?

Minerallar, potasyum (k)

Minerallar, potasyum (k)

Giriş



potasyum tüketmemiz gereken esas minerallerdendir. solüsyonda iyonlarına (yüklü parçalara) ayrılıp elektrik iletkenliği verdiği için elektrolit olarakda bilinir. vücut fonksiyonlarımız, hücrelerin içerisindeki ve dışındaki potasyum derişimiyle çok sıkı ilişkilidir.



gıda kaynakları



potasyum bakımından en zengin gıdalar sebze ve meyvelerdir. farklı toprakların mineral içeriklerindeki çeşitlilikten dolayı bitkiler de mineral içerikleri bakımından değişiklikler gösterebilir



potasyum içeren bazı önemli gıdalar:

domates salçası

ıspanak

kuru üzüm

turp

portakal suyu

çarkıfelek meyvası

kavun ağacı

muz

kırmızı dolmalık biber

kayısı



tavsiye edilen günlük alım miktarı(rda)



genel nüfüs için avrupa birliği ve amerika tarafından henüz belirlenmiş rda bulunmamaktadır



inhibitörler/uyarıcılar:



aşağıda bilinen potasyum emilimini engelleyen bileşenler verilmiştirç



antiinflamatuarlar: colchicine and salicylazosulfapyridine potasyum emilimini engelleyen antiinflamatuarlardandır.



müshiller: cascara sagrada, and bisacodyl ve fenolftalein potasyum emilimini engelleyen müshillerdender.



çeşitli antimikrobiyaller: potasyum emilimi tetracycline and neomycin gibi muhtelif antimikrobiyaller tarafından engellenir.



vücuttaki görevleri



membran bakımı



potasyum hücre içerisindeki sıvıda, sodyum ise hücre dışındaki sıvıda bulunmakta olan başlıca olumlu yüklü iyonlar (katyonlar) dır. potasyumun hücre içerisindeki yoğunluğu hücre dışındaki yoğunluğundan 30 kat fazladır, sodyumun hücre içi yoğunluğu hücre dışı yoğunluktan 10 kattanda azdır. potasyumla sodyumun hücre zarındaki çaprazvari derişim farkından dolayı oluşturdukları elektrokimyasal gradyana zar potansiyeli denir. hücre zarındaki iyon pompaları bilhassa sodyum potasyum-atpaz pompaları hücrenin zar gerilimini korurlar. enerji olarak atp kullanan bu pompalar potasyumu hücre içerisine albilmek için sodyumu hücre dışına pompalarlar. bir yetişkinde faaliyetleri için enerjinin 20%-40% ını kullanırlar. enerjinin büyük kısmı sodyum/potasyum yoğunluğunun gradyanını korumak için kullanılır, bu işlev yaşamsal destek bakımından mühimdir. hücre zarı geriliminin sıkı kontrolü,sinir sinyallerinin iletimi,kas kontraksiyonu ve kalp işlevleri üstünde kritik etkilere sahiptir.



enzimler için kofaktör



bazı enzimler ancak potasymun varkığında etkin olabilirler. sodyum, potasyum-atpaz aktifleşebilmek için sodyum ve potasyuma gereksinim duyar. karbonhidrat metabolizmasında önemli enzimlerden pirüvat kinaz enzimide aktifleşmek için potasyuma gereksinim duyar.



kandaki tampon sistemi



potasyum kandaki çeşitli tampon sistemleri için lazım yapıtaşlarındandır. potasyum sülfirik asitteki sülfat gruplarıyla iyonik olarak bağlanıp potasyum sülfat tuzlarını oluşturarak sistemin asitliğini azaltır. potasyum bazik tampon sistemleri için de benzer işleve sahiptir, bunu potasyum hidroksit gibi güçlü bazları nötür su moleküllerine çevirerek gerçekleştirir.



kas kasılımı



sinir sinyallerinin iletiminden sonra sodyum iyonları sinaptik sinir zarına kaydırılır, potasyum ve sodyum yukarda değindiğimiz pompa mekanizmasıyla değiş tokuş edilir, böylece zarın dışındaki özgün sodyum derişimi sağlanmış olur. bu pompalama işlemi bir sonraki sinir iletimi için lazımdır. potasyum sodyumun (kasların kasılmasını sağlar) aksine kas kasılmalarında gevşetici etki gösterir



eksikliği



plazmadaki potasyum derişiminin anormal miktardarlarda az olmasına hipoklemi.



genellikle aşırı orandaki potasyum kayıplarından dolayı meydana gelir; uzun müddet kusma, bazı diüretikleri kullanma, bazı böbrek hastalıklarında veya metabolizmanın bozulması gibi besinsel olarak potasyumun düşük seviyede alınması genellike hipoklemi ya yol açmaz. fakat yapılan son araştırmalarda potasyumun beslenmede yetersiz alınımının bazı kronik hastalıklara yakalanma riskini artırabiliceğini göstermiştir.



toksisite



kandaki potasyum consanrasyonunun normalin üstünde olmasına hiperklemi denir potasyum alımı böbreklerin temizleyebileceği orandan fazla olması halinde ortaya çıkar. ıdrar yoluyla dışarı atılan potasyum sevyesinin düşük olması; kronik böbrek hastalıklarına, potasyum-sparing gibi diüretikleri kullanmaya, yetersiz aldosteron salgılanması (hypoaldosteronism) sonucunda fazla potasyumun birikmesi gibi durumlara yol açabilir



kişiye ağız yoluyla tek kerede alışılmışın dışında 18 gramdan fazla bir miktarın verilmesi kişide ciddi hiperklemi ye yol açabilir böbrek işlevleri normal olsa bile



alyuvarların yıkımı (hemolysis) veya dokuların hasar görmesi durumundada hücre içerisindeki potasyum dolaşım sistemine katılıp hiperklemiye yol açabilir. el ve ayaklarda titreme, adele zayıflığı, geçici felçlik gibi durumlar hiperkleminin belirtilerindendir. en ciddi komplikasyonu anormal kalp ritmini (kardiyak aritmi) arttırması ve kardiyak arreste yol açabilmesidir



düzenleme



potasyumun kas hücrelerinden hücrelerin dışındaki sıvıya hareket etmesi kas dokusundaki kasılma mekanizması için önem taşır.



potasyum etkin taşıma sistemiyle hücre içerisine pompalanırken, sodyumda hücre dışına pompalanır. sodyum ve potasyumun biyolojik hücre zarında çaprazvari biçimde bulunması; osmotik dengeyi koruma, zarlardaki elektrokimyasal gradyan ve hücre dışındaki sıvının hacmini regüle etme için mühimdir. ıyonik sinir sinyalleri iletildikten sonra, sodyum/potasyum gradyanı aletsel olarakda yapılmaktadır



potasyum çoğunlukla hücre içerisindeki sıvıda bulunurken buna mukabil sodyum hücre dışındaki sıvıda bulunur. ıki iyonun ayrımı adenozin trifosfat (atp) kullanan pompanın aracılığı ile olur. pompanın hücre zarının iç kısmında içerdiği iki protein, atp'den enerji sağlayıp, hücre dışına üç sodyum taşırken hücre içinede iki potasyum alır.



benzer pompa sistemi bağırsaklardan glikozu alıp kan dolaşımına taşır. bağırsak sıvısındaki sodyum derişimi artınca sodyum, bağırsaklardaki mukozal hücrelere geçme eğilimi gösterir. sodyum hücrelere geçince, glikozda hücre içerisine geçer. hücre içerisindeki glikoz yoğunluğu artmaya devam eder ta ki glikoz kan dolaşımına yayılana dek. pompa mekanizması hücre içerisindeki sodyumu kana pompalayıp potasyumuda hücre içerisine alır, böylece hücredeki sodyum birikimini giderir.



potasyum ince bağırsaklarda emilir, fazla potasyum ise idrarla vücut dışına atılır. aldosteron hormonu; sodyumun emilimi için potasyumun boşaltımında artırıcı etki gösterir. bu durumun gerçekleşebilmesi için renal pompadaki proteinler aktifleştirilir, bu sayede hücre zarında potasyum eş zamanlı olarak sodyumla değiş tokuş edilir.



kaynak:

ursel, a.: natural care vitamins & minerals handbook. dorling kindersley, london, 2001. ısbn 80-89179-01-0

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme