?

Bekaret

Bekaret

Geleneksel anlamda bakirelik cinsel deneyimi olmamayı söylüyor. bu tanım her iki cins için söz konusu olsa da toplum bekareti sadece kadına yönelik olarak kutsallaştırmış.

erkeğin bekaretini yitirmesi erkekliğe atılan bir adım olarak algılanırken, kadının bekareti ancak evlendiği erkeğe sunulacak bir hediye olarak kabul ediliyor. bu inanış doğrultusunda çoğu toplumda evlilik öncesi cinsel ilişkiye bir sınırlama getirilmiş. bunun yanında bekareti daha da kutsallaştırmak için çoğu kez bekaret ile ilgili konuşmamak yeğlenmiş. bu nedenle 21. yüzyılda bekaret h & acirc; l & acirc; bir tabu olma özelliğini koruyor.

"annem bekaretimin benim için çok önemli olduğunu belirtirdi. hatta bir gün bekaretimin kocama sunacağım bir hediye olduğunu, bu yüzden onu şimdilik saklamam gerektiğini söyledi." b. t 27 yaşında

bugün pekçok aile için çocuklarının cinsel yönden sağlıklı olup olmadıkları, güvenli ve sağlıklı seks yapıp yapmadıklarından daha önemli olan şey, onların bakire olup olmadığı. bu tavır bilhassa kız çocuklarının ailelerinde daha yoğun bir şekilde sergileniyor. halbuki gençler cinsellik ile ilgili en sağlıklı bilgilere ancak aileleriyle konuşarak ulaşabilir.

ancak çok geniş bir kesimin mesajı her zaman "bakire kal!" biçiminde olduğu için, bu iletişim ya hiç başlamaz ya da bu kesin mesajla sona erer.

geleneksel yapının bakirelik hakkındaki bu kesin yargısına karşılık popüler kültür, bilhassa de medya kadının cinsel yönden etkin olduğuna ait bir tavır sergiliyor. gerek şarkı sözlerinde, gerek basındaki fotoğraflarda, gerekse tv'de yer alan popüler isimlerin yer alış şeklinde cinsel figürler ön planda. bu yüzden cinsellik ekranın arkasındakiler için giderek daha fazla bir basınç oluşturuyor.

bekaretin toplum tarafından tabu durumuna getirilmesi, bilhassa cinselliğini henüz yeni keşfedenlerde fiziksel ve ruhsal birtakım sorunların çıkmasına sebep oluyor. bayanların en büyük kabusu olan "gerdek gecesi sendromu", yine bekaretin bu kadar kutsal olduğuna dair bir şartlanmadan ileri geliyor. hatta kimi kadınlarda bu sendrom giderek daha büyük bir problem olup, frijitliğe kadar varabiliyor.

"bana ailemdeki en yakın kişi olan annem, bekaretin çok önemli olduğunu ve ilk ilişkimi evlendiğim gün kocamla yaşayacağımı söylerdi. giderek gerdek gecesi benim için çok büyük bir kabus oldu. evlendiğim gün ise kocamla cinsel ilişkiye girmekten çok korkuyordum. bu yüzden çok ağrılı bir cinsel birliktelik yaşadım. ilk geceden sonra kendimi kirlenmiş hissettim ve bir daha ilişkiye girmek istemedim. ancak uzun süren bir tedaviden sonra eşimle birlikte olabildim." s. f. 37 yaşında

türkiye ve gelişmekte olan ülkelerde bekaret sebebiyle işlenen cinayetlerin sayısı hiç de azımsanmayacak ölçüde. bilhassa doğuda bakire olmadığı için kızını, kardeşini ya da akrabasını öldüren, öldürmeye teşebbüs eden pekçok kişi var. bunun yanında bu cinayetler töreler tarafından da onaylanmakta ve toplum tarafından meşru görülmekte.

bakirelik hakkındaki bu görüşler kadının ister istemez bekarete karşı çekimser bir tavır sergilemesini beraberinde getiriyor. sevgilisiyle cinsel yönden her türlü şeyi yaşamasına rağmen yalnızca bu şartlanmadan dolayı kızlığını koruyan bayanların sayısı azımsanacak gibi değil. kızlığını kaybetmek istemeyen bayanların korkulu rüyalarından biri de, bir sonraki ilişkilerinde beraber oldukları erkeğin bakire olmadıkları için kendilerinden ayrılabilecekleri ya da birlikte olmak istemeyeceklerini düşünmeleri. esasında bu düşünce pek de yanlış sayılmaz. çünkü pekçok erkek birlikte olduğu kadının bakire olup olmadığını çok fazla önemsiyor.

erkeklerin, toplumun, ailenin ve törelerin bakış açısı ne olursa olsun bedenimizden ve davranışlarımızdan sadece kendimiz sorumluyuz. bu sebeple kendimiz için en doğru kararı verip, cinsel ilişkiye girmek ya da girmemek özgürlüğüne sahip olmalıyız. birlikte olmaya ve bu birlikteliği kiminle yaşayacağımıza karar vermek, bu hususu başkalarıyla konuşmak, şahsi bir doğum kontrol yöntemi uygulamak çoğu zaman bedenimize ve geleceğimize sahip çıkmanın aşamalarından biri. bu yüzden sağlıklı birliktelikler kurmak ve kendimizle barışık olmak için, tercihlerimizi toplumsal törelerin, tabuların ve değer yargılarının esiri olmaksızın özgür irademizi kullanarak yaşamalıyız.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder