bilgi ara

6 / 311 kategoride 93.524 konu hakkında bilgiler !

osmanlıca sözlük - g hakkında bilgi osmanlıca sözlük - g




gaddâr: hain, zalim.

gâdir: gadreden, hıyanet eden, fenalık eden.

gadr: hainlik, vefasızlık, zulüm, merhametsizlik, haksızlık.

gaflet: gafillik, boş bulunma, dalgınlık, ihtiyatsızlık.

gafûr: çok bağışlayan, çok affeden. (allah'ın adlarından biri)

gait: 1. insan pisliği, necaset, 2. çukur yer, düz ve geniş yer.


galat: yanlış, yanılma.

galebe-i ilmiyye: ilmî üstünlük.

galîz: çirkin, terbiye dışı, kaba, ağır.

galle: 1. gelir, varidat, ufak kasa. 2. zahire, mahsul, ekin.

gamgüsâr: gam ve kederi def eden, teselli veren.


gammaz: "gamz"dan. iftiracı, fitne koğucu. birine iftira ederek zarar veren kimse.

gamze: 1. göz kırpma, gözle işaret, nâz ile bakma, süzgün bakış. 2. çene veya yanak çukurluğu.

ganî: 1. zengin, 2. muhtaç olmayan. 3. bol, fazla.

ganîmet: savaşta düşmandan alınan mal.

gâr: mağara.


garam: aşk, sevda, şiddetli arzu.

garanik olayı: (bak: necm sûresi)

garaz: maksat, gaye, niyet.

gâr-i hıra: hıra mağarası.

garîza: yaratılıştan olan, huy.


gark: batmak, suda boğulmak.

garûr: aldatan, aldatıcı.

gâsık: gece, karanlık.

gayb: 1. gizli olan, gözle görülmeyen şey. 2. belirsiz, bilinmeyen şey.

gaybet (gıybet): 1. kaybolma. 2. aleyhinde bulunma, arkasından söyleme, çekiştirme dedikodu yapma.


gâyetü'l-gâye: en yeni derecede, hedeflenen son amaç.

gayr-i fıtrî: fıtrî olmayan. doğuştan olmayan.

gayr-i munsarif: cerr ve tenvin kabul etmeyen isim.

gayr-i müslim: müslüman olmayan.

gayz u kîn: hiddet ve kin.


gayz: hiddet, öfke, hınç.

gaza: din uğrunda kâfirlere karşı yapılan savaş, cihad.

gılaf: kılıç, kın, muhafaza.

gıll u gışş: şüphe ve tereddüt, kararsızlık. kin ve hile. hiyanet ve düşmanlık.

gılmân: hizmet gören delikanlılar. köleler, esirler.


gıtâ: örtü, örtülecek şey.

gil: kil, çamur, balçık.

girân: 1. ağır, sakil. 2. fenâ, kokmuş. 3. bıktırıcı, usandırıcı.

giriftâr: 1. tutulmuş, esir, yakalanmış. 2. düşkün.

girizgâh: 1. kaçacak yer, melce, 2. giriş.


gubâr: toz.

gubâr-âver: toz götüren. tozkoparan.

gubâr-ı hüzün: üzüntü dalgası, üzüntü tozları.

gufran: mağfiret, bağış.

gulşen u gülzâr: gül bahçesi ve gül tarlası.


gunne: şeddeli "nun" ile şeddeli "mim"in teğanni ile okunması.

gurbet: 1. tuhaflık, yabancılık. 2. yabancı memleket, yabancı diyar, vatan dışı, yâdel.

gurfe: oda, çadır, çardak, cumba.

gurre: 1. parlaklık, aklık. 2. atın alnındaki beyazlık. 3. arabi ayın ilk günü.

gurub: batma, batış.


gurub-i şems: güneşin batışı.

guzât: gâziler. düşmanla savaşmış islâm askerleri.

gürûh: cemaat, bölük, takım, topluluk, çete.



etiketler etiketler [4]

bilgi ara / www.bilgiara.com