?

Beyin hastaliklari

Beyin hastalıkları

Beyin hastalıklarında genlerin rolünün kesin olarak bilinmediğini söyleyen florance nightingale hastanesi doktorlarından, beyin hastalıkları cerrahı prof. dr. orhan barlas, hastalığın türüne göre tedavi olanaklarının çeşitli olduğunu da açıklıyor.



beyin hastalıkları'nın türlerine gelince,



kalıtsal (gelişimsel)

tümöral

vasküler (damar)

enfeksiyon

travma

dejeneratif

metabolik

psikiyatrik

olmak üzere 8 bölümde toplanıyor.



türkiye'de en fazla görüleni ise damar hastalıkları. kalıtsal hastalıklar içerisinde en sık rastlananlar arasında kafadaki biçim bozuklukları var. örneğin, çocuğun kafası enlemesine ya da boylamasına normal ölçülerden farklılık gösteriyor. bunun yanında biçim olarak da bariz bir şekilde anormallik oluyor.



tümöral hastalıklar ise, 100 bin kişiden 25'inde görülüyor. tümörler ya beyin hücrelerinden (nöron) ya da beyin kılıfından çıkıyor. iyi huylu olduğu takdirde problem yok. ancak kötü huylu ise fetal (anne karnındaki) hayattaki gibi hızla devam ediyor. bu dönemde merkezi sinir sisteminin ve beyin işlevlerinin tam gelişememesinden dolayı da " dyscalculia" meydana geliyor. okul çocuklarının yaklaşık %6-10'unda görülüyor aritmetik bozukluğu.



bununla birlikte çocukta algılama, dikkat ve hafıza fonksiyonlarında bozukluklar, yetersizlikler ön planda. bu problemi taşıyan bir çocuk, sayıları ve sembolleri karıştırıyor, sağ-sol, yön ve mesafeyi şaşırıyor, önce ve sonra gibi sıralı işlerde zorluk çekiyor. sorunları okuma, anlama ve çözmede zorlanıyor. işlemleri soldan yapıyor, çarpım tablosunu öğrenemiyor, geometrik biçimleri isimlendiremiyor.



" dyscalculia" konusunda bilgi veren istanbul tıp fakültesi'den çocuk psikiyatrisi ana bilim dalı başkanı pedagog-danışman dr. ümran korkmazlar, bu sorunla ilgili çok çocuk hastası olduğunu söyledi.



" dyscalculia" nın risk etkenlerinin başında ise genetik hastalıklar, yakın akraba evlilikleri, yetersiz çevre şartları, 16 yaşından ufak, 35 yaşından büyük hamilelik, hamilelikte geçirilen bazı hastalıklar, kanama, kan uyuşmazlığı, hamilelikte röntgene girmek, ilaç, sigara, alkol ve kahve kullanımı, anne-çocuk ilişkisindeki yetersizlik gibi negatiflikler yer alıyor. çocuğun durumu şayet okula başlamadan önce tespit edilirse psiko-pedagojik yaklaşımla tedavi edilebiliyor.



son gelişmeler



beyin hastalıkları tedavisinde dünya'da ve türkiye'deki en yeni gelişmeleri amerikan hastanesi ve cerrahpaşa tıp fakültesi doktorlarından beyin cerrahisi uzmanı prof. dr. ali çetin sarıoğlu anlattı: " beyin cerrahisi, türkiye'de çok gelişmiş ve genç bir bölüm. avrupa'nın da çok üzerinde başarılar elde ediliyor ülkemizde. dünya'da beyin cerrahisi hakkında olarak geliştirilen yeni bir yöntem yok. ancak, tümörün cinsini belirleyen bir alet üstünde çalışmalar devam ediyor.



şu anda beyin hastalıklarının teşhişinde tomografi, mr (manyetik rezonans sistemi) ve anjiyografi uygulanıyor. hastalığın çeşidine göre bu yöntemlerden birisi seçiliyor. örneğin tümörlerde mr, damar hastalıklarında da anjiyografi kullanılıyor".



peki tomografi olmadan önce ne yapılıyordu, yani teşhis nasıl koyuluyordu sorusunun cevabı ise: " boyundan şah damarına bir iğne sokularak tanı koyulmasına çalışılıyordu. ama tabii bu çok ilkel bir yöntemdi. bunun yanında yanlış kararlar ve hatalar da çok fazla oluyordu. 1975 yılından başlayarak, tomografinin ülkemize gelmesiyle birlikte, beyin cerrahisi de gelişmeye başladı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder