?

Yüzme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yüzme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Yuzme teknikleri, sirtustu stili

Yüzme teknikleri, sırtüstü stili

Arkaya kol atarak yüzme stili denilir veya (sırtüstü yüzme), serbest yüzüş stilinin tam tersi bir yüzüşde denir halk dilinde. vakit içerisinde yüzücüler birbirlerini takip eden, su üstündeki tamamlayıcı kol hareketleriyle ve kurallara uyarak daha hızlı yüzeceklerini fark ettiler. bu yüzme tarzına elverişli olan ayak çırpma hareketlerinin uygulanmasına da başlandı, çünkü böylesi eski ayak vuruşundan daha hızlıydı.



su altı kol yüzüşü su yüzeyinin derhal altında ve yana doğru düz bir kolla yapılıyordu. bunun gibi hareketin tamamlanışı da alçak ve düz bir kolla yanlamasınaydı. su altı kameralarının kullanımı yaygınlaşmaya başladıkça konunun uzmanları, antrenörler, hareket bilimi bilim adamları, o günün en başarı gösteren sırtüstü yüzücülerinin s tipi çekiş hareketlerini kullandıklarını gördüler. yüzücülerin kollan yüzerken önce bükülüyor, sonra açılıyordu. hareketin tamamlanışı ise yandan ziyade, dümdüz baş üstünden yapılıyordu. bu günkü sırtüstü yüzme, kuralların izin vermesiyle ve hızı arttırıcı yeniliklerle daha iyi bir duruma gelmiştir denebilir.



- çift ayak vuruşları diğer adıyla dolfin ayak vuruşları

sırtüstü yüzmede çift ayak vuruşu yada dolfin ayak vuruşunu pekçok yüzücü yüzmelerini hızlarını arttırıcı olarak kullandılar. bu teknik yüzücülere avantaj sağladığı gerekçesiyle, fina kuralları günümüzde bir yüzücünün depar ile birlikte siyin altında 15 m. dolfin ile gitmesine ve her dönüşte 15 m. dolfin ayak ile yüzmesine izin vermekte. yüzücü depar ve dönüşlerde kısa bir mesafe kaydıktan sonra suyun 80 cm. ve l m. derinlikte hareket etmesi suyun dışındaki ters akıntılardan vücut suyun altında olduğu için etkilenmemekte ve sürtünme azalmaktadır. dolayısıyla yüzücülerin su altındaki dolfin hareketine dikkat etmeleri gerekmektedir. dolfin ayağa yatkın olan yüzücülere kurallar çerçevesinde bu tekniği kullanmaları tavsiye edilir.



- yeni dönüş tekniği

yüzücülerin duvara el dokundurmadan yapıkları dönüşlerin avantajlı olduğu bilinmektedir. bu dönüş tekniği yüzücülerin dönüşe erken başlamalarına olanak verir ve hiç şüphesiz daha çabuk takla atmalarını temin eder, bu sebeple rakiplerine oranla avantaj sağlamaktadır. yüzücü duvara bir kulaç kala yüzüstü pozisyona gelip bir kol çekişiyle serbest takla atar, sırüstü pozisyonda ya serbest ya da dolfin ayakla su yüzeyine tekrar çıkar ve yüzme uzaklığına devam eder.

Yuzme teknikleri, kelebek stili

Yüzme teknikleri, kelebek stili

1930'lu yılların başından başlayarak kelebek tarz yüzmede çeşitli gelişmeler oluşmaya başladı. sadece kulaç atmaya dayalı yüzmeden nefes kontrollü kulaç atma stiline yavaş yavaş geçildiği görüldü. bazıları bunu suyun yüzeyinde yaparken bazıları da suya dalma aşamasında yapmayı tercih ediyordu. kelebek - serbest yüzen yüzücüler yunus vuruşunu yaptıklarında daha da hızlandıklarını anladılar. yunus vuruşu o tarihlerde serbest yüzme kurallarına da uygundu. çünkü her iki ayak aynı anda aynı düzlemde hareket ediyordu. yunus vuruşu (dolfin) ile kelebek yüzme o kadar hızlandı ki yeni bir kategori oluştu (1955). kelebeğin mucidi olarak yüzücü jack sieg ve antrenör david armbruster olarak bilinir.



- kol çeşitleri

kelebek stilde kol çekişleri şu safhalardan oluşur.

1) dışa süpürme,

2) içe süpürme,

3) yukarıya süpürme,

4) geriye alış, gevşeme, dinlenme.



- dışa süpürme

kol hareketinin bu ilk aşamasında eller omuz genişliğinde veya bir miktar daha geniş olarak avuç içi bir miktar dışa gelecek biçimde suya girer. ellerin suyu kolay yarması için ilk olarak kenarlarının suya dik olarak girmesi gerekir. daha sonra öne ve dışa doğru omuz genişliği aralığı sağlanana kadar eller açılır. eller omuz genişliğinde açıldığında resim 114 e'de görüldüğü gibi vücut ileri doğru atılmaya hazır konuma gelmesi gerekir. bu konumda kollar yaklaşık 30-40 derecelik bir açı altındadır.

sonraki aşama olan içe süpürme hareketi için hazır taktirde bulunmaladır. dolfin hareketi dışa süpürme hareketini kolaylaştırmakta, ona yardımcı olmaktadır. bu iki hareketin uyumlu olması halinde meydana gelen dalgalanma yüzücülerin kol hareketlerini daha kolay ve daha kuvvetli yapabilmesine olanak sağlamaktadır. kollar suya girdiğinde dirseklerden başlayarak bir miktar gevşek tutulursa kollar daha kolay yön değiştirme özelliğine sahip olur. kollar suya girdikten sonra dirseklerden başlayarak ileriye doğru uzatılırsa meydana gelen ivme nedeniyle toparlanmadaki hız kaybı daha az olmaktadır. toparlanma hareketinde dirseklerin gevşek tutulması yüzücülere öneri edilmektedir. kolların suya girdikten sonra ileriye uzatılması daha sonrası içerisinde daha az efor sarfedilrnesini gerektirdiğinden tercih edilmektedir.

Yuzme teknikleri, kurbagalama stili

Yüzme teknikleri, kurbağalama stili

Kurbağalamanın zengin bir yarışma tarihi vardır, îlk çağlarda yanşmalarda yer alan ilk yüzme tarzıdır.



bir zamanlar yüzücülerin kurbalağama yarışlarında su altında yüzmeleri tehlikeli olduğu gerekçesi ile, kurallarla yasaklanmıştı. çünkü bir çok yüzücü suyun altında uzun müddet kalmayı deneyerek baygınlık geçiriyordu. kurallar 1950'lerin sonlarında yarışların büyük kısmının yüzeyde gerçekleşmesini sağlayacak biçimde değiştirildi. günümüzde yüzücüler yalnızca starttan ve her dönüş sonrasında bir çekiş ve bir ayak vuruşu dönemince suyun altında kalabilirler. bu dönem sonrasında vücutlarının bir kısmı bilhassa başları her vuruş döneminde suyun normal düzeyinin üstünde görünmelidir. kurbağalama stilinde yüzücüler yan-dairesel kol çekişleri ve pekçok adı olmasına karşın çoğunlukla "kamçı"olarak isimlendirilen ayak hareketlerini kullanırlar.



kurbağalama, yüzme stillerinin en yavaş olanıdır.



yüzücüler, ayak vuruşu döneminde itici kuvvetin evrelerinde büyük bir güç meydana getirselerde bacakları çekerken bu gücün büyük kısmını harcarlar. bu da onların diğer stillere oranla ortalama hızlarını olabildiğince düşürür. ileri dönük hızda büyük devirsel değişimler kurbağalamayı diğer yüzme sitilleri içersinde en yavaş kılar.

günümüze değin, pekçok uzman kurbağalamanın düz vücut pozisyonunda yapılması gerektiğine inandı. 1970'lerde vücudu yunus gibi dalgalandırılan kelebeğe benzer bir tarz gündeme geldi. bu stile "dolfin"ya da "avrupa stili" kurbağalama adı da verilir. ancak en fazla "dalgalı kurbağalama" olarak anılır. bu stili yakalamak uzun çalışma ve vakit alacaktır. bununla beraber yüzücülerin, ayak vuruşu sırasında, başlarını kollarının arasından aşağı doğru indirmeleri sayesinde, vücutlarına aerodinamik bir görüntü verebilirler. bundan başka bacaklar yerine gelirken baş tekrar yükselebilir. bu bölümün ilk alt başlığı dalgalı ve düz stillerin karşılaştırılmasıdır. " bundan sonraki bölümleride aynı başlıklar altında inceliyeceğiz.



- düz ve dalgalı stillerin karşılaştırılması

düz tarz sol, dalgalı tarz ise sağ tarafta yer almaktadır. düz stilde vücut yatay pozisyonda ve kalça su yüzeyinin derhal altındadır. nefes alma işlemi, vücuda yatay pozisyonu bozulmadan, başın hafifçe suyun üstüne çıkarılmasıyla yapılır. dalgalı stilde ise nefes alma işlemi yapılırken, baş omuzlarla beraber suyun dışına çıkar. bacaklar gövdeye çekilirken, kalça alçalır.



düz tarz kurbağalamada bacaklar çekilirken vücudun yataylığı korunur ve kalça su seviyesinin derhal altında kalır. kıyaslarsak dalgalı stilde omuzlar suyun dışında, kalça aşağıda ve vücut omuzlardan dizlere doğru eğiktir. vücut pozisyonlan diğer bütün safhalarda her iki tarz içerisinde birbirlerinin çok benzeridir. her iki yüzücüde kol çekişini ileri atılma safhasında, çok yatay ve elverişli pozisyonda kalmaktadır. bundan başka ayak vuruşlarında birbirine çok benzemektedir.

Yuzme teknikleri, serbest stil

Yüzme teknikleri, serbest stil

Serbest tarz, dört müsabaka tarzı içerisinde en hızlı olanıdır. çekiş mekaniği, bir sağ-bir sol kol çekişi ve değişken sayıda yapılabilecek ayak vuruşundan oluşmaktadır.



serbest yüzmeyi anlatmak için bu bölümde aşağıdaki başlıklar kullanılmıştır.

1. kol çekişi

2. çekiş şekilleri

3. ayak vuruşu

4. kollar ve bacakların zamanlaması

5. vücut pozisyonu ue nefes alma-verme

6. kol ve vücut hızı için şekiller

7. genel hatalar

8. driller

9. nefes alma şekilleri



- kol çekişi

su altındaki kol çekişi, 3 süpürme hareketinden oluşur. bunlar aşağı, içeri ve yukarı süpürme hareketleridir. bu bölümde bahsedilecek olan kol çekişinin diğer bölümleri, suya giriş, uzanma, sudan çıkış ve kol devrinin önde tamamlanması şeklindedir.



- suya giriş ve uzanma

suya giriş başın önünde, alnın ortası ile suya giriş tarafından omuz başının arasında orta bir noktadan olmalıdır. yüzücünün kolu az oranda ileri uzatılmış olmalı ve el suya girer girmez avuç içi dış yana doğru çevrilmelidir. elin girişinden sonra kol da sanki el su yüzeyinde bir delik açmışçasına aynı noktadan suya girmelidir.

kolun suya girişinden sonra kol su yüzeyinin derhal altında olası olduğu kadar ileri uzatılmalı, bu esnada avuç içi de uzanma safhası tamamlandığında tam aşağı bakacak konumda olmak üzere çevrilmelidir. kol çekişinin bu safhasına uzanış safhası tamamlandığında tam aşağı bakacak konumda olmak üzere çevrilmelidir. kol çekişinin bu safhasına uzanış safhası adı verilir. yüzücünün eli- uzanış sırasında, uzanış yönüne doğru düz bir konumda ileriye doğru uzatılmalıdır.



yüzücü, kolu suya girer girmez suya gelişi hoş bir kuvvet uygulamaya çalışmamalı, o sırada itiş hareketini tamamlamakta olan diğer kolun hareketini etkilememek için çekiş hareketine başlamamalıdır. bu yüzden kol suya girdiğinde baş ile omuz arasında orta noktadan ileri uzanma hareketine devam etmeli harekete omuz başının ileri uzatılışı destek vermelidir. böylece bir teknenin burnu gibi bir biçim alan vücut, arkadaki kolun itiş hareketini rahatça tamamlamasına izin vermiş olur. aşağı süpürme tam bu noktada başlar.

Yuzme, solunum sistemi

Yüzme, solunum sistemi

Yüzmenin solunum sistemi üstündeki tesirleri...



temel görevi, kana oksijen vermek ve kandaki karbondioksiti almak olan solunum sistemi, ağızdan ve burun dan itibaren akciğerde sonlanır. ağızdan ve burundan alınan hava "trakea" adı verilen ve havanın iletilmesini sağlayan boru yoluyla akciğerlere gelir. akciğerlere gelen ve akciğerlerin yapısında bulunmakta olan "alvoel"lere (hava kesecikleri) yerleşe havada % 14-15 oksijen ve % 4. 9-6. 9 oranında karbondioksit vardır. çevresi kılcal damarlarla sıkı bir biçimde çevrilmiş ola alveollerle kılcal damarlar arasında gaz alış verişi olur. gaz değişimi diffüzyonla meydana gelir. örneğin, vennler (toplara mar) içerisinde akciğerlere gelen karbondioksitten zengin kan, akciğer yapısındaki alveol keselerine geçerken burada bulunaı oksijen de kana geçer.



eritrosit içerisinde dokulara gelen oksijen il bağlanmış hemoglobin molekülü, oksijenini etkin dokulara verir. bu alışveriş ise aşağıdaki biçimde belirtilmiştir. antrenmanlar sırasında organizmanın oksijen ihtiyacı ortar. bu artışa paralel olarak, bu ihtiyacı karşılayacak dolaşım ve solunum sistemlerinin de bu duruma fizyolojik bir uyum göstermesi gerekmektedir. dokuların oksijene olan ihtiyacı arttıkça, solunum sisteminin organizmaya soktuğu oksijen miktarı ve bu oksijeni dokulara taşıyacak olan dolaşım sisteminin faaliyeti çoğalır.

dinlenme halinde bir kişi dakikada 12-16 kez soluk alırken, atrenmanlar sırasında solunum frekansı 40-50'y kadar çıkabilir.



kişinin bir dakikada aldığı hava miktarı ise o kişinin dakika başına solunum volümünü hacmini meydana getirir.



dakika başına solunum volümü= (bir solukta alınan hava miktarı) x (bir dakikadaki solunum sayısı)



dinlenme halindeki bir kişinin dakika başına solunum volümü 5-8 litre/dk. civarındadır. bu miktar, yük altında 120 ıt. /dk. 'ya, bazı durumlarda da 140 ıt. /dk. 'ya kadar yükselebilir.



fiziksel çalışmalarda bir taraftan solunum volümü, diğer taraftan da solunum frekansının artırılmas ile solu-num-dakika volümü artırılmış olur.

Yuzme, kalp ve dolasim sistemi

Yüzme, kalp ve dolaşım sistemi

Yüzmenin kalp ve dolaşım sistemi üstündeki tesirleri...



antrenmanlar ile kalbin dakika volümünü arttırmak mümkündür.. bu artışın gerceleşmesi maximal ve submaximal yapılan yüklenmelerle mümkündür.. yapılan araştırmalar kalbin dakika volümünü arttıran en iyi yolun submaximal (%70 ve altı) yüklenmeler olduğunu ortaya koymuştur. kalbin dakika volümünün artması, dokuların oksijen gereksiniminin karşılanması bakımından çok mühimdir. bu yüzden orta ve uzun mesafe yüzücülerin bu özelliğini geliştirmeleri mühimdir.



bilindiği gibi, kalbin dakika volümünün artması, ilk olarak atım volümünün (her atımda pompalanan kan miktarı) ve de kalp atım sayısının artırılması ile olanaklıdır. su içerisindeki yatay pozisyon, kalbin atım volümünün ayakta duruşa oranla daha iyi olmasını temin eder. çünkü, bu pozisyonda, kalbin kan ile doluşu daha iyi olur. su içerisinde, suyun kaldırma kuvveti yerçekimine karşı koyar. bu konumda kalp, kanı yer çekimine karşı atmak zorunluğunda kalmaz. bundan başka, suyun kaldırma kuvvetinin yer çekimini karşılanması ve suyun alt ekstremitelere uyguladığı hidrostatik baskı, havada dik taktirde iken rastlanan "kanın alt ekstremitelerde toplanma eğilimini" elemine eder. diğer taraftan, su içerisinde kalp, ısı düzenlemesine yardım amacıyla deriye fazla kan göndermek zorunda kalmaz. bu kan çalışan kaslara aktarılır.



özetlersek, yüzücülerdeki dolaşım diğer spor dallarındaki sporculara oranla değişiklikler gösterir. bu durum, su içerisindeki vücudun yatay pozisyonda olmasına bağlıdır. bu pozisyonda kalp kan ile tamamen dolar ve netice olarak kalbin tek bir kasılışında daha fazla kan vücuda pompalanır.



- tertipli antrenmanların kalp üstüne yaptığı pozitif tesirler şunlardır.

1. antrenman ile kalp odacıklarının hacmi büyür. kalp odacıklarının büyümesi ile kalbin içerisine aldığı kan miktarı artarken, dakika volümü çoğalır. iyi antrene edilmiş sporcularda kalbin yük altında bir dakika içerisinde pompalandığı kan miktarı 35-40 litreye kadar çıkabilmektedir.

2. antrenman sonucunda, kalp kaslarında "hipertrofi" denilen gelişme, kalınlaşma, kuvvetlenme meydana gelir. bu gelişmelerle kalbin pompalandığı kan daha kuvvetli bir biçimde organizmaya dağılır.

Yuzme, kas ve iskelet sistemi

Yüzme, kas ve iskelet sistemi

Yüzmenin kas ve iskelet sistemi üstündeki tesirleri...



kas gerilebilme ve kasılabilme yeteneğine sahip liflerden oluşur.



kas dokusu üç'e ayrılır.



1- iskelet kasları (istemli kaslar)

vücudu harekete geçiren kaslara iskelet kasları denir. antrenman yolu ile meydana gelen farklılıklar en belirgin biçimde iskelet kaslarında görülür. iskelet kasları hareket için güç temin ederler ve vücut kaslarının 7/8'ini oluştururlar. genel olarak bir kasın % 75-80'i sudan, % 18-20'si proteinden, geri kalan bölümü ise karbonhidrat, lipit (yağ), mineral ve non-proteik azottan oluşmuştur. kasta % 0. 5-1. 5 oranında glikojen biçiminde bulunmakta olan karbonhidrat, bilindiği üzere, organizmanın en önemli enerji kaynaklarından biridir.



iskelet kasları, beyaz ve kırmızı kaslar olarak iki gruba ayrılırlar. beyaz kaslar (fast-twitch muscle fibers ya da kısaca ft), kırmızı kaslara (slow-twitch muscle fibers ya da kısaca st) oranla daha çabuk kasılırlar ve uzun müddet iş yapmayı gerektirmeyen görevlerde yer alırlar. st-liflerinin çevrelerinde kılcal damar çoktur. aerob metabolizmayı kullanırlar.



2- düz kaslar (istemsiz kaslar)

iç organlarının yapısında yer alırlar ve uzun süreli tertipli faaliyette bulunurlar. isteğimiz dışında çalışırlar.



3- kalp kasları (istemsiz kaslar)

kalpte bulunmakta olan ve uzun süreli tertipli faaliyette bulunmakta olan kas türüdür. isteğimiz dışında çalışırlar.



- kasların yapısı ve bazı özellikleri

1. kasın başlangıç noktası olan "origo" sabittir. bir kas, kasın sonlandığı nokta olan "instersiyo"yu kendine doğru çekerek hareket eder.

2. kasın gövdesi, kas liflerinin demetler durumunda "sarkolemma" adı verilen zarlar tarafından sarılması ile oluşur.

3. tendon, kasın kemiğe yapıştığı bölümdür.

Yuzmenin onemi

Yüzmenin önemi

Form tutmak ve estetik bir vücuda sahip olmak isteyenler için yüzme ayrı bir önem taşır. yüzme sırasında nefesin bir müddet tutulması zorunluluğunun kişinin nefesini açtığı, bu durumun ise vücudun bütün organlarının etkin hale geçmesini sağladığını belirtilmektedir.



yüzme aynı zamanda vücuda bir orantı, simetri kazındırır. bu da estetik açıdan büyük önem taşır.

yüzmenin sağlı sollu simetrik olarak yapılması gereken hareketlerden oluştuğu için vücut gelişimi açısından mühimdir. buna akciğer kapasitesinin gelişmesi de eklendiği vakit, form tutmak isteyen bayanlar için yüzme olabildiğince tercih edilir bir branştır.



yağ dokusunu enerjiye çeviriyor



uzmanlar yüzme sporunun vücudun hem yağ dokusunu yakıp enerjiye çevirdiğini, hem de kişiyi estetik yapıya sahip hale getirdiğini vurgulamaktadırlar.



sporcu olmayan, sıradan bir günlük hayata sahip kişi için günde 1. 5-2 saat olmak üzere haftada 2-3 kez yapılacak antrenmanların yeterli geleceği, ancak uzman gözetiminde yüzülmesi halinde, gelişmenin daha erken ortaya çıkacağı söylenmektedir.



yüzme, estetik açıdan bilhassa bayanlar için önemli kazanımları da beraberinde getirmektedir. yüzme göğüslerin dikleşmesini ve diriliğini temin eder. omzu yüzme sırasında yukarı kadar kaldırıyorsunuz, böylece göğüs dokuları da gelişmiş oluyor. bilhassa sarkık göğüslü kadınların, göğüslerini dik hale getirmeleri için yüzmenin önemi büyüktür.