?

Infertilite terimleri sozlugu

İnfertilite terimleri sözlüğü

Açıklanamayan infertilite

nedeni bulunamayan (bilinmeyen) kısırlık. (=unexplained infertility)



agonist

vücudumuzdaki doğal bir hormonun kopyası olarak üretilen sentetik hormonlar.



amniosentez

gebelik sırasında fetusun içerisinde bulunduğu sıvının bir kısmının alınması sonrasında bebeğe ilişkin hücrelerin üretilerek genetik yönden kromozomal analizi.



androlog

erkek infertilitesi uzmanı (bir ürolog ya da jinekolog olabilir).



aşılama (=ıuı)

inseminasyon, yani spermatozoidlerin bir karakter yardımıyla kadının rahmine yerleştirilmesi.



asthenozoospermia

hareketli spermatozoid oranının azalması.



azospermi

spermde hiçbir spermatozoidin bulunmaması.



biyolojik anne/baba

yumurta / spermatozoidlerin sahibi.



biyopsi

bir dokudan patolojik tetkik hedefli parça alınması.



donor (=verici)

nakil için verici (spermatozoid, oosit ve embriyo gibi).



döllenme

yumurta ile spermatozoidin bir araya gelerek tek bir hücre oluşması (fertilizasyon).



ejakülasyon

sperm ve içeriğinin boşaltılması (ilişki veya masturbasyonla). (ejekulat=meni)



embriyo

döllenmiş yumurta. iki hücreli dönemden başlayıp, gebeliğin ikinci ayına kadar cenin bu adı taşır.



endometriosis

normalde sadece rahim içerisinde bulunması gereken endometrium hücrelerinin, vücudun farklı yerlerinde bulunması hastalığı.



endometrium

rahimin içini kaplayan ve adet döneminde dökülen zar.



etik komite

mesleki ve ahlaki yönden ortaya çıkabilecek sorunların görüşüldüğü kurul.



fetus

ikinci aydan başlayarak embriyoya verilen isim (=cenin).



fizyoloji

vücuttaki dokuların normal çalışma düzenlerinden ve özelliklerinden söz eden bilim dalı.



follikül

yumurta içeren ve yumurtalıklarda meydana gelen kesecikler



fsh (follicle stimulating hormone)

beynin hipofizinden salgılanan kadında follikülün (yumurtanın) olgunlaşmasını ve erkekte ise spermatogenezi (sperm gelişimini) sağlayan hormon.



genetik malzeme

anne ve baba tarafından, doğacak çocuğa aktarılan özellikler.



gnrh

(gonadotropine releasing hormone) hipofizi kontrol eden, beynin hipotalamusundan salgılanan hormon



hcg

(human chorionic gonadotropine) gebeliğin teşhisinde kullanılan, embriyo tarafından salgılanan hormon. yapısal olarak lh'ye benzediği için ovülasyonun başlatılmasında da hastaya bu hormonu içeren ilaçlar yapılır.



hemofili hastalığı

genetik geçişli, bir tür pıhtılaşma bozukluğu hastalığı.



hiperstimülasyon

yumurtalıkların uyarılması sırasında alınan hormonlar yüzünden yumurtalıkların aşırı tepkisi. bu taktirde yumurtalıklar fazlaca büyür ve kistler oluşur.



hipofiz

iç salgı bezlerinin çoğunu kontrol eden, beynin derhal altında bulunmakta olan iç salgı bezi.



histerosalpingografi (hsg)

rahmin ve tüplerin radyolojik olarak incelenmesiyle, iç yapıları ile ilgili bilgi edinilmesi. (=ilaçlı rahim filmi)



hmg

(human menopausal gonadotropin) yumurtalıkları uyarmak için kullanılan, fsh ve lh hormonlarını içeren ilaçlardır.



implantasyon

embriyonun rahmin içerisindeki endometrium hücrelerine yuvalanıp hamileliği başlatması. (=yuvalanma)



interfil

bir yıl boyunca korunmamaya karşın hamileliği olmayan (=kısır).



infertilite

kısırlık durumu



inseminasyon (ıuı)

spermin rahim içerisine aşılanması ya da döllenmeyi oluşturmak için spermatozoidlerin yumurtaların yanına konulması. (=aşılama)



ıvf

(in vitro fertilization) tüp bebek işlemi.



jinekolog

nisaiyeci, kadın hastalıkları ve doğum uzmanı.



kateter

(=kanül) sperm ve embriyoyu yerleştirmeye yarayan plastikten ince bir boru.



kordosentez

genetik tahlil amacıyla rahim içerisindeki fetusun göbek kordonundan kan alınması.



korpus luteum

ovülasyondan sonra kalan follikülün değişerek meydana getirdiği doku (=sarı cisimcik).



kromozom

her hücrenin çekirdeğinde bulunmakta olan, soya çekimi sağlayan genetik malzeme. insanlarda, 46 kromozom vardır.



kültür ortam

laboratuvarda embriyonun büyümesini sağlayan sıvı.



laparoskopi

karın içinin görülmesini sağlayan cerrahi operasyon.



lh

(luteinizan hormon) beyinde hipofiz tarafından salgılanan ve ovülasyonun olmasını sağlayan hormon



mastürbasyon

elle ejekulatın (meninin) boşalmasını sağlamak.



menopoz

yumurtalıkların işlevinin bitmesi ile adetten kesilme hali.



mikromanipülasyon

spermatozoidin yumurtanın içerisine konulması için kullanılan metodlar. mikroinjeksiyon bunların en yaygınıdır.



mikroinjeksiyon

spermatozoidin yumurtanın içerisine enjekte edilmesi ile yapılan bir tür tüp bebek işlemi (=ıcsı, iğneli gebelik).



moleküler biyoloji

hücrelerin içerisindeki yapıları araştıran bilim dalı.



oligozoospermia

semende spermatozoid sayısının azalması.



oosit

yumurta, kadın cinsel hücresi.



oosit pick-up (opu)

ilaçlarla uyarılarak oluşturulan yumurtaların toplanması işlemi.



over

kadın yumurtalığı.



ovulasyon indüksiyonu

yumurtalıkların ilaçlarla uyarılarak çalıştırılması işlemi.



ostradiol

follikül ve korpus luteum tarafından salgılanan kadınlık hormonu.



pipet

ince cam boru.



polikistik over sendromu (pco)

yumurtalıklarda ufak ve çok sayıda kist oluşması, adetlerde gecikme, tüylenme ve obesite ile giden bir tür hastalık. hormon bozukluğu ve kısırlık sebebidir.



post-koital test

cinsel ilişkiden sonra rahim ağzı sıvısının ve buraya dökülen spermatozoidlerin incelenmesi.



progesteron

korpus luteum tarafından salgılanan ana hormondur (yumurtanın çatlamasından sonra yumurtalıklarda gelişen yapıya "corpus luteum" denir).



pronukleus

içinde 23 kromozom bulunmakta olan çekirdekler. bir tanesi dişi diğeri erkek kromozomları içerir.



serum

kanın pıhtılaşmasından sonra ayrılan içerisindeki hücrelerden yoksun olan sarı renkli sıvı.



semen

meni



serviks

rahim ağzı bölgesine verilen isim.



siklüs

adetin birinci gününden başlayıp, gelecek adet tarihine kadar geçen vakit. insanlarda yaklaşık 28 gün sürer. (bir adet dönemi= bir siklüs)



sperm

erkek tohum hücresi.



sperm bankası

sağlıklı spermlerin sıvı azotun içerisinde dondurularak saklandığı yer.



sperm kanalları

spermin geçişini sağlayan, testisten başlayıp penisin ucuna kadar giden kanallar.



spermatid

testislerde spermatozoidin oluşmadan önceki ön hali (0lgunlaşmamış sperm).



spermatogenez

spermatozoidin oluşması.



spermatozoid

erkek cinsel hücresi.



subfertil

hafif derecede kısırlık bulgularının olması.



teratozoospermia

anormal spermatozoid şekillerinin artması.



testis

erkek yumurtalığı.



tüp bebek

embriyonun vücut dışında gelişmesini sağlayan üremeye yardımcı teknolojilerden bir tanesi.



ultrason

yüksek frekanslı ses dalgaları yardımıyla, iç organları inceleyen cihazlara verilen isimdir.



ürolog

uterus bevliyeci, idrar yolları ve erkek genital hastalıkları uzmanı.



üyt (=yüt)

üremeye yardımcı (yardımcı üreme) teknolojileri'nin kısaltılışıdır. ingilizcesi: assisted reproductive technology (= art) olarak geçer. ıvf, ıcsı gibi bir çok tedavi yöntemlerinin tümünü kapsar.



vajen

hazne. ilişki sırasında kullanılan anatomik bölge.



varikosel

testisin toplardamarlarında genişlemelerin olması. bir kısırlık nedeni olabilir.



yumurtalıkların uyarılması

(= ovulasyon indüksiyonu) hastaya birden çok yumurta oluşması için klomifen ve hmg gibi ilaçların verilmesi.



zigot

sperm ve yumurtanın birleşmesi ile meydana gelen hücre.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme