?

Hamilelikte idrar yolu enfeksiyonlari

Hamilelikte idrar yolu enfeksiyonları

İdrar yolu enfeksiyonları kadın hastalıkları ve doğum doktorlarının çok sık karşı karşıya kaldığı hastalıklardan birisidir. jinekoloğa başvuran hastaların yaklaşık %10'unun idrar yolu enfeksiyonu problemi olduğu tahmin edilmektedir. diğer yandan bütün bayanların %15-20'si hayatlarının bir döneminde idrar yolu enfeksiyonuna yakalanırlar.

hamile bayanların ise yaklaşık %8'inde idrar yolu enfeksiyonları görülür. görülen bu enfeksiyon gelişi güzel bir belirti vermeyen ve asemptomatik bakteriüri, mesane enfeksiyonu (sistit) ya da böbrek enfeksiyonu biçiminde olabilir.

idrar vücuttaki atık maddeleri dış dünyaya taşıyan bir madde olmasına rağmen kendisi sterildir yani gelişi güzel bir mikrop içermez. bunun sebebi böbreklerde üretilen idrarın mesaneye ve oradan da dış dünyaya atılması sırasında sağlanan mekanik temizliktir. idrar yollarının enfekte olabilmesi için mikropların bir biçimde idrar yolları içerisine girip burada birikmesi ve çoğalması gerekmektedir. böyle bir durum için en ideal yol mikropların vajina yolu ile üretraya girip (mesane ile dış dünya arasındaki boru biçimindeki ve idrarın yapıldığı bölüm) buradan yukarıya mesaneye çıkması, mesanede çoğaldıktan sonra böbrekler ile mesane arasında bulunmakta olan üreter adı verilen borular yolu ile de böbreklere ulaşmasıdır. bu aşağıdan yukarıya doğru gelişen enfeksiyonlara assendan enfeksiyon adı verilir. şayet mesanede idrar varsa bu mikroplar için ideal üreme ortamı yaratır.

mikropların idrar yollarına bir başka ulaşma yolu da kan yoluyla olur. vücudun bir başka bölgesindeki enfeksiyon faktörleri kan ile böbreklere ulaşabilir ve burada ikinci bir enfeksiyona yol açabilir. ancak bu son derece nadir bir durumdur.

kadınlar anatomik yapıları sebebi ile idrar yolu enfeksiyonlarına çok daha yatkındırlar. mesane ile dış dünya arasındaki üretra adı verilen yapı kadınlarda daha kısa olduğundan mikroplar buradan basitçe ve kısa zamanda mesaneye ulaşabilirler. ancak çok su içen ve çok sık idrara çıkan kadınlarda idrar yaparken üretra içerisinde bulunmakta olan mikroplar da dışarıya atıldığından mekanik temizlik gerçekleşmiş olur ve böylece enfeksiyon gelişme şansı azalır.

hamilelikte neden idrar yolları enfeksiyonları daha sık görülür ?

hamile kadınlar gebe olmayanlara göre idrar yolları enfeksiyonlarına yakalanma açısından daha büyük risk altındadırlar. hamilelerde idrar yolu enfeksiyonları genelde 6 haftalarda görülmeye başlarken en sık 22-24. haftalarda ortaya çıkar.

hamilelik sırasında bayanların %90'ında böbreklerde üretilen idrarı mesaneye taşıyan üreterlerde genişleme olur ve bu genişleme doğuma kadar devam eder. salgılanan hormonlara bağlı olarak bütün düz kaslarda olduğu gibi idrar yollarındaki düz kaslarda da gevşeme olur ve bunun sonucunda idrarın akım hızında azalma meydana gelir. buna üriner staz adı verilir. yine benzer hormonal nedenler ile mesaneden üreterlere idrar geri akımı (reflü) olur.

öte yandan gebe bayanların büyük bir kısmında idrarda glukoz yani şeker bulunur. bu tamamen normal bir durum olmakla birlikte bakteriler için ideal bir üreme zemini hazırlar. bundan başka hamilelik sırasında idrarın konsantrasyonu yani yoğunluğu çoğalır. idrardaki östrojen ve progesteron hormonu da eklendiğinde idrar yollarının bakteriler ile mücadele etme gücü azalır.

bakteriyoloji

hamilelerde idrar yolu enfeksiyonuna neden olan mikroorganizmalar gebe olmayanlar ile benzerlik gösterir. olguların %80-90'nında sorumlu mikrop escherichia coli'dir. halk arasında koli basili olarak da bilinen bu bakteri dışkıda bulunur. bunlar dışında proteus mirabilis, klebsiella pneumoniae'da sık görülen bakterilerdir. grup b streptokok and staphylococcus saprophyticus ise nadir görülen bakterilerdir. çok nadiren gardnerella vaginalis ve ureaplasma ureolyticum'da idrar yolu enfeksiyonundan sorumlu olan mikroorganizmalardır.

yakınma ve bulgular

idrar yolu enfeksiyonları üç farklı biçimde görülebilir. bunlar asemptomatik bakteriüri, sistit (mesane enfeksiyonu)ve pyelonefrittir (böbrek enfeksiyonu).

asemptomatik bakteriüri

hastada herhengi bir yakınma olmamasına karşılık idrar kültüründe mililitrede 100. 000'den fazla bakteri kolonisi saptanması halinde asemptomatik bakteriüri tanısı konur. gebe bayanların yaklaşık %10'unda tespit edilir. tedavi edilmediğinde pyelonefrit görülme riskinde artış olduğu ileri sürülmektedir. dolayısıyla bazı yazarlar her gebe kadında ilk kontrolde idrar kültürü yapılmasını önermektedir.

asemptomatik bakteriürinin sistit ya da pyelonefrite yol açma ihtimali %30-50 arasında değişmektedir. diğer yandan bu durumun düşük doğum ağırlıklı bebeklere ya da rahim içi gelişme geriliğine neden olabileceği de ileri sürülmektedir.

amerikan jinekoloji ve obstetrisyenler birliği ilk hamilelik kontrolündeya da 12-16. haftalarda idrar kültürü yapılmasını ve bunun son trimesterda tekrarlanmasını önermektedir.

hamile kadınlarda asemptomatik bakteriüri saptandığında kesinlikle tedavi edilmelidir. bu hedefle en sık rastlanan mikroplara karşı antibiyotikler kullanılabileceği gibi uygun olan antibiyogram yapılarak, üreyen bakterinin hangi antibiyotiklere karşı hassas, hangilerine karşı dirençli olduğu saptamak ve buna göre antibiyotik kullandırmaktır. kullanılacak olan antibiyotik hamilelik sırasında kullanılmasında sakınca olmayan bir gruptan seçilmelidir.

geçmişten gelen yanlış ve luzumsuz antibiyotik kullanma alışkanlığı sebebi ile birçok mikrop geleneksel ve ucuz antibiyotiklere karşı direnç geliştirdiğinden bunlar günümüzde etkinliğini yitirmiş, ve basit mikroorganizmaları yok edebilmek için çok daha karmaşık ve pahalı antibiyotikler geliştirilmek zorunda kalınmıştır. dolayısıyla hangi hastalık için olursa olsun hekim tavsiyesi olmadan antibiyotik kullanılması ileride negatif neticeler yaratacaktır.

asemptomatik bakteriüri tedavisinde farklı protokoller olmakla birlikte genelde 7-10 günlük tedavi ile enfeksiyon ortadan kaldırılabilmektedir.

tedavi sonrasında tekrardan kültür yapılarak tedavinin etkili olup olmadığı araştırılmalırdır.

akut sistit

akut sistit, yani mesane enfeksiyonu, asemptomatik bakteriüriden idrar yaparken yanma, sık idrara çıkma, idrar tutamama gibi yakınmaları varlığı ile ayrılır. sistitte hasta kendini çok hastaymış gibi hissetmez ve ateş görülmez. çok nadiren idrarda kan görülebilir. hamilelerin %1-3'ünde sistit ortaya çıkmaktadır.

genel olarak sistit varlığında kültür neticesi beklenmeden ampirikolarak antibiyotik tedavsine başlanır. tercih edilecek antibiyotik en sık görülen mikroorganizmalara yönelik bir tane olmalıdır. kültür ve antibiyogram neticesi çıktığında şayet başlanan antibiyotiğe direnç tespit edilir ise hassas olarak bulunmakta olan başka bir antibiyotiğe geçilir. sistitin klasik tedavisi 7-10 gün sürmekle birlikte 3 günlük tedavi protokolleri de vardır ve gebe olmayanlarda benzer tedavi aktivitesi sağlamaktadır. ancak bu protokollerin gebe kadınlar üstündeki tesiri henüz açık değildir. kısa protokoller ile tedavi edilen gebe kadınlarda durumun tekrarlama ihtimali daha yüksek gibi görünmektedir.

piyelonefrit

böbrek enfeksiyonu olan piyelonefrit çok ciddi bir sistemik hastalıktır ve annede kan enfeksiyonu (sepsis), bebekte ise erken doğuma sebep olabilir. tanı genelde idrarda bakteri saptanması ile birlikte ateş, titreme, bulantı, kusma ve yan ağrısının olması ile konur. ateş sıklıkla 39 derecenin üzerindedir. alt idrar yolu enfeksiyonlarında bulunmakta olan idrar yaparken yanma ve sık idrara çıkma gibi yakınmalar görülmeyebilir.

piyelonefrit hamilelerin %2'sinde görülen bir enfeksiyondur ve bunların %20'sinde aynı hamilelik sırasında hastalık tekrarlamaktadır.

piyelonefritin erken dönemde agresif biçimde tedavi edilmesi komplikasyonların engellemesi açıından kritik önem taşır. genelikle hastanede yatarak ve damardan antibiyotik uygulanarak tedavi edilir. ancak yapılan yeni çalışmalarda ağzıdan alınan antibiyotikler ile de etkili tedavi sağlanabildiği gösterilmiştir.

tedaviye kültür sonucubeklenmeden başlanır ve kültür sonucuna göre şayet gerek olursa kullanılan antibiyotik değiştirilir. zaman zaman değişik mikroorganizmalara yönelik iki antibiyotik aynı anda kullanılabilir. tedavi sırasında hastanın yeterli hidrasyonunun yani sıvı alımının sağlanması mühimdir.

tedaviye hastanın ateşi düşünceye ve genel durumu düzelinceye kadar devam edilir. hastaların çoğu antibiyotik ve sıvı tedavisine 24-48 saat içerisinde yanıt verir. tedavinin başarı gösteremeyen olmasında en önemli etken kullanılan antibiyotiğe karşı direnç olmasıdır bununla birlikte tedaviye dirençli olgularda altta yatan " idrar yollarında taş" gibi başka bir neden olup olmadığı araştırılmalıdır.

hamilelerin %4-5'inde idrar yolu enfeksiyonları tekrarlar. böyle bir taktirde idrar yollarında anatomik ya da fonksiyonel bozukluklar ayrıntılı bir ürolojik inceleme ile araştırılmalıdır.

idrar yolu enfeksiyonlarının gebelik üstündeki etkileri

idrar yolu enfeksiyonlarının hamilelik ve bebek üstündeki tesirleri değişkendir. yapılan bir çalışmada 25. 000'den fazla hamile kadın incelenmiş ve idrar yolu enfeksiyonlarının erken doğum eylemi, gebeliğe bağlı yüksek tansiyon, anemi, ve amniyon iltihabına sebep olduğu saptanmıştır. idrar yolu enfksiyonları bundan başka düşük oğum ağırlığı ve prematürite riskini de arttırmaktadır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder