?

Cocuk alerjik hastaliklarinin tedavisinde hekim - aile isbirligi

Çocuk alerjik hastalıklarının tedavisinde hekim - aile işbirliği

Çocukluk çağında bütün alerjik hastalıkların başarı ile tedavi edilebilmesi için doktor çocuk ve aileyi bir tüm olarak görmelidir. her ne kadar geleneksel sağlık problemlerin yönetiminde doktor hastayı bir kitle gibi görüp "sadece hasta olan organına bakıp oradaki sorunla ilgilense" ve hatta anne-babalar "çocuğunun sorunun her ne olursa olsun bir an önce gidermek" fikrine sahip olsa da bu yanlış bir yaklaşımdır.



çünki problemi ile uğraşılan varlık "biyopsikososyal (=çocuk =biyolojik+ruhsal+sosyal bütün)" yapıda gelişen ve değişen bir bütündür. sağlığı hem problemi olan organı, hem o organın etkilediği bütün vücudu, hem hastalıktan etkilenen henüz olgunlaşmamış ruhu hem de organik hastalık ve ruhunun yaşadığı dengesizlik nedeniyle arkadaş, okul çevresi vs de meydana gelen sorunların tümüyle ilgilidir. sağlığına tekrar kavuşması ve toplumun dinamiğine hazırlanması için bütününün global olarak düzeltilmelidir.

bu global değerlendirmede doktor aile ile birlikte çocuğun bütün biyolojik, ruhsal ve sosyal yönlerini kapsayacak şeklide işbirliği oluşturmalı ve lazım kararlar onun yerine verilmeldir. maalesef böyle bir yaklaşımın olmayışı yüksek sıklıktaki çocukluk çağı alerjik hastalıklarının tedavisinde akla hayale gelmedik yanlışlıklar, eksiklikler ve bunlardan doğan çok yönlü zararlara sebep olmaktadır.

çocukluk çağında sık görülen bir hastalık grubu olarak alerjik hastalıklar bir çok doktorun ilgisini çekmektedir. hatta hayati tehlike oluşturmaması nedeniyle husus ile ilgili lazım deneyime sahip olmayan meslektaşlarımızın da kazanç açısından iştahını kabartmaktadır. bu alerjik hastalığın bulgusunun görüldüğü organa göre tıp disiplinlerinin ilgilenmesiyle olmaktadır. örneğin bahar alerjisi olan bir çocuk burun şikayetleri sebebi ile kbb uzmanlarına, bebeklik egzeması olan çocuk cilt doktorlarına (dermatolog) ve hatta astımı olan çocuklar ise erişkin göğüs hekimlerine başvurmakta ve daha da vahimi bu meslektaşlarımız da bu çocukları izlemektedir. ancak alerjik hastalık çocuğunun bağışıklık sistemi tarafından oluşturulan ve bütün vücüdu ilgilendiren bir hastalık olduğu için ve farklı zamanlarda farklı bulgualr çıkabileceği için bir müddet sonra bu çocuk astım, kronik dermatit olarak gelmektedir. bir başka husus ise bu tıp disiplinlerinin çocuk deneyimi olmadığı için alerjik bulguları taklid eden bir başka hastalık alerjik hastalık olarak yıllarca takip edilmektedir. ve çocuk yıllar sonra görünen yada görünmeyen ağır komplikasyonlarla gelmektedir. aile ise sosyo-entellektüel düzeyine göre bu tabloyu şu şekilde tanımlamaktadır: "ben çocuğumu her şikayetinde hekime götürdüm. hekimlerin söylediği her şeyi yaptım. suçlu kim ? neden böyle oldu & hellip;.". ancak bir başka yönden bakılacak olursa çocuk sağlığı deneyimi olmayan disiplinlerin izleminde erişkin hastalarla aynı ortamda bulunmakta olan bir çocuk "hastalıktan etkilenen bir ruhu unutulduğu" için bir çok psikolojik reflekse sahip olmaktadır.

bu nedenle çocukluk çağı alerjik hastalıklarının tedavisi çocuğun biyopsikososyal yapısı doğrultusunda, aile ile birlikte ve çocuk alerji uzmanı denetiminde olacak şeklide tekrardan şekillendirilmedilidir.

konulan teşhis doğrultusunda hastalık ailenin anlayabileceği bir dille anlatılmalıdır. bu anlatımda hastalığın kronik olduğu vurgulanmalı, ağırlığı, mümkün komplikasyonları ve izleminin ne şeklide yapılacağı ile ilgili bilgi verilmelidir. tedavi içeriği ile ilgili bilgi ve en mühimi ilacı kullanma yöntemi, cihazların (aero-spacer, nebulizer, ölçülü doz inhalerler & hellip;) kullanımı, bakımı vs konusunda eğitim verilmelidir.

çocuğun hastalığı ve onun tedavisi yanısıra yukarıda anlatıldığı gibi çocuk bir biyopsikososyal varlık olarak, aile ise bu biyopsikososyal varlığın kökeni olarak ele alınmalıdır. dolayısıyla ilaçlarını kullanımı, semptomlarının olmaması, bizden memnun olması yanısıra onların yaşam kalitelerinin ne kademede olduğu saptanmalı ve gerekirse iyileştirilmelidir. çünki yaşam kalitesinde artış sağlamayan bir alerjik hastalık yönetimi çocuk için sadece organizmasına biyolojik olarak müdahele etmek ama ruhunu öldürmek olur. aile için ise organı sağlam ama davranışsal açıdan hala hastalığı devam eden bir çocuğa sahip olma demektir.

çocuğun hastalığı, ilaçları, izlemi ve ilerisi konusunda zaman zaman aile eğitim toplantıları yapılmalıdır. bu toplantılarda en az çocuk alerji uzmanı, hemşiresi, psikologu olmalıdır. çocuk için de bu hastalık konusunda yalnız olmadığını göstermek, aynı hastalığı yaşayan arkadaşlarını bulabilmek vs için buluşma günleri, oyun ve oyuncak paylaşım günleri, tatil kampları düzenlenmelidir.

sonuç olarak alerjik hastalıklar çocukluk çağında sıktır. yaşamlarını tehdit etmese de iyi tedavi edilmedikleri takdirde organik ve ruhsal komplikasyonlara sebep olmaktadır. dolayısıyla hasta çocuklar ve aileler bir para kaynağı olarak görülmemelidir. bu çocukların yönetimi hekim-aile çemberinde çocuğun en yüksek sağlık ve yaşam kalitesi şartlarına kavuşmasıne yönelik planlanmalıdır. çünki onlar her şeyimiz ve geleceğimiz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder