prof. dr. sirac dilber, hastaların doku uyumu olan yakınlarından aldığı kansere karşı mücadelede etkili naturel killer hücrelerini laboratuvar ortamında çoğaltmayı başardı.
antalya - isveç’de gen ve hücre araştırmaları yapan 14 gruba başkanlık eden hematoloji uzmanı, nobel tıp ödüllerini belirleyen isveç karolinska enstitüsü hücre ve gen tedavileri merkezi koordinatörü 41 yaşındaki türk bilim adamı prof. dr. sirac dilber,prof. dr. dilber, bilhassa kan kanserinin tedavisine yönelik hücre ve gen araştırmalarıyla dikkati çekiyor.
vücutta mikrop veya tümöre karşı ilk mücadeleyi veren naturel killer (nk) hücrelerine yönelik araştırmasının klinik aşamada diğer kanser çeşitlerinde de iyileştirici etki sağlaması üstüne araştırmaları bu yönde genişleten dilber, embriyodan elde edilen kök hücreyi nk hücresine dönüştürdü.
“araştırmalarımızın yararını kesinlikle hasta üstünde araştırırız” diyen prof. dr. dilber ve arkadaşları, mikrop veya tümörle mücadelede etkili naturel killer (nk) hücrelerinin sayılarının kanserli hastalarda yeterli olmadığını, olsa bile gereken mücadeleyi gösteremediğini saptadı.
bu hücrelerin niye çalışmadıklarını araştıran grup, hastaların doku uyumu olan yakınlardan kansere karşı mücadelede etkili nk hücrelerini alarak laboratuvar ortamında iki hafta içinde 200 kat çoğaltmayı başardı.
hayvanlarda yapılan incelemeler sonrası yöntemin kansere karşı etkili olduğu tespit edilerek, dört senelik çalışmanın peşinden klinik aşamaya geçildi. nk hücreleri hiç kimseyi riske atmamak için, hiçbir tedaviye cevap vermeyen ve ölümü bekleyen kalın bağırsak, böbrek ve karaciğer kanseri olan 5 hastaya enjekte edildi.
tümörün büyük bölümü yok oldu
çalışmada, altı aydır takip edilen hastalardan karaciğer kanseri olan ve ölümü bekleyen bir hastada tümörün büyük bölümünün yok olduğu saptandı. bunun kanser tedavisinde umut verici olduğunu gösteren prof. dr. dilber, çalışmada ilk olarak nk hücrelerinin hastaya enjekte edilmesinin bir yan tesiri olup olmadığını incelediklerini vurguladı.
klinik çalışmalarda tedavinin yararından daha çok zararını tespit etmeye öncelik verdiklerini ifade eden prof. dr. dilber, şu ana kadar en küçük bir yan etkiye rastlanmadığını kaydetti.
laboratuvar çalışmalarında tedavinin bilhassa aml tipi kan kanserlerinde çok etkili olduğunun saptandığını bildiren dilber, uygulama için tedavilerin cevap vermediği hastaları seçtiklerini söyledi.
prof. dr. dilber, tedavinin büyük olasılıkla her tür kanserin tedavisinde kullanılabileceğini, ancak bazı çeşitlerinde daha çok etkili olacağını ifade etti.
yöntemin, tümörü gerilettiğini, bir hastayı tamamen iyileştirdiğini ifade eden prof. dr. dilber, tedavi sonrası hastalığın tekrarlayıp tekrarlamayacağını görmek için klinik deneyin devam ettiğini, yakın zamanda 10 kişiye daha uygulanacağını kaydetti.
ntvmsnbc