?

Atom

Atom

Maddenin elektrikçe nötral en ufak parçacığı olup yalnız bulunabileceği gibi kendinin aynı ya da değişik diğer atomlarla birleşmiş halde de bulunabilir.



etrafımızda gördüğümüz şeylerin özünün bünyesinin ne olduğu çok uzun zamanlar, bilim ve fen adamlarının zihnini yormuş bir meseledir. m. ö. beşinci yüzyılda eski yunan filozofları, maddenin atom esasını kabul etmişlerdir. demokritus, leusippus ve lukresius'un temellerini atmış oldukları atom teorisi, maddenin, bölünmesi, parçalanması olası olmayan küçük zerrelerin bir araya gelmesinden meydana geldiği esasına dayanmaktadır, îşte bu bölünmez parçacığa atom (atomos; kesilemez, bölünemez demektir) denmiştir.



fakat, klâsik fizik ve kimyanın kabul ettiği anlamda atomların varlığı fikri ilk defa ingiliz kimyacısı ve fizikçisi dalton (1766 - 1844) tarafından ileri atılmıştır. atomu aynı yunan filozofları gibi maddenin bölünemeyen en küçük parçacığı olarak kabul eden dalton, kimyasal elemanlarının gözle görülemeyen, düşünülmesi bile zor olan ufak parçacıklardan meydana geldiğini ileri sürmüştür. her kimyasal elemanın atomları birbirlerinin aynı olup karakteristik bir kütleye maliktir. fakat ayrı ayrı elemanların atomlarının farklı karakterleri vardır. kimyasal bir birleşmenin temeli, iki ya da daha fazla elemanın atomlarının hareketsiz miktarda birleşmeleridir. böylece, kimyasal bir bileşiğin en ufak parçacığı olan moleküller meydana gelir.



dalton'dan sonra italyan kimyacısı avogadro, molekül nazariyesinin; isveçli bilgin berzelius atomların remz sisteminin milletlerarası olmasını sağlamışlar, mendeleef in yaptığı kimyasal elemanların tablosu ile atom araştırmaları daha sağlam esaslar üstünde kurulmuştur.



xıx. yüzyılın sonlarında atom üstündeki araştırmalar yeni bir alana yönelmiştir. crooks, lenard ve özellikle thomson gibi fen adamları, iki bin yıldır parçalanmayacağına inanılan atomun da parçalanabileceğim kabul etmişler ve araştırmalarına bu görüş altında devam etmişlerdir. thomson, araştırmalarında, atomun elektrik yüklü olduğunu görmüş; becquerel'in, karı ve koca curielerin, rutherford ve lawrence'in araştır. protonların sayısı o atomun atom numarasına eşittir. çekirdekte bulunmakta olan nötron ve proton sayılarının toplamı ise atomun kütle numarasını meydana getirir. çekirdek içerisindeki taneciklerin (proton, nötron) kütleleri, çekirdeğin dışındaki elektronların kütlelerinden ağır oldukları için bir atomun kütlesi pratik olarak çekirdeğin kütlesine eşittir.



elektronlar, çekirdek çevresinde çeşitli yörüngeler üstünde dönerler. çekirdeğe en yakın olan yörünge üstünde en çok 2; ondan sonra gelen yörünge üstünde en çok 8 en dış yörünge üstünde en çok 8 kadar elektron bulunur. atomların denge hali, dış yörüngede bulunmakta olan elektronların 8 tane olmaları ile mümkündür.. bu yüzden dış yörüngelerinde 8 elektron bulunduran elemanlar, kolaylıkla kimyasal değişikliğe uğramazlar.



bilinen 101 çeşitli eleman vardır. bu elemanların birbirinden ayrılığı çekirdekteki (proton-nötron) sayılarının değişik olması ve bunların çevresinde dönen eletkronların çeşitli biçimde dağılmasından ileri gelir.



bir elemanın olumlu ve olumsuz değerliliği de bu sebeplerle elektronların verilmesi ve alınması hakkındadır. bir yada iki elektron veren bir atom'un elektrik dengesi bozulur ve o atom, verdiği elektron sayısı kadar olumlu değerlilik kazanır. elektron alması durumunda de elektrik dengesi bozulacağından, aldığı elektron sayısı kadar olumsuz değerlilik kazanır. kimyasal değişmeler, dış yörüngelerde bulunmakta olan elektronların değişmeleri île ilgilidir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder