bilgi ara

finans terimleri sözlüğü - k hakkında bilgi finans terimleri sözlüğü - k




kabili devir akreditif (transferable letter of credıt) :
kabili devir akreditif, lehdarı tarafından üçüncü şahıslara devredilen akreditiftir. bunlar yalnızca bir kere devredilebilirler. kendisine bu stil bir akreditif devredilmiş olan ikinci bir lehdar, bunu bir üçüncü şahısa devredemez.

kabili nakil akreditif (transmıssıble letter of credıt) :
kabili nakil akreditif, lehdarı tarafından başka bir ülkeye nakli olası olan akreditiftir. bu stil akreditifler yalnızca lehdarın malın ilk üreticisi olmadığı zamanlarda kullanılabilir.

kabili rücu akreditif (revocable letter of credıt) :
kabili rücu akreditif, akreditif açtırma emrini veren kişi veya banka tarafından şartların kısmen ya da tamamen değiştirilebildiği veya iptal edilebildiği akreditiftir.

kabul (acceptance) :
bir poliçeyi ödeyecek kişinin bedeli vadesi geldiği vakit ödeyeceğine dair imza yoluyla taahüt etmesidir. muhatabın, poliçeye "kabul edilmiştir" diye yazarak imzalaması lazımdır.

kabul kredisi (acceptance credıt) :
bir finans şirketinin, üçüncü şahsın kıymetli kağıdını garanti etmesi ve ödeme taahhüdünde bulunması koşulu ile verilen kredidir. kabul kredisi, dış ticaret işlemlerde çok fazla kullanılıyor.

kalkınma (development) :
geri kalmış ülkelerin sosyokültürel ve ekonomik bakımdan düzenlemeler yaparak gelişmiş ülkelere yetişme çabalarıdır. bu çabalara, milli gelirin ve üretimin arttırılması, sosyal ve ekonomik yapının değiştirilmesi, halkın değer yargılarının dünya standartlarında gelişmesi gibi değişimleri dahil edebiliriz.

kalkınma kredisi (development credıt) :
gelişmekte olan ülkelere sanayi alanındaki gelişmelerini hızlandırmak ve uzun vadeli düşük faizli fon temin etmek için verilen kredilerdir. bu krediler genellikle yeni yatırım alanlarına yönelen devlet ve özel kuruluşların projeleri için verilmektedir.

kalkınma planlaması (development plannıng) :
ekonomik ve sosyal amaçları gerçekleştirmek için, toplumsal ve ekonomik yapıya değişik bir meziyet kazandırmak amacıyla bir plan hazırlanmasıdır.

kambiyo :
tüm yabancı ülke paraları ve bu paralarla ödeme yapabilen her tür hesap, belge, bono,poliçe, çek vb. parasal araçların tamamına kambiyo denir.

kambiyo denkleştirme fonu (exchange equalızatıon fund) :
kambiyo değiştirme fonu, kısa dönem içinde olabilecek ani kur değişmlerine karşı oluşturulan istikrar fonudur.

kambiyo kontrolü (exchange control) :
kambiyo kontrolü, ülkeye giren ve ülkeden çıkan döviz miktarının devlet tarafından denetim altına alınması demektir. bu uygulamaya göre, döviz ücretleri devlet tarafından belirlenir. devlet, dövize olan arz ve talebin döviz fiyatalrını etkilemesine imkan vermez.

kambiyo senedi (bıll of exchange) :
kambiyo senedi, uluslararası ticarette kullanılmak için, karşılığı dövizle ödenmek üzere hazırlanan senetlerdir. bu stil senetler başka bir kişiye ciro edilebilirler. bundan başka vadesi gelmeden piyasadan iskontoda ettirilebilirler.

kamu harcamaları (publıc expendıture) :
devletin, belirli bir dönemde ekonomik ,sosyal,siyasi ve idari faaliyetlerini gerçekleştirmek için yapmış olduğu mal ve hizmet satınalma yönündeki harcamaların tamamıdır.

kamu iktisadi teşebbüsleri (publıc economıc enterprıse; state economıc enterprıse) :
devletin ekonomik alanda mal ve hizmet üreten kuruluşlarının tamamına verilen addır.bunların sermayelerinin tamamı devlet tarafından karşılanır ve bu kuruluşlar özel hükümlere bağlı olarak yönetilirler.kamu iktisadi teşebbüsleri (kit),kamu iktisadi kuruluşları (kik) ve iktisadi devlet teşebbüsleri (idt) olarak ikiye ayrılır.sermayesi devlete ilişkin olan ve ekonomik alanda faaliyet belirten idt'lerden bazıları şunlardır:tekel,thy,tcdd,tek,...

kamu işletmeleri (publıc enterprıses) :
sermayelerinin tamamı veya büyük bir kısmı devlete ilişkin olan kuruluşlardır.bu kuruluşlar devlete gelir sağlamak,ekonomik kalkınmayı hızlandırmak gibi kar hedefle kuruldukları gibi ; sosyal ve kültürel bakımdan gelişmemiş bölgelerin gelişmesini sağlamak gibi sosyal hedefle da kurulabilirler.

kamu maliyesi (publıc fınance) :
kamu maliyesi, devlet faaliyetlerini iktisadi ve mali yönden ele alan ve bu faaliyetlerin sebep olduğu sorunlara çözüm yolu arayan bir bilim dalıdır. bu bilim dalının başlıca konusunu , kamu gelirleri ve harcamaları oluşturmaktadır. kamu maliyesi , yapılacak harcamaları ve bunlar için lazım gelirlerin sağlanmasına yönelik problemleri iktisadi , mali , hukuki yönden ele alarak incelemektedir.

kamu sektörü (publıc sector) :
semayesinin tamamı veya yarısından çoğu devlete ilişkin olan , bu nedenle devlet kontrolü altında fonksiyonlarını sürdüren ekonomik birimlerin tamamına verilen addır.ülkede lazım olan altyapıyı sağlamak , yatırımlar gerçekleştirmek , gelir dağılımının iyileştirilmesi kamu sektörünün başlıca görevlerindendir.

kamu sektörü açığı (publıc sector defıcıt ) :
kamu sektöründe oluşan ve kamu gelirlerinin kamu giderlerini karşılayamaması haline "kamu sektörü açığı" denmektedir.bunu gidermek için , devlet finansman sağlamak amacıyla iç ve dış borçlanma yoluna gider.bu açığı gidermenin bir başka yolu ise emisyon yoluyla kamu giderlerini finanse etmektir.

kamu tüketimi (publıc consumptıon) :
kamu tüketimi , kamu hizmetlerini karşılamak amacıyla lazım olan mal ve hizmetlerin alımıyla ilgili olarak yapılan cari harcamaların tamamıdır.bir harcamanın kamu tüketimi sayılabilmesi için lazım olan bir mal veya hizmeti kapsayan harcama meziyeti taşıması gerekir.

kamulaştırma (exproprıatıon, natıonalısatıon) :
hükümet veya kamu tüzel kişileri tarafından kamu faydası için özel mülkiyete ilişkin mallara el konulmasıdır. bunun karşılığında mal sahibine malın değeri ödenir ve malın mülkiyeti malı satın alan kuruma geçer.

kanuni yedek akçe (legal reserve) :
anonim şirketlerin ana sermayenin sürekliliğine yardım amacıyla , ayırmak zorunda oldukları meblağdır. bu meblağ şirketlerin yıl sonu net kârlarının %5'idir.

kapanış ücreti (closıng prıce) :
bir seansta borsa kaydına alınan (tescil edilen) en yeni işlem gördüğü fiyattır.

kapasite kullanım oranı (rate of capacıty utılısatıon) :
kapasite kullanım oranı, bir üretim biriminin kullanım kapasitesinin, tıpkı üretim biriminin maksimum kapasitesine olan oranıdır. fakat maksimum kapasiteye ulaşmak çok zor olduğundan, genellikle "çalışma derecesi" denilen formülden yararlanılmaktadır. çalışma derecesi, kullanım kapasitesinin prtaik kapasiteye olan oranıdır.

kapitalizasyon :
herhangi bir işletmenin birikmiş yedek akçe ve karının sermaye artırımında kullanılmasına denir.

kapitalizm (capıtalısm) :
kapitalizm, özel mülkiyet ve kişel kârlılığa dayanan bir ekonomik örgütlenme şeklidir. bu sistemede kişiler kendi çıkarları doğrultusunda ekonomik faaliyetlerde bulunurlar.

kâr (profıt) :
kâr, bir üretim etkeni olarak müteşebbüsün üretimden almış olduğu paya verilen addır.

kara para (ıllıcıt money) :
kara para, illegal yollarla elde edilen gelirleri ifade etmek için kullanılan bir kavramdır.

kâr dağılımı (profıt dıstrıbutıon) :
kâr dağıtımı, her yıl sonunda şirketlerin elde ettiklerikârdan şirket ortaklıkları arasında paylaşımışeklinde ifade edilmektedir. fakat şirketler kâr sağlayamadıkları sürece kâr dağıtamazlar. kâr, ortaklar arasında şirket sözleşmesi ve kanunda belirtilen miktarda dağıtılmaktadır.

kar dağıtım oranı :
işletmenin net dönem karından ne kadarının adi hisselere temettü olarak dağıtıldığını gösterir. (toplam temettü / net dönem karı)

kâr güdüsü (profıt motıve) :
kâr güdüsü, mütetebbüsün üretim faaliyetine giritmesini ve faaliyetin sürekliliğini sağlayan etkendir.

kâr maksimizasyonu (profıt maxımızatıon) :
belli bir üretimi en az maliyetle veya en yüksek üretimi en az maliyetle gerçekleştirme amacına kâr maksimizasyonu denilmektedir.

kar marjları :
brüt, faaliyet, ve net kar rakamlara bakılır - ne kadar yüksekse o kadar iyi-. bundan başka, nakit çıkış gerektirmeyen kalemlere faaliyet karı ilave ederek vergi, finansman gideri, amortisamn öncesi kar (vfaök) marja da bakarak gerçekte şirket operasyonlarından ne kadar kar ettiğini gösterir

kârlılık (profıtabılıty) :
karlılık , işletmenin belli bir dönemde sağladığı karın tıpkı dönem işletmede kullanılan sermayeye oranıdır.karlılık bundan başka üretim maliyetinin sermayeye bölünmesi biçiminde de formüle edilebilir.

kârlılık rasyoları (profıtabılıty ratıos) :
karlılık rasyoları , işletmenin finansman ve işletme politikalarının uygulama neticelerini ölçen oranlardır.1)gayrisafi faaliyet marjı rasyosu:gayrisafi faaliyet karı / satışlar 2)faaliyet marjı rasyosu:faaliyet karları / satışlar 3)net kar rasyosu:net kar / satışlar 4)pay başına kazanç ve temettü rasyoları:pay başına kazanç;net kar / pay sayısı pay başına temettü:dağıtılacak kar / pay sayısı

karma ekonomi (mıxed economy ) :
özel sektörün yanısıra kamu sektörününde üretici, düzenleyici ve denetleyici olarak ekonomide yer aldığı düzendir.

karma fon :
hisse senetleri, borçlanma senetleri, altın ve diğer kıymetli madenlerin en az ikisinden meydana gelen ve her birinin değeri fon portföy değerinin %20?sinden az olmayan fonlardır.

karma işletmeler (prıvate and publıc owned ınstıtutıons) :
kamu tüzel kişilerin ve özel kişilerin biraraya gelerek kurdukları işletmelerdir.

karşılık (provısıon) :
işletmenin gerçekleşmiş veya gerçekleşebilecek zararları karşılamak amacıyla aldığı muhasebe önlemidir.bu tedbirler , genellikle varlıklar değerindeki azalmalara karşı ve işletme için yükümlülük doğurabilecek olaylara karşı alınmaktadır.

karşılıksız çek (bad cheque, overdraft) :
karşılıksız çek , keşide edilmiş olan çekin muhatap bankada karşılığı olmaması halidir.

kartel (cartel) :
şirketlerin hukuki varlıklarını korumak şartıyla ekonomik faaliyetlerdeki bağımsızlıklarını kaybetmeleridir.kartel anlaşması yapan şirketler, tüzel kişiliklerini korudukları halde piyasayı etkilemek üzere anlaşma yaptıkları hususlarda bundan böyle bağımsız hareket imkanından yararlanamazlar.

kâr-zarar hesabı (profıt and loss account) :
kâr- zarar hesabı, bir işletmede dönem sonu kâr- zarar durumunu ortaya koyan, gelir ve giderleri özetleyen hesap tipidir.

katılma belgesi :
yatırım fonlarına katılanların sahip oldukları payları ve hakları belirten, paraya çevrilebilen, nama ve hamiline yazılı kıymetli evraktır.

katılma payı (share) :
katılma payı , bir şirkete ortak olan bir kişinin, şirketin toplam sermayesi içerisindeki payıdır.

katma bütçe (annexed budget) :
kamu bütçesinden ayrı olarak, kamu iktisadi kuruluş ve işleyiş kanunlarına ideal olarak hazırlanan bütçelerdir. bu bütçelerin gelir ve giderleri arasındaki fark, genel bütçeye dahil edilir.

katma değer (added value) :
bir malın üretiminin bütün aşamalarında satış fiyatından bir önceki aşamada yapılmaış ana tüketim harcamasının çıkarılmasından kalan miktardır.

katma değer vergisi (value added tax) :
katma değer vergisi malın üretiminden tüketimine kadar geçen müddet içerisinde kazandığı katma değer üstünden alınan ve vergimatrahından düşülmesine imkan veren veya her aşamadaki katma değeri vergileyen bir yayılı muamele vergisidir.katma değer vergisi tüketim vergisi niteliğindedir.bu sebeple , mallardan başka ,bankacılık serbest meslek sahibi hizmetleri , sigorta ,vb.hizmetlerden de alınmaktadır.

kaydi para :
bankaya yatırılarak mevduat hesabına geçen nakit para. bankalar, topladıkları mevduatın belli bir oranını yasal karşılık olarak ayırıp, kalanı ile nakit kredi verebilirler. bu kredi bankacılık sistemine tekrar mevduat olarak girdiğinde, kaydi para kredi miktarı kadar çoğalır.

kayıtlı sermaye (regıstered, authorızed capıtal ) :
ortaklıkların, temel sözleşmelerinde hüküm bulunmak kaydıyla, yönetim kurulu kararı ile, türk ticaret kanunu'nun sermayenin artırılmasına dair hükümlerine tâbi olmaksızın, çıkartabilecekleri azami hisse senedi miktarını belirten, ticaret sicili'ne tescil edilmiş sermayeleridir.
kayıtlı sermaye sözleşme hükümleri uyarınca anonim şirketlerde,sayıları ve nominal değerleri belirlenmişşekilde ihraç edilebilecek hisse senetlerinin tutarı biçiminde tanımlanmaktadır.

kaynak (source, resource) :
kaynak,insanların toplum içerisinde mevcut gereksinimlerini karşılamak üzere mal ve hizmet üretmek için lazım faktörlerdir.bundan başka bir işletmenin faaliyetini başlatması ve devam ettirebilmesi için lazım para, kredi gibi varlıklarda kaynak olarak kullanılıyor.

kaynak dağılımı (resource allocatıon) :
bir ülkeninin sahip olduğu kaynakların , ülke ekonomisinde çeşitli kullanım alanları arasında dağılımıdır.bu dağılımı ,bazı ülkelerde merkezi otorite tarafından belirlenirken bazı ülkelerde de piyasa mekanizmasının otomatik işleyişi doğrultusunda belirlenmektedir.kaynak dağılımında mevcut en önemli problem aktif kaynak dağılımının gerçekleştirilmemesidir.

kaynak tahsisi (allocatıon of resources) :
bir ülkede üretim amaçları çerçevesinde gerçekleştirilmemesi istenen kıt kaynakların , girdi bazında kullanım önceliklerinin saptanmasıdır.

kaza sigortası (accıdent ınsurance) :
sigorta yaptıran kişinin bir kaza neticesi olabilecek hasarını karşılayan sigorta tipidir.kaza sigortaları ,hırsızlık sigortası ,şahsi kaza sigortası ,motorlu kaza nakil araçları sigortası gibi çeşitlidirler.

keşide (drawıng) :
keşide, ödeme emri meziyeti taşıyan gelişi hoş bir çek veya poliçenin düzenlenerek imzalanması ve muhataba ibraz edilmek üzere lehdara veya gebe verilmesidir.

keşideci (drawer) :
keşideci,ödeme emri meziyeti taşıyan gelişi hoş bir çek veya poliçeyi düzenleyerek imzalayan ve muhataba veya lekdara yapılacak olan ödeme için emri veren kitidir.

kıdem tazminatı (severance pay, dısmıssal pay) :
bir işyerinde en az bir yıl çalışmış bir işçiye , hizmet sözleşmesindeki koşulların sona ermesi halinde , işveren tarafından ödenen paradır.işçiye kıdem tazminatının verildiği durumlar şunlardır:işçinin ölümü ; hizmet sözleşmesinin işveren tarafından feshi ; hizmet sözleşmesinin işçi tarafından feshi ; işçinin emekliliğe hak kazanarak işten ayrılması ; işçinin askerlik nedeniyle işten ayrılmasıdır.

kısa dönem (short perıod, short run) :
kısa dönem ,firmaların mevcut üretim kapasiteleri ile üretimlerini arttırabilecekleri dönemdir.kısa dönemde , firma mevcut üretim kapasitesini daha az veya çok kullanmak ya da stok ayarlamaları yapmak suretiyle piyasada olan talep değişimlerine cevap verebilmektir.

kısa dönem maliyet eğrileri (short run cost curves) :
işletmecilerin yalnızca bazı girdilerin oranlarını değiştirebildikleri, bazılarının ise hareketsiz kalma zorunluluğu olduğu belirli bir dönemde rastlanan üretim maliyet ilişkileridir.

kısa vadeli borç (short term loan) :
genellikle bir yıl gibi kısa bir dönem içinde ödenmesi gereken borçtur.

kısmi denge analizi (partıal equılıbrıum analysıs) :
kısmi denge analizi , ekonominin sadece belirli bir kesiminin denge durumunu inceleyen analizdir.ekonomik olayların çeşitli gruplara ayrıldığı kısmi denge analizinde , oluşan olayların hareketsiz kaldığı ve birbirini etkilemedikleri varsayılır.böylece , incelenen olayın esas etkenleri arasındaki fonksiyonel bağlılık belirlenir.

kıyı (off-shore)bankacılığı (off-shore bankıng) :
kıyı bankacılığı , ülke dışından temin edilen fonların yine o ülke dışında kullandırılmasını amaçlayan bir bankacılık tipidir.bu stil bankalar genellikle serbest bölgelerde faaliyet göstermektedirler.kıyı bankalarının bulundukları ülkedeki banka kurallarına uyma zorunlulukları yoktur , bundan başka bu bankalar bulundukları ülkede mevduat toplayamazlar.bu bankaların döviz hesaplarına bir kısıtlama konulamaz ve gelirleri vergilendirilemez.

kıymetli evrak (securıty) :
kıymetli evrak , üstünde yazılı hakkın senetten ayrı olarak ileri sürülemediği ve ayrı olarak başkasına devredilmeyen yazılı senetlerdir.senet ibraz edilmeksizin , hiçbir hak ileri sürülemezve talep edilemez.poliçe , bono ,çek dışında hisse senetleri , konşimento ,tahviller ,varant kıymetli evrak türleridir.kıymetli evrak devir bakımından isme yazılı senetler ,emre yazılı senetler ve gebe yazılı senetler olarak üçe ayrılırlar .isme yazılı senetlerin devir beyanı ile başkasına devredilebilirler.emre yazılı senetler ciro ile başkasına devredilebilirler.tedavül imkanı çok olan gebe yazılı senetler ise taşıyanın hak sahibi olduğu ve senedin teslimi ile ile ilgili devredilebildiği senetlerdir.

kira (rent) :
kira, belirli bir bedel karşılığında gelişi hoş bir mal gayrimenkul veya bir menkulün kullanım hakkını elde etmektir.kira genellikle para olarak ödendiği gibi , tarımda para yerine ürün olarak da verilebilmektedir.

kirli dalgalanma (dırty float) :
ülkenin ekonomik bakımdan rekabet gücünü kaybetmemesi için veya koruması için döviz kurlarına yapılan resmi müdahaleye kirli dalgalanma denilmektedir.

kişi başına gelir (per capıtal ıncome) :
bir ülkede yaratılan mal ve hizmetlerin parasal değerlerinin toplamının o ülkede yaşayanların sayısına bölümüdür.kişi başına milli gelirin artması , milli gelirin nüfustan daha hızlı arttığını göstermektedir.

kişisel gelir (personel ıncome) :
milli ekonomide , genellikle bir yıl gibi belirli bir dönem içinde kişilerin ellerine geçen toplam gelir miktarıdır.şahsi gelir şu biçimde hesaplanmaktadır:.mg:milli gelir + ( transfer harcamaları + subvansiyonlar ) - ( kurumlar vergisi + şirketlerin dağıtılmayan karı + sosyal kesintiler )

kollektif şirket (open company) :
iki veya daha fazla kişinin biraraya gelerek kurdukları ve borçlularına karşı sınırsızca sorumlu olmak için anlaşarak kurdukları şirkete kollektif şirket denilmektedir.kollektif şirketler sözleşme ile ve yalnızca özel kişiler tarafından kurulabilirler.tüzel kişiler bu şirkete katılamazlar.

komandit şirket (commandıte company) :
şirket alacaklılarına karşı sorumlulukları sınırlı ve limitsiz olmak üzere çeşitli ortaklıklardan kurulu şirkete komandit şirket denilmektedir.sorumlulukları sınırlı olmayan ortaklara "komandite" şirkete yatırdıkları anamal oranında sorumlu ortaklara ise "komanditer " denilmektedir.şirketi yöneten kişiler komandite ortaklar olup , komanditen ortaklarsa tüzel kişilerdir.

konkordato (arrangement of bankruptcy, fılıng for fınancıal protectıon) :
kendi hatası olmaksızın, malî durumu bozulmuş olan bir borçlunun alacakları ile yaptığı bir anlaşmadır. bu anlaşma sonucunda, alacaklıların en az üçte iki oranında çoğunluğu alacaklarının belirli bir bölümünden vazgeçer, borçlu ise geri kalan borçlarını bir plan dahilinde ödemeyi kabul eder. konkordato, ticaret mahkemesi'nin onayı ile geçerlilik kazanır.
iflas etmiş iyi niyetli bir borçlunun , malları tasfiye edilmeden işini devam ettirerek borçlarını ödeyeceğine dair alacaklılar ile yaptığı sözleşmedir.

konsern (concern) :
iki veya daha fazla işletmenin tasarruf hedefi ile ekonomik ve hukuk açısından bağımsız kalarak mali yönden birleşmeleridir.bu stil işletmeler , hisse senetlerini birbirleriyle değiştirerek aralarıda ortaklık oluştururlar.

konsinye mal (consıgnment) :
konsinye mal , satılmak üzere bir komisyoncu veya tüccara bırakılan maldır. bu satış, malı satan kişinin adına fakat mal sahibinin hesabına yapılır.

konsolidasyon (consolıdatıon) :
devletin vadesi gelmiş kısa vadeli borçlarını ödeme imkanına sahip olmamasından dolayı bu borcu orta veya uzun vadeli borca dönüştürülmesidir.devlet bu işlemi vakit zaman piyasanın enflasyonist basınç altına girmesi kaygısı ile de yapabilir.konsolidasyon devletin hem iç borçlarına ,hem de dış borçlarına yapılabilir.

konsolide bilanço (consolıdated balance sheet) :
konsolide bilanço,aralarında sermaye ilişkisi olan firmaların tıpkı tarih veya döneme ilişkin bilanço kalemlerinden ve karşılıklı ilişkiler hakkında kayıtların biraraya gelmesiyle düzenlenen bilançodur.

konsolide bütçe (consolıdated budget) :
konsolide bütçe , devletin tüm gelir ve giderlerinin tek bir bütçe içerisinde toplanmasını amaçlayan ve bütçe birliği ilkesinin sağlanması için kamuya ilişkin bütün birimlerin bütçelerinin biraraya getirilmesi ile meydana gelen bütçedir.

konsorsiyum (consortıum) :
konsorsiyum, iki veya daha fazla itletmenin artak bir hedefi gerçekleştirmek için lazım olan finansman konusunda geçici olarak yaptıkları işbirliğidir.projenin gerçekleşmesinden sonra yapılan bu işbirliği geçerliliğini kaybetmektedir.elde edilen kar ise işletmeler arası bölüşülür.

konşimento (consıgnment, bıll of loadıng) :
gemiye yüklenilen bir malın teslim alındığını belirten ,gönderenin ve alıcının adlarının yazılı olduğu hukuki belgedir.malın alıcısına genellikle önceden gönderilen bu belge , alıcının mal üstündeki mülkiyet hakkını gösterir.alıcı ,bu belge olmaksızın malları teslim alamaz.

kontrgaranti (counter guarantee) :
dış ticaret işlemlerinde peşin olarak mal satışı sırasında ihracatçı ülkenin malı teslim etmemesi halinde ödenen meblağnın ihracatçıya ülkeye iade edileceğini bildiren ve ihracatçı ülkenin güvenilir bir bankasının taahhüdünü kapsayan teminattır.

konvertibilite (convertıbılıty) :
bir ülke parasının , döviz piyasalarında başka bir ülke parasıyla serbestçe değiştirililebilmesidir.bu değişim için lazım özelliklere sahip paraya konvertibl para denilmektedir.bir paranın konvertibl olabilmesi için uluslararası olarak talep edilmesi ve istikrarlı bir değere sahip olması gerekir.bir ülke parasının başka bir ülke parasıyla kısıtlama olmaksızın değiştirilmesi tam konvertibilite , bazı sınırlamalar çerçevesinde değiştirilmesi ise sınırlı konvertibilite olarak isimlendirilmektedir.

konvertibl tahvil (convertıble bond) :
tahvil satın alan kişilere , ihraçcı şirket tarafından ,bu tahvilin belirli bir fiyat belirli bir fiyat karşılığı başka menkul kıymetlere dönüştürebilme hakkının tanındığı tahvil tipidir.tahvil hisse senedine veya gelişi hoş bir menkul kıymete çevirilebilir.bu stil tahvillerde tahvilin dönüştürülme müddetinin başlangıç ve bitiş sürelerinin baştan belirlenmesi şarttır.

kooperatif (cooperatıve) :
insan gereksinimlerinin yoluyla sağlanan ve ortakların çıkarlarının korunması amacıyla kurulmuş olan ekonomik kuruluşa verilen addır.kooperatifler üretim,tüketim,kredi ve yapı kooperatifleri olarak bölümlendirilebilir.üretim kooperatifleri ,ortak üretimde bulunmak için ;tüketim kooperatifleri,ihtiyaç maddelerinin daha ucuza sağlanması için ;kredi kooperatifleri,ortaklara kısa vadeli krediler sağlamak için ;yapı kooperatifleri ise ortakların daha az maliyetle konut sahibi olabilmeleri için biraraya gelerek kurdukları kooperatiflerdir.

kota (quato) :
uluslararası ticaretteithaline izin verilecek mal miktarının hükümet tarafından miktar veya değer olarak sınırlandırılmasıdır.kotalar , global kotalar ve gümrük tarife kotaları olarak çeşitlidir.global kotalar , yalnızca ithal edilecek mal miktarını belirleyen kotalardır.gümrük tarifeleri kotaları ise ,belirli bir ithalat miktarına kadar ödenen gümrük vergisi normal iken , bu miktarın aşılması durumunda tarifeler değişmektedir.kotalarda genellikle hükümet tarafından bir üst limit tespit edilir ve bu sınırın üstünde olan miktarlar için malın ithaline izin verilmez.

kotasyon (lıstıng) :
menkul kıymetlerin listeye alınması işlemidir.

kote edilmiş menkul değerler (lısted securıtıes) :
örgütlenmiş menkul değerler borsasında alınıp satılan finansal varlıkların tamamına verilen addır.

kote olmayan menkul değerler piyasası (over-the-counter market) :
örgütlenmiş menkul kıymetler borsasına kote edilmemiş olan menkul kıymetlerin alınıp satıldığı borsalara verilen addır.

kredi (credıt) :
kredi,mal veya para cinsinden bir değerin belirli bir müddet sonunda , belirli koşullar çerçevesinde geri alınmak üzere verilmesi veya verilmiş bir varlığın ödenmesine kefil olunması halidir.krediler , vadelerine,kullanıldıkları sektörlere ,kredi alanlarına ,veriliş yerlerine göre çeşitlidirler.kısa,orta,uzun, vadeli krediler,teminatlı ve teminatsız krediler üretim,tüketim kredileri ,ticari endüstriyel krediler tarım kredileri , yapı kredileri,özel sektöre ve kamu sektörüne verilen krediler biçiminde örnek verilebilir.

kredi değerliliği (credıt worthıness) :
kredi talebinde bulunmakta olan firmaya kredi verilip verilmeyeceği için yapılan istihbarat ve değerlendirme sonrası varılan sonuca kredi değerliliği denilmektedir.

kredi kartı (credıt card) :
bir kredi kurumunun üye ve kart sahiplarine belirli yerlerde kredili alışveriş imkanı sağlayan kartıdır.bu kartlar yalnızca kredi kartının geçerli olduğu mağazalarda geçerlidir.

kredi stoku (credıt stock) :
ticaret ,yatırım ve kalkınma bankalarının verdiği krediler ile merkez bankasının kredilerinin oluşturulduğu kredi miktarıdır.

kredili satış (sale on account) :
malın teslim edilmesinden bir müddet sonra bedelinin ödenmesi biçiminde yapılan satış tipidir.bu stil satışlarda belirli bir vade söz konusudur.şayet bedel alıcı tarafından vadesinden önce ödenirse ,belirli bir miktarda indirim yapılır.

kullanılabilir gelir (dısposable ıncome) :
kişisel gelirden direkt doğruya devlete ödenen vasıtasız vergilerin çıkartılmasından sonra kalan gelirdir.

kupon (coupon) :
tahvillerin faizini almak üzere veya hisse senedi sahiplerinin bazı ortaklık haklarının (karpayı, bedelli/bedelsiz sermaye artırımına katılma hakları) kullanımını teminen hisse senetleri üstünde bulunmakta olan ve sistematik olarak numaralandırılmış kıymetli evraktır.

kupür (denomınatıon) :
para, tahvil ve hisse senetlerinin, üzerlerinde yazılı değere göre, her birimine verilen isimdir.

kur riski (exchange rısk) :
döviz kurlarında oluşan değişikliklerden dolayı olabilecek zarar olasıklarıdır.bu farklıların çok yaşandığı dönemlerde kur riski dış ticaretin yavaşlamasına sebep olur.

kurtaj (brokerage fee) :
aracı kuruluşların, aracı olarak borsada gerçekleştirdikleri işlemler karşılığında menkul kıymetlerin işlem fiyatlarıyla hesaplanan tutar üstünden müşterilerinden aldıkları komisyondur.
kambiyo ve menkul değerler borsalarında faaliyette bulunmakta olan borsa acentelerinin ,müşterileri adına yaptıkları alım satımlar üstünden aldıkları ücrettir.

kurucu hisse senedi (founder's share) :
anonim ortaklıkların kuruluşu sırasında veya bu ortaklıkların sermaye arttırımlarında kuruculara ya da kuruluşa faydası geçen diğer kişilere verilen nama yazılı bedelsiz hisse senetlerine " kurucu hisse senedi " denir.bu stil senetler yalnızca kara katılma hakkı temin ederler.

kurumlar vergisi (corporatıon tax) :
safi kurum kazançları üstünden alınan nisbi bir vergidir.gerçek kişiler dışında kalan bazı kişilerin safi kazançlarından alınan

kurumsal yatırımcı (ınstıtutıonal ınvestor) :
sigorta şirketleri, bankalar, yatırım ortaklıkları gibi bazı işletmeler yatırım yapmak amacıyla yüklü fonlara sahiptirler.bu stil yatırımcılar piyasada kurumsal yatırımcı olarak adlandırılır.

kurye kredisi (maıl credıt) :
dış ticaret işlemlerinde kullanılan ve amir bankanın muhabir bankadan sağladığı kısa vadeli kredi tipidir.bu uygulamada , muhabir banka amir bankanın açacağı akreditife dayanarak ihracatçıya ödeme yapar ve ödeme dekontunu ve belgelerini amir bankaya gönderir.amir banka da muhabir bankaya geri ödeme yapar.

kuvertür (provısıon) :
akreditif karşılığı yapılan ithalat sırasında , akreditif tutarı kadar dövizin muhabir bankada hazır olduğunu ve mal belgeleri ile dekontun verilmesiyle ihracatçıya ödeme yapılması için yetki verildiğinin amir bankaya bildirilmesi işlemidir.

küsurat emir (odd lot orders) :
1 lotun içerdiği hisse senedi sayısından daha az miktarlar için verilmiş emirlerdir. (lot altı emirler) küsürat emirler fiyatsız girilir. küsürat emirler ilgili hisse senedinin lot piyasasında işlem gördüğü en yeni fiyattan gerçekleşir.



etiketler etiketler [5]

bilgi ara / www.bilgiara.com