?

Tüp bebek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tüp bebek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Blastokist transferi

Blastokist transferi

Tüp bebek tedavisinde önemli bir yere sahip olan blastokist transferi kısaca laboratuvar ortamında oluşturulan embriyonun 5. veya 6. gelişim gününde kadına transfer edilmesidir. blastokist transferin, daha kaliteli embriyo transferine imkan sağlaması ve çoğul hamilelik riskini azaltması gibi pek çok faydası var.

tüp bebek uygulamalarının başladığı ilk yıllarda laboratuvar ortamında gelişen embriyolar döllenmenin 48. saatinde anne adayına transfer edilirdi. o yıllarda embriyo kültür ortamı olarak kullanılan basit tuz solüsyonlarının döllenmiş yumurtayı ne kadar canlı tutabileceği şüpheliydi. araştırmalar ilerledikçe hamileliği yüksek miktarda etkileyen embriyoların morfolojik kalitesi ve gelişim hızı daha iyi gözlenebilir hale geldi. bu gelişimin sonucunda pek çok tüp bebek merkezi embriyo transferini 48 saatten 72 saate çekti ve daha yüksek hamilelik miktarları elde edilmeye başlandı.

son dönemlerde ise geliştirilmiş medium (embriyonun geliştiği ortam) sistemleri kullanılarak embriyo canlılığı laboratuvar ortamında daha da uzatıldı. buna bağlı olarak daha yüksek hamilelik ve implantasyon miktarlarının elde edildiği 5. ya da 6. gün transferleri yaygınlaşmaya başladı. buna blastokist transferi adı verilir. blastokist, embriyonun ana rahmine tutunmadan önce ulaştığı bu en yeni aşamadır.

merkezimizde 10 seneden fazladır uygulanan bu işlemle belirli durumlarda daha fazla hamilelik miktarları oluştuğu gözlendi.

blastokist transferinin avantajları nelerdir:

gelişim potansiyeli ve rahme uyumu daha iyi olan embriyoların seçilebilmesi. buna bağlı olarak tekrarlayan hamilelik başarısızlıklarında daha iyi neticeler elde etme şansı.

canlılığı yüksek olan daha az sayıda embriyo transfer ederek çoğul hamilelik olasılığını azaltması

embriyo gelişimini daha iyi gözleyebilme

embriyoları en yüksek gelişim potansiyeline sahip oldukları dönemde yani blastokist aşamasında dondurabilme

embriyo canlılığının incelenebileceği metodlara fırsat tanıması

günümüzde başarıyı arttırabilmek için blastokistin farklı özellikleri dikkate alınır. bunlardan en mühimi 2. ve 3. gün embriyolarında olduğu gibi blastokistin kalitesi ve gelişim potansiyeli. hastaya en iyi kalitede ve gelişimin en ileri aşamasındaki blastokisti transfer etmek hamilelik oranını anlamlı ölçüde arttırır.

ayrıca merkezimizde de uygulanan yöntemle blastokistin dış kabuğu özel yöntemler ile soyulduktan sonra transfer yapılarak daha iyi neticeler alınması sağlanabiliyor. blastokistin rahime tutunabilmesi için bu dış kabuğundan sıyrılması gerekmektedir. daha önceden blastokist transferi yapılmış ancak hamilelik elde edilememiş kişilerde bu kılıfın kırılamamış olma ihtimali var.

blastokist transferinde başarıyı arttırıcı yöntemler halen tüm dünyada yoğun bir biçimde araştırılan hususların başında gelir. genel olarak günümüzde blastokist safhasında yapılan transferin hamilelik şansını artırmadığı görüşü kabul görür. ancak embriyo başına tutunma oranını artırdığından, daha az sayıda embriyo transferine imkan sağladığı, bundan dolayı çoğul hamilelik riskini azalttığı bilinir.

Embriyo dondurulmasinin yararlari

Embriyo dondurulmasının yararları

Kısır çiftlerde tüp bebek uygulaması sırasında elde edilen ve kullanılmayan embriyoların dondurulması pek çok açıdan yararlı. en önemli avantajı kadın veya erkeğin yeni bir uygulamanın yapılması için gelişi güzel bir tedaviye ihtiyaç duymamaları.

tüp bebek uygulamalarına başlamadan önce kadın ve erkek çeşitli tetkiklerden ve tedavilerden geçer. tedavi aşamalarında gerek kadın gerekse erkek pek çok yan etkinin ektisi altında kalabilir. tüm işlemlerin peşinden uygulamalarda çoğu zaman 1 hatta 3'ten fazla embriyo elde edilebilir. ancak çoğul hamilelik riskini en aza yüklemek için genel yaklaşım en çok 3 embriyo transfer etmektir. arta kalan embriyolarla ne yapılacağı bu aşamada büyük önem taşır. tekrardan yapılacak bir tüp bebek uygulamasında tedavi aşamalarının tekrar edilmeyecek olması nedeniyle, embriyoların dondurulması en ideal yöntem olarak karşımıza çıkar.

embriyoların dondurularak değerlendirilmesi hastaya hem ekonomik hem de psikolojik bir avantaj temin eder. bundan başka embriyo dondurma işlemi tüp bebek uygulamalarında başarı şansını arttıran bir işlem olarak da değerlendirilebilir.

embriyo nasıl dondurulur ?

embriyo dondurma ve çözme işlemi için embriyolar kimyasal maddelerle (kriyoprotektan) dengelenir. peşinden soğutulup -196 santigrad derecede sıvı nitrojen içerisinde depolanır. çözüldükten sonra da krioprotektan (koruyucu kimyasal maddeler) ortamından uzaklaştırılarak ileri gelişimi sağlamak için özel kültür ortamlarının içerisine alınır.

her iki işlemde çok dikkatli yapılmalı. hücre yapısının korunabilmesi için hücrelerin düşük hızda su kaybetmeleri buna bağlı olarak da yavaş soğutma yöntemi ile dondurulmaları sağlanır. soğutma sırasında medium içerisindeki saf su katılaşır. netice olarak hücreye göre daha yoğun bir hal alır. ancak yavaş soğutma yöntemi ile küçük hacimler soğutulduğunda bu kez aşırı soğuma oluşur. solüsyon donma sıcaklığının altına kadar soğutulduğu halde buz kristalleri oluşur. bu işlem çok ani olursa embriyolar zarar görür. zarar görmeyi önlenmek için seeding adı verilen bir teknikle buz kristalleri çok yavaş oluşturulur.

dondurmanın faydası nedir ?

rutin tüp bebek ve mikroenjeksiyon uygulamalarında embriyo dondurmayla hamilelik miktarları %35-40 arasında değişir. aynı siklusda hamilelik elde edilmiş ve kalan embriyolar dondurulmuşsa bu kez hamilelik oranı %50 kadar olur.

dondurma işleminin tesirini bir örnekle açıklayalım. bir kadından aynı adet döneminde 6 adet embriyo elde edildiğini ve bunların 3 tanesinin transfer edildiğini farzedelim. kalan 3 tanesinin de dondurulduğunu düşünelim. transfer edilen embriyolar ile tekiz hamilelik elde edilmiş olsun. bu bebek 40 hafta sonra doğar. bebek 3 yaşına geldiğinde anne ve babası ikinci bir çocuğa karar verirse, bu kez önceden dondurulmuş embriyolar kullanılarak tekrardan tekiz hamilelik elde edilebilir. bu taktirde esasında aynı batında elde edilen embriyolardan farklı dönemlerde çocuk sahibi olunabilir.

çiftlerden izin belgesi alınarak dondurulan embriyolar, türkiye'de 1997 yılında yürürlüğe giren bir yasayla 3 yıl boyunca sıvı nitrojen içinde saklanabilir.

Preimplantasyon genetik tani

Preimplantasyon genetik tanı

Chicago gen enstitüsü'nde görevli rus asıllı bilim adamı dr. yury verlinsky ve arkadaşlarının çalışmaları sonucunda geliştirilen preimplantasyon genetik tanı (pgd) ile artık embriyo transfer öncesinde bir bebeğin genetik hastalıklara sahip olup olmayacağı anlaşılabiliyor.

genetik olarak risk taşıyan gebelikler günümüze kadar, amniyosentez (bebeğin içerisinde bulunduğu sıvıdan örnek alınması), koryonik villus biyopsisi (plasentadan doku örneğinin alınması), kordosentez (göbek kordunundan bebeğe ilişkin kan alınması) gibi yöntemlerle doğum öncesi incelenebilir hale gelmişti. ancak döllenmeyle gebeliğin anne rahmine yerleşmesine kadar geçen implantasyon öncesi dönem ile ilgili genetik bir analizin yapılması olası olmamıştı.

tüp bebek uygulamalarının peşinden embriyo ve seks hücrelerinin genetik analizlerine de başlanmış ve ilk kez 1990 yılında verlinsky ve arkadaşları chicago'da preimlantasyon genetik tanı'yı (pgd) yardımcı üreme tekniklerine yeni bir alan olarak tanıttılar.

preimplantasyon genetik tanı nedir ?

pgd, implantasyon öncesi genetik bozuklukların anlaşılmasını sağlayan genetik bir yöntem. bu teknikte oosit (yumurta) olgunlaşması, döllenme ve implantasyon kontrol edilerek yalnızca normal embriyolar rahime transfer edilir. bu sayede genetik bozukluğu olan çocuğa sahip olma riski yüksek olan çiftler için gebelik en başından kontrol altına alınmış olur.

pgd, yumurta hiperstimulasyon (yumurta üretiminin uyarılması) ve ıvf (in vitro fertilization, tüp bebek) ile elde edilen embriyoların genetik yöntemlerle incelenmesidir. dolayısıyla pgd uygulanmasını isteyen aileler ilk olarak bir tüp bebek tedavisine alınır. bilhassa kromozom sayısı normal olan embriyoların pgd yardımıyla transferden önceden seçilmesi, tüp bebek uygulamasının verimliliğini de arttırır. çünkü uygulamada negatif neticelerin başlıca sebeplerinden biri kromozom anomalisi. bu nedenle oluşan düşüklerdir.

bu nedenle çoğunlukla kromozomal hastalıklar için uygulanan pgd, bilhassa ileri yaştaki tüp bebek hastalarına ilişkin oositlerde (yumurtalarda) %43. 1 gibi yüksek miktarda kromozom anomalisine rastlanması sebebiyle zorunlu hale geldi.

genetik bozukluklar açısından yüksek risk taşıyan çiftler için düşünülmüşse de yapılan pgd işlemlerinin yarısından fazlası yaşa bağlı kromozom anomalileri için uygulanır. böylece pgd'nin uygulama alanı her geçen gün gelişir.

merkezlerin çoğu kromozom sayısal anomalilerinin incelenmesi için fısh (fluorescence in situ hybridization) tekniğini kullanırken, kimileri de tek-gen bozukluklarının analizi için pcr (polymerase chain reaction) yöntemi ile tek hücre genetik analizini uygular.

embryo biopsisi polar cisimcik biopsisi

bununla birlikte, bazı merkezlerde özel koşullar için de pgd kullanılabilir. örneğin ülkemizde sıklıkla görülen talasemi (akdeniz anemisi) ve orak hücreli anemi hastalığının hamilelik öncesi analizi pgd ile yapılabilir.

gelişen genetik teknikler ve bilgiye ulaşma olanaklarının artması çiftlerin, pgd ve diğer doğum öncesi (prenatal) tanı yöntemleri ile ilgili sağlık merkezlerine başvurmalarını kolaylaştırdı.



asıl hedefi ailelere sağlıklı bebeklerini kavuşturmak olan tüp bebek uygulamaları, preimplantasyon genetik tanı'nın uygulanması ile birlikte başarıya ulaşma konusunda bir adım daha atılmasını sağladı.

Assisted hatching (destekli yuvalama)

Assisted hatching (destekli yuvalama)

Kısırlık tedavisi sırasında çiftlerin çoğunda cenin (embriyo) gelişmesine karşın hamilelik olmaz. döllenme olmasına karşın hamilelik oluşmamasının sebebi çoğu zaman embriyonun rahime yerleşme safhasında problem yaşanması.

embriyonun rahim içerisine yerleştirilmesinin peşinden farklı olaylar meydana gelir. öncelikle embriyo bölünmeye ve büyümeye devam eder. belli bir boya ulaştığında kendisini çevreleyen zarı (zona pellusida) yırtıp endometrium olarak isimlendirilen rahim içerisindeki dokunun derinliklerine yerleşir. burada büyümesine devam eder.

uzmanların görüşüne göre, gebeliğin oluşmamasının en önemli sebebini, embriyonun bu zarı yırtarak dışarıya çıkamaması. bu nedenle rahim duvarına yerleşememesi.

bu sorunu çözmek için embriyoyu, çevreleyen bu zarda transfer işlemi öncesi kimyasal veya mekanik yöntemlerle ufak bir delik açılmalı. böylece embriyonun bu zarı yırtıp rahim duvarına yerleşmesi temin edilmeli. yapılan bilimsel çalışmalar, bu yöntemle hamilelik oranlarında belli bazı hasta gruplarında (35 yaş üstü kadınlarda, daha önce başarı gösteremeyen tüp bebek denemelerinin varlığı veya bu zarın kalın olduğu tespit edildiği durumlarda) hissedilir bir yükselme olduğunu gösterir.

istanbul v. k. v. amerikan hastanesi tüp bebek merkezinde bu teknik uygulanarak %50 civarında hamilelik oranlarına ulaşılır. merkezde bu teknik kısaca şöyle uygulanır: öncelikle embriyo mikroskobik bir tüp yardımıyla duvarından emilerek sabitleştirilir. lazer yardımıyla embriyo duvarının bir kısmı açılır. embriyo rahim içerisinde büyümesine devam ederken zayıf olan bu noktalarda zarını deler.

Cerrahi sperm arama tesa, tese

Cerrahi sperm arama tesa, tese

Erkek kısırlığında mikroenjeksiyonun keşfinden sonra en önemli gelişme menisinde hiç sperm bulunmayan erkeklerde uygulanan cerrahi girişimdir. bu yöntem sayesinde umutsuz vaka olarak görülen pek çok erkek çocuk sahibi olabildi.

üremeye yardımcı tedaviler arasında tüp bebekten sonraki en önemli gelişme mikroenjeksiyondur. ilk mikroenjeksiyonun ve bu işlemin peşinden doğan bebeğin dünyaya gelmesinden birkaç yıl sonra devrim yaratan cerrahi sperm arama işlemi kullanılmaya başlandı. menisinde hiç sperm olmayan bir erkeğin testislerinden ameliyatla sperm bulunması, bu spermle mikroenjeksiyon sonrası hamilelik elde edilmesi tüm dünyada çocuk sahibi olması imkansız binlerce erkek için umut oldu. birkaç yıl sonra ülkemizde de uygulanmaya başlanan cerrahi sperm arama ameliyatları yıllarıdır pek çok çiftin kendi çocuklarına sahip olmalarının yolunu açtı.

azospermi nedir ?

bir erkeğin menisinde hiç sperm olmaması farklı nedenlere bağlı olabilir. bunların bir kısmı sperm kanallarının tıkanıklığına bağlıdır. böyle bir taktirde testislerde sperm üretimi olmaz. bununla birlikte varolan spermler kanallardaki tıkanıklık nedeniyle meniyle dışarıya atılamaz. bu taktirde tıkanıklığa bağlı sperm olmamasından (obstrüktif azospermi) söz edilir. tıkanıklığa bağlı azospermi olgularında ince bir iğneyle tıkalı olan kanallara ya da testis dokusu içerisine girilerek ufak parçalar alınır. bu parçalar içerisinde sperm bulma oranı %100'e yakın.

tıkanıklığa bağlı olmayan durumlardaysa (non-obstrüktif azospermi) testislerde sperm üretimi ya hiç yoktur ya da belirli alanlarda çok sınırlı sayıda olur. non obstrüktif azosperminin altında yatan neden genetik olabileceği gibi ergenlik döneminde geçirilmiş enfeksiyonlar da rol oynayabilir. böyle bir taktirde testis biyopsisi tedavide yol göstermesi açısından olabildiğince faydalıdır.

cerrahi girişimde başarı oranı nedir ?

testis dokusu içerisinde binlerce ufak tüp benzeri yapı vardır. bu yapılarda sperm üretimi farklı aşamalarda devam eder. bazı tübüllerde hiç üretim olmazken bazılarında az sayıda sperm olabilir. işte cerrahi sperm arama yöntemlerinin altında yatan mantık budur. testisin farklı bölgelerinden alınan çok sayıda parça incelendiğinde sperm hücresi bulunabilir. tese adı verilen bu yöntemde sperm bulma ihtimali altta yatan neden bağlı olarak %25 - 60 arasında değişir. en yüksek başarı sperm üretiminin çok azaldığı hipospermatogenez olgularında yakalanırken, genetik bozukluğa bağlı durumlarda şans en az olur.

bir azospermi olgusunda daha önceki denemelerde sperm bulunmuş olması daha sonraki denemelerde de her zaman sperm bulunacağını garanti etmez. ama çoğu zaman başarı sağlanır. benzer biçimde daha önce ameliyatla sperm bulunamamış kişilerde de biyopsi sonucuna göre yeni bir denemede sperm bulma ihtimali mevcut.

bir kez sperm bulunduğunda bunun testisten ya da meniden bulunmuş olması mikroenjeksiyonun başarı miktarları üstünde önemli bir etki yaratmaz. bir başka söylemle spermin meniden, kanallardan ya da doğrudan olarak testis içerisinden alınması hamilelik miktarlarını ve neticelerini değiştirmez.

cerrahi girişim nasıl yapılır ?

sperm iğneyle kanallardan alındığında bu işlem perkutan epididimal sperm aspirasyonu (pesa) olarak adlandırılır. iğneyle testsin içerisinden alınması perkütan testiküler sperm aspirasyonudur (ptsa). doğrudan ameliyatla testisten alınmasına testiküler sperm ekstraksiyonu (tese) denir. pesa ve ptsa lolak anestezi eşliğinde yapılabilirken tese çoğu zaman genel anestezi altında yapılır.

işlem yaklaşık 15 - 45 dakika kadar sürer ve kişi ertesi gün büyük ölçüde normal hayatına dönebilir.

ameliyatla sperm bulunamamsı halinde izlenecek yol biyopsi sonucuna göre değişir. şayet yeni bir denemede de sperm bulma şansı yoksa bu taktirde sperm bankalarına başvurmak şu an için geçerli tek yöntem. ancak bu uygulama ülkemizde yasal olmadığından çiftlerin yurtdışındaki merkezlere başvurmaları gerekmektedir. diğer yandan hastaların önemli bir kısmında tekrardan deneme için umut verici neticeler elde etmek olası. böyle bir taktirde birkaç ay sonra yeni bir deneme yapılabilir.

Naturel siklusta icsi uygulamasi - ilacsiz tup bebek

Natürel siklusta ıcsı uygulaması - ilaçsız tüp bebek

Yaklaşık on yılı aşkın süredir ülkemizde yardımcı üreme teknikleri sayesinde binlerce kısır çiftin çocuk sahibi olma rüyası gerçekleşti. kısırlığa yaklaşım belirli standart kuralları içinde sürdürülürken aynı zamanda daha başarı belirten, daha kolay ve daha az maliyetli yöntemlerin arayışı da sürüyor. bunlardan biri de ilaçsız tüp bebek.

yumurtalıkların uyarılması amacıyla kullanılan ilaçların yüksek maliyeti, hasta ve doktor açısından büyük bir problem teşkil ediyor. yardımcı üreme tekniklerini gerçekleştiren doktor önemli bir ikilem ile karşı karşıya kalıyor. doktor, rahim içine transfer edeceği embriyo sayısını arttırdıkça hamilelik oranını da, çoğul hamilelik riskini de arttırdığının bilincindedir. yumurtalıkların ilaçlarla uyarılması; çok sayıda folikül (yumurtalıkta yumurtayı içeren kesecik) gelişimi, bu nedenle çok sayıda yumurta ve embriyo imkanı getiriyor. embriyoların laboratuvarda uzun süreli kültüre (besi ortamı) edilmesi sayesinde, embriyo tercihi ve yüksek hamilelik şansı elde edilebiliyor. son yıllarda ardışık kültür ortamlarının da geliştirilmesiyle ülkemizde de yoğun biçimde blastosist (5. gün) transferlerinin gerçekleştirildiğini görüyoruz. blastosist (8 hücreden fazla sayıda hücre içeren embriyoya verilen isim) transferi, transfer edilen embriyo sayısının kısıtlanmasını, bu nedenle da çoğul hamilelik riskinin azaltılması imkanını tanıyor. dünyada artık yumurtalıkların uyarılması protokollerinin yumuşatıldığı, daha az uyarıcı ile daha az oosit (yumurta) oluşturulmasını tercih edildiği görülüyor. laboratuvar kültür ortamlarındaki gelişmeler, daha az sayıdaki yumurtanın veya embriyonun daha verimli kullanılmasına imkan tanıyor. artık tedavilerde, tek veya iki blastosist transferiyle benzer hamilelik miktarlarının elde edilebildiği ve çoğul hamilelik oranının en alt düzeye indirilebildiği görülüyor. bu durum basitleştirilmiş tüp bebek (friendly ıvf veya simplified art) olarak da isimlendirilen bir yaklaşımı ortaya çıkarıyor. daha az ilaç uyarısıyla veya hiç uyarı yapılmadan yumurta eldesi ve blastosist transferi hedefleniyor.

ülkemizin koşulları çiftlere, yardımcı üreme tekniklerinde tek bir uygulamada, çoğul hamilelik riskinden de koruyarak, en yüksek şansı sunma zorunluluğu getiriyor. tedavinin bütün masraflarının çiftler tarafından karşılanması, tedavi masrafına ithal ilaçların yüksek maliyetinin de eklenmesi nedeniyle, faydasız ilaçların luzumsuz dozlarda kullanımından kaçınılmalı. alt yapı ve tecrübe eksiklikleri tamamlanmadan hasta tedavisine başlanmamalı. günümüz tekniklerinin yeterli başarıyı sağlayamadığı önemli bir grup, yumurtalıkların uyarılması uygulamalarına kötü yanıt veren hastalardır. bu grupta uygulanan ilaç protokolleri çoğunlukla az sayıda ve kötü kalitede yumurta eldesi ile sonuçlanıyor. embriyo transferi yapılabilen olgularda hamilelik oranı ise olabildiğince düşük kalıyor.

natürel siklusta gelişen tek yumurtanın kullanımı

düzenli adet gören kötü yanıtlı bir olguda, zaten her ay bir follikül geliştiği düşünüldüğünde, ilaç uyarısı sonucunda yine bir veya iki yumurta elde edilmesi, yüksek doz ilaç uygulamasının bir anlam taşımadığını gösteriyor. böyle olgularda hiçbir uyarıya gerek duyulmadan, kendiliğinden seçilen ve gelişen follikülün takip edilmesi ve follikül aspirasyonu (vakumla emilmesi) ile elde edilen yumurtanın ıcsı (mikroenjeksiyon) ile değerlendirilmesi natürel siklusta ıcsı olarak adlandırılıyor.

natürel siklusta ıcsı uygulamasında, yumurta gelişimi ultrasonografi ve gerektiğinde kan östrojen düzeyi ile takip ediliyor. hiç bir ilaç uyarısı olmadığından her ay tek bir yumurta gelişimi bekleniyor. zaman zaman iki yumurtanın bir arada büyüdüğü görülebiliyor. ilaç kullanımı olmaması nedeniyle yumurtanın büyümesi ve çatlaması tamamen vücudun kendi hormonlarının kontrolü altındadır. bu durum tedaviyi klasik tüp bebek uygulamalarından değişik kılıyor. klasik bir tüp bebek tedavisinde ilk olarak gonadototropin salgılatıcı hormon analoğu adı verilen ilaçların yardımı ile vücudun kendi hormonları baskılanıyor. bu şekilde yumurta gelişimi tamamen dışarıdan verilen ilaçlarla kontrol edilebilir hale geliyor. fsh ve hmg hormonları içeren ilaçların yardımıyla yumurta gelişimi uyarılıyor. ilaç dozu arttırıldıkça birden çok yumurta gelişimi imkanı doğuyor. ancak yumurtalıkların rezervi azaldıkça, çok sayıda yumurta gelişimini sağlamak için gereksinim duyulacak ilaç miktarı artıyor. bazı olgularda çok yüksek oranda ilaç kullanımına karşın ancak bir veya iki yumurta elde edilebiliyor.

natürel siklusta hormonların etkisi

natürel siklus tedavisinde yumurtalıkları baskılayıcı ön hazırlık ilacı kullanılmadığı için yumurta gelişimini vücudun kendi hormonlarının kontrolündedir. yani vücut kendi fsh hormonu uyarısıyla yumurta gelişimini sağlıyor. ancak natürel siklus uygulamasındaki asıl risk burada karşımıza çıkıyor. yumurtanın çatlamasını sağlayacak olan lh hormonu da baskılanmamış durumdadır. dolayısıyla lh hormonu kendiliğinden yükselip yumurtanın erken dönemde çatlamasına neden olabiliyor.

Ilacsiz tup bebek (ivm) yontemi ne kadar basarili ?

İlaçsız tüp bebek (ivm) yöntemi ne kadar başarılı ?

Çocuk özlemi çeken ve tüp bebek yöntemine başvuran hastalara sunulan ilaçsız tüp bebek uygulamaları ne kadar yararlı ve başarı belirten sorusuna cevap arıyorsanız doç. dr. bülent urman'ın kaleme aldığı bu yazıyı kesinlikle okuyun.



tüp bebek uygulamasına alternatif olarak sunulan ivm, yani ilaçsız tedavi, yumurtaların laboratuar ortamında olgunlaştırılması ile gerçekleştiriliyor. bu yöntem 1990'lı yılların sonlarından başlayarak kullanılmaya başlandı. ivm'de kısa süreli ilaç kullanımı veya hiç ilaç kullanılmadan toplanan olgunlaşmamış yumurtalar dış ortamda olgunlaştırılır ve daha sonra döllenerek transfer edilir.

yöntem öncelikle ilaçlara aşırı cevap veren polikistik over sendromlu (yumurtlama sorunu olan) kadınlarda ilaç kullanılmadan tüp bebek yapılmak hedefi ile ortaya atıldı.





ivm faydası nedir ?

polikistik over sendromlu kadınlar, yumurtalıkları uyaran ve gonadotropin adı verilen ilaçların etkisine karşı aşırı derecede hassaslar. bundan dolayı ovarian hiperstimülasyon sendromu (ohss) adı verilen ve hastaneye yatarak tedavi gerektirebilen bir komplikasyona meyilliler. bilhassa de hamilelik sırasında salgılanan hormonlar, ilaçlarla uyarılmış olan yumurtalıkları daha da uyarır. bunun sonucunda karın boşluğu içerisine sıvı sızar ve kanda pıhtılaşma problemlerine yol açar. yumurtalıklar ilaçlarla uyarılmadan tüp bebek uygulamasına geçildiğinde ohss riski ortadan kalkar.





ivm başarı oranları

ivm yöntemini ilaç ile yapılan tüp bebek yönteminden üstün kılan özellik, ilaç kullanımının olmaması. buna rağmen ivm ile hamilelik miktarları ilaç ile yapılan tüp bebeğe oranla daha düşük. avantajlarına karşın ivm'in yaygınlaşmamasının esası sebebi de başarı miktarlarının istenen seviyede olmaması. yeni ve daha gelişmiş ivm kültür vasatlarının devreye girmesi ile bu tekniğin yaygınlaşması kaçınılmaz.





henüz bilimsel kanıt yok

ıvm'nin daha önce başarı gösteremeyen tüp bebek uygulaması olan kadınlar ve yumurtalıkları ilaçlara zayıf cevap veren kadınlarda kullanımı hakkında bilimsel bir kanıt yok. mevcut taktirde çok kısıtlı bir hasta grubunda kullanılan bu yöntemin sanki her derde deva gibi gösterilmesi son derece sakıncalı bir durum.

Tup bebek nedir ?

Tüp bebek nedir ?

Hayatımıza son 20 yılda giren ve bizim için hızla sıradan bir yöntem durumuna gelen tüp bebek uygulaması nedir ve nasıl yapılır ? sorularınızın cevabını burada bulabilirsiniz.

tüp bebek uygulamasını kısaca özetlemek gerekirse, kadın ve erkeğe ilişkin üreme hücrelerinin vücut dışı şartlarda döllenme işlemi diyebiliriz.

bu yöntemde erkek ve kadın üreme hücreleri vücut sıcaklığındaki, ideal bir ortamda 48 saat bekletilir. bu sürede elde edilen yumurtaların yaklaşık yarısında döllenme oluşur. bu döllenmiş yumurtalar embriyo (cenin) olarak adlandırılır ve son hedef olan kadın rahmine yerleştirilir.

embriyolar rahim içine rahim ağzından ince bir katater ile yerleştirilir. bu işlemler neticesi bayanların yaklaşık %50'sinde hamilelik oluşur. ancak bu gebeliklerin bir kısmı düşük ile sonlanır. tedaviye giren çiftlerin uygulama başına yaklaşık % 40'ında çocukları olur. bu oran pekçok uygulama neticesi % 70 - 80'lere çıkabilir. geri kalan % 20 - 30'luk grup modern tıbbın tüm olanaklarına karşın günümüzde çocuk sahibi olamaz.

tüp bebek yöntemlerinde çeşitli ilaçlarla (gonal-f, puregon, menogon) kadının yumurtalıklarının uyarılması sağlanır. yumurtalıkların uyarılmasının hedefi, embriyo oluşturmaya aday çok sayıda yumurta elde etmek. çok sayıda embriyonun rahim içerisine yerleştirilmesinin (embriyo transferi) hamilelik şansını artırdığı görüldü (gebelik miktarları, bir embriyo yerleştirildiğinde yaklaşık %10, üç embriyo yerleştirildiğinde ise %40 -50 civarında).

merkezimizde özel durumlar dışında rahim içerisine üç embriyo yerleştirilir.

tüp bebek ile ilgili genel bilgiler

tüp bebek, klasik yöntemler ile hamile kalamayan kadınlarda uygulanan bir tedavi biçimi. erkek (sperm) ve dişi (yumurta) döl hücrelerinin laboratuvar koşullarında birleştirilmesi sonucunda meydana gelen embriyoların, rahime transferi ilkesine dayanır. laboratuvar koşullarında gerçekleştirilen döllenme, kendiliğinden (in vitro fertilizasyon) ya da insan eliyle, tek yumurta içerisine tek sperm verilmesi ile (mikroenjeksiyon) sağlanır.

tüp bebek, önceleri enfeksiyon veya cerrahi işlem sonucunda tüplerinde kalıcı hasar meydana gelen kadınlarda uygulanmaya başlanmış, kısa bir müddet sonra ise, kısırlığa yol açan diğer nedenlerin tedavisinde de kullanılır hale gelmiş. bugün, endometriozis, sebebi açıklanamayan kısırlık olguları ve erkeğe bağlı kısırlıkta, tüp bebek yöntemleri ile başarı belirten neticeler alınır.

özellikle son yıllarda uygulanmaya başlanan mikroenjeksiyon, sperm sayısının çok düşük olması ve hatta menisinde hiç sperm olmamasına rağmen, testisinde sperm bulunmakta olan erkeklerin tedavisinde bir devrim olarak nitelendiriliyor.

Mikroenjeksiyon (icsi) nedir ?

Mikroenjeksiyon (ıcsı) nedir ?

Erkek kısırlığında bir devrim sayılan mikroenjeksiyonla sperm sayısı ve hareketliliği az olan veya spermlerinde biçim bozukluğu olan erkeklerde çocuk sahibi olabiliyor.

yardımcı üreme uygulamalarında, sperm hücrelerinin gelişi güzel bir nedenle kadın yumurtasına erişemediği veya yumurta zarını aşamadığı erkek kısırlığı durumlarında, yeni bir tüp bebek yöntemi olan mikroenjeksiyon tekniği kullanılmaktadır.

mikroenjeksiyon tekniği ortaya çıkmadan önce, şiddetli erkek kısırlığı durumlarında kullanılan ilaç tedavilerinin ve varikosel ameliyatlarının ne kadar etkili olduğu asla tam olarak açıklanamadı. günümüzde uzmanlar bu tedavilerin şiddetli erkek kısırlığı olarak nitelenen durumlarda yeri olmadığını ve artık kullanılmaması gerektiğini ifade ederler.

bu durumlarda uygulanan mikroenjeksiyon tekniği mağdur erkeklerin kaderini açık bir biçimde değiştirdi. ilk kez bu durumların tedavisi hücre seviyesinde yapılıyor. tek bir sperm hücresi kadından elde edilen yumurtanın içine saç kılından daha ince bir iğne yardımıyla mikroskop altında enjekte ediliyor ve döllenme sağlanıyor.

kimlere uygulanabilir ?

bu teknik temel olarak üç farklı kategorideki bozukluğa hitap eder. bunlar sperm sayısının ya da hareketliliğinin eksik olduğu durumlar. bundan başka sperm şekillerinin (morfoloji) bozuk olduğu durumlardır. mikroenjeksiyon uygulamalarında döllenme oranı, sperm oranı ile ilişkili değildir. menide birkaç tane sperm hücresi bulunduğu durumlarda dahi döllenme oranı değişmez (% 70 - 80). bu teknik ile birkaç sperm hücresi ile dahi hamilelik elde edilebiliyor. sperm hücrelerinin hareketliliğinin yetersiz olduğu durumlardaysa bu teknikle spermlerin yumurta zarını aşmaktaki zorluğuna çare bulunabiliyor.

sperm şekillerinin bozuk olmasının bir kısırlık sebebi olduğu, bu durumlarda yapılan tüp bebek uygulamalarında dahi döllenmenin olmadığı veya döllenme oranının çok düşük olduğu uzun yıllardır biliniyor. mikroenjeksiyon tekniği uygulamalarında sperm biçimleri döllenme ve hamilelik miktarları üstünde negatif etki göstermez. yumurta bir tüp (pipet) yardımıyla emilerek sabitleştiriliyor. sperm ince cam iğne ile yumurta içerisine enjekte ediliyor. iki gün sonra döllenmiş yumurta (embriyo) rahim içerisine yerleştiriliyor.

Cocuk istiyorum, bebek istiyorum

Çocuk istiyorum, bebek istiyorum

Türkiye' de toplum yapısının temelini aile oluşturmaktadır. bir ailenin devamı için doğurganlığın önemi büyüktür. çiftler evlendikten sonra çevrenin ve aile büyüklerinin en sık sordukları soru çocukla ilgilidir. bilhassa kırsal kesimlerde çocuk sahibi olmak mutlak bir gereklilik ve prestij olarak algılanmaktadır. dolayısıyla, evli çiftler 3-4 ay gibi bir evlilik müddeti sonunda çocuk istiyorum, bebek istiyorum, diyerek hekim ve hastane kapılarını aşındırmaktadırlar. azospermi dediğimiz erkeklerde hamile kalma şansı derhal hiç yokken, günümüzde icsi yöntemi ve testislerden sperm elde etme yöntemleri (tese, tesa, pesa, mesa, mikrotese) ile bu çiftlerde de çocuk sahibi olma şansı doğdu. böylece, ülkemizdeki önemli bir sosyal soruna da tüp bebek yöntemleri ile sağlıklı çözümler sunulabildi.

bu gelişmeler yanısıra, belki daha da önemlisi, ivf çalışmaları, tıpta bilhassa embryoloji, moleküler biyoloji, genetik, yeni ilaçların geliştirilmesi, hastalıkların tedavisi gibi hususlarda araştırmaların yapılmasında itici rol oynadı. bazı kavramların, görüşlerin değişmesine yol açtı. bununla bağlantılı olarak, genetik geçişli hastalığı olan çiftlerde embriyo biyopsisi yapılarak sağlıklı embriyo tercihi ile sağlıklı çocuk sahibi olma imkanı elde edildi. günümüzde, bundan başka, fazladan elde edilen embryoların dondurularak tekrar kullanımı olası olmaktadır. kök hücre araştırmaları ve bu hücrelerin çeşitli hastalıklar için kullanılması imkanı tüp bebekteki gelişmelerle paralellik göstermektedir. embryo üstünden elde edilen bilgiler kanser hastalıklarının araştırma ve tedavisine kaynak olmaktadır. hayvan ve bitkilerle ilgili araştırmalarda da, gıda sektöründe de genetik bilim dalı önemli gelişmelere hamiledir.

sonuç olarak, tüpbebek türkiye' de yaygın ve etkili bir tedavi yöntemi olarak yerini almıştır. benim amacım çocuk sahibi olmak isteyen evli çiftlere güvenli ve deneyimli ellerde hizmet vermek, onların mutluluklarını paylaşmaktır.

kaynak: dr. aydın demircan

Kisirlik, tup bebek ve psikoloji

Kısırlık, tüp bebek ve psikoloji

Sevgili çiftler, depresyon gibi farklı derecelerde psikolojik baskılara neden olabilmektedir.

kısırlık söz konusu olan çiftler, ilk olarak bu problemi çevrelerinden saklama gereksinimi duyuyorlar. daha fazla saklayamayınca da tedavi arayışına giriyorlar. tedaviye girdikten sonra artık günlük yaşamdan kopuyorlar. karı koca birbirlerine karşı daha içlerine kapanık hale geliyorlar. çevrede gördükleri her çocuk onlarda bir burukluk ve hüzün yaratıyor. sanki çocuk sahibi olamamak bir suçmuş gibi algılanıyor ve toplum içerisinde eziklik hissediyorlar.

bütün bu anlattığım ifadeler bütün çiftlerde olmasa bile bazılarında farklı derecelerde izlenebiliyor. bu konuda, çiftlere tedaviyi yapan hekime çok önemli sorumluluk düşmektedir. hekimin, böyle durumları önceden sezebilmesi ve elden geldiğince çiftlere, aileye yardımcı olması, onlarla sohbet etmeye vakit ayırması gerekmektedir. çünki, bu kötümser tabloyu yok edecek mucizevi bir ilaç veya yöntem yok henüz. fakat, biliyoruz ki sıkıntılarımızı paylaşmak hepimiz için rahatlatıcı etkiye sahiptir, çiftlere de tedavinin ağır manevi yükünü kaldırmada yardım edebilir. hekim, çiftlere olduğu kadar gerekirse yakın aile çevresine de yardımcı olmaları yönünde telkinde bulunabilir.

bazı kısırlık vakalarında çok kısa tedavi müddeti veya ilk denemede hamile kalma gerçekleştiğinde bu tür psikolojik dertler daha hafif atlatılabiliyor. diğer taraftan, uzun zamandır tedavi görmelerine karşın hamile kalamayan çiftlerde problemler daha ağır hale gelebiliyor. böyle durumlarda hekimlere da büyük sorumluluk düşmektedir.

insanlar genel olarak problemleri ağır bile olsa onlarla başedebiliyor. yeter ki sorunlarını anlatabilsinler, paylaşabilsinler. insanın problemler karşısında direnmesinde ve çözüm bulmasında en itici güç umudunun olmasıdır.

kaynak: dr. aydın demircan

Kisirlik ve tup bebek te sikca sorulan sorular

Kısırlık ve tüp bebek te sıkça sorulan sorular

Aşılama tedavisi :

tüp bebek öncesi, klasik tedavi içerisinde yer alan düşük olabileceği kendilerine anlatılmalıdır. bundan başka klasik tedavilerle çok uzun süreler zaman kaybedilmemelidir. zaman zaman yeni evli ve 40 yaş üzeri kadınlarda her şeyin normal olduğu söylenip uzun müddet tedavi yapılmadığına şahit oluyoruz.

kaynak: dr. aydın demircan

Polikistik over (pco) ve polikistik over sendromu (pcos)

Polikistik over (pco) ve polikistik over sendromu (pcos)

Polikistik over li kadınlarda yumurtalıklar ultrasonografide özel bir görünüm arzetmektedir. yumurtalıkların kenarında çepeçevre yerleşmiş çok sayıda yumurta taslağı bulunur. bu tarz bayanların bir kısmı normal adet görürler, hormonlar ve yumurtlama ile problemleri yoktur. zaman zaman de, bu overlere sahip kadınlarda adetler çok azdır, ör: senede 2-4 adet görürler, buna bağlı olarak yumurtlama ya çok seyrek olur ya da hiç olmaz. bu duruma hafif veya şiddetli tüylenme, kilo alımı veya şişmanlık eşlik edebilir. şayet adet azlığı şişmanlık ve tüylenme ile birlikte ise bu tarz kadınlarda pcos denilen özel bir durumdan bahsedilir, bundan başka diabet ve aşılama için yapılan tedavilerde en çok 1-3 arası istenen yumurta sayısı aşıldığı için tedavi iptal edilir. çünkü bu tarz hastalarda yan tesirler bölümünde bahsedilen ohss ve çoğul hamilelik riski artmıştır.

pco'lu hastalarda 2-3 denemeden sonra ideal dozun bulunup istenen sayıda yumurta geliştirilmesi olası olabilir.

pco ve pcos bulunmakta olan hastalarda tüp bebek başarı olasılığı olabildiğince yüksektir. buna karşılık ohss riski çoğalır, bu durum çok dikkatli bir takiple ve bazı kurallara uyarak önlenebilir.

kaynak: dr. aydın demircan

Sperm analizinin onemi ve bazi terimler

Sperm analizinin önemi ve bazı terimler

Sperm analizi, tedavinin planlanmasında çok önemli değere sahiptir. dolayısıyla, iyi bir merkezde, bu işten anlayanlar tarafından yapılması gerekmektedir. eksik, yetersiz veya yanlış yapılan bir tahlil, yanlış tedavi planlanmasına, vakit kaybına ve tekrar tahlil istenmesi nedeniyle mali kayıplara sebep olabilir.

tedaviyi planlayan ve uygulayan hekimin sperm analizini yeterli biçimde değerlendirmesi hayati önemi olan bir konudur. bundan başka, spermin nasıl ve hangi koşullarda alınması gerektiği de erkeğe iyice anlatılmalıdır.

sperm tahlili için erkeğin 2-7 gün arası boşalmaması gerekmektedir. sperm verirken su, tükrük, sabun veya başka bir kayganlaştırıcı kullanılmaması gerekmektedir. sperm odası gürültüden uzak, sakin ve sessiz bir ortam olmalı, gözden uzak bir yerde bulunmalıdır. içerisinde lavabo, temizlik malzemeleri, rahat bir oturma imkanı olmalıdır. zaman zaman ideal olmayan koşullarda sperm vermek zorunda kalan erkekler bu konudan şikayetçi olmaktadır. sperm vermede problem yaşayanlar için lazım imkanlar temin edilmelidir.

azospermi:

erkeğin menisinde canlı veya cansız hiç sperm hücresi olmamasıdır. bu durum 2 biçimde ortaya çıkar:

tıkayıcı tip: burada erkeğin yumurtalıklarında (testis) sperm hücre yapımı olmasına karşın hücreleri ileten kanallarda tıkanıklık olması nedeniyle (daha önce geçirilmiş iltihabi bir hastalık gibi) sperm hücreleri dışarı çıkamaz. bu hastalarda enjektör ve iğne yardımı ile sperm kanallarından hücre alınır. (tesa, mesa, pesa)

hücre yapımının olmaması: burada ise sperm hücresini yapımı ya hiç olmamakta, ya da hücre olgunlaşması tamamlanamadığı olgun sperm hücresi bulunmamaktadır. bu tarz bağışıklık maddeleri bu duruma yol açabilir.

sperm yıkama:

günümüzde sperm analizinin artık ayrılmaz bir parçası olmuştur. yıkama yapılmadan bir sperm analizini değerlendirmek çok sağlıklı olmamaktadır. bazı özel hücre kültürü sıvıları ile meni yıkanarak istenmeyen maddeler ayrılarak sağlıklı sperm hücrelerinin değerlendirilmesi olası olmaktadır.

kruger testi:

bu test sperm biçimine göre yapılan özel bir değerlendirmedir. neticeler infertilite tedavisinin planlanmasında önem arzeder. şu şekilde ki:

%14 ve üzeri normal, doğal ilişki veya aşılamaya ideal

%5-13 limitte, yıkama neticelerine, ve diğer infertilite nedenlerine göre karar vermek gerekmektedir

%4 ve daha az ise tüp bebek gerekmektedir.

kruger ölçütü azaldıkça spermin yumurtayı dölleme kabiliyeti de azalmaktadır.

diğer kriterler:

sperm hücrelerinin değerlendirilmesi genellikle meni alındıktan 2 saat sonra değerlendirilmektedir. bilhassa bazı durumlarda 2. saatte hücre hareketi yüzdesi iyi iken, 6 ve daha ileri saatlerde bu yüzdenin hızla azaldığı ve zaman zaman % 0 olduğuna raslanmaktadır. bu önemli bir kriterdir

menide toplam ileri hareketli sperm sayısı 5 milyon altında ise tüp bebek daha iyi bir tedavi yöntemdir.

meni miktarı normalde 2-7 cc olarak kabul edilir. zaman zaman 2 cc altında meni elde edilir. bu az miktar meni ile doğal yoldan hamile kalma şansı çok düşüktür.

gereksiz kullanılan bazı ilaçlar sperm analizinde tam ters bir etki ile hücre azlığına veya yokluğuna yol açabilir. bu gibi durumlarda ilacı kestikten en az 2 ay sonra yeni bir tetkik yapılmalıdır.

aşırı sigara ve alkol tüketimi (özellikle 5-10 seneden fazla) sperm hareket ve sayısında azalmalara yol açabilir

başka bir hastalık nedeniyle alınan ilaçlar (ör: mide rahatsızlıkları, depresyon) sperm üstünde negatif etki yapabilirler.

kaynak: dr. aydın demircan

Kisirlik ve tup bebek tedavisinin yan etkileri

Kısırlık ve tüp bebek tedavisinin yan etkileri

Kısırlık ve tüp bebek tedavisinde kullanılan ilaçların istenmeyen bazı yan tesirleri olabilir. başarı gösteren bir yumurtlama tedavisi için, follikül gelişimi sırasında dikkatli ve itinalı takip lazımdır. ultrason ve hormon testlerinden yararlanarak izleme, tedavi protokollerinin ideal olarak seçilmesi, istenmeyen tesirleri azaltabilir.

kısırlık tedavilerinin ne tür yan tesirleri vardır ?

ohss (over hiperstimulasyon sendromu):

yumurtlama tedavisinde kullanılan ilaçlar, yumurtalıkların aşırı uyarılmasına yol açabilir. bu durumun belirtileri yumurtalıkların aşırı büyümesi, karın içerisinde sıvı toplanmasına bağlı olarak karın şişkinliği, mide ve barsak sorunları (bulantı, yumurtalık kanseri riskini arttırır mı ?

yumurtalık kanseri, her kadının yaşamı boyunca karşılaşma riskinin %1. 5 olduğu bir hastalıktır. soyaçekim ve beslenme alışkanlıkları gibi bazı etkenler yumurtalık kanserine yatkınlığı arttırmaktadır. son yıllarda yapılan bazı araştırmalar, kısır kadınlarda yumurtalık kanserine daha sık rastlandığını, bunun tersine, geçirilen her hamilelik ile yumurtalık kanseri riskinin azaldığını ortaya koymuştur.

bugüne kadar yapılan araştırmalarda, yumurtlama tedavisinde kullanılan ilaçlar ve yumurtalık kanseri arasında bir ilişki bulunamamıştır. bu konuda yapılan en kapsamlı çalışma, 1964-1974 yılları arasında tedavi gören ve 12 yıl boyunca izlenen 2600 kadının takibi ile yapılmış ve yumurtlama tedavisi ile yumurtalık kanseri arasında bağlantı bulunamamıştır.

kısırlık tedavisi neticesi doğan bebekler sağlık açısından bir risk taşırlar mı ?

yumurtlama tedavisi için ilaç kullanımını takiben doğan çocuklarda doğumsal sorunlar, normal toplumda görüldüğünden daha fazla değildir.

ancak, tüp bebek tedavisinin bebeklerin sağlıklı doğmaları için özel bir tedavi olmadığı, bundan başka anne ve babanın genetik problemlerinin kalıtım yoluyla bebeğe geçeceği bilinmelidir.

kaynak: dr. aydın demircan

Tup bebek uygulamalarinin basari sansi

Tüp bebek uygulamalarının başarı şansı

Tüp bebek tedavisi çok farklı nedenlerden dolayı yapıldığı için hamilelik elde edilmesini etkileyen pek çok faktör de mevcuttur. daha önce bahsedildiği gibi özellikle:

kadının yaşı

uzun evlilik müddeti



erkek spermi hakkında bazı etkenler. ör: kısırlık nedeni basitçe aşılan hastaları programa alan bir merkez ile, gebeliğin zor elde edildiği hastaları da kabul eden bir merkezin hamilelik miktarları değişik olacaktır. bir merkezi değerlendirirken ne tür hastaları kabul ettiğini de göz önüne almak gerekmektedir.

o halde, tüp bebek merkezleri nin hamilelik oranı yaklaşık % 25-60 arasında değişebilir.

tabii, burada merkezlerin laboratuar koşullarının normal olduğunu varsayıyoruz. tüp bebek merkezi nin laboratuar koşulları da başarı sansını etkileyen önemli faktörlerdendir.

tüp bebek uygulaması için belli bir hamilelik şansının olduğunu biliyoruz, uygulamaların bir kaç kez denemesinde fayda vardır. fakat, çiftin özel haline göre, 1-3 denemede hamilelik elde edilemezse yeni bir denemeden önce durumun tekrar değerlendirilmesi, gerekiyorsa yeni tetkikler yapmak, ve çifti durumları hakkında daha detaylı bilgilendirmek ideal olur.

tüp bebekte başarı bilinen etkenler yanısıra bilinmeyen pek çok etkenin tesiri altındadır. bilinmeyen hususlarda araştırmalar halen yoğun olarak sürmektedir. hamilelik miktarları, bu nedenlerden dolayı sürprizlere de açıktır.

gebelik oranlarındaki farklılıklar ile ilgili bazı örnekler fikir verebilir:

kadın yaşı 40 ve üzeri ise hamilelik miktarları % 10-20 civarına inebilir

erkekte azospermi hücrelerin yapım aşamasındaki bir durumla ilgili ise hamilelik oranı % 10-40 arasında değişebilir

hem kadın yaşı ileri, hem de azospermi varsa hamilelik oranı % 0-20 arasında olabilir

daha önce 2-3 ten fazla erken düşük varsa başarı sansı azalabilir

herşeyin normal olduğu vakalarda defalarca tüp bebek denemesine karşın hamilelik elde edilemeyebilir.

muayene ve tetkik neticelerine göre başarı şansı düşük olacağı varsayılan bir denemede çok pozitif neticeler alınabilir

bazen, tüpbebekte hamilelik elde edilemezken, tedaviye ara veren çiftlerde daha sonra kendiliğinden hamile kalanlar olabilir.

tüp bebek merkezleri ni veya hekimleri arayan hastaların büyük bir kısmı direkt hamilelik miktarlarını sorarak bir karar verme eğiliminde olmaktadırlar. oysa, kendi özel durumlarının değerlendirilmesinden sonra bir karara varmaları daha doğru bir tutum olacaktır.

kaynak: dr. aydın demircan

Tup bebek uygulamasi

Tüp bebek uygulaması

Tüp bebek için başvuran çiftlerle, öncelikle tanışma ve değerlendirme görüşmesi yapılır, lazım olan tetkikler planlanır. daha sonra tetkiklerin neticelerine göre o çifte ilişkin ideal bir tedavi yöntemi saptanır. çifte, tüp bebek ile ilgili daha detaylı bilgi verilir.

yumurta geliştirme aşamasında, kadının yaşı, adet durumu ve hormonal tablosuna göre kısa veya uzun ilaç kullanımı seçilir. uzun programda, üreme hakkında mekanizmaların baskılanması için yaklaşık 8-10 gün süren bir ön tedavi (lucrin) uygulanır. her iki yöntemde adetle birlikte yumurta üretimi uyaran ilaçlar (puregon, gonal-f, menogon) kullanılmaya başlanır.

tüp bebek tedavisinde ilaçların kullanımı sırasında, yumurta üretimini istenen kademede tutabilmek için, giderek sıklaşan aralıklarla ultrason ve hormon takipleri yapılır ve gerekirse ilaç dozu değiştirilir. yaklaşık 10-12 gün içerisinde yumurta gelişimi istenilen düzeye gelir. yumurta hücrelerinin son olgunlaşma aşamalarına gelmelerini sağlayan bir ilacın (pregnyl, profasi) uygulanmasından yaklaşık 35-36 saat sonra yumurta toplanması planlanır. bu işlem için çiftlerden belirlenen saatte hastaneye gelmeleri istenir.

program sırasında, bir kez yumurta toplama, bir kez de embriyo transferi sırasında olmak üzere toplam iki kez, sabah gelip akşam gitme biçiminde hastanede kalınır.

yumurta toplama işlemi, hafif bir genel ultrasonografi kontrolunda uygulanır. aynı gün sperm de alınır. erkeğin yazılım süresince, yalnızca spermin alındığı gün hastanede bulunması yeterlidir. yumurta toplandığı gün, oluşması beklenen gebeliğe destek vermek üzere bazı yardımcı ilaçlara başlanır.

laboratuar şartlarında döllenme sonrası (icsi, mikroenjeksiyon, ivf) meydana gelen embriyolar, yumurta toplama işleminden en erken 2 gün sonra, genellikle 3. gün kadının rahimi içerisine ince bir plastik aletle transfer edilir. embriyo transferi, ağrısız, kısa süren ve anestezi gerektirmeyen bir işlemdir. birkaç saat hastanede dinlenmeyi takiben, hasta evine gidebilir. embryo gelişimini desteklemek için ilaçların kullanımı devam eder.

çok sayıda iyi gelişmiş embriyosu olan çiftlere iki seçenek sunulur.

üçüncü gün embryo transferi yapıldıktan sonra kalan embryoların dondurulması

beşinci gün transfer. bu, bazı özel durumlar için uygulanır. embryo dondurma şansı daha azdır.

embriyo transferinden 12 ve 14 gün sonra toplam iki kez kanda hamilelik testi yapılır. hamilelik testi olumsuz netice verirse progesteron tedavisi kesilir ve birkaç gün içerisinde görülen adetle yazılım sona erer. hamilelik testi olumlu çıkarsa progesteron tedavisine devam edilir. testlerden bir hafta sonra hamilelik kesesinin görülmesi, bundan bir hafta sonra da bebek kalp hareketlerinin görülmesi vaginal yolla yapılan ultrasonografik muayenede olası olur.

kaynak: dr. aydın demircan

Tup bebek ve kisirlik tedavisinde kullanilan ilaclar

Tüp bebek ve kısırlık tedavisinde kullanılan ilaçlar

Lucrin (gnrh analogları): bu grup ilaçlar, normalde beyinde salgılanan ve yumurtalıkları uyaran lh ve fsh hormonlarını kontrol altına almak için kullanılır. bu şekilde hem yumurtalık ların uyarılması bizim denetimimize girer, hemde gelişen follikül lerin zamanından önce çatlamaları önlenmiş olur. tüp bebek için en önemli ilaçtır

cetrotide, orgalutran (gnrh antagonistleri): foliküllerin yumurta toplama zamanına kadar çatlamadan kalabilmesi için göbekaltı veya bacaktan ciltaltı enjeksiyonu biçiminde kullanılır. tüp bebek te lucrin alternatifi ilaçlardır.

puregon, gonal-f, menogon: tüp bebek te yumurta sayısını artırmak ve gelişimi desteklemek amacıyla kullanılırlar. ilaç toz ve sulandırıcı içeren ampullerden oluşur, etken madde toz kısmındadır. adetle başlanıp yumurtalar istenilen olgunluğa ulaşana kadar yaklaşık 10-14 gün süreyle, enjeksiyon biçiminde uygulanır. vücut için lazım dozun ayarlanabilmesi için, ultrason ve hormon ölçümleri ile takip altında kullanılmalıdırlar.

pregnyl, profasi (hcg): folliküller istenilen büyüklüğe ulaştığında, yumurtaların döllenebilir olgunluk safhasına geçmelerini sağlamak için kullanılır. kullanımını takiben belli bir müddet sonra folliküllerin çatlayıp yumurtlamanın gerçekleşmesine sebep olur. dolayısıyla ilacın kullanımı ve yumurtaların toplanma saatlerine dikkatle uyulmalıdır. tüp bebek tedavisinde yapılış saati bilhassa dikkat edilmesi gereken ilaçtır.

progesteron, utrogestan, crinone: yumurtaların toplandığı gün başlanılan bu ilaç, rahimin gebeliğe hazırlanması için kullanılır, hamilelik testinin olumlu çıkması durumunda hamilelik 12 haftalık olana kadar devam edilir. tüp bebek ile meydana gelen hamileliği kesinlikle desteklemek gerekir.

kaynak: dr. aydın demircan

Tup bebek tedavisi nasil yapilir ?

Tüp bebek tedavisi nasıl yapılır ?

Yukarıda bahsedilen üremeye yardımcı tedavi yöntemleri, yumurtanın döllenme biçimine, spermin elde ediliş yoluna, hücrelerin düşük miktarda hamilelik oluşturmalarına karşın, ikinci bir hamilelik şansı vererek toplam hamilelik miktarlarını arttırmakta ve maliyeti düşürmektedir.

kaynak: dr. aydın demircan

Tup bebek hakkinda terimler ve anlamlari

Tüp bebek hakkında terimler ve anlamları

İvf (tüp bebek):

kadının yumurtası ve erkeğin sperminin vücut dışına alınarak laboratuvar şartlarında ve bazı özel plastik kaplar içerisinde bir araya getirilerek, döllenmenin sağlanmasıdır. işte, bu vücut dışında yapılan işleme ıvf (in vitro fertilizasyon) veya tüpbebek denir. vakaların % 10-15' inde yumurtaların tamamı bu yöntemle döllenmeyebilir. dolayısıyla daha az kullanılıyor. daha önce hamile kalmış ve doğurmuş kadınlarda daha başarı gösteren olmaktadır.

1970' lerin başında zona tabakasının ileri derecede kalın olması durumunda, embriyo bu tabakadan dışarı çıkamaz ve rahime tutunamaz. bu taktirde embriyo rahime verilmezden önce zona tabakasının bir kenarından inceltilmesinin, hamilelik şansını artırdığı ileri sürülmektedir. ancak, bu teknikle embriyonun zedelenme olasılığı az da olsa vardır.

blastosist transferi (geç dönemtransfer-5. gün transfer):

anne ve babadan alınan üreme hücrelerinin birleşmesi ile embriyo denilen yeni bir yapı ortaya çıkar. embriyo devamlı bölünerek hücre sayısını arttırır. genellikle embriyo, anne adayından yumurta toplandıktan sonraki üçüncü gün, yaklaşık 7-8 hücreli safhada iken rahim içerisine yerleştirilir (embryo transferi). her zaman uygulanmamakla birlikte kaliteli embriyo sayısı fazla ise embriyo gelişimi daha ileri safhalara kadar takip edilerek daha geç bir günde (en geç 5. gün) embriyo transferi tatbik edilebilir. böylece, embriyolardan daha iyi gelişenleri seçme şansı olabilir, transfer ve rahime tutunma arasındaki müddet kısaltılmış olur. embriyonun doğal ortamına dönüşünü geciktirmesi ve kalan embriyoların dondurulması şansını azaltması, bu uygulamanın negatif yönleridir. ancak çok sayıda yumurta ve embryo gelişenlerde uygulanabilecek bir yöntemdir.

embriyo dondurulması (cryopreservation):

embriyo transferi tamamlandıktan sonra elde kalan iyi kalitede embriyolar özel bir teknikle dondurularak, daha sonra kullanılmak üzere saklanabilir. donma ve çözülme sırasında kalitesini koruyabilen embriyolardan meydana gelen bebeklerin özel bir sağlık problemleri olmamaktadır. ülkemizdeki üytem yönetmeliği embriyoların 3 yıl saklanmalarına izin vermektedir. dondurulmuş embryoların transferi taze embryo kadar verimli olmamaktadır. çünkü, donma işleminden açılan embryoların yaklaşık % 30-50' si ölmektedir.

preimplant genetik tanı (pgd):

embriyonun 8 hücreli safhasında bir veya iki hücrenin embriyodan alınarak genetik tetkik için kullanılması embriyonun gelişimine engel olmaz. alınan bu hücreler kromozomal olarak incelenebilir ya da ailede bilinen genetik bir hastalık var ise, bu hastalık yönünden tetkik edilebilir. sonuç olarak ideal nitelikte olan embriyolar, transfer için seçilir. bu yöntemde hamilelik şansı yarı yarıya azalmakla birlikte genetik hastalıklar için pozitif neticeler temin eder. bu uygulamayı yapmak her hastada olası olmamaktadır.



kaynak: dr. aydın demircan