz ve hipnoterapi yoluyla bu yanlış ve hatalı öğrenme ürünlerini olumluya çevirmeye, böylece rahatsızlıkların ortadan kaldırılmasına çalışılır.



17. hipnoz bağımlılık yapar mı ?



kesinlikle hayır. hipnoz bağımlılık yapmaz. vücudunuza dışarıdan gelişi hoş bir ilaç ve/ veya farmakolojik etki yapacak bitkisel. . vb gelişi hoş bir madde verilmez. kendi zihinsel güçlerinizi kullanarak iyileştirici etkiyi elde edersiniz.



18. hipnoz kimlere uygulanmamalı, kimlere uygulanamaz ?



bunama (demans) ve zihinsel engellilere (mental retardasyon) hipnoz uygulanamaz. psikotik grubu hastalara psikiyatristler dışındaki uzmanların hipnoz uygulaması ideal olmayabilir. bunların dışında hipnoz olmayı isteyen hemen hemen herkes hipnoz olabilir.



19. isteğim dışında zorla hipnoza girer miyim ?



hayır. hipnoz, bireyin isteğiyle, hipnoz uygulayan kişinin direktifleri doğrultusunda bireyin inanması ve güvenmesi yoluyla gerçekleşen bir durumdur. dolayısı ile hipnoza girmek istemeyen kişi direktiflere uymayacağı için isteği dışında hipnoza sokulamaz.



20. hipnozun büyü, sihir ve doğaüstü güçlerle bir ilişkisi var mıdır ?



hayır yoktur. hipnoz tamamen beynin doğal ve normal işlevlerinden bir tanesidir. büyü, sihir ya da doğaüstü hiçbir yönü yoktur. tarihin çok eski dönemlerinde hipnoz dini ayin ve törenlerde toplulukları etkilemek ya da bazı hastalıkların tedavisi amacıyla rahipler ve kabile büyücüleri tarafından kullanılmıştır. bu kişiler ise bulundukları topluluklardaki ayrıcalıklı konumlarını sürdürebilmek için hipnozu olağanüstü, mucizevi, kutsal bir durum; kendilerini de bu mucizevi ve kutsal olayı gerçekleştirebilen, olağanüstü güç ve yeteneklerle donatılmış üstün ve kutsal kişiler gibi göstermişlerdir. bugün bile günümüzde medyum, astrolog ya da "şifacı"/ "ermiş" olduğunu söyleyen bazı kişiler "tanrının yalnızca kendilerine verdiği olağanüstü güç ve yetenekler"i olduğunu ve bu güçlerle insanları iyileştirdiklerini söyleyerek çıkar sağlamakta, hipnozu doğaüstü bir olgu gibi göstermektedirler.



21. sorunlarım kesin olarak ortadan kalkar mı ?



tıbbi ve psikolojik hiçbir yaklaşım % 100 garanti veremez vermemelidir. en basit rahtsızlıklarda bile kesin tedavi oluşamayabilir. hipnoterapiden de yararlanma oranınınız çoğunlukla size bağlıdır. hipnoterapist elinden gelenin en iyisini yaparak sorununuzu ortadan kaldırmaya çalışır. ancak hiçbir garanti verilemez.

Hipnoz kullanim alanlari

Hipnoz kullanım alanları

Ağrı ve hipnoz



en zor ağrılarda bile aktivitesi kabul edilen hipnozun, ağrıları iyileştirmede son derece başarılıyla kullanılıyor.



a- migren ağrılarında



b- ağrısız doğumda



c- trigeminal nevraljide



d- anestezide



e) fibromiyalji



sigara ve hipnoz



sigara bir alışkanlık bozukludur. sigara alışkanlığını hem psikolojik kademede hemde fizyolojik kademede ortadan kaldıran en etkili yöntem hipnoz ve hipnoterapidir. sigara alışkanlığını bireyler kendi kendine de bırakabilirler. ancak her birey yardım almadan sigara bırakma konusunda başarı belirten olamaz. işte bu noktada hipnoz ve hipnoterapi ile sigaraya son verebilirsiniz. sigara bırakırken rastlanan en önemli sorunlardan biri kilo alma diğeri ise sinirlilik ve asabiyettir. ancak hipnoz ile sigara bırakırken bu sorunlarla uğraşmayacaksınız. yani kendinizi neşe ve huzur içerisinde hissederek normal beslenme alışkanlığınızı sürdürerek sigarayı bırakabilieceksiniz. bunun için lazım olan tek şey ''sigarayı bırakmayı gerçekten istemektir''. ülkemizin saygın bilim dergisi, bilim teknik dergisinde '' hipnozun sigara bıraktırmak için geliştirilmiş pekçok bilimsel metoda oranla çok daha etkili olduğu belirlendi. '' denilmektedir. (bilim teknik dergisi şubat 1993, s. 110 )



genel bir kural vardır, tıpta asla yüzde yüz yoktur. ancak bu yöntemin başarı oranı diğer sigara bıraktırma yöntemlerine göre daha yüksektir. çünkü kişiyi sigara içmeye yönelten şartlanmalar, sadece hipnozla ortadan kaldırılabilir. kişi bırakmayı ne kadar çok istiyorsa başarı belirten olma oranı o derece yüksektir. hipnoz olayı beyinde ve bilinçaltında çözen tek yöntemdir.



kilo ve hipnoz



beslenme bilincimiz ve damak tadımızda bilinçaltındaki düşünce kalıplarımız tarafından yönetilir. ama hipnoz yöntemiyle bilinçaltımızdaki düşünce ve davranış kalıpları değiştirilerek yerine istenilen kalıplar konabilir. kilo almak ve kilo vermek en basit mantıkla; vücuda alınan yiyecek miktarından daha çok /az enerji harcanması esasına dayanır. hipnoz uygulayarak katı rejim yazılımları uygulaması yapılmamaktadır. hipnoz yöntemi ile zayıflamada ''zihnin doyurulması '' hedeflenir. az oranda yiyecek yiyerek çok oranda tat ve lezzet almak ve daha hızlı doyum noktasına ulaşmak amaçlanır. böylece daha az yiyerek kendinizi neşeli ve doymuş hissederek kilo verebilirsiniz.



kiloların oluşmasında genel olarak şu nedenler göze çarpmaktadır.



a. altta yatan psikolojik nedene dayalı psikolojik yeme alışkanlığı



b. bir takım ilaçların yan tesiri nedeniyle ortaya çıkan kilolar



c. organik nedenlerle meydana gelen beslenme kusurları



d. ailesel yatkınlık neticesi meydana gelen kilolar



e. diğer nedenler



zayıflama konusunda bireylerin istemleri çok mühimdir. zayıflamak isteyen danışan şunları bilmelidir. zayıf ve ince bir bedene sahip olma isteği başarı oranını da o miktarda yükseltecektir. zayıflamak isteyen danışan zayıflama kararını net olarak vermeli, zayıfladığı vakit ne kazanacağını iyi bilmelidir. danışanın zayıf olmakla ilgili kötü anıları var mı ? zayıflık onun için ne anlam söylüyor ? kilolu bir insan olmanın avantajlarını yaşamış mı ? yiyecekler ve içecekler açısından alışkanlığı nasıldır ?



psikoloji ve psikiyatride hipnoz



psikoloji ve psikiyatride hipnoz geniş bir kullanım alanına sahiptir. zaman zaman hipnoz, tedavinin kendisi bazı durumlarda ise diğer bütün yöntemlerin bir parçası ve destekleyicisidir.



psikolojide ve psikiyatride hipnoz: tik, kekemelik, anoreksia nervoza, bulumia nervoza, obesitede, gece idrar kaçırma, sigara - alkol - madde bağımlılığı, depresyon, fobiler, performans anksiyetesi, panik bozukluğu, sosyal fobi, posttravmatik stres bozukluğu, çoğul kişilik bozukluğu, psikolojik bellek kayıpları, psikolojik nedenli bayılmalar, psikolojik ağrı bozuklukları, cinsel işlev bozuklukları, vajinismus, uyku bozukluklarında.



çocuklarda hipnoz



hipnoz ile çocukların yaşadığı bazı psikolojik problemleri da ortadan kaldırmak mümkündür..



çocuklarda aşağıdaki sorunlarda son derece pozitif neticeler elde edilebilir.



a- alt ıslatma (enürezis ), dışkı yapma (enkoprezis )



b- korkular (karanlık korkusu, köpek korkusu, yükseklik korkusu, okul korkusu. ... )



c- konuşma bozukluğu (kekemelik )



d- davranış bozuklukları



e- eğitim ve öğrenme sorunları



f- uyum problemi (arkadaşlarına, okul ve sınıfına ,kendi iç uyumunu sağlamada )



g- parmak emme, tırnak yeme, tik gibi davranış problemleri ortadan kaldırılabilir.



korku ve fobilerde hipnoz



korku ve fobilerde hipnoz olabildiğince aktif olarak kullanılıyor. seanslar sonunda danışanlar yaşamlarına daha olumlu ve da özgürleşmiş olarak devam etmektedirler. tek yitirilen aylardır belki de yıllardır sahip olunan korkular olmaktadır.



bazı korkular;



a- köpek korkusu



b- yükseklik korkusu



c- karanlık korkusu



d- yalnızlık korkusu



e- asansör fobisi



f- kan fobisi



g- gök gürültüsü ve fırtına korkusu



h- uçuş korkusu



i- sosyal fobi



j- belirli seslerden korkma, arılardan ve örümceklerden korkma, farelerden korkma, hayaletlerden korkma, ateşten korkma ,denizden ve yüzmekten korkma...



eğitim ve sporda hipnoz







eğitimde hipnozun kullanım alanı olabildiğince geniştir. okul korkusu olan ilköğretim öğrencisinden öss sınavına hazırlanan öğrenciye kadar eğitimde pekçok noktada kullanılıyor. sınav stresi ve sınav heyecanında, öğrencinin ders çalışmak istediği halde çalışamadığı durumlarda, konsantrasyon ve dikkati artırmada, motivasyon ve disiplinli çalışma konularında... hipnoz olabildiğince başarı belirten neticeler vermektedir.



öss, oks, kpss gibi sınavlar şu anki eğitim sisteminin neticesi olarak öğrenciler üstünde büyük bir basınç oluşturmakta ve bu basınç da bazı öğrencilerin aşırı strese girmesine, başarı düzeylerinin azalmasına yol açmaktadır. öğrenciler sınav öncesinde ve sınav anında korku, kaygı ve stres nedeniyle, varolan bilgi ve beceri düzeylerinin çok altında bir performans gösterebilmektedirler. öğrenmede kaygının seviyesi çok mühimdir. ders çalışma ve öğrenmede az endişeli olmak veya çok endişeli olmak öğrenmeyi negatif etkilerken; belirli miktarda kaygının varlığı öğrenmeyi pozitif yönde tesirler. olması gereken kaygı seviyesi ise istendik bir durumdur.



bu taktirde öğrencilerin daha başarı belirten olabilmeleri için ders çalışmalarının yanı sıra sınav stresi, motivasyon elde etme ve motivasyonu sürdürme, tertipli ve sistemli çalışma alışkanlığını kazanma, bellek kapasitesi doğrultusunda öğrenme ve öğrendiklerini zihninde saklama, konsantre olabilme, özgüvenini güçlendirme, ve öğrenme hakkında negatif şartlanmaları ortadan kaldırma gibi sorunlarının da çözümlenmesi gerekir. şayet bireyler bu konuda ideal zihinsel performansa ulaşırlarsa sınav öncesi daha rahat şekilde ders çalışabilir ve sınav anında da kendi psikolojilerini denetleyerek gösterebilecekleri en iyi performansı ortaya koyabilirler. korku, kaygı ve stres belli bir düzeyin üstüne çıktığında bireyler iyi bir zihinsel performans sergileyemez. işte bu temelden hareketle şayet öğrenciler sınav öncesinde iyi bir performans göstererek ders çalışırlarsa sınav anında rahat, huzurlu ve sakin bir taktirde kalabilmeyi öğrenirlerse varolan potansiyelini çok daha verimli kullanacağı için daha başarı belirten olacaktır.



sınav başarısının, okul başarısının artırılmasına yönelik olarak uygulanan hipnoz ve hipnoterapi ile şu pozitif değişme ve iyileşmeler oluşmaktadır.



- kaygı ve stresin kontrol altına alınması



- konsantrasyonu sağlama



- dikkati yoğunlaştırma



- motivasyon sağlama



- öğrenmeyi engelleyen negatif yargıların ortadan kaldırılması



- belleğin güçlendirilmesi



- sınav anında oluşabilecek kaygıyı kontrol altında tutma



- sınav öncesi verimli ders çalışma yollarını aktif biçimde kullanma



- özgüvenin artırılması



- sınavda vakti verimli kullanma



bu çalışmada hedeflediğimiz nokta, öğrencilerin kendi kapasiteleri dahilinde yapabileceklerinin en iyisini ortaya koyabilmeleri ve sadece sınav için değil bütün hayatları boyunca yararlanabilecekleri bazı bilgi ve becerileri kazanabilmeleridir.



kısacası hipnoz ve hipnoterapi ile;



- kaygı ve korkudan uzak ders çalışırsınız.



- sınav anında konsantre olur. vakti aktif kullanır ve daha aktif bir sınav süreci yaşarsınız.



- motivasyonunuz çoğalır ve disiplinli çalışırsınız.



- sınavda maximum netice elde etmeniz için bütün potansiyelinizi değerlendirmiş olursunuz.



resim, heykel ve daha pekçok hoş sanatlar alanında uğraşan insanlar için yaratıcılığını geliştirmek ve konsantrasyonlarını artırmak için hipnozun kullanıldığı bilinmektedir.



hipnoz sporda da kullanılıyor. sporda konsantrasyonu ve motivasyonu artırarak, disiplinli çalışmayı sağladığı bilinmektedir. ingiliz futbolcu david beckham' ın hipnoz olarak karşılaşmaya çıktığı basında da yer almıştır.

Oto hipnoz

Oto hipnoz

Bir kişinin kendi kendini hipnoz edemiyeceğine dair eski bir inanç vardır ve bu hipnoanaliz için de geçerlidir. hipnoanaliz gıdıklama veya gıcıklanmaya benzer. kişinin kendi kendini hipnoanaliz etmesi olabildiğince kolay değildir. yine de rahatlama, anestezi ve sınırlı diğer durumlar için self hipnoz tatbik edilebilir ve de devamlı durumlar için de self hipnozu öneri etmeyi düşünebilirsiniz. en etkili olacak olanı, hasta tamamen kendinde olmaya yakın olmalı ve hasta genel hipnoz ile ilgili ayrıntılı bilgi sahibi olmalı. şayet hasta transta iken telkinler verilirse, self hipnozu öğrenme daha kolay olacaktır. hastanın tertipli seansları anında yararlı olana paralel bir metod tercihi yapılacaktır. sizin öneri ettiğiniz önerilerin desteği için hasta self hipnozu kullanabilir.



bir hipnotik transta telkinle hastaya "sen benim seninle olduğumu ve sana yaptığım gibi sana hipnoz için verdiğim tavsiyeleri düşünerek kendi kendini hipnotize edeceksin... "



self hipnozu başarmak için kullanılan daha az yaygın yollar veya metodlar vardır.



bunlar, kasetçalar ile hastayı hipnotize ederek tedavi etmek, tedavi edici tavsiyeler veya telkinler ve kendi yönteminizle uyanmak gibi çeşitli metodları içine alır. hipnoz sonrasında hasta kaset çalacak ve daha sonraki hayali durumlarda hasta kendi kendine hipnotik duruma girebilecektir. yazılı telkinlerle ve aynı yolun uygulanmasıyla bu başarılmıştır.



a. esas otohipnoz :



temel otohipnoz beş aşamadan oluşur:



1. doğal ritmik solunum.



2. bilimsel vücut gevşemesi.



3. pozitif hayal kurma.



4. oto-telkin.



5. 'reentry' (geri dönüş)



b. doğal ritmik solunum



doğal ritmik solunum, vücudunuzu kendi solunum ritmini bulmaya bırakmanızı olası kılar. derin derin nefes almak için, kendinizi zorlamanıza gerek yoktur. yalnızca, kendinizi uyuyan bir bebeğin rahatlığı ve sükunetiyle nefes almaya bırakın.



fizyolojik olarak, doğal ritmik solunumun, vücudun gevşemiş bir taktirde kalmasına yardım ederek, sempatik sinir sistemi işlevi azaltma eğilimi vardır. sinir sisteminizin sempatik bölümü, vücudunuzun kendi normal kapasitesinin üzerinde zorlanmasından sorumludur. stres veya tehlike zamanlarında, tehlikeyi karşılaması gereken tüm organlar aktive edilir. sempatik sistem kalp hızını artırır, her vuruşta daha fazla kan pompalanmasına neden olur. göz pupillerinizi genişletir, görme duyarlılığınızı artırır. ilave adrenalin yapılır ve bu da, karaciğerinizi daha fazla glikoz üretmesi için uyarır. stresi karşılamak için gereksinim duyulmayan organlara (mide gibi) giden kan azaltılır. buna, tehlikeye cevap olarak, vücudun savaşması veya kaçması denir, çünkü, vücut tehlikeyle yüzyüze gelme veya ondan kaçma yoluyla yaşamda kalmanın yolunu arar. bu savaşma veya kaçma halinde kalma, vücudun yıpranmasına ve hırpalanmasına yol açar. doğal ritmik solunum, vücudunuzu rahatlatmaya yardım etmek ve normal fonksiyonuna geri döndürmek için bir yoldur.



devamlı ve tertipli solunum yoluyla, sempatik sinir sisteminin rahatlatılması, psikolojik faydalar da temin eder. rahatlık hissini artırır, sinirliliği yatıştırır, düşünce mekaniğinde rahatlama yapar ve iyilik hissini uyandırır. kolayca doğal ritmik solunum, parasempatik sinir sistemini aktive ederek tüm vücudun stresten uzak fonksiyonunu temin eder.



bu solunum tipinin faydalarını, modern bilim adamları gibi, eski yoga filozofları da biliyorlardı. doğal ritmik solunum, fiziki aktiviteden uzaklaşmanıza izin verir, böylece zihni hipnotik tecrübe için hazırlar.

Hipnoz hastasinin ozellikleri

Hipnoz hastasının özellikleri

Hipnoz adaylarını seçerken danışanın değerlendirilmesi mühimdir. benim kanaatime göre gelecek danışanın ideal olup, olmadığına karar vermek için kullanılacak ölçütler şunlardır:



a. yaş



b. hipnoza ve hipnoterapiste inanç ve şifa bekleme



c. istek ve motivasyon



d. konsantre olma yeteneği



e. hayal gücü



a - yaş:



on ile yirmi yaşları arasında veya yirmi yaşların ilk yıllarında olan hastaların diğer yaş gruplarına kıyasla hipnotik duruma daha kolay ve hızlı girdiği görülmektedir. spesifik yaş sınıfı olmamasına karşın, yedi ile altmış yaş arasındakiler en iyi hipnotize olmaktadırlar. hipnoz, yüksek hayal güçleri sebebiyle yedi yaştan daha küçükler üstünde bile etkilidir. çocuklarda hipnoz genellikle son derece basit bir işlemdir. çocukların yaklaşık yüzde 100 ü hipnotize edilebilir. teknik, yetişkinler için tasarlanandan bir miktar farklıdır. pratikte, çocukların hafif bir transa girdikleri ve onları hipnotize etmek için lazım tekniğin minimal olduğu görülecektir. bu konuda iki ana kural şudur:



a) çocuğun güvenini kazanmak



b) ne yapılacağını ona anlatmak



yazarlar arasında erkeklerin mi yoksa bayanların mı hipnoza karşı daha duyarlı oldukları konusunda değişik fikirleri vardır. fikirlerin çoğu bayanların erkeklere kıyasla daha iyi denekler olduğu şeklindedir. bu durum, muhtemelen toplumumuzdaki bayanların daha bağımlı cinsiyet olmalarına ve bundan dolayı, hipnotik indüksiyon sırasında verilen telkinlere daha az direnç göstermelerine bağlıdır.



b - hipnoza ve hipnoterapiste inanç ve şifa bekleme:



hipnoza karşı beslenen inancın bilinçli olması koşul değildir. en iyi neticelerin pekçoğu şu biçimde diyen danışanda meydana geldi. "beni hipnotize edebileceğinize inanmıyorum. " bu pek çok insan için, gece yalnız olarak bir mezarlıktan geçmeye benzer, hiçbirimiz hayaletlere inanmasak da, orada kimseyle karşılaşmayı istemeyiz.



hipnoz hakkındaki batıl inançlar ve hipnotistin gücüyle ilgili yanlış fikirler çoğu kez, hastanın hassasiyetini arttırıcı yönde etki eder. zaman zaman batıl inançlar ve yanlış fikirler hastayı engelleyecek özelliktedir. fakat bu durum terapistle ilk konuşmada ortadan kalkabilir. pekçok yanlış fikirler, filmde, sahnede, televizyon veya radyoda hipnozun son derece dramatik sunulmasından kaynaklanmaktadır.



bilinçaltı inancı hipnoz için elzemdir, bilinçli inanç ise arzu edilir. şifa beklemek için inanç olmalıdır. bazı hastalar, ancak öteki tüm tedavi çeşitlerini denedikten ve pek çok doktoru ziyaret ettikten sonra hipnoza başvururlar. bu danışanlar hipnoz metoduna inanmış olmalarından ziyade, onun, kendilerinin son umudu olduğuna inandıkları için, hipnotik tedaviye başvururlar. bununla beraber, büyük kısmı, ilk seanslarında hipnoza iyice inanırlar.



danışan, hipnoza ve hipnoterapiste güvenmelidir. onun karar ve fikirlerine saygı duymalıdır. yıllarca eski usul tedavi almış bir danışan ,diğer danışanlara göre hipnoza daha yatkındır. çünkü son çare olarak hipnozu görürler ve şifa beklerler.



bazı danışanlar rahatsızlıklarının psikojenik kısmını problem kabul etmezler. eğer bunlar iyi hipnotik denekler olurlarsa, iyileşme harikadır. ancak psikoterapiye karşı direnç meydana gelirse, iyileşme için daha dikkatli olunmalıdır. tedavi müddetinin uzatılması gerekebilir. şahıs şifa bulacağını beklemelidir. beklemek, arzu etmeyle aynı şey değildir. uykusuz biri uyuyabilmeyi arzu eder, fakat, genellikle, bir başka uykusuz geceyi bekler.



c - arzu ve yönelim:



danışanın, inanç kazanmak için samimi bir motivasyonu olmalıdır. bu belki de en önemli ön şarttır. vakit vakit, danışan hipnotik tedaviyi ve terapisti kendi savunma sistemine yönelik bir tehlike gibi görür. bu durum doğal olarak hastanın gururunu ve güvenlik hissini arttırır ve danışan tabii ki, mevcut davranış biçiminde ısrar ederek gelişi hoş bir bozma veya değişikliğe karşı direnir.



şifa sağlamak için, danışanın yeterli arzu ve yönelimi olmalıdır. ağır ruhsal bozukluğu olan danışanların motivasyonu çok azdır. hipnotik indüksiyon temininde, direnci önlemek için yalnızca danışan motivasyonunun değil, aynı zamanda terapist motivasyonun da önemli olduğu düşünülebilir. bunun karşılıklı bir ilişki olduğunu ve samimi olmazsa, terapistin dirence sebep olabileceğini akıldan çıkarmayınız.



vakit vakit, bir merak konusu olarak, hipnotize olmanın heyecanını yaşamak için veya yalnızca ne olduğunu görmek için hipnozu denemeyi arzu edenler hipnotik tedavilere başvururlar. farkına varıldığında, böyle kişiler hipnoza kabul edilmemelidir. üçüncü seanstan sonra, iyileşme motivasyonu eksikliğinin terapisten saklanması güçtür.



hasta konsantre olabilecek kadar, ruhsal kapasite taşımalıdır. zeka düzeyi düşük şahıslardaki neticeler kötüdür. çoğunlukla, daha zeki ve daha iyi eğitim görmüş bir şahıs, daha iyi denektir. en azından vasat bir zeka arzu edilir. eğitim görmüş olma, terapist hasta arasındaki ilişkiyi kolaylaştırdığı ve açıklığa kavuşturduğu için arzu edilir. eğitim, danışan şikayetlerini, yaklaşımlarını ve arzularını daha açık tarif etmesini temin eder.



normal şahıslarla kıyaslandığında, en iyi danışanlar zeki olanlardır. psikotikler, gerizekalılar ve bazı psikonörotiklerin hipnotize edilmesi güç olabilir. fiziksel rahatsızlıkların, sinirsel orijinli olma ihtimalini düşünebilen bir danışan, kendisine böyle bir ihtimalin tartışılarak izah edilmesi gereken danışana kıyasla çok daha iyi cevap verecektir. böyle düşünen danışanlar, bu düşüncelerini derhal, genellikle de şikayetlerini anlatırken açığa vuracaklardır. normal düşünce miktarından daha fazlasına sahip olan danışanlar, birkaç tane bitmemiş veya memnun edici olmayan analize tabi tutulmuş veya psikoloji sahasında çok okumuş olabilirler. çoğunlukla, böyle bir danışan, daha çok şey istemeyi ve daha çok eleştirmeyi öğrenecektir ve tedaviye ortalama bir hastadan daha az cevap verecektir.



d - konsantre olma yeteneği:



danışan ilişki kurmaya istekli olmalıdır. bu özellik, şüpheciler ve psikolojik bir dengesizliği olanlar dışında herkes tarafından gösterilir. kooperasyon kurma kaabiliyetini azaltabilen korkular, şüphe, endişeler, ilk hipnotik seanstan önceki tartışmada ortadan kaldırılmalıdır.



danışanın en önemli katkılarından biri, konsantre olma ve dikkatini toplama kaabiliyetidir. insanların çoğu konsantre olabilir, fakat, vakit vakit, kişilik yapısı veya öteki etkenler sebebiyle, hipnotik indüksiyon için lazım birkaç saniye süresince bile dikkatini tek bir düşünceye yöneltemeyen bireylerle bile karşılaşılabilir.



e - hayal gücü:



danışanlarda engin bir hayal gücünü aramalıyız. hayal gücü geniş; yer, vakit ve kişi bileşimlerinin çeşitli karışımlarını hayalinde kurabilen danışanlar, indüksiyon tekniğinin başarıya ulaşmasında çok etkilidir. bu stil danışanlar tedaviden de büyük yarar görür

Hipnoz seansinin ozellikleri

Hipnoz seansının özellikleri

Danışanın ilk kez hipnoz için etkilenmesi neredeyse onun kendisini etkilemesi kadar mühimdir. hatta bu temel olmamasına karşın çevredeki uyarıcılar minumum derecede olmalıdır. şahsı hipnotik transa teşvik için hipnozun doğasını rahatça açıklayabilirim. kişinin hipnoz hakkındaki her yanlış bilgisinden kişiyi arındırmak lazımdır. danışanların çoğu hipnoz seansı anında şuurlarının kaybolacağını sanırlar. bu yanlış bir düşüncedir. onlar açıkça şaşkınlık, dalgınlık, ofis gürültüsü veya buna benzer şeylerin dışında olacaklar, bunları algılamayacaklar fakat onlar trans esnasında neler olduğunu bir biçimde bileceklerdir.



kullanılan konuşma dili hastanın idrak alanı içinde olmalıdır. şayet danışana yararlı olacaksa, onu rahat ettirecekse veya hastalığın nedenini öğrenmede yardımcı olacaksa kullandığımız dil şaşmaz bir tarzda olmalıdır. kişinin psikolojik yapısını, şahsi kalıbını, fiziksel ve zihin istidadını anlamak çok mühimdir. düşüncelililik, nezaket ve saygı zorunludur. aynı zamanda ona, onunla birlikte çalışmadan ne beklenildi konusunda bilgi verilmelidir.



hipnoz olan kişinin, hipnoz olmayı kabul etmediği müddetçe olası olmayan ve oluşmayan bir fenomendir. hipnoz, danışan ile hipnoterapist arasında olan ortak bir çalışmadır. hipnozun amacı; kişinin kendisini şahsi olarak kontrol etme kapasitesinin yükselmesi ve danışanı daha fazla hipnoterapiste bağlamamaktır. hipnozun derinliğini artırarak ilerlemeyi temin etmek için belirli bir dereceye kadar anksiyete gereklidir; dolayısıyla bütün danışanlardaki anksiyeteyi dağıtmaya hipnoz anında teşebbüs etmeyerek, bu durumun normal ve lazım olduğunu kabul ederiz.



danışanların çoğu, bilhassa hipnoterapiyi talep ederek ona başvururlar. diğer bir grup ta farklı ve yeni şeylere olan ilgilerinden dolayı hipnoza başvururlar. bunların son ümidi olarak başarı gösteremeyen da olsa bir kaç kez hipnoz görüşmesi denenir. hipnoz için herkes ideal bir aday değildir. deneme hedefli gelen bu gruptakilerin çoğu, yararlı bir biçimde hipnotik tedaviden fayda görecek kişiler değillerdir. genellikle ilk görüşme anında danışanın hipnoterapiyi istemesinin spesifik nedenini; danışan bilinçli ve kasti olarak gizli tutmuş olsa bile siz gerçek sebebi belirleyebilirsiniz. danışan o esnada kurtulmayı umduğu psikolojik problemlere sahiptir; fakat danışan bu sorunları tartışmayı gönülsüz kabul eder. bu taktirde kendisi için daha az önemli bazı durumlar için hipnoterapiyi ister.



hipnoz kişiler arası ilişkinin bir sonucudur. hipnoz yapabilme kabiliyeti ve hipnoza ulaşmak hipnotizörün yeteneğiyle direkt orantılıdır. şayet danışan başarılmasını istiyorsa genellikle bu durumlarda hipnoz daha başarı gösterendir.



hipnoz hakkındaki sorular hastadan istenmeli veya rica edip sormasını sağlamalı. ön hazırlık sohbetine her açık gerginlik ya da rahatsızlıklarında her gayret ya da mücadele için girişim, hastanın psikolojisinde pozitif gelişmeler sağlamalı ya da hastanın durumunu düzeltmeli. yanlış anlamayı ortadan kaldırmak çok mühimdir ve bu tedavinin başlangıcında başarıya ulaşmak için çok faydalıdır. bir seansta tam bir tedavinin başarılabileceğine inanmak çok önemli bir kriterdir. ancak bu nadiren olası olur. danışanların çoğu hipnoz anında derin bir biçimde bilinçsiz bir taktirde kalacağını zanneder. bu şekilde yanlış anlamalar bir liste durumunda uzatılabilir.



seansın sona erdirilmesi



bu noktanın itinalı olmamasına karşın transtan çıkmanın tamamen sizin kontrolünüzde olmadığının, (önemli olan) hatırlanması gereken öğe olduğuna inanırım. pekçok test kitabı kişilerin hipnozun normal seyrinde hemen hipnozdan çıkması gerektiğini vurgular ki bu her olay için gerçekleştirilemez. şayet hipnozdan çıktıktan sonra sorulsa pekçok kişi canlı bir biçimde hipnozun trans durumunu ayrıntılı bir biçimde hatırlayabilir. şayet onlara soru sormaya 15-20 dakika gecikirseniz muhtemelen onların hatırlamalarında daha çok bir karışıklık ve çarpaşıklık olacaktır. ilk sorulardaki meydana çıkarılacak olan şeyler hasta hipnozda iken yaşamış olduğu şeylerdir ve trans durumu birden bire sona ermez. benzer olaylarda hatırlanmaya çalışılan şeyler genellikle geceye ilişkin olaylardır. danışanın başarı belirten bir biçimde hipnozdan çıkması genellikle hipnozun derinliği tarafından tayin edilir ki; daha derin durumlarda danışanın uyandırılması daha uzun olacaktır.



uyandırma şöyle yapılmalıdır. "10'dan 1'e doğru geriye sayacağım. benim her saymamla birlikte çevresinde olanların daha çok farkında olmaya başlayacaksın. bir sayısında gözlerini açacaksın ve tamamen uyanacaksın, zihnen çok rahat ve zinde olacaksın, kendini çok rahat hissedeceksin ve hoşa gider bir biçimde dinlenmiş olacaksın. şimdi saymaya başlıyorum ve son derece rahat hipnotik durumdan çıkacaksın. 10-9-8-(on-dokuz-sekiz) uyanmaya başlıyorsun. 7-6-5- daha, daha çok uyanıyorsun, 4,3 olabildiğince daha fazla uyanıyorsun. 2 tamamen kendine geleceksin. 1 gözler açık ve tamamen uyandın.



bazı danışanlar bilinçli olarak şunu söylerler. "problemlerim hipnoz anında o kadar az miktardaydı ki, buna bağlı olarak transta kalmayı tercih ederim. " "uyanmak istemedim. bu hipnozda başka bir kişi olmak gibi birşey" "o kadar rahat ve huzur içindeydim ki hipnozda kalmaya çalıştım". .. vb.



bazı danışanlar yıllardır sahip oldukları tahammül edilmez şikayetleri olan moral çötüntüsü, sancı ya da şiddetli kaşıntılarının trans durumunda kaybolduğunu görürler. hastalar bilerek ya da bilmeyerek trans halini yapılarının müsade ettiği sürece sürdürmeye çalışırlar. bazıları ise gerçekten çekinirler.



sonraki seanslar



sonraki gelişmelerin ilk başında önceki seanslarda ne gibi ilerlemeler olduğu öğrenilir ve hastanın yararına olan farklılıklar kabul edilebilir. danışanın önceki transta farkında olmadığı bazı durumlar açığa çıkabilir. bu davranışdaki önceden sahip olmadığı hareketlerinin amacındaki değişiklik, onun davranışlarını direkt değiştirir. bu bilgiyle birlikte seans akımı için tavsiyeler kararlaştırılabilir. fakat danışanın kabiliyetine bağlı olarak ilerlemez. zaman zaman ilk seanstan sonra direk hipnotik telkinler (tedavi amacıyla verilen) birkaç saat sonra yok olabilir ya da ihtimalen 24 ile 48 saat arasında yok olabilir. fakat her tekrar seanstan sonraki müddet ve tesir olabildiğince uzun sürer ve hastayı hipnotize etmek gittikçe kolaylaşır.



danışan zaman zaman ilk bilinçaltının öğrenilişinde harika dürtülere sahiptir ve sonradan etkili bir biçimde (bilinçaltı olarak) her derin transa girişinde direnç gösterir. bu direnci genellikle danışanın sahip olduğu önemli semptomların savunma değerlerinin kaybedeceği vakit ve onu kaybetmenin etkisinden kendisini korumak için karşı koyacağı vakit oluşur. danışan himaye ettiği şeyin kendisinden, kendisi istemediği halde alınmasından korkuya düşer. bu taktirde hipnoterapist çok dikkatli olmalıdır. danışanın direnç mekanizmalarını analitiik metodlarla iyi keşfetmelidir.

Hipnozun yapisi

Hipnozun yapısı

Yazmak, okumak, ata ve bisiklete binmek, araba sürmek, müzik aleti çalmak gibi bir çok hünerlerin üstesinden gelmiş durumdasınız. herkes bu marifetleri öylesine doğal hissedebilirki; siz bu marifetler ile ilgili düşünmek gereksinimini bile hissetmeyeceksiniz.



birçok hünerler zihinle ilgilidir, örneğin telefon numarasını hatırlamak, bir dili anlamak, matematiksel hesapları yapmak gibi. hipnozda zihinle ilgili bir hünerdir. normal bir zeka ve istek, inanç olması halinde hemen hemen herkes rahatlıkla hipnoz olabilir.



hipnotik fenomenlerin hepsinin olmasa bile, çoğunun günlük yaşamda arasıra görüldüğünü ve onları herkesin tekrar tekrar yaşadığını hatırlamakta fayda vardır. bilinçli beklenti duyusal uyaranlar yaratabilir veya oranlarını artırabilir. dövülen çocuk elin vuruşunu gerçek temastan önce hisseder, dişçi sandalyesinde kıvranan şahıs, dönen matkabın dişine temasından önce ağrı duyar. aksine derin konsantrasyon duyusal uyaranları azaltabilir veya yok edebilir. radyo ve televizyonu farketmeyecek kadar düşünceye dalabilirsiniz.



kendisini tamamen yarışa vermiş bir atlet, müsabaka bitene kadar ağrılı bir yaranın farkına varmayabilir. ağrılı bir ayak siğili olan genç bayan, kendisini büyüleyen erkek arkadaşının kollarında neşeyle dans ederken lezyonun hiç farkında değildir, ancak aynı lezyon çalışırken dayanılmaz derecede ağrılıdır. bu yüzden, bilinçli düşünceler duyusal uyaranların şiddetini etkileyebilir, fakat hipnotik durumdaki bilinçaltına yönelik düşünceler ve telkinler kadar etkili olamaz. aksine, hipnoz sırasında telkinle şikayetler meydana getirilebilir, hemen ortadan kaldırılabilir. hipnozdaki bir şahıs ideal telkinlerle bilinçaltının kuvvetli kaynaklarıyla bağlantı kurabilir ve normal bilinçli taktirde olanaksız olan ruhsal ve fiziksel başarılar gösterebilir. hasta uzak geçmişte saklı olayları tekrardan yaşayabilir veya kasların ve organların gücü üzerinde şaşırtıcı hareketler yapabilir.



kalp ve solunum hızları, kan baskısı, bağırsak hareketler, terleme, mide sekresyonu, mizac farklılıkları, deri sıcaklığı, menstrüel siklus vs. gibi bazı fizyolojik etkinlikler, direkt veya dolaylı telkinle değiştirilebilir.



bir şahıs hipnotik transtayken bilinçaltı hassaslaşır ve etkilenerek harekete geçirilebilir. hemen göze çarpan esas özellik, şahsın telkine karşı artmış cevabıdır. hipnoterapinin başarısı hipnoterapistin mantıklı telkinler yapmadaki ustalığına ve yeteneğine bağlıdır.



hipnotik telkin iki yolla çalışır, şikayetler meydana getirilebilir veya kaybedilebilir. hemen göze çarpan esas özellik, şahsın telkine karşı artmış cevabıdır. hipnoterapinin başarısı hipnoterapistin mantıklı telkinler yapmadaki ustalığına ve yeteneğine bağlıdır.



hipnotik telkin iki yolla çalışır, semptomlar meydana getirebilir veya kaybedilebilir. hipnoz sonrası uygulanmak üzere verilen telkinle normal bir denekte kaşıntı meydana getirilebilmesi enteresandır. hasta hipnotik transta bir telkin yapıldığında apaçık anımsar ve çok saçma olmasına karşın, hasta genellikle gerçekten kendisinde kaşıntı olduğunu ve kaşınmaya mecbur kaldığını büyük bir hayretle görür.



yaptığı fenomenleri hipnozun nasıl ve niçin meydana getirdiğini çok az izah edebilmekteyiz. pekçok teoriler teklif edildi ancak hiçbiri genel kabul görmedi. pekçok psikolojik etkenler işe karışır ve fizyolojik etkenlerin önemli bir rol oynadığı (muhtemelen bazı kortikal beyin farklılıkları olduğu) konusunda pek çok kanıt vardır.



kanıtlar, hipnozun subkortikal aktiviteyi ve diğer korteks sahalarında bağımsız olarak çalışabilen bazı korteks sahalarını ilgilendirdiğini gösteriyor.

Hipnozun tarihi

Hipnozun tarihi

Hipnoz eski bir sanattır, öncelikle, kutsal kitaplardan önce, büyü, din ve tıp bir ve aynı olduğu zamanlarda dînî ayinlerde kullanıldı. mısır'da kabile rahiplerinin başarı belirten tedaviler yaptığı uyku tapınakları vardı. eski yunanistan'da tıp tanrıları tapınaklarında hayaller gösterilirdi ve şifalar meydana getirilirdi. hipnotik anestezi; çivili yatakların üstüne rahatça uzanan veya kızarmış kömürlerin üstünde yalınayak yürüyen hint fakirleri tarafından yüzyıllardan beri uygulanmaktadır. eskiden transın kutsal olduğuna inanılırdı. ilk hristiyan inanışına göre, hipnoz büyücülüğün bir biçimi olarak değerlendirildi. fakat onsekizinci yüzyılın sonuna doğru, neticede faydalı bir tedavi vasıtası olarak tarif ve kabul edildi.



1779'da "canlı magnetizm" (animal magnetizm) teorisini ileri süren viyanalı dr. franz mesmer bir bakıma modern hipnoterapinin babası kabul edilebilir. dr. mesmer, hipnozun hipnotistten hastaya doğru akan bir magnetizm biçimi olduğuna inandı. bu magnetizma akışının yöneltilmesiyle hastalıkların tedavi edilebileceğini iddia etti. pekçok faydalı neticeler göstermesine karşın, mesmer'in teorileri viyanalı meslektaşları tarafından kabul edilmedi. bu muhalif yaklaşımlardan bıkan mesmer 1778'de paris'te çalışmaya başladı ve fransız soyluluları arasında "mesmeric" tedavileri hızla popüler yaptı. hipnozu etkili bir tedavi vasıtası olarak kullandı, fakat aynı zamanda marie anteinette'in sarayındaki halkı eğlendiren bir vaudeville oyuncusu oldu. mesmer'in etkili usulü ve mistik çevresi onun tedavilerini üstüne düşülen bir merak konusu yaptı. tedavilerinin fransız akademisi tarafından incelenmesi yolundaki isteği dikkate alınmadı. daha sonra, fransız hükümeti tarafından teşkil edilen (benjamin franklin'in de içerisinde bulunduğu) bir komisyon onun çalışmalarını incelemek istediği vakit bir sorgulamaya razı olmayı reddetti. yüzlerce başarı belirten tedavisine karşın, komisyon mesmer'in bir sahtekar olduğunu bildirdi. mesmer'in yaptığı inkar edilemez pekçok tedaviler, öteki tüm tedavi usüllerinin başarı gösteremeyen olduğu ispatlanmış vakalardı, fakat onun eleştirenlere göre, mesmer'in teorilerinin akla yakın olmadığı gözden uzak tutulmamalıydı. bir komite üyesi daha fazla araştırma isteyen ufak bir ropor düzenledi fakat dikkate alınmadı. bu olayla mesmer itibardan düştü, paris'ten ayrıldı ve 1815'de anlaşılmadan öldü. mesmer'in öğrencileri onun tekniklerini değiştirerek gözden geçirerek teorilerini canlı tuttular ve bunlara "mesmerism" ismi verildi.



mesmer, diğer tıbbi tedavilere cevap vermeyen bazı hastaların tedavisinde hipnozun yararını ve tesirini başarıyla gösterdi. kabul edilebilir bir tıbbi işlem olarak hipnozun tedavide kullanımının temellerini attı.



mesmer

1841'de, ingiltere'de çalışan iskoçyalı bir doktor, dr. james braid, mesmer ve onun takipçilerinin mistik iddialarını reddetti. çok şüpheci biri olarak, mesmer'in tıbbi tedavi iddialarının bilimsel anlayışa yönelik bir hakaret gibi görerek kabul etmedi. merakını yenemeyen dr. braid birkaç mesmerism gösterisine katıldı ve magnetizma teorisini ciddiye almamasına karşın, transa benzer durumun pekçok hastaya faydalı olduğunu gördü. tecrübesiyle, gözleri zorlamak ve yormak için bir deyneği, onun üzerine ve önüne tespit edilmiş parlak bir cisme baktırarak trans benzeri bir durumun meydana getirilebildiğine inandı. ilkin, gözlerin parlak bir cisim üstüne tesbit edilmesinin transı meydana getirdiğine inandı. fakat daha sonra onun yalnızca bir dikkat çekme vasıtası olduğunu, hipnozu meydana getirici bir özelliği olmadığını anladı. braid, böylece (mesmeric) etkinin magnetizmle alakası olmadığını fakat bütünüyle subjektif olduğunu gösterdi. sekonder bir bilincin varlığını kabul etti ve magnetistlerin fantastik teorilerini ayıklayarak hipnozun bilimsel bir temelini formüle etti. yunancada uyku anlamına gelen "hypnos"dan hypnosis kelimesini türetti. braid'in tedavi raporları saçma olarak damgalandı ve britanya tıp birliği önünde bu konuda konuşmak isteği geri çevrildi.



mesleki ününü ingiltere'de hipnoza deste sağlamak için sonuçsuz bir teşebbüse harcadı ve bu çabaları sebebiyle tıp çevrelerince bir sahte hekim ve şarlatan olarak nitelendirildi.



hindistan'da, calcutta'da çalışan bir ingiliz cerrahı dr. james esdaile ile 1840'dan 1845'e kadar hipnoanesteziyle operasyon yaptı. bu, anestetik ajanların keşfinden önceydi, bağıran ve çırpınan cerrahi hastalarının operasyon masasına kayışla bağlandığı zamandaydı. esdaile, hipnozu binlerce ufak ve büyük operasyonda başarıyla anestezi için kullandı. hastaları tarafından takdir edilmesine karşın, kıskanç arkadaşları onu bir şarlatan olarak nitelediler. gözden düşerek ingiltere'ye döndü ve britanya tıp derneği tarafından cerrahlık yapmaktan menedildi.



sahasında en tanınmış olan nörolojist jean charcot, hipnozu bir tedavi tekniği olmaktan ziyade, histeri için bir tanı ölçütü olarak değerlendirdi. hipnotizma işlemi sırasında aktive olan görünmez bir sıvının işlemdeki etkili ajan olduğuna inandı. bir fransız doktoru, liebeault, braid'in çalışmalarını öğrendi ve hipnozla harika neticeler elde etmeyi de başardı. tüm vaktini hipnoterapiye vakfetti ve onun gelişiminde pekçok önemli katkılarda bulundu. braid gibi, o da, hiphotik transın meydana getirilmesinde primer etkenin magnetism değil telkin olduğuna inandı.



1885 yılında freud paris'te hipnozla ilgilendi ve viyana'da hekim breuer ile hipnoz çalışmalarına başladı. breuer'in katarsis çalışmaları freud'un serbest çağrışım metodunu oluşturmasına neden oldu. yıllar sonra freud şu sözleriyle hipnozu özetlemektedir.



' başlangıçta breuer ve ben psikoterapiyi hipnozla yürütüyorduk. o dönemde işlerin ne kadar kolay ve güzel yürüdüğünü ve daha kısa sürdüğünü kabul etmem gerek. s. frued '



1890'da charter ve tourner isimli ingiliz diş doktorları hipnoanesteziyi kullandılar. 1894'te bonwille amerika'nın çeşitli bölgelerinde hipnozun diş hekimliğinde kullanılışını gösterdi. charcot'un 1893'te ölmesi ve freud'un serbest çağrışım metodu ile teorisini geliştirirken 1918'de hipnozu bırakması ile ikinci dünya savaşına kadar hipnoz sessiz bir devir yaşadı. 2. dünya savaşında harp nevrozlarının birden bire çoğalması uzun vakit ve emeğe gereksinim belirten psikanaliz metotları yerine hipnoz analiz metodunun getirilmesini mecbur kıldı. böylece hipnoza karşı ilgi yeninden uyandı ve klinik ve deneysel hipnoz alanında amerika ve ingiltere'de pekçok dernek ve organizasyon kuruldu dergiler yayınlanmaya başladı. 1957'de michigan'da başsavcı diş doktorlarının günlük pratiklerinde hipnoz uygulayabileceklerine resmen karar verdi. "hipnoid" durumlar histerik semptomatolojinin yapıtaşları olarak görüldü ve bilinçdışı çatışmaların kaynağı olmaktan çok neticesi olarak kabul edildiler. 20. yy'ın başında hipnozun klinik kullanımı çok az olmakla birlikte yeni tedavi teknikleri geliştirildi. ikinci dünya savaşı sırasında ordudaki psikiyatristler "travmatik nevroz" adı verilen hastalığın tedavisinde hipnozu yardımcı bir teknik olarak kullandılar.



1950'li yıllarda stanford hipnotik yatkınlık skalasının geliştirilmesiyle hipnotik fenomenler laboratuarda incelenmeye başlandı. 1950'li yılların ortasında amerikan tıp birliği ve amerikan psikiyatri birliği hipnozu resmi bir tedavi yöntemi olarak kabul etti.



türkiyede hipnoz



türkiye'de hipnoz 1935 yıllarında cemil sena ongun tarafından "janet"nin bir kitabından yapılan tercümeyle başladı. daha sonraları 1946 yıllarında dr. bedri ruhselman'ın bu konudaki yayınlarına rastlamaktayız. 1951 yıllarında doktor olmayan bir hipnozitör d. watson'ın, türkiye'ye gelerek istanbul'da diş hekimliği fakültesinde "hipnoz altında diş çekimi", ankara tıp fakültesinde de bir ameliyat yapılmasını sağlanmıştır.



1951 yılından sonra opr. dr hüsnü ismet öztürk adına "bilinçli hipnoz tekniği' dediği kendi metodunu kurarak ve uygulayarak bir ekolün kurucusu olmuştur. 1979 yılında vefat ettiğinde 2000' den fazla hastayı kendi yöntemiyle tedavi etmiş, 250'ye yakın hastanın da hipnoanestezisini kendi yapıp ameliyatlarını da gerçekleştirmiştir. 1979 yılında vefatından sonra kurucusu olduğu 'bilinçli hipnoz' ekolünü geliştiren ve sürdüren diş doktoru ali eşref müeezinoğlu ' halen çalışmalarını sürdürmektedir.



dr. c. tan ve dr. aksoy türk nöropsikiyatri cemiyeti'nde hipnoz konusunda bilimsel tebliğler vermişlerdir. yine bu yıllarda dr. sevil akay, hipnoz yöntemiyle bademcik ameliyatı yapmıştır. keza prof. dr. orhan toygar'ın ankara tıp fakültesi'nde hipnotik anestezi ile yaptığı ameliyatlar vardır. "1960 yılında ise "hipnotizma" adlı tezi ile dr. recep doksat, hipnozu bir bilimsel çalışma durumunda üniversiteye duyurmuştur. ege üniversitesi diş hekimliği fakültes'inde profesör olan turhan cengiz, hekime tezini "hipnodonti" adı altında vermiştir. Atatürk üniversitesi'nde görevli prof. dr. hayati çelebi'nin de bu konuda çalışmaları olmuştur.



türkiye de hipnoz ve hipnoterepi konusunda emeği geçen, özgün çalışmalarıyla dikkati çeken bir diğer önemli isim uzm. dr tahir özakkaş' tır. hipnozla tedavi konusunda ülkemizdeki bilincin oluşmasında ve yayılmasında önemli bir yere sahiptir.

Hipnozun sozluk ve mitolojik anlami

Hipnozun sözlük ve mitolojik anlamı

Hypnos 'e kelimesini ilk defa ingiliz hekim braid kullanmıştır. kendisine bu konuda yunan mitolojisi kaynaklık etmiştir. yunan mitolojisinde hypnos kelimesi şöyle geçmektedir. " yunan mitolojisinin uyku tanrısı 'hypnose' gece'nin oğlu ve ölüm 'ün (thanatas) kardeşidir. kardeşi ile birlikte hades'in ölüler diyarında yaşar. kanatlı bir genç biçiminde tasvir edilen hypnos, yorgun insanların anılarına sihirli değneği ile değmek, karanlık kanatları ile yelpazelemek ya da bir boynuzdan, kişilerin üstüne uyku verici bir madde dökmek suretiyle onlara uyku verir. thanatos'da kanatlı bir ruh durumunda tasvir edildiğinden aynen hypnos'a benzer. hypnos'un oğullarından biri ise, rüyalar tanrısı "morheus" dur.



hypnos'un tanrılar üstünde dahi tesiri vardır. homer'e göre hypnos, hera'nın ricası üstüne bir gece kuş biçimine bürünerek, zeus'u ida dağı üstünde uyutmuştur.



dr. kriton dinçmen tarafından yazılan "psykhiatria ve mythos" isimli eserinde ise hypnos şöyle tanımlanmaktıdır: "uyku ilahıdır hypnos. ölüm ilahı olan thanatos ile beraber gece-nyx' ten babasız olarak doğmuştur.



hypnos'un sözlüklerdeki anlamlarıda şöyle geçmektedir. hyp-no-sis / isim (çoğulu-ses) bir şahıs tarafından diğer bir şahsın hareketlerini kontrol edebilir biçimde derin uykuya benzer bir duruma sokulması durumudur. (hornby) hypnos: yunan mitolojisinde uyku tanrısı. erebas ile nyx'in (gece) oğlu, thanatos ile birlikte, memnon'u, sarpedon'u veya destan kahramanlarını mezara yerleştirirken görür; zaman zaman ciddi ve tatlı, şakak ve omuzlarında kanatları olan bir delikanlıdır. helenistik bir heykel, hypnos' u uyutucu bir sıvıyı bir boynuzdan boşaltırken gösterir). (madrid müzesi)



resim: rüyalar tanrısı morfeus'un babası hypnos'un roma devrinden kalma bronz heykeli.



1. psik: sözle, bakışla telkin yapılarak meydana getirilen bir çeşit uyku hali. bu halde uyuyan kimse (denek) uyutanın etki ve telkinlerine açık, fakat dış dünyanın başka etkilerine karşı kapalıdır. (osmanlıcası nevm-i sınai; ingilizcesi hypnosis)



2. tıp: mekanik, fiziksel veya ruhsal yollarla yahut kimyasal maddelerle sağlanan suni uyku. (kimyasal maddelerle yapılan hypnosa genellikle narkoz adı verilir.) eşanlamlı: ipnoz. (tuğlacı)



hipnoz yanlış inanç, mistisizm ve ihmal tarafından sıklıkla gölgelenen ve tahrip edilen büyüleyici bir konudur. eğlence ve zevk için yapılan hipnozun; hipnoterapiyle olan alakası, astroloji ya da astronomiyle olan ilgisinden daha fazla değildir. hipnoz kelimesi birçok kişinin aklına modası geçmiş önyargılar, tabular ve yanlış inanışlar getirir.



hipnoz çok eski bir sanattır, ilk defa hristiyanlığın ortaya çıkışından evvelki zamanlarda büyücülük, din ve tıp bir arada uygulanıyorken kullanılmıştır. hipnozun bazı teorik yönleri hâlâ tartışmalıdır ve izah edilememiştir. ancak hipnoz tıpta bu taktirde olan tek husus değildir.



hipnoterapi, psikoterapiye yön ve hız veren etkili bir multifonksiyonel tekniktir. geçen yirmi yıl içinde hipnozun tıpta kıymetli bir tedavi yöntemi olduğu görüşü olabildiğince taratfar toplamıştır.



hipnoza karşı batıl inançlarla ve kuşkuyla bakılan çağ, terapotik (tedavi) kıymetinin anlaşılmasıyla ortadan kalkıyor.



bazı akıllıca seçilmiş vakalarda, başka hiçbir tedavi formu hipnoz gibi hızlı ve yararlı neticeler vermez. hem yalnızca destekleyici ya da şikayetlerin giderilmesi (semptomatik) hedefle, hem de hastalık sebebleri olan (etiyolojik faktör olan) bilinçaltı güdülerinin ve sorunlarının ortaya çıkarılması amacıyla kullanılan psikoterapide hipnoz, hızlı ve etkili neticeler elde etmede çok kıymetli fayda temin eder.



uzun bir süreden beri psikoterapistler zihinle vücudun ayrı olmadığını ifade ediyorlar. hem sıhhatteyken hem de hastayken akıl ve vücut tek bir ünitedir. gelişi hoş bir bedensel (somatik) hastalığı bir somatik ya da gelişi hoş bir psişik durumu tamamen psişik kabul etmek hatalıdır.



akıl ve vücut öylesine içiçe ilişkili ünitelerdir ki, emosyonel bir refleks reaksiyon olmaksızın psişik bir değişiklik olmaz, bunun tersi, vücudu etkilemeden hiçbir psişik değişme meydana gelemez. bundan dolayı organik ve fonksiyonel hastalıklar önemli ölçüde birbirlerinin üzerine biner.



içeriden ya da dışarıdan gelen uyarılar şahsın psikolojik durumu ve davranış durumuyla devamlı bir karşılıklı ilişki halindedir. farklı durumlarda çeşitli psikoterapi metodları kullanılabilir. fakat belki en hızlı ve yararlısı hipnoanalizi ihtiva eden hipnozdur.



teorik olarak emosyonel komponentle ilgili olan gelişi hoş bir rahatsızlıkta psikoterapi kullanılabilir. bu, hem emosyonel bozukluğun hastalığın meydana gelmesinde bir faktör olduğu taktirde, hem de yalnızca organik bozukluğun, bir neticesi olduğu taktirde geçerlidir.



hipnotik transtaki şahsın esas özelliği, telkine artmış cevap vermesidir. hiç kimse telkine karşı tam bağışık olamaz. herkese bir dereceye kadar telkin yapılabilir. fakat telkine boyun eğme, yanlış olarak saflık gibi anlaşılmamalıdır. bilinçli taktirde bu ruh durumumuza, arzularımıza ve çevremize göre değişir. en büyük avantajlardan biri akılcılık, direnç, isteksizlik ya da bilinçli düşünceyle reddetme tarafından tedavi kazançların engellenmesi olmaksızın, bilinçaltı düşüncesini inceleme fırsatıdır. hipnozun kullanılması, bilinçli taktirde iyileşmeyi geciktirebilen önyargı, muhakeme ve emosyonel direnci ortadan kaldırır. bu sebeple hipnoz dışı metodlara nazaran tedavi için gereken vakit azalır.



şikayetlerin ortadan kaldırılmasıyla ruhsal gerginlik azaltıldığı vakit arasıra görülmektedir ki, zihin daha sonra kendi yolunu normale geri döndürebiliyor. ruhsal gerginlik, stres ve korku iyileşmeyi önler ve hipnozla bunların ortadan kaldırılması doğal iyileşme eğilimini güçlendirir. hastanın yavas yavaş hayatın streslerine karşı ideal bir tavır almasını da temin eder.



hipnoz anında bilinçaltı düşüncesini tekrardan şekillendirme ya da tekrardan eğitimin diğer bir metodu bir alışkanlığın yerine başka bir alışkanlığı koymaktır. şikayet yatıştırmada; arzu edilmeyen mental ya da fiziksel bir davranışın yerine daha kabul edilebilir başka birisi konur. örneğin kaşınmanın yerine fiziksel eksersiz yapma arzusu konabilir. bununla beraber yerine konan semptom, yerine konulduğu semptomla aynı psikolojik büyüklük ve kıymette olmalıdır.



bazı vakalarda doğrudan telkin ya da semptom yatıştırma yeterli olabilir, diğerlerinde analizin bir derecesini uygulamak lazım görülür. şahsın çevresiyle emosyonel gereksinimleri arasında genellikle bir tezat vardır. her birimiz karmaşık arzu ve uyarıları bir labirentiyiz. baskılanmış korku, nefret, sevgi, öfke, anksiyete, kıskançlık, suçluluk duygusu, hayal kırıklığı ya da bazı başka dertler bilinçten silinebilir, fakat bilinç altına işleyerek, fonksiyonel bozukluklar olarak ortaya çıkan karışıklıklar yaratabilir.



hipnoz, bu faktörleri ortaya çıkarmak ve anlamak ya da tekrardan düzen vermek için yol belirten, bilinçaltına ulaşma vasıtasıdır. emosyonel stres, bilinçaltı problemleri yüzünden arttığı vakit hasta bundan habersizdir. bu sebeple ona karşı koyması imkansızdır.



bilinçaltına hapsedilmiş kötü olayların hatırlanması ve ifade edilmesi sıklıkla dramatik bir iyileşme temin eder. baskılanmış bu kötü olaylara ve düşüncelere karşı hastanın bilinçli alakası bir ruhsal bozukluğu ve şikayeti tamamen ortadan kaldırabilir.



bundan dolayı, hipnoz altında semptomlar şu yollarla tedavi edilebilir.



1) doğrudan ya da indirekt telkin yoluyla,



2) semptom yatıştırma yoluyla,



3) altta yatan tezatlara bilinçli bir ilgi sağlama yoluyla,



4) her üç tekniğin kombinasyonu yoluyla veya diğer teknikleri kullanma yoluyla.



hipnoz çeşitli yollarla başarılabilir. ideal kullanılan hipnozla bazı hastalıklar ortadan kaldırılabilir. pekçok farklı hastalık iyileştirilebilir. hipnoz, ruhsal gevşeme, ağrı kesici, uyuşturucu, yatıştırıcı ya da şikayet yok etme amacıyla kullanılabilir.







özel pratikte, bedensel hastalığı olan hastalar, psikosomatik ya da ruhsal şikayetleri olanlara nazaran nadiren tedavide sorun çıkarırlar. son gruptaki zorluk, sıklıkla yalnız başına geleneksel tıbbi tedaviye pozitif yanıtın korunmasında ortaya çıkar.



çok kere bu talihsiz şahıslar bir doktordan ötekine, bir klinikten diğerine koşarlar ve devamlı hastalıklarının kafalarında olduğunu söylerler. gerçekten, bu kişiler çok üzgündürler ve ümitsizce yardım gereksinimi içindedirler. hipnoterapinin yardımıyla pekçoğu daha normal ve iyi hayata yoluna sokulabilir.

Hipnoz nedir ? ne degildir ?

Hipnoz nedir ? ne değildir ?

Hipnoz konusunda medyada yer alan gizemli haberler, filmler ve magazinel yazılımlar nedeniyle hipnoz ile ilgili pekçok insanın zihninde değişik farklı korkular ve yanlış inanışlar yer etmiştir. insanların hipnoz hakkındaki yanlış düşünce ve inanışlarını düzeltmeden, hipnoz uygulamanın doğru olmadığı kanısındayım. tanınmış bilim adamı albert einstein ın dediği gibi "insanlardaki önyargıyı parçalamak benim atomu parçalamamdan çok daha zor! " hipnoz konusunda sıklıkla sorulan sorular ile ilgili bu sitenin ' sık sorulan sorular ' bölümüne bakabilirsiniz.



hipnoz nedir sorusunu değişik uzmanlar faklı biçimde tanımlamışlardır. bu konuda ali eşref müezzinoğlu hoca şu biçimde der; bütün işlevlerin çalıştığı, bilincin açık olduğu bir konumda mutlaka uyku hali olmadan; istekle elde edilen bir konsantrasyon halidir. ali özden öztürk hoca ise; hipnozun büyük kısmının mayalama olduğunu söyler. hipnozu ve hipnozla tedaviyi asıl meydana getiren şeyin hastanın isteği ve inancı olduğunu söyler. ona göre hipnoz tamamen bir farkındalıktır '. bülent uran hoca; ' düşünen zihinden hisseden zihne geçiştir. ' diye tanımlamaktadır.



amerikan tıp birliği hipnozun iki bölümü olduğunu belirtiyor.



1. kritik etkenin (bilincin yargılayan özelliğinin) by-pass edilmesi (atlanması): bizi sınırlayan ,kalıp yargı olarak düşünmemizi sağlayan yanlış ve hatalı inançlarımızın atlanması, by-pass edilmesidir. böylece sınırlayıcı yanlış inançların ortadan kalkmasıyla yerine yeni ve kabul edilebilir yeni davranışların konması için ideal zihinsel ortamın oluşması sağlanmış olur.



2. kabul edilebilir seçici bir düşüncenin kurulması ve kalıcı hale getirilmesi: hipnotik indüksiyon dediğimiz yöntemle danışanı hipnoza yönlendirmemizi temin eder. sizi daha sağlıklı ve mutlu hayata götürecek farklılıkları yapmanızı engelleyen düşünce ve inançları bir kenara itersiniz. böylece meydana gelen hipnotik durum yaşamınızda ideal farklılıkları yapmanız için en ideal zamandır.



her ne kadar "hypnoz" sözcüğü eski yunanca'da " uyku " manasına geliyorsa da hipnoz esasında bir uyku değil, aksine derin konsantrasyon halidir







hipnoz nedir ? sorusuna, hipnozla ilgili ilk akla gelen yanlış inanış ve düşünceleri açıklayarak hipnozu belli bir perspektife koyabileceğimi düşünüyorum.



1. hipnoz, kendinizden geçtiğiniz ve hiçbir şeyin farkında olmadığınız bir uyku ve uyuma durumu değildir.



2. hipnozdan çıkamama durumu söz konusu değildir. hipnozun tedavide kullanıldığı yaklaşık 250 yılık tarihinde hipnozdan uyanamayan / uyandırılamayan hiçbir vaka rapor edilmemiştir.



3. hipnoz olup bitenlerin hatırlanmadığı bir kendinden geçme hali değildir.



4. hipnozda bulunduğunuz müddet içerisinde istemediğiniz hiçbir şey söylemez ve anlatmazsınız. istemediğiniz bir şey yapmazsınız. size zorla istemediğiniz bir şey yaptırılamaz