?

Travma sonrasi stres bozuklugu

Travma sonrası stres bozukluğu

Travma; bireyin ruhsal ve fiziksel dünyasını farklı şekillerde sarsan her türlü olaya denir. hayata karşı, vücudun bütünlüğüne karşı, en sevdiklerimize ve inanç sistemimize karşı tehdit oluşturan olayların bütününe de travma denebilir. travmalarla baş etmede geçmiş deneyimler çok mühimdir. burada en önemli iyileştirici etkenler iyi aile ilişkileri, pozitif sosyal ve toplumsal destektir. kişinin şahit olduğu yaralayıcı bir olayda kişide travmaya sebep olabilir. kişinin böyle bir tehlikeyle karşılaşmasına gerek yoktur. şahsi travmatik olaylar arasında trafik kazası,taciz,tecavüz ,aile içi şiddet,istismar,işkence ,ani hastalılar veya sakatlıklar,uzun müddet işsizlik ve yakın birinin kaybı gibi olaylar vardır. doğal afetler, savaş, terör, bulaşıcı hastalıklar, ekonomik krizler de toplumsal travmalar olarak adlandırılır. toplumsal travmalarda toplumsal takviyesi bulmak daha kolay olduğu için başa çıkmak daha kolaydır.

stres ise organizmanın denge durumunu bozan her türlü olay veya durumdur. her bireyde travmaya bağlı olarak değişik düzeylerde görülebilir. hastalık bir kişide ağır bir stres durumu yaratabilirken diğer bir kişiyi çok fazla etkilemeyebilir.

post travmatik stres bozukluğu ise ağır bir fiziksel ya da ruhsal örselenmeye karşı gelişen ve genellikle belirtileri örseleyici olaydan 3-4 hafta, birkaç ay sonra ortaya çıkan rahatsızlıktır. teşhisi için dsm tanı dizgesine göre bu belirtilerin en az 1 ay sürmüş olması gerekir.

bu bozukluğun toplumda ömür boyu görülme oranı % 1. 35 olup; kadınlarda %1. 3, erkekler de ise %0. 5 dir.

belirti ve bulguları:

bu stil ağır olaylara maruz kalan kişilerde duygusal, düşünsel, fiziksel ve davranışsal tepkiler görülür.

görülen duygusal tepkiler: şok, endişe, üzüntü, yalnızlık, sinirli ve tetikte olma, kaygı, korku, öfke & hellip;

düşünsel tepkiler : başına gelen olaya inanmama, düşüncede dağınıklık, çarpık düşünceler, dikkat dağınıklığı, unutkanlık, intihar düşünceleri & hellip;

fiziksel tepkiler : aşırı stresten kaynaklanan baş, göğüs ağrısı, mide bulantısı, kalpte ve boğazda sıkışma, gürültüye karşı hassasiyet, irkilme tepkileri, yorgunluk gibi

davranışsal tepkiler: uyku ve yeme bozuklukları, dikkatsiz davranma, devamlı bir işle uğraşma, sosyal çevreden uzaklaşma, içe kapanma, konuşmama, alkol ve madde bağımlılığı ve kaçınma davranışları gibi

kişi aşırı telaş, korku içindedir ve en ufak bir uyarana karşı irkilme tepkileri gösterir. bu kişilerin ilişkilerinde ilgisizlik ve duygu azalması gözükebilir.

duygulanımda bunaltı görülür. huzursuzluk ve tedirginlik en sık görülen belirtilendedir. örseleyici olaya karşı hassasiyet artmış olmakla beraber devamlı olarak akla o olay gelir fakat diğer olaylara karşı ilgisizlik görülür. bu sebeple unutkanlıktan yakınabilirler.

sürekli tetiktelik durumuna bağlı olarak kişinin uyku düzeninde bozulmalar görülebilir.

görülen üç ana duygu:

kayıplarımıza ve çevremizdeki ölüm ve yıkıma karşı yoğun üzüntü

bir kısmını olayın sorumlularına ve bir kısmını da kendimize yönlendirdiğimiz yoğun öfke

bu tür krizlerin tekrarlayabileceğiniz yoğun korku.

tedavisinde hastayı rahatlatacak, gevşetecek, korku ve kaygılarını azaltacak bir terapi tavsiye edilir. bilişsel-davranışçı teknikler en uygunudur. bunlar arasında kaçınmalarla yüzleştirme, kişinin olayla beraber meydana gelen duygu ve düşüncelerini bir grup içerisinde anlatmayı içeren debriefing tekniği, nefes alma ve gevşeme tekniklerini sayabiliriz. kişinin uykusunun düzenlenmesi de bunaltısını yatıştırır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder