?

Saç dökülmesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Saç dökülmesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Kadinlarda sac dokulmesi

Kadınlarda saç dökülmesi

Daha sık biçimde arka kısım ve yanların kaldığı saç dökülmesi "modelli" bir tipe sahip olan erkeklerin aksine kadınlarda genellikle daha yaygın bir seyrelme (genel olarak daha az saç bulunması) görülür. tablo erkeklerdekinden çok farklıdır ve saç dökülmesi yaşayan kadınlar için yapılması gerekenler hem tanıda hem de tedavide önemli kademede uzmanlık gerektirir.





kadınların ön saç çizgisi genellikle olduğu gibi kalırken erkekler karakteristik olarak kafa derilerinin ön kısmından başlangıçtan başlayarak önemli oranda saç kaybederler. kadınlarda saç kaybı çoğunlukla olabildiğince yavaştır ve hamilelik sırasında ve menopozda hızı çoğalır. erkeklerdekine nazaran daha büyük bir sıklıkla periyodiktir, kendilerini geri çeviren mevsimsel farklılıklar gösterir ve hormonal değişikliklerden, tıbbi koşullardan ve dış faktörlerden daha kolay biçimde etkilenir.



hastanın saç ve kafa derisi karakteristiklerinin nakil için ideal olması halinde kadınlardaki androgenetik saç dökülmesinde saç nakli sıklıkla tercih edilecek tedavidir ve bazen androgenetik saç dökülmesinin cerrahi olmayan tedavisi için gıda ve ilaç idaresi (fda) tarafından onaylanmış olan minoksidille kombine edilebilir.









saç dökülmesinin tıbbi tedavileri büyük ölçüde erkeklerde görülen androgenetik saç dökülmesine yöneliktir.





tedaviler:



1. saç dökülmesini kabul etmek ve bununla yaşamayı öğrenmek. profesyonel danışmanlık yardımcı olabilir.



2. perma, boya ve saça daha dolgun bir görünüm verecek diğer kozmetik seçenekler.



3. ilaç terapisi - rogaine (topikal minoksidil). rogaine şu anda kadın tipi saç dökülmesi için fda tarafından onaylanmış mevcut tek ilaçtır.



4. saç nakli ameliyatı - modern cerrahi teknikler, ideal adaylar olmaları ve gerçekçi beklentilere sahip olmaları koşuluyla, kadınlar için saç naklini tatbik edilebilir bir tedavi seçeneği durumuna getirmiştir.

Sac ekme yontemleri

Saç ekme yöntemleri

Saç ekme estetiğinde,





gref, mikrogref, redüksiyon, saç ekme gibi pek çok yöntem ve teknik vardır.



biz burada şu anda kellik ameliyatlarının % 80 ninde uygulanan bir teknik olan mikrogref ameliyatlarından bahsedeceğiz.







tıptaki adı:



microgreffe







nedir ?



microgreffe yani mikro aşılama yöntemi hem hastanın konforu, hem neticenin doğal ve estetik oluşu nedeniyle en fazla kullanılan ve tercih edilen yöntemdir. enseden şeritler durumunda alınan kıl köklerinin kel olan bölgeye ekilmesi ameliyatıdır.











kimler yaptırabilir ?



belli bir yaşı yoktur. doktor tarafından kelliğin teşhis edildiği durumlarda tatbik edilebilir.







ameliyat süreci



- lokal anestezi uygulanır, acısız ve dikişsizdir.



- ense bölgesinden şeritler durumunda saçlı deri alınır. aşılanacak saçlar saç soğancıklarına zarar vermeden lup altında hazırlanır. doğal bir görünüm sağlamak için saçların çıkış biçimine ideal olarak kellik olan bölgeye ekilir.



- ameliyat müddeti kellik olan bölgenin büyüklüğüne ve ekilecek saçın adetine göre değişir. genellikle, 2 saat ila 3 buçuk saat arasında sürer. bu vakit içerisinde ortalama 2000 saç ekilir. bir müdahalede 5000 saça kadar implantasyon yapılabilmektedir.



- hastanede kalmayı gerektirmez.







ameliyat sonrası



- kolay ve derhal hemen ağrısızdır.



- saç alınan bölgede çok ince bir iz kalır; birkaç ay içerisinde gözle görülemeyecek kadar belirsizleşir.



- ekme işlemi yapılan bölgede 2 gün içerisinde kabuklanma görülür.

15 gün içerisinde bütün kabuklar düşer ve müdahalenin 8. gününden itibaren 6 ay içerisinde bölge tamamen saçlanır.



- ender olarak, alında ve/veya göz kapaklarında geçici bir şişlik oluşabilir.



- hiç bir pansuman gerekmez.



- müdahalenin ertesi gününden başlayarak doktorun tavsiyesi ve talimatları doğrultusunda saç hafifçe şampuanlanabilir.







iyileşme sürecinde neler yapılmalı ?



- gözleri güneşten, rüzgardan korunmak için 1 veya 2 hafta boyunca siyah gözlük kullanılmalı



- okumaktan ve uzun müddet televizyon seyretmekten kaçınılmalı



- ameliyatı izleyen 4 hafta boyunca güneş banyosu yapılmamalı,

2-3 hafta kadar da spor aktivitelerinden uzak durulmalı





işe ara



sosyal ve profesyonel hayatı kesintiye uğratmaz.



komplikasyonlar



müdahale kurallara ideal yapılırsa sık rastlanılan bir komplikasyon yoktur. ufak, zararsız deri kistleri oluşabilir, saç alınan bölgede geçici his kaybı görülebilir.

Sac dokulmesi - cerrahi olmayan tedaviler

Saç dökülmesi - cerrahi olmayan tedaviler

Cerrahi olmayan tedaviler





a. cerrahi olmayan saç ekleme yöntemleri



cerrahi olmayan saç ekleme yöntemleri değişik adlar alabilir: peruk, tepe saçı, saç eklentisi, saç protezi, saç dokuması, saç sistemleri vs. bu malzemeleri varolan saçlara ya da kafa derisine tutturmak için kullanılar çeşitli yöntemler mevcuttur:



1. varolan saça ekleme: eklenecek saç malzemesinin varolan saçlara sıkıca bağlanması esasına dayanan tekniğe genel olarak saç dokuması denir. kişinin kendi saçı uzamaya devam ettiğinden ekleme saç birinci hafta sonunda gevşemeye başlar. bu nedenle bu tür peruklar altı-sekiz haftada bir tekrardan sıkılaştırılmalıdır.



2. deriye yapıştırma: saç sistemi kafa derisine iki taraflı bantlar veya özel yapıştırıcılar yardımıyla yapıştırılabilir. bu tekniğin esas sorunu peruğun basitçe çıkabilmesi ve sosyal açıdan can sıkıcı durumlara yol açabilmesidir. ekleme saç sistemleri kullanılırken hijyene çok dikkat edilmelidir







b. yapay saç telleri ve sew-on'lar







bu iki yöntem, yol açtıkları ciddi komplikasyonlar ve taşıdıkları riskler nedeniyle cerrahi olmayan diğer saç ekleme yöntemlerinden ayrılırlar. sew-on olarak anlandırılan sistem peruğun saçsız deriye cerrahi dikişle tutturulmasından ibarettir. bu yöntem a. b. d. 'de ve pek çok gelişmiş ülkede yasaklanmıstır. çünkü kafa derisine uygulanan cerrahi dikişlerin deride kronik enfeksiyona ve abselere yol açma riski çok yüksektir. yapay saç telleri de benzer riskler taşıdığından, a. b. d. 'de yasaklanmıştır. bu yöntem demetler durumundaki yapay saç tellerinin saçsız kafa derisine ekilmesini içerir. bu saç tellerinin deri düzeyinde kırıldığı ve çok sık kronik enfeksiyonlara yol açtığı görülmüştür.







c. saç seyrelmesini kamufule eden kozmetik yöntemler



saç kesme stili: kısa saçlar daha gür görünür.



saçı açık bir renge boyamak: deri ile saç arasindaki kontrastı azaltır.



sprey, krem veya toz: sprey, krem veya toz durumunda satılan bazı kozmetik ürünler saçın altındaki deriyi boyayarak, saçla arasındaki kontrastı azaltmaktadirlar.







d. peruk, protez ve suni saç





uygulama, teşhis ve açık alanın belirlenmesi:



1. mevcut dökülen alan ve dökülmesi muhtemel alanın kalıp durumunda krokisinin alınması.



2. uygulanacak sisteme göre protez tipinin belirlenmesi



3. saç örneği ve kalınlık analizi yapılması



4. istenilen yada olması arzulanan kullanma şeklinin belirlenmesi



saç protez sistemi yukarıdaki koşullar göz önüne alınarak yaklaşık 5 ile 6 hafta zarfında hazırlanan saç protezi 1-1,5 saatte açık alına yerleştirilir. saçsızlığa çare olarak görüne bir diğer yöntem olan peruk ve protez; saçların uzun ve yorucu bie bakım gerektirmesi, her bakım sonrası mevcut olan saçların zarar görmesi ve bu bakımların ömür bozu yapılması gerekliliği, protezin belli bir süreden sonra tekrar tazelenmesi zorunluluğu, cildin hava temasının kesilmesi yada azalması neticesi oksijensiz kalması, saçlı derinin temizlik işlemlerinin yapılamaması, protezlerde kullanılan yapışkan türevindeki madderlerin cilde verdiği zarar, cildin enfeksiyon kapme riski ve suni saçlarda ise vücudun bu yabancı maddeye gösterdiği reaksiyon neticesi suni saçların tamamının döküleceği ve enfeksiyon riskleri bu yöntemlerin kalıcı bir çözüm olmadığını ispatladı.

Sac dokulmesi - cerrahi tedaviler

Saç dökülmesi - cerrahi tedaviler

Cerrahi tedaviler



saçsızlık yüzyıllardır insanlığın önemli bir problemi olduğu için tıp biliminin ve bu nedenle cerrahi tıp dalının önemli bir uğraş alanı olmuştur. ilk saç nakli 1822 tarihinde diefenbach tarafından yapılmıştır.

1926 yılında hunt kelligen çok geniş olmaması halinde saçsız alanların arka arkaya yapılacak müdahalelerle çıkartılması ve saçlı alanların bu bölgelere ilerletilmesi ile düzeltilebileceğini bildirmiştir.

1931 yılına gelindiğinde passot saçsız alanın tedavisi için uzun dar tabanlı saçlı doku içeren transpozisyon flepleri tanımlamıştır. 1959 yılına gelindiğinde orentreich kel alanları panç greftlerle tedavi etmeye başlamış ve bu yöntem en sık kullanılan saç nakli yöntemi olmuştur.

1964 yılında vallis şerit greflerle panç greftleri kombine etmiştir. 1965 yılında fleming iki taraflı frontotemporal olepsiyi üçgen biçiminde saçsız alanı çıkartarak rotasyon fleplerini tanımlamıştır.



1971 yılında ise coiffman kare biçiminde skalp grefleri devreye sokmuştur. 1984 yılına gelindiğinde goku genişletilerek geniş skalp defektleri tedavi edilmeye başlanmıştır. son yıllarda mikrocerrahi yöntemleri kullanılmaya başlanmıştır.



daha önce kullanılan yöntemler olabildiğince zor ve ağır operasyonlarken son yıllarda geliştirilen yöntemlerle daha hafif, komplikasyon riski olmayan ve doğal görüntü oluşturan teknikler ortaya koymuştur:









kafa derisi gerdirme



bu yöntem kafa derisindeki açık alanın küçültülmesi amacıyla uygulanır. yalnız olarak uygulanan bir yöntem olmaktan çok, saç ekimi ameliyatından önce kullanılan bir yöntemdir. lokal aneztezi ile uygulanan bu yöntemde tepe bölgesindeki açık alandan bir parça çıkarılır. böylece açık alan azalır. açık alanı yeterince küçültebilmek için 3-5 ay aralarla bir kaç defa tekrarlanmalıdır. alan yeterince küçülünce kalan bölgeye saç ekimi yapılır.







kafa derisi esnetme / çektirme



ekspender yardımıyla saçlı bölgenin kafa derisi genişletilir. daha sonra açık alan çıkartılarak genişletilen saçlı bölge karşılıklı olarak dikilir. bu yöntemde kafa derisine yerleştirilen balonlar bazen belli aralıklarla şişirilir. bu iştenmeyen bir görünüm oluşturabilir.







flep yöntemi



bu yöntem ile dökülme ihtimali az olan bölgeden bir parçanın kaldırılarak damar yapısı bozulmadan ve tamamen bağlantı koparılmadan açık alana tranferi yapılır. flepin damarlanması çok mühimdir gerekirse dopler ile damarın yeri ve seyri tespit edilmelidir. flep teknolojisi juri tarafından ilk defa 1981 yılında tempero-parieto-oksipital bölgeden alınan bir flep ile uygulanmıştır. genellikle 4cm eninde 25 cm uzunluğundadır. flepin dolaşımını superficial temporal damar temin eder. doğal olmayan bir görüntü ve dikiş izlerinin belirgin olması nedeniyle çok kullanılan bir yöntem değildir.







makrogrefting yöntemi



kafa derisinin arka bölgesinden alınan tüm flep 15-20 saç teli bulunmakta olan makrofleplere bölünür ve açık bölgeye nakledilir. doğal olmayan bir netice ortaya çıktığından artık çok sık olarak kullanılmamaktadır.

Sac dokulmesi - dogal tedavi yontemleri

Saç dökülmesi - doğal tedavi yöntemleri

Doğal tedavi yöntemleri





çinko



çinko aynı zamanda çok etkili bir anti-androjen olan bir vitamin-mineraldir. çinko, b6 vitaminiyle birlikte kullanıldığında 5 alfa-redüktaz enzimini bloke ederek testosteronun dht'ye dönüşmesini önler. ne var ki çinkonun androgenetik saç dökülmesine karşı etkinliğini ortaya koyan çok az sayıda araştırma mevcuttur.



propecia gibi başka 5 alfa-redüktaz inhibitörleriyle karşılaştırıldığında çinko çok daha güvenlidir, çünkü çinko vücudumuzda zaten bulunan bir vitamindir ve yan tesiri yoktur.









saw palmetto



cüce amerikan hurması olarak da bilinen palmiye türü bir ağacın meyvelerinden elde edilen özüt, tablet durumuna getirilmiştir. anti-androjen olarak bilinmektedir. saç dökülmesi tedavisindeki etkinliğini kanıtlamaya yönelik bir çalışma olmamasına karşın, bilim adamlarının tavsiyeleri doğrultusunda bu ilacın erkek tipi saç dökülmesi tedavisinde etkili olabileceğini belirlenmiştir.





radix



cinsiyet hormonlarının kanda taşınabilmesini sağlayan bir proteinin aktivitesini ve testosteron bağlama özelliğini etkileyen bir bitki tipidir. saw palmetto'yla karşılaştıracak olursa, radix urticae ve onun saç dökülmesi tedavisindeki yeri ile ilgili çok az olduğu bilgisine varılmıştır.





b6 vitamini



çalışmalar çinko ile birlikte kullanılan b6 vitamininin testosteronun ciltte dht'ye dönüşmesini engellediğini göstermektedir. dolayısıyla bu ikilinin akne ve androgenetik saç dökülmesi gibi androjenlere bağlı durumların tedavisinde etkili olduğu söylenmektedir.







balkabağı çekirdeği yağı



amerika'da yetişen bir tür bal kabağı türü olan (pumpkin) çekirdeğinden çıkarılan yağ kullanılıyor. anti-androjen etkiye sahiptir. saç dökülmesi tedavisinde kullanılır.







yeşil çay (camelia sinensis)



japonya ve bazı asya ülkelerinde olabildiğince boldur. günlük kullanımı son derece yaygındır. yeşil çayın bir çok hastalığa iyi geldiği bilinmektedir. bu sebeple çok iyi araştırılmıştır. yeşil çayın yağı anti-androjenik etkiye sahip olduğunu öne sürmektedirler. bu iddia sayesinde, etkinliğini direkt ispatlayan hiçbir çalışma olmamasına karşın yeşil çay androgenetik saç dökülmesinin popüler tedavilerinden biri durumuna geldi. yeşil çay içeren bazı şampuanların saça ve deriye faydalı olduğu söylenmektedir.

Sac dokulmesi - ilacla tedavi

Saç dökülmesi - ilaçla tedavi

İlaçla tedavi



ilaçla tedavileri anlatmadan önce saç dökülme nedenleri bölümünde anlattığımız saç dökülme tiplerinden hangisinin mevcut olduğunu tespit etmenin önemi bir defa daha vurgulanmalıdır. zira tedavi seçenekleri nedene yönelik olmalıdır. örneğin hipotroidi varsa direk bu hastalığın tedavisi yapılmalıdır. ilaç sanayi hızla ilerleyen bir sektördür. saç dökülmesi ergenlik dönemindeki bütün erkeklerin %50sini etkileyen bir rahatsızlık olduğundan bu büyük pazar nedeniyle bir çok araştırma yapılmakta ve çeşit çeşit ilaçlar üretilmektedir. ne yazıkki bu güne kadar fda onaylı sadece iki ilaç üretilebilmiştir. bu ilaçlarda başka hedefli araştırmalar neticesi ortaya çıkmıştır ve dökülen, tamamen yok olan saçlar üstünde etkili değildirler.

ancak dökülmekte olan cansız saçları kuvvetlendirmekte ve saç dökülme hızını yavaşlatmaktadırlar. kullanıldıkları sürece etkilidirler ve bazı istenmeyen yan tesirleri olabilmektedir.







minoxidil



minoxidil in androgenetik saç dökülmesi nedeniyle küçülmüş olan kıl köklerini büyülterek ve tekrardan kuvvetlendirerek etki yapar. bundan başka kılların büyüme fazını müddet olarak uzatarak, belli bir uzunluğa gelmeden dökülmesini engellemektedir. minoxidil ilk defa damar genişletici tesiri nedeniyle kullanılmaya başlanmış, kıllanmayı artırıcı tesiri gözlenince saçsızlık tedavisinde de kullanılmaya başlanmıştır. damar genişletici tesiri ile saçlı derideki kan akımını artırdığı için mi yoksa direk bir etki olarak mı ortaya çıktığı tartışılmalıdır. %2 ve %5 lik konsantrasyonlar durumunda piyasada mevcuttur.

minoxidil su, alkol ve glycol karışımının içerisinde, saçsız bölgeye sürülen bir losyon olarak kullanılıyor.

minoxidilin

-bazı ilaçlarla birlikte,

-bazı beslenme bozukluklarında,

-kanser tedavisi sırasında,

-hipotrioidide,

-hamilelikte ve emziren kadınlarda,

-50 yaşın üzerinde

kullanılması sakıncalıdır.

minoxidil istenmeyen bölgelerde kıllanma yapabilir. üretici firma minoxidilin alın bölgesinde değil, tepe bölgesindeki saç dökülmelerinde daha etkili olduğunu bildirmektedir. bundan başka ilacın en az 4 ay kullanılmadan gerçekten faydalı olup olmayacağının bilinemeyeceğini de bildirmişlerdir. minoxidilin mevcut saçların dökülmesini engelleyici ve zayıf olanları kuvvetlendirici bir tesiri vardır.







spironolakton (aldactone® )

spironolakton yüksek tansiyon tedavisinde kullanılır. ancak bazı sınırlı sayıda araştırmalarsa saç dökülmesini önlediği saptamıştır. birincil olarak saç dökülmesi tedavisi için tavsiye edilen bir ilaç değildir.







azeleik asit (azelex®, skinoren® )

azelaik piyasada %20lik krem formunda bulunmakta olan ve sivilce tedavisinde kullanılan bir ilaçtır. yan etki olarak kıllanmayı artırdığı tespit edildiğinden saç dökülmesi tedavisinde de kullanılmaya başlanmıştır. yan etki olarak deride döküntü, dermatit ve deri renginde açılma gibi aşırı hassasiyet reaksiyonları gözlenmektedir.







cimetidine (tagamet® )

cimetidine mide asit salgısını azalttığı için ülser tedavisinde kullanılır. yan etki olarak kıllanmayı artırır.







tretinoin (retin-a® )

tretinoin akne ve bazı başka cilt hastalıklarının tedavisinde kullanılıyor. bu endikasyonlarının yanısıra saçın damarsal ve hücresel gelişmesini sağladığı için saçsızlık tedavisinde de kullanılabilir. yan etki olarak deri renginde değişiklik ve derinin ışığa hassasiyetine sebep olur.







ketokonazol (nizoral® )

ketokonazol mantar enfeksiyonlarında kullanılan bir ilaçtır. krem, şampuan ve tablet formları vardır. krem veya şampuan formlarını saça gelişi hoş bir tesiri yoktur. tablet formunun ise testosteron üretimini azaltıcı anti-androjen etkiye sahip olduğu bilinmektedir. aşırı kullanım ve duyarlılık neticesi karaciğer yetmezliği yapabilir.







dıane 35®

bir doğum kontrol hapıdır. vücutta kıllanma yapar. bayanların vücudunda az oranda bulunmakta olan erkeklik hormonlarını bloke eder. erkek tipi saç dökülmesi olan kadınlarda bu ilaç kullanılabilir. sarılık, migren, kaşıntı gibi yan tesirleri vardır.







flutamide (eulexin ®)

prostat kanseri gibi bazı hastalıkların tedavisi için geliştirilmiş bir ilaçtır. hücrelerde androjen moleküllerinin bağlanmasını önler.







yılan yağı

%40'ı yılan yağı olan ve doğal maddelerden yapılmış yılan yağı saç dökülen alana sürülür. 3 saat sonra yıkanır.

Sac neden dokulur ?

Saç neden dökülür ?

Saç neden dökülür ?



saç dökülmesi hem erkeklerde hem de kadınlarda görülebilir. erkeklerde daha sık olarak görülen saç dökülmesi, 25 yaşına kadar erkeklerin %25'ini, 40 yaşına kadar %40'ını, 50 yaşına kadar %50'sini tesirler. saç dökülmesinin tedavisine geçmeden önce, saç dökülmesinin tipi kesinlikle bir uzman doktor tarafından incelenmelidir. zira bir çok hastalık, bir çok hormonal, metobolik ve besinsel tesirler ile saç dökülmesi oluşabilir. bunlar ortadan kaldırılmadan %100 tedavi asla olası olmaz. şimdi saç dökülmesinin nedenlerine göz atalım.





* olağan saç dökülmesi



ömrünü tamamlamış saç kendiliğinden veya dış etkilerle (tarama, şampuanla yıkama, fırçalama, saça biçim verme çalışmaları) dökülür. bunun yerine yeni saç çıkar. günde ortalama 100 adet saç dökülür. yeni doğan bebekte ve hamilelikte görülen saç dökülmeleri kısmen olağan saç dökülmesi sayılabilir.





* stres ve saç dökülmesi



deri hastalıkları ile stres ve ruhsal olaylar arsındaki ilişki öteden beri bilinir. kişi psikolojik dertlerini şahsi yada ailsel sorunlarını bir dermatolojik sorun durumunda yansıtabilmektedir. bundan başka kendiliğinden oluşmuş bir deri sorunu (saç dökülmesi) kişide vücut imajını zedeleyecek bireysel, psikolojik bozukluklara ve hatta psikososyal olumsuzluklara yol açabilmektedir. kısaca anlatılmak istenirse, saç dökülmesi ve stres arasında iki çeşit ilişki söz konusudur:



1. birinci ilişki nörotik bir ruhsal yapının desteklediği görünürde organik bir neden olmaksızın, stresin körüklediği saç dökülmeleri oluşabilir.



2. ikinci ilişki ise saç dökülmesi neticesi meydana gelen görünüme karşı kişinin geliştirdiği psikolojik reaksiyonlardır.



stres zemininde gelişen saç dökülmelerine ait çeşitli tedbirler çok eski tarihe dayanır. tıp literatürü ani, ciddi stres neticesi ortaya çıkan dramatik saç kayıpları örnekleri ile doludur. sevilen birinin ölümü, sevgiliden ayrılık, iş kaybı, ? gibi akut, ciddi stres halleri çarpıcı, hızlı, şiddetli saç dökülmelerine yol açabilir ve bu duruma stresle tetiklenen telojen effluvium denir.





kronik, sinsi, yavaş gidişli saç dökülmelerinde, dış tesirlerin yanısıra psikonevrozlar ve kronik anksiyete de etkilidir. burada saç köklerinin anajen evreden telojen evreye prematür presipitasyonu yoluyla strese yanıt oluştuğu düşünülmektedir.





alopesi areata (saç kıran): madeni para büyüklüğünde, yani 2-2,5 cm çapında dairesel ? meydana gelen saç dökülmesidir. her iki cinste oluşabilir. çoğu vaka kendiliğinden geçer. bu hastalığın ortaya çıkışında psikososyal streslerinetkili olduğu gösterilmiştir. bilhassa çocuk hastalarda yapılan incelemeler saç dökülmesi öncesi dönemde çocukların olumsuz yaşam olaylarıyla karşı karşıya kaldıkları saptamıştır.





psikolojik stres sonrası olan saç dökülmelerinin altında yatan temel olay psiko-nöroendokrin sistem ile immun sistem arasındaki karmaşık etkileşmedir. yani immun sistem psikolojik olayların etkisiyle harekete geçer ve netice olarak saç dökülmesi meydana gelir.



stres ile saç dökülmesi arasındaki ikinci ilişki saç dökülmesinin yarattığı psikolojik problemler (stres)dır.





saçı dökülen insanlarda yapılan çeşitli psikolojik ölçümler benlik duygusu, vücut imajı, öz saygı, kendine güven gibi duyguları etkilediği ortaya çıkmıştır.







saç dökülmesi yaşayan kadın ve erkeklerde yapılan çalışmalarda erkeklerde saç kaybının artmasıyla depresyon, içe dönüklük, aşırı sinirlilik, özbenlik duygusunda azalma gibi negatif neticeler çıkarken, bayanların da günlük yaşamlarını olumsuz etkilediği ve sosyal sorunlar yaşadıkları görülmüştür. erkeklerin etkin olarak bu durumla başa çıkabildikleri ancak kadınlarda saça cinsel kimlik, seksüalite, alımlılık gibi kültürel ve şahsi özel anlamlar verildiğinden başa çıkmaları daha zor olmaktadır. bu tarz kişiler toplum içersinde daha gergin, utangaç davranmakta, boyunlarını daha dik tutmakta (boyun ağrısına yol açan), sıkça saçını yıkamak, kurutmak gibi yöntemlere başvurmaktadırlar. sonuçta stresli, gergin, psikolojik sorunları olan bireyler olmaktadırlar. tedavi konseptinde bu durum dikkate alınmalıdır. tedavide bilgilendirme, empatik dinleme ve davranışları iyileştirme gibi psikosoyal destek gerekirse ilaç tedavisi tatbik edilebilir.







* kozmetik uygulamaların ortaya çıkardığı saç problemleri



uzun yıllardır esas amaç olarak saçı tertipli tutmak ve görünümünü güzelleştirmek için farklı yöntemler uygulanagelmektedir. bunlar kimyasal maddeler, kozmetik ürünler vs. dir. ancak bu maddeler ve yöntemler saç ve saçlı deri için fiziksel bir travma sebebi olur ve zaman zaman istenilmeyen yada kalıcı olabilen değişikliğe yol açar. uygulamaların yalnış yapılması, kimyasal maddelerin içerisindeki etken maddeler ve uygulama yapılan saçın kalitesi bu negatif değişmelere katkıda bulunur.







yapılan kozmetik uygulamalar:



1. saçı temizlemek için kullanılan şampuanlar. piyasada var olan bir çok şampuan türü değişik biçimlerde formüle edilir ve ticari olarak normal, kuru, yağlı, yıpranmış saçlar ve boyalı saçlar için formüle edilmiş olarak satılırlar. yağlı saçlar için kullanılan şampuanlar şayet günlük olarak kullanılırsa saçta kurumaya yol açarlar. yine şampuanlar içerisindeki maddelere karşı irriten veya alerjik dermatitlerin gelişmesi mümkündür..



2. saç boyaları: tedrici renklendirme yapan saç boyalarının kontak dermatit yapma özelliği azdır ancak sert, kırılgan, cansız saça neden olduklarından zararlı olabilirler. bundan başka saçta kalan metal artıkları kalıcı boya ve perma solüsyonunun uygulamasını zorlaştırır. böyle bir uygulamada yapılırsa saçın kırılmasına sebep olur.



yarı kalıcı boyaların saç şaftında oluşturdukları hasar azdır ancak içerdikleri boya nedeniyle kontak alerjik dermatit yapabilirler.



kalıcı boya uygulamalrı iki türlü olabilir. daha koyu bir renk isteniyorsa tek bir işlem yapılır. ancak daha açık renge boyama isteniyorsa iki aşamalı bir süreç yaşanır. önce mevcut saçın soldurulması lazımdır. soldurma işlemi için hidrojen peroksit yada amonyak kullanılır. bu sırada saç kırılgan, kırışmaya müsait ve cansız bir görünüm alır. saç şaftına olabildiğince zarar veren bu işlem sonucunda saç gövdesinden % 3 oranında ağırlık kaybı olur ve böylece saç zayıflar ve kırılabilir hale gelir.







* ilaçlara bağlı saç dökülmeleri



pek çok ilaç saç büyümesi üstüne baskılayıcı tarzda etki yapabilir. saç folikülleri yüksek miktarda kan alan bölgelerdir. vücuda giren gelişi hoş bir ilaç kan yoluyla saç köküne gelir.

şayet ilaç uzun müddet alınır ve yoğun bir şekilde saç köküne gelirse bütün saçlar dökülebilir(diffuz alopesi).



1. kanser ilaçları,



2. yanlışlıkla yada intihar amacıyla alınan talyum,



3. a vitamini fazla alınımı,



4. sentetik ağızdan alınan retinoidler,



5. heparin,



6. flucunazole,



7. doğum kontrol hapları







* genetik hastalıklar ve saç



diğer hususlarda belirtildiği gibi saç dökülmesinin genetik nedenlerini, genetik yatkınlık zemininde başka nedenlerin eklenmesiyle meydana gelen bir durum mu yoksa tamamen genetik dışı başka nedenlerle mi geliştiği konusu son derece mühimdir. zira tamamen genetik nedenli bir saç dökülmesinin tedavisi değişik olacak, salgı sistemine bağlı bir nedenle meydana gelen saç dökülmesi tedavisi değişik olacaktır. anemiye veya salgı sistemine bağlı bir hastalığa veya ağır geçirilmiş ateşli hastalığa bağlı saç dökülmesinin tedavi yaklaşımı ayrı ayrı olacaktır. androgenetik alopesi (erkeksi saç dökülmesi) cinsiyetten etkilenen otosomal dominant bir durumdur. erkekler hastalık genini yalnızca tek ebeveynlerinden de alsalar hastalığı gösterirler, ancak kadınlar androjen hormonları erkeklerden daha az olduğundan heterozigot halinde hastalığı göstermezler. kadınlar ancak homozigot olurlarsa (her iki ebeveynden de geni alırlarsa) hastalığı gösterirler. genetik hastalık ve saç konusu üç ana bölüm durumunda incelenebilir:



1. diğer hususlarda belirtildiği gibi saç dökülmesinin genetik nedenlerini, genetik yatkınlık zemininde başka nedenlerin eklenmesiyle meydana gelen bir durum mu yoksa tamamen genetik dışı başka nedenlerle mi geliştiği konusu son derece mühimdir. zira tamamen genetik nedenli bir saç dökülmesinin tedavisi değişik olacak, salgı sistemine bağlı bir nedenle meydana gelen saç dökülmesi tedavisi değişik olacaktır. anemiye veya salgı sistemine bağlı bir hastalığa veya ağır geçirilmiş ateşli hastalığa bağlı saç dökülmesinin tedavi yaklaşımı ayrı ayrı olacaktır.



2. androgenetik alopesi (erkeksi saç dökülmesi) cinsiyetten etkilenen otosomal dominant bir durumdur. erkekler hastalık genini yalnızca tek ebeveynlerinden de alsalar hastalığı gösterirler, ancak kadınlar androjen hormonları erkeklerden daha az olduğundan heterozigot halinde hastalığı göstermezler. kadınlar ancak homozigot olurlarsa (her iki ebeveynden de geni alırlarsa) hastalığı gösterirler.



3. genetik hastalık ve saç konusu üç ana bölüm durumunda incelenebilir:



sonuçta genetik hastalıkların önemli bir kısmında saç bulgularına rastlanır, bundan başka da pek çok birincil saç hastalığında genetik etkenler etkilidir. tanı konurken cildiye ve genetik uzmanlarının görüşünü almak lazımdır.







* androgenetik alopesi



androgenetik alopesi erkeklik hormonu olan androgenler tarafından etkilenen, genetik olarak yatkın olan kişilerde genellikle puberte sonrası dönemde 20li 30lu yaşlarda ortaya çıkan ve ilk olarak alın bölgesindeki saç çizgisinin çekilmesi ile sonrada tepe bölgesinin incelip açılmasıyla ortaya çıkan durumdur. bir çok isim verilmesine karşın en sık kullanılan isimler androgenetik alopesi, male patern alopesi, olağan kellik gibi isimledir. bütün kafayı kaplayabileceği gibi, büyük sıklıkla şakaklar ve ense bölgesini tutmaz. bir hastalık olarak kabul edilmez onun yerine erkeklerin karakteristik yapısı olarak kabul edilir. kadınlarda da androgenetik alopesi oluşabilir ancak oluşma biçimi farklıdır.



ergenlik dönemi sonrası erkeklerin yaklaşık yarısı androgenetik alopesi ile karşılaşabilir. androgenetik alopeside üç etken baş rol oynar:







yaşlanma



yaşlanan organizmanın dayanıklılığı azalır. saç da bir organizma parçası olduğundan, geçen yıllar saçların da dayanıklılıgını azaltır. genetik olarak yatkınlığı olan kişilerde geçen vakit içinde saç dökülmesi oranı çoğalır.



kellik konusundaki araştırmalar 4000 yıl önce mısırda başlamıştır. androgenetik alopesinin ilk tıbbi tanımlamasını m. ö. 4. yyda aristo'nun yaptığı söylenmektedir. filozof kellik ile cinsellik arasındaki ilişkiyi tarif etmiştir. yıllar sonra bazı araştırmalar yine bu yönde çalışmışlar, kısırlaştırılan erkeklerin kelleşmediklerini tespit etmişler ve abdülhamit'in döneminde araştırmalar yapmışlardır. eski ve yeni bütün araştırmalr şunu ortaya koymuştur: kelleşme ile erkeklik hormonu arasında bir ilişki vardır. androgen hormonu erkeklik hormonudur. bir androgen hormonu olan testeron alfa-5 redüktaz isimli enzim tarafından dihidrotestosterona (dht) dönüştürülür. dht de saç kökleri üstündeki reseptörlere baglanarak tesirini gösterir. alfa-5 redüktaz enzim eksikliği olan erkeklerde saç dökülmesi oluşmaz. dht genetik olarak yatkınlığı olan kişilerde anagen faz süresini kısaltır. bu durum her saç yaşam döngüsünde anajen fazın daha da kısalmasına yol açar. bu saçın maulaşabileceği maksimum saç uzunluğunun azalması ve saçların genel görünümünde anagen fazında olan saçların göreceli olarak azalması demektir.





katajen ve telojen faz (ara faz ve dinlenme fazı) saçın dökülmesi ile sonlanır. bu fazlarda müddet olarak değişiklik olmaz. ancak anajen faz kısaldığında gelişi hoş bir anda bütün saç kütlelerindeki oranlar göreceli olarak artmış olur. bu da orantısal olarak daha fazla saçın dökülmesi demektir.



anajen fazda normalde iki tip saç üretilir: 1. terminal(kalın ve renkli)saçlar 2. vellus (ince ve renksiz) saçlar. bilindiği üzere vellus saçlar daha çabuk dökülen saçlardır. yine androgenetik alopesi kişilerde hormonların ve genlerin etkisiyle terminal saç köklerinde gittikçe hızlanan bir şekilde küçülme (minyatürizasyon) oluşur. bunun neticesi terminal saçlar vellus saçlara benzemeye başlar. minyatürize olmuş köklerde zayıf, ince ve renksiz (vellus) saçlar üremeye başlar. küçülmeye devam eden kökler bir müddet sonra mikroskopla incelendiğinde hücre kılıfının bir kalıntısı durumuna döndüğü görülür ve saç kökü böylelikle yok olur.



hem erkekler hem de kadınlar androjen hormonu taşırlar. herkeste bu hormonlar olduğuna göre niçin herkesin saçının dökülmediği sorulabilir.





burada genetik taşıyıcılık olması yanısıra aşağıda belirtilen hususlar da önemlidir:



1. androgenetik alopesi olanların saçındaki androjen reseptörlerinin sayısı fazladır. hormon normal kademede olsa onu bağlayan reseptör çok olduğundan hormonun saç üstüne tesiri çok olmaktadır.



2. androgenetik alopesili kişilerin reseptörleri daha hasastır.



3. androgenetik alopesili vakalarının alfa-5 redüktaz enzimi etkinliği daha fazladır.







sıklık



ergenlik dönemi sonrası beyaz erkeklerin %94. 96sında alın bölgesindeki saç çizgisinde gerileme olduğu, yaklaşık %50sinde de alın ve tepe bölgesinde dmkülme olduğu belirtilmiştir.



erkeklerin %30u 25 yaşında, %40ı 40 yaşında, %50si 50 yaşında androgenetik alopesi belirtisi gösterir.



bayanların %20-30 kadarında da androgenetik alopesi görülür.







* hamilelik ve saç dökülmesi



telojen effluvium



ateşli hastalık, doğum, kronik sistemik hastalıklar, aşırı stresler, heparin vb ilaçların alınması neticesi ya da yeni doğan bebeklerde görülen hızlı gelişen saç kaybı bu isim altında incelenir. bundan başka trioıd hormonunun azalması, ağır cerrahi operasyonlar, anestezi alınması ve aşırı rejimler sonucunda da bu stil saç dökülmesi oluşur.



bazı araştırmalar ise saç siklusunun değişik fazlarında gelişen farklılıklar temelinde tanımlama yapmıştır.







1. erken anajen terk. normal anajen faz 2. 7 yıl sürer. bu tarz saç dökülmelerinde ise saç folikülleri bu süreyi doldurmadan telojen faza girer. ilaç alımında, yüksek ateş anında meydana gelen saç dökülmeleri bu tiptir.



2. gecikmiş anajen terk. burada anajen faz uzun sürer. normalde belli bir sayıda saç folikülü anajen fazdan telojen faza geçmesi gerekiyorken, bu işlem gerçekleşmez ve neden ortadan kalkınca normalden çok fazla saç kökü telojene geçer (birikmiş anajen fazdaki saç folikülü nedeniyle) ve bir anda çok oranda saç dökülür. hamilelik sonrası saç dökülmesi bu tiptir.



3. kısa anajen. bazı vakalarda anajen faz kısa sürer bu da anajen/telojen oranını yükseltir. bir anda dökülen saç sayısı çoğalır.



4. erken telojen terk.



5. gecikmiş telojen terk. mevsimsel saç dökülmesi bu yolla olmaktadır.



telojen effluvium daha sıklıkla kadınlarda görülür. akut telojen effluvium 2-6 ay sürer ve tam iyileşir.





telojen effluvium ve gebelik



hamilelik sonrası telojen effluvium fonksiyonel olarak gecikmiş anajen fazın en çarpıcı örneğidir. yapılan çalışmalar gebeliğin son döneminde telojenin iyice azaldığını göstermiştir. gebeliğin son döneminde anajen oranı %95'e kadar çıkabilir.



doğumdan sonra genellikle (2 ve 3 ay sonra) anajen saçlar telojen saça döner ve saç dökülmesi belirgin hale gelir. normal saç dökülmesinden 2-3 kat daha fazla saç dökülür. bu müddet genellikle 2 veya 3 ay sonra başlar ancak 6 aya hatta 1 yıla kadar uzayabilir



telojen effluvium'a ilaçlar, kaza ile bulaşma neticesi alınan selenyum ve arsenik, biyotin yetmezliği, damardan beslenme ve aşırı çiğ yumurta akının alımı da neden olabilir. diyaliz hastalarında görülebilir.

Sac dokulmesi nedir ?

Saç dökülmesi nedir ?

Saç dökülmesi nedir ?



saç dökülmesi ve seyrekleşmesi yaygın ve bölgesel olarak karşımıza çıkar. yaygın saç dökülmesine neden olan hastalıklar arasında özellikle; ateşli hastalıklar, demir-protein-çinko eksikliği, tiroid hastalıkları (tiroid bezinin az veya çok çalışması durumlarında), hamilelik, şeker hastalıkları, karaciğer ve böbrek hastalıkları, anemi, zayıflama için aşırı rejim yapma, kanser hastalıklarının seyrinde bazı ilaçlar ve kimyasal madde kullanımı, merkezi sinir sistem hastalıkları ve stres yer alır. bunların dışında bir de kadınlarda görülen, erkeklerdeki olağan kelliğe benzer (androgenetik alopesi) mevcuttur.

bu duruma en fazla over kistleri, hormonal bozukluklar ve andrenal tümörler sebep olabilirler. bu nedenlerden dolayı androgenetik tip alopesi çok iyi araştırılmalı ve tetkikleri yapılmalıdır.









yaygın saç seyrekleşmesi ve dökülmesinin yanı sıra zaman zaman bölgesel saç dökülmesi de olabilir.





en sık karşılaşılan bölgesel saç dökülmesine örnek olarak mantar hastalıkları, saç kıran, bazı kozmetiklerin fazla kullanılması ve devamlı bir bölgeden saç koparılması sayılabilir.

9 soruda sac ekimi

9 soruda saç ekimi

Saçlarındaki dökülmelerden şikâyet edenler en etkili çözüm olarak saç ekimini biliyor. ancak bu yöntemi uygulamayı düşünenlerin önce işlem ile ilgili bilgi sahibi olmalarında fayda var.



işte saç ekimi ile ilgili merak ettikleriniz...



saç dökülmesi çoğu insanın kâbusudur. bir de durdurulamadığı taktirdeki netice da pek iç açıcı değildir. daha çok erkeklerde görülen ve kellikle sonuçlanan saç dökülmesi az da olsa kadınlarda da görülüyor. kadının her tarafı olmasa da belirli bir bölümde dökülen saçların verdiği görüntü kişiyi rahatsız ve mutsuz ediyor. saç dökülmesinin çaresi var mı ? tabii ki var.





saç ekimi uygulaması kimlere yapılır ? saç ekimi, erkek tipi saç dökülmesi olan bütün hastalara tatbik edilebilir. erkek tipi saç dökülmesi genetik olarak buna yatkın olan kişilerde erkeklik hormonunun tesiri ile gelişir. saçı üreten hücreler vakit içerisinde bu hormonun etkisiyle ölürler. böylece saç önce incelir, peşinden uzamamaya başlar ve en sonunda tamamen dökülür. bu durumdaki hastalarda saç ekimi en kesin ve kalıcı tedavi şeklidir.





bu işlem için bir yaş sınırlaması var mı ? işlem için yaştan çok dökülmenin biçimi belirleyicidir. çıplak gözle bakıldığında deri görülür hâle geldiyse, o bölgedeki saç yoğunluğu normal yoğunluğun yüzde 50'sinin altına gelmiş demektir. bu durumdaki kişiye uygulanacak en etkili tedavi, saç ekimiyle olabilir.









yaşın tesiri yok mu ? ekim işleminde yaşın belirleyici olduğu en önemli faktör dökülmenin bitip bitmediğidir. erkek tipi saç dökülmesi ömür boyu sürmekle birlikte, hızı bilhassa 39-40 yaşından sonra azalmaya başlar. bu nedenle bu yaşların altındaki hastalarda ekim yapıldığında saç dökülmesinin devam edebileceği, hastanın ikinci ve üçüncü seanslara gereksinim duyabileceği göz önünde bulundurulmalıdır.





saç ekimi ne kadar sürer ? saç ekimi 3 ile 5 saat kadar sürer. kişi 2 gün içerisinde günlük hayatına dönebilir.



yeni saçlara ne zaman kavuşulur ? operasyon sonrasında ekim alanında kırmızı kabuklanmalar görülür. hasta ekim sonrası günde bir kez başını yıkayarak bu kabuklanmayı önleyebilir. 7-10 gün içinde kabuklar tamamen dökülür ve ekim alanı iyileşir. böylece 15 gün ile 1 ay içerisinde hasta ekim öncesi görünümüne döner. daha sonra 3 ay kadar görünümünde bir değişiklik olmaz. yeni saçlar 3 ay sonra yavaş yavaş çıkmaya başlar. değişim en çok 5 ve 6'ıncı aylarda gözlenir. saçların yüzde 90'ı 9'uncu ayda ortaya çıkar. bütün ekimin neticesi ise 1 yılda alınır.





sağlığımıza bir zararı var mı ? bu işlem tamamen lokal anestezi altında uygulanan risksiz bir işlemdir. diğer yandan sağlığı etkileyecek hiçbir yan tesiri bu güne kadar görülmedi.





doğal bir görünüm sağlanabilir mi ? ekimin neticesi tamamen tekniğe bağlıdır. ekim sırasında kullanılan greftlerin büyüklüğü ve yönleri neticesi belirler. greftler saçın doğal çıkış biçimine ideal büyüklükte ve yönlerde yerleştirildiğinde son derece doğal bir netice verir.





kaç kez tekrarlanması gerekir ? ekim yapılan alanın büyüklüğüne ve hastanın saç dökülmesinin devam etmesine göre, birden fazla seans gerekebilir.





uygulanan yeni teknikler nelerdir ? bu konudaki en son teknik, fue denen saçların verici bölgeden bu işlem için özel hazırlanmış 1 mm. 'lik özel metal borular yardımıyla tek tek alınmasıdır. saçlı deride bir kesi veya dikiş olmaz. iyileşme çok hızlıdır.