vade (term) :
borçlu olan kitiye borcunu ödemesi için verilen süredir. bir borç veya senedin ödeme gününe de vade denilmektedir.
vadeli döviz işlemleri (forward exchange) :
dövizin gelecekte belirli bir tarihte, hareketsiz bir fiyat üstünden alınıp satılacağına dair yapılan sözleşmeye dayanan döviz işlemleridir. vadeli döviz işlemleri genellikle, üç ve altı aylık vadelerle yapılırlar.
vadeli döviz piyasası (forward market) :
dövizin gelecekte belirli bir tarihte, hareketsiz bir fiyat üstünden alınıp satılacağına dair sözleşmelerin yapıldığı döviz piyasasıdır.
vadeli işlem sözleşmesi (futures contracts) :
sözleşmenin taraflarını belirlenen ileri bir tarihte üstünde anlaşılan fiyattan standartlaştırılmış orandaki bir malı veya kıymeti alma veya satma yükümlülüğüne sokan sözleşmedir.
vadeli mevduat (tıme deposıt) :
bankalara belirli bir müddet somunda çekilmek şartıyla yatırılan paralardır. vadeli mevduat kısa vadeli, orta vadeli ve uzun vadeli olabilir.
vadeli piyasalar (futures market) :
gelecekteki belirli bir tarihte, daha önceden belirlenmiş hareketsiz bir fiyat üstünden mal ve hizmetlerin alım-satım işlemlerinin yapıldığı piyasalardır.
vadesiz (at call) :
bir borcun ödenmesi veya bir alacağın talep edilmesinde belirli bir vakit sınırlamasının bulunmamasıdır.
vadesiz mevduat (demand deposıt) :
bankalara istenildiği vakit çekilmek üzere yatırılan paralardır.
vadeye kalan gün (dtm-days to maturıty) :
menkul kıymetin valör tarihinden itfasına kalan gün sayısıdır.
valör (value date) :
bankaya yatırılan paraya uygulanacak olan faizin başlama tarihini gösteren terimdir. valör terimi genellikle, kredi işlemlerinde kullanılır. valör, bankadan çekilen paralarda, paranın çekildiği gün; bankaya yatırılan paralarda ise, takip eden gün olarak kabul edilmektedir.
varidat (revenues) :
devlet ve kamu tüzel kişileri tarafından toplanan kamusal gelirlere verilen addır.
varlığa dayalı menkul kıymet (asset backed securıtıes) :
ihraçcıların kendi ticari işlemlerinden doğmuş alacakları veya temellük edecekleri alacaklar karşılığında, ihraç edebilecekleri kıymetli evraktır.
varlık hesapları (asset accounts) :
işletmenin bilançosunun etkin kalemini oluşturan hesaplardır. kasa hesapları, bina ve stok hesapları varlık hesaplarının başlıca kalemleridir.
varlık vergisi (wealth tax) :
1942'de ikinci dünya savaşı sırasında, aşırı kazançları vergilendirmek için uygulamaya konulan olağanüstü bir servet vergisidir. matrah, mükellef miktarlarının gelişigüzel belirlenmesinden dolayı ikinci dünya savaşı sonunda yürürlükten kaldırılmıştır.
vekaletname (proxy) :
bir kişiye başka bir kişi adına hareket etme yetkisini veren belgedir. vekaletname, oy kullanma hakkını da tanımaktadır.
veraset ve intikal vergisi (ınherıtance tax; successıon duty) :
bedelsiz veya karşılıksız olarak elde edilen servet unsurlarından alınan bir tür servet vergisidir. kişi miras, vasiyet, vb. yollarla servete sahip olduğunda veraset vergisi; bağış veya başka yollardan servet sahip oluyorsa intikal vergisi ödemek mecburiyetindedir.
vergi beyannamesi (tax return) :
beyan hakkında vergilerde, vergi mükellefinin kimliği, verginin konusu, miktarı, matrahı gibi vergi hesaplanmasında kullanılan bilgilerdir.
vergi iadesi (tax refund, tax drawback) :
ihracatı, üretimi, gelişi hoş bir iktisadi falliyeti teşvik etmek amacıyla önceden alınan verginin bir bölümünün veya tamamının mükellefe geri ödenmesidir.
vergi indirimi (tax relıef) :
belirli iktisadi ve sosyal amaçlar çerçevesinde, bazı vergi konularında vergi miktarı veya vergi oranı bakımından yapılan indirimdir.
vergi istisnası (tax exemptıon) :
vergilendirilmiş bir kanunun, kısmen veya tamamen, devamlı veya geçici olarak vergi dışında tutulmasıdır.
vergi karnesi (tax card) :
gelir vergisi mükellefleri tarafından, mükellefin medeni ve ailevi durumuyla ilgili alınması lazım olan bilgileri kapsayan belgedir.
vergi matrahı (tax base) :
vergi matrahı, vergi borcunun hesaplanmasında vergi oranının uygulanabileceği iktisadi veya teknik unsurlardır.
vergi oranı (tax rate) :
vergi borcunu hesaplayabilmek için vergi matrahına uygulanan rakamdır. vergiler, matrahın büyümesiyle oranın yükselmesi durumunda artan oranlı vergiler; matrahın küçülmesiyle oranın azalması durumunda azalan oranlı vergiler; matrahın değişmemesi durumunda de düz oranlı vergiler biçiminde tanımlanırlar.
vergi politikası (tax polıcy) :
belirli iktisadi ve sosyal amaçlara ulaşabilmek için, vergilerin miktar ve bileşimlerinde yapılan ayarlamaların tamamıdır. vergi politikasının başlıca amaçları; gelir dağılımındaki dengesizlikleri azaltmak, kamu harcamalarının finansmanını sağlamak, ödemeler dengesi açığını azaltmak, ekonomik kalkınmayı sağlamaktır.
vergi yansıması (tax ıncıdence) :
vergi yükünün bazı ekonomik ve yasal nimetlerden yararlanmak suretiyle, kısmen veya tamamen, başkasına ya da başkalarına devredilmesidir. vergi yansıması, vergiyi ödemekle yükümlü olan kişinin vergi yükünü taşımak istememesinden kaynaklanır.
vergi yükü (tax burden) :
vergilerin kişiler üstünde yarattığı parasal etkidir. vergi yükü, vergileme yüzünden kişilerin mal varlıklarında oluşan azalmayı ifade eder.
vergi yükümlüsü (tax payer) :
hukuki olarak vergi borcu olan kişi veya kurumlardır. ıki çeşit vergi yükümlüsü vardır. ıktisadi anlamda gerçek yükümlü, ödene verginin yükünü taşıyan kişi; kanuni yükümlü ise vergi borcu olan kitidir.
verginin kapitalizasyonu (capıtalızatıon of taxes) :
dayanıklı tüketim mallarının, vergi istisnasından kısmen veya tamamen yararlanması ile değerinden oluşan artıştır.
verimlilik (productıvıty, effıcıency) :
belirli bir üretim miktarı (çıktı) ile bunu elde etmek için kullanılan etkenler (girdi) arasındaki orandır. çıktı / girdi biçiminde ifade edilir. işgücü verimliliğini de, toplam işçilik / toplam fayda olarak ifade edebiliriz.
verimsiz emek (unproductıve labour) :
iktisadi anlamda hiçbir değeri olmayan bir mal veya hizmetin üretiminde harcanan insan emeğidir.
vesaik karşılığı ödeme (cash agaınst documents, documentary credıt) :
genellikle dış ticaret işlemlerinde kullanılan, ithalatçının yabancı bir ülkeden yollanan bir mal hakkında belgeleri alabilmek için ihracatçının talimat verdiği bankaya malın bedelini ödemesi işlemidir. mal hakkında belgeler ancak bu itlemden sonra teslim edilebilir.
vesika sistemi (ratıonıng) :
tüketim veya üretim için ayrılmış oln malların, zorunlu zamnalrda vesika karşılığı kişi veya işletmelere tahsis edilmesidir.
virman (transfer) :
bir banka hesabında bulunmakta olan fonların, başka bir hesaba aktarılması işlemidir. bankada hesabı olan müşterilerin hesaplarında bulunmakta olan paranın belirli bir miktarını başka bir hesaba aktarmaları için verdikleri ödeme emride virmandır.
volatilite -oynaklık- (volatılıty) :
bir menkul kıymetin ücretinin veya piyasanın genelinin kısa bir vakit aralığı içinde gösterdiği dalgalanma özelliği. oynaklığı yüksek bir menkkul kıymetin fiyatında hızlı değişim ve aşırı dalgalanma özellikleri görülür.