?

Kis aylarindan beslenme

Kış aylarından beslenme

Kış mevsiminin tesirini iyice göstermeye başladığı şu günlerde hava sıcaklığının azalmasıyla birlikte kabızlık problemi kendini göstermektedir. dolayısıyla kış mevsiminin olmazsa olmaz yiyeceklerinden kuru baklagillerin, kepekli tahılların (esmer ekmek, bulgur, kepekli makarna / pirinç / erişte / un) ve bilhassa c vitamininden zengin sebze ve meyvelerin tüketimine ağırlık verilmelidir. günde 10 - 14 bardak su içilmesi de kabızlığı önlemeye yardımcı olacaktır. kuşburnu, ıhlamur, adaçayı, zencefil, rezene, anason, kekik otu gibi bitki çaylarının da yaygın görünen kış hastalıklarına karşı pozitif tesirleri bulunmaktadır.

ayrıca kış mevsiminde güneş yüzünü daha az gösterdiğinden, d vitamini gereksinmesini karşılamakta dertler yaşanmaktadır. dolayısıyla havanın güneşli olduğu günlerde 20 dakika kadar güneş ışığından doğrudan olarak yararlanmaya ve haftada 2 - 3 kere balık yenilmesine itina gösterilmelidir. yazın olduğu gibi kışın da kızartma ve kavurma işlemlerinden kaçınmalı; haşlama, ızgara, buğulama veya fırında pişirme yöntemleri tercih edilmelidir. sıkça ve azar azar beslenmek yine önem taşımaktadır. böylelikle bir sonraki öğünde hem yavaş hem de az yemek yenilmesi söz konusu olmaktadır. kış yaklaştıkça, vücudumuz ısı değişikliğine uyum sağlayabilmek adına harcadığı enerjiyi düşürür. azalan fiziksel aktiviteye paralel olarak yağ ve şeker tüketimi de kısıtlanmalıdır.

yemekler zaten yağ ile pişirilmektedir. et, süt, yoğurt, peynir, yumurta ve yağlı tohumların içinde de yağ bulunmaktadır. burada dikkat edilmesi gereken nokta; kızartma ve kavurma işlemlerinden kaçınmak, ekmeğe yağ sürmemek, zeytinyağı bile olsa aşırı oranda kullanmamaktır. sonuç olarak 1 gram yağ 9 kkal. enerji vermektedir. şeker açısından durumu değerlendirirsek; bazı şekerler besinlerde doğal olarak bulunurlar (meyvelerdeki fruktoz, sütteki laktoz, tahıllardaki nişasta gibi). bazıları ise sonradan ilave edilirler (çay şekeri ve şeker içeren besinler). dengeli beslenme çerçevesinde şeker gereksinimi besinlerden doğal olarak karşılanmaktadır. o halde tatlı tüketiminden kaçınmak, yenildiği durumda tüketim sıklığına ve miktarına dikkat etmek, lokma ve tulumba gibi ağır tatlılar yerine; sütlü ve meyveli tatlıları seçmek daha sağlıklı olacaktır.

hızla ve tamamen kana karışan, rafine şeker içeren besinler kan şekerinde ani bir dalgalanmaya sebep olur, böylelikle tekrar tatlı yeme isteği doğurarak bir kısır döngüye yol açarlar. şeker tadından vazgeçemeyen, iştahını baskılayamayan, formuna önem veren bireyler ve aileleri için çok iyi bir alternatif olan yapay tatlandırıcıların şeker yerine kullanılması daha ideal görülmektedir. tatlıların yapımında güvenle ve rahatlıkla kullanılabilecek olan bu yapay tatlandırıcıların enerji değeri yok veya göz ardı edilecek kadar düşüktür. kan şekeri üstünde de negatif etki yaratmamaları nedeniyle rafine şeker yerine tercih edilmeleri daha sağlıklı olmaktadır.

tüm bu ilkelere ilave olarak kesinlikle egzersiz yapılmalıdır. dünya sağlık örgütü en fazla tempolu yürümeyi önermektedir. bunun dışında; bisiklete binme, yüzme, dans, aerobik, jimnastik stili kalbi çalıştıran sporlar da ideal görülmektedir. haftanın 5 - 6 günü 45 - 60 dakika kadar egzersiz yapılması yeterli olacaktır. amaç; metabolizma hızını düşürmemek, kış aylarını kilo almadan geçirmek, hatta verilen kiloların kalıcı olmasını sağlamak ve en mühimi sağlıklı hayata adım atmaktır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder