hukuk sözlüğü
"hukuk sözlüğü" kategorisinde toplam "26" bilgi bulundu...
hukuk sözlüğü - z
zabıt defteri: eski hukukta, tapu sicili gibi kullanılan defter.
zabıtname: tutanak
zâhire :yiyecek; gerektiği v...
hukuk sözlüğü - y
yabancı : bir devletin ülkesinde oturan ve o devletin uyruğunu iddia
etmek hakkı olmayan kimselerdir.
yalamuk :çam ağacının reçineli k...
hukuk sözlüğü - v
vabeste :bağlı
vakfiye :vakfedenin vakfa ait bildirimini ve hakimin tescilini
kapsayan belge
vakıf :tesis; başlı...
hukuk sözlüğü - ü
üçüncü şahıs: bir sözleşmenin, davanın veya icra takibinin
taraflarından olmayan kişi.
üst hakkı: taşınmaz malikinin, bir başkasına, ...
hukuk sözlüğü - u
uhde :görev; birinin yapmakla yükümlü olduğu iş; bir işin
yapılacağına söz verme
uhdesinde: üzerinde; sorumluluğunda
hukuk sözlüğü - t
taaddüd: birden çok
taahhütname: kişinin kendi ad ve hesabına, bir gerçek kişi veya
tüzel kişiye karşı, sözleşmeli ya da sözleşmesiz o...
hukuk sözlüğü - ş
şagil :meşgul eden; meşgul olmayı gerektiren; işgal eden; bir mülkte
oturan
şahâdet:tanıklık
şahbender: konsolos...
hukuk sözlüğü - s
sâdır olmak:çıkmak
sahih :sıhhatli; gerçek; düzgün; doğru; legal; hukuka uygun
sâkıt :susan; gelişi hoş bir görüş b...
hukuk sözlüğü - r
râbıta :bağlantı; bağ; düzen; tertip
râci :rücu eden; geri dönen; alakası olan
rahin:rehin veren; rehneden
hukuk sözlüğü - p
pafta: kadastrosu yapılan yerlerin ada ve parsellerinin, belli
ölçülerle çizilmiş haritaları.
parsel: imar düzeni bakımından belli öl...
hukuk sözlüğü - ö
ölüme bağlı tasarruf: gerçek kişilerin, ölümünden sonra hukuki etki
ve hükümler doğurmak üzere yapmış olduğu hukuki işlem.
ölünceye kadar...
hukuk sözlüğü - o
olveche: o biçimde
orta malları: yollar, köprüler, camiler gibi herkesin
kullanabileceği kamu malları.
ortak yerle...
hukuk sözlüğü - n
nafaka yükümü: bir kimsenin kanunun öngördüğü yoksulluğa düşmüş olan
yakınlarına yardım etmekle yükümlü olmasıdır.
nâfıa: bayındırlık ...
hukuk sözlüğü - m
maada: …başka
maddi edim: borçlunun malvarlığı ile ifa edeceği edim türü
maddi mal: taşınır ve taşınmaz malla...
hukuk sözlüğü - l
lâ-akall:en azından; daha aşağı olmaz
lâfz (lafız):söz
lâhik :yetişen; ulaşan; eklenen; sonradan tayin edilen; yeni...
hukuk sözlüğü - k
kaanî : kanaat eden; yeter bulup fazlasını istemeyen; inanmış;
kanmış
kaasır : zorla işleten; kısa
kabil : kabul...
hukuk sözlüğü - ı
ıskat: düşürme; hükümden düşürme; yok etme; iptal
ıslah: düzeltme; davada tarafça düzeltme; iyileştirme; iyi bir hale
getirme
...
hukuk sözlüğü - h
hacet: gerek; gereklilik
hâcir: hicret eden; bir yerden başka bir yere göçen; sayıklayan
(hasta)
haciz: borçlunu...
hukuk sözlüğü - g
gabin : 1) bir sözleşmede tarafların karşılıklı edimleri arasında
açık bir orantısızlık bulunmasıdır. karşı tarafın özel halinden
aşırı faydalanma olar...
hukuk sözlüğü - f
fâhiş: aşırı; ağır; çok fazla
fariğ: bir şeyi veya hakkı başkasına devreden; ferağda bulunan;
feragat eden; taşınmaz maldaki tasarruf ...
hukuk sözlüğü - e
ebniye: binalar; yapılar
ecnebî: yabancı; bir devlete göre,kendi uyruğunda bulunmayan gerçek
veya tüzel kişiler
ecr-...
hukuk sözlüğü - d
dâfi: defi'de, savuda bulunmakta olan kimse
dahiliye vekâleti: içişleri bakanlığı
dâyin: borç veren; alacaklı
...
hukuk sözlüğü - ç
çek: ödeme aracı; kanun ile belirlenen biçimde düzenlenen, keşidecinin emrinde para bulunmakta olan banka
üzerinden çekilebilen havalesi
hukuk sözlüğü - c
câmi: cem eden;: içerisine alan; içerisinde bulunduran; taşıyan; toplayan
câmia : topluluk; zümre
cânî: cinayet işlemiş ola...
hukuk sözlüğü - b
bâ tapu: tapulu; tapu ile tasarruf olunan
bâ'de'l-isticar: kira sözleşmesinden sonra
bâ'de'l-istirdad: geri aldıkta...
hukuk sözlüğü - a
abideler ve asar-ı atika: anıt ve abideler
abluka: bir devletin dışarı ile olan ilişkilerini zor
kullanarak kesmek
ace...
1