yapay görme nedir?
görsel bilginin işlenerek değerlendirilmesi sonrasında bireye bir başka duyu biçiminde sunulmasıdır. halen güncel olarak üstünde durulan protezli görme ise, canlı sinir hücrelerinin elektriksel uyarımı ile gözün görme tabakası olan retinaya veya görme yollarına işlenmiş bilginin aktarılmasıdır. bir tedavi usulü olmaktan ziyade, görsel protezler görmesi olmayan veya görmesi çok düşük olan hastaların rehabilitasyonu açısından değerlendirilmektedir.
kaç çeşit görsel protez vardır?
temel olarak görsel protezler üçe ayrılabilir: beyin dokusuna yerleştirilen kortikal protez, görme siniri olan optik sinirin çevresine yerleştirilen optik sinir protezi ve retina dokusuna yerleştirilen retinal protez.
hangi grup hastalar görsel protez uygulamaları için uygundur?
belli bir grup hastaya belli tip protez düşünülebilir mi?
retina dokusunun dış katmanlarının hasarlandığı ama iç katmanlarının göreceli olarak korunduğu, görme sinirinin ve beynin yeterli işlev gördüğü hastaların rehabilitasyonunda retinal protezler düşünülebilir (örneğin: retinitis pigmentosalı ve yaşa bağlı makula dejeneresansı komplikasyonu olan coğrafik atrofili hastalar). retina dokusunun büyük miktarda kaybedilmesine karşın görme sinirinin canlılığını koruduğu hastalıklarda optik sinir protezi ideal olabilir. retina dokusu ve optik sinir yollarının hasarlandığı ileri durumlarda ise kortikal protez gündeme gelir.
retinitis pigmentosa nedir?
retinitis pigmentosa (rp) terimi, retinada görmeyi sağlayan sinir hücreleri olan fotoreseptör hücrelerinin kalıtsal bir dejenerasyonunu (bozunumunu) ifade etmektedir.
retinitis pigmentosanın bulguları nelerdir?
rp’de ilk belirtiler, genellikle genç yaşta ortaya çıkan gece görme bozukluğu ve görme alanında çevresel kayıplardır. hastalık ilerleyicidir. hasta erişkin yaşa geldiğinde daralmış çevre görme alanı ve azalmış maküler işleve sahiptir. ilerlemiş hastalıkta, retina damarlarının bozulmaları, iç retinal sinir hücrelerinin etkilenmesi ve görme siniri başının solukluğu izlenir.
yaşa bağlı makula dejeneresansı nedir?
genellikle 55 yaş ve üstünde görülen, gözün keskin görme noktasını etkileyerek, merkezi görmeyi bozan pekçok faktöre bağlı bir hastalıktır. çeşitli tipleri vardır ve tipine göre belirtiler, hareketsiz seyredebilir, görme kısmen negatif etkilenir veya belirtiler ilerleyerek retinanın bilhassa dış katlarının zarar görmesi nedeniyle görme olabildiğince azalır.
hastalığın tipi, görme derecesi önemli midir? bir göz sağlamsa, problemli olan diğer göze uygulanması düşünülür mü?
hastalığın tipi mühimdir, halen ilerlemekte olan hastalıklarda bu yöntem bir tedavi usülü olmadığı için uygulanması düşünülemez. bir gözün sağlam olması halinde da, günümüzdeki teknoloji ile üretilen görsel protezlerin diğer göze uygulanması öngörülmemektedir. retinal protez uygulanması planlanan hastaların görmeleri, ışık hissi yokluğu ile el hareketleri düzeyi arasında değişmektedir. bu hastalara bundan başka elektrofizyolojik ve psikofiziksel testler uygulanıp, iç retinal katların ve görme sinirinin işlevselliği değerlendirilmektedir.
retinal protez tiplerinin çalışma mekanizması ve şeması nasıldır?
retinal protezler göz içerisinde yerleştirilme yerlerine göre:
1. epiretinal (retinanın üzeri)
2. subretinal (retina ile pigment epitel tabakası arası)
3. suprakoroidal transretinal (pigment epitel tabakası ile damar ağı tabakası arası)olarak sınıflandırılmaktadırlar.
halen rutinde kullanılmaktadır mu?
kaç hastaya uygulandı?
retinal protez sınırlı merkezlerde ve özel izne tabi olarak hastalara uygulanmaktadır. henüz rutin uygulanmamaktadır. bilgimiz dahilinde, kısa süreli elektriksel uyarım denemeleri dışında, uzun müddet gözde kalmak üzere, epiretinal protez 6 hastaya, subretinal protez 1 hastaya, suprakoroidal transretinal protez 2 hastaya uygulanmıştır. elektroteröpatik olarak adlandırılan bir diğer mikrofotodiyot klasörü olan asr (artificial silicon retina) yaklaşık 30 hastaya uygulanmıştır, takipleri devam etmektedir.
retinal protezde başarı ne demektir?
hiç ışık görmeyen veya yalnızca ışığı fark eden gözlere uygulanmış olan retinal protezlerin hedefi, ilk olarak hastaların ışık ile karanlığı ayırt etmesi, yüksek kontrastlı cisimleri fark edebilmesi ve kendi başlarına hareket edebilmelerinin sağlanmasıdır. elektronik çiplerde bulunmakta olan 16 elektrot ile elektriksel uyarının bunu sağladığı gösterilmiştir. şimdi üstünde çalışılan ve yakın zamanda insanlara tatbik edilmesi düşünülen 60 elektrot içeren protezlerin daha detaylı görüntü algılatması beklenmektedir.
teknolojik açıdan ve uygulama tekniği olarak beklentiler neler olabilir?
normal insanlarda yapılmış olan simülasyon testleri 256 elektrotun yakın okumayı sağlayabileceğini göstermiştir. görülmektedir ki elektrot sayısı arttıkça rezolüsyon artacaktır. 2020’li yıllarda 1000 elektrot içerecek protezlerle ilgili geliştirme projeleri devam etmektedir. bu konuda karşılaşılabilecek önemli bir problem, elektrot sayısı arttıkça göz içerisine yerleştirilmesi gereken protez büyüklüğünün artmasıdır.
retinal protez konusunda dünyadaki merkezler nerelerdedir?
epiretinal protez konusunda:
1. doheny retina enstitüsü’nde, mark humayun
2. second sight, llc.’da, robert greenberg
3. harvard/massachusettes ınstitute of technology’de, joseph rizzo
4. kresge eye’da, raymond ıezzi
5. alman konsorsiyumu’nda (epi-ret projesi), rolf eckmiller ve martin stieglitz çalışmaktadır.
subretinal protez konusunda:
1. optobionics’de, alan chow
2. alman konsorsiyumu’nda, eberhart zrenner çalışmaktadır.
ayrıca, japonya’da, belçika’da, avustralya’da ve güney kore’de de retinal protez araştırmaları sürdürülmektedir.
türk oftalmoloji derneği