
akıl hastalıklarında irsiyet
akıl hastalıklarında irsiyet ne gibi bir rol oynar?
akıl hastalıklarına irsiyetin ve çevrenin ne derece etken olduğu belirlenmemiştir. bir kişinin şahsiyeti kuşkusuz bir dereceye kadar irsiyetine bağlıdır.
bu da bu kişinin bazı durumlara veya bazı olaylara karşı ne gibi tepki göstereceğini tâyin eder. bir kişinin gelişmesinde ve oluşunda çevresinin ve tecrübelerinin irsiyetten çok daha büyük rol oynadıkları kabul edilmektedir.
bazı aileler vardır ki bunlarda akıl hastalıkları irsî bir karakteristik göstermektedir.
bir ailenin bir ferdi “cinnet” getirmişse, bu ailenin başka bir ferdi ile evlenmek sakıncalı mıdır?
bu, söz konusu cinnetin nasıl ve hangi koşullar altında meydana gelmiş olduğuna bağlıdır. genellikle bu soruya “hayır” yanıtı verilebilinir. bu ailede bir kişinin aklî dengesi bozuksa bu tıpkı aileden evlenecek kişi ile bir alâkası olmasını gerektirmez. şayet söz konusu ailede birkaç akıl hastası varsa o vakit o aileye katılma yolunda kuşkulanma doğru bir hareket olur. pekçok akıl hastalıkları ikinci derecede veya ârâzî türlerden hastalıklardır ve başka bir hastalık nedeniyle gelmiş olabilir. örneğin frengi, beyinden gelen arterioskileroz (damar sertliği), vöya bunamadan. şüphesiz bu yollardan gelmiş olan cinnetlerin irsî bir anlamları olamaz.
bir çocuğun anne veya babasından birine anormal derecede aşırı bağlılığı (annesinin oğlu) neyi ifade eder?
anne veya babadan birine anormal derecede bağlılık bir kişinin duygusal yönden gerektiği derecede gelişmemiş olduğunu gösterir böyle bir kişi çok kez yaşantı hallerine kendisini yeterli ölçüde adapte edemez.
etiketler [3]

|