bilgi ara

6 / 311 kategoride 93.524 konu hakkında bilgiler !

diyet hataları hakkında bilgi diyet hataları




şişmanlık; vücut ağırlığının istenilenden fazla olmasıdır.vücut ağırlığını, gıdalarla alınan enerji ile harcanan enerjinin birbirine eşit olmasıyla dengede tutabiliriz. şayet alınan enerji harcanan enerjiden fazla ise vücutta fazla oranda yağ depolanır ve bu da şişmanlığa sebep olur.

şişmanlığa; çok yemek yeme, fiziksel etkinliğin az olması, psikolojik bozukluklar, metabolik ve hormonel bozukluklar neden olabilir. bunlar arasındaki en büyük etmen de çok fazla yemek yemektir. zayıflamak için kişinin harcadığı enerjinin, aldığı enerjiden daha çok olmasına dikkat etmeli ve fiziksel aktivitesini artırmalıdır.

bireyin zayıflamaya karar verdikten sonra bazı kurallara dikkat etmesi gerekmektedir;

· ilk etapta birey, diyette başarı gösteren olmak diliyorsa beyin olarak rejime hazır olup olmadığını düşünmesi gerekmektedir. şayet kişi buna hazır değilse rejimi tam olarak uygulayamayacak, kaçamaklar yapacak ve başarısızlığa uğrayacaktır. başarı gösteremeyen olabildiğince da umutsuzluğa düşecektir.

· bireyin hedeflerini, yani kaç kilo vereceğini ve bu kiloyu ne kadar sürede verebileceğinin belirlenmesi gerekmektedir. kişi hiçbir vakit kısa sürede kilo kaybetmeyi planlamamalı, bu şekilde uygulanan diyetlerle belki hedeflere ulaşabilir. fakat daha sonra koruma safhasına geçildiğinde başarı gösteren olunamaz. hatta birey rejim yapmaya başladığı kilonun da üstüne çıkabilir.

· standart rejim yoktur, her rejim kişiye özel olmalıdır. bir rejim uzmanı tarafından, o kişinin beslenme alışkanlıklarına, yaşına,cinsiyetine, iş koşullarına, bazal metabolizma hızına ve sağlık problemlerine (yüksek kolesterol, tansiyon, diyabet ) ideal rejim yazılımı belirlenmelidir. herkesin tıpkı rejimi yapması söz konusu olamaz. her bireyin şahsi özellikleri değişik olacağından rejime vereceği cevap da değişik olacaktır. kimi sağlıklı bir biçimde kilo verirken diğer bir kişi hiç kilo veremediği gibi metabolizmasına ideal olmadığı için pekçok, geri dönüşü zor sağlık sorunları ile karşılaşabilir.

· diyette öğünler, azar azar ve sık tüketilecek biçimde düzenlenmeli, öğün atlanılmamalıdır. genelde rejim yapan bireyler bütün gün boyunca aç kalıp, metabolizmalarını zayıflatırlar ve metabolizmanın en zor çalıştığı akşam saatlerinde çok daha fazla yemek tüketirler, buna paralel olarak hızlı bir biçimde kilo alırlar. akşam yemekleri en geç 19.00-19.30 saatleri arasında yenilmelidir.

· rejimler genelde 3 ana ve 3 ara öğün olacak biçimde düzenlenir. fakat ana öğünler kadar önemli olan ara öğünler her vakit ihmal edilir ve atlanılır. kan şekeri, kişi öğününü tükettikten 2-2,5 saat sonra yavaş yavaş düşmeye başlar ve böylece açlık hissi doğar. buradaki ara öğünlerin hedefi da kan şekerinin düşmesini ve açlık duyulmasını engellemektir. dolayısıyla de ara öğünlere gereken önem verilmeli.

· rejim içersinde, her besin grubunda bulunmakta olan besinler dengeli bir biçimde dağıtılmak şartı ile bulunmalıdır. tek tip besinlerle yapılan rejimlerin çoğu en başta kilo kaybetmeyi sağlamakta fakat başlangıçtaki hızlı kilo kaybından sonra eskisinden daha çok kilo alınmasına neden olmaktadır.

· rejim sırasında en az 2 2,5 litre su içilmelidir. gelişi hoş bir sağlık sorunu yok ise, bu miktarın üstünde içilen su böbrekleri luzumsuz yere çalıştıracaktır. sular yemeklerden önce içilmeli yemek arası veya yemekten derhal sonra içilmemelidir.

· rejim sırasında şartlar el verdiği sürece spor yapmalıyız. ne yazık ki günümüz şartlarında spora pek zamanımız kalmıyor. dolayısıyla günlük yaşamda olası olduğunca hareketli olalım. mesela yürüyen merdivenler ve asansörler yerine merdivenleri, çok yakın uzaklıklarda yürümeyi tercih edelim. genelde beyaz ekmek tüketenler rejim sırasında kalorisi azalacağı düşüncesi ile ekmeği kızartırlar. fakat bu şekilde yalnızca ekmekte su kaybı olurken, kalorisinde hiç bir değişiklik olmamaktadır. tıpkı zamanda bu uygulamayla protein kaybı da söz konusudur.

· yine tıpkı biçimde sabahları aç karnına içilen sıcak su veya limonlu su gibi içeceklerinde vücuttaki yağları erittiği düşülür. bunların vücuttaki yağları eritmek gibi işlevleri yoktur ama aç karnına içilen bu içecekler bağırsakları harekete geçirir ve kabızlığı ortadan kaldırır.

· meyve ve sebzelere diyette çok daha fazla önem verilmelidir. bu besinler vitamin ve mineral açısından olabildiğince zenginlerdir. tıpkı zamanda posa içeriği yüksektir. posa içeriğinin yüksek oluşu kişide kabızlık sorunu varsa onun tedavisine yardımcı olurken bir çok sağlık probleminin de tedavisine yardımcı olacaktır.

· kepekli ekmek, meyve ve sebzeler gibi posa oranı yüksek bir besindir. beyaz ekmek yerine tercih edilmesi pekçok avantaj doğurur. bağırsak hareketlerinin düzenlenmesinde, kan şekerinin ve kan yağlarının dengelenmesinde, midede şişerek tokluk hissinin artmasında etkilidir. tıpkı zamanda kalori değeri daha düşüktür.

· kalorisi düşük olduğu için içeriğinde tatlandırıcı bulunmakta olan ürünler rejim süresince fazlasıyla tercih edilir. fakat bunlar zayıflama diyetlerine yönelik ürünler değillerdir. bu ürünler (reçeller, çikolatalar, baklavalar... vb. ) diyabet (şeker) hastalığı olan insanlara yönelik geliştirilmiş ürünlerdir.

· yapılan en büyük hatalardan biri de zayıflama dönemi bittikten sonraki dönemdir. genelde kilonun korunması gereken bu dönemde, rejime başlamadan önceki, şişmanlamaya neden olan kötü beslenme alışkanlıklarına geri dönüş yapılır. burada yapılması gereken, sağlıklı beslenme alışkanlığının bir yaşam stili durumuna getirilmesi ve rejim süresince belirlenen ilkelerin bu dönemde de benimsenmesidir. bu beslenme alışkanlıklarını benimsenmesinin yanısıra bazı davranış farklılıkları de yapmak gerekmektedir.
örneğin;

· alışverişe giderken liste yapıp onun dışına çıkmamak, her vakit tok karnına alış veriş yapmak,

· tabağı çok doldurmamak,

· yemek yerken yiyecekleri çok çiğnemek ve luzumsuz yere masa başında zaman geçirmemek,

· fast-food türü besinlere, hamur işlerine ve tatlılara ağırlık verilmemek, gibi örnekleri geniş tutmak olasıdır.



etiketler etiketler [2]

bilgi ara / www.bilgiara.com