v. 24 : dte ve dce arasındaki fiziksel bir katman arabirimi için ıtu-t standardı.
v. 32 : 4. 8 veya 9. 6 kbps hızlarda çift yönlü veri iletişimini sağlamak için ıtu-t standardı seri hat protokolu.
v. 32bis : v. 32'yi 14. 4 kbps hızına genişleten ıtu-t standardı.
v. 34 : seri bir hat protokolunu belirleyen ıtu-t standardı. v. 34, 28. 8 kbps hızını ve gelişmiş veri sıkıştırma tekniğini de içererek v. 32 standardını genişletiyor.
v. 35 : bir ağ erişim cihazı ile bir paket ağı arasındaki iletişim için kullanılan senkron, fiziksel katman protokolunu tanımlayan ıtu-t standardı. v. 35 daha çok avrupa ve abd'de kullanılır, 48 kbps hız temin eder.
v. 42 : v. 32 ve v. 32bis ile tıpkı iletişim hızı ve tıpkı standartları kullanır. fakat daha iyi bir kusur düzeltmeye sahiptir, o nedenle daha güvenli bir standarttır.
validation: sağlama, geçerlilik sınaması. bir ölçme aracı ya da ölçümün konusuna uygunluğunu ve her türlü dizgeli, dizgesiz yanılgıdan arınmışlığını gösterme.
value: değer. bir simgeye karşılık gelen nicelik ya da tutar. bir simgeye, parametreye, değişkene atanan değer.
var (value added reseller) : değer katan satıcı. bilgisayar sektöründe, var olan bir ürünü alıp, ona özel bir uygulama gibi değerler katarak, değişik bir paket olarak satan kurum.
variable: değişken. değeri değişebilen ve çoğunlukla ölçülebilen bir nicelik ya da özellik. programlama dillerinde gelişi hoş bir anda tek bir tane olmak üzere değişik değerler alabilen dil nesnesi.
vector: vektör, yöney. sıralı sayı kümesi ile tanımlanan nicelik. bilgisayar grafiğinde yönlü doğru çizgi.
verification: doğrulama. bir sistem ya da bileşenin geliştirilme sürecinde belirli bir evresinin istenen şartları sağlayıp sağlamadığının saptanması.
version: versiyon. bir belge ya da program yazılımının başlangıçtaki dağıtımı ya da aradaki düzeltmeleri de içeren ara dağıtımı.
vibration: titreşim. esnek bir maddenin ya da dalgalanan bir ortamın denge halinden ayrılıp bırakılmasıyla başlayan yinelemeli devinim.
video card: grafik kartı, video kartı. bilgisayarın ürettiği grafik ve verileri saklayan ve ekrana devamlı tazeleyerek getiren ekleme kart.
video compressor: video sıkıştırıcısı. video işaretlerini sayısal olarak sıkıştırarak iletim bant genişliği ve bellek hacmini azaltan aygıt ya da yöntem.
video conferencing: videokonferans. iki ya da daha çok nokta arasında iki yönlü konuşma ve görüntünün aktarımı ile oluşturulan iletişim oturumu.
video streaming: duraksız video aktarımı. ınternet üstündeki video dosyaların gerçek zamanda okunması.
view: bakış. veri yönetiminde ilgili alanların, sınıfların, ilişkilerin, özelliklerin, kısımların vb. belirli bir hedefe yönelik olarak derlenmesi.
viewpoint: bakış açısı.
virtual circuit : sanal devre. iki ağ cihazı arasında güvenli bir iletişim oluşturmak için kurulan mantıksal devre. sanal devreler, frame relay ve x. 25'de kullanılırlar. atm'de sanal devreye sanal kanal denir.
virtual: sanal. görünürde gerçek gibi olup, esasında başka araçlarla yaşama geçirilen.
virtual private network (vpn) : sanal özel ağ. herkese açık olan iletişim altyapısını kullanan özel bir veri ağıdır. tünel protokolu ve çeşitli güvenlik prosedürleri ile izinsiz girişlere karşı korunur.
virus: virüs. bir bilgisayarda sistem öz kaynaklarını boğacak biçimde belleği bozan yazılım.
visibility: görünürlük. bilgisayar grafiğinde bir öğrenin ekranda görünüp görünmeyeceğini belirleyen özellik.
visual: görsel.
vlan (virtual lan) : sanal yerel ağ. pekçok değişik ağ bölümüne dağılmış olan, ancak tıpkı kabloya bağlıymışlar gibi birbirleri ile iletişim kurmaları sağlanan, bir veya birkaç yerel ağ üstündeki cihazlar grubu.
voice: ses
voice over ıp (voıp) : ıp üstünde ses. ıp (ınternet protocol) protokolunu kullanarak ses bilgisinin yayılmasını yönetme özellikleri.
volume: gürlük, kazanç. ses genliğinin seviyesi. bir nesnenin uzayda tuttuğu üç boyutlu yer.
vrml (virtual reality modeling language) : sanal gerçeklik modelleme dili. üç boyutlu görüntü dizilerini tanımlayan ve kullanıcılarının onlarla etkileşim içerisinde olmasını sağlayan bir dil.