?

Mineraller, flor (f)

Mineraller, flor (f)

Giriş



flor doğal olarak yeryüzü tabakasında, sudan ve gıdalardan olumsuz yüklü florür iyonundan oluşmaktadır. florür (f-) vücuda az oranlarda gerektiğinden bir iz elementtir (yetişkinlerde yaklaşık 2. 6 gram gerekli), ve diş sağlığı için günlük ihtiyacı de yalnızca birkaç miligramdır. vücutta bulunmakta olan toplam florürün yaklaşık %95'i kemik ve dişlerde bulunmaktadır. florürün diş çürüklerini engellemesine karşın vücudun büyüme ve hayatın sürdürülmesinde bir rolü olmadığı için vücut için lazım bir mineral değildir. bununla beraber diş çürükleri gibi kronik hastalıkların engellenmesinde önemli bir rolü olduğundan vücut için önemli bir iz element olduğu göz önüne alınmalıdır.



gıda kaynakları



çoğu gıdaların florür içerikleri çok düşüktür (0. 05 mg/100g'dan az) ve gıdaların yetiştiği toprakların mineral içeriklerine göre de değişkenlik gösterir. zengin kaynakları çay (yapraklarında daha konsantredir), balık (kemikleriyle tüketildiğinde) gibi kaynaklardır. mekanik ayırma işlemi ile hazırlanmış gıdalar, örneğin tavuk, konserve et, hot dog, ve bebek gıdaları ile vücuda florür girmektedir. günlük alınan florürün 0. 3-0. 6 mg kadarı gıdalardan alınmaktadır. bir yetişkin erkek florürce zengin bir su ile günlük 1-3 mg florür almaktadır. günlük alım 1 miligramdan az alan bölgeler florürsüz bölgelerdir.



florun bazı önemli gıda kaynakları:

çay

tavuk

sardalye

som balığı

morina balığı

mısırlı et

karides

uskumru

deniz yosunu

sosis



tavsiye edilen günlük alım miktarı(rda)



avrupa birliği gelişi hoş bir günlük alım miktarı belirlememiştir. fakat amerika bitişik devletlerindeki "food and nutrition board" yeterli alım olarak 4 mg/gün değerinde biraz belirlemiştir ve bu değer çocuklarda daha düşüktür.



inhibitörler/uyarıcılar:



aşağıdaki gıda bileşenleri flor emilimini arttırmaktadır:



klor (tuz) klorca fakir diyetle beslenenlerde florürün idrar yolu ile atılması engellenerek, florürün vücutta daha fazla kalması sağlanmış olur.



aşağıdaki gıda bileşenleri flor emilimini engellemektedir:



kalsiyum kalsiyumla florür aynı öğün içinde tüketildiğinde iki mineral çözünmeyen bir kompleks oluşturur ve böylece florürün emilimi azalır. fakat florür monoflorofosfat formunda ise kalsiyum florür emilimini etkilemez.



magnezyum yine aynı biçimde magnezyumla florür çözünmeyen bir kompleks oluşturarak florürün emilimini önler.



vücuttaki görevleri



florür mide ve ince bağırsaklarda absorplanır. kan dolaşımındaki florür kemik ve dişler gibi dokulara çabucak girer. normal oranda alınan florür yumuşak dokularda birikmez. kemiklerde en fazla bulunmakta olan madde kalsiyum ve fosfattan oluşmuş hidroksiapatit kristalleridir. florür, hidroksiapatit kristallerinde bulunmakta olan büyük hidroksil iyonları ile yer değiştirerek floroapatit oluşturur, yada hidroksiapatit kristallerinden içeriye girerek kristal yoğunluğunu artırır. bu durum florürün kimyasal etkinliğinin yüksek olması ve florürün ufak bir molekül olmasından dolayı gerçekleşmektedir. floroapatit dişe parlaklık kazandırır ve kemiklerdeki mineralleri dengede tutar.



eksikliği



florür eksikliğinde diş çürümesi riskinin artması en yaygın bilinen belirtidir. florür içeren diş macunları bilinmeden önce, yapılan çalışmalarda flor oranı yüksek sulara sahip ülkelerde diş çürükleri vakası %40 iken flor oranı düşük sulara sahip ülkelerde diş çürükleri vakası %60'a çıkmaktadır.



toksisite



florür çok oranda tüketildiği durumda toksiktir. dolayısıyla florürce konsantre ürünlerin kullanımı ve depolanması sırasında başta çocuklar ve bazı duyarlı kişilerin akut zehirlenme ihtimalinin dikkatli bir biçimde göz önüne alınması gerekmektedir. yaşamı tehdit eden semptomların oluşmasını tetikleyen minimum doz vücut ağırlığının 5 mg/kg kadardır. bulantı, karın ağrısı ve kusma gibi belirtiler akut florür zehirlenmesinde oluşur. ishal, aşırı salgı, gözlerin sulanması, terleme ve genel yorgunluk gibi belirtiler de gözlenir.



dental floriz



dental florizin en hafif formu yalnızca eğitilmiş gözlemciler tarafından tespit edilebilir ve diş minesi üstündeki ufak ışık geçirmeyen beyaz benek ve lekelerden karakterize edilmiştir. orta derecedeki dental floriz diş üstündeki benekler ve hafif boyalanmadan karakterize edilmiştir ve ağır dental floriz belirli boyalanmaya ve çukurlaşmaya sebep olmuştur. dental floriz orta derece ile ağır formu arasında ön ve köpek dişlerini etkilediğinden kozmetik bir olaya dönüşür.



dental florizin nedeni, ilk hareketsiz dişin (genelde 8 yaşından önce) çıkmasından önce fazla oranda florür alınmasıdır. aynı zamanda dozla da bağımlıdır, yüksek florür alımları dişlerde daha belirgin etkilere neden olur. hassas yaştaki çocuklarda öneri edilen alımın 2-3 katına çıkmasıyla hafiften orta dereceye kadar olan dental floriz olma riski meydana gelir, buna rağmen ağır dental floriz oluşma riski öneri edilen florür miktarının 5 katına çıkmasıyla meydana gelir. elli yaş üstünde hafiften orta derceye kadar olan dental floriz oluşma sıklığı çoğalır, bunun nedeni genelde diş macunuyla alınan yüksek dozdaki florürdür. bununla beraber uygunsuz florür desteği kullanımları da katkıda bulunur.



düzenleme



genellikle gıda ve içeceklerle alınan florürün büyük bir kısmı sindirim sisteminden kana çabuk geçer. bununla beraber, kan dolaşımına giren florürün miktarı pekçok faktöre göre değişkenlik gösterir. bu etkenler vücuda alınan florürün miktarı, alınan florürün suda ne kadar iyi çözündüğüdür. yaş ve sağlık durumu gibi etkenler ise florürün vücutta nasıl kullanılacağını etkileyen faktörlerdir. vücuda giren florürün yarısı vücudu idrar yolu ile hızlıca terk eder, genelde bu müddet, çok oranda florür tüketilmedikçe (20 mg ve daha fazla, buda 20 litre veya daha fazla florürlenmiş suya denk gelir) 24 saat içindedir. geriye kalan çoğu florür iyonları vücutta kemiklerde ve dişlerde depolanır.



kaynak:

ısbn 80-89179-01-0

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme