?

Varise karsi ne yapabiliriz ?

Varise karşı ne yapabiliriz ?

Varisin tipi ne olursa olsun, diğer hastalıklara oranla tedavisi kolay ve her zaman mümkündür..



ağrısız, kısa, ve iz bırakmayan duyarlı cerrahi teknik, iri ve büklümlü varislerde kesin tedavi yöntemidir

retiküler ve ipliksi varislerde ışın tedavileri yalnız olarak veya skleroterapi ile beraber uygulanır.

tedavi yöntemleri

ameliyat

yeni yaklaşım: 10 dakika kadar ayakta durma ile varislerin iyice belirginleşmesi sağlanır. varisler büyük dikkatle tek tek işaretlenir. bu teknikte varisler cilde yapılan 1 mm'lik mikro kesilerden dikkatlice alınır. (resim) dikiş kullanılmaz. sağlam damarsal yapıların korunması bu yaklaşımın esas ilkesidir. hastamız girişimi izleyen birkaç saat içerisinde evine yollanır. genellikle 3-4 günden sonra tamamen normal hayata dönülür.



klasik yöntem: (kendi hastalarımda bu yaklaşımı uygulamayı 1977 yılında terk ettim). bu yaklaşımda varisli bölgeler kaba olarak işaretlenmekte ve işaretlenen bölgelerde ciltte 2-4 cm kesiler yapılarak varikoz damar paketleri çıkartılmaktadır. alınan damarların vücutta kalan uçları bağlanarak kanamalar önlenmektedir. bu işlem tamamlandıktan sonra kasıktan ayak bileğine uzanan büyük safen veni, " stripper" (varis teli) ile kopartılarak alınmaktadır.

bu yöntemin sakıncaları, çoğu zaman sağlam olan safen damarının, varislerin tekrarlayacağı kaygısı ile alınması ve hastanın birkaç gün veya 1 hafta hastanede kalmasını gerektirmesidir.



skleroterapi (iğne)

küçük varislerin giderilmesinde kullanılan bir tekniktir. bu yöntemde hastalıklı damarın içerisine çok ince bir iğne ile girilerek, az oranda, damarı kurutan ilaçlar verilir.



ışın tedavileri (laser, photoderm)

iğne tedavisinde olduğu gibi ufak ipliksi varislerin tedavisinde önemli yeri vardır. iğne ile girilemeyen kılcal varislere belli dalga boylarında ışık yollanarak hasta damarda hasar oluşturulur ve kurutulan damar daha sonra vücut tarafından eritilerek yok edilir. bu yöntemde de varisli bölgeye 2-4 seans tedavi uygulamak gerekmektedir.



kaynak: dr. emir yusuf

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder