bilgi ara

6 / 311 kategoride 93.524 konu hakkında bilgiler !

tıp sözlüğü - a hakkında bilgi tıp sözlüğü - a




abdomen: karın,batın

abortus: çocuk düşürme,düşük

absans: kısa süreli şuur kaybı

abse: çevre dokulardan kese tarzında doku ile sınırlı içerisi cerahat ile dolu oluşum

absorbsiyon: emilme

adrenalin: böbreküstü bezlerinin iç kısımları tarafından salgılanan bir hormondur

afaki: gözde, lensin olmaması

afazi: beyindeki ilgili alanların tahribi neticesi, konuşma veya konuşulanı anlama kabiliyetinin kaybı

afoni: ses kaybı

afrodizyak: cinsi arzuyu artırıcı maddeler, ilaçlara verilen isim

aglütinasyo: sıvı bir süspansiyonda, küçük cisimlerin bir araya gelip birbirlerine yapışmasıdır

agorafobi: geniş ve açık bir sahada yalnız kalınca hissedilen, kontrol edilemeyen bir korkudur

ajitasyon: kişinin etrafa saldırganlığı, aşırı etkinliği ile belirlenen durum

ajite: rahatsız, huzursuz, taşkınlık yapan

akkomadasyon: gözün optik sisteminin çeşitli uzaklıklara uyum yaparak net görmenin sağlanması

akne: yüz, omuzlar, sırt ve göğüsteki yağ bezleriyle ilgili kronik bir deri hastalığıdır

akondroplazi: tedavisi olmayan, nedeni bilinmeyen kalıtsal bir cücelik tipidir

akromegali: beyin tabanında bulunmakta olan hipofiz bezinin ön bölümünün aşırı çalışmasına bağlı bir durumdur

akustik sinir: işitme siniri

ambliyopi: gözde belirli bir bozukluk olmaksızın meydana gelen görme tembelliği

amnezi: hafızanın kısmen veya tamamen kaybolması

analjezik: ağrı kesici

anemi: halk arasında kansızlık olarak bilinen anemi,
alyuvarların sayı olarak az olması ve alyuvarların içinde bulunan
hemoglobin adı verilen maddenin miktarının azlığıdır

anemik: kan değerleri düşük olan, yani kan sayımında eritrosit sayıları ve hemoglobin miktarı düşük olan kişi

anerji: özel bir antijene cevap verilmemesi hali. organizmanın savunma kabiliyetinin kaybolması

anestezi: hekimler, ameliyat sırasında ağrı duymaması için,
ameliyattan önce hastaya bir iğne yapar ya da solunum yoluyla bir gaz
verirler. hastanın bilincini yitirerek uykuya geçmesine narkoz, böylece
vücudundaki ağrıları duyamayacak duruma gelmesine anestezi, bu duyu
yitimine yol açan maddelere de anestezik denir

anksiete: iç sıkıntısı, iç daralması

anoreksi: anorexia nervosa, bilhassa genç kadınlarda
görülebilen, yemek yememek, çok az uyumak, buna karşın çok aktif
olmakla beliren psikolojik bir bozukluktur. bu durum genellikle kişinin
çok şişmanladığı kanısı ile mübalağalı bir biçimde diyet uygulaması ile
başlar, önceleri kontrol edilebilen iştah bir müddet sonra tamamen yok
olur ve zayıflama normal ölçüleri aşar

anosmi: koku alamama, nezle grip gibi enfeksiyonlarda
olabildiği gibi koku siniri hakkında beyin bölgesindeki patolojilerde
de görülebilir.

ansefalit: beyin iltihabı

antienflamatuar: iltihabi reaksiyonu önleyen madde, ilaç

antiseptik: bir çeşit mikrop öldürücüdür

antispazmodik: spazm çözücü, daha çok iç organlardaki düz kasların kasılmalarını çözen ilaç grubuna verilen isim

antistatik: statik elektrik birikimini önleyen madde

antitoksik: toksin giderici

antitüssif: öksürük giderici

antiviral: virüslere etkili, virüslerin zararlı tesirlerini önleyen

anüler: halka şeklinde

anüri: idrar çıkaramama durumu

anüs: makat, sindirim kanalının bitiş kısmı

aorta: kalpten çıkan, vücudun en büyük damarı, kalpten
çıktıktan sonraki kavisli bölümüne arcus aorta, göğüs kafesi içersinde
seyreden kısmına torasik aorta ve karın içersinde seyreden bölümüne de
abdominal aorta denir

aortik anevrizma: aort damarının her hangi bir bölümünde görülen genişleme

apandist: kör bağırsak (apendiks) iltihabı

apati: çevre ile anormal derecede ilgisizlik, duygusuzluk, kayıtsızlık

apeks: uç, tepe, zirve

apirojen: ateş yükselmesine neden olan gelişi hoş bir madde taşımayan

apne: solunumun geçici bir vakit içerisinde durması

apopleksi: felç, inme

araknoit: beynin üzerinin örten ince zar

asetabulum: uyluk kemiğinin başının, kalça kemiği ile eklem yaptığı çukurluk

asetilsalisilik asit: yaygın olarak kullanılan aspirinin kimyasal adı

asidoz: organizmanın asit baz dengesinde asit istikametinde bozulma neticesi ortaya çıkan entoksikasyon tablosu

aso: "antistreptolizin o" için kullanılan kısaltma.
streptolizin, "hemolitik streptokok" adı verilen bakterilerin
salgıladığı toksinin adıdır. bu toksinin varlığını tespit için yapılan
tetkike de kısaca aso adı verilir. aso, romatizma gibi bazı hemolitik
streptokok enfeksiyonlarında yükselir, bu açıdan teşhis de aso
değerleri önem taşır

asthma: astım

aşil tendonu: baldır arka kısmındaki kas grubunun, topuk kemiğine birleşmesini ve ayağın aşağı yukarı hareketini sağlayan yapı

atropin: belladonna (güzel avrat out) adlı bitkiden elde
edilen bir alkaloiddir. tıpta çok farklı kullanım alanları vardır.
örneğin, göz dibinin muayenesinde, göz bebeğinin genişletilmesi için,
ayrıca anesteziden önce üst solunum yollarında salgıların azaltılması için kullanılır



etiketler etiketler [4]

bilgi ara / www.bilgiara.com